Yerel Haberler
İzmir
Başkan Pehlivan, Bakırçay Üniversitesi öğrencileriyle buluştu 08 Mayıs 2026 Cuma - 14:02:12 Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Bakırçay Üniversitesi Bahar Şenliği’nde üniversite öğrencileriyle biraraya geldi. Gençlere hitap eden Başkan Pehlivan, "Sizler bu ülkenin gururu ve umudusunuz. Sizler Türkiye’nin neresinden gelmiş olursanız olun, artık bizim evladımız, kardeşimiz ve hemşehrimizsiniz" dedi. Bakırçay Üniversitesi Bahar Şenlikleri’nde Menemen Belediyesi tarafından stantlar, etkinlikler ve çeşitli desteklerle şenliğe katkı sunuldu. Öğrencilere Menemen çömleği ile ilgili bilgi verilirken, torna başına oturan gençler, çömlek yaptı. Kimi öğrenciler ise Menemen Belediyesi çatısı altında afet gönüllüsü olmak için bilgi alarak Menemen Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (MAKUR) malzemelerini inceledi. Ayrıca Menemen’in meşhur tartılı makarnasını da tatma fırsatı bulan öğrenciler, daha önce yemedikleri bu lezzeti çok beğendiklerini söyledi. Pehlivan, gençlerle buluştu Dört günlük şenlik maratonunun final gününde Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, gençlerle buluştu. Buray konseri öncesi, alanı dolduran gençlere hitap eden Pehlivan, "Sizler bizim, umudumuz, gururumuz ve göz bebeğimizsiniz. Sizler bu ülkenin yarınları ve Türkiye’nin neresinden gelmiş olursanız olun, artık bizim evladımız, kardeşimiz, hemşehrimizsiniz" dedi. Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar ile sahneye çıkan Başkan Pehlivan, sanatçı Buray’a Menemen’de bir gelenek haline gelen toprak gramofon hediye etti. "Sizleri birer Menemenli olarak görüyor ve gururlanıyoruz" Öğrenciler tarafından sözleri sık sık alkışlarla desteklenen Pehlivan, şöyle devam etti: "İzmir’in dağlarında, Menemen’in ovalarında ve gönlümüzde çiçekler açtıran bu güzel bahar akşamında sizlerle birlikte olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Bizler için sizler artık Menemenlisiniz. Türkiye’nin dört bir yanından aileleriniz ziyaretinize geldiğinde, gururla "Ben Menemen’de oturuyorum" diyebileceği bir kent için gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. İlçemizin dört bir yanına eserler kazandırırken, 100’e yakın kalemde ücretsiz hizmetler sunuyoruz. Sanayide, turizmde, sağlıkta, sporda, tarımda ve kent hayatında çok daha ön planda olan, çok daha fazla istihdam sağlayan bir Menemen için mücadele ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Menemen ne kadar büyür ve gelişirse, bugün üniversite sıraları için Menemenli olan siz kıymetli kardeşlerim, iş hayatını da yaşamını da Menemen’de sürdürebilecek. Biliyoruz ki bir kez bu kente gelen, bir daha gitmek istemeyecek. Her birinize eğitim ve ardından atılacağını iş yaşamında sonsuz başarı diliyorum. Kıymetli ailelerinize selamlarımı yolluyor, büyüklerimin ellerinden öpüyorum" Festivale davet etti Üniversite öğrencilerinin coşkulu alkışları arasında sözlerine devam eden Pehlivan, gençleri bu yıl uluslararası olarak gerçekleştirilecek Emiralem Çilek Festivali’ne davet etti. Başkan Pehlivan’ın Derya Bedavacı ve Murat Boz konserlerine çağırdığı gençler, davet karşısında büyük mutluluk yaşadı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:40 Bakan Tekin: "Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranı yüzde 94 seviyesine ulaştı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını belirterek, "Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir" dedi. Türkiye’nin en iyi fen liselerinin kampüslerini dönüştürme projesi çerçevesinde İzmir Fen Lisesi’ni ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bahçesi yeniden tasarlanan okulda proje tanıtım programına katıldı. Ardından Bayraklı ilçesinde İzmir Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi içindeki Hikmet Avcı Anaokulu’nun açılışını yapan Bakan Tekin, yaptığı açıklamada 2002 yılından itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısında önemli adımlar atıldığını söyledi. Bakan Tekin, "O dönem yaklaşık 350 bin olan derslik sayısının yarısı deprem ve ekonomik ömrünü tamamlama gibi nedenlerle yenilendi. Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir. Sürece katkı sunan yerel yöneticilerimize ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Eğitim alanındaki yatırımlara dikkati çeken Bakan Tekin, okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını vurguladı. Bayraklı ilçesine okul ve öğretmenevi sözü Göreve geldiği günden bu yana İzmir genelinde 120 okulun yapımının tamamlandığını dile getiren Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bayraklı Belediye Başkanımızın dile getirdiği okul ihtiyaçları konusunda da yeni yatırımlara açığız. Bugün burada hayırsever Hikmet Bey ve Avcı ailesinden Bayraklı için bir okul ile bir öğretmenevi sözü istiyoruz. Sayın valimiz koordinasyonunda gerekli protokoller yapıldığı takdirde bu projelerin de açılışını en kısa sürede gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Bu okullardan ülkesini ve milletini seven vatansever bireylerin yetişmesini temenni ediyorum." Bakan Tekin, okul bahçelerini çocukların sağlıklı vakit geçirebileceği oyun alanlarına dönüştürme çalışmalarına başladıklarını hatırlatarak, "Temel eğitim bünyesinden, ilkokul ve ortaokullardan başlayarak okullarımızı yeni dizaynımızla geleneksel çocuk oyunlarının oynanacağı, sağlıklı bir şekilde vakit geçirileceği alanlara dönüştürmek üzere projemizi başlatmıştık. İnşallah diğer 31 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra sürece destek verenlere yeniden teşekkür etme imkanı buluruz" ifadelerini kullandı. İzmir Valisi Süleyman Elban ise, hayata geçirilen projelerin İzmir’in eğitim altyapısına ve kalitesine büyük değer kattığını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Eğitimin her kademesine yapılan yatırımların önemine işaret eden AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da, hem fen lisesindeki modern dönüşümün hem de hastane bünyesindeki anaokulunun öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu, çocukların daha iyi şartlarda yetişmesi için bu tür adımların artarak devam edeceğini söyledi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:21 Buca Belediyesinde memur eylemi sürüyor: Tam gün iş bıraktılar Buca Belediyesinde görevli yaklaşık 300 memur, 7 aydır sosyal denge tazminatı (SDS) ile arazi tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. Bugün tam gün iş bırakan memurlar, belediye binası önünde oturma eylemi yaparak "Hakkımızı istiyoruz" çağrısında bulundu. Buca Belediye binası önünde bir araya gelen Tüm Bel-Sen, Birlik Yerel Hizmet-Sen ve Bağımsız Yerel Hak-Sen üyesi memurlar, verilen sözlerin tutulmadığını belirterek Belediye Başkanı Görkem Duman’ı protesto etti. Slogan atan çalışanlar, belediye yönetiminin emekçinin hakkını görmezden geldiğini savundu. "Belediye başkanlığı makamı siyasi şov yeri değildir" Grup adına açıklama yapan Birlik Yerel-Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, Belediye Başkanı Görkem Duman’a sert eleştirilerde bulundu. Emekçinin hakkını vermeden hizmetten bahsedilemeyeceğini vurgulayan Bozat, "Halkın arasına karışıp siyaset yapacak yüzü bulmanın yolu süslü cümlelerden değil, o halka hizmet götüren memurun ve emekçinin hakkını vermekten geçer. Belediye başkanlığı makamı ’kaynak yok’ bahanesinin arkasına sığınıp çalışanını açlığa mahkum ederek siyasi şov yapma yeri değildir. Kendi belediyesini yönetemeyen, personelinin huzurunu sağlamayan bir başkanın Buca’nın geleceğine dair kurduğu her cümle boştur. Ya hakkımızı verip Buca sokaklarına alnınız ak çıkın ya da vasıfsız yönetim mührüyle tarihe geçin" dedi. Belediyenin kasasında para olduğunun bilindiğini