Yerel Haberler
İzmir
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:47 MHP İzmir İl Başkanlığı’ndan anlamlı Anneler Günü kutlaması Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı günlerin en güzelinde en anlamlı kutlamayı yaptı. İl Başkanı Veysel Şahin Şehit Annelerinin Anneler Gününü kutlayarak, "Balçova’da düzenlediği Şehit Aileleri Kahvaltısında her zaman önceliğin ‘Şehitlerimiz ve Aileleri’ olduğu vurgulandı. Türk Milleti için vazgeçilmez bir değer olan Şehit Aileleri ve Şehit Annelerinin "Anneler Günü" MHP İzmir il Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltılı programla kutlandı. Balçova Termal Tesislerinde gerçekleştirilen programa Şehit Aileleri, Şehit ve Gazi Anneleri katıldı. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin yaptığı konuşmada, Şehit Ailelerinin ve Şehit Annelerinin Türk Milliyetçileri ve Türk Milleti için önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Şahin konuşmasında "bir milletin duasını omuzlarında taşıyan, acısını sabırla yoğurup vatana adayan, evladını toprağa verip Türk Milletine metanet öğreten yüce gönüllülerimizin huzurundayız" diyerek başladı. Kahraman analarımız Şehitlerimizin aziz hatıraları her an yanımızda diyerek sözlerini sürdüren İl Başkanı Veysel Şahin, "Bugün burada; Vatan sağ olsun derken yüreği kor gibi yanan, ama gözyaşını içine akıtıp devletinin yanında duran, evladını ay yıldızlı bayrağa emanet etmiş kahraman analarımızın huzurundayız. Ve inanıyorum ki; Bu salonda yalnızca anneler yoktur. Bu salonda şehitlerimizin aziz hatırası vardır. Dualar vardır. fedakârlık vardır vatan sevgisinin en saf, en temiz hali vardır. Kıymetli analarım Anne, Bir evladın ilk öğretmenidir. Duasıdır, sığınağıdır, merhametidir. İnsan konuşmayı annesinden öğrenir, sevmeyi annesinden öğrenir, vicdanı annesinden öğrenir, imanı annesinden öğrenir. Ama şehit anneliği Tarifi kelimelere sığmayan kutlu bir makamdır." dedi. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizler; ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ buyuran Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. İşte o cennetin kapısını aralayan anneler; Evladını kınalayıp vatana gönderen, ‘önce vatan’ diyebilen, acısını içine gömüp dimdik ayakta duran şehit anneleridir. Bu milletin anaları, gerektiğinde kendi yüreğini vatana siper edecek kadar büyük yürekli insanlardır. Onun için bu milletin tarihinde kahramanlık varsa arkasında mutlaka bir anne duası vardır. Şehitlerin canı, anaların duası Türk Milletinin tarihi varyantlarının her alanında Annelerin olduğunu da sözlerine ekleyen MHP İzmir İl Başkanı Şahin, "Çanakkale’de vardır. Sakarya’da vardır. Bugün sınır boylarında nöbet tutan Mehmetçiğin arkasında yine bir annenin duası vardır. Aziz şehit annelerimiz, Bugün bu topraklarda ezan okunuyorsa, bayrak dalgalanıyorsa, çocuklarımız huzur içinde uyuyabiliyorsa, bunda en büyük pay; şehitlerimizin fedakârlığında, sizlerin duasında ve sabrındadır. Türk milletinin geleceği Çünkü sizler yalnızca evlat yetiştirmediniz. Bir milletin istikbalini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca çocuk büyütmediniz; adam yetiştirdiniz, iman yetiştirdiniz, Ahlak yetiştirdiniz, vatan sevgisi yetiştirdiniz. Bir milleti ayakta tutan sadece tankı topu değildir. Asıl güç; inançlı evlatlardır. Asıl güç Asıl güç; vatan için gerektiğinde can vermeyi göze alan yüreklerdir. Ve o yürekleri yetiştirenler de annelerdir. Kıymetli misafirlerimiz, Dünya bugün hiç olmadığı kadar çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberiyle kuşatılmıştır. Her sabah yeni bir çatışmaya, yeni bir krize, yeni bir gözyaşına uyanıyoruz. Mazlum milletlerin üzerine ölüm kusulurken, Türk umut demektir Uluslararası hukuk suskun, vicdanlar yorgun, insanlık ise büyük bir imtihanın içerisindedir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin güçlü kalması bir tercih değil mecburiyettir. Birliğimizi korumak İç cephemizi sağlam tutmak bir tercih değil mecburiyettir. Çünkü bu coğrafyada güçlü bir Türkiye yalnızca kendi vatandaşları için değil; mazlum milletler için de umut demektir. Şehit ve gaziler onurumuzdur İşte bunun için şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorundayız. İşte bunun için kardeşliğimizi büyütüp, ayrılığa kapılarımızı kapatıp birlik olmak zorundayız. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet; Bayraktır, vatandır, kardeşlik hukukudur. Hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bu milletin yüz akıdır. Şehit analarının duası Terörle mücadelede destan yazan kahramanlarımız; milletimizin ebedî şeref levhasına isimlerini altın harflerle yazdırmışlardır. Ve biz biliyoruz ki; Şehit analarının duası alınmadan hiçbir millet güçlü olamaz. Sizler yalnızca bir evlat değil; bir milletin geleceğini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca can vermediniz; Bu milletin ayakta kalmasına güç verdiniz. Şehitlerimiz bayrağımızdır Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; şehitlerimiz bir bayrak gibi bu milletin gökyüzünde dalgalanmaya devam edecektir. Şehit annelerimizin döktüğü her damla gözyaşı ise; bu milletin birlik ve beraberlik harcına karışmış mukaddes bir emanettir. Bizlere düşen görev; şehitlerimizin hatırasına layık olmak, Devletimize sahip çıkmak, milletimizi bir ve beraber tutmaktır. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin son olarak, "Bu duygu ve düşüncelerle; aşta aziz şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş annelerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum." diyerek sözlerine son verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:24 Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:29 Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu Karaciğerlerinde hastalık bulunan Libyalı ve Gürcü iki bebek, Türk hekimlerin ellerinde şifa buldu. Safra yolları yokluğu tanısı konulan 2 yaşındaki Libyalı Hatan bebeğe babasından, karaciğer sirozu tanısı konulan 4 aylık Gürcü Saba bebeğe ise annesinden alınan karaciğer dokusu başarıyla nakledildi. Libya’nın başkenti Trablus’tan gelen 3 kardeşin en küçüğü Hatan Barghout isimli bebek, doğduktan sadece 3 hafta sonra safra kanalları yokluğu teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Mısır’da geçirdiği zor bir ameliyata rağmen karaciğer nakli zorunluluğu devam etti. Yapılan testler sonucu babası Alsadig Amhımmıd Barghout’un (41) organı ile uyumlu olduğu belirlenen Hatan bebek, Libya Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’ye getirildi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü’nün kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğinde Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Nakil öncesi yürüyemeyen, ağır durumda olan küçük Hatan, ameliyat sonrası hızla toparlandı ve yeniden sağlığına kavuşarak adım atmaya başladı. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşayan Ana Ormotsadze (26) ve Giorgi İntskirveli (40) çiftinin üç çocuğundan en küçüğü Saba ise doğuştan karaciğer sirozu ve yetmezliği ile dünyaya geldi. Sadece dört aylıkken, acil karaciğer nakline ihtiyaç duyan minik bebek, ailesi tarafından Türkiye’ye getirilerek Acıbadem Kent Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan testler sonucunda minik Saba’nın, annesi Ana’dan organ nakli alabileceği belirlendi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğindeki Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Doğuştan gelen karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden Saba bebek, sağlık ekibinin başarılı tedavisiyle yeni hayatına umutla başladı. Babasından alınan doku Hatan bebeğe umut oldu Çocuklarda karaciğer naklinin en yaygın nedenlerinden birinin safra yollarının doğuştan olmayışı diye belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi uzmanı Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Hatan Bebeğin bu problemden dolayı nakil gereksinimi doğan bir hasta olduğunu söyledi. Hatan bebeğin Sağlık Bakınlığı programı kapsamında Türkiye’ye geldiğinin aktaran Aydoğdu, "1 yaş 8 aylıkken karaciğer yetmezliğinin son aşamasındaydı. Çok ağır bir beslenme yetersizliği, karında sıvı toplanması, organ büyüklüğü nedeniyle geniş bir karın ve solunum sıkıntısı gibi yetmezlikle ilgili bütün bulgular yerleşmişti. Nakil zamanlaması ve endikasyonu tam da olması gereken noktadayken hastanemize ulaştı. Genellikle, çocukların ağırlıklarının yüzde 1’i kadar bir karaciğer grefti ideal olarak kabul ediliyor. Bu çocuğumuz da nakile girerken yaklaşık 8 kilo civarındaydı ve 80 ile 100 gram arasında bir karaciğer dokusuna ihtiyaç duyuyordu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde babasından nakil yapılan bu kız bebek şu anda son derece iyi bir sağlık durumundadır. Şu anda karaciğer fonksiyonları tamamen normale döndü. Ancak, vücut halen tamir aşamasındadır. Bu testler yavaş yavaş normal seviyelere gelecektir. Hatta, bir iki gün içerisinde hastaneden taburcu etmeyi de planlıyoruz" dedi. Annesinden alınan doku Saba bebeğe hayat verdi Saba bebeğin Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiğini kaydeden Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Kılıç, Doğumdan kısa süre sonra 4 aylık bebekte hem karaciğer yetmezliği hem de karaciğer sirozu geliştiğini ifade etti. Minik Saba’nın oldukça acil bir durumda hastaneye geldiğini söyleyen Kılıç, "Karaciğerin kanama ve pıhtılaşma fonksiyonları yerine gelmiyordu. Bu durumdaki bebeklerde acil karaciğer nakli yapılmazsa kaybedilme riski vardır. Bu bebeği de bir hafta 10 gün içinde karaciğer nakli yapılmazsa kaybedecektik. Bu sebeple annesinden acil olarak nakil yaptık. Bebek girişte küçük bir bebekti. 4 aylık 6 kiloydu ama nakil başarılı geçti. Türkiye’deki tüm ekiplerin ve bizim bu konudaki tecrübemiz oldukça fazladır. Özellikle canlıdan yapılan nakillerde yurt dışından da çok hasta alıyoruz. Sabah bebek de bu şekilde nakil oldu. Şimdi bir haftadır durumu iyi gidiyor ve karaciğer fonksiyonları normale döndü. 3-5 gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz" diye ekledi. En küçük kızı olan Hatan’nın Türkiye’de sağlığına kavuşmasının sevincini yaşadığını kaydeden babası Alsadig Amhımmıd Barghout, "Bebeğimi 45 günlükken Mısır’a götürdük. Orada bir ameliyat geçirdi. Daha sonra tekrar Libya’ya döndük. Libya’da yapılan tetkiklerde karaciğer nakli olması gerektiği söylendi ve gerekli tahliller yapıldı. Süreç de bu şekilde başladı. Ardından Türkiye’ye geldik. Şu anda çok mutluyuz, çünkü bebeğimizin sağlığı çok daha iyi. Öncelikle Libya hükümetine ve Türkiye Cumhuriyeti devletine teşekkür ediyoruz. Ayrıca Acıbadem Hastanesi’nin tüm ekibine minnettarız" sözlerini kullandı. En küçük çocukları Saba’nın sağlığına kavuşmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyen anne Ana Ormotsadze ve Baba Giorgi İntskirveli ise "Bebeğimiz doğduktan yaklaşık 10 gün sonra bazı semptomlar göstermeye başladı. Ancak kendi ülkemizde bu tedavi mümkün olmadığı için Türkiye’ye gelmeye karar verdik. Başta çok korkuyorduk; çünkü durum her geçen gün daha da kötüleşiyordu. Ama Türkiye’ye geldikten sonra her şey değişmeye başladı. Tedavi süreciyle birlikte bebeğimizin durumu hızla iyileşmeye başladı. Şu anda çok daha rahatız. Ameliyat sonrasında da gelişmeler olumlu yönde ilerliyor. Bu yüzden çok mutluyuz ve umutluyuz. Umarız her şey daha da iyi olacak" ifadelerini kullandı.
Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:09 Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü Uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi olan Ege Üniversitesinde 6 kıta ve 103 ülkeden 2 bin 543 yabancı uyruklu öğrenci eğitim alıyor. Türkiye’nin köklü Ege Bölgesinin ilk üniversitesi olan Ege Üniversitesi; 11 kampüste, 79 lisans, 74 ön lisans, 1000’in üzerinde tematik eğitim ve araştırma laboratuvarı, yüzde yüz dolulukla çalışan Teknoparkı, 41 araştırma ve uygulama merkezi ile 53 bin 633 yurt içinden 2 bin 543 yurt dışından olmak üzere 56 bin 170 öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Ege Üniversitesi olarak Yükseköğretim Kurulunun hedef odaklı uluslararasılaşma stratejisi kapsamında yabancı uyruklu öğrenci sayısını her geçen yıl artırmaya devam ettiklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, spor dostu kampüs unvanlı, sağlık temalı bir araştırma üniversite olan Ege Üniversitesinin aynı zamanda uluslararası standartlarda kaliteli eğitimi, ikili iş birlikleri ve akademiye rol model olan çift diploma programlarıyla yabancı uyruklu öğrenciler için çekim merkezi haline geldiğini söyledi. Ege Üniversitesinin atılım sürecinde uluslararasılaşma hedefinin önemli ve öncelikli bir yer tuttuğunu bu kapsamda başta Asya, Türk Dünyası ve Avrupa olmak üzere 6 kıta ve 103 ülkeden 2543 uluslararası öğrencinin öğrenimlerine devam ettiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Dünyanın dört bir yanından uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Azerbaycan, Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, İran, Kazakistan, ABD ve Almanya olmak üzere her kıtadan öğrencimiz bulunuyor. Üniversitemizi kazanan yabancı uyruklu öğrenciler, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde yer alan Türkçe Öğretim Biriminde Türkçe öğrendikten sonra kazandıkları fakültelerde eğitimlerine başlıyor. Orhun ve Erasmus programları kapsamında hem öğrenci hem de öğretim elemanı değişimlerimiz sürüyor. Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında 2025-2026 eğitim öğretim yılı için kabul ve yerleştirme onayı alan uluslararası öğrencilerin süreçleri devam ediyor. Koordinatörlüğümüz; değişim programları ile ilgili süreçleri takip ediyor. Üniversitemizin uluslararası düzeyde tanınırlığının ve bilinirliğinin artırılması için mevcut iş birliklerine yenilerini ekliyor" dedi. "Hedefimiz uluslararası öğrenci sayımızı artırmak" Ege Üniversitesinin uluslararası başarılarından bahseden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Türk yükseköğretiminde bir ilk olarak ikili diploma programımız Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi ile Ziraat Fakültemiz arasında devam ediyor. Orhun Değişim Programının liderliğini sürdürüyoruz. Erasmus plus programına en çok öğrenci gönderen ve alan ilk beş üniversite içerisinde yer alıyoruz. Türkiye ve Özbekistan ortaklığında kurulan Ege üniversitesinin kurucu üniversiteleri arasında yer aldığı Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi bu sene eğitime başlıyor. Ege Üniversitesi olarak küresel düzeyde bilinirliğimizi ve tercih edilebilirliğimizi artırmaya ve farklı kültürleri bir araya getiren kapsayıcı bir eğitim ortamı sunmaya devam edeceğiz. Hedefimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada uluslararası öğrenci sayımızı periyodik olarak artırmak. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda her geçen yıl daha fazla öğrenciyi üniversitemizde ağırlayacağız. Bu öğrencilerin birer kültür elçisi olduklarının bilinciyle hareket ediyoruz. Bu gençler, bir yandan kendi kültürlerini ve umutlarını üniversitemize aktarırken bir yandan da bizim kadim değerlerimizi kurdukları dostluklarla ülkelerine taşıyorlar. Üniversitemizde ve ülkemizde edindikleri birikim ve tecrübeleri ile gönüllü kültür elçilerimiz oluyorlar. Burada aldıkları eğitimle ülkelerine döndüklerinde hem mesleklerini başarıyla icra edecekler hem de üniversitemizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.
İzmir’de el konulan 20 cins köpek Işıkkent Köpek Bakımevi’nde
11 Eylül 2025 Perşembe - 09:25 İzmir’de el konulan 20 cins köpek Işıkkent Köpek Bakımevi’nde Bayraklı İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin doğal ihtiyaçları karşılanmadan ve uygunsuz koşullarda bir evde tutulduğu gerekçesiyle el koyduğu teriyer ve Fransız bulldoğu cinsi 20 köpek Bornova Işıkkent Köpek Bakımevi’ne alındı. Köpeklerin sahiplendirilmesi planlanıyor. İzmir Bayraklı İlçe Tarım Müdürlüğü, şikayet üzerine 4 Eylül’de bir eve baskın düzenledi. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) yetkilileri ile yapılan incelemede, ev sahibinin farklı cinsten oluşan 20 köpeği aynı yerde tuttuğu belirlendi. Ekipler, uygun olmayan koşullarda tutulduğu ve doğal ihtiyaçlarının karşılanmadığı gerekçesiyle köpeklere el koydu. Köpekler, Işıkkent Köpek Bakımevi’ne getirildi. Can dostların tedavisi sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü Işıkkent Köpek Bakımevi Sorumlusu Veteriner Hekim Nadide Işıklı, çoğu dişi olan teriyer ile Fransız bulldoğu cinsi köpeği, bakımevinde misafir ettiklerini söyledi. Nadide Işıklı, "Getirildiklerinde gerekli sağlık muayeneleri, antiparaziter tedavileri yapıldı. Mikroçip takıldı. Sahipli olup olmadıklarına bakıldı. Şu an tedavi süreçleri devam ediyor. Tedavileri tamamlandıktan sonra bazılarının tıraşlarını yapacağız. Kısırlaştıracağız. Ardından sahiplendirme programına alacağız" dedi. "Bir an önce sıcak bir yuvaya kavuşmalarını istiyoruz." Genel olarak sağlık durumları iyi olan köpeklerin daha da toparlanması için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Işıklı, köpekleri sahiplendirmek istediklerini de vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Sevimli dostlarımızı sahiplenmek isteyenler, patilikentimiz sosyal medya hesapları üzerinden sahiplendirme programını takip edebilirler. 13.00 ile 16.00 saatleri arasında Işıkkent Köpek Bakımevi’ne gelerek de sahiplenebilir. Hepsi çok güzel, evcimen hayvanlar. Bir an önce sıcak yuvalarına kavuşmalarını istiyoruz" diye konuştu.
Vergi düzenlemesi taksici esnafının gündeminde: "Yükümüz ağırlaşıyor"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 19:03 Vergi düzenlemesi taksici esnafının gündeminde: "Yükümüz ağırlaşıyor" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gündeme gelen basit usulden deftere tabi vergi sistemine geçiş düzenlemesinin küçük esnafı ağır yük altına sokacağını belirterek, "Biz vergi ödemeyelim demiyoruz ama 3 kiloluk yükümüz varken üzerimize 50 kilo yük yüklemeyin" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile basit usulde vergilendirme kapsamı büyük ölçüde daraltıldı, başta taksici ve dolmuşçu esnafı olmak üzere birçok meslek grubu gerçek usulde vergilendirme kapsamına alındı. Bugüne kadar basit usulde vergilendirme ile gelir vergisi muafiyetinden faydalanan taksici esnafı, 1 Ocak 2026’dan itibaren defter tutma, gelir ve KDV beyannamesi verme, düzenledikleri belgeleri uzun yıllar saklama gibi ciddi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan da dün Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gündeme gelen vergi düzenlemesi hakkında açıklamalarda bulundu. Düzenlemenin sadece taksicileri değil, minibüsçü, servisçi, otobüsçü ile bakkal, manav, kasap, berber gibi tüm küçük esnafı ilgilendirdiğini belirten Özkan, kararın ardından esnafın büyük huzursuzluk yaşadığını söyledi. "Cumhurbaşkanımızın ayrıntılardan haberi yok" Kararnamenin içeriğine dikkat çeken Özkan, "Sayın Cumhurbaşkanımız esnafa bugüne kadar hep destek oldu. Ancak bu düzenlemenin detaylarından kendisinin haberi olduğunu sanmıyoruz. Yıllarca basit usulde vergi ödeyen esnaf, birden deftere tabi tutuluyor ve ağır bir yükün altına sokuluyor" diye konuştu. "Yüzde 2-3 denmişti, şimdi yüzde 20 KDV ve yüzde 25 vergi çıktı" Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayraktar ile iki ay önce yaptıkları görüşmede oranların düşürüleceğinin söylendiğini ifade eden Özkan, "Yüzde 2-3 seviyesinde makul oranlar konuşuldu. Ancak dün öğrendik ki yüzde 20 KDV, yüzde 20-25 gelir vergisi uygulanacak. Bu durumda esnafın kontak kapatması kaçınılmaz olur" dedi. Yeni oranlarla birlikte ticari taksiciliğin sürdürülemez hale geleceğini vurgulayan Özkan, "İzmir’de bir ticari taksi aylık ortalama 7-8 bin lira ciro yapıyor. İstanbul’da 10 bin civarında. Bu cironun üzerine yüzde 20 KDV, yüzde 25 vergi geldiğinde, sigorta, amortisman ve diğer giderler de eklenince bu işin yapılması mümkün değil. Esnaf iflas eder, taksimetreler kapanır, korsan taşımacılık artar" ifadelerini kullandı. Vergiye karşı olmadıklarını vurgulayan Özkan, "Bizim derdimiz vergi ödememek değil. Ama 3 kilo yük taşıyorsak bize 3 kilo yük verin. 50 kiloyu kaldıramayız. Hesap ortada, matematiği bilen herkes bu düzenlemenin sürdürülemez olduğunu görür" dedi. "Kayıtlı esnaf değil, korsan taşımacılık denetlensin" Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de seslenen Özkan, "Kayıtlı esnafın üzerine yük bindirmek yerine, her gün milyonlarca lira kazanan korsan taşımacılıkla mücadele edilsin. Korsan araçların kayıtları devletin elinde mevcut. Buradan sağlanacak gelir, esnafı bitirecek bu düzenlemeden çok daha fazla olacaktır" ifadelerini kullandı. Tüm Türkiye’deki odaların ve federasyonun süreci takip ettiğini belirten Özkan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafın sesini duyacağına, bu yanlışın düzeltileceğine ve makul bir vergi düzenlemesinin getirileceğine inancımız tamdır" diye konuştu.
