Yerel Haberler
İzmir
Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı 10 Mayıs 2026 Pazar - 12:24:03 Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:50 Çiçek gibi İzmir İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali’nde Kültürpark rengârenk çiçeklerle doldu, üreticiyle vatandaş buluştu. Başkan Cemil Tugay, "İnsanlar doğayla iç içe yaşasın istiyoruz" dedi, festival alanını mis gibi bahar kokusu sardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenen İzmir Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali, ikinci gününde de binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İzmir tarımını güçlendirmek ve balkon bahçeciliğini yaygınlaştırmak amacıyla Kültürpark’ta gerçekleştirilen program hem üreticilerde hem tüketicilerde memnuniyet oluşturdu Alanda yoğun ilgiyle karşılaşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik eşlik etti. "İzmirliler doğayı sever" Başkan Tugay, festival alanındaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Balkon ve bahçe bitkilerini üreticiyle birlikte şehrin merkezine taşımak çok değerli. İnsanlar burada her zaman ulaşamayacakları bitki ve çiçek türlerini bulabiliyor. Üreticiler kendi yetiştirdikleri ürünleri doğrudan vatandaşlarla buluşturuyor. Kırsal bölgelerden gelen üreticiler için de önemli bir fırsat oluyor. Stantları tamamen ücretsiz tahsis ediyoruz. İnsanların doğayla, çiçeklerle, ağaçlarla iç içe yaşamasını istiyoruz. Evlerinde, bahçelerinde ve balkonlarında ne kadar çok bitki olursa insanların mutluluğu da şehrimizin güzelliği de o kadar artar." İzmir’in doğayla barışık bir şehir olduğunu da belirten Tugay, "İzmirliler doğayı sever. Kent merkezinde daha fazla park, yeşil alan, bitki ve çiçek olması için çalışıyoruz. Belediyeye ait alanlarda bu çalışmaları sürdürüyoruz ama vatandaşlarımızın evleri ve bahçeleri de güzelleşsin istiyoruz. Tek amacımız bu. İnsanların mutlu olduğunu görüyorum. Onları mutlu görünce biz de mutlu oluyoruz. Sonbaharda ve ilkbaharda festivalimizi düzenlemeye devam edeceğiz" dedi. "Üreticilere destek oluyor" Bayındır Canlı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bünyesinde çalışan Veli Umutlu, festivalin memnuniyet oluşturduğunu belirtirken, "Önümüzdeki senelerde daha da iyi olacak. Vatandaşlarımıza daha ucuz çiçekler ulaştırmak istiyoruz. En büyük faydası bu. Cemil Tugay Başkan’ımızı her daim destekliyoruz. Bütün üreticilere destek oluyor. Vatandaşı düşünen insan da milletine faydalı olur" ifadelerini kullandı. Girişimci Aynur Arabacı, "Hem üretiyoruz hem tedarikçiyiz. Bu festivalden dolayı mutluyuz" dedi. "Her şey çok güzel" Fuarı ziyaret eden Soner Kurt ise, "Geçen sene de gelmiştik, çeşitli çiçekler aldık. Fuarda bütün festivalleri takip ediyoruz. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bu sene de bir sürü çiçek aldık. Üreticiyle halkın direkt buluşması çok güzel. Çocuklar için de etkinlikler yapılıyor. Böyle etkinliklerin kültürel anlamda devam etmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. İzmirli esnaf Kemal Yıldırım da, "Festivale daha önce geldim. Böyle bir festivalimiz olduğu için çok mutluyuz. Alışverişimizi yaptık. Başkanımıza teşekkür ederiz. Her şey çok güzel" dedi. İzmir’i mis gibi koku sardı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önderliğinde yapılan festivale kooperatiflerle birlikte toplam 54 üretici katıldı. Festivalde stant açan 45 yerli üretici ve 9 kooperatif İzmir’i rengarenk hale getirdi. Baharın coşkusunu yaşatan festivalde çocuklar için boyama etkinlik alanları oluşturuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili daire başkanlıklarının stantlarıyla yer aldığı festival kapsamında 15 bin ücretsiz fide dağıtılması hedeflendi. İzmir’i çiçek gibi açtıran organizasyonun son gününde de konuklar ağırlanacak. Çiçek ve bitki satış stantları, peyzaj ve balkon düzenleme önerileri, atölyeler, söyleşiler, konserler ve çocuk etkinlikleriyle capcanlı bir şekilde hayata geçecek festivale İzmirlilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. 10 Mayıs tarihindeki son gün etkinlikleri kapsamında saat 15.00’ten itibaren konser yer alacak.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:40 İzmir’de özel çocuk anneleri mutlu İzmir’de yaşayan 49 yaşındaki Songül Okçu ile down sendromlu ve otizmli kızı Miray Okçu’nun hayatı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yurdoğlu Engelli Çalışmaları Merkezi’yle değişti. Kızının merkezde aldığı eğitimlerle önemli aşamalar kaydettiğini, kendisinin de psikolojik destek alıp çeşitli kurslara katıldığını belirten Okçu, "Hayatımıza can geldi, renk geldi. Arkamızda dağ gibi durdular. Hayatımıza ışık oldular" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü, sadece kentte yaşayan engelli bireylere değil onlara en büyük emeği veren annelerinin de hayatlarına dokunuyor. 9 yaşındaki down sendromlu ve otizmli kızı Miray Okçu’yu İzmir Büyükşehir Belediyesi Yurdoğlu Engelli Çalışmaları Merkezi’ne götüren anne Okçu, tıpkı kızı gibi kendi hayatına da renk geldiğini söylüyor. İleri düzeyde bilişsel, algısal ve hareket gelişimi bozukluğuna sahip Miray Okçu, özel eğitim alırken, anne Songül Okçu ise aynı merkezde yoga, dans, resim gibi eğitimlere katılıyor, gezilere gidiyor ve psikososyal destek alıyor. Merkeze gelmeye başlamadan önce hayatlarının tek düze olduğunu söyleyen Okçu, "Hayatımızda renk yoktu, ışık yoktu. Umutlarımız tükenmişti. Hem çocuğum hem de kendim hayattan kopmuştuk. Hayatımıza can geldi, renk geldi. Özel olduğumuzu, yalnız olmadığımızı burada anladık. Arkamızda dağ gibi durdular. Burada hayatımıza ışık oldular" diye konuştu. "İyi ki özel çocuk annesiyim diyorum" "Özel çocuk annesi olmak; mücadele, emek ve sabır demek. Tüm anneler elbette mücadelecidir ama bizim çabamız çoğu zaman iki kat fazla olmak zorunda kalıyor" diyen Okçu, anneliği "beklemek" kavramıyla tanımladı. "Anne; ocağın başında, hasta çocuğunun başında bekler. Beklemediği tek şey ise sevgidir" ifadelerini kullanan Okçu, merkezin kendilerine karşılıksız destek sunduğunu belirtti. Kızının merkeze başladığında merdivenleri inip çıkamadığını anlatan Okçu, hareket eğitimi dersleri sayesinde artık bunu bağımsız şekilde yapabildiğini söyleyerek, "Sadece engelli çocuklara değil, bizim gibi özel çocuklara sahip annelere olan destekleri, anlatsam kelimelere sığmaz. Burayı tanıdıktan sonra ‘iyi ki özel çocuk annesiyim’ diyorum. Başkan Tugay’ın burasını açtığını duydum ve koşarak geldim. Özel ilgiyle karşılandım. Özel bir çocuk annesi olarak özel bir muamele gördüğüm tek alan burası oldu" ifadelerini kullandı. "Artık çaresiz ve yalnız değiliz" Engelli çocuk anneleri için toplumda empati duygusunun gelişmesi gerektiğini belirten Okçu, "Bu kurumdan aldığım desteği toplumun her alanında görmek isterim. Bizi anlayın, farkında olun, birlikte olalım ve bize destek olun. Bu merkezi normal bir kurum olarak görüyordum ama hizmet aldıkça ‘kurum’ kelimesi çok hafif kaldı. Çünkü burası bizim için ev, sıcak bir yuva, sığındığımız bir liman oldu. Bizimle o kadar ilgililer ki ‘özel’ kelimesi benim hayatımda sadece ‘özel çocuğu olan anne’ olarak vardı. Benim bugüne kadar hiç özel bir diyetisyenim olmadı, özel bir psikoloğum, özel aile danışmanım olmadı; ta ki buraya gelene kadar. Artık çaresiz ve yalnız değiliz. Bunu iliklerime kadar hissediyordum" sözlerine yer verdi. "Başkan Tugay sayesinde yalnız olmadığımızı hissettik" Merkezde sadece kızının eğitim alacağını düşünürken, aslında kendi hayatının da değiştiğini söyleyen Okçu, "Her alanda bütün aktivitelerden yararlanıyorum. Geziler yapıyoruz; ilk kez Ödemiş’e gittim. Psikoloğumuz var, diyetisyenimiz var. Sağlıklı yaşamı öğrendim ve 6 kilo verdim. Burada yoga yapıyorum, dans eğitimlerine katılıyorum, el sanatları, resim derslerine katılıyorum. Burası bizim nefes aldığımız bir yer. Çünkü özel çocuk anneleri olarak zorlanıyoruz. Böyle kurumlar ve Başkan Tugay sayesinde artık yalnız olmadığımızı hissettik. Özel çocuk anneleri olarak artık güçlüyüz, dik duruyoruz ve özgüven sahibiyiz. Bunun mimarı olan Başkan Tugay’a yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Okçu, kızının merkeze gelmeden önce kendi vücuduna zarar verdiği için kask ve eldiven takmak zorunda olduklarını, ancak merkezde aldığı eğitimlerden sonra gelişme kaydettiğini ve bu gibi önlemler almamaya başladıklarını sözlerine ekledi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:37 Direksiyon başında bir anne, durakta bekleyen dört kalp İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü’nde otobüs şoförlüğü yapan Zerrin Tuncay Karadavut, dördüz çocuklarının kendisine hazırladığı sürprizle unutamayacağı bir Anneler Günü yaşadı. Karadavut, sefer sırasında duraktan yolcu olarak binen çocuklarının kendisine verdiği çiçekler karşısında bir hayli duygulandı. ESHOT Genel Müdürlüğü çatısı altında görev yapan 300’e yakın kadın şoförden biri olan 51 yaşındaki Zerrin Tuncay Karadavut, Anneler Günü’nde büyük bir mutluluk yaşadı. ESHOT’un 472 numaralı İşçi Evleri - Tınaztepe hattında çalışan dördüz annesi Zerrin Tuncay Karadavut, Buca Papatya durağına yanaştığında ilkokul birinci sınıfa giden 6 yaşındaki Kumsal Nazik, Doruk, Kayra ve Ömer isimli çocuklarının sürpriziyle karşılaştı. Çiçeklerle annelerini bekleyen dördüzler, Karadavut’un durağa yanaşmasıyla otobüse bindi ve annelerine sarılarak Anneler Günü’nü kutladı. "Çok heyecanlandım, mutlu oldum" Çocuklarını kucaklayan Zerrin Tuncay Karadavut, "Beklemiyordum, hazırlıksız yakalandım. Bu sürpriz çok hoşuma gitti. Çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Heyecanlı bir gün, Anneler Günü. Bu duyguyu yaşamak için anne olmak gerekiyormuş; Yaradan bana bir değil dört çocuk verdi" dedi. İşini severek yaptığını dile getiren Karadavut, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşim zevkli ama bir o kadar da yorucu. Otobüs kullanmayı seviyorum. Çocukluğumdan beri araba kullanıyorum. Çocuklarıma da yavaş yavaş öğretmeye başladım. Babalarıyla birlikte motor sürüyorlar. Trafiğe çıktığımda kendimin ve yolcularımın güvenliğini düşünüyorum. Herkesin evine sağlıklı gitmesini istiyoruz. Herkesin bekleyeni var. Ben gelmeden çocuklarım bensiz uyumuyor." Annelerine sarılarak kutladılar Karadavut’un dördüz çocuklarından Kumsal Nazik, "Annemi direksiyon başında görmek beni çok mutlu ediyor. Onu çalışırken izlemek gurur verici" dedi. Ömer, "Annem geldiğinde bizi öptü, sarıldı. O an çok duygulandım, çok güzeldi" ifadelerini kullandı. Kayra, "Annemi beklerken çok heyecanlandım. Onu görünce dünyanın en mutlu çocuğu gibi hissettim" dedi. Doruk ise "Annemi görünce çok heyecanlandım. Otobüsüne bindik, birlikte gezdik ve fotoğraf çektirdik. Annemi çok seviyorum" diye konuştu. Çocuklar annelerine sarılarak Anneler Günü’nü kutladı.
HPV aşısı olduktan sonra da düzenli kontroller aksatılmamalı
15 Eylül 2025 Pazartesi - 14:35 HPV aşısı olduktan sonra da düzenli kontroller aksatılmamalı HPV aşısının kansere karşı son derece etkili bir koruma sağladığını ancak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Sönmez Yalçınkaya, "Aşı, bilinen en yaygın ve riskli HPV tiplerine karşı yüksek oranda koruma sağlasa da virüsün tüm tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamaz ve hâlihazırda var olan bir enfeksiyonu tedavi etmez. Bu yüzden rahim ağzı kanserini erken evrede tespit etmek için yapılan Smear testleri ve HPV taramaları, aşıdan bağımsız olarak her kadının yaşamının bir parçası olmaya devam etmelidir" dedi. Medical Park İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Sönmez Yalçınkaya, HPV aşısının kansere karşı en güçlü koruyucu adımlardan biri olduğunu, ancak düzenli Smear ve HPV testlerinin mutlaka devam etmesi gerektiğini söyledi. "HPV kansere yol açabilir" Human Papillomavirus’un (HPV) dünyada hem kadın hem de erkeklerde en yaygın cinsel yolla bulaşan viral enfeksiyonlardan biri olduğunu dile getiren Op. Dr. Yalçınkaya, "Çoğu zaman herhangi bir belirti göstermese de, bazı HPV tipleri yalnızca genital siğillere sebep olurken bazı HPV tipleri rahim ağzı, anüs, ağız ve gırtlak gibi bölgelerde de kansere yol açabilir. Bu noktada HPV aşısının sunduğu koruma büyük önem kazanır" dedi. Aşının bağışıklık sistemini virüs proteini ile tanıştırarak gerçek bir enfeksiyon durumunda savunmaya hazır hale getirdiğini söyleyen Op. Dr. Yalçınkaya, "İçerdiği proteinler sayesinde bağışıklık sistemimiz HPV’yi bir tehdit olarak algılar ve ona karşı antikorlar üretir. Böylece virüse maruz kalındığında vücut onu etkisiz hale getirebilir ve enfeksiyonun ilerlemesini, dolayısıyla da kanser veya siğil gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasını engelleyebilir" diye konuştu. "Aşı düzenli kontrollerin yerine geçmez" HPV aşısının kansere karşı son derece etkili bir koruma sağladığını ancak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Yalçınkaya, "Aşı, bilinen en yaygın ve riskli HPV tiplerine karşı yüksek oranda koruma sağlasa da, virüsün tüm tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamaz, hâlihazırda var olan bir enfeksiyonu tedavi etmez. Bu yüzden rahim ağzı kanserini erken evrede tespit etmek için yapılan Smear testleri ve HPV taramaları, aşıdan bağımsız olarak her kadının yaşamının bir parçası olmaya devam etmelidir" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis hayat kurtarır" Smear testinin rahim ağzı hücrelerindeki anormal değişiklikleri ortaya çıkardığını aktaran Op. Dr. Yalçınkaya, "Bu hücreler henüz kanser aşamasına gelmeden yıllar önce tespit edilebilir ve tedavi edilebilir. HPV taraması ise yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını doğrudan belirler. Bu iki testin kombinasyonu, potansiyel bir problemi henüz kanserleşme aşamasına gelmeden çok önce saptama ve müdahale etme imkânı sunar" şeklinde konuştu. Rahim ağzı kanserinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Yalçınkaya, "Erken teşhis, tedavinin başarısında kritik bir rol oynar. HPV aşısı geleceğinizi koruyan güçlü bir kalkan görevi görürken, düzenli Smear ve HPV taramaları bu kalkanı tamamlayan hayati bir adımdır. Her iki koruma yöntemini de ihmal etmeyerek kendinize ve geleceğinize yatırım yapın" diyerek sözlerini tamamladı.
Altay, bu sezon 3 maç oynadı ve skor üretemedi
15 Eylül 2025 Pazartesi - 13:03 Altay, bu sezon 3 maç oynadı ve skor üretemedi Altay, bu sezon ligde ve kupada toplam 3 maç oynamasına rağmen henüz rakip fileleri havalandırmayı başaramadı. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay’da skor üretme konusunda sorunlar yaşanmaya devam ediyor. Ligdeki ilk iki haftada 1 mağlubiyet 1 beraberlik alan siyah-beyazlılar, topladığı 1 puanla düşme hattında yer alıyor. Bu süreçte rakip fileleri sarsamayan İzmir ekibi, ligdeki gol atamayan tek takım konumunda bulunuyor. Ramazan Kurşunlu yönetimindeki Altay, Ziraat Türkiye Kupası 1. Tur mücadelesinde de Bursa Yıldırımspor’la deplasmanda karşı karşıya gelmiş ve rakibine 2-0 mağlup olmuştu. Böylece siyah-beyazlılar, yeni sezonda şu ana kadar tüm kulvarlarda çıktığı 3 karşılaşmada 4 gol kalesinde görürken skor üretmeyi ise başaramadı. Ramazan Kurşunlu forvetini arıyor Transfer yasağından dolayı kısıtlı imkanlarla sahaya çıkan Altay’da Teknik Direktör Ramazan Kurşunlu forvetini aramaya devam ediyor. Bursa Yıldırımspor’la oynanan kupa karşılaşmasına forvet pozisyonunda Murat Uluç’la başlayan Kurşunlu, sezonun ilk lig maçı olan Uşakspor mücadelesine de yine Uluç’la başladı. Bu iki karşılaşmada skor üretemeyen Altay’da forvet hattında değişiklik yapıldı ve iç sahadaki Ayvalıkgücü Belediyespor karşılaşmasına en uç bölgede Mehmet Onur Yıldız’la başlandı. Böylece Ramazan Kurşunlu golcü pozisyonunda henüz ideal ismine karar veremedi. Denizli İdmanyurdu maçında deneyimli çalıştırıcının hangi oyuncuyla çıkacağı merakla bekleniyor.
Burhanettin Basatemür: "Hedefi ve amacı olan bir genç takım kurduk"
15 Eylül 2025 Pazartesi - 11:32 Burhanettin Basatemür: "Hedefi ve amacı olan bir genç takım kurduk" Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür, takımın durumuyla ilgili, "Biz genç bir takım kurduk ama iştahı olan, hedefi olan, amacı olan ve bu büyük camiaya geldiğinden dolayı mutlu olan oyuncular aldık. Hatta birçok oyuncu daha fazla para veren kulüpler varken burayı tercih etti" dedi. TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezona 2’de 2 yaparak başlayan Karşıyaka’da Teknik Direktör Burhanettin Basatemür, takımın durumuyla ve hedefleriyle ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Sezona başlarken geçen seneki kadronun hemen hemen hepsini değiştirdiklerini ifade eden Basatemür, "Sadece oynayan kadrodan sol bek Ferdi Burgaz kaldı ve tamamen yenilenmiş bir kadroyla başladık. Geçen yılki bütçelerin yarısına kurulan bir takımla başladık. Çok genç bir takım oldu. Ama bildiğim oyuncular, inandığımız oyuncular, seyrettiğimiz, takip ettiğimiz oyunculardan kurulu bir takım oldu. Bu genç oyuncularla lige iyi başlamak önemliydi. Çünkü moral motivasyon açısından lige iyi başlamak, özgüven açısından lige iyi başlamak önemliydi. İkide iki yaparak başladık. İyi bir kadro oldu. Hedefi olan, amacı olan bir kadro oldu. Genç ama yetenekli bir kadro oldu. Hepsinden de şu ana kadar memnunuz" diye konuştu. "Karşıyaka’nın hedefi hep en üst sıra olmalı" Takımın hedefi hakkında konuşan Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür, "Karşıyaka’nın bulunduğu lig hangi lig olursa olsun hedefi en üst sıra olmalı. O formanın ağırlığı o camianın büyüklüğü bile bunun için yeterli. Biz genç bir takım kurduk ama iştahı olan, hedefi olan, amacı olan ve bu büyük camiaya geldiğinden dolayı mutlu olan, hatta birçok oyuncu daha fazla para veren kulüpler varken burayı tercih etti. Tek amaçları bu büyük camiada futbol oynamaktı. Gerçekten aidiyet duygusu hissederek oynuyorlar. Bütün oyuncular bu şekilde oynuyor. O yüzden skora da oyuna da o şekilde yansıyor. Ama işin henüz çok başındayız ve çok erken. Ayaklarımızı yere basarak devam etmek zorundayız. Futbol havaya girmeyi kaldıracak bir oyun değil. Havaya girecek bir durum da yok zaten. Çünkü daha işin çok başındayız" cümlelerine yer verdi. "Kütahyaspor, iddialı bir kadro kurdu" Kütahyaspor’un yüksek bütçeli iddialı bir kadro kurduğunu söyleyerek hafta sonu alınan galibiyete değinen Basatemür, "Güzel bir kadro kurdular. Yetenekli ve iyi oyuncular aldılar. Lige deplasmanda çok iyi bir galibiyet alarak başladılar. Ama bu haftaki Kütahya maçının ilk yarısı tamamen belki bizim kontrolümüzdeydi. Çok sayıda pozisyon bulduk. Skoru 3-4 yapabilecek pozisyonlar bulduk. Ama sadece birini gole çevirebildik. İkinci yarı tabii işler biraz değişti. İlk 10-15 dakika, ikinci yarının 15 dakikası Kütahya’nın daha etkili olduğu bir oyun şeklinde geçti. Yapılan değişikliklerden sonra ikinci yarının 15. ve 20. dakikasından sonra ise yine oyun tekrar ortaya döndü ve bize döndü. Güzel bir golle de galip gelmiş olduk. Yani maçın geneline baktığımızda hak ettiğimiz bir galibiyetti" ifadelerini kullandı. "Kupada ilerleme taraftarıyım" Kupada ilerlemek istediğini söyleyen Basatemür, "Çünkü 25-26 kişilik kadromuz var. Eğer kupada ilerleyebilirsek, tüm oyuncularımızı resmi maçlarda oynatma şansımız da olacak. Bu oyuncular için de güzel bir şey. Herkesi hazır tutma adına da güzel bir şey. Yani bu amaçla, bu düşünceden dolayı kupada turu geçmek istiyoruz. Genç oyuncularımızla oynayacağız. Ben Karşıyaka taraftarının gelip genç oyuncularımıza destek olmasını istiyorum" şeklinde konuştu.
Menemen FK’dan 2 maçlık galibiyet serisi
15 Eylül 2025 Pazartesi - 11:01 Menemen FK’dan 2 maçlık galibiyet serisi Menemen FK, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta arka arkaya Adanaspor ve Isparta 32 Spor’u mağlup ederek iki maçlık galibiyet serisine imza attı. TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, ligin ilk dört haftasında sergilediği performansla adından söz ettirmeye başladı. Mütevazı kadrosuna rağmen başarılı sonuçlara imza atan İzmir temsilcisi, sezona etkileyici bir başlangıç yaptı. İlk hafta deplasmanda Yeni Mersin İdman Yurdu’nu 4-1 mağlup ederek sezona güçlü bir giriş yapan Menemen FK, ikinci hafta ise evinde Arnavutköy Belediyespor’a karşı 3-0’lık şok bir yenilgi aldı. Daha sonra hızlı bir şekilde toparlanan teknik direktör Bilal Kısa’nın öğrencileri, üçüncü hafta karşılaşmasında Adanaspor’u deplasmanda 5-0 mağlup etti. İzmir ekibi, son olarak da hafta sonu oynanan 4. hafta mücadelesinde de Isparta 32 Spor’u taraftarının önünde 3-1 mağlup etti. Böylece son iki maçında iki maçlık galibiyet serisine imza atan sarı-lacivertliler, puanını 9’a çıkararak 4. sıraya yerleşti. Menemen FK, en skorer üçüncü takım Yeni sezona etkili bir giriş yaparak 4 maçta 3 galibiyet ve 1 mağlubiyete imza atan Menemen FK, gol yollarında da dikkat çekmeyi başardı. Şu ana kadar 12 gol kaydeden sarı-lacivertliler, maç başına 3 gol ortalamasını yakaladı. İzmir ekibi bu alanda 13 gollü lider Bursaspor ve Isparta 32 Spor’un ardından en iyi takım konumunda bulunuyor.
Göztepe, ligde kaybetmeyen üç takımdan birisi
15 Eylül 2025 Pazartesi - 10:05 Göztepe, ligde kaybetmeyen üç takımdan birisi Göztepe, Trendyol Süper Lig’de Galatasaray ve Fenerbahçe’yle birlikte kaybetmeyen üç takımdan birisi konumunda bulunuyor. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de ilk 5 hafta itibarıyla gösterdiği performansla dikkat çekti. Ligin ilk haftasında Çaykur Rizespor’u deplasmanda 3-0 mağlup eden sarı-kırmızılılar, ikinci hafta ise Fenerbahçe ile Gürsel Aksel’de golsüz berabere kaldı. Üçüncü hafta yine bir dış saha maçında Karagümrük’ü 2-0’la geçen İzmir ekibi, daha sonra Konyaspor’la içeride, Kayserispor’la da dışarıda 1-1 berabere kaldı. Böylece şu ana kadar 2 galibiyet ve 3 beraberliğe imza atan Göztepe, yenilgi yüzü görmedi. Stanimir Stoilov’un öğrencileri, ligin şampiyonluk adaylarından olan Galatasaray ve Fenerbahçe’yle birlikte mağlubiyet yüzü görmeyen üç takımdan birisi konumunda bulunuyor. Sarı-kırmızılılar kalesinde en az gol gören takımlar arasında Ligin ilk 5 haftasında 9 puan toplayarak yoluna yenilgisiz devam eden Göztepe, savunma performansıyla öne çıktı. İzmir temsilcisi, şu ana kadar üç maçta kalesini gole kapatırken, sadece son iki karşılaşmada birer gol yedi ve rakiplerine toplamda 2 kez gol izni verdi. Bu performansıyla ligin en az gol yiyen takımlarından birisi olan Göztepe, bu alanda sadece 1 golle Galatasaray’ın gerisinde yer alıyor. Fenerbahçe ve Trabzonspor ise Göztepe ile birlikte kalesinde 2 gol gören diğer ekipler arasında bulunuyor.
Ege Üniversitesi "EAIE 2025" fuarında Türkiye’yi temsil etti
15 Eylül 2025 Pazartesi - 09:58 Ege Üniversitesi "EAIE 2025" fuarında Türkiye’yi temsil etti Avrupa’nın en prestijli yükseköğretim etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Avrupa Uluslararası Eğitim Birliği (EAIE) Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından üniversiteleri, akademisyenleri ve eğitim profesyonellerini bir araya getirdi. İsveç’in Göteborg kentinde düzenlenen fuarda Ege Üniversitesi, Türk yükseköğretimini uluslararası düzeyde temsil etti. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak "Üniversitemizin bilimsel altyapısını, yayın kalitesini ve ‘Araştırma Üniversitesi’ kimliği ile öne çıkan güçlü akademik yapısını fuar kapsamında katılımcılara tanıttık. Temsilcilerimiz, Avrupa çapında yükseköğretim kurumlarıyla bir araya gelerek yeni iş birlikleri ve ortak proje fırsatları üzerinde görüşmeler gerçekleştirdi. Fuarda ayrıca uluslararası üniversiteler sıralamasında ilk 100 içerisinde yer alan birçok Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika üniversitesiyle görüşmeler yapıldı ve çeşitli iş birliği anlaşmaları imzalandı. Bu anlaşmalar şüphesiz ki üniversitemizin akademik ağını küresel ölçekte daha da genişletecek" dedi. Fuarı değerlendiren Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Doç. Dr. İlker Aydın, "Ege Üniversitesi olarak uluslararasılaşma hedeflerimiz doğrultusunda EAIE 2025’te yer almak bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu. Fuar, akademik iş birliklerini geliştirmek, yeni projeler üretmek ve Türk yükseköğretiminin dünyadaki görünürlüğünü artırmak açısından bizlere çok önemli fırsatlar sundu. EAIE 2025, Ege Üniversitesinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırması ve Türk yükseköğretiminin küresel ölçekte tanıtımı açısından stratejik bir adım oldu. Bu süreçte bizlere her zaman destek olan Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a katkılarından dolayı teşekkür ederiz" diye konuştu. Etkinlik kapsamında Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Ege Üniversitesi standını ziyaret etti. Astarcı, yeni Erasmus projeleri için üniversiteyi tebrik ederek Ege Üniversitesinin Avrupa’daki görünürlüğünün ve Türkiye’nin uluslararası akademik iş birliklerine katkısının önemli olduğunu belirtti.
Bergama’da İZSU krizi: Su boşa akıyor
14 Eylül 2025 Pazar - 15:19 Bergama’da İZSU krizi: Su boşa akıyor İzmir’in Bergama ilçesinde şebeke hattında meydana gelen patlak nedeniyle 15 gündür su boşa akarken, İZSU ekiplerinin yaptığı özensiz tamiratın ardından arızanın yeniden oluştuğunu belirten vatandaşlar duruma tepki gösterdi. İzmir genelinde etkisini sürdüren su krizi, kentteki altyapı sorunları nedeniyle daha da derinleşiyor. Şebeke hattında meydana gelen arızalar yüzünden birçok mahallede içme suyu boşa akıyor ve su kayıpları ciddi boyutlara ulaşıyor. Bu sorunların yerlerden biri olan Bergama ilçesine bağlı Maltepe Mahallesi Kahraman Sokak’ta yaklaşık 15 gün önce meydana gelen su patlağı, halen onarılmadığı için tonlarca suyun boşa akmasına neden oluyor. Sorunun çözümü için muhtarlık tarafından defalarca İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne (İZSU) dilekçe verilmesine rağmen şebeke hattının yenilenmediği belirtildi. Mahalle sakinleri, uzun süredir aynı noktada meydana gelen patlaklardan bıktıklarını dile getirerek, altyapı hattının değiştirilmemesi nedeniyle boruların her hafta yeniden patladığını kaydetti. "Üstün körü tamir yapılıyor" İZSU ekiplerinin yaptığı tamiratların ardından aynı yerin kısa süre içinde yeniden patladığını belirten vatandaşlar, "Her defasında üstün körü tamir yapılıyor. Sağlam bir işçilik yok. Çalışanlar bu konuda eğitimli değil. Bu yüzden patlaklar tekrar ediyor" diyerek tepki gösterdi.
Prof. Dr. Çağırgan: "Sadece bir tüp kan ile umut olabilirsiniz"
14 Eylül 2025 Pazar - 13:58 Prof. Dr. Çağırgan: "Sadece bir tüp kan ile umut olabilirsiniz" Prof. Dr. Seçkin Çağırgan, lenfomaların erken tanı ve uygun tedavilerle tamamen iyileşebileceğini vurguladı. Kök hücre naklinde uyumlu donörlerin hayati önem taşıdığını belirterek gönüllü bağışçılara çağrıda bulundu. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Hematoloji, Klinik Araştırmalar Kemik İliği Nakil Merkezi hocalarından Prof. Dr. Seçkin Çağırgan, Dünya Lenfoma Farkındalık Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Çağırgan, lenfomaların bağışıklık sisteminden köken alan kanser türleri olduğunu ve günümüzde tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer aldığını vurguladı. Lenfomaların her yaş grubunda görülebildiğini belirten Prof. Dr. Çağırgan, lenf bezlerinin şişmesiyle kendini gösterdiğini ancak karaciğer, dalak, kemik iliği ve beyin gibi iç organlarda da ortaya çıkabileceğini söyledi. Çağırgan, lenfoma tanısı için sadece lenf bezi büyümesi gerekmediğini, aynı zamanda aşırı gece terlemeleri, ateş, iştahsızlık, kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerin de önemli olduğunu ifade etti. Tedavi edilebilir Lenfomaların tek bir hastalık olmadığını, Hodgkin ve Non-Hodgkin olmak üzere iki ana gruba ayrıldığını anlatan Prof. Dr. Çağırgan, Non-Hodgkin lenfomaların ise 50’den fazla alt tipinin bulunduğunu belirtti. Prof. Dr. Çağırgan, düşük dereceli (yavaş ilerleyen) ve yüksek dereceli (hızlı ilerleyen) lenfomaların, hastanın durumuna ve hastalığın tipine göre ayarlanacak tedavilerle tamamen iyileştirilebileceğinin altını çizdi. Erken tanının tedavi başarısını artırdığını, ancak ileri evrelerde bile tam iyileşmenin hedeflendiğini vurguladı. "Kardeşler arası uyum yüzde 30" Kan kanserler, lenfomalar ve kemik iliğinden köken alan diğer bazı kanserler ile aplastik anemi gibi kemik iliği yetmezliği hastalıkları, kalıtsal bağışıklık yetmezliği hastalıkları gibi yaşamı tehdit eden birçok hastalığın tedavisinde allojenik kök hücre naklinin kritik bir rol oynadığını söyleyen Prof. Dr. Çağırgan, başarılı bir nakil için doku gruplarının tam uyumlu olmasının şart olduğunu ifade etti. Kardeşler arasında uyum ihtimalinin sadece yüzde 30 olduğunu belirten Çağırgan, uyumlu donör öneminin altını çizdi. Bu noktada gönüllü bağışçıların hayati bir rol oynadığını dile getiren Prof. Dr. Çağırgan, Türkiye’de TürkKök ve dünyadaki diğer kemik iliği bankalarına kayıtlı milyonlarca gönüllü verici olduğunu belirtti. TürkKök sayesinde hastaların büyük bir kısmına uyumlu donör bulunduğunu ve bu sayede birçok hastanın sağlığına kavuşabildiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Çağırgan, "Sağlıklı bireyler olarak sizler de sadece bir tüp kan vererek gönüllü kök hücre bağışçısı olabilirsiniz. Bu basit adım, lenfoma gibi ciddi hastalıklarla mücadele eden hastalarımız için yaşama tutunma şansı ve umut anlamına geliyor" diyerek konuşmasını tamamladı.