Yerel Haberler
İzmir
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:47 MHP İzmir İl Başkanlığı’ndan anlamlı Anneler Günü kutlaması Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı günlerin en güzelinde en anlamlı kutlamayı yaptı. İl Başkanı Veysel Şahin Şehit Annelerinin Anneler Gününü kutlayarak, "Balçova’da düzenlediği Şehit Aileleri Kahvaltısında her zaman önceliğin ‘Şehitlerimiz ve Aileleri’ olduğu vurgulandı. Türk Milleti için vazgeçilmez bir değer olan Şehit Aileleri ve Şehit Annelerinin "Anneler Günü" MHP İzmir il Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltılı programla kutlandı. Balçova Termal Tesislerinde gerçekleştirilen programa Şehit Aileleri, Şehit ve Gazi Anneleri katıldı. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin yaptığı konuşmada, Şehit Ailelerinin ve Şehit Annelerinin Türk Milliyetçileri ve Türk Milleti için önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Şahin konuşmasında "bir milletin duasını omuzlarında taşıyan, acısını sabırla yoğurup vatana adayan, evladını toprağa verip Türk Milletine metanet öğreten yüce gönüllülerimizin huzurundayız" diyerek başladı. Kahraman analarımız Şehitlerimizin aziz hatıraları her an yanımızda diyerek sözlerini sürdüren İl Başkanı Veysel Şahin, "Bugün burada; Vatan sağ olsun derken yüreği kor gibi yanan, ama gözyaşını içine akıtıp devletinin yanında duran, evladını ay yıldızlı bayrağa emanet etmiş kahraman analarımızın huzurundayız. Ve inanıyorum ki; Bu salonda yalnızca anneler yoktur. Bu salonda şehitlerimizin aziz hatırası vardır. Dualar vardır. fedakârlık vardır vatan sevgisinin en saf, en temiz hali vardır. Kıymetli analarım Anne, Bir evladın ilk öğretmenidir. Duasıdır, sığınağıdır, merhametidir. İnsan konuşmayı annesinden öğrenir, sevmeyi annesinden öğrenir, vicdanı annesinden öğrenir, imanı annesinden öğrenir. Ama şehit anneliği Tarifi kelimelere sığmayan kutlu bir makamdır." dedi. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizler; ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ buyuran Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. İşte o cennetin kapısını aralayan anneler; Evladını kınalayıp vatana gönderen, ‘önce vatan’ diyebilen, acısını içine gömüp dimdik ayakta duran şehit anneleridir. Bu milletin anaları, gerektiğinde kendi yüreğini vatana siper edecek kadar büyük yürekli insanlardır. Onun için bu milletin tarihinde kahramanlık varsa arkasında mutlaka bir anne duası vardır. Şehitlerin canı, anaların duası Türk Milletinin tarihi varyantlarının her alanında Annelerin olduğunu da sözlerine ekleyen MHP İzmir İl Başkanı Şahin, "Çanakkale’de vardır. Sakarya’da vardır. Bugün sınır boylarında nöbet tutan Mehmetçiğin arkasında yine bir annenin duası vardır. Aziz şehit annelerimiz, Bugün bu topraklarda ezan okunuyorsa, bayrak dalgalanıyorsa, çocuklarımız huzur içinde uyuyabiliyorsa, bunda en büyük pay; şehitlerimizin fedakârlığında, sizlerin duasında ve sabrındadır. Türk milletinin geleceği Çünkü sizler yalnızca evlat yetiştirmediniz. Bir milletin istikbalini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca çocuk büyütmediniz; adam yetiştirdiniz, iman yetiştirdiniz, Ahlak yetiştirdiniz, vatan sevgisi yetiştirdiniz. Bir milleti ayakta tutan sadece tankı topu değildir. Asıl güç; inançlı evlatlardır. Asıl güç Asıl güç; vatan için gerektiğinde can vermeyi göze alan yüreklerdir. Ve o yürekleri yetiştirenler de annelerdir. Kıymetli misafirlerimiz, Dünya bugün hiç olmadığı kadar çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberiyle kuşatılmıştır. Her sabah yeni bir çatışmaya, yeni bir krize, yeni bir gözyaşına uyanıyoruz. Mazlum milletlerin üzerine ölüm kusulurken, Türk umut demektir Uluslararası hukuk suskun, vicdanlar yorgun, insanlık ise büyük bir imtihanın içerisindedir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin güçlü kalması bir tercih değil mecburiyettir. Birliğimizi korumak İç cephemizi sağlam tutmak bir tercih değil mecburiyettir. Çünkü bu coğrafyada güçlü bir Türkiye yalnızca kendi vatandaşları için değil; mazlum milletler için de umut demektir. Şehit ve gaziler onurumuzdur İşte bunun için şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorundayız. İşte bunun için kardeşliğimizi büyütüp, ayrılığa kapılarımızı kapatıp birlik olmak zorundayız. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet; Bayraktır, vatandır, kardeşlik hukukudur. Hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bu milletin yüz akıdır. Şehit analarının duası Terörle mücadelede destan yazan kahramanlarımız; milletimizin ebedî şeref levhasına isimlerini altın harflerle yazdırmışlardır. Ve biz biliyoruz ki; Şehit analarının duası alınmadan hiçbir millet güçlü olamaz. Sizler yalnızca bir evlat değil; bir milletin geleceğini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca can vermediniz; Bu milletin ayakta kalmasına güç verdiniz. Şehitlerimiz bayrağımızdır Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; şehitlerimiz bir bayrak gibi bu milletin gökyüzünde dalgalanmaya devam edecektir. Şehit annelerimizin döktüğü her damla gözyaşı ise; bu milletin birlik ve beraberlik harcına karışmış mukaddes bir emanettir. Bizlere düşen görev; şehitlerimizin hatırasına layık olmak, Devletimize sahip çıkmak, milletimizi bir ve beraber tutmaktır. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin son olarak, "Bu duygu ve düşüncelerle; aşta aziz şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş annelerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum." diyerek sözlerine son verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:24 Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
Dijital hekimlikle defalarca dişçi koltuğuna oturmaya son
12 Eylül 2025 Cuma - 11:09 Dijital hekimlikle defalarca dişçi koltuğuna oturmaya son Diş protezi ya da diş implantı gibi tedavilere ihtiyacı olan hastalar için süreci kolaylaştıran dijital diş hekimliği uygulaması hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Özlem Özhan Yatar, uygulamanın hastalara ve hekimlere büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliği uygulamalarının geleneksel yöntemlere göre daha hızlı ve daha iyi sonuçlar sağlayabildiğini söyledi. Ağız ve diş sağlığı alanı, dijitalleşme sürecinin getirdiği yeniliklerden payını aldı. Diş protezi ya da diş implantı gibi zorlu ve kapsamlı yöntemler, dijitalleşmeyle beraber daha kolay ve daha az riskle uygulanır hale geldi. Dijital diş hekimliği olarak adlandırılan söz konusu uygulama hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, dijitalleşmenin hem hekimin hem de hastanın işini kolaylaştırdığını ifade ederek, "Son yıllarda teknolojinin ve dijital sistemlerin yaşantımıza yoğun şekilde girmesiyle beraber biz de bunu meslek alanımızda görmeye başladık. Dijital diş hekimliği klasik ölçü yöntemlerinden ziyade hastada çok daha kısa sürede basit ve hata payı bırakmayan bir şekilde ölçü alınan bir yöntemdir" dedi. Tedaviyi başa saracak riskler ortadan kalkıyor Dijital diş hekimliğinin son 5 yıllık süreçte bilinirliğinin arttığını dile getiren Dt. Özlem Özhan Yatar, "Bu çok yaygın bir uygulama değil. Çünkü işin içine ağız içi kamera, ona uygun bilgisayar ve en önemlisi bu teknikle çalışabilecek bir laboratuvar giriyor" dedi. Uygulamaya değinen Dt. Özlem Özhan Yatar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital diş hekimliği, mesleki