Torbalı’da iş yerindeki patlamayla ilgili davada lokanta sahibi tahliye edildi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 18:05 Torbalı’da iş yerindeki patlamayla ilgili davada lokanta sahibi tahliye edildi İzmir’in Torbalı ilçesinde 5 kişinin öldüğü, 63 kişinin yaralandığı tüp patlamasına ilişkin görülen davada lokanta sahibi tahliye edildi. Duruşmada suçsuz olduğunu söyleyerek kendisini savunan işletme sahibi, Torbalı Belediyesini suçladı. Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi’nde 30 Haziran’da şırdan satışı yapılan iş yerinde tüp patlaması nedeniyle Ruken Çağur (31), Evin Aslan (36), kardeşi Birgül Sarsılmaz (44), Havin Ergin (17) ve Dilek Bağ (24) hayatını kaybetti, 63 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın yaşandığı bina ile çevredeki 10 binada hasar oluşurken diğer iş yerlerinde de hasarlar meydana gelmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından olay yerindeki hasar gören bina ve iş yerlerinde hasar tespit çalışmaları yapıldı. Görevlendirilen 2 müfettiş soruşturma yürüttü. Patlamayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, tüp değiştirdiği öne sürülen M.K. ile Menderes ilçesinde yakalanan işletme sahibi G.K., jandarma tarafından gözaltına alındı. 2 şüpheli, jandarmadaki işlemlerini ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Patlamanın meydana geldiği iş yerinin 6 aydır ruhsatsız olduğu ortaya çıktı. Şüpheliler hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "taksirle birden fazla insanın ölümüne ya da yaralanmasına neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Torbalı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık işletmeci G.K., SEGBİS aracılığıyla katıldı. Tüpü değiştirdiği iddia edilen tutuklu sanık M.K. ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan tüp firmasının Ege bölge sorumlusu O.İ. ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada, tüp firmasının eski işletmecisi G.B. tanık olarak ifade verdi. G.B., iş yerini M.K.’ye tüp firmasının bilgisi dahilinde devrettiğini, firmanın herhangi bir eğitim zorunluluğu şartı belirtmediğini söyledi. Sanayi tipi tüplerin sadece sanayi faaliyetleri yürüten işletmelerde kullanılabileceğini belirten G.B., "M.K.’nin daha önce tüpçülük yapmadığını biliyordum" dedi. Sanıklar kendilerini savundu Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporlarında soru işaretleri bulunduğunu belirterek ek rapor alınması gerektiğini söyledi ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Söz alan işletmeci G.K., patlamanın tüpten kaynaklanan gaz kaçağından yaşandığını savundu. "Ben de orada ölebilirdim. Belediye gelip tüpü gördü ama herhangi bir müdahalede bulunmadı. En suçsuz kişi benim" diyerek tahliyesini istedi. Sanık M.K. de suçlamaları reddederek, "Tüpü kusursuz şekilde teslim ettim. Tek suçum tüp değiştirme belgemin olmayışıdır" ifadelerini kullandı. İşletmeci tahliye edildi Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görmedi. Heyet, işletmeci G.K.’nin tahliyesine, yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Diğer sanık M.K.’nin ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Eksikliklerin tamamlanması için dava ileri bir tarihe ertelendi.
