GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 16:42

Başkan Tugay, İngiltere Büyükelçisi Morris’i ağırladı

A
A
A
Başkan Tugay, İngiltere Büyükelçisi Morris’i ağırladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris ve beraberindeki heyeti ağırladı. Görüşmede ulaşım, turizm, gastronomi ve yeşil dönüşüm başlıkları ele alınırken Başkan Tugay, gıda, su ve enerji krizlerine karşı planlamanın önemine dikkat çekerek, "Geleceğimizi güvence altına almalıyız" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris, Konsolos Neale Jones ve beraberindeki heyeti konuk etti. Ziyarette Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları da eşlik etti. Görüşmede toplu ulaşımdan gastronomiye, turizmden yeşil dönüşüm başlıklarına kadar birçok konu gündeme geldi.



Tugay yatırımları anlattı


İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları ile ilgili büyükelçiye bilgi veren Başkan Tugay, "Önceliğimiz ulaşım, kentsel dönüşüm ve körfez temizliği konuları. Raylı sistem ve çevreci yatırımlara önem veriyoruz. Kentimizin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlayan fuarları büyütmek ve daha güçlü hale getirmek için çalışmalar yürütüyoruz. 5-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı için hazırlıklarımız sürüyor. Turizm, gastronomi, kültürel miras, arkeoloji alanlarında da önemli çalışmalar yürütüyoruz" dedi. Bloomberg LSE Avrupa Şehir Liderliği Girişimi’nin Londra’da gerçekleşen ilk programına katıldığını aktaran Başkan Tugay, "Belediye başkanlarına özel olarak tasarlanan programa Türkiye’den davet edilen tek belediye başkanı olmak beni çok mutlu etti. Avrupa’nın farklı şehirlerinden seçilen 30 belediye başkanı ile birlikte ortak sorunlarımızı konuştuk ve çözümler üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Bu eğitimlere katılmaya devam edeceğim. Gıda, su ve enerji krizine karşı planlama çok önemli. Bu konuda çalışmalı, geleceğimizi güvence altına almalıyız" diye konuştu.



Morris: "Yeşil ulaşımda teknolojik çözümler hızla gelişiyor"


İngiltere Büyükelçisi Jill Morris, İzmir’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu aktararak, "İş birliğiniz ve desteğiniz için teşekkür ederiz" dedi. Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde oldukça iyi bir aşama kaydettiklerini ve hedeflerinin bu süreci hem Türk hem de İngiliz iş dünyası adına "kazan-kazan" esasına dayandırmak olduğunu ifade etti. Söz konusu ticaret anlaşmasının; mal ticareti, dijital teknoloji ve hizmetler alanlarında önemli fırsatlar sunmasını ümit ettiklerini belirtti.



Yeşil ulaşım ve turizm vurgusu


Toplu ulaşım ve sıfır emisyon hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Jill Morris, bisiklet yollarının çevreci ulaşım politikalarına önemli katkı sunduğunu belirterek, insanların işe ve okula bisikletle gittiğini, kiralık elektrikli bisiklet kullanımının da yaygınlaştığını söyledi. Tüm şehirlerin benzer sorunlarla mücadele ettiğini ifade eden Morris, bazı kentlerde hidrojenli otobüslerin prototip olarak kullanılmaya başlandığını, İngiliz şirketlerinin de Türkiye’deki firmalarla deneyim paylaşımında bulunduğunu kaydetti. Yeşil ulaşım alanındaki teknolojik çözümlerin hızla geliştiğini vurgulayan Morris, İzmir’in İngiliz turistler için popüler bir destinasyon olmaya devam ettiğini ifade etti. İngiltere Konsolosu Neale Jones ise "İzmir’de İngiliz turistlerin aradığı her şeye sahipsiniz" dedi.



Başkan Tugay, İngiltere Büyükelçisi Morris’i ağırladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.