Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Çeşme Ilıca’da Hıdırellez Şenliği
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:26:37
İzmir’in Çeşme ilçesinin Ilıca Mahallesi’nde, Ilıca Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen geleneksel Hıdırellez Şenliği, yoğun katılım ve coşkuyla gerçekleştirildi. Dün akşam saatlerinde sahilde bir araya gelen dernek üyeleri ve davetliler, yakılan hıdırellez ateşinin etrafında toplanarak hem eğlendi hem de geleneksel ritüelleri yerine getirdi. Katılımcılar, dilek tutarak ateşin üzerinden atladı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte müzikler eşliğinde dans edilirken, birlik ve beraberlik duygusu ön plana çıktı. Gece boyunca süren kutlamalar, Ilıca sahilinde adeta festival havası estirdi. Şenlikler bugün de samimi bir sabah kahvaltısı devam etti. Bir kafede bir araya gelen dernek üyeleri, imece usulü hazırladıkları kahvaltılıkları paylaşarak dayanışma kültürünü pekiştirdi. Kahvaltı programına Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan ile belediye meclis üyeleri de katılarak dernek üyeleriyle bir araya geldi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısının ardından Ilıca Kültür ve Sanat Derneği Başkanlığı görevine seçilen Fatma Baykal İğşen, Hıdırellez Şenliği’nin dernek için önemli bir gelenek haline geldiğini belirtti. İğşen, "Her sene olduğu gibi bu yıl da akşam ateşimizi yaktık, sabah ise imece kahvaltımızı gerçekleştirdik. Dernek üyelerimizin yanı sıra dostlarımızı da davet ederek bu güzel geleneği birlikte yaşatıyoruz. Oldukça güzel ve keyifli bir şenlik oldu" dedi. Önümüzdeki yıllara ilişkin hedeflerine de değinen İğşen, Hıdırellez etkinliğini daha geniş kapsamlı hale getirmek istediklerini ifade ederek, belediye ile iş birliği içinde Ilıca’da bir "Ateş Festivali" düzenleme hayallerinin olduğunu söyledi. İğşen, "En büyük arzumuz, bu etkinliği belediyemizle entegre ederek daha büyük bir organizasyona dönüştürmek. Ilıca’da da Hıdırellez ateşinin daha geniş katılımla yanmasını istiyoruz" diye konuştu. Bu kapsamda en önemli projelerinden birinin "kültür sanat otobüsü" olduğunu belirten İğşen, Çeşme ile İzmir arasında düzenli olarak sanat etkinliklerine ulaşımı sağlayacak bir sistem kurmak istediklerini söyledi. Tiyatrodan baleye, kitap günlerinden festivallere kadar birçok etkinliği kapsayacak bu projenin yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışıldığını ifade eden İğşen, "Amacımız, kültür ve sanatı sadece Ilıca’da değil, tüm Çeşme’ye yaymak. Bu projeye hem üyelerimiz hem de farklı çevrelerden sanatseverler büyük ilgi gösteriyor" dedi. Hıdırellez Şenliği, hem geleneklerin yaşatılması hem de toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi açısından bir kez daha önemli bir buluşma noktası oldu. Katılımcılar, kahvaltının ardından dileklerini yazdıkları kağıtları denize attılar. Etkinlik müzik eşliğinde oynanan oyunlarla sona erdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:25
Bornova’da 10 milyon liralık kaçak sigara ve makaron ele geçirildi
İzmir’in Bornova ilçesinde bir depoya düzenlenen operasyonda piyasa değeri yaklaşık 10 milyon lira olan 70 bin paket gümrük kaçağı sigara ile 1 milyon 850 bin adet içi doldurulmuş makaron ele geçirildi. Olayla ilgili bir şüpheli gözaltına alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte kaçak tütün ve tütün mamulleri ticaretini önlemek amacıyla çalışma başlattı. Ekiplerin uzun süre yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından 30 Nisan günü Bornova ilçesinde önceden belirlenen bir depoya baskın yapıldı. Depoda yapılan aramalarda yüklü miktarda kaçak malzeme bulunurken, olayla bağlantılı olduğu tespit edilen bir şüpheli yakalandı. Operasyonda yakalanan kaçak sigara miktarının, İzmir’de son 5 yıl içerisinde tek seferde ele geçirilen en yüksek miktar olduğu belirtildi. Ayrıca bu rekor yakalamanın miktar olarak, 2026 yılında Türkiye genelinde yapılan sigara yakalamaları sıralamasında ilk 10 içerisinde yer aldığı kaydedildi. Gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:35
Aliağa’nın sosyal hizmet modeline Madrid’den yakın ilgi
Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar başkanlığındaki Aliağa Belediyesi heyetinin Sosyal hizmetler alanındaki Madrid temasları, İspanya’da ilgiyle karşılandı. Madrid Belediyesi Sosyal Politikalar, Aile ve Eşitlik Delegesi Jose Fernandez Sanchez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Aliağa Belediyesi heyetini Madrid’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Jose Fernandez Sanchez, paylaşımında Madrid Belediyesinin Evde Bakım Hizmetleri ve Yaşlılar Departmanının "İstenmeyen Yalnızlık Önleme Programı" hakkındaki deneyimlerini Aliağa heyetiyle paylaştıklarını belirtti. Sanchez Aliağa Belediyesi tarafından sunulan "Sosyal Yaşam Ekosistemi" projesinin de görüşmenin önemli başlıkları arasında yer aldığını kaydetti. Sanchez, buluşmanın sosyal politikaların geliştirilmesi açısından son derece verimli geçtiğini vurguladı. Paylaşımda, Madrid