Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Karşıyaka’da memurlardan meclis girişi Başkan Ünsal’a alkışlı protesto
05 Mayıs 2026 Salı - 13:30:53
Karşıyaka Belediyesi Mayıs ayı meclis toplantısında, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde yaşanan tıkanıklık nedeniyle eylem yapan memurlar, Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ı salona girişi sırasında alkışlarla protesto etti. Zabıta eşliğinde salona giren Ünsal’a tepki gösteren memurlar, "Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" mesajı verdi. Karşıyaka Belediyesi’nde memurların sosyal denge tazminatlarında yaşanan kesintiler ve toplu iş sözleşmesi sürecindeki anlaşmazlıklar meclis salonuna taşındı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yönetiminde gerçekleştirilen Mayıs ayı olağan meclis toplantısı öncesinde belediye binasında hareketli dakikalar yaşandı. Başkan Ünsal’a alkışlı tepki Haftalardır hak arayışlarını sürdüren Tüm Bel-Sen, Tüm Yerel-Sen ve Birlik Yerel-Sen’e bağlı memurlar, meclis salonu önünde koridor oluşturdu. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın meclis toplantısına katılmak üzere salona yöneldiği sırada, memurlar hep bir ağızdan alkışlı protesto başlattı. Başkan Ünsal, yoğun protestolar ve alkışlar eşliğinde, zabıta ekiplerinin koridorunda meclis salonuna giriş yapabildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:54
Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın"
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkındaki hapis cezası kararı sonrası kendilerine yönelik planlı bir itibar suikastı yapıldığını savunarak iddialara yanıt verdi. Sürecin eski başkanın durumu yönetimden gizlemesinden kaynaklandığını vurgulayan Özkan, ortada hiçbir kamu zararı bulunmadığını ve haksız ödenen meblağları faiziyle geri alarak parayı odanın kasasına koyduklarını açıkladı. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkında önceki dönem başkanı Celil Anık’a usulsüz maaş ödendiği ve makam aracı tahsis edildiği iddialarıyla açılan davada verilen 5 aylık hapis (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) cezası kararına ilişkin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Söz konusu durumun, eski başkanın aldığı cezayı yönetimden saklaması ve uyguladığı mobbing sonucu oluştuğunu ifade eden Özkan, sosyal medyada yürütülen "tutuklandılar" şeklindeki karalama kampanyaları yapıldığını ifade ederek, duruma tepki gösterdi. Yaşanan süreçle ilgili tüm belgeleri kamuoyu ile paylaşan Başkan Erkan Özkan, söz konusu davanın bir zimmet davası olmadığını, ortada bir kamu zararı bulunmadığını ve ödenen meblağların aylar öncesinden faiziyle tahsil edildiğini söyledi. "Planlı bir itibar suikastı düzenleniyor" İzmir Şoförler Odası’nın sivil toplum kuruluşları arasında önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Özkan, "Maalesef geçmiş dönemlerde yaşanılan spekülatif, odamızla ilgili operasyonlara genel kurulumuzu yapmış olmamıza rağmen belirli bir grup tarafından devam ediliyor. Dünden itibaren gerek şahsım, gerek odam, gerekse yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla ilgili olarak sosyal medyada bir itibar suikastı düzenleme, bir algı operasyonu yapılıyor. Kamuoyunda bizim tutuklandığımız, cezaevinde olduğumuz yönünde bir zimmet suçuyla yargılanıp ceza aldığımız hususunda bir haber dolaştırılıyor. Gördüğünüz gibi biz odada görevimizin başındayız. Üyelerimize hizmet etmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Eski başkan aldığı cezayı bizden ve kurumlardan gizledi" Sürecin nasıl geliştiğine dair detayları belgeleriyle aktaran Özkan, dönemin oda başkanının aldığı cezayı kurumlardan sakladığını belirterek, "Geçmiş dönemde görev yapan arkadaşımızın aldığı cezayı 2024 yılı Haziran ayında almasına rağmen odamıza tebliğ ettirmemesi, Ticaret Bakanlığı’ndan, Federasyonumuzdan, üst birliğimizden veya mahkeme aracılığıyla hiçbir tebligat gelmemesi bu sürecin kaynağıdır. Kendisi itirazlarının ve mahkemesinin sürdüğünü belirterek görevine devam etmiş, ardından 17 Ekim 2024 tarihinde ’Kamuoyunda yıprandım, görevi sizlere bırakmak istiyorum’ diyerek kendi özgür iradesiyle istifa dilekçesi sunmuştur. Dönemin ceza aldığı halde bize tebliğ edilmemesinden kaynaklı, bizim bilgimiz dışında sanki göreve devam ediyormuşçasına bize verilen bir istifa dilekçesidir bu" ifadelerini kullandı. "Ahde vefa göstermek istedik, durumu öğrenince maaşları geri aldık" Yönetim kurulunun eski başkana ahde vefa göstermek amacıyla bir danışmanlık-işçi statüsü verdiğini ancak gerçeği müfettişlerden öğrendiklerini aktaran Özkan, şunları kaydetti: "Bizler de uzun yıllar odamızda görev yapması münasebetiyle kendisine ahde vefada bulunmak istedik. Bize herhangi bir hüküm tebligatı yapılmadığı için, 22 Ekim 2024 tarihinde yönetim kurulu kararıyla kendisine bir görevlendirme yapılarak onore edilmek istendi. İstifa dilekçesinin verildiği gün İzmir Esnaf Odaları Birliği’ne de durumu sorduk, onlara da bir tebligat gelmemişti. Ancak Ocak ayında odamıza gelen müfettişlerin bu kişinin hüküm giydiğini belirtmesi üzerine hemen tedbirimizi aldık. Hüküm giydiğini bizden sakladığını fark edip, 15 Ocak 2025 tarihli kararla görevlendirmeyi iptal ettik; maaşları, hizmet aracını durdurduk. Odaya gelmemesini istedik. İşin en önemli kısmı; faizleriyle birlikte bu aldığı görevlendirme maaşlarını, toplamda 213 bin 466 lirayı şahıstan geri tahsil ederek odamızın kasasına koyduk." "Tebligat bize 10 ay sonra ulaştı" Herhangi bir kamu zararı oluşturmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, "Ortada bir zarar oluşmasını engelledik. Bize eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiği ile ilgili resmi tebligat ancak 14 Kasım 2025 tarihinde, yani olaydan 10 ay sonra ulaştı. Burada şahsımın veya yönetim kurulumuzun hiçbir kastı söz konusu değildir. Bakanlık müfettişlerinin açtığı davada bize, ’zimmetle suçlanan kişinin buradan maaş alamayacağı’ yönünde bir kusur işlediğimiz bildirildi. Biz tebligat gelmediği için durumun farkında olmadığımızı beyan etmemize rağmen, yerel mahkeme 5 aylık bir hüküm verdi. Sanki biz ceza almışız, zimmetimize para geçirmişiz, odayı zarara uğratmışız gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Altını çamura da atsanız altındır" Verilen 5 aylık hapis kararının yüz kızartıcı bir suç olmadığını ve kararı üst mahkemeye taşıdıklarını açıklayan Özkan, sosyal medyada yalan haber yayanlar hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bununla ilgili asılsız haber çıkaran sosyal medya hesapları hakkında odamızın avukatları savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Odanın kurumsal yapısına zarar verecek yorum yapanlar tespit edilerek adli işlemler yapılacaktır. Bizim alnımız açık. Hiçbir şekilde odamızı zarara uğratıcı bir hüküm söz konusu değil ve bu kesinleşmiş bir karar da değil. Altını çamura da atsanız altın altındır. Bu merdiven altı dernekler adı altında odamızı yıpratmaya çalışanların senaryolarıdır." "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın" Açıklamalarının sonunda iddiaların bir zimmet suçu gibi yansıtılmasına tepki gösteren Özkan, "Burada bir mal alımı, hizmet alımı, para alışverişi olmayan bir dava süreci var. Geçmiş dönemin başkanının yapmış olduğu mobbingden dolayı odadan saklanmış olan bir hükmün sonucu, kendisine onore etmeye çalışan yönetim kurulu arkadaşlarımızın düştüğü durumu sanki bir zimmet suçu gibi algı oluşturulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bizim kimseye verilemeyecek hesabımız yok. Alnımız ak, yüreğimiz pak. Meyve veren ağaç taşlanır misali bizi de taşlamaya devam ediyorlar. Çiğ yemedik karnımız ağrısın diye. Biz işimize devam ediyoruz. İzmir Şoförler Odası her geçen gün daha da güçlenerek esnafımıza hizmet etmeye devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:47
Bengisu Avcı, Don’t Be Prey Belgeseli’nde
Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk yüzücü Bengisu Avcı’nın zorlu okyanus geçişleri, Avustralya yapımı Don’t Be Prey isimli belgeselde yer aldı. Belfast’taki gösterime başarılı sporcu da katıldı. Dünyanın en zorlu meydan okuması Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk Bengisu Avcı’nın yedi yıl süren mücadelesi, Avustralyalı Mark Sowerby tarafından hayata geçirilen Don’t Be Prey (Av Olma) isimli belgesel filmde yer aldı. Bengisu Avcı ile birlikte Mark Sowerby, Tim Denyer, Joanne Norman, Jamie Mackay ve Paul Leonard gibi açık su yüzmenin efsane isimlerinin de yaşamlarının anlatıldığı belgeselin yönetmenliğini Jeff Tseng yaptı. Gold Coast Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilen Don’t Be Brey’in İrlanda-Belfast’taki prömiyerine İzmirli ultra maraton yüzücüsü Bengisu Avcı da katıldı. Queens University’deki gösterimde soru-cevap bölümünde de yer alan Bengisu Avcı, "Filmde beş kıta ve dünyanın en acımasız yedi kanalında, Everest kadar tehlikeli, ancak açık sularda gerçekleşen Okyanus Yedilisini aşmak için yola çıkan ve sınırlarını zorlayan kahramanların hikayeleri anlatılıyor. Kafes yok. Dalış kıyafeti yok. Kaçış yok. Sadece insan ve doğa. 3 Ağustos 2018’de Manş Denizi’ni geçişimle başlayan ve tam yedi yıl bir gün süren Ocean’s 7 yolculuğumun özellikle Cebelitarık ve zehirli denizanası teması yaşadığım Molokai parkuru filmde yer aldı. Çanakkale’de tarihi yarımadada çekimler yapılırken henüz Ocean’s 7’yi bitirmemiştim. İrlanda-Belfast’a ise hayallerine kavuşan bir yüzücü olarak gitmek beni çok mutlu etti" dedi. Şu anda Avustralya’da gösterimde olan filmin yakında ülkemizde de seyirciyle buluşması için çalışmalar devam ediyor.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:33
Prof. Dr. Arslan: "Veriyi kontrol eden dünyayı kontrol eder"
Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen konferansta, 5G ve ötesi teknolojilerin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri ile dijitalleşen dünyanın yeni riskleri ve fırsatları uzman isimler tarafından değerlendirildi. Prof. Dr. Hüseyin Arslan, "Akıllı şebekeler, şehirler ve sağlık sistemleri, düşük gecikmeli haberleşme altyapısıyla hayatın her alanını dijitalleştirmektedir. 5G ve 6G teknolojileri; uzaktan ameliyatlardan yapay zeka destekli teşhis sistemlerine, kampüs sınırlarını aşan dijital eğitim modellerinden enerji verimliliği sağlayan mobil depolama ünitelerine kadar geniş bir yelpazede kritik rol oynamaktadır" dedi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları Programı" kapsamında; "Dijitalleşme Çağında Ulusal Güvenlik: Yeni Cepheler, Yeni Riskler ve 5G Ötesi Gerçeği" başlıklı konferans, Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Etkinliğe; EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Musa Boyacı, senato üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Biyomühendislik Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe TÜBA Asli Üyesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan konuşmacı olarak katıldı. Programda, geleceğin teknolojileri ve güvenlik stratejileri tüm boyutlarıyla ele alındı. Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, dijitalleşme çağında üniversitelerin disiplinlerarası yaklaşımlarla güvenlik, teknoloji ve toplum ilişkisini değerlendiren güçlü merkezler olması gerektiğini vurguladı. Ege Üniversitesi olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve ileri iletişim teknolojileri alanlarında nitelikli katkılar sunmayı hedeflediğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Alcı, "Ege Üniversitesi olarak, bilim dünyasının öncü isimlerini öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizle buluşturmaya devam ediyoruz. Bugün burada kıymetli hocamız Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ı, günümüzün en stratejik konularından biri olan 5G ve siber güvenlik üzerine dinleyeceğiz. Türkiye Bilimler Akademisi’ne (TÜBA) bu nitelikli programları üniversitemiz çatısı altında düzenledikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Teknolojik dönüşümün ulusal güvenlik bağlamında değerlendirilmesi, geleceğin vizyonunu çizmek adına büyük önem taşıyor. Değerli hocamızın sunumunun tüm katılımcılarımız için son derece verimli geçeceğine inanıyorum" dedi. Endüstri 4.0 ve siber-fiziksel sistemler çağı Konferansta "Endüstri 4.0" kavramının tarihsel gelişimine değinen Prof. Dr. Hüseyin Arslan, buharlı makinelerle başlayan sürecin bugün siber-fiziksel sistemlere evrildiğini belirtti. Prof. Dr. Arslan, "Buharlı makinelerin icadıyla başlayan Endüstri 1.0 süreci, her yüzyılda bir evrim geçirerek bugünkü noktaya ulaştı. Elektrik enerjisi, bilgisayarlar ve internetin icadı bu gelişimi tetikleyen ana unsurlar oldu. Bugün içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0’ı siber-fiziksel sistemler olarak tanımlıyoruz. Artık hem fiziksel hem de siber bir dünyamız var. Bu iki dünyayı iyi anlayan ve entegre eden yapılar, geleceğin endüstrisini oluşturuyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) bu sürecin en önemli bileşenidir ve 5G teknolojisi burada kritik bir rol oynuyor. 5G, sadece haberleşmeyi değil, tarımdan bankacılığa kadar tüm sektörlerin verimliliğini artırıyor" diye konuştu. "Gelecek hayallerimizin ötesinde olacak" Haberleşme teknolojilerindeki dijitalleşme hızına dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, 1990’lı yıllardan bugüne yaşanan değişimi örneklerle anlattı. 2034 yılı hedeflerine vurgu yapan Prof. Dr. Arslan, "1994’ten 2014’e kadar geçen 20 yılda haberleşme sistemleri tamamen dijitalleşti. 1G analogken, bugün 5G ile bambaşka bir noktadayız. Şu an 2026 yılındayız ve önümüzde 2034 hedefi var. 6G ve dijitalleşmenin geleceği noktayı tahmin etmekte zorlanıyorum; çünkü teknoloji bazen hayallerimizin bile katbekat ötesine geçiyor. Fiziksel dünyadan toplanan veriler, yapay zeka ile bilgiye dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde ’Dijital İkiz’ (Digital Twin) kavramıyla çok daha içli dışlı olacağız. Fiziksel dünyanın bir benzerini siber dünyada kurmak, üretimden sağlığa kadar her alanda devrim niteliğinde avantajlar sağlıyor" dedi. Veri güvenliği ve ulusal savunma stratejileri Dijitalleşmenin güvenlik boyutuna ve veri kontrolünün önemine değinen Prof. Dr. Hüseyin Arslan, küresel ölçekteki teknolojik rekabete dikkat çekti. Verinin yeni dünyanın en büyük gücü olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, "Çin, veri toplama mekanizmalarıyla kendisine devasa bir dijital ikiz oluşturdu ve olası savaş senaryolarını bu simülasyonlar üzerinden kurguluyor. Benzer şekilde, bugün kullandığımız akıllı araçların verileri aslında üretici ülkelerin veri merkezlerinde toplanıyor. Örneğin Tesla, aslında ağa bağlı bir araçtır ve tüm verileri Amerika’daki merkezlere akmaktadır. 5G ile birlikte bu teknolojik güç ve veri kontrolü daha da kritik bir hale gelecektir. Veri güvenliği konusundaki endişeler, bu teknolojilerin kullanımında en önemli belirleyici unsur olmaya devam edecektir" dedi. Sağlık, tarım ve eğitimde yeni nesil çözümler 5G teknolojisinin hayatın her alanına dokunduğunu ifade eden Prof. Dr. Arslan, akıllı şebekelerden uzaktan ameliyatlara kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin sağlık verilerini toplama konusundaki başarısına değinen Prof. Dr. Arslan, "5G’nin en kritik uygulamalarından biri olan uzaktan ameliyatlar, düşük gecikme sayesinde doktorların farklı ülkelerdeki hastaları tedavi etmesine olanak tanıyor. Tarımda ise ’Dijital Çoban’ gibi teknolojilerle verimlilik maksimum seviyeye çıkarılıyor. Akıllı su ve elektrik şebekeleriyle enerji kayıpları minimize ediliyor. Eğitimde ise sadece uzaktan eğitim değil, tıp ve diş hekimliği gibi alanlarda siber dünya ile entegre, o tecrübeyi hissettiren modeller ön plana çıkacak. Tüm bu dijital dönüşümün merkezinde yer alan 5G ve ağ teknolojileri; mühendislerin doktorlar, veterinerler ve eğitimcilerle entegre bir şekilde çalışmasını zorunlu kılıyor. Bugünün mesajını verecek olursak veriyi kontrol eden dünyayı kontrol eder" diye konuştu. Etkinlik katılımcıların sorularının cevaplanmasının ardından son buldu. Programın sonunda EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı Prof. Dr. Hüseyin Arslan’a teşekkür belgesi takdim etti. Konferansın ardından Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü laboratuvarlarında öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Arslan, sürdürülen projeleri inceleyerek, yeni nesil teknolojilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 17:52
İzmir açıklarında 51 düzensiz göçmen yakalandı, 84 göçmen kurtarıldı
İzmir’de Sahil Güvenlik ekipleri tarafından Foça ve Çeşme’de üç ayrı operasyonda 51 düzensiz göçmen yakalanırken, 84 göçmen kurtarıldı.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 15:50
İzmirli dönerci geleneği sürdürdü, 29 Ekim’de çocuklara ücretsiz döner ikramı
İzmir’de dönerci firması sahibi Emre Koca ve eşi Fatma Işık Koca, her 23 Nisan ve 29 Ekim’de olduğu gibi bu bayramda da çocuklara ücretsiz döner ve ayran ikram etti. Bayram coşkusuna ortak olan yüzlerce çocuk, iş yerinin önünde uzun kuyruklar oluşturdu. İzmir’de Halit Ziya Bulvarı üzerinde dönercilik yapan Emre Koca, 6 yıldır her 23 Nisan ve 29 Ekim’de gelenek haline getirdiği etkinliği bu yıl da sürdürdü. Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla hazırlık yapan Koca, yaklaşık 120 kilogram etle hazırladığı iki şiş döneri iş yerinin önüne kurduğu tezgahta çocuklara ücretsiz dağıttı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki kutlamalardan dönen çocuklar, döner ve ayran ikramıyla bayramın coşkusunu yaşadı. "Atatürk’ün çocuklarıyız, gururluyuz" Eşi Fatma Işık Koca ile birlikte işletmeyi yöneten Emre Koca, etkinliğe ilişkin duygularını şöyle paylaştı: "6. yılımız bu yıl. 23 Nisan ve 29 Ekim’de çocuklara döner, ayran, şeker, su gibi ikramlarda bulunuyoruz. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz inşallah. Çok mutluyuz, çok gururluyuz. Atatürk’ün çocuklarıyız, onun yolunda devam ediyoruz. Sıranın sonunu göremiyorum ama çok şükür, çok gururluyuz." "Dünyanın en büyük zenginliği çocuk sevindirmek" Etkinliğe yoğun ilgi gösterildiğini söyleyen Emre Koca ise, hazırlıkların beklenenin üzerine çıktığını belirtti. Koca, "Biz 2 bin kişilik hazırlık yaptık ama sayı 2 bini geçti. Gurur duyuyorum. Her 23 Nisan ve 29 Ekim’de bunu yapmaya devam edeceğiz. Bugün gelen misafirlerimize döner, ayran, bayrak, balon, su, çikolata her şey ücretsiz. Dünyanın en büyük zenginliği çocuk sevindirmek ya, ben de onu yapmaya çalışıyorum. Parayla pulla işimiz yok. Allah bereket versin" açıklamasında bulundu. Vatandaşlardan teşekkür Etkinliğe katılan vatandaşlardan Saniye Özçelik, yapılan ikramdan dolayı teşekkür ederek "Çok teşekkür ederiz böyle bir güzellik yaptıkları için. Çocuklar mutlu, bizler mutluyuz. Hepimiz mutluyuz" sözlerine yer verdi.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 15:19
İzmir’de Cumhuriyet Bayramı coşkusu
29 Ekim Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümü, İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı. İzmir’de Cumhuriyet Bayramı törenleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Tören, İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, tören aracıyla halkı ve törene katılanların bayramını kutlamasıyla başladı. Törene, İzmir milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden törende Türk bayrağı göndere çekildi. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. Tören halk oyunlarıyla ve İzmirlilerin katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız" Bugünün tüm Türkiye için çok özel bir gün olduğunu belirten İzmir Valisi Süleyman Elban, "2 yıl önce Cumhuriyetimizin bir asrını tamamladık ve artık Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra küçük Anadolu coğrafyasına sıkışan bu milleti yok etmek için düşman son bir hamleyle hücuma geçti. Batıda, Güneyde, Doğuda, İstanbul’da ve yurdun dört bir yanında işgaller ve mezalimler başladı. Düşman, artık bu milletin tarih sahnesinden silineceğine inanmıştı. Hem dünyada hem de Anadolu topraklarında artık bu milletin hakimiyetinin kalmayacağını düşünüyorlardı. Uzun yıllar süren savaşlardan sonra bu milletin ne takati, ne askeri, ne elinde silahı, ne de mühimmatı kalmıştı. Mücadele gücünün tükenmek üzere olduğunun farkında hem düşman hem de milletimizdi. Ancak buna inanmayan biri vardı. Yüce Atatürk. O, her şeye rağmen bu milletin kendi gücüyle, kendi imkanlarıyla, damarlarındaki asil kandan gelen kuvvetle ve imanıyla düşmanı yenebileceğine, bu topraklardan kovabileceğine inanıyordu" dedi. "Eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza attı" Açıklamalarına devam eden Elban, "Atatürk, bu azim ve inançla Samsun’dan başlattığı Anadolu Kurtuluş Hareketi’ni, üzerinde bulunduğumuz İzmir’de 9 Eylül günü düşmanı denize dökerek başarıyla sonuçlandırdı. Kendisine inanan millet, onun etrafında kenetlenerek tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza attı. Ancak bu zafer yeterli değildi. Büyük Atatürk, büyük dehasıyla bunun farkındaydı. Çünkü bu topraklarda huzur içinde yaşayabilmek, bu coğrafyada tutunabilmek ve tarih sahnesinde her zaman şerefli, bağımsız ve özgür kalabilmek için, milletimizin medeni ülkeler seviyesini hızla yakalayıp geçmesi gerekiyordu. Bunun için öncelikle milletimizin karakterine ve özüne uygun bir rejim lazımdı. Atatürk, bu rejimin Cumhuriyet olduğunu gördü ve 28 Ekim 1923 günü "Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz" dedi. 29 Ekim 1923 günü, yani tam 102 yıl önce Cumhuriyet ilan edildi. Yaşasın Cumhuriyet" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" Atatürk’ün, sadece vatanı kurtarmak ve Cumhuriyeti kurmakla yetinilemeyeceğini bildiğini aktaran Elban, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Medeni ülkeleri yakalayıp geçmek için ilimde, fende, tarımda, sanayide, savunmada ve her alanda büyük başarılar elde etmek gerektiğini, bunun da çok çalışarak mümkün olacağını görüyordu. Bu nedenle her alanda hızlı ve köklü devrimler başlattı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok kısa sürede büyük atılımlar gerçekleştirdi ve dimdik ayağa kalktı. Aziz milletimize bu uğurda hep çalışacağımıza söz veriyoruz. Bu güzel vatanın kurtarılmasında, Cumhuriyetimizin ilanında ve devletimizin kurulmasında emeği geçen Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, alın teriyle, akıl teriyle, kanıyla ve emeğiyle bu ülkeyi bize emanet eden tüm ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Ebediyete irtihal eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve minnetle yad ediyorum. Hayatta olan gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Milletimiz kıyamete kadar bahtiyar, devletimiz de payidar olsun. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."
