SAĞLIK - 11 Eylül 2025 Perşembe 10:29

Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu

A
A
A
Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu

Karaciğerlerinde hastalık bulunan Libyalı ve Gürcü iki bebek, Türk hekimlerin ellerinde şifa buldu. Safra yolları yokluğu tanısı konulan 2 yaşındaki Libyalı Hatan bebeğe babasından, karaciğer sirozu tanısı konulan 4 aylık Gürcü Saba bebeğe ise annesinden alınan karaciğer dokusu başarıyla nakledildi.


Libya’nın başkenti Trablus’tan gelen 3 kardeşin en küçüğü Hatan Barghout isimli bebek, doğduktan sadece 3 hafta sonra safra kanalları yokluğu teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Mısır’da geçirdiği zor bir ameliyata rağmen karaciğer nakli zorunluluğu devam etti. Yapılan testler sonucu babası Alsadig Amhımmıd Barghout’un (41) organı ile uyumlu olduğu belirlenen Hatan bebek, Libya Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’ye getirildi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü’nün kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğinde Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Nakil öncesi yürüyemeyen, ağır durumda olan küçük Hatan, ameliyat sonrası hızla toparlandı ve yeniden sağlığına kavuşarak adım atmaya başladı.


Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşayan Ana Ormotsadze (26) ve Giorgi İntskirveli (40) çiftinin üç çocuğundan en küçüğü Saba ise doğuştan karaciğer sirozu ve yetmezliği ile dünyaya geldi. Sadece dört aylıkken, acil karaciğer nakline ihtiyaç duyan minik bebek, ailesi tarafından Türkiye’ye getirilerek Acıbadem Kent Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan testler sonucunda minik Saba’nın, annesi Ana’dan organ nakli alabileceği belirlendi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğindeki Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Doğuştan gelen karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden Saba bebek, sağlık ekibinin başarılı tedavisiyle yeni hayatına umutla başladı.


Babasından alınan doku Hatan bebeğe umut oldu


Çocuklarda karaciğer naklinin en yaygın nedenlerinden birinin safra yollarının doğuştan olmayışı diye belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi uzmanı Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Hatan Bebeğin bu problemden dolayı nakil gereksinimi doğan bir hasta olduğunu söyledi.


Hatan bebeğin Sağlık Bakınlığı programı kapsamında Türkiye’ye geldiğinin aktaran Aydoğdu, "1 yaş 8 aylıkken karaciğer yetmezliğinin son aşamasındaydı. Çok ağır bir beslenme yetersizliği, karında sıvı toplanması, organ büyüklüğü nedeniyle geniş bir karın ve solunum sıkıntısı gibi yetmezlikle ilgili bütün bulgular yerleşmişti. Nakil zamanlaması ve endikasyonu tam da olması gereken noktadayken hastanemize ulaştı. Genellikle, çocukların ağırlıklarının yüzde 1’i kadar bir karaciğer grefti ideal olarak kabul ediliyor. Bu çocuğumuz da nakile girerken yaklaşık 8 kilo civarındaydı ve 80 ile 100 gram arasında bir karaciğer dokusuna ihtiyaç duyuyordu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde babasından nakil yapılan bu kız bebek şu anda son derece iyi bir sağlık durumundadır. Şu anda karaciğer fonksiyonları tamamen normale döndü. Ancak, vücut halen tamir aşamasındadır. Bu testler yavaş yavaş normal seviyelere gelecektir. Hatta, bir iki gün içerisinde hastaneden taburcu etmeyi de planlıyoruz" dedi.


Annesinden alınan doku Saba bebeğe hayat verdi


Saba bebeğin Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiğini kaydeden Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Kılıç, Doğumdan kısa süre sonra 4 aylık bebekte hem karaciğer yetmezliği hem de karaciğer sirozu geliştiğini ifade etti.


Minik Saba’nın oldukça acil bir durumda hastaneye geldiğini söyleyen Kılıç, "Karaciğerin kanama ve pıhtılaşma fonksiyonları yerine gelmiyordu. Bu durumdaki bebeklerde acil karaciğer nakli yapılmazsa kaybedilme riski vardır. Bu bebeği de bir hafta 10 gün içinde karaciğer nakli yapılmazsa kaybedecektik. Bu sebeple annesinden acil olarak nakil yaptık. Bebek girişte küçük bir bebekti. 4 aylık 6 kiloydu ama nakil başarılı geçti. Türkiye’deki tüm ekiplerin ve bizim bu konudaki tecrübemiz oldukça fazladır. Özellikle canlıdan yapılan nakillerde yurt dışından da çok hasta alıyoruz. Sabah bebek de bu şekilde nakil oldu. Şimdi bir haftadır durumu iyi gidiyor ve karaciğer fonksiyonları normale döndü. 3-5 gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz" diye ekledi.


En küçük kızı olan Hatan’nın Türkiye’de sağlığına kavuşmasının sevincini yaşadığını kaydeden babası Alsadig Amhımmıd Barghout, "Bebeğimi 45 günlükken Mısır’a götürdük. Orada bir ameliyat geçirdi. Daha sonra tekrar Libya’ya döndük. Libya’da yapılan tetkiklerde karaciğer nakli olması gerektiği söylendi ve gerekli tahliller yapıldı. Süreç de bu şekilde başladı. Ardından Türkiye’ye geldik. Şu anda çok mutluyuz, çünkü bebeğimizin sağlığı çok daha iyi. Öncelikle Libya hükümetine ve Türkiye Cumhuriyeti devletine teşekkür ediyoruz. Ayrıca Acıbadem Hastanesi’nin tüm ekibine minnettarız" sözlerini kullandı.


En küçük çocukları Saba’nın sağlığına kavuşmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyen anne Ana Ormotsadze ve Baba Giorgi İntskirveli ise "Bebeğimiz doğduktan yaklaşık 10 gün sonra bazı semptomlar göstermeye başladı. Ancak kendi ülkemizde bu tedavi mümkün olmadığı için Türkiye’ye gelmeye karar verdik. Başta çok korkuyorduk; çünkü durum her geçen gün daha da kötüleşiyordu. Ama Türkiye’ye geldikten sonra her şey değişmeye başladı. Tedavi süreciyle birlikte bebeğimizin durumu hızla iyileşmeye başladı. Şu anda çok daha rahatız. Ameliyat sonrasında da gelişmeler olumlu yönde ilerliyor. Bu yüzden çok mutluyuz ve umutluyuz. Umarız her şey daha da iyi olacak" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de denizcilik rüzgarı: MAST Boat Show kapılarını açtı Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından MAST İzmir Boat Show-4. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 350’yi aşkın deniz aracıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Fuar, 100 bin liradan 30 milyon liraya uzanan geniş ürün yelpazesiyle sezon öncesi sektörün en önemli buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle 29 Nisan-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, kapılarını açtı. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli üretim olmasıyla dikkat çeken MAST İzmir Boat Show’un açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, EBSO Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, ED Fuarcılık Kurucu Ortakları Dilek Soydan ve Emel Yılmaz, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve sektör profesyoneller katıldı. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak fuar, 3 Mayıs’a kadar devam edecek. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. "İzmir denizle bütünleşmiş bir kent" İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir denizle bütünleşmiş bir kent. İzmir için deniz sadece su, göl anlamı taşımıyor. Onun ötesinde kültür, ticaret, üretim demek. Bu etkinliği de bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. İzmir’in denizcilik sektöründe güçlü bir konuma sahip olduğunu söyleyen Yıldır, "Sektörü desteklemek, gücü görünür kılmak herkes için sorumluluk. Bu fuar, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Koskoca tarihin tasarımla, teknolojiyle buluştuğu bir etkinlik alanı burası. Katılımcı sayısının artmasına şaşırmadım. Herkese hitap eden araçlar var içeride. Çok beğendiğimi söylemeliyim. Bundan sonraki MAST İzmir Boat Show fuarları için de önünüzün çok açık olduğunu düşünüyorum. Hem teknoloji var hem mükemmel tasarımlar gördüm. Ayrı bir kültür bu. Bu kültürü etkinlikte birebir yaşama şansı var" ifadelerini kullandı. "Sezon öncesi son fuar" ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, "Bu fuar ilk fuarlarımızdan. Bu nedenle bizde yeri ayrı. İlk günden beri Fuar İzmir’de kendimizi evimizde hissediyoruz. Tüm ekibe çok teşekkür ediyorum. Türkiye’de denizcilik alanında birçok organizasyon yapılıyor ama MAST İzmir Boat Show her yıl daha çok büyüyen fuarlardan biri. Bu yıl daha fazla ziyaretçi bekliyoruz. Sezon öncesi son fuar. Bu noktada yeni tekne almak isteyen ziyaretçilerimiz için İzmir uğrak nokta olacak" dedi. Fuarın en pahalı teknesi 30 milyon lira Fuarda birbirinden şık tekneler boy gösteriyor. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar geniş fiyat yelpazesinde teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlayacak. Fuar, broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin yapılmasına imkan sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Manisa Namaz için uyandı, oğlunu banyoda ölü buldu Manisa’nın Alaşehir ilçesinde babasıyla yaşayan bir kişi, evin banyosunda hareketsiz halde bulundu. Namaz vakti için kurduğu alarmın çalmasıyla uyanan baba, banyoda oğlunun cansız bedeniyle karşılaştı. Olay, saat 15.00 sıralarında İstasyon Mahallesi Tren Yolu Sokak’ta bulunan iki katlı bir evde meydana geldi. Babası İ.M. (80) ile birlikte yaşayan Halil Metingider (44), iddiaya göre babası uyuduğu sırada yıkanmak için banyoya girdi. Namaz vakti için kurduğu saatin çalmasıyla uyanan baba İ.M., abdest almak amacıyla banyoya gittiğinde oğlunu yerde hareketsiz halde buldu. Oğlunu kaldırmaya çalışan baba başarılı olamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Halil Metingider’in hayatını kaybettiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından Metingider’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Alaşehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldıktan sonra İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Baba İ.M., ifadesinde, "Evde beraberdik. Ben uyudum. Namaz vakti için saat kurmuştum. Saat çalınca abdest almak için banyoya gittim. Oğlumu yerde yatarken gördüm. Kaldırmaya çalıştım ama kaldıramadım, sonra sağlık ekiplerini çağırdım. Herhangi bir sorunumuz yoktu" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Bartın Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokuluna "Makine" programı açıldı Bartın Üniversitesi (BARÜ) bünyesindeki Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokuluna "Makine" ön lisans programının açılması Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylandı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bünyesinde sanayi sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokuluna yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu doğrultuda Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde "Makine" ön lisans programının açılması Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından uygun bulundu. Gençlerin istihdamına ve geleceğin mesleklerine odaklanılan BARÜ’de, sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanmasına yönelik önemli bir adım daha atılmış oldu. Makine programı, Makine ve Metal Teknolojileri Bölümü altında eğitim-öğretim faaliyetini sürdürecek. BARÜ, sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda sektörle uyumlu eğitim programlarını artırmaya yönelik çalışmalarına devam edecek. Programın onaylanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Bartın Üniversitesi olarak öğrencilerimizin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesini hedefleniyoruz. Bu kapsamda sektörün ihtiyaçları doğrultusunda eğitim alanlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulundaki bölüm sayımızı artırmaya devam edeceğiz. Yenilikçi ve uygulamalı eğitim odaklı çalışmalarımıza verdikleri destek dolayısıyla YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ve YÖK üyelerimize teşekkür ediyorum" dedi.