SAĞLIK - 15 Eylül 2025 Pazartesi 14:35

HPV aşısı olduktan sonra da düzenli kontroller aksatılmamalı

A
A
A
HPV aşısı olduktan sonra da düzenli kontroller aksatılmamalı

HPV aşısının kansere karşı son derece etkili bir koruma sağladığını ancak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Sönmez Yalçınkaya, "Aşı, bilinen en yaygın ve riskli HPV tiplerine karşı yüksek oranda koruma sağlasa da virüsün tüm tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamaz ve hâlihazırda var olan bir enfeksiyonu tedavi etmez. Bu yüzden rahim ağzı kanserini erken evrede tespit etmek için yapılan Smear testleri ve HPV taramaları, aşıdan bağımsız olarak her kadının yaşamının bir parçası olmaya devam etmelidir" dedi.


Medical Park İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Sönmez Yalçınkaya, HPV aşısının kansere karşı en güçlü koruyucu adımlardan biri olduğunu, ancak düzenli Smear ve HPV testlerinin mutlaka devam etmesi gerektiğini söyledi.



"HPV kansere yol açabilir"


Human Papillomavirus’un (HPV) dünyada hem kadın hem de erkeklerde en yaygın cinsel yolla bulaşan viral enfeksiyonlardan biri olduğunu dile getiren Op. Dr. Yalçınkaya, "Çoğu zaman herhangi bir belirti göstermese de, bazı HPV tipleri yalnızca genital siğillere sebep olurken bazı HPV tipleri rahim ağzı, anüs, ağız ve gırtlak gibi bölgelerde de kansere yol açabilir. Bu noktada HPV aşısının sunduğu koruma büyük önem kazanır" dedi.


Aşının bağışıklık sistemini virüs proteini ile tanıştırarak gerçek bir enfeksiyon durumunda savunmaya hazır hale getirdiğini söyleyen Op. Dr. Yalçınkaya, "İçerdiği proteinler sayesinde bağışıklık sistemimiz HPV’yi bir tehdit olarak algılar ve ona karşı antikorlar üretir. Böylece virüse maruz kalındığında vücut onu etkisiz hale getirebilir ve enfeksiyonun ilerlemesini, dolayısıyla da kanser veya siğil gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasını engelleyebilir" diye konuştu.



"Aşı düzenli kontrollerin yerine geçmez"


HPV aşısının kansere karşı son derece etkili bir koruma sağladığını ancak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Yalçınkaya, "Aşı, bilinen en yaygın ve riskli HPV tiplerine karşı yüksek oranda koruma sağlasa da, virüsün tüm tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamaz, hâlihazırda var olan bir enfeksiyonu tedavi etmez. Bu yüzden rahim ağzı kanserini erken evrede tespit etmek için yapılan Smear testleri ve HPV taramaları, aşıdan bağımsız olarak her kadının yaşamının bir parçası olmaya devam etmelidir" ifadelerini kullandı.



"Erken teşhis hayat kurtarır"


Smear testinin rahim ağzı hücrelerindeki anormal değişiklikleri ortaya çıkardığını aktaran Op. Dr. Yalçınkaya, "Bu hücreler henüz kanser aşamasına gelmeden yıllar önce tespit edilebilir ve tedavi edilebilir. HPV taraması ise yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını doğrudan belirler. Bu iki testin kombinasyonu, potansiyel bir problemi henüz kanserleşme aşamasına gelmeden çok önce saptama ve müdahale etme imkânı sunar" şeklinde konuştu.


Rahim ağzı kanserinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Yalçınkaya, "Erken teşhis, tedavinin başarısında kritik bir rol oynar. HPV aşısı geleceğinizi koruyan güçlü bir kalkan görevi görürken, düzenli Smear ve HPV taramaları bu kalkanı tamamlayan hayati bir adımdır. Her iki koruma yöntemini de ihmal etmeyerek kendinize ve geleceğinize yatırım yapın" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.