ÇEVRE - 19 Eylül 2025 Cuma 13:49

İzmir Körfezi’nde balık ölümleri yeniden başladı

A
A
A
İzmir Körfezi’nde balık ölümleri yeniden başladı

İZMİR (İHA) – İzmir Körfezi’nde geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümleri bu yaz yeniden baş gösterdi. Körfezde gözle görülen renk değişimi ve sahili saran kötü kokunun ardından, Konak ile Üçkuyular sahil hattında çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu görüldü. Balık ölümlerinin temel nedeni olarak körfezdeki yoğun kirlilik gösteriliyor.


İzmir Körfezi’nde son günlerde artan kötü koku ve su yüzeyinde oluşan renk değişimi, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin ederken, bugün öğle saatlerinde Konak sahilinde çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu gözlendi. Sahil boyunca yayılan ağır koku, vatandaşların sahil kullanımını da olumsuz etkiledi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, balık ölümlerinin en önemli sebebinin deniz suyundaki oksijen yetersizliği ve yoğun kirlilik olduğunu söyledi.



"Körfez’de müthiş bir kirlilik var"


Prof. Dr. Yaşar, İzmir Körfezi’nde son iki yıldır ciddi bir kirlilik yaşandığını belirterek, "Balık ölümleri maalesef son 2 yıldan beri devam ediyor. Körfez’de müthiş bir kirlilik var. Üstelik bu kirliliğin geleceği çok önceden belliydi" dedi. 2020 yılından sonra hem dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e hem de mevcut yönetime mektup gönderdiğini söyleyen Prof. Dr. Yaşar, "Kuraklık geliyor, bu Körfez için felaket olacak dedim. Çünkü tatlı su girişi azaldığında Körfez doğrudan etkileniyor. Ve öyle de oldu" ifadelerini kullandı. Kirlilik nedeniyle geçtiğimiz yıl binlerce balığın öldüğünü, bu yıl da benzer ölümlerin devam ettiğini vurgulayan Yaşar, "Körfez mahvoldu. Şu anda da balık ölümleri sürüyor. Bu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bilimsellikten uzak uygulamalarının sonucudur. Defalarca anlattık. Burada bilim kuruluna da danışmanlara da gerek yok. Yapılacak tek şey arıtmaları çalıştırmak" şeklinde konuştu.



"Piriştina döneminde Körfez bir yılda masmavi oldu"


Ahmet Piriştina dönemini örnek gösteren Yaşar, "Sanayicilere gidip ‘Hep birlikte arıtmaları çalıştırıyoruz’ denmişti. Yetmiş yerde arıtma yapılmış, Körfez bir yılda masmavi olmuştu. Ancak 2003 sonrası bilim dışı işler başladı. 2007 yılında derelerin altı betonlandı. O dönemde ‘Bilimsel doğa katliamı yapıyorsunuz’ dedik ama kimse dinlemedi. 2008’de Körfez yeniden kokmaya başladı. Oysa 2002-2008 arası hiç koku yoktu. 2012-2013’te önce deniz marulları görülmeye başlandı. Daha önce böyle bir durum yaşanmamıştı. 2020’lere kadar bu patlamalar devam etti. Sonra fitoplankton patlamaları başladı" dedi.



"2023’te basına da söyledik: Çok kötüye gidiyoruz"


Geçtiğimiz yıl da medya üzerinden uyarılar yaptığını hatırlatan Yaşar, "2023’te basına söyledik. Çok kötüye gidiyoruz dedik. Ama yapılması gereken yine yapılmadı. Tek çözüm; Derelerden ve fabrikalardan gelen suyun arıtılmasıdır. Başka hiçbir şeye gerek yok" dedi.



"Bayraklı’da olağanüstü bir koku var"


Körfez’deki mevcut durumu anlatan Prof. Dr. Yaşar, "Dün itibarıyla Bayraklı’da olağanüstü bir koku vardı. Bu koku doğrudan kirlilikten kaynaklanıyor. Ama ne yazık ki çözüm olarak alüminyum sülfat döküyorlar. Bu kil havuzlar içindir, denizde işe yaramaz. Bir yandan kil atıyorlar, bir yandan suyu havalandırıyorlar. Ama burası akvaryum değil, bir derya. Bu işler denizde işe yaramaz. Deniz kendi akıntısıyla temizlenir" diyen Yaşar, doğal sistemin önemine dikkat çekti.



"Narlıdere Arıtma Tesisi gizleniyor olabilir"


Narlıdere’deki arıtma tesisine dair şüphelerini dile getiren Prof. Dr. Yaşar, "Yıllardır Narlıdere Arıtma Tesisi projesini görmek istiyorum. Israrla soruyorum ama göstermiyorlar. Güney aksında balık ölümlerini görmek normal değil. Büyük ihtimalle burada bir sorun var" ifadelerini kullandı.



"İç Körfez’den çıkan balık kesinlikle yenmemeli"


Yaşar, Körfez’de balık tutmanın sağlık açısından tehlikeli olduğunu söyleyerek, "Ben olsam iç Körfez’den çıkan balığı kesinlikle yemem. Zaten 1986 yılında balık tutulması yasaklandı ama bu kurala kimse uymuyor" dedi. İzmir Körfezi dışındaki bölgelerin temiz olduğunu vurgulayan Yaşar, "Yenikale geçidinin dışına çıktığınızda, istediğiniz kadar balık tutabilirsiniz. O bölgelerde sorun yok. Sorun sadece iç Körfezde" diyerek sözlerini tamamladı.


Geçtiğimiz mart ayında da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) İç Körfez’e arıtılmamış atık su deşarjı yaptığı iddiaları üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından bölgede inceleme yapılmıştı. Yapılan denetimlerde, İZSU’ya ait bir hattan denize arıtılmamış atık su bırakıldığı tespit edilmiş ve kurum hakkında Çevre Kanunu kapsamında işlem başlatılmıştı.



Çalıştay ve önlemler yetersiz kaldı


Geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümleri sonrası İzmir’de ilgili kurumlar tarafından çalıştay düzenlenmiş ve çeşitli önlemler alınacağı açıklanmıştı. Ancak bu yaz da benzer manzaraların ortaya çıkması, alınan önlemlerin yeterli olmadığını gözler önüne serdi. Özellikle Çeşme ve çevresinde geçtiğimiz aylarda görülen orkinos ölümlerinin ardından, şimdi de İzmir Körfezi’nde çok sayıda küçük ve orta boy balığın kıyıya vurması vatandaşlar arasında endişe oluşturdu.


İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU’dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.



İzmir Körfezi’nde balık ölümleri yeniden başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Hedefimiz 5. şampiyonluk, o rekoru kırmak" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hedeflerinin üst üste 5. şampiyonluğu kazanıp, rekor kırmak olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı Antalyaspor’u 4-2’lik skorla mağlup etti ve bitime 1 hafta şampiyonluğunu ilan etti. Müsabakanın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şampiyonluğun mutluluğunu yaşadığını belirten Buruk, "Galatasaray’ın 5. yıldızını geçen sene almıştık biliyorsunuz. Bu sene 4. şampiyonluğa geldik. Ben de kendi adıma Başakşehir şampiyonluğuyla beraber aslında bir yıldızı da teknik adam olarak kazanmış oldum. Bu da benim için ayrıca bir mutluluk ama burada asıl olan Galatasaray. Bu başarıyı kazanan Galatasaray, bu 4 sene üst üste şampiyonluğu kazanan. En başta taraftarımız tabii ki, her zaman bize çok büyük destek veriyorlar. Onların desteğiyle her zaman biz ayakta kalıyoruz. Onların başını hep dik gezdirdik. Bence bu hem derbilerde hem şampiyonluklarla hem Avrupa’da oynadığımız oyunlarla. Bu seneye baktığımızda Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kaldık. Daha iyisini de yapabilir miyiz? Yapabiliriz. Bunun için de daha çok emek vermemiz gerekiyor. Ama gerçekten Avrupa’da tekrar Galatasaray’ın adını duyurduk. Tekrar Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki adını duyurduk. Son 16’ya kaldık. Türk futbolunu orada en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Onun yanında bence muhteşem de bir stat atmosferi yaptık. Herkesin Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi maçlarını konuştuğu bir de sezon oldu. Önemli takımları yendik. Bence genel olarak baktığımızda başarılı bir sezon ama inişler çıkışlar, yorgunluklar olabiliyor. Yani 50 küsur maç biz oynadık. Milli maçlarla beraber 60’a yakın maç oynamış oyuncularımız var. Bu yorgunluk sezon sonuna doğru artabiliyor. Hep dinamik tutmaya çalışıyoruz. Taraftarımız hep bizi dinamik tutmaya çalışıyor. Eleştiriler oldu, yanlışlarımız oldu. Doğru eleştiriler oldu, belki fazlası da oldu ama futbolun içerisinde bu hep var. Yani her kötü görülen, kötü görülen bir yerde bu eleştirileri de hak ettiğimiz yerler oldu. 12 Şampiyonlar Ligi oynamış bir takım. Sonu belki bugünkü maç biraz stresli geçti ama genel olarak rahat, hep önde gittiğimiz, hep önde kaldığımız, şampiyonluğun hep en büyük adayı olduğumuz ve şampiyonluk için hep en iyi olduğumuz bir sezonu da geride bıraktık ve şampiyonluğu kazandık. 4 sene üst üste şampiyonluk oldu. Hedefimiz inşallah 5. şampiyonluk, o rekoru kırmak. Çünkü bu 4 senede birçok rekoru kırdık. İleride geçmişe bakıldığında bu 4 senelik sezon içerisinde kırılan rekorlar hep konuşulacak ama bu rekoru kıran Galatasaray takımı, Galatasaray camiası. Başta başkanımız Dursun Özbek olmak üzere yani ben bütün yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza, abilerimize hepsine de destekleri için teşekkür etmek gerekiyor. Galatasaray taraftarına hayırlısı olsun. İnşallah hedefimiz daha büyük başarılar" diye konuştu. "4 senedeki şampiyonlukların hepsinin farklı hikayesi var" Bu seferki şampiyonluğun daha değişik olduğunu belirten sarı-kırmızılıların teknik adamı, "Her şampiyonluğun farklı hikayesi var. 4 senedeki şampiyonlukların hepsinin farklı hikayesi var. Bu sefer yani berabere girdiğimiz bir maçı son dakika golleriyle çevirdik. Onun sevincini yaşarken şampiyonluk da geldi. Kaan’ın golüyle ’Tamam, bu iş bitti, şampiyon olduk’ dedik. Bence bugün oynayan oyuncular, baştan başlayanlar en iyisini yapmaya çalıştı. Oyuna girenler çok büyük etki etti maça, bence bu da önemliydi. O yüzden ben oyuncularımıza teşekkür etmek istiyorum, başta da taraftarımıza teşekkür etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Fenerbahçe derbisinden önce Galatasaray’ın eski kaptanı ve teknik direktörü Bülent Korkmaz’ın babasının cenazesinde çocuklardan dua istemesinin hatırlatılması üzerine 52 yaşındaki teknik direktör, "Tekrar Osman amcayı analım. Bülent Korkmaz’ın, Mert Korkmaz’ın babaları. Benim de çok çocukluğumdan beri çok değer verdiğim, sevdiğim bir insandı. Onun cenazesinde orada çocuklarla o spontane gelişen bir şeydi. Dua istemiştik, o dualar kabul oldu. Allah’a şükür yani gerçekten bu şampiyonluğu yaşadık, bugünü yaşadık ve çok mutluyum. Teşekkür ederim, sağ olun" ifadelerini kullandı.