Belediyesi ile Aliağa Belediyesi arasında sosyal hizmetler alanında karşılıklı deneyim paylaşımının gerçekleştirildiği ifade edildi. Görüşmede, sosyal hizmetler alanında iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, kurumsal diyaloğun geliştirilmesi ve önümüzdeki süreçte karşılıklı iyi niyet çerçevesinde temasların sürdürülmesine yönelik ortak yaklaşım da öne çıktı. Başkan Serkan Acar: "Yerel yönetimler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını önemsiyoruz" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar da temaslara ilişkin değerlendirmesinde, yerel yönetimler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının önemine dikkat çekti. Başkan Serkan Acar, "Madrid’de gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, hem onların uygulamalarını yakından görme hem de Aliağa’da hayata geçirdiğimiz Sosyal Yaşam Ekosistemi modelini paylaşma imkânı bulduk. Karşılıklı iyi niyet, iş birliği ve deneyim paylaşımı temelinde yürütülen bu temasların, önümüzdeki süreçte sosyal hizmetler alanındaki çalışmalara katkı sağlayacağına inanıyoruz. Heyetimize büyük ilgi gösteren Madrid Belediyesine çok teşekkür ediyoruz" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:51
İzmir’de bağımlılığa karşı çocuklar ve velilerden ‘Sağlıklı Yaşam’ yürüyüşü
Yeşilay ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen ‘Sağlıklı Yaşamda Hareket Haftası’ etkinlikleri kapsamında Güzelbahçe’de geniş katılımlı bir farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Bağımlılıkla mücadelede toplumsal bilinci artırmayı hedefleyen programda öğrenciler, öğretmenler ve veliler sahil şeridinde bir araya gelerek sağlıklı yaşam mesajları verdi. Yeşilay ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen Sağlıklı Yaşam Ligi Projesi kapsamında, ‘Sağlıklı Yaşamda Hareket Haftası’ etkinlikleri Güzelbahçe’de düzenlendi. Sağlıklı yaşam bilincini artırmak, bağımlılıklarla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak ve toplumun her kesimini bu sürece dahil etmek amacıyla gerçekleştirilen kortej yürüyüşü büyük bir coşkuya sahne oldu. İzmir İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, Güzelbahçe Kaymakamı Mehmet Özel, Güzelbahçe İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Yıldız ile öğrencilerin, velilerin, eğitimcilerin ve kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen korteje yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Proje kapsamında hazırlanan farkındalık dövizlerini taşıyan öğrenciler, yeşil ve beyaz balonlarıyla yürüyüşe renk kattı. Yahşi: "Çocuklarımızın güzel bir hayat yaşayabilmeleri için çalışıyoruz" Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, çocukların her türlü bağımlılıktan uzak tutulması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün güzel İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde bütün 5 bine yakın öğrencimiz bizle beraber, velilerimiz, öğretmenlerimizle beraber bağımsızlık seferberliği... Biliyorsunuz 2026 yılı bağımsızlık yılı olarak ilan edildi. Yeşilay ve Milli Eğitim Bakanlığı olarak da birlikte çocuklarımızın teknoloji bağımlılığından uzak, iradelerini çok güzel kullanan ve kendi bağımsızlığını ilan etmiş, hiçbir bağımlılığa düçar olmadan güzel bir hayat yaşayabilmeleri için hem Yeşilay’ı tanıtıyoruz hem iradeli, hakim olmayı hem de bağımsızlıkla alakalı güzel bir kazanım elde etmeleri için öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, velilerimizle birlikte bugün çok güzel bir havada, deniz kenarında tüm İzmirlilere güzel bir mesaj vermek için öğretmen, öğrenci ve velilerimizle birlikte güzel bir çalışma içerisindeyiz. Hem uyuşturucudan, sigaradan, alkolden uzaklaşmak, ayrıca o kötü oyunlardan, kötü yönlendirmelerden ki acılar yaşadık biliyorsunuz yine ondan da uzaklaşmak; doğayla iç içe olmak, doğanın içerisinde bulunmak, çocuklarımızın kendi renklerini kazanmalarını sağlamak, toprak işgalinden ziyade insan işgalinin, esaretinin olmaması için, çocuklarımızın herhangi bir işgalle karşılaşılmaması için özellikle bu farkındalığı oluşturmaya gayret ediyoruz. Her zaman, her fırsatta çocuklarımıza bağımsız olmalarıyla alakalı bir çalışmanın içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı olarak, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, Yeşilay olarak bizzat katılarak öğrencilerimize örnek olmaya gayret ediyoruz." Gençlerden anlamlı mesajlar Yürüyüşe katılarak akranlarına seslenen gençler, bağımlılığın her türüne karşı uyanık olunması gerektiğini ifade ettiler. 10. sınıf öğrencisi İpek Denizgür, bu yürüyüşün bağımsızlıklarının simgesi olduğunu ve teknolojinin sınırlarının bilinmesi gerektiğini belirtirken; 13 yaşındaki Arda Şahin, bağımlılığın dersleri ve geleceği kötü etkilediğini vurgulayarak farkındalık oluşturmaktan mutlu olduğunu dile getirdi. 12 yaşındaki Beren Tapucan ise küçük yaşta bu farkındalığı kazanmanın önemine değinerek, bağımlılıkları bırakmak adına bu yürüyüşün büyük bir adım olduğunu ve büyüklerine örnek olmak istediklerini kaydetti.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:41
İzmir’de patlama: Ev yıkıldı, yaralılar var
İzmir’in Bayraklı ilçesi Doğançay Mahallesi’nde meydana gelen patlamada bir ev yıkıldı. Patlamada yaralıların olduğu öğrenildi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:26
İzmir'de tüp patlaması: 1'i ağır 2 yaralı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde meydana gelen patlamada tek katlı bir ev yıkıldı, 1’i ağır 2 kişi ağır yaralandı. İzmir İtfaiye Daire Başkanı Yaşar Korkmaz, olay yerinde yapılan incelemelerde patlamanın, eve döşenen araç tipi LPG sistemlerindeki gaz sıkışmasından kaynaklandığını söyledi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:51
DEAŞ’ın finans kaynaklarına operasyon: 18 gözaltı
İzmir merkezli 16 ilde DEAŞ’ın finansmanına yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan 3 kişiyi ise yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen soruşturma kapsamında, İzmir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ’a finansman oldukları değerlendirilen şüphelileri belirledi. Bu sabah saat 07.30’da İzmir merkezli 16 ilde eş zamanlı olarak operasyon yapıldı. Operasyonda, DEAŞ terör örgütüne finansal destek sağladıkları tespit edilen 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Ekipler, adreslerinde bulunamayan 3 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:48
Genç Türk bilim insanına uluslararası birincilik
Yaşar Üniversitesi Mimarlık Programı Doktora öğrencisi Nurefşan Sönmez, tarihi yapılarda günışığı optimizasyonu için geliştirdiği yapay zekâ destekli modeliyle Rusya’da düzenlenen CIE Young Lighting Scientist Contest 2025’te dünya birincisi oldu. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Mimarlık Doktora Programı öğrencisi Nurefşan Sönmez, tarihi yapılarda günışığı iyileştirmelerine yönelik bütünleşik bir optimizasyon modeli geliştirdi. Yapay zekâ sayesinde modelin uygulanma süresini önemli ölçüde kısaltan Sönmez, yurt dışı bursu kapsamında modeli; günışığı stratejilerinin termal konfor ve enerji tüketimine etkilerini de içerecek biçimde genişletti. Model, hem Balıkesir Ayvalık’taki 20. yüzyıl başlarından kalma bir sıra evde hem de Belçika Antwerp’teki 19. yüzyıl sonlarından kalma bir sıra evde test edilerek farklı iklim koşulları ve bina yönetmeliklerine göre karşılaştırıldı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen bu kapsamlı çalışma, Nurefşan Sönmez’in yanı sıra danışmanları Doç. Dr. Arzu Cılasun Kunduracı, Prof. Dr. Yonca Erkan ve Dr. Öğr. Üyesi Cemre Uğurlu ile birlikte hazırlandı. Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE) tarafından düzenlenen Young Lighting Scientist Contest 2025’e sunulan proje, birinciliğe layık görüldü. Türkiye, Çin, Rusya ve Japonya’dan gelen birçok bilimsel çalışma arasından birinci seçilen makale, aydınlatma alanının saygın yayını Light & Engineering dergisinde yayımlanacak. Ayvalık ve Antwerp’eki binalar karşılaştırıldı TÜBİTAK 2214-A Yurt Dışı Doktora Sırası Araştırma Bursu’nu kazanarak 2024 Eylül - 2025 Eylül arasında Belçika’daki Antwerp Üniversitesi’nde çalışmalarını birleşik doktora öğrencisi olarak sürdüren Sönmez, projesi hakkında şunları söyledi: "Amacımız farklı iklimlere uyarlanabilir bir model geliştirmekti. Bunun için iki yapı seçtik: Akdeniz iklimine uygun bir yapı Balıkesir Ayvalık’tan, ılıman okyanusal iklime uygun bir yapı ise Belçika Antwerp’ten. Antwerp’teki evin çatı katında günışığını iyileştirmeye odaklandım. Çatı pencereleri üzerine çalıştım, şehrin ve Flaman bölgesinin yapı yönetmeliklerini inceledim. Aynı zamanda miras yapıların korunmasına dair yönergeleri öğrendim ve Türkiye ile karşılaştırma yaptım. Araştırmamda şu sorulara odaklandım: Farklı iklim, mimari tasarım ve yapı yönetmeleri tarihi yapıya yapılabilecek günışığı müdahalelerini nasıl etkiler? Antwerp’te uygulanan ne tür günışığı stratejileri Türkiye’de de uyarlanabilir? Ve koruma altında olmayan yapıları da koruma bilinciyle nasıl iyileştirebiliriz? Burada en önemli nokta, günışığı stratejilerinin iklim koşullarına, yapı strüktürüne ve yönetmeliklere uygun olması. Örneğin Belçika’da sıkça kullanılan çatı pencerelerini Türkiye’de uygulamak, iklim farklılıkları ve mimari özellikler nedeniyle zorlayıcı olabiliyor. Günışığını artırırken aşırı ısı kazancı da ortaya çıkabiliyor; bu da konforsuzluk ve enerji kaybına sebep oluyor. Bu yüzden izolasyon kritik bir rol oynuyor. Nitekim Antwerp yönetmeliklerinde enerji verimli cam kullanımı özellikle teşvik ediliyor. Bunun yanında Belçika’da tarihi yapılarda yeşil cepheler oldukça yaygın. Hem estetik bir görünüm sağlıyorlar hem de ısı geçişlerini kontrol ederek gölgeleme işlevi görüyorlar. Türkiye’de de tarihi yapılarda bu tür yeşil bina uygulamalarının yaygınlaştırılabileceğini düşünüyorum. Bu çalışma bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Ayrıca iki üniversite arasında güçlü bağlar kurulmasına katkı sağladı. Yaşar Üniversitesi’nin Avrupa’daki tanınırlığını da artırdığına inanıyorum." Tarihi yapılarda iklime duyarlı model Proje Danışmanı Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Cılasun Kunduracı ise "Tarihi yapılardaki restorasyon projelerinde önceliğimiz genellikle iç mekan konforunu sağlamak değil, yapının özgünlüğünü korumak oluyor. Çevresel bileşenlerin ve iklimin dikkate alınmadığı bir yaklaşımda, yeteri kadar günışığı alamadığı için tüm gün yapay aydınlatma kullanmak durumunda kalan veya mekanik havalandırma, ısıtma, soğutma sistemi kullanmadan termal konforu sağlayamayan mekanlar üretiliyor. Bu proje ile tarihi yapılarda mimari özgünlüğe ek olarak iklime duyarlı, her termal hem de görsel konforu sağlamayı hedefleyen bir model geliştirildi" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:43
Çeşme sakız üreticilerinden komşuya iş birliği daveti
Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki üreticilere ortak araştırma ve bilgi paylaşımı çağrısında bulunan Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal, "Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz de bu değeri, ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz" dedi. Çeşme Sakız Üreticileri Derneği, Sakız Adası’ndaki üreticilere ortak araştırma ve bilgi paylaşımı çağrısında bulundu. Dernek Başkanı İbrahim Topal, "Yunanlı dostlarımızla iş birliğine, ortak araştırmalara ve bilgi paylaşımına açığız. Eğer iki taraf arasında bir köprü kurulabilirse bu, geleceğe dönük güçlü bir başlangıç olur" diye konuştu. Otuz yıllık emekle kurulan dernek Derneğin kuruluş sürecinin yaklaşık 30 yıllık bir çalışmanın sonucu olduğunu belirten Topal, "1995 yılında çiftlik çalışmalarına başladık. Şu anda 92 ile 150 ağaç arasında değişen sakız ağaçlarından üretim yapıyoruz. Bu yolculuk oldukça uzun sürdü; 1995’ten bu yana bu işle uğraşıyoruz" dedi. Topal, sakız üretiminin Çeşme’de köklü bir geçmişe sahip olduğunu da hatırlatarak, "1950’li yıllarda bir heyet, sakız ağacının bu bölgede yetiştirilmesi için görevlendiriliyor. O dönemde 15–20 fidanla denemelere başlanıyor. Demek ki o yıllarda da bu topraklarda sakız üretimi konusunda bir bilinç ve çaba varmış. Ancak zamanla ekonomik ve toplumsal değişimler nedeniyle sakız ağacı bir dönem ihmal edilmiş" diye konuştu. "Sakız Anadolu’nun da ürünü" Sakızın tarihsel olarak sadece Sakız Adası’na ait olmadığını vurgulayan Topal, şunları kaydetti: "Oysa sakız, doğası gereği Anadolu topraklarında asırlardır var olan bir üründür. Osmanlı döneminde Sakız Adası’nda üretime büyük önem verilmiş, üreticilere bazı ayrıcalıklar tanınmış. Sakızın tarihsel olarak da bizim coğrafyamızla güçlü bir bağı var." Kadın emeğiyle büyüyen üretim Topal, sakız üretiminin yeniden canlandırılmasında kadın üreticilerin büyük rol oynadığını ifade ederek, "Bu çalışmaları genellikle kadın üreticilerimiz dernek ve kooperatif çatısı altında yürütüyor. Biz hiçbir zaman bu işe ticari dev bir proje olarak başlamadık; aksine dayanışmayı ve ortak üretimi ön planda tuttuk" dedi. Sakızın gıda, boya, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan çok değerli bir ürün olduğunu vurgulayan Topal, pandemi döneminde sakızın antimikrobiyal özelliklerinin yeniden önem kazandığını da belirtti. "Önce yerli ihtiyacı karşılayacağız" Türkiye’nin her yıl 10–12 ton sakızı Yunanistan’dan ithal ettiğini belirten Topal, "Öncelikli hedefimiz ülkemizin kendi sakız ihtiyacını karşılamak, ardından üretimi artırarak dış pazarlara yönelmek" dedi. Topal, iki ülke arasındaki kültürel bağlara da dikkat çekerek, "Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil; dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz de bu değeri, ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Çeşme damla sakızı Malezya yolcusu Dernek üyesi ve üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu da, üretimin artmasıyla birlikte dış pazarlardan da ilgi görmeye başladıklarını belirterek, "İki yıl önce eski anaç ağaçlarımızdan yaklaşık 100 kilo üretim gerçekleştirdik. Türkiye’nin yıllık damla sakızı tüketimi yaklaşık 20 ton. Çeşme bölgesinde ise 2,5–3 tonluk bir ihtiyaç var ve şu anda tamamı ithalatla karşılanıyor. Bizim önceliğimiz yerel ihtiyacı karşılamak ve ithalatı azaltmak" dedi. Tütüncüoğlu, 20 bin yeni ağacın 4–5 yıl içinde verime geçmesiyle yıllık üretimin 1,5 tona ulaşacağını belirtti. Tütüncüoğlu, "Üretimimizin bir kısmını Amerika’nın Miami kentine göndererek ilk ihracat denememizi yaptık. Bu hafta da Malezya’dan bir işletme ile aylık 5 kilogramlık düzenli alım içeren 50 kiloluk bir anlaşma yaptık. Bu, tanıtım yapılmadan gelen ilk uluslararası talep olması açısından bizim için çok değerli" diye konuştu. Üniversitelerle yürütülen Ar-Ge çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu ifade eden Tütüncüoğlu, "Çok kısa bir süre içinde Çeşme Damla Sakızı, sadece gastronomide değil, farmakoloji ve kozmetik sektörlerinde de dünya pazarında yerini alacak" diye konuştu. Kooperatiften sakız ağaçlandırma projesi Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da yerel üretimi destekleyen projeler için şunları kaydetti: "Kooperatifimiz, tarım ürünlerinin pazarlanması ve yerel üretimin desteklenmesi amacıyla kuruldu. Çeşme Belediyesi ile yaptığımız protokol kapsamında, kamuya ait alanların sakız ağaçlarıyla donatılması için çalışıyoruz. Üreticilerimizden aldığımız fideleri bu alanlara dikiyor, gelecekte bu ağaçların üreticilerimize ekonomik değer olarak geri dönmesini hedefliyoruz."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:41
Pompalı tüfekle 3 kişiyi yaralanmıştı, azmettirici yakalandı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde husumetli iki grup arasında çıkan ve 3 kişinin yaralandığı olayla ilgili, yaralıların ifadeleri doğrultusunda azmettirici olduğu belirlenen 1 şüpheli yakalanırken, olayı gerçekleştiren kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Olay, Refik Şevket İnce Mahallesi 2166/4 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, husumetli iki grup arasında çıkan tartışma kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Açılan ateş sonucu C.C.A., A.A. ve B.K. isimli üç kişi yaralandı. Yaralılar kendi imkanlarıyla Bayraklı Şehir Hastanesi’ne giderken, durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, olay yerinde inceleme yaptıktan sonra yaralıların hastanede tedavi altına alındığını belirledi. Azmettirici yakalandı Yaralılarla yapılan görüşmede, saldırıyı gerçekleştiren kişinin B.K., azmettiricinin ise M.G. olduğu öğrenildi. Polis ekiplerinin çalışması sonucu M.G. yakalanarak Bayraklı Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi. Olayı gerçekleştirdiği değerlendirilen B.K.’nin yakalanması için polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:38
Mutfak atıkları çöpe değil, kompost gübre için toprağa gitti
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, sürdürülebilirlik konusunda örnek bir farkındalığa imza atarak mutfaktaki atıkları kompost gübreye dönüştürdü. Sebze kabuklarını ve tüm organik atıkları toprakla buluşturan genç şefler, 2-3 ay sürecek olgunlaşma sürecinin ardından elde edilecek doğal kompost gübreyi, mikro filiz yetiştirmek için kullanacak. Üniversitede, ofiste ya da evde yetiştirilen bitkiler için de bu gübreden yararlanılabilecek. Birinci sınıfta eğitim gören 35 öğrenci, ‘sıfır atık’ için el ele vererek ‘Mutfakla İlgili Kavram ve Beceriler’ dersi kapsamında oluşan sebze atıklarını bir hafta boyunca biriktirdi. Öğrenciler, bu atıkları da ağartılmamış kâğıt, yumurta kabukları ve kuru yaprak gibi organik malzemelerle zenginleştirerek kampüste kompost alanı olarak belirlenen toprağa gömdü. "Sadece yemek pişirme sanatı değil" İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan, gastronomi eğitiminde çevre bilincinin önemine dikkat çekerek, "Gastronomi, yalnızca yemek pişirme sanatı değil; aynı zamanda kaynakları verimli kullanmayı, israfı önlemeyi ve doğaya saygılı üretimi öğrenme sürecidir. Öğrencilerimizin bu bilinçle yetişmesi, gelecekte sürdürülebilir mutfak kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayacaktır. Bu proje, genç şef adaylarının hem çevresel sorumluluk hem de yenilikçi üretim anlayışı kazanması açısından çok değerli bir örnek" diye konuştu. "Bilinç kazandırmayı hedefledik" Dersin ve projenin yürütücüsü Eğitmen Şef Belgin Bulgan ise, öğrencilerin mutfak derslerinde kestikleri sebzelerden oluşan atıkları, kompost yapımına uygun şekilde biriktirdiklerini ifade ederek, "Asidik özellik taşımadığı için daha çok patates ve havuç gibi sebzelerle çalıştık. Öğrenciler, atıkları toprağa karıştırmadan önce daha kolay çözünmesi için küçülttü. Patates ve havucun yanı sıra karbon-nitrojen dengesini sağlamak için hafta boyunca biriktirilen kahve telveleri, ağartılmamış kağıt ve kuru yaprak; toprağı mineral açısından zenginleştirmek için de yumurta kabukları kullandık. Bir haftalık biriktirme sürecinin ardından tüm bu malzemeleri dengeli şekilde toprağa gömdük. Atıklar, zamanla toprakta çözülmeye başlayacak. Besin değeri açısından zengin, bitki ve meyve yetiştirmeye elverişli doğal bir gübre elde edeceğiz. Bu tür sürdürülebilir uygulamalar, geleceğimizi korumak için doğaya da büyük katkı sunacaktır" ifadelerini kullandı. Evde nasıl yapılabilir? Evde kompost üretmenin oldukça kolay olduğunu belirten Bulgan, süreci şöyle anlattı: "Evde kompost yapmak için alt kısmında birkaç küçük delik açılmış bidon, kova ya da saksı gibi bir kap kullanılabilir. Kabın altına biraz toprak veya kuru yaprak serilerek başlanır. Ardından organik atıklar, yeşiller (sebze-meyve kabukları, kahve telvesi, çay posası gibi nemli atıklar) ve kahverengiler (kuru yaprak, ince dallar, ağartılmamış karton gibi kuru materyaller) olarak ikiye ayrılır. Bu iki grup dönüşümlü şekilde, bir kat kahverengi, bir kat yeşil olarak yerleştirilir. Katmanların üzerine ince bir toprak tabakası serilmesi, hem kokuyu azaltır hem de ayrışmayı hızlandırır. Karışımın nemi önemlidir; hafif nemli bir sünger kıvamı idealdir. Çok ıslanırsa kuru malzeme, çok kurursa biraz su eklenebilir. Kompost karışımı 7-10 günde bir karıştırılarak hava aldırılmalıdır. Kompost olgunlaşırken koku açığa çıkabileceği için balkon ya da bahçe gibi açık bir alan tercih edilmelidir. Yaklaşık 2-3 ay sonunda koyu renkli, toprak kokulu doğal bir gübre elde edilir. Bu kompost, saksı bitkilerinde veya bahçede güvenle kullanılabilir."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:35
