Yerel Haberler
İzmir
Aşık Veysel türküleri Aliağa’da yankılandı 10 Nisan 2026 Cuma - 20:05:25 Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Halk Müziği Korosu, 20. yüzyıl aşıklık geleneğinin büyük ozanı Aşık Veysel’in türküleri, şiirleri ve yaşam öyküsünün sahneye taşındığı anlatımlı bir konserle sanatseverlerle buluştu. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve ASEV Türk Halk Müziği Eğitmeni Dr. Ali Hikmet Gökçen yönetimindeki dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sahne aldığı performansıyla büyük beğeni topladı. Konserde, Aşık Veysel’in hayatından kesitler sunulurken, ozanın kendi sesinden şiirlerinin yer aldığı video gösterimleri de izleyiciyle paylaşıldı. Gecenin açılışı ise "Havalanma Telli Turnam" ve "Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana" türküleriyle yapıldı. Sanat Yönetmeni Ali Hikmet Gökçen, açılış konuşmasında geceye verdikleri destekten dolayı Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu’na ve belediye personeline teşekkürlerini iletirken Aliağa’ya daha büyük ve donanımlı bir kültür merkezi kazandırılması yönündeki beklentisini de dile getirdi. Konser sırasında sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Sanat Yönetmeni Ali Hikmet Gökçen’e teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Türk Halk Müziği Koromuz, büyük halk ozanımız, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden Aşık Veysel’in eserlerini seslendirdi. Bu güzel akşamı bizlere yaşatan koromuza, onlara eşlik eden saz sanatçılarımıza, gecenin mimarı Ali Hikmet Gökçen’e ve koromuzu yalnız bırakmayan değerli misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz günlerde çocuklarımla yaptığımız bir söyleşide de ifade etmiştim; en büyük hayalim Aliağa’ya gerçek, bize yakışan, büyük bir kültür merkezi kazandırmak." Gecenin ilerleyen bölümünde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ve Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu da sahneye çıkarak koronun son türküsüne eşlik etti. Yaklaşık iki saat süren ve Aşık Veysel’e ait 11 eserin seslendirildiği konser, izleyicilerin de hep bir ağızdan eşlik ettiği "Uzun İnce Bir Yoldayım" ile unutulmaz bir finalle sona erdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 17:56 Bayındır’da polis haftası etkinlikleri gerçekleştirildi Bayındır’da İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Polis Haftası etkinlikleri gerçekleştirildi. Bayındır İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programlar, ilçe protokolü ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti. Program kapsamında ilk olarak Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona erdi. Etkinlikler çerçevesinde Fatih Camii’nde mevlit programı gerçekleştirildi. Programda şehit polisler için mevlit okutulurken, dualar edildi. Programa katılan vatandaşlar da edilen dualara eşlik ederek Türk Polis Teşkilatının yıl dönümünü manevi bir atmosferde andı. Programın devamında ise Polis Merkezi Amirliği önünde vatandaşlara lokma ikramında bulunuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları verildi. Bayındır İlçe Emniyet Müdürü Özgür Dinç’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programlarda, Türk Polis Teşkilatının toplum huzuru ve güvenliği için üstlendiği önemli görevlere dikkat çekildi. Yetkililer, Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerin vatandaşlarla emniyet teşkilatı arasındaki bağların güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. Bayındır’da gerçekleştirilen programlar, vatandaşların memnuniyeti ve yoğun katılımıyla tamamlandı.
Çeşme’de kaza yapan sürücüye yumruklu saldırı kamerada
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:06 Çeşme’de kaza yapan sürücüye yumruklu saldırı kamerada İzmir’in Çeşme ilçesinde bir sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeritten gelen otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazanın ardından taraflar arasında yumruklu kavga çıktı. Olay anı çevredeki bir güvenlik kamerasınca saniye saniye kaydedildi. Edinilen bilgiye göre, kaza, Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Port bölgesinde meydana geldi. Seyir halindeki ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak sağa sola savruldu. Karşı şeride geçen araç, bu sırada seyir halinde olan başka bir otomobile çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki araç da yola savruldu. Kazanın hemen ardından aracından inen ticari araç sürücüsü, çarptığı otomobile yöneldi. Kapıları açarak araçtaki sürücü ve yolcunun dışarı çıkmasına yardımcı oldu. Araçtan çıkan otomobil sürücüsü, kazanın verdiği şokla kendisine yardım eden kişiye yumruklarla saldırdı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. Kaza ve kavga kamerada Öte yandan, yaşanan kaza ve sonrasındaki darp anları çevredeki bir güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; ticari aracın çift şeritli yolda kontrolden çıkarak karşı şeritten gelen otomobile hızla çarpması, kayıtların devamında ise ticari araç sürücüsünün diğer araçtakilerin yardımına koştuğu, ardından da otomobil sürücüsü tarafından darbedildiği anlar yer aldı.
Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız"
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:58 Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne haksız şekilde devredilmesi girişimine karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Sabah erken saatlerde Meslek Fabrikası binasına giden İzmir Büyükşehir Belediye Tugay, burada yaptığı açıklamada "Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir" dedi. Yıllardır binlerce İzmirliye meslek edindiren ve istihdam olanağı sağlayan Meslek Fabrikası’nın hizmet verdiği binanın da aralarında olduğu bazı tesislere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce el konulması girişimine tepkiler sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay sabah erken saatlerde Halkapınar’daki Meslek Fabrikası binasına giderek burada bir açıklama yaptı. "Mesele çözülene kadar buradayım" Anlamsız bir kavga ya da değersiz bir sürtüşmenin tarafı olmadıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir" dedi. "Sonuna kadar mücadele" Destek veren, iyi niyetle yanında olan olan herkese teşekkür ettiğini belirten Tugay, "Ancak şunu da açıkça ifade etmek isterim ki; iyi niyetli insanların olduğu bir yerde bu şekilde bir uygulama kabul edilemez. Bu durumu büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. Bu yanlış, bu hukuksuz ve bu kötü uygulamayı durdurmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Kendisine ‘İzmir milletvekiliyim’ deyip İzmir’in malını Vakıflara devretmeye çalışanların da bir an önce kendilerine gelmesini temenni ediyorum. Herkes kendi görevini yeniden sorgulamalıdır. Bizim görevimiz, bu kentin hakkını savunmaktır. Biz İzmirliyiz. Bu şehirde büyüdük, hayatımız burada geçti. İzmir’in değerlerini, insanların hassasiyetlerini çok iyi biliyoruz. Ve açıkça söylüyorum: İzmir’e bu yapılmaz" diye konuştu. "Binanın Vakıflarla bir bağı yok" Binanın tarihçesinden de bahseden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay şunları söyledi: "Söz konusu yapı, 1908 yılında özel kişiler tarafından un fabrikası olarak inşa edilmiştir. Vakıflar tarafından yapılmış bir eser değildir ve vakıflarla herhangi bir bağı bulunmamaktadır. 1926 yılında ise dönemin Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla bu yapı kamulaştırılmış, yani bedeli ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmiştir. 1940 yılından itibaren de tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiş ve o tarihten bu yana kesintisiz şekilde belediyenin mülkü olarak kalmıştır. 2007 yılında Vakıflar tarafından tapuya bir şerh konulmuş, ancak bu süreçte yaklaşık 1 milyon 300 bin lira ödeme yapılarak söz konusu şerh kaldırılmıştır. Yani bugün itibarıyla tapuda Vakıflara ait herhangi bir hak ya da şerh bulunmamaktadır. Daha sonra yapı restore edilmiş ve restorasyonun ardından bugüne kadar "Meslek Fabrikası" olarak hizmet vermeye devam etmiştir. Özetle; ortada hukuki dayanağı olmayan, kamu vicdanını yaralayan bir müdahale söz konusudur. Biz buna karşı durmaya, İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz." "Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor" Konuşmasında İzmirlilere de seslenen Başkan Tugay, "İzmir halkı bunu anlamalı; bu hukuksuzluklar bizi bitiriyor. Biz hizmet etmeye çalışıyoruz. İzmir’in dört bir köşesinde iyi şeyler yapalım, insanların yardımına koşalım, sorunlarını çözelim diye uğraşıyoruz. Göreve başladığımızdan beri adeta burnumuzdan getirmek için her şeyi yaptılar. ‘Belediye para kazanmasın, belediyenin imkanlarını kısıtlayalım, engel olabildiğimiz kadar engel olalım.’ Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor, sürekli engelleniyoruz. Ancak hiçbir şekilde vicdanım kabul etmiyor; eğer ‘buraya çökün, burayı alın’ dersem görevimi yapmamış olurum. O yüzden bireysel kararımdır. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Kimseyi özel olarak çağırmadım. Herkes kendi duyarlılığı ile burada ama ben bu binayı başkalarının zorla almaması için elimden geleni yapacağım. İnsanlara söylüyoruz; ülkenize sahip çıkın. Eğer bunları yapmazsanız bunların arkası gelecek. Bu binanın hakkını savunmak, belediyenin hakkını savunmak benim görevim. Herkes bir daha kendi görevleri neler diye düşünsün" dedi. "Elimden geleni yapacağım" İzmirlilerin duyarlı olduğunu dile getiren Başkan Tugay, "Biz İzmirliyiz. İzmir’de insanların duyarlılıklarını hepimiz biliyoruz ve İzmir’e bu yapılmaz. Memleketimizin hiçbir köşesinde hiçbir haksızlık yapılmamalı. İzmir gibi vatanına ve milletine bağlı insanların olduğu bir şehre, iyi yürekli insanların olduğu bir şehre bu yapılmaz. Bunu büyük üzüntüyle karşılıyorum. Bu yanlış, hukuksuz, kötü işi durdurmak için elimden geleni yapacağım. İnşallah ‘ben İzmir milletvekiliyim’ deyip de İzmir’in malını Vakıflara vermeye çalışanlar da biraz akıllarını başlarına toplar ve İzmir’in hakkına hukukuna sahip çıkmayı akıl ederler. Halkımızın anlayışına ihtiyacımız var. Halkımızın bizi doğru anlamasına ihtiyacımız var. Burada anlamsız bir kavga, gereksiz bir sürtüşme içinde değiliz. Çok haklı olduğumuz, haklılığımızı defalarca açıkladığım bir konuda burada olmak zorunda olduğumuzu söylüyorum. Ben burada olmak zorundayım ve bu konu çözülene kadar buradan gitmek istemiyorum" diyerek sözlerini sonlandırdı. Umudun fabrikası İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, kurulduğu günden bu yana 29 merkezde yürütülen çalışmalar kapsamında 5 bin 800 kurs açtı, 145 bin 77 kursiyere mesleki eğitim imkânı sunuldu. Özellikle Halkapınar Kurs Merkezi, 2016 yılından bu yana 531 kurstan 13 bin 149 mezun vererek istihdama önemli katkı sağladı. Meslek Fabrikası bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Gençlik Merkezi ile 2025 yılı şubat ayından bu yana 385 genç dijital becerilerle geleceğe hazırlandı. İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla 37 bin 44 kişi açık iş ilanlarına yönlendirildi, bu süreçte 2 bin 694 yurttaş iş hayatına kazandırıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü, 35 alan ve 215 branşta eğitim faaliyetlerini sürdürüyor ve özellikle gençler ve kadınlar için mesleki gelişim ve istihdam odaklı çalışmalar yürütülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi restore etti 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile Meslek Fabrikası’nın Halkapınar’da yer alan binası, belediye mülkiyetine geçti ve uzun yıllar "un fabrikası" ve belediye deposu olarak kullanıldı. 2007 yılında İZSU mülkiyetindeki bina üzerinde bulunan "vakıf şerhi", bedeli ödenerek kaldırıldı ve mülkiyet tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. 2015-2017 yıllarında İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe halindeki tarihi binayı yaklaşık 17 milyon TL’lik büyük bir bütçeyle restore ederek "Meslek Fabrikası" adıyla hizmete açtı. Atıl durumda kalabilecek bir tarihî yapı kent yaşamına kazandırılarak İzmir halkının eğitim aldığı, üretim yaptığı ve meslek sahibi olduğu örnek bir kamusal mekâna dönüştürüldü. Bu yönüyle yapı yalnızca bir taşınmaz değil, İzmir halkının ortak emeğinin ve kamusal yararın somut bir örneği oldu. Hukuki süreç 2025 yılının ekim ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediyeye hiçbir tebligat veya bilgi vermeden Tapu Müdürlüğü üzerinden binayı kendi üzerine tescil ettirdi. Bu işlem, Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırıldı. Bu yılın ocak ve şubat aylarında belediyenin mülkiyetin el değiştirdiğini öğrenmesi üzerine hukuki süreç başlatıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, "hukuksuz el koyma" iddiasıyla tapu iptal davası açtı. 25 Şubat’ta İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi bir açıklama yaparak Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve bir gasilhane binasının belediyeden habersiz şekilde Vakıflara devredildiğini kamuoyuna duyurdu. Mart ayının başında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülkiyet ihtilafı nedeniyle bina için "ihtiyati tedbir" kararı aldı. 10 Mart’ta Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün itirazı üzerine mahkeme ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Bu durum, binanın tahliye edilmesinin önünü açtı. 18 Mart’ta Vakıflar Bölge Müdürlüğü, belediyeye binanın boşaltılması için tebligat gönderdi. Eski un fabrikasıydı Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908’de Osmanlı vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914’te İzmir’in sadece un sektöründe değil, bütün sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline geldi. İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun bir ateşle karşılaştı, fabrikadan açılan ateşte dört Türk eri şehit düştü. Binanın hemen yanında Cumhuriyet’in ilk yıllarında dikilmiş ve üzerinde ‘Vatan ve Namus’ yazan Dokuz Eylül ‘Şehitler Abidesi’ yer alıyor. 1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından da farklı alanlarda hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.
Karşıyaka’da Erhan Öztürk, 7 gollük katkıyla döndü
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:49 Karşıyaka’da Erhan Öztürk, 7 gollük katkıyla döndü Karşıyaka’ya sezon başında transfer olan 26 yaşındaki Erhan Özütürk, bahis cezasının bitmesinin ardından şu ana kadar yeşil-kırmızılı formayla 6 maça çıkarken 7 gollük katkı sağladı. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Karşıyaka’da Erhan Öztürk formunu devam ettiriyor. Sezon başında takıma katılan ve kısa sürede ilk 11’in vazgeçilmez isimlerinden biri haline gelen 26 yaşındaki sağ kanat oyuncusu, forma giydiği ilk 10 maçta 2 gol ve 3 asistlik katkı sağladı. Ancak Öztürk, Türkiye Futbol Federasyonu’nun başlattığı bahis soruşturması kapsamında ceza aldı. 10 Kasım’da PFDK’ya sevk edilen ve 3 ay hak mahrumiyeti cezasına çarptırılan başarılı oyuncu, uzun süren aranın ardından 8 Şubat’ta oynanan Eskişehir Anadolu deplasmanıyla birlikte sahalara geri döndü. Öztürk, ikinci yarıda oyuna dahil olduğu Eskişehir Anadolu deplasmanında attığı golle takımına 1 puanı kazandırdı. Bu karşılaşmanın ardından İzmir Çoruhlu FK maçını boş geçen Öztürk, Nazilli Belediyespor karşısında ise adeta yıldızlaştı ve 1 gol, 2 asistlik performans sergiledi. Yeniden ilk 11’in vazgeçilmezleri arasına giren başarılı kanat oyuncusu; Altay, Uşakspor ve Ayvalıkgücü Belediyespor maçlarında da birer asist yaparak takımının galibiyetlerinde önemli rol oynadı. Böylece Erhan Öztürk, bahis cezası sonrası çıktığı 6 maçta 7 gole doğrudan katkı sağlayarak dikkat çekici bir performans ortaya koydu.
60 yıllık sessizliği koklear implantla son bulacak
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:48 60 yıllık sessizliği koklear implantla son bulacak Yıllardır işitme problemi yaşayan ve ağabeyinin vefatından 6 gün sonra zar zor duyan ve tek kulağının da işitmediğini fark eden 72 yaşındaki hastaya Medicana International İzmir Hastanesi’nde koklear implant ameliyatı yapıldı. Prof. Dr. Hale Aslan tarafından hastanede ilk kez uygulanan yöntem sayesinde hastanın yeniden duyması bekleniyor. Yıllardır işitme sorunu yaşayan 72 yaşındaki Batı Türker, bir sabah uyandığında duyan tek kulağının da artık işlevini yitirdiğini fark etti. 27 Ekim 2021’den beri yeniden duymak için doktor doktor gezen ve de çeşitli işitme cihazları deneyen Türker, hiçbir sonuç alamadı. Batı Türker’in yeniden duyması için ailesi alanında iyi bir doktor arayışına girdi ve ilk olarak yapay zeka teknolojilerine bu soruyu yönelttiler. Yapay zekadan tek bir isim isteyen aile, Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Hale Aslan ismini alır almaz, hastaneden randevu oluşturdu. Yapılan testler sonucu Batı Türker, koklear implant ameliyatına uygun olduğu görüldü ve yıllardır ileri derece işitme kaybı yaşayan Batı Türker’in yeniden duyabileceğine dair umudu arttı. Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Hale Aslan, "Ameliyat sonrası yaklaşık 1-1.5 ay içinde cihazın aktivasyonu yapılır. Bu süreçte yerleştirilen bölgenin iyileşmesi ve cihazın sağlıklı şekilde çalışması için dokuların oturması gerekir. Aktivasyon sonrasında hastamızın normal işitme cihazına kıyasla çok daha iyi duymasını bekliyoruz" dedi. 60 yıllık işitme kaybı, 2021’de tamamen sessizliğe döndü Batı Türker, yaklaşık 60 yıldır işitme kaybıyla yaşadığını, ancak 2021 Ekim ayından beri de hayatının tamamen sessizliğe büründüğünü söyledi. Batı Türker, "60 yıldır tek kulağımla az duyuyordum. 