anlamda büyük yenilik getirdi. Hastanın ağız ölçüsü alınırken kullanılan macun tarzı materyaller tarih oldu. Macunla ölçü alındığında, bunun ağızda sabit bir şekilde konumlandırılmasından, en son laboratuvarda alçı dökülerek modelin düzgün bir şekilde oluşturulmasına kadar geçen süreçte deforme olmaması gerekir. En ufak bir deformasyon, yapılan protezin ağız içiyle uyumlu olmamasına neden olabilir. Dijital diş hekimliğinde, bir diş fırçası büyüklüğünde ağız içi kamera ile 2-3 dakika içinde hastanın ölçüleri alınabilir. Örneğin, bulantı refleksi çok yüksek bir hastada bu yöntemde sorun yaşanmıyor. Çünkü durup kalınan yerden ölçü almaya devam edilebiliyor. Ancak klasik yöntemde böyle bir kolaylık sunulamıyor. Ölçü materyalinin, ağızda donana kadar bekletilmesi gerekiyor. Ayrıca dijital yöntemle alınan ölçüler gerçeğe daha yakın çıktığı için hata payı azalıyor. Hastanın ölçüleri bilgisayar arşivinde kolayca saklanabildiği için de yeni uygulamalarda kullanılabilir oluyor." İkinci seansta işlem tamamlanabiliyor Tarayıcı ile ölçü alındığında bilgisayar üzerinden laboratuvara gönderildiğini ifade eden Dt. Özlem Özhan Yatar, "Kalıp gönderme söz konusu olmadığı için süreç de kısalmış oluyor. Ayrıca klasik yöntemdeki gibi ara provalara ihtiyaç duyulmuyor. İlk seansta ölçü alınıp, ikinci seansta implant ya da protez takılabiliyor. Örneğin implant yapılan hastalarda cerrahi müdahale sonrası dijital ölçü alınarak 24 saatte sabit geçici dişler teslim edilebiliyor" dedi. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliğine uygun laboratuvarların sayısının artmasıyla, diş tedavisi uygulamalarında daha fazla işlemin kolay bir şekilde yapılabileceğini aktardı.
Ege Üniversitesi, 70 TYÇ Logolu programıyla Türkiye’de lider
12 Eylül 2025 Cuma - 11:08 Ege Üniversitesi, 70 TYÇ Logolu programıyla Türkiye’de lider Türkiye’nin köklü Ege Bölgesinin ilk yükseköğretim kurumu olan Ege Üniversitesinin uluslararası kabul gören Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logolu diploma kullanma hakkı kazanan program sayısı 70’e yükseldi. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosuna sahip program sayısının her yıl artış gösterdiği süreçte, Ege Üniversitesi önemli bir başarıya imza atarak Türkiye’de birinci sırada yer aldı. 2020 yılında 5 programıyla TYÇ logosu kullanma hakkı elde eden Ege Üniversitesi, sonraki yıllarda bu sayıyı düzenli olarak artırarak 2025 yılı itibarıyla 70 programa çıkardı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Tam akredite, milli yenilik ödüllü, spor dostu kampüs unvanlı ve sağlık temalı öncü araştırma üniversitemiz olarak eğitim programlarımızın kalitesini her alanda tescillemeye devam ediyoruz. Yükseköğretimde kalite güvencesi, öğrenci odaklı eğitim ve uluslararası tanınırlık açısından önemli bir yapı taşı olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi sürecinde üniversitemiz büyük bir başarıya daha imza attı. Cumhuriyetimizin 70. yılında, 70 programımız ile TYÇ logosu almaya hak kazanarak Türkiye’de birinci sırada yer aldık. 2020 yılında 5 programla başladığımız bu yolculukta, 2021 ve 2022’de 8, 2023’te 13, 2024’te 56 programa ulaştık. 