Korumadan çıktı, koruyan el oldu
İzmir’de 35 yıl önce cami avlusuna bırakılan, koruma altına alındığı yetiştirme yurdunda büyüyen 35 yaşındaki Hakan Toldo, ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurarak, hem koruma altındaki çocuk ve gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek oluyor. İzmir’de 1990 yılında Buca’da bir cami avlusunda bir aylık bebekken bulunup Karşıyaka Çocuk Yetiştirme Yurdunda koruma altına alınan Hakan Toldo, 18 yaşına kadar burada kaldı ve daha sonra kendine bir hayat oluşturdu. Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünde sivil memur olarak görev yapan Toldo, yurtta kaldığı esnada kendisine verilen bir nasihatle dünyasını değiştirdi. Yurttan çıktıktan sonra iyilik yapmaya kendisini adayan ve şimdi 35 yaşında olan Toldo, kendisine yurttan çıktıktan sonra yardım eden bir kişinin sözlerinden ilham alarak ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurdu. Toldo şimdi hem koruma altındaki gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek olarak, yardım ettiği çocuklardan da aynı sözü alıyor. Böylece iyiliği elden ele yayarak bir zincir oluşturuyor. "Bir nasihatle başladı, binlerce kalbe dokundu" Geçmişte kendisinin de devlet koruması altında büyüdüğünü belirten Hakan Toldo, "Biz de bir zamanlar toplumun desteğiyle ayakta kaldık. O dönemde bize yapılan iyilikleri unutmadık. Şimdi biz de hem koruma altındaki gençlere hem de dezavantajlı ailelere yardımcı oluyoruz. İyilik iyidir; bizim hayat felsefemiz bu. Bize kötülük yapanlara bile gülmeyi tercih ediyoruz, çünkü pozitif olmak iyiliği çoğaltır" dedi. Küçük yaşta Karşıyaka Çocuk Yuvası’na yerleştirildiğini ve 18 yaşına kadar koruma altında büyüdüğünü anlatan Toldo, "Korumadan çıktıktan sonra bize destek olan insanların nasihatleri kulağıma kazındı. Onlardan aldığım ilhamla bu derneği kurdum. Şimdi sahadayız; hem üniversite döneminde destek isteyen gençlere hem de barınma ve iş bulma konusunda desteğe ihtiyacı olanlara elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz" diye konuştu. "Ben de büyüyünce senin gibi olacağım" Gönüllü olarak koruma altındaki çocuklara "abilik" yaptığını da dile getiren Toldo, "Çocuklar bana ‘Ben de büyüyünce senin gibi olacağım, kardeşlerime yardım edeceğim’ diyorlar. Bu sözleri duymak beni çok mutlu ediyor. Biz sadece iyilik yapmıyoruz, iyiliği öğretiyoruz da. Bu yüzden her geçen gün büyüyen bir iyilik zinciri oluştu" ifadelerini kullandı. "İyilik iyidir" Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’nin İzmir merkezli çalışmalarını artırarak sürdürdüğünü belirten Toldo, "Hayat bazen zor ama biz her şeye rağmen iyiliği seçiyoruz. Çünkü iyilik iyidir" ifadelerine yer verdi. "Torunlarım da iyiliği öğrenecek" Derneğin desteklediği vatandaşlardan Orhan Günkurtuluş ise yardımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Allah razı olsun. Ben de imkanım oldukça başkalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Hurdacılık yapıyorum; plastik, teneke, karton ne bulursam topluyorum. Günde 300-350 lira civarında kazanıyorum ama elimden geldiğince torunlarıma ve aileme bakıyorum. Onları da bu bilinçle yetiştireceğim. Büyüdüklerinde imkanı olmayanlara yardım edecekler" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:34
İzmir’de dünürler arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı, 3 gözaltı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde dünürler arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavgada 1 kişi yaralanarak hastaneye kaldırılırken 3 şüpheli gözaltına alındı. Olay, saat 00.30 sıralarında ilçeye bağlı Orgeneral Nafiz Gürman Mahallesi 7096 Sokak’ta meydana geldi. Suriye uyruklu A.H.H., babasının dünürleri ve yanlarında bulunan bir erkek şahıs tarafından bıçaklandığını söyledi. İhbar üzerine olay yerine giden polis ekipleri, yaralı halde bulunan A.H.H.’nin babası T.H.H.’yi yaralı halde buldu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalede T.H.H.’nin koltuk altından bıçakla yaralandığı tespit edildi. Yaralı, ambulansla ekiplerince hastaneye kaldırıldı. 3 gözaltı Polis ekipleri, olayın diğer tarafı olan dünürlerin adresini belirledi. Adrese gidildiğinde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi oldukları öğrenildi. Yaşı küçük olan bir dünür tarafından kız çocuğu E.M. ve A.H.H., ifadeleri alınmak üzere Bayraklı Çocuk Büro Amirliği’ne, dünürlerden H.M. adlı şahıs ise Yamanlar Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26
Korumadan çıktı, koruyan el oldu
İzmir’de 35 yıl önce cami avlusuna bırakılan, koruma altına alındığı yetiştirme yurdunda büyüyen çocuk büyüdü, kendisine geçmişte yapılan iyilikleri unutmamak için ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurdu. Hayırsever vatandaş, şimdi hem koruma altındaki çocuk ve gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek oluyor. Çocukların da kendisi gibi ileride yardımsever birey olacağı sözünü de alan vatandaş, iyiliğin elden ele yayıldığı bir zincir oluşturuyor. İzmir’de 1990 yılında Buca’da bir cami avlusuna bırakılan bir aylık bebek, devlet tarafından sahip çıkılarak Karşıyaka Çocuk Yetiştirme Yurduna götürüldü. Henüz bebekken yetiştirme yurduna verilen Hakan Toldo, 18 yaşına kadar burada kaldı ve daha sonra kendine bir hayat oluşturdu. Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünde sivil memur olarak görev yapan Toldo, yurtta kaldığı esnada kendisine verilen bir nasihatle dünyasını değiştirdi. Yurttan çıktıktan sonra iyilik yapmaya kendisini adayan ve şimdi 35 yaşında olan Toldo, kendisine yurttan çıktıktan sonra yardım eden bir kişinin sözlerinden ilham alarak ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurdu. Hayırsever vatandaş, şimdi hem koruma altındaki gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek olarak, yardım ettiği çocuklardan da aynı sözü alıyor. Böylece iyiliğin elden ele yayıldığı bir zincir oluşturuyor. "Bir nasihatle başladı, binlerce kalbe dokundu" Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’nin kurucularından Hakan Toldo, geçmişte kendisinin de devlet koruması altında büyüdüğünü belirterek, "Biz de bir zamanlar toplumun desteğiyle ayakta kaldık. O dönemde bize yapılan iyilikleri unutmadık. Şimdi biz de hem koruma altındaki gençlere hem de dezavantajlı ailelere yardımcı oluyoruz. İyilik iyidir; bizim hayat felsefemiz bu. Bize kötülük yapanlara bile gülmeyi tercih ediyoruz, çünkü pozitif olmak iyiliği çoğaltır" dedi. Küçük yaşta Karşıyaka Çocuk Yuvası’na yerleştirildiğini ve 18 yaşına kadar koruma altında büyüdüğünü anlatan Toldo, "Korumadan çıktıktan sonra bize destek olan insanların nasihatleri kulağıma kazındı. Onlardan aldığım ilhamla bu derneği kurdum. Şimdi sahadayız; hem üniversite döneminde destek isteyen gençlere hem de barınma ve iş bulma konusunda desteğe ihtiyacı olanlara elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz" diye konuştu. "Ben de büyüyünce senin gibi olacağım" Gönüllü olarak koruma altındaki çocuklara "abilik" yaptığını da dile getiren Toldo, "Çocuklar bana ‘Ben de büyüyünce senin gibi olacağım, kardeşlerime yardım edeceğim’ diyorlar. Bu sözleri duymak beni çok mutlu ediyor. Biz sadece iyilik yapmıyoruz, iyiliği öğretiyoruz da. Bu yüzden her geçen gün büyüyen bir iyilik zinciri oluştu" ifadelerini kullandı. "İyilik iyidir" Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’nin İzmir merkezli çalışmalarını artırarak sürdürdüğünü belirten Toldo, "Hayat bazen zor ama biz her şeye rağmen iyiliği seçiyoruz. Çünkü iyilik iyidir" sözlerine yer verdi. "Torunlarım da iyiliği öğrenecek" Dernek tarafından desteklenen vatandaşlardan Orhan Günkurtuluş ise yardımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Allah razı olsun. Ben de imkanım oldukça başkalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Hurdacılık yapıyorum; plastik, teneke, karton ne bulursam topluyorum. Günde 300-350 lira civarında kazanıyorum ama elimden geldiğince torunlarıma ve aileme bakıyorum. Onları da bu bilinçle yetiştireceğim. Büyüdüklerinde imkanı olmayanlara yardım edecekler" dedi. (AÇ-
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:05
Polis şüphelendi, çocukların üzerinden uyuşturucu çıktı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde polis ekipleri tarafından yapılan kontrollerde durumlarından şüphelenilerek durdurulan 2 çocuğun üzerinde esrar maddesi ele geçirildi. Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, devriye görevi sırasında durumundan şüphelendikleri Y.C.A. ve E.S. adlı 2 çocuğu durdurdu. Yapılan üst aramalarında, farklı ağırlıklarda paketlenmiş esrar maddeleri ele geçirildi. Her iki çocuk da ele geçirilen uyuşturucu maddelerle birlikte doktor raporu alınmasının ardından Bayraklı Çocuk Büro Amirliği’ne teslim edildi. Olayla ilgili yasal işlemlerin sürdüğü bildirildi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:42
Pamukkale Turizm, 25 adet yeni otobüs ile filosunu güçlendirdi
Mercedes-Benz Türk, Pamukkale Turizm ile uzun yıllara dayanan iş ortaklığını güçlendirerek sürdürüyor. Bu kapsamda, Mercedes-Benz Türk bayisi Mengerler ev sahipliğinde düzenlenen törenle Pamukkale Turizm’e 25 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 teslimatı gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Türk; sunduğu kalite, konfor, güvenlik ve satış sonrası hizmetlerle şehirler arası yolcu taşımacılığında sektörün tercihi olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, şehirler arası yolcu taşımacılığının köklü markalarından Pamukkale Turizm de Mercedes-Benz otobüsleri tercih etti. Teslimatı gerçekleştirilen 25 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 ile birlikte Pamukkale Turizm hizmet kalitesini daha da güçlendirdi. Mercedes-Benz Türk bayi Mengerler’de gerçekleştirilen teslimat törenine; Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy, Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Pamukkale Turizm’den de Yönetim Kurulu Üyeleri Turan Bababalım, Mazlum Bababalım, Ahmet Bababalım ve Sadık Bababalım’ın yanı sıra Pamukkale Turizm Bölge Koordinatörleri de teslimat törenine katıldı. Sadık Bababalım: "Türkiye’deki otobüsçülüğün kalite standartlarını belirleyerek her geçen gün daha da yükseltiyoruz" Pamukkale Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Sadık Bababalım teslimatta yaptığı konuşmada, "Bugün burada Mengerler ailesinin ev sahipliğini yaptığı bu güzel organizasyonda Pamukkale Turizm’in ‘Yenilenme ve büyüme vizyonunu’nu gösteren çok kıymetli bir teslimatı kutlamak için bir aradayız. 1962’den bu yana Türkiye’nin dört bir yanına güven, konfor ve kalite taşıyoruz. Bu uzun yolculuğun ilk gününden itibaren yolcu memnuniyetini hep ilk planda tuttuk; her zaman, ‘Geleceğe yatırım’ anlayışını benimsedik. Bugün burada teslim aldığımız yeni otobüslerimiz de bu anlayışın göstergesi niteliğindedir. Türkiye’de otobüsçülük tarihinin önemli 3 aktörü olan Mercedes-Benz Türk, Mengerler ve Pamukkale Turizm’in uzun yıllara dayanan iş birliği kapsamında 2023 yılında 20 adet, 2024 yılında 25 adet ve 2025 yılında bugün teslimat törenini gerçekleştirdiğimiz 25 adetlik otobüs yatırımı ile son 3 yıl içerisinde toplam 70 adet Mercedes-Benz marka otobüsü filomuza kattık. 2026 yılında da; gerçekleşecek olan 15 araçlık yeni araç yatırımımız ile özmal filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç oranı yüzde 75’in üzerine ulaşmış olacak. Bu yatırımlar ile sadece filomuzu büyütmekle kalmıyor; teknoloji ve inovasyonu konfor ile birleştirerek, yolcularımıza sunduğumuz güvenli ve keyifli yolculuk deneyimini güçlendiriyor; Türkiye’deki otobüsçülüğün kalite standartlarını belirleyerek her geçen gün daha da yükseltiyoruz. Yeni Mercedes-Benz otobüslerimizin hepimiz için hayırlı olmasını diliyor; bu iş birliğinin uzun yıllar aynı güven, kalite ve memnuniyetle sürmesini temenni ediyorum" dedi. Güven Onan: "Pamukkale Turizm, Türkiye taşımacılık sektörünün en güçlü temsilcilerinden biri" Mengerler İstanbul Genel Müdürü Güven Onan yaptığı açıklamada "Pamukkale Turizm’in filosuna katılan 25 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüsün teslimat töreninde bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Mengerler olarak, yıllardır Mercedes-Benz markasının güven ve kalite anlayışını müşterilerimizle buluşturuyor; sektörün öncü firmalarıyla kurduğumuz uzun vadeli iş ortaklıklarıyla gurur duyuyoruz. Bu teslimat, hem Mercedes-Benz Türk’ün üretim gücünün hem de Pamukkale Turizm’in vizyoner yaklaşımının güzel bir örneğini oluşturuyor. Pamukkale Turizm, Türkiye taşımacılık sektöründe konfor, güvenlik ve sürdürülebilir hizmet anlayışının en güçlü temsilcilerinden biri. Bugün teslim ettiğimiz Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüsler, bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacak, hem yolcular hem de firma açısından değer oluşturmaya devam edecektir. Bu süreçte emeği geçen Mercedes-Benz Türk ekibine, Pamukkale Turizm ailesine ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor; yeni araçların hayırlı ve bol kazançlı yolculuklara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Burak Batumlu: "Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüslerimiz şehirlerarası yolcu taşımacılığında fark oluşturan bir model" Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu ise "Pamukkale Turizm ile köklü iş ortaklığımız, 1978 yılında gerçekleştirilen ilk teslimatla başlamış ve bugüne kadar karşılıklı güven, kalite ve sürdürülebilir başarı üzerine inşa edilmiştir. Bugün bu iş ortaklığımızı 25 adet otobüsümüz ile perçinliyoruz. Pamukkale Turizm’in filosu son yıllarda yaptıkları Mercedes-Benz otobüs yatırımları ile daha da güçlendi ve güçlenmeye devam ediyor. Böylesine köklü ve öncü bir markanın tercihini Mercedes-Benz otobüslerinden yana kullanması bizler için gurur kaynağı. Bu tercihin elbette ki en büyük sebeplerinden biri de otobüslerimizin ve marka olarak satıştan, satış sonrasına kadar oluşturduğumuz değer zincirinin müşterilerimize sunduğu katma değer. Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüslerimiz, yüksek güvenlik standartları, üstün konfor seviyesi ve yakıt verimliliğiyle şehirlerarası yolcu taşımacılığında fark oluşturan bir model. Teslim edilen yeni otobüslerin Pamukkale Turizm’in filosuna değer katacağına ve yolcuların seyahat deneyimini daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Yeni otobüslerinin Pamukkale Turizm’e hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni araç alım tercihlerinde bizlere güvendikleri ve otobüslerimizi tercih ettikleri için Pamukkale Turizm’e ve satış işlemlerinde emeği geçen Mengerler bayimize çok teşekkür ediyoruz" diye ekledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder