Yerel Haberler
İzmir
Bakan Tekin: "Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranı yüzde 94 seviyesine ulaştı" 08 Mayıs 2026 Cuma - 13:40:22 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını belirterek, "Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir" dedi. Türkiye’nin en iyi fen liselerinin kampüslerini dönüştürme projesi çerçevesinde İzmir Fen Lisesi’ni ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bahçesi yeniden tasarlanan okulda proje tanıtım programına katıldı. Ardından Bayraklı ilçesinde İzmir Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi içindeki Hikmet Avcı Anaokulu’nun açılışını yapan Bakan Tekin, yaptığı açıklamada 2002 yılından itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısında önemli adımlar atıldığını söyledi. Bakan Tekin, "O dönem yaklaşık 350 bin olan derslik sayısının yarısı deprem ve ekonomik ömrünü tamamlama gibi nedenlerle yenilendi. Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir. Sürece katkı sunan yerel yöneticilerimize ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Eğitim alanındaki yatırımlara dikkati çeken Bakan Tekin, okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını vurguladı. Bayraklı ilçesine okul ve öğretmenevi sözü Göreve geldiği günden bu yana İzmir genelinde 120 okulun yapımının tamamlandığını dile getiren Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bayraklı Belediye Başkanımızın dile getirdiği okul ihtiyaçları konusunda da yeni yatırımlara açığız. Bugün burada hayırsever Hikmet Bey ve Avcı ailesinden Bayraklı için bir okul ile bir öğretmenevi sözü istiyoruz. Sayın valimiz koordinasyonunda gerekli protokoller yapıldığı takdirde bu projelerin de açılışını en kısa sürede gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Bu okullardan ülkesini ve milletini seven vatansever bireylerin yetişmesini temenni ediyorum." Bakan Tekin, okul bahçelerini çocukların sağlıklı vakit geçirebileceği oyun alanlarına dönüştürme çalışmalarına başladıklarını hatırlatarak, "Temel eğitim bünyesinden, ilkokul ve ortaokullardan başlayarak okullarımızı yeni dizaynımızla geleneksel çocuk oyunlarının oynanacağı, sağlıklı bir şekilde vakit geçirileceği alanlara dönüştürmek üzere projemizi başlatmıştık. İnşallah diğer 31 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra sürece destek verenlere yeniden teşekkür etme imkanı buluruz" ifadelerini kullandı. İzmir Valisi Süleyman Elban ise, hayata geçirilen projelerin İzmir’in eğitim altyapısına ve kalitesine büyük değer kattığını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Eğitimin her kademesine yapılan yatırımların önemine işaret eden AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da, hem fen lisesindeki modern dönüşümün hem de hastane bünyesindeki anaokulunun öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu, çocukların daha iyi şartlarda yetişmesi için bu tür adımların artarak devam edeceğini söyledi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:21 Buca Belediyesinde memur eylemi sürüyor: Tam gün iş bıraktılar Buca Belediyesinde görevli yaklaşık 300 memur, 7 aydır sosyal denge tazminatı (SDS) ile arazi tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. Bugün tam gün iş bırakan memurlar, belediye binası önünde oturma eylemi yaparak "Hakkımızı istiyoruz" çağrısında bulundu. Buca Belediye binası önünde bir araya gelen Tüm Bel-Sen, Birlik Yerel Hizmet-Sen ve Bağımsız Yerel Hak-Sen üyesi memurlar, verilen sözlerin tutulmadığını belirterek Belediye Başkanı Görkem Duman’ı protesto etti. Slogan atan çalışanlar, belediye yönetiminin emekçinin hakkını görmezden geldiğini savundu. "Belediye başkanlığı makamı siyasi şov yeri değildir" Grup adına açıklama yapan Birlik Yerel-Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, Belediye Başkanı Görkem Duman’a sert eleştirilerde bulundu. Emekçinin hakkını vermeden hizmetten bahsedilemeyeceğini vurgulayan Bozat, "Halkın arasına karışıp siyaset yapacak yüzü bulmanın yolu süslü cümlelerden değil, o halka hizmet götüren memurun ve emekçinin hakkını vermekten geçer. Belediye başkanlığı makamı ’kaynak yok’ bahanesinin arkasına sığınıp çalışanını açlığa mahkum ederek siyasi şov yapma yeri değildir. Kendi belediyesini yönetemeyen, personelinin huzurunu sağlamayan bir başkanın Buca’nın geleceğine dair kurduğu her cümle boştur. Ya hakkımızı verip Buca sokaklarına alnınız ak çıkın ya da vasıfsız yönetim mührüyle tarihe geçin" dedi. Belediyenin kasasında para olduğunun bilindiğini belirten Bozat, çözüm masasının derhal yeniden kurulmasını talep etti. "Mesele zam değil, gasp edilen hakkın teslimidir" Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek ise yaşanan sürecin bir zam talebi olmadığını, mevcut hakların korunması mücadelesi olduğunu ifade etti. Hükenek, "Önceki toplu iş sözleşmesinden doğan 7 aylık alacağımız halen ödenmemiştir. Bununla da yetinilmeyip 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan haklarımız geriye çekilmiştir. Bizler mevcut hakkımızın 7 aydır ödenmemesine ve daha da önemlisi bu hakların tırpanlanmasına karşı eylem yapıyoruz. Karşımızda hem geçmişe dönük borcunu ödemeyen hem de mevcut hakları gasp eden bir idare var. Bu yanlışta ısrar edilirse süreç yalnızca masa başında değil sahada da karşılık bulacaktır" şeklinde konuştu. Belediye önünde oturma eylemi yapan memurlar, hak edişlerin hesaplara yatırılmaması durumunda demokratik ve yasal tüm haklarını kullanarak eylemlerini büyüteceklerini bildirdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07 Üreticiden yatırımcıya sektörün buluşma noktası Olivtech oldu Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, "Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz" dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti" diye konuştu. "Verimli geçti" Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek "Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti" ifadelerini kullandı. "Fuardan memnun ayrılıyoruz" Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, "Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. "Sektörün lokomotif fuarlarından" Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, "Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" dedi. "Müşteri portföyümüz gelişti" Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, "Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik" diye konuştu. "Bu fuarı çok seviyoruz" Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, "Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:27 Elektronik atıklar ekonomiye kazandırılacak Her yıl milyonlarca akıllı telefon, bilgisayar ve ev aleti kullanım ömrünü tamamlayarak devasa bir "elektronik atık" dağına dönüşüyor. Modern dünyanın en hızlı büyüyen atık problemine karşı geliştirilen Circularity projesi, teknolojiyi çöpe değil, döngüye dahil etmek için bilimsel bir yol haritası sunuyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Belmont Forum kapsamında fonlanan Circularity projesinin kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’den Yaşar Üniversitesi’nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan beş üniversitenin paydaşlığında yürütülen çalışma; telefon ve elektrikli araba bataryaları gibi atıkları birer yük olmaktan çıkarıp hammaddeye dönüştürmeyi hedefliyor. Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu liderliğindeki proje ekibinde; Prof. Dr. Erhan Ada, Dr. Öğretim Üyesi Yeşim Deniz Özkan Özen, Dr. Öğretim Üyesi Mürüvvet Deniz Sezer ile araştırmacılar Çisem Lafcı ve Yalçın Berberoğlu yer aldı. Kişi başı 18.3 kg e-atık Proje kapsamında elde edilen veriler, Türkiye’nin 80 milyonu aşan nüfusuyla Batı Asya’nın en fazla elektronik atık üreten ülkelerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’de kişi başı e-atık arzı 18,3 kilograma ulaşırken, yıllık toplam atık miktarı ise 1 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Araştırmalar, geleneksel "al-kullan-at" modelinin sürdürülemez olduğunu gösterirken, artan atık miktarı karşısında geri dönüşüm tesislerinin kapasitesinin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Akıllı telefon ömürleri 2 yıla kadar düştü Dünyada en hızlı büyüyen e-atık kaynağının akıllı telefonlar olduğunu ortaya koyan proje, tüketim hızındaki korkutucu artışı da gözler önüne serdi. Gelişmiş ülkelerde bir cihazın kullanım süresinin 2 yılın altına, gelişmekte olan ülkelerde ise 3 yıla kadar düştüğü kaydedildi. Bu durum, teknolojik döngünün her geçen gün daha hızlı bir atık dağına dönüştüğünü gösteriyor. Geleceğin tehdidi: Elektrikli araç bataryaları Proje sadece bugünün cihazlarını değil, geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçları da kapsıyor. Paydaş kurumlardan biri olan Almanya Bayreuth Üniversitesi’nden paylaşılan verilere göre, 2024 itibarıyla Almanya yollarındaki bataryalı elektrikli araç (BEV) stoğu 1 milyon 651 binin üzerine çıktı. Bu araçların bataryalarının gelecekte devasa bir atık havuzu oluşturmaması için döngüsel ekonomi modellerinin bugünden kurulması gerektiği vurgulanıyor. "Döngüsel ekonomi en güçlü kasımız" Proje Koordinatörü ve Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitenin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle özetledi: "Üniversitemiz için döngüsel ekonomi, TÜBİTAK raporları ve küresel analizlerle tescillenmiş en güçlü kaslarımızdan biridir. Projemiz, 2023 yılında Belmont Forum tarafından fonlanan ve dünyada bu alanda seçilen sadece 7 projeden biri olma özelliğini taşıyor. ’Üret, tüket ve at’ mantığına dayanan lineer sistemlerin tıkandığı bu dönemde; lojistik penceresinden bakarak bu yapıyı döngüsel bir modele çevirmek için gayret gösteriyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır." "Akademik rehberlik bizim için yol gösterici" Etkinliğe katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Daire Başkanı Sabriye Ayhan, üniversitelerin bu süreçteki önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Bakanlık olarak politikalarımızı üniversitelerimizin bilimsel rehberliğiyle yürütüyoruz. Döngüsel ekonomi artık çevresel bir tercihin ötesinde, küresel bir ekonomik zorunluluktur. ’Al-kullan-at’ modelinin yerini; kaynağın verimli kullanıldığı, atığın tekrar üretime dahil edildiği ve sektörel rekabetçiliğin arttığı yeni bir sistem almaktadır."
Normal doğumdan sezaryene geçişin sebebi anne ve bebeğin güvenliği
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:59 Normal doğumdan sezaryene geçişin sebebi anne ve bebeğin güvenliği Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bal, bazı durumlarda anne ya da bebeğin sağlığını korumak amacıyla normal doğumdan sezaryene geçiş yapılabileceğini ifade ederek, "Bu ani alınan bir karar gibi görünse de aslında tıbbi gereklilikler doğrultusunda, anne ve bebeğin güvenliği için yapılan bir uygulamadır" dedi. Can Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bal, doğum sürecinde anne adaylarının en çok merak ettiği konulardan biri olan ’normal doğumdan sezaryen doğuma geçiş’ hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Bal, normal doğumun anne ve bebek için doğal ve öncelikli tercih olduğunu vurgularken, bazı durumlarda anne ya da bebeğin sağlığını korumak amacıyla sezaryene geçiş yapılabileceğini ifade etti. Dr. Bal, sezaryene geçiş gerektiren başlıca durumları şöyle sıraladı: "- Bebeğin kalp atışlarında bozulma: Doğum sırasında bebeğin kalp atışlarının düşmesi, acil sezaryen gerektirebilir. - İlerlemeyen doğum eylemi: Doğum sancıları başlamış olsa bile, rahim ağzında yeterli açılma olmaması ya da bebeğin doğum kanalında ilerleyememesi durumunda sezaryen tercih edilir. - Kordon sorunları: Göbek kordonunun bebeğin boynuna dolanması veya kordon sarkması gibi durumlar bebeğin oksijen almasını engelleyebilir. - Bebeğin ters ya da yan durması: Normal doğum için uygun olmayan pozisyonlarda sezaryen kaçınılmaz hale gelebilir. - Anne sağlığını tehdit eden durumlar: Yüksek tansiyon, preeklampsi veya aşırı kanama riski gibi durumlarda sezaryen ile güvenli doğum sağlanır". Amaç anne ve bebeğin sağlığı Op. Dr. Mehmet Bal, doğum sürecinde anne adaylarının kaygılarını anlamanın çok önemli olduğunu belirterek, "Bizim en büyük önceliğimiz, hem annenin hem de bebeğin sağlığıdır. Normal doğum süreci devam ederken risk oluşursa, sezaryen hayat kurtarıcı bir yöntemdir. Anne adaylarının bu sürece bilinçli şekilde hazırlanması, güven duygusunu artırır ve doğumu kolaylaştırır. Normal doğumdan sezaryene geçiş, ani alınan bir karar gibi görünse de aslında tıbbi gereklilikler doğrultusunda, anne ve bebeğin güvenliği için yapılan bir uygulamadır" dedi. Dr. Bal, anne adaylarının doğum sürecinde doktorlarıyla açık iletişim kurmasının, sağlıklı ve güvenli bir doğumun en önemli adımı olduğunu vurguladı.
Ağlayarak yardım istemişti: Ayağı ampute edilen Muzaffer Amca protez için destek bekliyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 22:17 Ağlayarak yardım istemişti: Ayağı ampute edilen Muzaffer Amca protez için destek bekliyor İzmir’de şeker hastası 68 yaşındaki Muzaffer Acar, ayağında giderek büyüyen yara sebebiyle ağlayarak yardım istemişti. Ayağı ampute edilen ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kalan yaşlı adam, protez için hayırseverlerden destek bekliyor. Buca ilçesi Gediz Mahallesi’nde bir evde yalnız yaşayan Muzaffer Acar’ın Tip-2 diyabet hastalığı sebebiyle ayağında yaralar oluştu. İlaç tedavilerinden sonuç alamayan yaşlı adamın sağ ayağındaki yara giderek büyüdü. Oluşan kurtçuklar tarafından ayağı kemirilen, kanama nedeniyle acılar çeken Muzaffer Amca, başvurduğu sağlık kuruluşlarından tedaviyle ilgili sonuç alamayınca ağlayarak yardım istedi. Geçtiğimiz Mayıs ayında konunun basına yansıması üzerine İl Sağlık Müdürlüğü devreye girdi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda yaşlı adamın ayağındaki yaraların kangrene dönüşme riski taşıdığı belirlendi. Burada yapılan ameliyat ile Acar’ın sağ bacağı diz altından ampute edildi. Ameliyat sonrası tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmeye çalışan Acar, sesini duyuran basın mensuplarına ve İl Sağlık Müdürlüğüne teşekkür etti. Maddi imkansızlıklar nedeniyle protez alamadığını ifade eden Acar, günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirtti. Acar, "Ayağımda giderek büyüyen yara sebebiyle büyük acılar çekiyordum. Allah razı olsun devlet büyüklerimiz bana sahip çıktı ve tedavimi sağladı. Tekerlekli sandalye ile yaşamaya çalışıyorum. Tekrar ayağa kalkabilmek için proteze ihtiyacım var fakat buna maddi olarak imkanım yok." dedi. Acar, yetkililerden ve hayırseverlerden protez için destek beklediğini söyledi.
AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: "Yeni yasama yılımız hayırlı olsun"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 17:28 AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: "Yeni yasama yılımız hayırlı olsun" Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama yılı açıldı. Yeni yasama yılı açılışı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayan AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında meclisimiz; yasama, denetim ve temsil görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecek" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki buçuk aylık aranın ardından bugün 28. Dönem 4. Yasama yılı açıldı. Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı açılışı dolasıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 105 yıllık tarihinin her döneminde olduğu gibi, bu yasama yılında da demokrasinin kalbi ve milletin ortak umudu olarak çalışmaya devam edeceğini belirten Dr. Kasapoğlu "28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında meclisimiz; yasama, denetim ve temsil görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecek. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak, 3 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla başlattığımız yoğun mesaiye tatil dönemi boyunca da ara vermedik. Alanında uzman paydaşları dinledik. Sivil toplum kuruluşlarımızla kapsamlı toplantılar gerçekleştirdik. Farklı şehirlerde saha ziyaretleri yaptık. Farklı başlıklarda odak grup görüşmeleri düzenledik. Yeni yasama yılında tutanaklı- resmi toplantılarımızın başlamasıyla, bu çalışmaları daha ileri taşıyacak ve engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştıracak güçlü öneriler gelişmeye devam edeceğiz. Yeni dönem, yalnızca kanun tekliflerinin görüşüldüğü bir süreç olmanın yanında, milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunacak politikaların ve düzenlemelerin hayata üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getireceğine inancım tamdır. Yeni yasama yılı vesilesiyle tüm milletimize sağlık, huzur ve hayırlar diliyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, Meclisimizin çalışmalarını ülkemizin geleceği için bereketli kılsın" ifadelerini kullandı.
İzmir’deki bıçaklı dehşette cinayet şüphelisi tutuklandı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:20 İzmir’deki bıçaklı dehşette cinayet şüphelisi tutuklandı İzmir’in Karabağlar ilçesinde, kavga ettiği 33 yaşındaki adamı boğazından ve karnından bıçaklayarak öldürdüğü belirlenen şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayetin sebebinin, ikili arasında daha önce çıkan kavgalardan dolayı oluşan husumet kaynaklandığı ortaya çıktı. Olay, 28 Eylül akşamı saat 22.00 sıralarında ilçeye bağlı Devrim Mahallesi 3771/6 sokakta meydana geldi. Sokakta iki grup arasında başladığı öğrenilen tartışmanın kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşmesi sonucu B.S. (24) adlı bir kişi, Selim Yağız’a (33) bıçakla saldırdı. Yağız, boyun ve karın bölgesinden aldığı çok sayıda bıçak darbesiyle yere yığılırken şüpheli olay yerinden kaçtı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine adrese gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Yağız’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Talihsiz adamın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanan cinayet şüphelisi B.S.’nin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Bıçaklı kavga ve cinayet anı, sokakta bulunan bir güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Yapılan araştırmada, B.S.’nin 27 suç kaydı bulunduğu, yaşamını yitiren Selim Yağız’ın ise 10 suç kaydı olduğu öğrenildi. Cinayetin sebebi husumet Gözaltına alınan B.S., ifadesi alınmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü. B.S.’nin ifadesinde, Selim Yağız ile daha önce kavga ettikleri, geçmişte buna dair aralarında husumet olduğunu, sokakta karşılaşınca da yeniden kavgaya tutuştuklarını söylediği öğrenildi. Emniyetteki ifadesinin ardından mahkemeye sevk edilen B.S., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
İzmir’de kan donduran iddia: Anne, bebeğini köprünün altına gömdü
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:38 İzmir’de kan donduran iddia: Anne, bebeğini köprünün altına gömdü İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan bir kadının, evlilik dışı yeni doğan bebeğini çuvala koyarak köprünün altına gömdüğü iddia edildi. Kan donduran iddia üzerine harekete geçen savcılık, anneyi ve ailesini gözaltına alırken şüpheli annenin 5 yıl önce de pazarda doğurduğu bebeğini tezgahta ölüme terk ettiği ortaya çıktı. Olay Tire ilçesine bağlı kırsal Sarılar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hatice D. (34) isimli bir kadın, evlilik dışı dünyaya getirdiği bebeğini çuvala koyarak köprünün altına gömdü. Hatice D.’nin annesinin jandarmaya giderek olayı itiraf etmesi üzerine harekete geçildi ve savcılık talimatıyla Hatice D. ve aile fertleri gözaltına alınırken, jandarma köpeğiyle bölgede arama çalışmaları sürüyor. Kordon bağı bulundu, bedene ulaşılamadı Bölgede yapılan ilk aramalarda, gömüldüğü öne sürülen yerde bebeğe ait kordon bağına rastlandı. Ancak henüz bebeğin bedenine ulaşılamadı. Jandarma ekipleri, özel eğitimli köpeklerle köprü çevresinde arama çalışmalarını sürdürüyor. Anne ve ailesi gözaltında Olayın ardından Hatice D. ile birlikte annesi, babası ve bazı yakınları gözaltına alındı. Gözaltındaki şüphelilerin ifadelerinin alınmaya devam ettiği öğrenildi. 5 yıl önce de benzer bir olay yaşanmıştı H.D.’nin 2019 yılında da Tire Cuma Pazarı’nda şalvarının içinde doğum yaptığı, ardından bebeği tezgahın altına bıraktığı ortaya çıktı. Ağlama seslerini duyan vatandaşların ihbarıyla hastaneye kaldırılan bebek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturma sürüyor Tire Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla başlatılan soruşturma titizlikle yürütülürken, bebeğin bulunması için jandarma ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
İzmir’de 20 ayrı kaçakçılık operasyonu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:37 İzmir’de 20 ayrı kaçakçılık operasyonu İzmir’de polis ekiplerince bir haftada gerçekleştirilen 20 operasyon kapsamında piyasa değeri yaklaşık 10 milyon TL olan kaçak ürün ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 28 şüpheliden 5’i tutuklandı. İzmir Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 22-28 Eylül tarihleri arasında sahte alkollü içki üretimi, kaçak tütün mamulleri ticareti, gümrük kaçağı ürünlerin piyasaya sürülmesini önlemek ve tarihi eser kaçakçılığını engellemek amacıyla il genelinde 20 ayrı operasyon düzenledi. Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda 28 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı, 5 kişi tutuklandı. 10 milyon TL’lik ürün ele geçirildi Operasyonlarda piyasa değeri yaklaşık 10 milyon TL olan çok sayıda kaçak ve sahte ürün ele geçirildi. Ele geçirilen ürünler arasında; 1 milyon 760 bin adet boş makaron, 72 bin 700 adet doldurulmuş makaron, 44 bin 308 adet sigara sarma kağıdı, 18 bin 46 paket gümrük kaçağı sigara, bin 870 puro, 384 elektronik sigara cihazı ve 30 elektronik sigara likidi, 5 kilo kıyılmış tütün, bin 755 litre taklit etiketli etil alkol ile 58 şişe içki, 11 bin 286 cinsel içerikli ürün, 5 bin 780 kozmetik ürünü, 114 elektronik eşya, 67 oto yedek parçası, 750 litre kaçak akaryakıt bulundu. Tarihi eserler de bulundu Polisin operasyonlarında ayrıca bin 730 adet ortaçağ Avrupa ve Osmanlı dönemlerine ait sikke ile 6 tarihi eser niteliği taşıyan obje ele geçirildi.
Karaciğer metastazını yenerek hayata döndü
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:50 Karaciğer metastazını yenerek hayata döndü Beş yıl önce ileri evre kalın bağırsak kanseri teşhisi konan ve karaciğerinin her iki tarafında çok sayıda metastaz bulunan Huriye Kuyucu, İzmir Medical Point Hastanesinde gerçekleştirilen iki aşamalı özel cerrahi sayesinde yeniden hayata tutundu. Huriye Kuyucu, "Ben yeniden nefes aldım, hayata tekrar sarıldım" dedi. İzmir Medical Point Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Can Karaca ve ekibi, ileri evre kalın bağırsak kanseri tanısı alan ve aynı zamanda karaciğerinin her iki tarafında çok sayıda metastaz bulunan Huriye Kuyucu’ya uyguladıkları özel cerrahi yöntemle önemli bir başarıya imza attı. Zorlu tedavi sürecinin ardından Huriye Kuyucu, bugün tedavisinin beşinci yılını tamamen hastalıksız bir şekilde geride bıraktı. "Halsizlik ve terleme şikayetiyle başladı" Sadece halsizlik ve terleme şikayetiyle başlayan süreç, kısa sürede tüm aile için büyük bir sınava dönüştü. Huriye Kuyucu o günleri şöyle anlattı: "Hayatımızın en sıradan gününde kontrolden çıkıp kızımla yemeğe gitmeyi planlıyorduk. Ama sonuçlar her şeyi değiştirdi. Dünyam başıma yıkıldı. Yine de hiç vazgeçmedim. Yüzde 1 şansım bile olsa değerlendirmek istedim. Ameliyat sonrası adeta yeniden doğdum. Bugün çocuklarımın büyüdüğünü görmek benim için en büyük mutluluk." İlk uygulamalardan biri Doç. Dr. Can Karaca, uygulanan yöntemin tıp dünyasında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Bu yöntem, dünyada 2012’den itibaren uygulanmaya başlandı. İki aşamalı cerrahiyle, önce karaciğerin sağlıklı lobunu büyütüyor, ardından tümörlü kısmı çıkarıyoruz. Huriye Hanım’ın ameliyatı, Türkiye’deki ilk uygulamalardan biriydi. Bugün beşinci yılında hayatına hastalıksız olarak devam ediyor olması, yöntemin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor." Dr. Karaca, bu tür ameliyatların yalnızca donanımlı merkezlerde ve deneyimli ekiplerle başarıyla yapılabileceğini vurgulayarak, "Bu yöntem geçmişte tedavi edilemez olduğu düşünülen karaciğerinin her iki tarafında metastaz bulunan hastalar için yeni bir umut sunuyor. Ancak unutulmamalı ki, bu sadece cerrahın değil; cerrahi ekibin, onkologların, yoğun bakımın, hemşirelerin yani tüm bir hastanenin ortak başarısıdır. Hastanın güveni de tedavinin en önemli parçasıdır" dedi. "Hayata yeniden sarıldım" Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Huriye Kuyucu, "Korkmasınlar, güvendikleri doktorlarına teslim olsunlar. Ben yeniden nefes aldım, hayata tekrar sarıldım" sözleriyle benzer süreç yaşayan hastalara umut oldu.
77 yıldır tüm Türkiye’ye şifa dağıtıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 08:48 77 yıldır tüm Türkiye’ye şifa dağıtıyor İzmir’de 1947 yılında hizmete açılan ve 77 yıldan beri başta İzmir ve Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye’de milyonlarca çocuğa şifa dağıtan Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bugün de Türkiye’nin en köklü ve en donanımlı çocuk sağlığı merkezlerinden biri olarak hizmet vermeye devam ediyor. Özellikle Ege Bölgesi ve İzmir olmak üzere ülkenin pek çok yerinden günlük ortalama 2 bin 500 bebek ve çocuğa poliklinik hizmeti veren hastane, 320 yatak kapasitesi ile yataklı tedavi imkanı da sağlıyor. Ayrıca İzmir’in Karabağlar ilçesinde bulunan semt polikliniği ile de İzmir’in farklı köşelerine hizmet ulaştırılıyor. Hastane ve hizmetlerle ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Başhekim Doç. Dr. Dilek Orbatu, hastanenin misyonunu şu sözlerle özetledi: "Hastanemiz, yalnızca İzmir’in değil Türkiye’nin çocuk sağlığında öncü kurumlarından biridir. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir, her biri bizim için bir emanet. Bu anlayışla hizmet veriyor, tıbbın ve bilimin en güncel imkânlarını çocuklarımız için seferber ediyoruz." Yenilenen servisler ve açılan yeni klinikler Son bir yılda hastanenin pek çok kliniği yenilenirken, yeni servislerin de çocukların hizmetine açıldığını ifade eden Başhekim Orbatu, "Bunlardan en dikkat çekeni ise ’adölesan kliniği’ oldu. Özellikle 10-18 yaş aralığındaki ergen çocukların sağlık ihtiyaçlarına göre yapılandırılan bu klinik; büyüme-gelişme, beslenme sorunları, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı riski, psikososyal uyum ve kronik hastalık yönetimi gibi konularda multidisipliner bir yaklaşımla hizmet veriyoruz. Adölesan kliniğimiz, ergen sağlığına özel yaklaşım sunan sayılı merkezlerden biri olma yolunda. Ergenlik, yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir geçiş dönemidir. Burada çocuklarımızın hem fiziksel hem ruhsal sağlığını takip ediyor, bireyselleştirilmiş tedavi ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz" dedi. Orbatu, bunun yanı sıra süt oyun çocuğu 2 servisinin faaliyete başladığını ve çocuk yoğun bakım, palyatif bakım, kardiyoloji, gastroenteroloji, büyük çocuk ve genel pediatri 1 servisinin modern altyapısıyla yenilendiğini vurguladı. Başhekim Orbatu, hastanenin aynı zamanda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, çocuk cerrahisi uzmanı ve pek çok çocuk yan dalda uzmanlık eğitimi verdiğini dile getirdi. Başhekim bu noktaya dikkat çekerek şunları söyledi: "Hastanemiz, sadece bugünün çocuklarına sağlık hizmeti sunmakla kalmıyor; aynı zamanda geleceğin hekimlerini yetiştirerek ülkemizin çocuk sağlığına uzun vadeli katkı sağlıyor. Bugüne kadar yüzlerce doktor bu hastanede yetişerek hem ülkemizin dört bir yanında hem de uluslararası düzeyde çocuk sağlığına hizmet etmeye başladı." Güçlü klinik altyapısı ve özellikli merkezler Hastane, çocuk hastalıkları ve cerrahisinin tüm ana ve yan dallarında hizmet veren birimleriyle kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Bunun yanında, Türkiye’de sayılı merkezlerden biri olmasını sağlayan çok özel birimlere de ev sahipliği yapıyor. Çocuk Kalp Damar Cerrahisi’nden Prematüre Retinopatisi (ROP) Tanı ve Tedavi Merkezine, Pediatrik Diyabet ve Obezite Merkezi’nden Pediatrik Palyatif Bakım Merkezi’ne, Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi’nden pediatrik anjiyografiye kadar uzanan geniş bir yelpazede özellikli sağlık hizmeti sunan hastane ayrıca ülkemizin ilk ve tek ’Uzaktan Aşı Danışmanlığı Polikliniği’ ile çocukların yaşam kalitesini artırmaya yönelik en güncel ve donanımlı yaklaşımları sunuyor.