2025 yılı itibarıyla ise bu sayıyı 70’e yükseltmiş olmamız, kalite odaklı eğitim vizyonumuzun istikrarlı şekilde büyüdüğünün somut göstergesidir" dedi. Ege Üniversitesinin eğitim kalitesini ve uluslararası düzeydeki başarısını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, "Hepimizin bildiği gibi TYÇ logosu, uluslararası geçerliliği olan bir kalite etiketi olarak kabul ediliyor. Diplomalarda yer alması, mezunlarımızın niteliklerinin tanınmasına, diplomalarının uluslararası düzeyde geçerliliğine ve istihdam imkânlarının artmasına katkı sağlıyor. Ayrıca TYÇ logosu, yükseköğretim staj yeterliliklerinin ve yurt dışında geçirilen öğrenim dönemlerinin kazanımlarının karşılıklı tanınmasına, yatay ve dikey öğrenci hareketliliğinde ise büyük kolaylık sunuyor. Bu başarımız, üniversitemizin eğitim-öğretim niteliğinin uluslararası kalite standartlarını karşıladığını bir kez daha tescillemiştir. Ege Üniversitesi olarak, ilerleyen yıllarda TYÇ logosu almaya hak kazanan program sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Emeklerinden ve kalite odaklı çalışmalarından dolayı uluslararası arenada tanınırlığımıza ve bilinirliğimize katkı sunan akademik birimlerimizin yöneticilerine ve akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
2 polisi şehit eden saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş
12 Eylül 2025 Cuma - 11:02 2 polisi şehit eden saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş İzmir’in Balçova ilçesinde 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili aralarında saldırganın anne ve babasının da bulunduğu 10 şüpheli adliyeye sevk edildi. Öte yandan sorgulanmaları süren 16 yaşındaki saldırganın, okulların açıldığı günü özellikle seçtiği, saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu ortaya çıktı.8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, 10 Eylül Çarşamba günü adliyeye sevk edilmişti. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenildi. Saldırının ardından yaralı olarak gözaltına alınan E.B’nin hastanedeki tedavisi devam ederken, olaya ilişkin İzmir’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Şanlıurfa ve Kocaeli’de gözaltına alınan şüphelilerden 1’inin İran, 4’ünün Suriye uyruklu olduğu, aralarında saldırganın babası N.B., annesi A.B.’nin de bulunduğu 10 şüpheli emniyetteki işlemleri ardından bugün adliyeye sevk edildi.İzlediği videolardan cesaret almışİzmir’de saldırıyı gerçekleştiren E.B. adlı şüphelinin cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, sosyal medyada çeşitli terör örgütleriyle bağlantılı hesapları takip ettiği ve ideoloji ile saldırı videoları izlediği, ayrıca silahlı terör örgütü DEAŞ’ın ideolojisini benimsediği tespit edildi. İncelemeler sonucu, E.B.’nin izlediği videolardan hareketle saldırıyı planladığı ve internetteki el yapımı patlayıcı hazırlama videolarını izleyerek içinde "torpil" bulunan patlayıcılar yaptığı, yakalanmadan kısa süre önce bu patlayıcıları kullandığı belirlendi. E.B.’nin sosyal medya hesabından saldırıyı gerçekleştireceğine dair paylaşımda bulunduğu da TESPİT EDİLİRKEN, şu ana kadar saldırının bir terör örgütünden alınan talimatla gerçekleştirildiğine ilişkin bulguya rastlanmadı.Saldırı gününü özel seçmiş, ’16 yaşımı göremeyeceğim’ demiş16 yaşındaki saldırganın, akran zorbalığına uğradığı için okulların açıldığı günü özellikle saldırı için seçtiği, ve arkadaşlarına "Ben 16 yaşımı göremeyeceğim" dediği öğrenildi. Ayrıca E.B.’nin saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, son olarak da sokağın da bulunan polis merkezini hedef seçtiğini söylediği ifadeleri arasında yer aldı. E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu, herhangi fiziksel bir bağlantısının olmadığı öğrenildi.Şüphelinin babası N.B.’nin uzun yıllardır av merakı bulunduğu, ruhsatlı iki tüfeğinin olduğu ve oğlunu küçük yaşlardan beri ava götürerek silah kullanmayı ona öğrettiği tespit edildi. Lise öğrencisi olan E.B.’nin yaklaşık bir yıldır içine kapanarak sapkın düşüncelere yöneldiği, ailesi ve çevresinin bu durumu fark ettiği ancak yetkili makamlara başvuru yapılmadığı kaydedildi.Saldırganın hastanedeki tedavisi sürerken, 2 yaşındaki kız kardeşi ise devlet tarafından koruma altına alındı.
2 polisi şehit eden 16’lık saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş
12 Eylül 2025 Cuma - 10:36 2 polisi şehit eden 16’lık saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş İzmir’in Balçova ilçesinde 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili aralarında saldırganın anne ve babasının da bulunduğu 10 şüpheli adliyeye sevk edildi. Öte yandan sorgulanmaları süren 16 yaşındaki saldırganın, okulların açıldığı günü özellikle seçtiği, saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu ortaya çıktı. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, 10 Eylül Çarşamba günü adliyeye sevk edilmişti. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenildi. Saldırının ardından yaralı olarak gözaltına alınan E.B.’nin hastanedeki tedavisi devam ederken, olaya ilişkin İzmir’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Şanlıurfa ve Kocaeli’de gözaltına alınan şüphelilerden 1’inin İran, 4’ünün Suriye uyruklu olduğu, aralarında saldırganın babası N.B., annesi A.B.’nin de bulunduğu 10 şüpheli emniyetteki işlemleri ardından bugün adliyeye sevk edildi. İzlediği videolardan cesaret almış İzmir’de saldırıyı gerçekleştiren E.B. adlı şüphelinin cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, sosyal medyada çeşitli terör örgütleriyle bağlantılı hesapları takip ettiği ve ideoloji ile saldırı videoları izlediği, ayrıca silahlı terör örgütü DEAŞ’ın ideolojisini benimsediği tespit edildi. İncelemeler sonucu, E.B.’nin izlediği videolardan hareketle saldırıyı planladığı ve internetteki el yapımı patlayıcı hazırlama videolarını izleyerek içinde "torpil" bulunan patlayıcılar yaptığı, yakalanmadan kısa süre önce bu patlayıcıları kullandığı belirlendi. E.B.’nin sosyal medya hesabından saldırıyı gerçekleştireceğine dair paylaşımda bulunduğu da tespit edilirken, şu ana kadar saldırının bir terör örgütünden alınan talimatla gerçekleştirildiğine ilişkin bulguya rastlanmadı. Saldırı gününü özel seçmiş, ’16 yaşımı göremeyeceğim’ demiş 16 yaşındaki saldırganın, akran zorbalığına uğradığı için okulların açıldığı günü özellikle saldırı için seçtiği, ve arkadaşlarına "Ben 16 yaşımı göremeyeceğim" dediği öğrenildi. Ayrıca E.B.’nin saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, son olarak da sokağın da bulunan polis merkezini hedef seçtiğini söylediği ifadeleri arasında yer aldı. E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu, herhangi fiziksel bir bağlantısının olmadığı öğrenildi. Şüphelinin babası N.B.’nin uzun yıllardır av merakı bulunduğu, ruhsatlı iki tüfeğinin olduğu ve oğlunu küçük yaşlardan beri ava götürerek silah kullanmayı ona öğrettiği tespit edildi. Lise öğrencisi olan E.B.’nin yaklaşık bir yıldır içine kapanarak sapkın düşüncelere yöneldiği, ailesi ve çevresinin bu durumu fark ettiği ancak yetkili makamlara başvuru yapılmadığı kaydedildi. Saldırganın hastanedeki tedavisi sürerken, 2 yaşındaki kız kardeşi ise devlet tarafından koruma altına alındı.
2 polisi şehit eden saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş
12 Eylül 2025 Cuma - 10:31 2 polisi şehit eden saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş İzmir’in Balçova ilçesinde 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili aralarında saldırganın anne ve babasının da bulunduğu 10 şüpheli adliyeye sevk edildi. Öte yandan sorgulanmaları süren 16 yaşındaki saldırganın, okulların açıldığı günü özellikle seçtiği, saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu ortaya çıktı. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, 10 Eylül Çarşamba günü adliyeye sevk edilmişti. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenildi. Saldırının ardından yaralı olarak gözaltına alınan E.B’nin hastanedeki tedavisi devam ederken, olaya ilişkin İzmir’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Şanlıurfa ve Kocaeli’de gözaltına alınan şüphelilerden 1’inin İran, 4’ünün Suriye uyruklu olduğu, aralarında saldırganın babası N.B., annesi A.B.’nin de bulunduğu 10 şüpheli emniyetteki işlemleri ardından bugün adliyeye sevk edildi. İzlediği videolardan cesaret almış İzmir’de saldırıyı gerçekleştiren E.B. adlı şüphelinin cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, sosyal medyada çeşitli terör örgütleriyle bağlantılı hesapları takip ettiği ve ideoloji ile saldırı videoları izlediği, ayrıca silahlı terör örgütü DEAŞ’ın ideolojisini benimsediği tespit edildi. İncelemeler sonucu, E.B.’nin izlediği videolardan hareketle saldırıyı planladığı ve internetteki el yapımı patlayıcı hazırlama videolarını izleyerek içinde "torpil" bulunan patlayıcılar yaptığı, yakalanmadan kısa süre önce bu patlayıcıları kullandığı belirlendi. E.B.’nin sosyal medya hesabından saldırıyı gerçekleştireceğine dair paylaşımda bulunduğu da TESPİT EDİLİRKEN, şu ana kadar saldırının bir terör örgütünden alınan talimatla gerçekleştirildiğine ilişkin bulguya rastlanmadı. Saldırı gününü özel seçmiş, ’16 yaşımı göremeyeceğim’ demiş 16 yaşındaki saldırganın, akran zorbalığına uğradığı için okulların açıldığı günü özellikle saldırı için seçtiği, ve arkadaşlarına "Ben 16 yaşımı göremeyeceğim" dediği öğrenildi. Ayrıca E.B.’nin saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, son olarak da sokağın da bulunan polis merkezini hedef seçtiğini söylediği ifadeleri arasında yer aldı. E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu, herhangi fiziksel bir bağlantısının olmadığı öğrenildi. Şüphelinin babası N.B.’nin uzun yıllardır av merakı bulunduğu, ruhsatlı iki tüfeğinin olduğu ve oğlunu küçük yaşlardan beri ava götürerek silah kullanmayı ona öğrettiği tespit edildi. Lise öğrencisi olan E.B.’nin yaklaşık bir yıldır içine kapanarak sapkın düşüncelere yöneldiği, ailesi ve çevresinin bu durumu fark ettiği ancak yetkili makamlara başvuru yapılmadığı kaydedildi. Saldırganın hastanedeki tedavisi sürerken, 2 yaşındaki kız kardeşi ise devlet tarafından koruma altına alındı.
Aliağa Belediyesi Şakran kanalizasyonu için yetki istedi
12 Eylül 2025 Cuma - 09:06 Aliağa Belediyesi Şakran kanalizasyonu için yetki istedi Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın turistik ve sayfiye bölgesi Yeni Şakran’ın uzun yıllardır yapımı beklenen ve gündemde olan kanalizasyon sorununun çözümü için İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü’ne resmi yazı göndererek yetki devri talebinde bulundu. Eylül ayı Belediye Meclisinde Aliağa belediye Başkanı Serkan Acar’ın Şakran kanalizasyonu hakkında "İzmir Büyükşehir Belediyesi yetki versin, Aliağa Belediyesi olarak ben bu projeyi yaparım" sözlerinin ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da "2,5 milyarlık yatırımı ’ben yaparım’ diyorsa onay veririm. Buyursun yapsın" demişti. Aliağa Belediyesi bunun üzerine 11 Eylül’de İzmir Büyükşehir Belediyesine yazı yazarak yetki devri için onay istedi. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar imzalı olarak İzmir Büyükşehir belediye Başkanlığına yazılan yazıda, "İlçemiz Yenişakran Mahallesi sınırlan içerisinde kanalizasyon altyapısı bulunmamakta olup söz konusu hizmetin sunulması 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’inci maddesi uyarınca, Belediyeniz ve bağlı kuruluşunuz İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün görev ve sorumluluk alanında bulunmaktadır." ifadelerine yer verildi. Yazıda, "Şakran’da artan nüfus ve yerleşim yoğunluğuna bağlı olarak, çevre ve halk sağlığının korunması, vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi açısından söz konusu altyapının ivedilikle tamamlanması gerekmektedir." denildi. Aliağa Belediyesinin Şakran Kanalizasyon projesi için yetki talep eden yazısında şu görüşlere yer verildi: "Her ne kadar bu hizmet Belediyeniz ve bağlı Kuruluşunuzun görev ve sorumluluk alanında kalmakta ise de, söz konusu ihtiyacın ivedilikle karşılanabilmesi amacıyla, kanalizasyon altyapı yapım işinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesi kapsamında Belediyemizce yerine getirilebileceği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, 5393 sayılı Belediye Kanununun 75’inci maddesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ilgili hükümleri kapsamında talebimizin değerlendirilmesi, uygun bulunması halinde yetkili organların kararına bağlı olarak protokol düzenlenmesi, ayrıca yapım işine konu bölgede daha önce başlamış altyapı çalışmalarının mevcut durumunun netleştirilerek varsa ihale süreçlerinin sonuçlandırılması, bu suretle altyapı yapım işinin bütün olarak üstlenilmeye ve ihale edilmeye elverişli olacak şekilde Belediyemize devrine ilişkin gerekli çalışmaların yapılması hususlarında gereğini arz ederim."
İzmir’de tır garajında yangın çıktı
11 Eylül 2025 Perşembe - 17:01 İzmir’de tır garajında yangın çıktı İzmir’in Bornova ilçesindeki tır garajında çıkan yangında, bir tır ile boş dorse tamamen yandı. Araç içerisinde emanet olarak bulunan 32 bin TL nakit para da küle döndü. Saat 14.00 sıralarında Bornova ilçesinde, Işıkkent’te bulunan bir tır garajında yangın çıktı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın, park halindeki bir dorseye, ardından yanında bulunan tıra sıçradı. Yangıda patlamalar yaşanırken durumu gören vatandaşlar, bölgede bulunan araçları güvenli alanlara çekti. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede müdahale eden itfaiye ekipleri yangını kontrol altına alarak söndürdü. Soğutma çalışmalarının ardından yapılan hasar tespitinde, tırın içerisinde bulunan 32 bin TL ve 180 euro emanet paranın yandığı belirlendi. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, yanan dorse ve tırda büyük çapta maddi hasar oluştu. "Şaka sandım" Aracımı park edip iş bakmaya gittiğini ifade eden tır sahibi Ahmet Kızılkan (57), "Yangının ne durumda çıktığını bilmiyoruz. Arkadaşlar telefon etti. Aracın yandığını duyunca önce şaka sandım. Geldim ve aracımın yandığını gördüm. Aracım işte bu vaziyette, gözümün önünde bir servet yanıyor. Hiçbir şey yapamadım, insan donup kalıyor gerçekten. Evet, içinde paralarım vardı, onlar da yanmış. Paraları bir arkadaş emanet vermişti. Ben de başka birine emanet verecektim. O yüzden paraları arabanın içine koymuştum. Emanet paralar da yandı. Yapacak bir şey yok, canımız sağ olsun. Zarar komple araba zaten. Şu anda araç tamamen yanmış durumda. Bu arabalar 2 milyon TL gibi bir maddi zarara denk geliyor" dedi. Yangın esnasında kahvede çay içtiğini kaydeden nakliyeci Kemal Yayla (59), "Bekçi beni aradı, ‘Arabalarınız yanıyor’ dedi. Benim arabam şuradaydı. Hemen yanındaki araba da benim köylümün. Biz koşarak geldik. Geldiğimizde burası zaten alev içindeydi. Bu araba tutuşmuş. Biz burada iki arabayı zor kurtardık. Alevlerin içinden çıkardık arabaları. Şurada bir araba biraz yandı, gösterebilirim. Benim kendi arabam da üçüncü arabaydı. Arabaları buradan zor çıkardık, gerçekten zor kurtardık. Şu konteynerde patlama oldu. Yan taraftaki 13 numaralı konteynerde ne varsa, oradan kaynaklandı patlama. Son durumu görüyorsunuz. Arkadaşlar uğraşıyorlar. İtfaiye, polis hepsi burada. Son durum ne olacak, Allah bilir" diye ekledi. Yangının çıktığı tır garajında oto tamircisi olarak çalışan Halil Tuncer (52) ise yangından dolayı çok yoğun bir duman olduğunu belirterek sadece araçlarda maddi hasar meydana geldiğini söyledi.