belirten Bozat, çözüm masasının derhal yeniden kurulmasını talep etti. "Mesele zam değil, gasp edilen hakkın teslimidir" Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek ise yaşanan sürecin bir zam talebi olmadığını, mevcut hakların korunması mücadelesi olduğunu ifade etti. Hükenek, "Önceki toplu iş sözleşmesinden doğan 7 aylık alacağımız halen ödenmemiştir. Bununla da yetinilmeyip 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan haklarımız geriye çekilmiştir. Bizler mevcut hakkımızın 7 aydır ödenmemesine ve daha da önemlisi bu hakların tırpanlanmasına karşı eylem yapıyoruz. Karşımızda hem geçmişe dönük borcunu ödemeyen hem de mevcut hakları gasp eden bir idare var. Bu yanlışta ısrar edilirse süreç yalnızca masa başında değil sahada da karşılık bulacaktır" şeklinde konuştu. Belediye önünde oturma eylemi yapan memurlar, hak edişlerin hesaplara yatırılmaması durumunda demokratik ve yasal tüm haklarını kullanarak eylemlerini büyüteceklerini bildirdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07 Üreticiden yatırımcıya sektörün buluşma noktası Olivtech oldu Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, "Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz" dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti" diye konuştu. "Verimli geçti" Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek "Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti" ifadelerini kullandı. "Fuardan memnun ayrılıyoruz" Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, "Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. "Sektörün lokomotif fuarlarından" Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, "Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" dedi. "Müşteri portföyümüz gelişti" Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, "Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik" diye konuştu. "Bu fuarı çok seviyoruz" Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, "Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.
Şehidin nişanlısı: "Ne olur Ömer’imi götürmeyin"
30 Eylül 2025 Salı - 19:15 Şehidin nişanlısı: "Ne olur Ömer’imi götürmeyin" İzmir’in Balçova ilçesinde polis merkezine düzenlenen silahlı saldırıda ağır yaralanan polis memuru Ömer Amilağ (29), tedavi gördüğü hastanede 23 günlük yaşam mücadelesini kaybederek şehit oldu. Şehit polis için görev yaptığı Balçova İlçe Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlenirken, şehidin nişanlısı "Ne olur Ömer’imi götürmeyin" diye feryat etti. Olay, 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezinde meydana geldi. 16 yaşındaki E.B., polis merkezine pompalı tüfekle ateş açtı. Nöbet kulübesi yakınındaki polis memurları Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ saldırıda yaralandı. Kaçmaya çalışan saldırgan kısa sürede polis ekiplerince kıstırılırken, çıkan çatışmada 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile bir sivil vatandaş da yaralandı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki kontrollerinde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memuru Ömer Amilağ ise 23 gün süren yaşam mücadelesini bugün kaybederek şehit oldu. Böylece saldırıda şehit sayısı 3’e yükseldi. İzmir’de tören düzenlendi Şehit polis memuru Ömer Amilağ için 4 yıldır görev yaptığı İzmir Balçova İlçe Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi. Törene şehidin babası Mahmut Amilağ, nişanlısı Ece Öksüz, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Metin Düz, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tümamiral Tayfun Paşaoğlu, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ile şehidin meslektaşları katıldı. Şehidin nişanlısı: "Ne olur Ömer’imi götürmeyin" Nişanlısı Ece Öksüz’ün şehidin üniformasını giyerek törene katılması duygusal anlara sahne oldu. Saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın ardından şehidin özgeçmişi okundu. Kuran-ı Kerim tilaveti sırasında şehidin nişanlısı tabutun başında, "Sen böyle mi görecektim? Seni damatlıkla görecektim. Seni çok seviyorum. Ne olur Ömer’imi götürmeyin" diyerek gözyaşı döktü. Helallik alınmasının şehidin naaşı defnedilmek üzere memleketi Şanlıurfa’ya uğurlandı. 7 tutuklama Öte yandan, saldırının ardından gözaltına alınan saldırgan E.B., babası N.B., annesi A.B. ve 8 şüphelinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Şüphelilerden saldırgan E.B., babası N.B., İran uyruklu K.N., Suriye uyruklu M.A., C.T.T., F.S.A. ve M.A. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Zanlının annesi A.B. ile T.Y., F.Ç. ve suça sürüklenen çocuk B.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İzmir’de elektrik faciası davası: 30 sanığın ’bilinçli taksirle adam öldürme’den cezalandırmaları istendi
30 Eylül 2025 Salı - 15:21 İzmir’de elektrik faciası davası: 30 sanığın ’bilinçli taksirle adam öldürme’den cezalandırmaları istendi İzmir’de 2 kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası davasında, savcılık mütalaasını açıkladı. Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Sarıçiçek, "Savcılık 40 sanıktan 30’u hakkında TCK 85/2’den bilinçli taksirle adam öldürmeden cezalandırma talep etti. Yargılanmakta olan sanıklardan 9 tanesi için beraat, bir tanesi için de yakalama kararı var" dedi. İzmir Alsancak’ta geçen yıl 12 Temmuz’da sağanak yağış sırasında su birikintisine basan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların sonucu öngörmelerine rağmen üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini ifade ederek, Abdülkadir S., Ahmet Orhan K., Ali K., Alper D., Arif K., Doğan K., Erman Ç., Fırat A., Hamza B., Mert C., Mehmet Fatih T., Mehmet Zeki A., Mesut T., Mürsel A., Yavuz G., Ceyhan D., Alara E., Ali A., Barış S., Cengiz D., Deniz S., Ekrem Y., İbrahim Ş,, Koray Arif F., Mustafa A., Necati E., Sefa P., Volkan Ş., Zekeriya T.ve Ahmet D.’nin cezalandırılmasını istedi. Mütalaada, sanıklardan Ahmet Ç., Hakan G., Mehmet Zeki A., Tahsin E., Ufuk E., Uğur Y., Erkut B., Halit Ö.ve Serhat E.’nin beraati talep edilirken, 1 şüphelinin dosyasının ayrıldığı belirtildi. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına da görüş bildirdi. Davanın karar duruşması 10 Ekim Cuma günü görülecek. "En ağır şekilde cezalandırılacağına inanıyorum" Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Sarıçiçek, "Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın geçen yıl Temmuz ayında ölümü ile ilgili İzmir 10 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davada bugün iddia makamı, savcılık makamı mütalaasını açıkladı. Şu anda görülmekte olan davada 40 sanığımız var. 40 sanıktan 30 sanık hakkında TCK 85/2’den bilinçli taksirle adam öldürmeden cezalandırma talep etti savcılık. Yargılanmakta olan sanıklardan 9 tanesi için beraat, bir tanesi için de yakalama kararı var. Yurt dışında yaşayan bir kişi hakkında da dosyanın ayrılması talebinde bulundu. Tutuklu sanıkların tutukluluğuna devam edildi. Karar duruşmamız 10 Ekim saat 10’da haftaya cuma dosya ile ilgili karar büyük bir ihtimalle açıklanacak. Bizim başından beri söylediğimiz tek şey Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın ölümü ile ilgili olayda ihmal kusuru bulunan insanların bu olayda suç bulunan insanların hak ettikleri cezayı almaları ve insanların yolda yürürken ölüm endişesi yaşamadan yolda yürüyebilmeleridir. Tek isteğimiz adaletin gerçekleşmesidir" ifadelerini kullandı. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi ise, "Kızımın vefatından sorumlu olan kurum, kuruluş ve kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağına inanıyorum. Adalete güveniyorum. Kamu vicdanını rahatlatacak bir ceza alacaklarına inanıyorum" dedi.
İzmir’de elektrik faciası davasında mütalaa açıklandı
30 Eylül 2025 Salı - 14:05 İzmir’de elektrik faciası davasında mütalaa açıklandı İzmir’de 2 kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası davasında, savcılık mütalaasını açıkladı. Mütalaada 9 sanığın beraati talep edilirken 30 kişinin cezalandırılması talep edildi. Aralarında İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ile İZSU önceki dönem genel müdürü Ali Hıdır Köseoğlu’nun dosyası ise ayrıldı. Mahkeme sanıkların son savunmaları ile devam ediyor. İzmir Alsancak’ta geçen yıl 12 Temmuz’da sağanak yağış sırasında su birikintisine basan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine İzmir Adliyesinde devam edildi. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların sonucu öngörmelerine rağmen üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini ifade ederek, Abdülkadir S., Ahmet Orhan K., Ali K., Alper D., Arif K., Doğan K., Erman Ç., Fırat A., Hamza B., Mert C., Mehmet Fatih T., Mehmet Zeki A., Mesut T., Mürsel A., Yavuz G., Ceyhan D., Alara E., Ali A., Barış S., Cengiz D., Deniz S., Ekrem Y., İbrahim Ş,, Koray Arif F., Mustafa A., Necati E., Sefa P., Volkan Ş., Zekeriya T.ve Ahmet D.’nin cezalandırılmasını istedi. Mütalaada, sanıklardan Ahmet Ç., Hakan G., Mehmet Zeki A., Tahsin E., Ufuk E., Uğur Y., Erkut B., Halit Ö.ve Serhat E.’nin beraati talep edilirken, 1 şüphelinin dosyasının ayrıldığı belirtildi. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına da görüş bildirdi.
Aliağa’da vatandaşlara afet farkındalık ve ilk yardım eğitimi
30 Eylül 2025 Salı - 13:41 Aliağa’da vatandaşlara afet farkındalık ve ilk yardım eğitimi Aliağa Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde vatandaşların ve belediye personelinin afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelmesi amacıyla "Afet Farkındalık ve Temel İlk Yardım Eğitimi" gerçekleştirdi. Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda iki ayrı oturum halinde yapılan eğitimlerde; deprem, yangın, sel gibi afet türlerine karşı alınacak önlemler, afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler, temel ilk yardım uygulamaları ve acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri ele alındı. Eğitimler sayesinde katılımcılar, afet anında hızlı ve bilinçli hareket edebilmenin hayat kurtarıcı rolünü bir kez daha öğrendi. Programın açılışında konuşan Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, afetlere hazırlığın önemini vurguladı. Öztürk, şu ifadeleri kullandı: "Aliağa Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma iş birliğinde afet farkındalık temel eğitim programı düzenledik. Her türlü afete karşı bilinçli, eğitimli ve donanımlı olarak hazırlıklı olmak zorundayız. Alacağımız önlemler hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin hayatı için büyük önem taşıyor. Afet anında doğru bilgi ve doğru müdahale hayat kurtarır. Bu bilinçle 2021 yılında Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma teşkilatımızı kurduk. Afetlere karşı hazırlıklı olmamız ve farkındalığımızın yüksek olması, toplumsal bir zorunluluktur. Eğitim programımızın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"
Geçmeyen öksürüğe dikkat, reflü belirtisi olabilir
30 Eylül 2025 Salı - 11:09 Geçmeyen öksürüğe dikkat, reflü belirtisi olabilir Türkiye’de reflü ve mide fıtığı vakalarının görülme sıklığı son yıllarda dikkat çekici biçimde artıyor. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, bu hastalıkların yalnızca mide yanmasıyla sınırlı olmadığını, kronik öksürük ve ses kısıklığı gibi atipik belirtilerle de ortaya çıkabileceğini açıkladı. Mide fıtığı (hiatal herni) ve gastroözofageal reflü (GERD), yaşam kalitesini en çok etkileyen sindirim sistemi hastalıkları arasında yer alıyor. Görülme sıklığındaki artış, bu hastalıkları toplum sağlığı açısından daha görünür hale getiriyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, reflünün özellikle Batı toplumlarında her 5 kişiden birinde görüldüğünü hatırlatarak, "Türkiye’de erişkinlerde reflü hastalığının prevalansı yüzde 15-20 seviyelerine ulaşıyor. Son 20 yılda obezite ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu oran 2-3 kat artmış durumda. Mide fıtığının ise toplumun yüzde 10-20’sinde saptanmakla birlikte 60 yaşın üzerindeki bireylerde bu oran, yüzde 50’ye kadar yükselebilmektedir" dedi. En çok gözden kaçan belirtiler Hastalığın tipik şikâyetlerinin göğüs kemiği arkasında yanma, ağza acı-ekşi su gelmesi ve yutma güçlüğü