Yerel Haberler
İzmir
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18 Medicana Çeşme Tıp Merkezi’nde Sevgililer Günü’ne özel anlamlı buluşma Medicana Çeşme Tıp Merkezi, 14 Şubat Sevgililer Günü kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Pelin Pınar’ın muayenesinde milli sporcu Çağla Kubat ve profesyonel sporcu Jimmy Diaz ağırlandı. Sporcu çift, kalp sağlığı, yaşam disiplini ve sevginin hayattaki yeri üzerine samimi bir röportaj gerçekleştirdi. Sporcu kimliklerinin ötesinde yaşam alışkanlıklarını ve sağlıklı yaşam yaklaşımlarını paylaşan çift, sevgi ve sağlığın ortak merkezinin "kalp" olduğuna dikkat çekti. Uzun yıllardır hem hayatı hem sporu birlikte paylaşan Kubat ve Diaz, kalp sağlığının yalnızca ileri yaşlarda değil; çocukluk döneminden itibaren kazanılması gereken bir yaşam alışkanlığı olduğunu vurguladı. "Sevgi hayatın her gününde var" Çağla Kubat, 14 Şubat’a büyük anlamlar yüklemediklerini ancak birlikte kurdukları hayatı ve ortak tutkularını hatırlatan özel bir gün olduğunu belirtti. Sporun yalnızca yarış kazanmak değil, gençlere ilham veren bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Kubat; düzenli antrenman, dengeli beslenme, yeterli dinlenme ve stres yönetiminin kalp sağlığının temel taşları olduğunu söyledi. "Mutluluk, kalbinize iyi baktığınızın göstergesidir" Jimmy Diaz ise yaşamda pişmanlık duymamak için her deneyime yüzde yüz verilmesi gerektiğini belirterek, kalbin sesini dinlemenin önemine dikkat çekti. Sağlıklı bir kalp için hareket, doğru beslenme, kaliteli dinlenme ve güçlü sosyal bağların önemini vurgulayan Diaz, mutluluğun kalp sağlığının en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Kalp sağlığı için temel mesaj Etkinlikte düzenli egzersiz, dengeli beslenme, yeterli uyku ve stres yönetiminin sürdürülebilir yaşam kalitesinin temel unsurları olduğu vurgulandı. Sporcu çift, sevgiyle kurulan bir hayatın bilinçli alışkanlıklarla desteklenen sağlıklı bir kalple bütünleştiğini ifade ederek genç sporculara da ilham vermeye devam ettiklerini belirtti. Medicana Çeşme Tıp Merkezi Uzm. Dr. Pelin Pınar ise kardiyolojik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı, "Sevdiklerin ve kendin için kalbine iyi bak. Çünkü her şey kalpten" dedi.
İçi temizlenen balık dakikalarca çırpınmaya devam etti
29 Ocak 2026 Perşembe - 09:32 İçi temizlenen balık dakikalarca çırpınmaya devam etti Mutfak tezgahında temizlenip yıkanan balık, iç organlarının alınmasının ardından kuyruğunu sallamaya başladı. Temizleme işlemi bitmesine rağmen kas refleksleriyle dakikalarca çırpınan ve olduğu yerde dönen balığın o anları cep telefonu kamerasına yansıdı. İzmir’in Karaburun ilçesi Mordoğan Mahallesi’ndeki balık mezadından tepegöz cinsi balık satın alan Necdet Tarım, balığı eve götürdükten yaklaşık 5 saat sonra temizlemeye başladı. Tarım, balığın iç organlarını tamamen temizleyip yıkama işlemine geçtiği sırada balık aniden elinden fırladı. Tezgahın üzerine düşen balık, burada dakikalarca kuyruğunu sallayarak adeta denizde yüzer gibi hareketlerini sürdürdü. Daha sonra balık çorbası yapılmak üzere tencereye koyulan ve kaynatılmaya başlanan balık, pişirilme esnasında da hareket etmeye devam etti. Necdet Tarım, yaşanan durum üzerine hazırladığı çorbayı tüketmedi. "Temizlediğim balık aniden elimden fırladı" Mordoğan’da ikamet ettiğini ve düzenli olarak bölgedeki balık mezadını ziyaret ettiğini belirten Necdet Tarım, "Dün, daha önce hiç tecrübe etmediğim ilginç bir olay yaşadım. Mezattaki satıcılardan balık talep ettiğimde bana iskorpit önerdiler; bunun yanında, sonradan hakkında bilgi sahibi olduğum ’tepegöz’ cinsi bir balık daha verdiler." dedi. Balıkları satın aldıktan yaklaşık 5 saat sonra temizleme işlemine başladığını vurgulayan Tarım, "Balığın iç organlarını ve solungaçlarını tamamen temizleyip yıkama aşamasına geçtiğim sırada, balık aniden elimden fırladı ve canlı bir şekilde tezgahın üzerinde hareket etmeye başladı. Hayatımda ilk defa başıma gelen bu olay karşısında oldukça tedirgin oldum ve korktum." İfadelerini kullandı. "Hazırladığım çorbayı içemedim" Balığın gösterdiği direnci ıstakoza benzeten ve bu durumun pişirme sürecini de etkilediğini belirten Tarım, sözlerini şöyle tamamladı: "Niyetim balık çorbası yapmaktı ancak görüntülerde de görüldüğü üzere balık uzun süre canlılık belirtileri göstermeye devam etti. Yaşadığım bu olağandışı durum nedeniyle yemeği hazırlarken büyük tereddüt yaşadım. Balığı, diğer iskorpitlerle birlikte kaynayan suya attığımda dahi bir süre hareket ettiğini gözlemledim. Pişirme sonrası hareket kesilse de, hazırladığım çorbayı içemedim." "Tepegöz balığının canlılığını yitirmesi uzun sürer" Yakaladığı balığın özellikleri hakkında detaylı bilgiler veren balıkçı Hikmet Saka ise, "Tepegöz balığının çorbası son derece lezzetli olur. Bu türün büyükleri genellikle kumlu zeminlerde yaşar. Yapısı serttir ve yöremizde ’Tepegöz’ olarak adlandırılır. Yaşam direnci oldukça yüksektir, canlılığını yitirmesi uzun sürer; böylesi denk gelmiş. Ne var ki çorbası çok güzeldir." şeklinde konuştu.
Satkof ve Ustkon İzmir İl Başkanlığı ofisi yönetim buluşması gerçekleştirildi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:31 Satkof ve Ustkon İzmir İl Başkanlığı ofisi yönetim buluşması gerçekleştirildi Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON) Genel Başkanı Adem Karasu ile Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, İzmir İl Başkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirilen yönetim buluşmasında bir araya geldi. Toplantıda; SATKOF ve USTKON’un İzmir merkezli yapılanmasının güçlendirilmesi, sağlık turizmi, sanayi, ticaret ve yatırım odaklı projelerin sahaya yansıtılması ile ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılmasına yönelik stratejik başlıklar ele alındı. İzmir merkezli stratejik yapılanma gerçekleştirilen görüşmelerde, İzmir İl Başkanlığı Ofisi’nin kurumsal kapasitesinin artırılması, kamu, özel sektör ve akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi, sağlık turizmi yatırımlarında İzmir’in bölgesel ve uluslararası bir merkez hâline getirilmesi, SATKOF ve USTKON’un ortak vizyonu doğrultusunda koordineli çalışmaların sürdürülmesi konularında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Genel başkanlardan ortak mesaj USTKON Genel Başkanı Adem Karasu ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, iki konfederasyonun "kardeş yapı" anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayarak, İzmir İl Başkanlığı’nın yalnızca bir temsil noktası değil; bölgesel, ulusal ve küresel projelerin üretildiği stratejik bir merkez olarak konumlandırıldığını ifade etti. Toplantı, imza ve değerlendirme sürecinin ardından çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
İZAZDER Başkanı Altay’dan Bakü’de sivil toplum diplomasisi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:29 İZAZDER Başkanı Altay’dan Bakü’de sivil toplum diplomasisi İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği temaslarda Türk dünyasında sivil toplum diplomasisini güçlendirmeye yönelik önemli görüşmeler yaptı. İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40’ncı yılı da öncelikli gündem başlıkları arasında yer aldı. İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay, Bakü programı kapsamında çeşitli kurum ve temsilcilerle görüşmeler gerçekleştirerek, Azerbaycan Milli Meclisi milletvekili ve Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) üye ülkelerin STK Platformu Genel Sekreteri Azer Allahveranov ile bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere Türk dünyasında sivil toplum diplomasisinin geliştirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması konuları ele alındı. Azerbaycan Milli STK Forumu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, Basın Konseyi Kontrol ve Denetim Komisyonu Sekreteri ve ‘Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı’ (CASCFEN) Başkanı Nadir İsmayilov da katıldı. Altay’dan Türk dünyasında sivil toplum vurgusu Toplantıda değerlendirmelerde bulunan İZAZDER Başkanı Perviz Altay, İzmir ile Bakü arasındaki kardeşlik ilişkilerinin yalnızca yerel değil, Türk dünyasının bütününü ilgilendiren stratejik bir bağ niteliği taşıdığını ifade etti. Altay, sivil toplum kuruluşlarının bu sürece daha aktif katkı sağlamasının, halklar arasındaki gönül bağlarını güçlendireceğini belirterek, İZAZDER olarak bu alanda yeni iş birliklerine açık olduklarını dile getirdi. TDT STK Platformu’nun çalışmaları anlatıldı Görüşmede, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin STK Platformu’nun çalışmaları hakkında da kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Geçtiğimiz yıl temeli atılan platform hakkında bilgi veren Genel Sekreter Azer Allahveranov, sekreterliğin ortaklık ilişkilerinin geliştirilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin artırılmasına yönelik faaliyetlerini aktardı. Allahveranov, platformun gelecekteki çalışma yönlerine değinerek, Türk dünyasındaki sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonun ve karşılıklı desteğin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Üye ülkelerin STK’larını tek bir çatı altında toplama fikrinin, halklar arasında manevi ve kültürel bağların pekiştirilmesine ve ortak değerlerin korunarak geliştirilmesine hizmet ettiğini ifade etti. İzmir-Bakü kardeşliğinin 40. yılına değinildi Görüşmede ayrıca İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40. yılı özel bir gündem başlığı olarak ele alındı. 1986 yılında, Sovyetler Birliği döneminde imzalanan kardeşlik protokolü hatırlatılırken, bu tarihi adımın iki şehir arasında kurulan cesur bir gönül köprüsü olduğu vurgulandı. Altay, söz konusu protokolün bugün Türk dünyasında geliştirilen iş birliklerinin temelini oluşturduğunu belirterek, 40. yıl dolayısıyla İzmir ve Bakü’de ortak kültürel ve sivil toplum etkinlikleri düzenlenmesinin önemine dikkat çekti. Genel Sekreter Azer Allahveranov da kardeş şehir ilişkilerinin yalnızca sembolik bir bağ olmadığını, halklar arasında kalıcı dostluk ve dayanışma köprüleri kurduğunu ifade etti. Altay’dan kardeşlik vurgusu İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Bakü temaslarının Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerini sivil toplum alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine taşıyacağını söyledi. Altay, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın, sivil toplum kuruluşlarının aktif katkısıyla daha da güçleneceğini vurguladı. Görüşmenin sonunda taraflar, kardeş şehir ilişkilerinin gelecek kuşaklara aktarılması, ortak projelerin artırılması ve Türk dünyasında sivil toplum diplomasisinin daha etkin yürütülmesi amacıyla ortak bir yol haritası üzerinde mutabakata vardı.
Haldun Dormen’in son prodüksiyonu, Sahne Tozu Tiyatrosu’nda yaşamaya devam ediyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:37 Haldun Dormen’in son prodüksiyonu, Sahne Tozu Tiyatrosu’nda yaşamaya devam ediyor Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen’in son prodüksiyonu olan Hisseli Harikalar Kumpanyası, Sahne Tozu Tiyatrosu çatısı altında sahnedeki yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. 97 yaşında, böylesine büyük ölçekli bir müzikal prodüksiyonu yöneterek tiyatro tarihinde ender rastlanan bir başarıya imza atan Haldun Dormen, üretkenliği ve sahneye duyduğu tutku ile ardında güçlü bir miras bıraktı. Dormen ekolünü bugün Sahne Tozu Tiyatrosu’nda yaşatmaya devam eden tiyatronun kurucusu ve genel sanat yönetmeni Çağlar İşgören, bu prodüksiyonla ustasının vizyonunu sahneye taşımayı sürdürüyor. Hisseli Harikalar Kumpanyası ödüllerle taçlanıyor Hisseli Harikalar Kumpanyası, Haldun Dormen hayattayken önemli ödüllere layık görüldü. Yapım, İzmir’in Enleri Ödül Töreni’nde Yılın Projesi seçilirken, Topluma Merhaba Ödülleri’nde Yılın En İyi Prodüksiyonu ödülünü kazandı. Ayrıca İz Bırakanlar Ödül Töreni’nde Yılın En İyi Prodüksiyonu ödülüne; 97 yaşındaki ustanın yönetmenliğinde yeniden sahneye taşınması, seyirci rekorları kırması ve tiyatroya kattığı değer nedeniyle layık görüldü. Ödül kararı alındığında hayatta olan, ancak yakın zamanda yaşamını yitiren Haldun Dormen, törende saygı ve özlemle anılacak. 11. Anadolu Tiyatro Ödülleri kapsamında, Sahne Tozu Tiyatrosu yapımı olan ve Haldun Dormen’in rejisini üstlendiği Hisseli Harikalar Kumpanyası müzikali, sanatsal başarısı nedeniyle "Yılın Müzikal Oyunu" ödülünü almaya hak kazandı. Sahne Tozu Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören, Haldun Dormen için yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ustaların ustası, sanat danışmanımız, can yoldaşımız; gerçek bir efsane olarak her daim bizimle yaşayacak ve yaşatılacaksın. Sevgi, saygı ve minnetle" Sahne Tozu Tiyatrosu, yalnızca Hisseli Harikalar Kumpanyası ve kazandığı ödüllerle değil Haldun Dormen’in tiyatroya adanmış ömrünün, disiplininin ve estetik anlayışının yaşayan bir temsilcisi olarak, ustasının mirasını geleceğe taşımaya devam ediyor. Ödüller ise şöyle: - İzmir’in Enleri Ödül Töreni - Yılın Projesi - Topluma Merhaba Ödülleri - Yılın En İyi Prodüksiyonu - İz Bırakanlar Ödül Töreni - Yılın En İyi Prodüksiyonu - 11. Anadolu Tiyatro Ödülleri - Yılın Müzikal Oyunu
Safra yolu tıkanıklığına başarılı müdahale
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:27 Safra yolu tıkanıklığına başarılı müdahale İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, karaciğer nakli sonrası gelişen ileri düzey safra yolu tıkanıklığında, dünyada sınırlı sayıda merkezde uygulanan ileri bir teknikle önemli bir başarıya imza attı. 2019 yılında İstanbul’da karaciğer nakli olan 67 yaşındaki Ö. Özkan, yıllar sonra gelişen anastomoz darlığı nedeniyle İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’ne başvurdu. Gastroenteroloji, girişimsel radyoloji ve endoskopi ekiplerinin birlikte planladığı tedavide, klasik yöntemlerle açılamayan tıkanıklık için dünyada nadir uygulanan "Magnetic Compression Anastomosis" (Manyetik Kompresyon Anastomoz) tekniği kullanıldı. Mıktanıslar yardımıyla kanal İşlem, Gastroenteroloji ve İleri Endoskopi Ünitesi’nden Doç. Dr. Ferit Çelik ve Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Kamil Doğan, Anestezi Bölüm Başkanı Uzm. Dr. H. Yurday Çetin ve ekibiyle Medical Point İzmir Hastanesi Başhekimi, Girişimsel Radyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Memiş’in koordinasyonunda, multidisipliner bir yaklaşımla başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık iki hafta içinde mıknatıslar yardımıyla yeni bir kanal oluşturularak safra akışı sağlandı. Ardından stentleme yapılarak hastanın safra yolu fonksiyonu normale döndü. Son kontrollerde kan ve karaciğer fonksiyon testlerinin tamamen normale döndüğü, stent değişiminin sorunsuz gerçekleştirildiği bildirildi. Sınırlı merkezde ileri yöntem Doç. Dr. Ferit Çelik, uygulanan yöntemin önemine dikkat çekerek, "Karaciğer nakli sonrası safra yolu darlıkları sık görülebilen ancak her zaman kolay çözülemeyen bir problemdir. Manyetik kompresyon tekniği, sınırlı merkezde uygulanan ileri bir yöntemdir. Bu yöntem, girişimsel radyoloji ile gastroenterolojinin eş zamanlı ve uyum içinde çalışmasını gerektiren ileri bir tekniktir. Mıknatıslar yardımıyla iki uç arasında kontrollü bir kanal oluşturmayı hedefleriz ve süreç haftalar sürebilir" dedi. "Milimetrik uyum" Prof. Dr. Ahmet Memiş ise tedavide hasta-hekim iş birliğinin önemini vurgulayarak, "Bu işlem, hiçbir hekimin tek başına yapabileceği bir işlem değildir. Girişimsel radyoloji, gastroenteroloji ve ileri endoskopi ekiplerinin milimetrik uyumla çalışması gerekir. Karaciğer içinden ve bağırsaktan eş zamanlı ilerleyerek mıknatıs uçlarını safra yolunda buluşturmak, hem teknik hem de deneyim açısından son derece zorlayıcıdır. Ancak doğru ekip, doğru altyapı ve doğru hasta seçimiyle imkânsız gibi görünen sorunlar çözülebilir. Hastamız artık bizim için sadece bir hasta değil, bir dosttur. Bu da yaptığımız işin en kıymetli tarafıdır" ifadelerini kullandı. Tedavi sürecini anlatan Ö. Özkan, şunları söyledi: "Buraya ilk geldiğimde hiç tanımadığım bir ortamdı. Ancak hocalarımızla tanıştıktan sonra içimde hiçbir tereddüt kalmadı. Gece gündüz benimle ilgilendiler. Bugün ayaktaysam onların bilgi ve emeği sayesinde. Medical Point ailesine ve hocalarıma minnettarım."