21 Ekim 2021’de, ağabeyimi kaybettikten birkaç gün sonra bir sabah uyandım ve duyan kulağım da tamamen sustu. Televizyonu, kapıyı artık hiçbir şeyi duyamaz oldum. O günden beri sanki yaşamıyorum" dedi. Batı Türker, yaşadığı çaresizlik nedeniyle uzun süre farklı hekimlere başvurduğunu söyledi. İşitme cihazlarının artık fayda sağlamadığını belirten Batı Türker, "Doktor doktor gezdik. Cihaz da etki etmiyordu. 27 Ekim’de kulağım tamamen sıfırlandı" dedi. Türker ve ailesi, çözüm arayışında farklı yollar denediklerini de anlattı. Alanında iyi bir hekim bulması için yapay zekaya soru sorduklarını ve ‘Tek bir isim istiyoruz’ dediklerini anlatan Batı Türker, "Yapay zeka Hale Hanım’ın adını verdi. Altına alternatif isimler de yazdı ama biz ‘hayır’ dedik. Sonra randevu aldık. Hale Hanım’ı görünce de çok sevdik" ifadelerini kullandı. Ameliyat sürecinin kendisi için duygusal olarak çok zor geçtiğini anlatan Batı Türker ise yeniden duyabilme ihtimalinin kendisine güç verdiğini söyledi. "Ameliyatta kaç saat kaldığım önemli değildi. Ben sadece duymak istiyordum" diyen Batı Türker, "Son yıllarda en güzel uykumu uyudum. Ağrım sızım olmadı. Ameliyatım çok güzel geçti. Umutlarım daha da yeşerdi" diye konuştu. Ameliyat iki aşamada gerçekleştirildi Prof. Dr. Hale Aslan, hastada iki taraflı ileri derecede kronik orta kulak iltihabına bağlı işitme kaybı bulunduğunu belirterek, hastanın durumu ve de uygulanan yöntem hakkında detaylı bilgi verdi. Prof. Dr. Hale Aslan, "Hastada ileri derecede işitme kaybı olduğu için işitme cihazlarından yeterli fayda alınamıyordu. Yapılan değerlendirmelerde koklear implant uygulanmasına uygun olduğu görüldü. Önce dış kulak yolu kapatıldı ve kulaktaki boşluk yağ dokusu kullanılarak dolduruldu. Bu ilk işlemden yaklaşık dört ay sonra da koklear implant yerleştirme ameliyatı gerçekleştirildi. Yaklaşık bir ay sonra cihazın aktivasyonu yapılacak ve hasta cihazın kullanımıyla ilgili eğitim alacak" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Hale Aslan, hastanın daha önce geçirdiği ameliyatlar nedeniyle kulak arkasındaki kemik dokuda geniş bir boşluk bulunduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Daha önce ameliyat olduğu için kulak arkasında kemik dokuda geniş bir boşluk vardı. İmplantı o boşluğa yerleştirebilmek için karın bölgesinden alınan yağ dokusunu kullandık. Bu yöntem Medicana International İzmir Hastanesi’nde ilk kez uygulandı. Koklear implantlar, klasik işitme cihazlarından farklıdır. Bu cihazlar doğrudan iç kulağa yerleştirilen sistemlerdir. Bu nedenle işitme cihazlarına göre çok daha etkin ve verimli sonuçlar elde edilebilir. İşitme cihazlarının yeterli fayda sağlamadığı durumlarda tercih edilen bir yöntemdir. Ameliyat sonrası yaklaşık 1-1.5 ay içinde cihazın aktivasyonu yapılır. Bu süreçte yerleştirilen bölgenin iyileşmesi ve cihazın sağlıklı şekilde çalışması için dokuların oturması gerekir. Aktivasyon sonrasında hastamızın normal işitme cihazına kıyasla çok daha iyi duymasını bekliyoruz." Koklear implant ameliyatlarının çoğunlukla doğuştan işitme kaybı olan bebeklerde ve çocuklarda uygulandığını belirten Prof. Dr. Hale Aslan, ileri yaş grubunda da uygun hastalarda başarıyla yapılabildiğini söyledi.