olduğunu aktaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Kronik öksürük, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi veya diş çürükleri de reflünün işareti olabilir. Bu atipik belirtiler gözden kaçtığında tanı gecikebilir" uyarısında bulundu. Yaşın ilerlemesi, obezite, sigara ve alkol kullanımının en önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, gebelik, ağır kaldırma ve kronik öksürüğün de mide fıtığı ve reflüyü tetikleyebileceğini ifade etti. Vakit kaybetmeden endoskopi yapılmalı Hastaların öyküsünün tanıda çoğu zaman yol gösterici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, endoskopi ve pH ölçümleri gibi ileri testlerin ise gerekli durumlarda devreye girdiğini belirtti. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, özellikle yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanama ve kansızlık gibi "alarm semptomların" varlığında vakit kaybetmeden endoskopi yapılması gerektiğini vurgulayarak, reflü tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörleri (PPİ) hakkında konuşan bu ilaçların kısa süreli kullanımda güvenli olduğunu ancak uzun vadede riskler taşıdığını aktardı. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "B12, magnezyum ve kalsiyum eksiklikleri, osteoporoz, böbrek hastalıkları ve bağırsak enfeksiyonları bu riskler arasında. Ayrıca kalp-damar ve demans ile olası ilişkiler üzerine veriler de gündeme gelmeye başladı" diye konuştu. Yeni nesil yöntemler umut verici Cerrahiye alternatif olarak geliştirilen endoskopik yöntemlerin umut verici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, transoral fundoplikasyon (TIF), Stretta ve ARMA gibi uygulamaların daha az invaziv olması ve kısa iyileşme süresiyle öne çıktığını belirtti. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Henüz standart tedavi olarak kabul edilmese de, endoskopik yöntemler seçilmiş hastalarda başarılı sonuçlar verebiliyor. İlerleyen dönemde bu yöntemlerin daha yaygın ve ulaşılabilir hale gelmesi bekleniyor" ifadelerini kullandı. Reflü gibi kronik hastalıkların yönetiminde geleceğin daha az invaziv ve ilaçsız yöntemlerde olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Uzun süreli ilaç kullanımının yol açabileceği riskler arttıkça, endoskopik yöntemlerin standart tedavi seçenekleri arasına girmesi ihtimali de güçleniyor" dedi.
Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:32 Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor İzmirli 17 yaşındaki genç aşçı, Z kuşağına yönelik "çalışmıyorlar" eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayarak hem okulunu açıktan okuyor hem de lokantanın başında duruyor. İzmir’de yaşayan 17 yaşındaki Ragıp Şişko, Z kuşağına yönelik ’çalışmıyorlar’ eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah saat 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayan genç aşçı, okulunu açıktan okuyarak hem mutfağın hem tezgahın başında duruyor. Babası ve kardeşiyle birlikte 1,5 yıl önce açtıkları lokantada çalışan Şişko, çocukluğundan beri işin içinde olduğunu belirterek, "Anaokuluna bile gitmeden her cumartesi, pazar babam beni dükkana götürürdü. O yüzden mutfağın temposuna, dükkanın havasına alışığım" dedi. "Okulu açığa aldım, 30 çeşit yemek çıkartıyorum" Son 2 yıldır okulunu açıktan okuduğunu belirten genç aşçı Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkıp babamla birlikte dükkana geliyoruz. Yemeklerin ön hazırlığı bir gün önceden yapılıyor ama sabah bütün yemekleri başlatmak bana düşüyor. Her gün yaklaşık 30 çeşit yemek çıkartıyoruz. Bizimle beraber çalışan ağabeylerim de yardımcı oluyor. Müşteri memnuniyetimiz çok iyi, bu da bizi motive ediyor" diye konuştu. Sosyal medyada dalga konusuydu, şimdi ilham veriyor Yaptığı yemek videolarının sosyal medyada yayılmasıyla başta arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini anlatan Şişko, "Videolarım paylaşıldığında biraz alay konusu oluyordum. Önce çekingen davrandım ama insanların güzel yorumları beni motive etti. O yorumlardan sonra işime daha çok sarıldım ve videolardan çekinmemeye başladım" ifadelerini kullandı. "Kolay para yok, çalışmak ayıp değil" Arkadaşlarının akşam dışarı çıkma tekliflerini çoğu zaman geri çevirdiğini söyleyen Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkacağım için erken yatmak zorundayım. Yorucu oluyor ama bu işte çalışmak ayıp değil. Kolay para olmadığını herkesin anlaması lazım. Ben işimi çok severek yapıyorum ve daha güzel yerlere geleceğimize inanıyorum" dedi.
EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı
30 Eylül 2025 Salı - 10:18 EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ile GreaTR arasında, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye dönüşünü teşvik etmek amacıyla ’Tersine Beyin Göçü’ programı kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü, nitelikli iş gücünün kaybı nedeniyle ekonomik büyüme, inovasyon ve teknoloji alanlarında ciddi etkiler oluşturuyor. TÜİK verileri ve uluslararası raporlar, özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yönelme eğiliminde belirgin bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ancak küresel trendler, bu göçün tersine çevrilebileceğine işaret ediyor. "Tersine Beyin Göçü" olarak adlandırılan bu süreçte, yurtdışında eğitim almış veya kariyer yapmış gençlerin uygun şartlar sağlandığında ülkelerine dönerek bilgi, deneyim ve sermayelerini Türkiye’ye taşıma eğilimi artıyor. Bu çerçevede Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), nitelikli insan kaynağının ülkeye geri kazandırılması amacıyla önemli bir adım attı. EGİAD, GreaTR iş birliğiyle düzenlediği "Tersine Beyin Göçü" Semineri ile iş dünyası temsilcileri ve genç yetenekleri stratejik bir vizyonla bir araya getirdi. Seminer ve Protokol Dün EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, yurtdışında eğitim almış gençlerin Türkiye’ye dönüş motivasyonları, ekosistemin sunduğu imkanlar ve iş dünyası için yaratacağı fırsatlar ele alındı. Etkinliğe, GreaTR Kurucu Ortakları Talya Nisari ve Araz Alemfamian konuşmacı olarak katıldı. Seminer sonunda EGİAD ve GreaTR arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında EGİAD üyelerinin şirketleri, GreaTR’ın kurduğu Tersine Beyin Göçü Platformuna bir yıl boyunca ücretsiz erişim hakkı elde ederek yurtdışındaki nitelikli Türk genç yeteneklere doğrudan ulaşma imkanı kazandı. Araştırmadan bulgular GreaTR ve FutureBright iş birliğinde hazırlanan "Tersine Beyin Göçü Araştırma Raporu"na göre: Yurtdışındaki gençlerin yüzde 61’i, Türkiye’de yaşam ve çalışma şartları yurtdışıyla benzer hale gelirse geri dönmek istediğini belirtiyor. Motivasyonlar arasında ülkeye hizmet etme arzusu, aile bağları ve kültürel aidiyet öne çıkıyor. Gençlerin beklentileri arasında adil çalışma şartları, iş-özel hayat dengesi ve rekabetçi ücretler dikkat çekiyor. Her şirketin tersine beyin göçü politikası olmalı Tersine beyin göçü, Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Gençlerimiz, yurtdışında kazandıkları vizyon ve deneyimleri Türkiye’ye taşımak istiyor. Bizlere düşen, onlara bu katkıyı sağlayabilecekleri zemini hazırlamaktır. Artık her şirketin bir tersine beyin göçü politikası olmalı; çünkü gençler sadece dönmek istemiyor, aynı zamanda değer görmek ve potansiyellerinin tanındığını hissetmek istiyor" dedi. EGİAD - GreaTR ortaklığı Özhelvacı, protokolün önemine de dikkat çekerek "Bugün imzaladığımız iş birliği protokolü, EGİAD üyelerine stratejik bir avantaj sağlayacak. Bu sayede üyelerimiz, global tecrübelerle donanmış genç yeteneklerle doğrudan temas kurma imkânına sahip olacak. Bu ortaklığın, iş dünyamız için uzun vadeli kazanımlar yaratacağına inanıyoruz" diye ekledi. Gelecek nesillere çağrı İzmirli iş dünyası ailelerine seslenen Özhelvacı, ‘Tersine Beyin Göçü’ gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunarak "Biz, bu gençlerimizin de eğitim ve deneyimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek ister aile şirketlerinde ister farklı sektörlerde aktif rol almalarını arzu ediyoruz. Derneğimiz, iş dünyasının yurt dışında okuyan çocukları için Türkiye’de cezbedici bir sosyal ortam oluşturmaktadır. Tüm faaliyetlerimizle bu ortamı sağladığımıza inanıyoruz. Amacımız, yurt dışındaki tüm gençlerimizin ‘Türkiye’de bana uygun bir gelecek var’ diyerek gönül rahatlığıyla evlerine dönebilmeleridir" ifadelerini kullandı. 110’dan fazla yetenek Türkiye’deki şirketlere geri geldi GreaTR Kurucu Ortağı Araz Alemfamian da seminer kapsamında yaptığı konuşmada, GreaTR’nın 2020 yılında tersine beyin göçü platformu olarak başladığını dile getirerek "Yurt dışında eğitim alan genç Türk yeteneklerini Türkiye’de önde gelen şirketler ile bir araya getiriyoruz. Bizden önce bu gençlerin yurt dışına gittikten sonra Türkiye ile ortak bağ kurabilecekleri bir ortak platform arayışı vardı. Biz de bu sorundan yola çıkarak hem gençler yurt dışına gittikten sonra maddi ve manevi karşılıklarını alabilecekleri şirketler ile tanışsınlar hem de şirketler yurt dışında en iyi okullarda eğitim almış genc yetenekleri şirketlerine katarak büyümelerine katkı sağlasınlar diye GreaTR kurduk. GreaTR şu anda 30 ülke 140 şehir 290 üniversiteden en iyi Türk yetenekleri barındıran bir platform haline geldi. Bu 5 sene içinde 110’dan fazla yeteneği Türkiye’deki şirketlere getirdik. Tersine Beyin göçü platformunu kurmakla bu yolculuğumuz hızlanarak ilerleyecek" sözlerini kullandı. Yurtdışındaki Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyor GreaTR Kurucu Ortağı Talya Nisari ise konuşmasında 2025 Şubat ayında Türkiye’nin ilk Tersine Beyin Göçü Raporu’nu yayınladıklarına dikkat çekerek, "Burada yurt dışında okuyan fakat geri dönen Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyordu. EGİAD ile iş birliği de bu şekilde başlamış oldu. Tersinebeyingocu.org adındaki Web sitesine Türkiye’deki şirketler iş ilanı koyuyor. Sadece yurt dışında okuyan dünyanın en iyi 150 üniversitesinden mezun veya okuyan öğrencilerin bu ilanlara başvuru yapması hedefleniyor. EGİAD ile iş birliği kapsamında çoğunlukla Marmara’da olan bu kitleyi Ege Bölgesi’ne de açıyoruz. Yurt dışında okuyan Türkler geri döndüklerinde Ege Bölgesi’nde iyi şirketlerine ilanlarını görebilecekler" dedi. EGİAD’ın düzenlediği Tersine Beyin Göçü Semineri ve GreaTR ile imzaladığı iş birliği protokolü ile son buldu. Beyin göçü sorununa çözüm üretmek ve nitelikli insan kaynağını ülkemize kazandırmak için stratejik bir adım olarak öne çıkan etkinlikte EGİAD, tersine beyin göçünü sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda iş dünyasının geleceği için kritik bir yatırım alanı olarak görmeye devam edeceğini belirtti.