İzmir’deki karakol saldırısında 16 şüpheli adliyede
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:13 İzmir’deki karakol saldırısında 16 şüpheli adliyede İzmir’in Balçova ilçesinde 2 emniyet mensubunun şehit olduğu 3 kişinin de yaralandığı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 17 şüpheliden 16’sı adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin, saldırganın akran yakınları olduğu ve sorguda saldırıyla ilgili kendilerine bilgi verip vermediğinin sorulduğu öğrendi. 8 Eylül günü saat 08.30 sıralarında, 16 yaşındaki E.B., Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’nin önüne gelerek elindeki pompalı tüfekle polislere yönelik ateş açtı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralanan saldırgan E.B. de ambulansla Alsancak Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, İzmir Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. 16 şüpheli adliyede Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenilirken, diğer şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Rektör Prof. Dr. Budak, Özbek öğrencileri ağırladı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:32 Rektör Prof. Dr. Budak, Özbek öğrencileri ağırladı Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ile Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi arasında yürütülen İkili Diploma Programı kapsamında İzmir’e gelen Özbek öğrenciler, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ı ziyaret etti. Öğrencileri makamında ağırlayan Prof. Dr. Budak, başarı dileklerinde bulundu. Toplantıya Rektör Budak’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Ayaz, Andijan Devlet Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tolibjon Madumarov, her iki kurumun akademisyenleri katıldı. Ege Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda, yurt dışındaki üniversiteler ile ikili anlaşmalar yaptıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Araştırma Üniversitemizin, Türk dünyası ile sürdürdüğü akademik iş birlikleri başarı ile devam ediyor. Sağlık, ziraat, mühendislik ve temel bilimler alanında ülkemizin köklü birimlerini bünyesinde bulunduran üniversitemiz bu disiplinlerdeki birikimini ve tecrübesini Türk dünyası ile paylaşıyor. Bu kapsamda Üniversitemiz Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ile Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi arasında yürütülen İkili Diploma Programını başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. Öğrencilerimiz ilk iki yıllık eğitimlerini Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi Biyoloji Bölümünde tamamladılar. Yeni eğitim-öğretim döneminde Fen Fakültemizin Biyoloji Bölümünde 3’üncü sınıf eğitimlerine başlayacaklar. Türk yükseköğretiminin 70 yıllık bilim çınarı olan üniversitemizin birikimi ile mezun olacaklar" dedi. "Öğrenciler farklı kültürlerle etkileşime geçerek ufuklarını genişletiyor" Prof. Dr. Budak, "Uluslararasılaşma hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çift diploma programları sayesinde farklı ülkelerden öğrencileri kampüsümüzde ağırlıyoruz. Yurt dışından gelen öğrenciler, hem akademik hem de sosyal anlamda zengin bir deneyim yaşarken, kendi kültürlerini de arkadaşlarıyla paylaşma fırsatı buluyor. İkili iş birlikleri ve çift diploma programı ile akademisyenler ve öğrenciler, alanlarında yeni bilgi ve beceriler edinirken farklı bir eğitim ortamının sunduğu imkânları değerlendiriyor. Öğrenciler derslerde elde ettikleri kazanımların yanı sıra, farklı kültürlerden arkadaşlıklar kurarak ufuklarını genişletiyor ve gelecekteki kariyer planlarına önemli katkılar sağlıyorlar. Gönül coğrafyamızda yer alan Türk Cumhuriyetleri ile her geçen gün bağlarımızı kuvvetlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Bilimsel iş birliklerimize devam edeceğiz" Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Ayaz, "Fen Fakültemiz ile Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi arasındaki iş birliği yaklaşık üç yıl öncesine dayanıyor. Bu süreçte Biyoloji Bölümümüzden pek çok hocamız, Andijan Devlet Üniversitesi için çevrimiçi dersler ve seminerler düzenledi. Özbekistan’dan birçok akademisyen ve lisansüstü öğrencisi üniversitemize geldi ve Biyoloji Bölümü laboratuvarlarında çalışmalar yaptı. Birlikte ortak projeler ürettik. Çift diploma programımız ise 2+2 sistemi ile yürüyor. Çift diploma lisans programının ilk iki yılında öğrenciler, Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi Biyoloji Bölümünde eğitimlerini tamamladılar. 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde Fen Fakültemizin Biyoloji Bölümünde 3’üncü sınıf eğitimlerine başlayacaklar" dedi.