29 Ekim 2025 Çarşamba - 15:01
İzmir’de Cumhuriyet Bayramı coşkusu
29 Ekim Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümü, İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı. İzmir’de Cumhuriyet Bayramı törenleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Tören, İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, tören aracıyla halkı ve törene katılanların bayramını kutlamasıyla başladı. Törene, İzmir milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden törende Türk bayrağı göndere çekildi. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. Tören halk oyunlarıyla ve İzmirlilerin katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız" Bugünün tüm Türkiye için çok özel bir gün olduğunu belirten İzmir Valisi Süleyman Elban, "2 yıl önce Cumhuriyetimizin bir asrını tamamladık ve artık Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra küçük Anadolu coğrafyasına sıkışan bu milleti yok etmek için düşman son bir hamleyle hücuma geçti. Batıda, Güneyde, Doğuda, İstanbul’da ve yurdun dört bir yanında işgaller ve mezalimler başladı. Düşman, artık bu milletin tarih sahnesinden silineceğine inanmıştı. Hem dünyada hem de Anadolu topraklarında artık bu milletin hakimiyetinin kalmayacağını düşünüyorlardı. Uzun yıllar süren savaşlardan sonra bu milletin ne takati, ne askeri, ne elinde silahı, ne de mühimmatı kalmıştı. Mücadele gücünün tükenmek üzere olduğunun farkında hem düşman hem de milletimizdi. Ancak buna inanmayan biri vardı. Yüce Atatürk. O, her şeye rağmen bu milletin kendi gücüyle, kendi imkanlarıyla, damarlarındaki asil kandan gelen kuvvetle ve imanıyla düşmanı yenebileceğine, bu topraklardan kovabileceğine inanıyordu" dedi. "Eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza attı" Açıklamalarına devam eden Elban, "Atatürk, bu azim ve inançla Samsun’dan başlattığı Anadolu Kurtuluş Hareketi’ni, üzerinde bulunduğumuz İzmir’de 9 Eylül günü düşmanı denize dökerek başarıyla sonuçlandırdı. Kendisine inanan millet, onun etrafında kenetlenerek tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza attı. Ancak bu zafer yeterli değildi. Büyük Atatürk, büyük dehasıyla bunun farkındaydı. Çünkü bu topraklarda huzur içinde yaşayabilmek, bu coğrafyada tutunabilmek ve tarih sahnesinde her zaman şerefli, bağımsız ve özgür kalabilmek için, milletimizin medeni ülkeler seviyesini hızla yakalayıp geçmesi gerekiyordu. Bunun için öncelikle milletimizin karakterine ve özüne uygun bir rejim lazımdı. Atatürk, bu rejimin Cumhuriyet olduğunu gördü ve 28 Ekim 1923 günü "Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz" dedi. 29 Ekim 1923 günü, yani tam 102 yıl önce Cumhuriyet ilan edildi. Yaşasın Cumhuriyet" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" Atatürk’ün, sadece vatanı kurtarmak ve Cumhuriyeti kurmakla yetinilemeyeceğini bildiğini aktaran Elban, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Medeni ülkeleri yakalayıp geçmek için ilimde, fende, tarımda, sanayide, savunmada ve her alanda büyük başarılar elde etmek gerektiğini, bunun da çok çalışarak mümkün olacağını görüyordu. Bu nedenle her alanda hızlı ve köklü devrimler başlattı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok kısa sürede büyük atılımlar gerçekleştirdi ve dimdik ayağa kalktı. Aziz milletimize bu uğurda hep çalışacağımıza söz veriyoruz. Bu güzel vatanın kurtarılmasında, Cumhuriyetimizin ilanında ve devletimizin kurulmasında emeği geçen Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, alın teriyle, akıl teriyle, kanıyla ve emeğiyle bu ülkeyi bize emanet eden tüm ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Ebediyete irtihal eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve minnetle yad ediyorum. Hayatta olan gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Milletimiz kıyamete kadar bahtiyar, devletimiz de payidar olsun. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."
29 Ekim 2025 Çarşamba - 14:19
Sahne Tozu Tiyatrosu 21. yılını Haldun Dormen Sahnesi’nde kutladı
Sahne Tozu Tiyatrosu, kuruluşunun 21. yılını Haldun Dormen Sahnesi’nde düzenlenen özel bir etkinlikle kutladı. Sahne Tozu Tiyatrosu oyuncularından Özer Kaya, Gamze Aksoy ve Onat Eser’in yaptığı açılış konuşmalarıyla başlayan programda ardından Sahne Tozu Tiyatrosu Kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören sahneye çıkarak, kurduğu Sahne Tozu Tiyatrosu’nun 21. yılına girmesinin kendisi için taşıdığı anlamı paylaştı. İşgören, "20 yılı geride bıraktık. Bu süreçte inişler ve çıkışlar yaşadık. Gün geldi büyük alkışlarla seyircilerimizi selamladık, gün geldi başarısızlıklarla yüzleştik. Ama her zaman yanımızda olan İzmir halkına gönülden teşekkür ediyorum" dedi. İşgören, tiyatronun kuruluşundan bugüne emeği geçen isimleri sayarak, "En başından beri yanımda olan, bundan yıllar önce bana ışık tutan Sayın Haldun Dormen’e, tiyatromuzun annesi Göksel Kortay’a ve değerli hocamız Selçuk Yöntem’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. İşgören, tiyatronun yeni uluslararası projesinden bahsederek, Yunanistan, İngiltere, Almanya ve İtalya’nın bu projede yer alacağını duyurdu. İşgören, bu sene ilk kez verilen Sahne Tozu Tiyatrosu Art Bridge Ödülü’nü ise Yunan sanatçı Sofia Kapsourou’ya takdim etti. Ödülünü alırken duygusal anlar yaşayan Sofia Kapsourou, Türkiye’de ve özellikle Sahne Tozu Tiyatrosu’nda olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Çağlar İşgören ve Sahne Tozu Tiyatrosu’nun yaptıklarına tanık olmak benim için büyük bir onur. Ortak projelerde yer alacak olmaktan çok mutluyum" dedi. Programda ayrıca Sahne Tozu Tiyatrosu Actor Club Onursal başkanlarından Kökten Ulaş Birant da bir konuşma yaptı. Birant, Sahne Tozu’nun Türk tiyatrosundaki yeri ve İzmir’de oluşturduğu sanat kültürüne vurgu yaptı. Programa Sahne Tozu Tiyatrosu oyuncuları, Actor Club üyeleri ve tiyatro dünyasından değerli isimler katıldı.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 12:15
Aliağa FK, hem kupada hem ligde dikkat çekiyor
Aliağa FK, Türkiye Kupası’nda 4. Tur’a yükselmenin yanı sıra, ligde topladığı 22 puanla 3. sırada yer alarak yoluna emin adımlarla devam ediyor. Aliağa FK’nın yükselişi hız kesmeden sürüyor. Hem ligde hem de kupada başarılı sonuçlar alan İzmir temsilcisi, istikrarlı performansıyla dikkat çekiyor. TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şu ana kadar oynadığı 10 maçta 7 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde eden Aliağa FK, topladığı 22 puanla averajla üçüncü sırada yer alıyor. Lider Mardin 1969’un yalnızca 3 puan gerisinde bulunan sarı-siyahlılar, zirve yarışını yakından sürdürüyor. Kupada ise 1. Tur’dan itibaren mücadele eden Aliağa FK, sırasıyla İnegöl Kafkas, Bornova 1877 ve Serik Spor’u eleyerek 4. Tur’a yükselmeyi başardı. Polat Çetin yönetimindeki İzmir ekibi, hem Türkiye Kupası’nda ilerleyişini sürdürmeyi hem de ligde şampiyonluk hedefine adım adım yaklaşmayı amaçlıyor.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 12:00
Menemen FK galibiyete hasret
Menemen FK, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta oynadığı son 4 maçta 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak galibiyete hasret kaldı. TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta sezona etkili bir başlangıç yapan Menemen FK, son haftalarda yaşadığı düşüş yaşıyor. İlk 6 maçında sergilediği performansla zirve yarışını yakından takip eden İzmir ekibi, bu periyotta 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet elde etmişti. Ancak sonraki 4 karşılaşmada işler tersine döndü ve sarı-lacivertliler, bu süreçte 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle istediği sonuçları alamadı. Teknik Direktör Bilal Kısa ve öğrencileri, kötü gidişe son vermek için hafta sonu sahalarında oynayacakları Fethiyespor mücadelesinden mutlak galibiyetle ayrılmayı hedefliyor. Seçim Can sessiz kaldı Bu sezon Menemen FK formasıyla 7 gole imza atan Seçim Can Koç, son haftalarda suskun kaldı. Son 4 lig maçında gol sevinci yaşayamayan 27 yaşındaki futbolcu, bu karşılaşmaların 3’ünde forma giydi fakat beklenen performansı ortaya koyamadı. Menemen FK, şu ana kadar Seçim Can’ın gol attığı 4 maçın tamamını kazanırken, skor üretemediği hiçbir müsabakada galibiyet sevinci yaşamadı.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:47
Radikal Eğitim Kurumları’nda Cumhuriyet Bayramı coşkusu
Radikal Eğitim Kurumları 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımıyla Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir coşkuyla kutladı. Eğitim sektöründe 23 yılı geride bırakan Radikal Eğitim Kurumları, Cumhuriyetin 102. kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladı. İzmir, İstanbul ve Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilindeki şubelerde, öğrenciler, öğretmenler ve velilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikler, Cumhuriyet Bayramı ruhunu en güçlü şekilde yaşattı. Kutlamalar, öğrenci ve öğretmenlerin ellerinde açtıkları dev Türk bayraklarıyla bulundukları ilçelerin merkezlerinde bando eşliğinde düzenlenen yürüyüşlerle başladı. Cadde ve sokakları kırmızı beyaza bürüyen kortejler, vatandaşlardan da büyük ilgi gördü. Etkinliklerin devamında, okullarda ve kurs merkezlerinde öğrenciler tarafından hazırlanan şiir dinletileri, müzik performansları ve halk oyunları gösterileri sahnelendi. Cumhuriyetin ilanının 102. yıl dönümünü kutlamak için bugün bir araya geldiklerini belirten Bornova Radikal Eğitim Kurumları Müdürü Ozan Çırak, "29 Ekim 1923 Türk iradesinin, Türkün egemenliğinin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği gündür. Bu yönüyle 29 Ekim sadece bir bayram değil, aynı zamanda bir milletin ant günüdür" dedi. "Cumhuriyet, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kazanılan en büyük fikri ve siyasi zaferidir" Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti sadece ilan etmekle kalmadığını, onu akıl ve bilimin rehberliğinde çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmayı hedefleyen temellerle inşa ettiğini vurgulayan Çırak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği Türkiye Cumhuriyeti sadece bir yönetim şekli değildir. O, bir milletin ateşten bir gömlek gibi sırtına geçirilmek istenen esaretten, tam bir bağımsızlığa; kul olmaktan yurttaş olmaya, karanlıktan aydınlığa uzanan çetin bir varoluş mücadelesinin taçlandırılmış zaferidir. Cumhuriyet, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kazanılan meydan muharebelerinden sonra en büyük fikri ve siyasi zaferidir. Cumhuriyet sadece nutuklarla, törenlerle değil; onun getirdiği hak ve özgürlüklerin bilincinde olarak, çok çalışarak, bilimi rehber edinerek, eleştirel düşünerek ve en önemlisi ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ sözünün muhatabı olduğumuzu asla unutmayarak yaşatınız. Unutmayalım ki Cumhuriyet bir armağan değil, sürekli yeniden kazanılması gereken bir kazanımdır. Onu bizden birleştiren en büyük tehdit cehalet, tembellik ve bölünmüşlüktür. Bize düşen, Atatürk’ün ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesiller olma ideallerine sımsıkı sarılmaktır" ifadelerini kullandı. "Milli bayramlar Radikal Eğitim Kurumları için büyük önem taşımakta" Radikal Eğitim Kurumları Kurucu Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Avcı öncülüğünde tamamı eğitmenlerden oluşan, alanında uzman ekiple 2002 yılından itibaren "Radikal Eğitim Kurumları" olarak hizmet vermeye başladıklarını aktaran Radikal Eğitim Kurumları Karşıyaka Bölge Koordinatörü Ahmet Tuncay Yapıcı, "Radikal Eğitim Kurumları yaklaşık 23 yıldır eğitim sektöründe faaliyet göstermektedir. Kurumumuz İzmir’i aşarak Türkiye’nin birçok yerinde artık Radikal ismini duyurmayı başarmıştır. Gerek öğretmen kadromuzla gerekse öğrenci yapımızla her yıl çok büyük başarılara imza atmaktayız. Milli bayramlarımız bizim için çok büyük önem taşımaktadır. Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Ülkemizin bugünlere gelmesinde, özgürlüklerimizin kazanılmasında, medenileşmemizde ve ülkemizin gelişmesinde Cumhuriyet’in büyük etkisi vardır. Bunun kıymetini biliyor ve her sene bu bayramı coşkuyla kutluyoruz. Bu tür etkinlikler bizim için çok kıymetlidir. Çünkü biz bir kurs olmanın ötesinde, aynı zamanda bu ülkenin bir eğitim kurumuyuz. Ülkemizin değerlerini, kıymetlerini ve kazanımlarını öğrencilerimize aktarmak zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Her yıl bu tarihlerde düzenlediğimiz etkinlikler büyük bir coşkuyla karşılanmakta ve ses getirmektedir. Bu coşkunun böyle devam etmesinden mutluluk duyuyoruz" dedi. "Yaşasın Mustafa Kemal Paşa" Cumhuriyetin neferleri olarak aldıkları eğitime önem verdiklerini söyleyen 12. sınıf öğrencisi Eylül Karaköse ise, "Bugün, bu amaca hizmet eden bir etkinlikte rol aldığım için çok mutluyum. Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünde, bu etkinlikte yer almak beni gerçekten gururlandırıyor. Bu etkinliği yıllar boyunca kutlamak istiyor ve bana bu konuda ilk deneyimlerimi yaşatan Radikal Eğitim Kurumları’na teşekkür ediyorum. Cumhuriyet ve eğitim bizler için çok önemlidir. Çünkü cumhuriyetimizin ilerleyen nesillerinde, benim gibi hatta benden de daha coşkulu gençlerin bu özel günü kutlamasını diliyorum. Nice 102 yıllara, nice yüzyıllara diyorum. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Mustafa Kemal Paşa" ifadelerini kullandı.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:37
AK Partili Kasapoğlu: "Cumhuriyet bir takvim yaprağına sığmaz"
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Kasapoğlu, Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir ödev, çalışma biçimi ve özgürlük olduğunu vurguladı. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, bir ödev, çalışma biçimi ve özgürlük olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Cumhuriyet bize bahane değil, çözüm üretmeyi miras bıraktı" diyerek 102. yılın umut ve cesaretle kutlanması gerektiğini ifade etti. "Cumhuriyet bir takvim yaprağına sığmaz" Kasapoğlu mesajında, Cumhuriyet’in bir milletin azim ve kararlılığıyla şekillenen büyük bir irade eseri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Cumhuriyet, bir takvim yaprağına sığmaz. 1919’da Samsun’a atılan adım, Amasya’da ‘Milletin kaderini yine milletin azim ve kararı belirler’ hükmüne dönüştü. Erzurum ve Sivas’ta dağınık umutları bir ideal haline getirip; 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Meclis’te milli iradeye yaslanırken; Sakarya’da, Dumlupınar’da bir daha sırtı yere gelmeyecek bir özgüvene kavuştu. Lozan’la hukuki meşruiyetini dünyaya tescil ettirdi ve 29 Ekim 1923’te adı kondu: ‘Cumhuriyet.’ Yani ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’" "Cumhuriyet; eşitlik, özgürlük ve ortak geleceğimizdir" Kasapoğlu, Cumhuriyet’in her yurttaşın eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu bir gelecek vizyonu sunduğunu ifade ederek, "Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değil, ödevdir, çalışma biçimidir, özgürlüktür. Her yurttaşın eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu ortak geleceğimizdir. 29 Ekim; özgüvenimizi tazelediğimiz, üretimi, fırsat eşitliğini, refahı ve büyütme kararlılığımızı yinelediğimiz gündür. Cumhuriyet; geçmişimizin fedakârlığını bugünün emeği ve yarının umuduyla harmanladığımız gündür" dedi. "Bugünün Türkiye’si kurucu iddianın devamıdır" Kasapoğlu, Türkiye’nin Cumhuriyet değerleriyle büyüyen, her alanda gelişen bir ülke haline geldiğini vurgulayarak, "Bugünün Türkiye’si, kurucu iddianın devamıdır. Savunma sanayiinde yerlilik oranını artıran, sağlıkta erişimi kolaylaştıran, ulaştırmada şehirleri ve bölgeleri birbirine bağlayan, afetlere karşı daha dirençli şehirler hedefleyen; üretimde verimliliği artıran hamleler yapan, eğitim ve sporda fırsat eşitliğini genişleten bir ülke. Geleceğimizin teminatı gençlerimiz, sahada, laboratuvarda, atölyede, stüdyoda, ringde ve pistte, her gün yeni bir Türkiye resmi çiziyorlar. Kadınların daha fazla söz sahibi olduğu, gençlerin karar mekanizmalarında yer aldığı, engellerin kaldırıldığı, engelli vatandaşlarımızın yaşama daha etkin katıldığı, esnafın, çiftçinin ve emekçinin alın terinin karşılığını aldığı bir Türkiye vücuda geliyor." Dr. Kasapoğlu, Türkiye’nin bugünkü başarılarının planlı, hizmet odaklı bir çalışmanın sonucu olduğunu belirterek, "Bu başarılar bir tesadüf değil; sistemli çalışmanın, hizmet odaklı siyasetin ve iyi planlanmış bir geleceğin eseri. Gençlerimizin yeteneğiyle, kadınlarımızın kararlılığıyla, esnafımızın ve çiftçimizin alın teriyle büyüyen Türkiye, kurucularının hedeflediği o ‘çağdaş uygarlık düzeyi’ni artık rakamlarla ölçülen bir gerçeklik haline getiriyor. Bizim işimiz; bu başarıları kalıcılaştırmak, günübirlik tartışmalara takılıp bu büyük yürüyüşü yavaşlatmamak" mesajını verdi. "Cumhuriyet, bahane değil çözüm üretmektir" Cumhuriyet’in en büyük mirasının üretkenlik, kararlılık ve cesaret olduğunu ifade eden Kasapoğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Cumhuriyet’in bize emanet ettiği en kıymetli miras, bahane değil, çözüm üretmektir. Cumhuriyet’in 102. yılında, bahane değil çözüm, umutsuzluk değil cesaret üreten başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurucu kadroları, özgürlükler için canlarını feda eden şehitlerimizi, bu güzel vatanın hayalini kuran bütün isimsiz kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun Türkiye’m"
29 Ekim 2025 Çarşamba - 09:50
İzmir’de binlerce uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildi
İzmir’in Buca ilçesinde düzenlenen operasyonlarda binlerce sentetik hap, metamfetamin, ruhsatsız tabanca ve yüklü miktarda para ele geçirildi. Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Mustafa Kemal Mahallesi’nde gerçekleştirilen operasyonda E.C.U. ve B.Ö. isimli şüpheliler yakalandı. Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada 58 bin 912 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildi. Ekiplerin ilçede yürüttüğü bir başka çalışmada da E.A., S.D. ve Y.A. isimli şüpheliler yakalandı. Şahısların üzerlerinde ve adreslerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca, 35 adet 7.65 mm fişek, 49 adet uyuşturucu nitelikli hap, 91 gram metamfetamin ve uyuşturucudan elde edildiği değerlendirilen 178 bin 900 TL geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edildi.
28 Ekim 2025 Salı - 22:50
Saldırganı ateş ederek uzaklaştırdı!
İzmir’in Bayraklı ilçesinde emekli polis olduğu öğrenilen taksi sürücüsünün saldırgan tarafından darp edildi. Saldırganı ateş ederek uzaklaştırdığı öğrenilen taksi sürücüsüne saldırı anı kamera tarafından görüntülendi.
28 Ekim 2025 Salı - 22:01
Aliağa’da Cumhuriyet’in 102. yıl kutlamaları başladı
Aliağa’da Cumhuriyet’in 102. yıl kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başladı. Cumhuriyet Bayramı coşkusu Atatürk Stadında gerçekleştirilecek gösteriler, Aliağa Belediyesi tarafından organize edilecek fener alayı ve Arif Güven’in DJ performansıyla devam edecek. Aliağa’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtına çelenk sunum töreniyle başladı. Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenen törende; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Törene ayrıca Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, kurum müdürleri, askeri erkan, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit aileleri, gaziler, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Cumhuriyet Bayramı’nın ilk gün programı, Aliağa Kabristanlığı’ndaki şehitlik ziyaretiyle sona erdi. Cumhuriyet coşkusu 29 Ekim’de Aliağa Atatürk Stadı’nda yaşanacak Aliağa’da Cumhuriyet Bayramı 102. yıl kutlamalarının ikinci günü, 29 Ekim Çarşamba günü saat 09.30’da, Aliağa Kaymakamının makamında tebrikleri kabul etmesiyle başlayacak. Saat 10.30’da ise Aliağa Atatürk Stadı, Cumhuriyet coşkusuna ev sahipliği yapacak. Öğrenci gruplarının hazırladığı gösteriler, halk oyunları ve çeşitli etkinlikler, kutlamalara renk katacak. Aliağa Belediyesi’nden Cumhuriyet Bayramı’nda kortej ve DJ performansı Kutlamalar, Aliağa Belediyesi öncülüğünde organize edilecek Fener Alayı ve korteji ile devam edecek. Saat 19.00’da Aliağa Belediyesi Spor Salonu önünden başlayacak fener alayında Aliağalılar, bando ve marşlar eşliğinde, Türk Bayrakları ve Atatürk posterleriyle Cumhuriyet Meydanı’na yürüyecek. Kutlamalar, saat 20.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek DJ Arif Güven performansıyla taçlanacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder