Yerel Haberler
İzmir
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 1 - Gaziantep FK: 0 (İlk yarı) 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:55:37 Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Göztepe, sahasında Gaziantep FK ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı ev sahibi takımın 1-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 4. dakikada sağ kanattan Jeferson’un ön direğe yaptığı ortada Antunes’in dokunuşunda, top savunmadan Abena’ya çarparak ağlarla buluştu. 1-0 17. dakikada sol kanattan Juan’ın pasında ceza sahası içinde Antunes’in şutunda kaleci Burak topu kurtardı. 24. dakikada sağ kanattan Jeferson’un arka direğe doğru ortasında Cherni’nin şutunda top yandan dışarı çıktı. 33. dakikada sol kanattan Maxim’in kullandığı köşe vuruşunda direkt kaleye giden topu kaleci Liss kurtardı. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Batuhan Kolak, Kürşathan Akın, Azad İlhan Göztepe: Mateusz Lis, Allan, Heliton, Malcom Bokele, Arda Okan Kurtulan, Anthony Dennis, Novatus Miroshi, Cherni, Alexis Antunes, Jeferson, Juan Yedekler: Mehmet Şamil Öztürk, Taha Altıkardeş, İsmail Köybaşı, Uğur Kaan Yıldız, Ege Yıldırım, Ogün Bayrak, Musah Mohammed, Guilherme Luiz, Yusuf Ali Şirin Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Gaziantep FK: Burak Bozan, Nazım Sangare, Myenty Abena, Arda Kızıldağ, Deian Sorescu, Drissa Camara, Victor Gidado, Kevin Rodrigues, Kacper Kozlowski, Alexandru Maxim, Mohamed Bayo Yedekler: Zafer Görgen, Luis Perez, Ali Mevran Ablak, Karamba Gassama, Christopher Lungoyi, Ali Osman Kalın Teknik Direktör: Mirel Radoi Gol: Myenty Abena (dk. 4 k.k.) (Göztepe) Sarı kart: Mohamed Bayo (Gaziantep FK)
Çeşme’de "Gaziler Günü" törenle kutlandı
19 Eylül 2025 Cuma - 20:43 Çeşme’de "Gaziler Günü" törenle kutlandı İzmir’in Çeşme ilçesinde "Gaziler Günü" düzenlenen törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Garnizon Komutanı İstihkâm Albay Erol Dağdeviren, Belediye Başkanı Lâl Denizli, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Şahin Şevli, resmi kurum amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, mahalle muhtarları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sunuculuğunu Deniz Önol’un yaptığı törende; Çeşme Kaymakamlığı, Çeşme Belediyesi, siyasi partiler ve STK’lar Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Kaymakam Maraşlı, Şeref Defteri’ni imzaladı. Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, şeref defterine şu ifadeleri yazdı: "Aziz ve kahraman gazilerimiz, Şanlı tarihimiz boyunca bağımsızlık ve istiklal uğruna aziz vatanımızı canı pahasına koruyan ecdadımız, ‘Ölürsem şehit, kalırsam gazi’ anlayışıyla girdikleri her mücadeleden zaferle çıkmıştır.Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal Atatürk’e Gazi ünvanı verildiği günün yıldönümünü, bugün Gaziler Günü olarak kutlamaktayız. Ülkemizin her karış toprağında vatanını, bayrağını ve kutsal değerlerini korumak için en zor şartlarda canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen gazilerimiz; milletimizin medar-ı iftiharıdır. Bugün üzerinde huzur ve kardeşlik içinde yaşadığımız bu topraklar, şehitlerimiz ve gazilerimizin bizlere emanetidir. Bu mukaddes emaneti korumak ve gelecek nesillere gurur duyacakları bir Türkiye bırakmak, en önemli vefa borcumuzdur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle; hayatta olan gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, Gaziler Günü’nüzü kutluyorum." "Gazilik, milletin özgürlüğe adanmış hayatlarının simgesidir" Törende söz alan Gazi Sertan Dal, gaziliğin yalnızca bir unvan değil, milletin bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin en güçlü simgesi olduğunu vurguladı. Dal, "Dün Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Kıbrıs’ta omuz omuza mücadele eden milletimiz, bugün de terörle mücadelede aynı kararlılıkla ayaktadır. Gaziler, ay yıldızlı bayrağın dalgalanmasının yaşayan simgesi ve milletin birlik ruhunun en canlı örnekleridir. Önemli olan, ay yıldızlı bayrağımızın semalarda özgürce dalgalanmasıdır. Çünkü biliyoruz ki düşen bayrak, düşen vatan demektir. Ancak bu aziz millet bayrağını yere düşürmemiştir, düşürmeyecektir" dedi. Başkan Denizli gazilerin elini öptü Tören, 16 Eylül Öykü Yağmur Serter tarafından okunan şiirle devam etti. Program, gaziler ve protokol üyelerinin toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. Törenin ardından Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, törene katılan gazilerin ellerini tek tek öperek bir süre sohbet etti. Tören, Çeşme Belediyesi’nin yaptığı ikramlarla sona erdi.
İzmir Büyükşehir yolsuzluk davasında Soyer ve Aslanoğlu savunmalarını yaptı
19 Eylül 2025 Cuma - 18:27 İzmir Büyükşehir yolsuzluk davasında Soyer ve Aslanoğlu savunmalarını yaptı İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturmada kooperatiflerdeki usulsüzlük iddiaları ile ilgili açılan davanın ilk duruşması başladı. Mahkemede savunmasını yapan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Hangi niyet ve kastla hareket ettiğimizi, hangi sosyolojik ve toplumsal hakikatler ve gerekçelerle arkadaşlarımla birlikte serbest bırakılmamızı talep ettiğimi ortaya koymaya gayret edeceğim" dedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı bir soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan Serbest bırakıldı. İddianame hazırlandı İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe - Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 11’i tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar hakim karşısında Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP PM Üyesi Şenol Aslanoğlu ve eski Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 11’i tutuklu 65 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıklar hakkında, her bir suç için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşması, bugün saat 09.30’da Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içindeki mahkeme salonunda başladı. Soyer: "Tek kişilik bir hücrede hayattan koparılmaya çalışıldığımı düşünüyorum" Celsede savunmasını yapan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "80 gündür hapisteyim. Neden özgürlüklerimden mahrum kaldığımı, sevdiklerimden uzaklaştırıldığımı, tek kişilik bir hücrede hayattan koparılmaya çalışıldığımı düşünüyorum. İddianamedeki 4-5 iddianın ana hattını oluşturduğunu görüyorum. Her biri benden daha iyi hukukçular olan avukatlarım, İZBETON Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri olarak, kooperatiflerle yapılan protokollerde geç imza atmış olmamızın neden hukuka uygun oluğunu, kooperatiflerle yapılan anlaşmaların neden karma bir sözleşme sayılması gerektiğini, hak sahiplerine ödenmiş ve ödenecek kira bedellerinin neden kamu zararı sayılamayacağını, neden nitelikli dolandırıcılık suçunun hiçbir unsurunun oluşmadığını gerekçeleriyle beraber takdirinize sunacaklar. Ben de hukuku onlara bırakıp, hangi niyet ve kastla hareket ettiğimizi, hangi sosyolojik ve toplumsal hakikatler ve gerekçelerle arkadaşlarımla birlikte serbest bırakılmamızı talep ettiğimi ortaya koymaya gayret edeceğim" ifadelerini kullandı. "CHP, AK Parti, MHP, İYİ Parti oylarıyla bir Meclis kararı aldık" İzmir Büyükşehir Belediyesi meclisi olarak 10 yıldır bekleyen kentsel dönüşüm sorunu ile ilgili bir adım attıklarını aktaran Soyer, "Oybirliğiyle yani CHP, AK Parti, MHP, İYİ Parti oylarıyla bir meclis kararı aldık. Bu karar ile 6306 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca İzmir Büyükşehir Belediyesi ve belediyemiz şirketi olan İZBETON arasında yapılan protokol oybirliğiyle kabul edildi. Böylece 10 yılı aşkın süredir evlerini bekleyen hak sahiplerinin olduğu ve tamamen kilitlenmiş kentsel dönüşüm süreçlerini tekrar başlatmış olduk. Diğer taraftan bazı kentsel dönüşüm ihalelerine İZBETON şirketini sokarak, müteahhitleri ihaleye girmeye teşvik ettik. Örneğin; Ege Mahallesi 1. Etap, Örnekköy 2. Etap, 5. Etap ve Gaziemir Aktepe- Emrez 2. Etap kentsel dönüşüm alanları ihalelerine İZBETON’u soktuk ve ihaleler müteahhitler üzerinde kaldı. Görev sürem içerisinde, önceki dönem başlayan Uzundere 2. Etap ve Örnekköy 1. Etap inşaatlarını tamamladık" diye ekledi. "Müteahhitlerin karlı görmemeleri nedeniyle ihalelere girmedikleri için yürümüyordu" Savunmasına devam eden Soyer, "İhalesini gerçekleştirdiğimiz Örnekköy 2. Etabın da inşaatını başlatıp bitirdik ve hak sahipleri güvenli konutlarına geçtiler. Toplam bin 150 anahtar teslimi gerçekleştirdik, bin 575 bağımsız birimin imalatı müteahhitler eliyle bu kapsamda devam ediyor. Depremden sonra çaresiz kalan binlerce orta hasarlı binanın yıkılıp yeniden yapılmasını mümkün kılacak bir kooperatifçilik modelini ‘Halk Konut’u o günlerde hayata geçirdik. Bu modelin; inşaatlardaki gecikmeler ya da hak sahiplerine yapılan kira ödemelerinin kamu zararına sebep olması gerekçe gösterilerek suçlanması, itibarsızlaştırılması memleketimizin ve şehrimizin gerçekleriyle bağdaşmayacaktır. Depreme dirençli bir kent, depreme dirençli bir ülke oluşturmak için verilmesi gereken mücadeleyi zayıflatacaktır. Bu model bazı sorulara cevap aradığım için ortaya çıkmıştır" diye belirtti. Göreve gelmeden önce vaat ettiklerinin yüzde 87’sini yapmakla gurur duyduğunu ifade eden Soyer savunmasını şu şekilde noktaladı: "Kentsel dönüşüm de o vaatlerim arasındaydı ve 30 Ekim depreminden sonra bu mesele çok daha büyük bir aciliyet ve önem kazandı. Göreve geldiğimde kentsel dönüşüm alanları olarak belirlenmiş yerlerde belediyenin ofisleri açılmış, projelerin çizimi, hazırlığı yapılmış, hak sahipleriyle uzlaşmalar başlamış durumdaydı. Ancak 10 yıl önce başlayan bu çalışmalar müteahhitlerin karlı görmemeleri nedeniyle ihalelere girmedikleri için yürümüyordu. Kamuda devamlılık esas diyerek yeni alanlarda çalışmak yerine öncelikle mevcut alanlardaki sorunları çözmemiz gerektiğine karar verdim. Çözüm için müteahhitlerle birçok görüşme yaptık, hatta mevcut projelerde meclis kararı alarak tadilat yapıp uzlaşma süreçlerini güncelledik ancak ihalelere giren yine de olmadı. Kilitlenmiş kangren olmuş bu meseleyi çözmek için denenmemiş, yeni ve hukuka uygun çözümler bulmak zorundaydım ve bu nedenle elimi taşın altına sokmaya karar verdim. Anlaşılan o ki; hukuk sistemimiz vaatlerini yerine getirmeyen seçilmişlerle, kamu yöneticilerine herhangi bir cezai sorumluluk yüklemiyor." Aslanoğlu: "Bu işin böyle olacağını bilsem bu işe girmezdim" CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise, "Kanun maddesi yazılmış ve sanıklar fikir ve eylem birliği içerisinde nitelikli dolandırıcılıkla suçlanıyor. Belge, kanıt yok. Lehte deliller var. Ben menfaat sağlamamışım, Soyer menfaat sağlamamış. Zarar varsa kişiler arasında oluşur. Bana bu şekilde açılan dava yok. 1 yıl kooperatif başkanlığı yaptığım için yargılanıyorum. CHP İzmir İl Başkanı olunca görevimden ayrıldım. İZBETON’un izin almaması sebebiyle yargılandım. Örnekköy’de hatalı imalat yapılmış, orası benim başkanlık yaptığım yerden kilometrelerce uzak. Orada bir şey gördüler ve tüm projeleri durdurdular. Tüm projelerden tek tek karot aldılar ama bir şey bulamadılar. Kooperatif kendine ait olmayan taşınmazda müteahhitlik hizmeti veremez deniyor. Alt yüklenici için müteahhitlik belgesi kooperatif kanununda üyelerine konut yapmak için vardır. Onların içinde gayrimenkuller ihtisap eder diyor. Arsa sahibi değilsen kooperatif bu işi yapmaz demiyor. Doğru cümle, kooperatif kendine ait taşınmazda iş yapamaz. İmar mevzuatı yönetmeliğine yapılan isnat. Bir yapı ruhsatı var İZBETON’un. Ben CHP İzmir İl Başkanıyım. Bu iş benim yüzümden siyasallaştı. Tunç Bey 500 kere başıma gelse 500 kere bu işi yaparım dedi. Bu işin böyle olacağını bilsem bu işe girmezdim" dedi. Kooperatif davasında hakim, 5 buçukta UYAP güncellemesi olduğunu, bu nedenle duruşmanın 5 buçukta bitirilip; pazartesi günü devam edileceğini açıkladı.
Başkan Saygılı’dan balık ölümleri sonrası İzmir Büyükşehir’e tepki
19 Eylül 2025 Cuma - 17:37 Başkan Saygılı’dan balık ölümleri sonrası İzmir Büyükşehir’e tepki İzmir Körfezi’nde yaşanan balık ölümleriyle ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesine tepki gösteren AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, "Çeyrek asırdır İzmir’i yöneten CHP’li büyükşehir belediye başkanları ile körfez, balıkların bile yaşam mücadelesi verdiği, kokudan geçilmeyen, can çekişen bir körfez gerçeğiyle karşı karşıya" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, bugün sahile vuran ölü balıklarla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesini hedef aldı. Başkan Saygılı yaptığı açıklamada, "Bugün yine Konak sahil şeridinde balık ölümleri yaşandı. Körfez can çekişmeye devam ediyor. Çeyrek asırdır İzmir’i yöneten CHP’li büyükşehir belediye başkanları, her seçim döneminde hemşehrilerimize körfezde yüzme vaadi verdiler. Ancak gelin görün ki, CHP’li başkanlar bu sözünü yerine getiremeden görev süresini tamamladılar. Mevcut Belediye Başkanı Cemil Tugay ise göreve başlarken ’5 yılın sonunda körfezde yüzmeyi vaad edemem ama bugüne oranla daha temiz bir Körfez bırakabilirim’ demişti. Ne var ki, bırakın temiz bir körfezi, son iki yıldır balıkların bile yaşam mücadelesi verdiği, kokudan geçilmeyen, can çekişen bir körfez gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu tablo açıkça gösteriyor ki Cemil Tugay da tıpkı selefleri gibi vaadini yerine getiremeyecek. Olan yine Körfez’deki canlılara ve İzmirli hemşehrilerimize olacak" dedi.
İzmir Büyükşehir yolsuzluk davası: Sanıklar suçlamaları kabul etmedi
19 Eylül 2025 Cuma - 16:19 İzmir Büyükşehir yolsuzluk davası: Sanıklar suçlamaları kabul etmedi İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturmada kooperatiflerdeki usulsüzlük iddiaları ile ilgili açılan davanın ilk duruşması bu sabah başladı. Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanıklar ilk kez hakim karşısına çıkarıldı. Savunma yapan sanıklar, suçlamaları kabul etmedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu ile birlikte 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan Serbest bırakıldı. İddianame hazırlandı İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe - Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 11’i tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar hakim karşısında Davanın ilk duruşması, bugün saat 09.30’da Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içindeki mahkeme salonunda başladı. Mahkeme salonuna hiçbir teknolojik cihazın alınmasına izin verilmezken, izleyici katılımı da birinci derece yakınlarla sınırlandırıldı. Davanın görüldüğü duruşmada, önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve diğer sanıklar salona yoğun alkışlar eşliğinde giriş yaptı. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Eski CHP genel başkanı Hikmet Çetin, milletvekilleri, belediye başkanları ve partililer katıldı. Savunmalara başlandı Başlayan duruşmadan ilk savunma yapan eski genel sekreter Barış Karcı, "Üzerine atılı suçlamaları reddediyorum. Burada olmaktan üzüntü duyuyorum. Kooperatif ve belediye arasında devam davalar var. 41,9 milyon liralık kamu zararı gerçeği yansıtmıyor. Zarar tespiti için inşaatın bitip bitmediğine bakılması lazım. Yeni yönetimin inşaatları bitirmek için tavrını olumlu görüyorum. Kooperatiflerden hiç kimseyi tanımıyorum. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. İkinci savunmayı yapan tutuklu sanık Cihangir Lübiç ise "İnşaat sürecinde kentsel dönüşüm daire başkanlığından gelen memurlar hem ufak hatada çok uzun süre inşaatı durdurdular. 24 ayın 11’i beklemekle geçti. Keyfi raporlarla inşaatları durdurdular. Ben suçsuzum" diye ekledi. Heval Savaş Kaya: "Aleyhimde tek ifade veren Arzu Özçelik’tir" Üçüncü olarak söz verilen sanık eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, "İZBETON ile belediye arasında imzalanan sözleşmeden 1 sene sonra kooperatiflerle sözleşme yaptık. Her sözleşmeyi de belediyeye bildirdik. Belediyeden de bunlara karşı çıkan olmadı. Örnekköy’de inşaat devam ederken kentsel dönüşüm daire başkanı Arzu Özçelik’in talebiyle Karşıyaka’daki etap mühürlendi. Bu tamamen inat üzerine yapılmıştır. Konuyu sansasyonelleştirmiştir. Çünkü bu işin özel müteahhitlerle yapılmasını istiyordu. Enflasyon gibi etkiler vardı. Temel meselemiz finansmandı. Konu siyasi bir boyut kazandı. İnşaatlar projeye uygun olmadığı iddiasıyla 6 ay gecikti. Bu dönemde bir güvensizlik ortamı oluştu, enflasyon arttı ve işleyiş durma noktasına geldi. İnşaatın projeye uygun olduğu anlaşılınca aradaki süreçte bir kalemde fiyatlar 8 kat arttı. Cemil Tugay, Aziz Kocaoğlu’nun bu projesine Tunç Soyer kadar sahip çıkmadı ve anlaşmayı feshetti. Ardından basın aracılığıyla kötü algılar oluşturuldu. Kötü niyet bizde değil, başka arkadaşlarda aranmalı. Temel atma törenleri sosyal medya hesaplarında paylaşılmasına rağmen belediyenin bunlardan haberi olmama ihtimali yoktur. Belediye anlaşmadan önce müteahhit arayışına girdik. Sonrasında İzmir Ticaret Odası’ndan gelen bir heyet kooperatif fikrini bize söyledi. Son çareyle bu işe girdik. Kağıtta 6 ay görünse de bu inşaatlar bir yıldan fazla durdu. Aleyhimde tek ifade veren Arzu Özçelik’tir. İyi niyetle oluşturduğum bu yapının olumsuz etkilenmesi için özel bir kasıtla hareket etmiştir. Kendisini bizzat bilgilendirip fikir almıştık. Bu nedenle kendisi hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Görevde olduğumda KDV hariç 5 milyon lira haksız harcama yaptığım iddia edildi. Ben görevde geldiğimde sadece asfalt ve parke işleri yapılıyordu. Ben geldikten sonra çok sayıda kapsamlı faaliyet alanı oluşturdum. Bu faaliyetlerin duyurulması için misafir ağırlama gibi birçok harcama yapılmıştır. 5 yıllık görev süremde İZBETON bütçesi 10 milyar lira. Birçok alanda faaliyet gösteren şirketin KDV hariç 5 milyon lira harcaması doğaldır. Suç kastım olmamıştır" sözlerini kullandı. Dördüncü olarak savunma veren Daire Başkanı Levent İşler de, "Hiçbir zaman adaletten şaşmadım, kanunlara uydum. İzmir Emniyet Müdürlüğü ve İzmir Valiliği tarafından takdirle ödüllendirildim. İddianamede bahse geçen sözleşmelerin imzalandığı tarihlerde İZBETON Yönetim Kurulu üyesi değildim. Yapılan protokollerde sorumluluğum bulunmamaktadır. İnsanların sağlam ve güvenli evlerde oturmaları için İzmir depreminden sonra kooperatif projelerine hız verildi. Sayıştay bulgusu üzerine, insanların mağdur olmaması ve gecikme yaşanmaması için Genel Müdürün imzaladığı protokollere icazet vermek için bir yönetim kurulu kararı almamız söylendi. Hukuk biriminden olumsuz bildirim gelmedi. Şirket genel müdürümüz Heval Savaş Kaya ve Şirket Yönetim Kurulu Başkanımız Tunç Soyer’in avukat olması ve onlara olan güvenim nedeniyle karara imza attım. Kararımdan şüphem yok. Kötü niyetim söz konusu değil" diye belirtti.
Gaziler Günü, Aliağa’da törenle kutlandı
19 Eylül 2025 Cuma - 15:55 Gaziler Günü, Aliağa’da törenle kutlandı Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, 19 Eylül 1921de ‘Mareşal’ rütbesi ile ‘Gazi’ unvanı verilişinin 104. yıl dönümü Aliağa’da düzenlenen törenle kutlandı. Aliağa Kaymakamlığı tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, gaziler ve yakınları, şehit aileleri, kurum müdürleri, Aliağa Belediyesi başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, siyasi parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda başkanları, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Tören programı; Kaymakamlık makamı, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Aliağa Şube Başkanlığı ile Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği çelenklerinin Atatürk Anıtına sunumu ile başladı. Çelenk sunumları, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Türkiye Muharip Gaziler Derneği Aliağa Şube Başkanı Kıbrıs Gazisi Faruk Seçgin yaptı. Seçgin konuşmasında şunları söyledi: "Sakarya Meydan Muharebesinin kazanılmasından sonra Türk Milleti adına TBMM 19 Eylül 1921 tarihinde bu emsalsiz zaferin anısına zaferin mimarı Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e Gazi unvanı ile mareşal rütbesi tebliğ edilmiştir. Üzerinde yaşadığımız bu toprakların bizler için vatana dönüşmesi, bayrağımızın özgürce dalgalanması şehitlerimizin ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlığının eseridir. Aziz milletimiz bağımsız yaşamayı ve istiklalini korumayı ilke edinerek bu uğurda şehit ve gazi olmayı büyük bir onur ve gurur kaynağı saymıştır. 19 Eylül Gaziler Gün bedeli canla ve kanla ödenmiş bu toprakların vatan olmasında devletin bekası uğrunda canlarını adayanların gurur ve şerefle anıldığı bir gündür. 19 Eylül savaş meydanlarında canlarını ortaya koyarak savaşan fedakâr ve kahraman gazilerimizin şeref ve kahramanlık günüdür. Onlar sayesinde kıvançla nefes alıyoruz. Başta devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimize Allah’tan rahmet; yaşayan gazilerimize sağlık ve mutluluk diliyorum. Gaziler günü kutlu olsun. Ne mutlu Türküm diyene!" Programın devamında Gazi Ortaokulu öğrencilerinden Emir Mızrak ve Mahmut Talha Taşlı, 153 Sayılı Kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal Atatürk’e Gazilik ve Mareşallik Rütbesi verilmesi ile ilgili meclis tutanaklarını okudu. Gazi Ortaokulu öğrencilerinden Görkem Barış Erol, Atatürk’ün meclise ve orduya teşekkür mesajını okurken; Asya Tekmen ise ‘Ya Şehit Ol, Ya Gazi’ isimli şiiri seslendirdi. ‘Gaziler Günü’ programı, Aliağa Kabristanlığında bulunan şehitlik ziyareti ile öğle namazı öncesinde Çarşı Camii’nde Kuranı Kerim Mevlidi okutulması ile sona erdi.
İzmir Körfezi’nde balık ölümleri yeniden başladı
19 Eylül 2025 Cuma - 13:49 İzmir Körfezi’nde balık ölümleri yeniden başladı İZMİR (İHA) – İzmir Körfezi’nde geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümleri bu yaz yeniden baş gösterdi. Körfezde gözle görülen renk değişimi ve sahili saran kötü kokunun ardından, Konak ile Üçkuyular sahil hattında çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu görüldü. Balık ölümlerinin temel nedeni olarak körfezdeki yoğun kirlilik gösteriliyor. İzmir Körfezi’nde son günlerde artan kötü koku ve su yüzeyinde oluşan renk değişimi, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin ederken, bugün öğle saatlerinde Konak sahilinde çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu gözlendi. Sahil boyunca yayılan ağır koku, vatandaşların sahil kullanımını da olumsuz etkiledi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, balık ölümlerinin en önemli sebebinin deniz suyundaki oksijen yetersizliği ve yoğun kirlilik olduğunu söyledi. "Körfez’de müthiş bir kirlilik var" Prof. Dr. Yaşar, İzmir Körfezi’nde son iki yıldır ciddi bir kirlilik yaşandığını belirterek, "Balık ölümleri maalesef son 2 yıldan beri devam ediyor. Körfez’de müthiş bir kirlilik var. Üstelik bu kirliliğin geleceği çok önceden belliydi" dedi. 2020 yılından sonra hem dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e hem de mevcut yönetime mektup gönderdiğini söyleyen Prof. Dr. Yaşar, "Kuraklık geliyor, bu Körfez için felaket olacak dedim. Çünkü tatlı su girişi azaldığında Körfez doğrudan etkileniyor. Ve öyle de oldu" ifadelerini kullandı. Kirlilik nedeniyle geçtiğimiz yıl binlerce balığın öldüğünü, bu yıl da benzer ölümlerin devam ettiğini vurgulayan Yaşar, "Körfez mahvoldu. Şu anda da balık ölümleri sürüyor. Bu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bilimsellikten uzak uygulamalarının sonucudur. Defalarca anlattık. Burada bilim kuruluna da danışmanlara da gerek yok. Yapılacak tek şey arıtmaları çalıştırmak" şeklinde konuştu. "Piriştina döneminde Körfez bir yılda masmavi oldu" Ahmet Piriştina dönemini örnek gösteren Yaşar, "Sanayicilere gidip ‘Hep birlikte arıtmaları çalıştırıyoruz’ denmişti. Yetmiş yerde arıtma yapılmış, Körfez bir yılda masmavi olmuştu. Ancak 2003 sonrası bilim dışı işler başladı. 2007 yılında derelerin altı betonlandı. O dönemde ‘Bilimsel doğa katliamı yapıyorsunuz’ dedik ama kimse dinlemedi. 2008’de Körfez yeniden kokmaya başladı. Oysa 2002-2008 arası hiç koku yoktu. 2012-2013’te önce deniz marulları görülmeye başlandı. Daha önce böyle bir durum yaşanmamıştı. 2020’lere kadar bu patlamalar devam etti. Sonra fitoplankton patlamaları başladı" dedi. "2023’te basına da söyledik: Çok kötüye gidiyoruz" Geçtiğimiz yıl da medya üzerinden uyarılar yaptığını hatırlatan Yaşar, "2023’te basına söyledik. Çok kötüye gidiyoruz dedik. Ama yapılması gereken yine yapılmadı. Tek çözüm; Derelerden ve fabrikalardan gelen suyun arıtılmasıdır. Başka hiçbir şeye gerek yok" dedi. "Bayraklı’da olağanüstü bir koku var" Körfez’deki mevcut durumu anlatan Prof. Dr. Yaşar, "Dün itibarıyla Bayraklı’da olağanüstü bir koku vardı. Bu koku doğrudan kirlilikten kaynaklanıyor. Ama ne yazık ki çözüm olarak alüminyum sülfat döküyorlar. Bu kil havuzlar içindir, denizde işe yaramaz. Bir yandan kil atıyorlar, bir yandan suyu havalandırıyorlar. Ama burası akvaryum değil, bir derya. Bu işler denizde işe yaramaz. Deniz kendi akıntısıyla temizlenir" diyen Yaşar, doğal sistemin önemine dikkat çekti. "Narlıdere Arıtma Tesisi gizleniyor olabilir" Narlıdere’deki arıtma tesisine dair şüphelerini dile getiren Prof. Dr. Yaşar, "Yıllardır Narlıdere Arıtma Tesisi projesini görmek istiyorum. Israrla soruyorum ama göstermiyorlar. Güney aksında balık ölümlerini görmek normal değil. Büyük ihtimalle burada bir sorun var" ifadelerini kullandı. "İç Körfez’den çıkan balık kesinlikle yenmemeli" Yaşar, Körfez’de balık tutmanın sağlık açısından tehlikeli olduğunu söyleyerek, "Ben olsam iç Körfez’den çıkan balığı kesinlikle yemem. Zaten 1986 yılında balık tutulması yasaklandı ama bu kurala kimse uymuyor" dedi. İzmir Körfezi dışındaki bölgelerin temiz olduğunu vurgulayan Yaşar, "Yenikale geçidinin dışına çıktığınızda, istediğiniz kadar balık tutabilirsiniz. O bölgelerde sorun yok. Sorun sadece iç Körfezde" diyerek sözlerini tamamladı. Geçtiğimiz mart ayında da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) İç Körfez’e arıtılmamış atık su deşarjı yaptığı iddiaları üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından bölgede inceleme yapılmıştı. Yapılan denetimlerde, İZSU’ya ait bir hattan denize arıtılmamış atık su bırakıldığı tespit edilmiş ve kurum hakkında Çevre Kanunu kapsamında işlem başlatılmıştı. Çalıştay ve önlemler yetersiz kaldı Geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümleri sonrası İzmir’de ilgili kurumlar tarafından çalıştay düzenlenmiş ve çeşitli önlemler alınacağı açıklanmıştı. Ancak bu yaz da benzer manzaraların ortaya çıkması, alınan önlemlerin yeterli olmadığını gözler önüne serdi. Özellikle Çeşme ve çevresinde geçtiğimiz aylarda görülen orkinos ölümlerinin ardından, şimdi de İzmir Körfezi’nde çok sayıda küçük ve orta boy balığın kıyıya vurması vatandaşlar arasında endişe oluşturdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU’dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Urla’da 2 kişinin öldüğü eski sevgili dehşetinin görüntüleri ortaya çıktı
19 Eylül 2025 Cuma - 12:43 Urla’da 2 kişinin öldüğü eski sevgili dehşetinin görüntüleri ortaya çıktı İzmir’in Urla ilçesinde bir eğlence mekanında eski sevgilisi tarafından silahla vurulan kadın hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı. Olay sonrası kaçan şüpheli, polis ekipleri tarafından adresinde göğsünden vurulmuş halde ölü bulundu. Cinayetin işlendiği dehşet anlarının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.Olay 10 Eylül gecesi saat 23.35 sıralarında Yeni Mahalle Dere Sokak’ta bulunan bir işletmede meydana geldi. İddiaya göre, Ramazan Ümit Görgülü (34), eski sevgilisi Selin Angun’un (33) bulunduğu eğlence mekanına gelerek yanında getirdiği silahla ateş açtı. Görgülü’nün kurşunları, Selin Angun’un yanı sıra yanında bulunan Ü.A. (23) ve D.T.’ye (27) isabet etti. Şüpheli olay yerinden kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Urla Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen Selin Angun, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.Öte yandan, polis ekiplerinin yaptığı incelemeler sonucunda olayın şüphelisinin Ramazan Ümit Görgülü olduğu belirlendi. Şüpheli, düzenlenen operasyonda adresinde göğsünden vurulmuş şekilde ölü bulundu.Cinayetin görüntüleri kan dondurduOlayla ilgili soruşturma devam ederken, cinayetin işlendiği geceye ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Ramazan Ümit Görgülü elinde tabancayla eğlence mekanına doğru yürüyor. Kapıya yaklaştığı sırada eğlence mekanı önünde bekleyenlere ateş ediyor. Sonra dönüp eski sevgilisi Selin Angun’a mermi yağdırıyor. Olayın ardından koşarak uzaklaşıyor.
Ege Üniversitesi, kampüs içi ulaşımda öğrencilerine konforlu çözümler sunuyor
19 Eylül 2025 Cuma - 12:28 Ege Üniversitesi, kampüs içi ulaşımda öğrencilerine konforlu çözümler sunuyor Ege Üniversitesi, yeni eğitim-öğretim yılına girerken öğrencilerinin kampüs içerisinde güvenli, hızlı ve ücretsiz ulaşımını sağlamak amacıyla ring servislerini yeniden düzenleyerek hizmete sundu. Öğrencilerin dersliklere, laboratuvarlara, sosyal alanlara ve yurtlara erişimini kolaylaştırmak, aynı zamanda kampüs yaşam kalitesini artırmak amacıyla Öğrenci Ring Seferleri, sabah 07.45’ten akşam 17.15’e kadar hizmet verecek. Öğrenci odaklı bir yaklaşımla, kampüs içi ulaşımın her bir öğrenci için erişilebilir ve konforlu olmasını önemsediklerini belirten Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Ege Üniversitesi olarak, tam akredite ve öğrenci odaklı bir eğitim kurumu olmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Öğrencilerimizin akademik başarılarının yanı sıra, kampüs yaşamlarının da huzurlu ve güvenli geçmesi için çaba gösteriyoruz. Bu kapsamda, kampüs içi ring servislerimizi ücretsiz şekilde, güzergahlarını öğrencilerimizin ihtiyaçlarına göre optimize ederek hizmete sunduk. Öğrencilerimiz, sabah 7.45’ten akşam 17.15’e kadar ring seferlerinden yararlanabilecekler. Ege Üniversitesi ailesi olarak her zaman öğrencilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Öğrencilerin ihtiyaçlarına göre dizayn edilen güzergâhta; Öğrenci Köyü, Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Diş Hekimliği Fakültesi, Şelale, Kampüs Girişi, 15 Temmuz Anıtı, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Tekstil Mühendisliği ve Kredi Yurtlar Kurumu durakları bulunuyor.