Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Karşıyaka’da memurlardan meclis girişi Başkan Ünsal’a alkışlı protesto
05 Mayıs 2026 Salı - 13:30:53
Karşıyaka Belediyesi Mayıs ayı meclis toplantısında, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde yaşanan tıkanıklık nedeniyle eylem yapan memurlar, Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ı salona girişi sırasında alkışlarla protesto etti. Zabıta eşliğinde salona giren Ünsal’a tepki gösteren memurlar, "Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" mesajı verdi. Karşıyaka Belediyesi’nde memurların sosyal denge tazminatlarında yaşanan kesintiler ve toplu iş sözleşmesi sürecindeki anlaşmazlıklar meclis salonuna taşındı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yönetiminde gerçekleştirilen Mayıs ayı olağan meclis toplantısı öncesinde belediye binasında hareketli dakikalar yaşandı. Başkan Ünsal’a alkışlı tepki Haftalardır hak arayışlarını sürdüren Tüm Bel-Sen, Tüm Yerel-Sen ve Birlik Yerel-Sen’e bağlı memurlar, meclis salonu önünde koridor oluşturdu. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın meclis toplantısına katılmak üzere salona yöneldiği sırada, memurlar hep bir ağızdan alkışlı protesto başlattı. Başkan Ünsal, yoğun protestolar ve alkışlar eşliğinde, zabıta ekiplerinin koridorunda meclis salonuna giriş yapabildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:54
Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın"
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkındaki hapis cezası kararı sonrası kendilerine yönelik planlı bir itibar suikastı yapıldığını savunarak iddialara yanıt verdi. Sürecin eski başkanın durumu yönetimden gizlemesinden kaynaklandığını vurgulayan Özkan, ortada hiçbir kamu zararı bulunmadığını ve haksız ödenen meblağları faiziyle geri alarak parayı odanın kasasına koyduklarını açıkladı. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkında önceki dönem başkanı Celil Anık’a usulsüz maaş ödendiği ve makam aracı tahsis edildiği iddialarıyla açılan davada verilen 5 aylık hapis (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) cezası kararına ilişkin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Söz konusu durumun, eski başkanın aldığı cezayı yönetimden saklaması ve uyguladığı mobbing sonucu oluştuğunu ifade eden Özkan, sosyal medyada yürütülen "tutuklandılar" şeklindeki karalama kampanyaları yapıldığını ifade ederek, duruma tepki gösterdi. Yaşanan süreçle ilgili tüm belgeleri kamuoyu ile paylaşan Başkan Erkan Özkan, söz konusu davanın bir zimmet davası olmadığını, ortada bir kamu zararı bulunmadığını ve ödenen meblağların aylar öncesinden faiziyle tahsil edildiğini söyledi. "Planlı bir itibar suikastı düzenleniyor" İzmir Şoförler Odası’nın sivil toplum kuruluşları arasında önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Özkan, "Maalesef geçmiş dönemlerde yaşanılan spekülatif, odamızla ilgili operasyonlara genel kurulumuzu yapmış olmamıza rağmen belirli bir grup tarafından devam ediliyor. Dünden itibaren gerek şahsım, gerek odam, gerekse yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla ilgili olarak sosyal medyada bir itibar suikastı düzenleme, bir algı operasyonu yapılıyor. Kamuoyunda bizim tutuklandığımız, cezaevinde olduğumuz yönünde bir zimmet suçuyla yargılanıp ceza aldığımız hususunda bir haber dolaştırılıyor. Gördüğünüz gibi biz odada görevimizin başındayız. Üyelerimize hizmet etmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Eski başkan aldığı cezayı bizden ve kurumlardan gizledi" Sürecin nasıl geliştiğine dair detayları belgeleriyle aktaran Özkan, dönemin oda başkanının aldığı cezayı kurumlardan sakladığını belirterek, "Geçmiş dönemde görev yapan arkadaşımızın aldığı cezayı 2024 yılı Haziran ayında almasına rağmen odamıza tebliğ ettirmemesi, Ticaret Bakanlığı’ndan, Federasyonumuzdan, üst birliğimizden veya mahkeme aracılığıyla hiçbir tebligat gelmemesi bu sürecin kaynağıdır. Kendisi itirazlarının ve mahkemesinin sürdüğünü belirterek görevine devam etmiş, ardından 17 Ekim 2024 tarihinde ’Kamuoyunda yıprandım, görevi sizlere bırakmak istiyorum’ diyerek kendi özgür iradesiyle istifa dilekçesi sunmuştur. Dönemin ceza aldığı halde bize tebliğ edilmemesinden kaynaklı, bizim bilgimiz dışında sanki göreve devam ediyormuşçasına bize verilen bir istifa dilekçesidir bu" ifadelerini kullandı. "Ahde vefa göstermek istedik, durumu öğrenince maaşları geri aldık" Yönetim kurulunun eski başkana ahde vefa göstermek amacıyla bir danışmanlık-işçi statüsü verdiğini ancak gerçeği müfettişlerden öğrendiklerini aktaran Özkan, şunları kaydetti: "Bizler de uzun yıllar odamızda görev yapması münasebetiyle kendisine ahde vefada bulunmak istedik. Bize herhangi bir hüküm tebligatı yapılmadığı için, 22 Ekim 2024 tarihinde yönetim kurulu kararıyla kendisine bir görevlendirme yapılarak onore edilmek istendi. İstifa dilekçesinin verildiği gün İzmir Esnaf Odaları Birliği’ne de durumu sorduk, onlara da bir tebligat gelmemişti. Ancak Ocak ayında odamıza gelen müfettişlerin bu kişinin hüküm giydiğini belirtmesi üzerine hemen tedbirimizi aldık. Hüküm giydiğini bizden sakladığını fark edip, 15 Ocak 2025 tarihli kararla görevlendirmeyi iptal ettik; maaşları, hizmet aracını durdurduk. Odaya gelmemesini istedik. İşin en önemli kısmı; faizleriyle birlikte bu aldığı görevlendirme maaşlarını, toplamda 213 bin 466 lirayı şahıstan geri tahsil ederek odamızın kasasına koyduk." "Tebligat bize 10 ay sonra ulaştı" Herhangi bir kamu zararı oluşturmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, "Ortada bir zarar oluşmasını engelledik. Bize eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiği ile ilgili resmi tebligat ancak 14 Kasım 2025 tarihinde, yani olaydan 10 ay sonra ulaştı. Burada şahsımın veya yönetim kurulumuzun hiçbir kastı söz konusu değildir. Bakanlık müfettişlerinin açtığı davada bize, ’zimmetle suçlanan kişinin buradan maaş alamayacağı’ yönünde bir kusur işlediğimiz bildirildi. Biz tebligat gelmediği için durumun farkında olmadığımızı beyan etmemize rağmen, yerel mahkeme 5 aylık bir hüküm verdi. Sanki biz ceza almışız, zimmetimize para geçirmişiz, odayı zarara uğratmışız gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Altını çamura da atsanız altındır" Verilen 5 aylık hapis kararının yüz kızartıcı bir suç olmadığını ve kararı üst mahkemeye taşıdıklarını açıklayan Özkan, sosyal medyada yalan haber yayanlar hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bununla ilgili asılsız haber çıkaran sosyal medya hesapları hakkında odamızın avukatları savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Odanın kurumsal yapısına zarar verecek yorum yapanlar tespit edilerek adli işlemler yapılacaktır. Bizim alnımız açık. Hiçbir şekilde odamızı zarara uğratıcı bir hüküm söz konusu değil ve bu kesinleşmiş bir karar da değil. Altını çamura da atsanız altın altındır. Bu merdiven altı dernekler adı altında odamızı yıpratmaya çalışanların senaryolarıdır." "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın" Açıklamalarının sonunda iddiaların bir zimmet suçu gibi yansıtılmasına tepki gösteren Özkan, "Burada bir mal alımı, hizmet alımı, para alışverişi olmayan bir dava süreci var. Geçmiş dönemin başkanının yapmış olduğu mobbingden dolayı odadan saklanmış olan bir hükmün sonucu, kendisine onore etmeye çalışan yönetim kurulu arkadaşlarımızın düştüğü durumu sanki bir zimmet suçu gibi algı oluşturulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bizim kimseye verilemeyecek hesabımız yok. Alnımız ak, yüreğimiz pak. Meyve veren ağaç taşlanır misali bizi de taşlamaya devam ediyorlar. Çiğ yemedik karnımız ağrısın diye. Biz işimize devam ediyoruz. İzmir Şoförler Odası her geçen gün daha da güçlenerek esnafımıza hizmet etmeye devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:47
Bengisu Avcı, Don’t Be Prey Belgeseli’nde
Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk yüzücü Bengisu Avcı’nın zorlu okyanus geçişleri, Avustralya yapımı Don’t Be Prey isimli belgeselde yer aldı. Belfast’taki gösterime başarılı sporcu da katıldı. Dünyanın en zorlu meydan okuması Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk Bengisu Avcı’nın yedi yıl süren mücadelesi, Avustralyalı Mark Sowerby tarafından hayata geçirilen Don’t Be Prey (Av Olma) isimli belgesel filmde yer aldı. Bengisu Avcı ile birlikte Mark Sowerby, Tim Denyer, Joanne Norman, Jamie Mackay ve Paul Leonard gibi açık su yüzmenin efsane isimlerinin de yaşamlarının anlatıldığı belgeselin yönetmenliğini Jeff Tseng yaptı. Gold Coast Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilen Don’t Be Brey’in İrlanda-Belfast’taki prömiyerine İzmirli ultra maraton yüzücüsü Bengisu Avcı da katıldı. Queens University’deki gösterimde soru-cevap bölümünde de yer alan Bengisu Avcı, "Filmde beş kıta ve dünyanın en acımasız yedi kanalında, Everest kadar tehlikeli, ancak açık sularda gerçekleşen Okyanus Yedilisini aşmak için yola çıkan ve sınırlarını zorlayan kahramanların hikayeleri anlatılıyor. Kafes yok. Dalış kıyafeti yok. Kaçış yok. Sadece insan ve doğa. 3 Ağustos 2018’de Manş Denizi’ni geçişimle başlayan ve tam yedi yıl bir gün süren Ocean’s 7 yolculuğumun özellikle Cebelitarık ve zehirli denizanası teması yaşadığım Molokai parkuru filmde yer aldı. Çanakkale’de tarihi yarımadada çekimler yapılırken henüz Ocean’s 7’yi bitirmemiştim. İrlanda-Belfast’a ise hayallerine kavuşan bir yüzücü olarak gitmek beni çok mutlu etti" dedi. Şu anda Avustralya’da gösterimde olan filmin yakında ülkemizde de seyirciyle buluşması için çalışmalar devam ediyor.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:33
Prof. Dr. Arslan: "Veriyi kontrol eden dünyayı kontrol eder"
Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen konferansta, 5G ve ötesi teknolojilerin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri ile dijitalleşen dünyanın yeni riskleri ve fırsatları uzman isimler tarafından değerlendirildi. Prof. Dr. Hüseyin Arslan, "Akıllı şebekeler, şehirler ve sağlık sistemleri, düşük gecikmeli haberleşme altyapısıyla hayatın her alanını dijitalleştirmektedir. 5G ve 6G teknolojileri; uzaktan ameliyatlardan yapay zeka destekli teşhis sistemlerine, kampüs sınırlarını aşan dijital eğitim modellerinden enerji verimliliği sağlayan mobil depolama ünitelerine kadar geniş bir yelpazede kritik rol oynamaktadır" dedi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları Programı" kapsamında; "Dijitalleşme Çağında Ulusal Güvenlik: Yeni Cepheler, Yeni Riskler ve 5G Ötesi Gerçeği" başlıklı konferans, Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Etkinliğe; EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Musa Boyacı, senato üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Biyomühendislik Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe TÜBA Asli Üyesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan konuşmacı olarak katıldı. Programda, geleceğin teknolojileri ve güvenlik stratejileri tüm boyutlarıyla ele alındı. Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, dijitalleşme çağında üniversitelerin disiplinlerarası yaklaşımlarla güvenlik, teknoloji ve toplum ilişkisini değerlendiren güçlü merkezler olması gerektiğini vurguladı. Ege Üniversitesi olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve ileri iletişim teknolojileri alanlarında nitelikli katkılar sunmayı hedeflediğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Alcı, "Ege Üniversitesi olarak, bilim dünyasının öncü isimlerini öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizle buluşturmaya devam ediyoruz. Bugün burada kıymetli hocamız Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ı, günümüzün en stratejik konularından biri olan 5G ve siber güvenlik üzerine dinleyeceğiz. Türkiye Bilimler Akademisi’ne (TÜBA) bu nitelikli programları üniversitemiz çatısı altında düzenledikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Teknolojik dönüşümün ulusal güvenlik bağlamında değerlendirilmesi, geleceğin vizyonunu çizmek adına büyük önem taşıyor. Değerli hocamızın sunumunun tüm katılımcılarımız için son derece verimli geçeceğine inanıyorum" dedi. Endüstri 4.0 ve siber-fiziksel sistemler çağı Konferansta "Endüstri 4.0" kavramının tarihsel gelişimine değinen Prof. Dr. Hüseyin Arslan, buharlı makinelerle başlayan sürecin bugün siber-fiziksel sistemlere evrildiğini belirtti. Prof. Dr. Arslan, "Buharlı makinelerin icadıyla başlayan Endüstri 1.0 süreci, her yüzyılda bir evrim geçirerek bugünkü noktaya ulaştı. Elektrik enerjisi, bilgisayarlar ve internetin icadı bu gelişimi tetikleyen ana unsurlar oldu. Bugün içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0’ı siber-fiziksel sistemler olarak tanımlıyoruz. Artık hem fiziksel hem de siber bir dünyamız var. Bu iki dünyayı iyi anlayan ve entegre eden yapılar, geleceğin endüstrisini oluşturuyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) bu sürecin en önemli bileşenidir ve 5G teknolojisi burada kritik bir rol oynuyor. 5G, sadece haberleşmeyi değil, tarımdan bankacılığa kadar tüm sektörlerin verimliliğini artırıyor" diye konuştu. "Gelecek hayallerimizin ötesinde olacak" Haberleşme teknolojilerindeki dijitalleşme hızına dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, 1990’lı yıllardan bugüne yaşanan değişimi örneklerle anlattı. 2034 yılı hedeflerine vurgu yapan Prof. Dr. Arslan, "1994’ten 2014’e kadar geçen 20 yılda haberleşme sistemleri tamamen dijitalleşti. 1G analogken, bugün 5G ile bambaşka bir noktadayız. Şu an 2026 yılındayız ve önümüzde 2034 hedefi var. 6G ve dijitalleşmenin geleceği noktayı tahmin etmekte zorlanıyorum; çünkü teknoloji bazen hayallerimizin bile katbekat ötesine geçiyor. Fiziksel dünyadan toplanan veriler, yapay zeka ile bilgiye dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde ’Dijital İkiz’ (Digital Twin) kavramıyla çok daha içli dışlı olacağız. Fiziksel dünyanın bir benzerini siber dünyada kurmak, üretimden sağlığa kadar her alanda devrim niteliğinde avantajlar sağlıyor" dedi. Veri güvenliği ve ulusal savunma stratejileri Dijitalleşmenin güvenlik boyutuna ve veri kontrolünün önemine değinen Prof. Dr. Hüseyin Arslan, küresel ölçekteki teknolojik rekabete dikkat çekti. Verinin yeni dünyanın en büyük gücü olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, "Çin, veri toplama mekanizmalarıyla kendisine devasa bir dijital ikiz oluşturdu ve olası savaş senaryolarını bu simülasyonlar üzerinden kurguluyor. Benzer şekilde, bugün kullandığımız akıllı araçların verileri aslında üretici ülkelerin veri merkezlerinde toplanıyor. Örneğin Tesla, aslında ağa bağlı bir araçtır ve tüm verileri Amerika’daki merkezlere akmaktadır. 5G ile birlikte bu teknolojik güç ve veri kontrolü daha da kritik bir hale gelecektir. Veri güvenliği konusundaki endişeler, bu teknolojilerin kullanımında en önemli belirleyici unsur olmaya devam edecektir" dedi. Sağlık, tarım ve eğitimde yeni nesil çözümler 5G teknolojisinin hayatın her alanına dokunduğunu ifade eden Prof. Dr. Arslan, akıllı şebekelerden uzaktan ameliyatlara kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin sağlık verilerini toplama konusundaki başarısına değinen Prof. Dr. Arslan, "5G’nin en kritik uygulamalarından biri olan uzaktan ameliyatlar, düşük gecikme sayesinde doktorların farklı ülkelerdeki hastaları tedavi etmesine olanak tanıyor. Tarımda ise ’Dijital Çoban’ gibi teknolojilerle verimlilik maksimum seviyeye çıkarılıyor. Akıllı su ve elektrik şebekeleriyle enerji kayıpları minimize ediliyor. Eğitimde ise sadece uzaktan eğitim değil, tıp ve diş hekimliği gibi alanlarda siber dünya ile entegre, o tecrübeyi hissettiren modeller ön plana çıkacak. Tüm bu dijital dönüşümün merkezinde yer alan 5G ve ağ teknolojileri; mühendislerin doktorlar, veterinerler ve eğitimcilerle entegre bir şekilde çalışmasını zorunlu kılıyor. Bugünün mesajını verecek olursak veriyi kontrol eden dünyayı kontrol eder" diye konuştu. Etkinlik katılımcıların sorularının cevaplanmasının ardından son buldu. Programın sonunda EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı Prof. Dr. Hüseyin Arslan’a teşekkür belgesi takdim etti. Konferansın ardından Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü laboratuvarlarında öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Arslan, sürdürülen projeleri inceleyerek, yeni nesil teknolojilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
04 Kasım 2025 Salı - 18:29
İzmir’de silahlı saldırı: 1 ağır yaralı
İzmir’in Konak ilçesinde motosikletli bir kişinin araca ateş açması sonucu 1 kişi ağır yaralandı. Olay sonrası kaçan şüpheli kısa sürede yakalanırken, yaralının hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.
04 Kasım 2025 Salı - 17:51
İzmir’de motosikletli şahıslar araca ateş açtı: 1 ağır yaralı
İzmir’in Konak ilçesinde motosikletli bir kişinin araca ateş açması sonucu 1 kişi ağır yaralandı. Olay sonrası kaçan şüpheli kısa sürede yakalanırken, yaralının hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, saat 16.00 sıralarında Konak ilçesi Eşrefpaşa Caddesi’nde silahlı saldırı meydana geldi. Motosikletli A.Y. (22), 34 GGU 27 plakalı araca ateş açtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, araçta bulunan A.T.’nin (31) ağır yaralandığı belirlendi. Yaralı, ambulansla Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. A.T.’nin hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Saldırının ardından kaçan şüpheli A.Y., polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Polis ekiplerince yapılan incelemede taraflar arasında önceden husumet bulunduğu olayın bu nedenle gerçekleştirildiği belirlendi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. "Husumetli 2 grup" 28 Mayıs 2023 tarihinde, aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle husumet bulunan iki grup, konuşmak üzere 574. Sokak’ta bir araya gelmişti. Görüşme sırasında iki grup arasında tabanca ile karşılıklı ateş açılması sonucu, A.Y. (26) başından, kardeşi A.Y. ile birlikte üç kişi ise vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. Olaydan bir gün sonra, akşam saatlerinde 2 kişi tarafından Zafertepe Mahallesi 574. sokakta bulunan kıraathaneye molotofkokteylli bir saldırı düzenlendi.
04 Kasım 2025 Salı - 16:02
Alaçatı’da eğlence mekanına silahlı saldırıya 1 gözaltı
İzmir’de eğlence mekanına silahlı saldırıya ilişkin 1 şüpheli gözaltın alınırken bir şüpheliyi yakalamak için çalışmalar sürüyor. Edinilen bilgiye göre olay, sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesi’ndeki bir eğlence mekanında meydana geldi. Kapalı durumdaki mekana tabanca ile ateş açıldı. Çok sayıda merminin isabet ettiği iş yerinde maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alınırken ekipler saldırganların yakalanması için çalışma başlattı. Saldırıyla ilgili A.C. adlı bir şüpheli gözaltına alınırken bir şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor. Öte yandan, saldırı anının bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildiği ve görüntülerde tehdit içerikli sözlerle mekana ateş açıldığı anların yer aldığı öğrenildi.
04 Kasım 2025 Salı - 16:00
Güzellik salonu sahibi müşterilerini dolandırdı, sırra kadem bastı
İzmir’de bir güzellik salonu sahibinin, "kar payı" vaadiyle müşterilerden ve çevredeki esnaftan para toplayarak ortadan kaybolduğu öne sürüldü. Salona gelen müşteriler kapının kapalı ve içerinin boş olduğunu görünce polise giderek şikayetçi oldu.
04 Kasım 2025 Salı - 15:13
Alaçatı’da eğlence mekanına silahlı saldırı
İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesi’nde sabah saatlerinde kapalı durumdaki bir eğlence mekanına kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından silahla ateş açıldı. Olayda yaralanan olmazken, polis ekipleri saldırıyla ilgili soruşturma başlattı. Edinilen bilgiye göre, olay sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler, kapalı durumdaki mekana tabancayla ateş açtı. Çok sayıda merminin isabet ettiği iş yerinde maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, saldırgan ya da saldırganların yakalanması için çalışma başlatıldı. Öte yandan, saldırı anının bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildiği ve görüntülerde tehdit içerikli sözlerle mekana ateş açıldığı anların yer aldığı öğrenildi. Olayla ilgili şüpheli veya şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.
04 Kasım 2025 Salı - 14:54
Enerji içecekleri ölüm saçıyor
Uzmanlar, özellikle gençler arasında yaygınlaşan enerji içeceklerinin ciddi kalp ve damar sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
04 Kasım 2025 Salı - 13:43
Endüstri 4.0’ın kör noktası: Veri güvenliği
Sensörlerle yönetilen akıllı hatlar ve bulut tabanlı veri süreçleri fabrikaları verimlilikte öne taşıyor. Ancak internet bağlantılı bu ekosistem, fidye yazılımları ve veri ihlalleriyle üretimi saatlerce hatta günlerce durdurabiliyor. Uzmanlara göre bu tehdit, yalnızca BT ekiplerinin değil, şirket yönetimlerinin doğrudan sorumluluğu hâline geldi. Akıllı sensörlerle çalışan hatlar, otomasyon düzeyi yüksek karanlık/akıllı fabrikalar ve bulut tabanlı veri akışları, Endüstri 4.0’ın verimlilik avantajını büyütürken siber risklerin ölçeğini de artırıyor. Üretim tesislerinin durma nedeni artık yalnızca mekanik arızalar değil; internet bağlantılı yapılara yönelen sofistike saldırılar, operasyonel sürekliliği ve marka itibarını tehdit ediyor. Bu tablo, siber güvenliği teknik bir BT görevi olmaktan çıkarıp yönetim seviyesinde ele alınması gereken stratejik bir iş riski hâline getiriyor. Fidye yazılımları, tedarik zinciri açıkları ve çalınan kimlik bilgileri; üretim planlarını aksatıyor, teslimat takvimlerini zorluyor ve müşteri güvenini aşındırıyor. Küresel ölçekte bazı üreticilerin yaşadığı veri ihlalleri ve haftalarca süren üretim duruşları, siber dayanıklılığın artık rekabetin ayırt edici unsurlarından biri olduğunu gösteriyor. Yükselen tehdit: Veri ihlali ve kurumsal casusluk Saldırganların yöntem seti genişliyor. Kimlik avı, üçüncü taraf yazılım açıkları, yetkisiz erişim için çalınmış kimlik bilgileri ve tedarik zincirine sızma girişimleri öne çıkıyor. Üretimin bir saatlik kesintisi dahi önemli maliyet oluştururken, sözleşme iptalleri ve yasal süreçler toplam faturayı büyütüyor. İş dünyası açısından risk, yalnızca teknik bir açık değil; doğrudan finansal dayanıklılık ve itibar yönetimi meselesi. "Teknik bir sorun değil, stratejik bir iş riski" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, üretim sektörünün maruz kaldığı siber tehditlerin yalnızca BT departmanlarının sorumluluğunda görülemeyeceğini söyledi. Bayram’a göre modern saldırılar, şirketlerin iş sürekliliğini ve marka itibarını doğrudan etkileyen stratejik bir risk boyutuna ulaştı. Yıllardır kullanılan operasyonel teknoloji (OT) altyapılarının güncel saldırı tekniklerine karşı savunmasız kaldığını belirten Bayram, "güncelleme veya yenileme" kararının çoğu zaman bir maliyet kalemi değil, oluşabilecek zararı azaltan yönetsel bir yatırım olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı. BT ve OT aynı pencereden izlenmeli Üretim sistemleri masaüstü bilgisayarlarla sınırlı değil; hat üzerindeki sensörler, PLC’ler, HMI’lar, endüstriyel ağ anahtarları ve SCADA bileşenleri de saldırı yüzeyinin parçası. Bayram, mümkün olduğu ölçüde BT altyapısıyla birlikte OT katmanının da izlenmesini; olay kayıtlarının tek bir platformda ilişkilendirilerek anormalliklerin üretimi durdurmadan önce tespit edilmesini öneriyor. Riskleri azaltmak için odak başlıklar Uzmanlara göre üretim şirketlerinin önceliği, eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı, sürekli izleme ve anomali tespiti, ağ segmentasyonu ve erişim kontrolü, otomatik yama ve zafiyet yönetimi ile çevrimdışı yedekleme ve geri yükleme senaryoları olmalı. Bu beşli çerçeve, saldırı yüzeyini küçültmenin yanı sıra kesinti sürelerini de anlamlı biçimde kısaltıyor. XDR ve MDR ile genişletilmiş savunma Geleneksel uç nokta koruması tek başına yeterli değil. Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR), uç noktalar, sunucular ve bulut sistemlerinden gelen sinyalleri bir araya getirerek saldırı paternlerini bütünsel biçimde ortaya çıkarıyor. Maliyet yalnızca veri kaybı değil Endüstriyel bir ihlalin faturası çoğu zaman dosya kurtarma bedelinin ötesinde; üretim kaybı, gecikmiş teslimatlar, ceza şartları ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerle büyüyor. Sonuç: Veriyi koruyabilen kazanır Endüstri 4.0 yarışında belirleyici olan yalnızca otomasyon seviyesi değil; dijital tehdide karşı dayanıklılık. En akıllı fabrikalar, en çok veri toplayanlar değil; verisini güvenle işleyip sürekliliği koruyanlar olacak. Yalnızca teknoloji değil, kültür ve yönetişim Barış Bayram, işletmelerdeki en büyük zafiyetin güncel olmayan yazılımlardan ziyade güvenlik kültürü eksikliği olduğunu belirterek, Fazlanet’in teknik çözümleri yönetişim politikalarıyla birlikte kurguladığını ifade etti. Şirket; kullanıcı erişim yetkilendirmeleri, ağ segmentasyonu, yama süreçleri ve felaket senaryoları gibi başlıkları operasyonel kapasiteyle uyumlu hale getiriyor. Bayram’a göre bu çerçeve, üretim tesislerinde kesinti sürelerini kısaltan ve müşteri güvenini koruyan bir güvenlik omurgası oluşturuyor. Kurumsal çözüm ortağı olarak Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş., Türkiye’de 7/24 Türkçe destek, üretim hatlarına özel siber güvenlik danışmanlığı ve sektör bazlı risk modellemesi sunan az sayıda firmadan biri. Şirket, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini güvenlik, süreklilik ve maliyet optimizasyonu temelinde yapılandırarak, Endüstri 4.0 yatırımlarının kesintisiz ve sağlıklı ilerlemesini hedefliyor.
04 Kasım 2025 Salı - 13:27
Uyanıklık yapıp kıyafet değiştirmeleri işe yaramadı, kıskıvrak yakalandılar
Karabağlar ilçesinde bir aracın kelebek camını kırarak hırsızlık yapan iki şahıs, tanınmamak için kıyafet değiştirmiş olmalarına rağmen, olay yeri ve çevresindeki 22 farklı güvenlik kamerası inceleyen polisin sıkı takibi sonucu yakayı ele verdiler. Olay 28 Ekim günü gece saatlerine meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Karabağlar’da gözüne kestirdikleri bir otomobilin kelebek camını kıran iki şahıs, dört adet hoparlör, iki adet tiz, bir adet teyp ve bir adet amfiyi çalarak uzaklaştı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda, olay yeri ve çevresindeki 22 farklı güvenlik kamerası incelendi. Şüpheli iki şahsın çaldıkları malzemeleri plakasız bir araca taşıdıkları, hırsızlık sırasında dikkat çekmemek için kıyafet değiştirdikleri ve olay sonrası Konak yönüne kaçtıkları belirlendi. Yapılan titiz çalışmalar sonucu, olayda kullanılan araç ve kimlikleri tespit edilen O.S. (27) ile Ö.A. (39) isimli şüpheliler yakalandı. Şahıslara ait araçta çalınan dört hoparlör ve iki tiz ele geçirilirken, teyp ve amfi ise Buca ilçesindeki bir iş yerinde bulundu. İş yeri sahibi hakkında ’Suç Eşyasını Satın Almak’tan işlem yapıldı. Bu arada Ö.A. isimli şahsın üç ayrı hırsızlık dosyasından firari olduğu ve 3 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Yakalanan her iki şüpheli ile ilgili gerekli adli işlemler başlatıldı.
04 Kasım 2025 Salı - 12:48
Menemen Belediyesinden her aya bir açılış
Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın her ay bir açılış sözüyle birlikte ilçede son 6 ayda 6 yeni tesisin açılışı gerçekleştirildi. Pazar yerinden kafeye, semt polikliniğinden dijital deneyim merkezine kadar kurdelası kesilen tesislerin vatandaşların ilgi ve desteğiyle karşılık bulduğunu belirten Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Geleceğin Menemen’ini hep birlikte inşa ediyoruz." dedi. Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyünü hizmete açan, Ege’nin en büyük kütüphanesinin inşaatında sona yaklaşan ve eser belediyeciliğinin kent genelinde sayısız örneğini ortaya koyarak fark oluşturan Menemen Belediyesi, arka arkaya gerçekleştirdiği açılışlarıyla da dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Perde, Türkelli’de açıldı Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın, "Her ay bir açılış gerçekleştireceğiz." sözünün ardından adeta açılış yağmuru gerçekleştiren Menemen Belediyesi, perdeyi Türkelli’de açtı. Daha önce Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri, Koyundere Kapalı Pazar Yeri ve Seyrek Kapalı Pazar Yeri gibi hem esnafın hem de vatandaşın yüzünü güldürüp alışverişi kolaylaştıran tesisleri ardı ardına açan Menemen Belediyesi, Türkelli’de de kapalı pazar yerini hizmete açtı. Çevre düzenlemesiyle birlikte bölgeye yakışan bir tesis olarak öne çıkan Türkelli Kapalı Pazar Yeri, birçok üreticinin de doğrudan tezgah açtığı bir pazar yeri olarak öne çıkıyor. Sağlığa önemli yatırım Türkelli’den sonra açılışların ikinci adresiyse Ulukent oldu. Sağlık alanında diyetisyenden pansuman hizmetlerine ambulanstan evde fizyoterapiye kadar birçok hizmeti hemşehrilerine ücretsiz sağlayan Menemen Belediyesi, Asarlık Aile Sağlığı Merkezi sonrası bu kez Ulukent Semt Polikliniği’ni de hizmete açtı. Açılan tesis röntgenden poliklinik hizmetlerine kadar içinde barındırdığı birçok özellikle adeta hastaneyi andırırken, günlük 500 hasta kapasitesiyle hizmet veriyor. Sosyal yaşama Aynısefa dopingi Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın açılış kurdelesini kestiği tesislerin içinde en çok dikkat çeken ise Aynısefa Sosyal Tesisleri oldu. Kafe restoran olarak hizmet veren tesislerin ilki Kent-2’de bulunan Cumhuriyet Parkı içinde hizmete girerken, ikincisi ise Menemen Şehir Parkı içinde yer aldı. Modern tasarımı, lezzetli menüsü, hesaplı fiyatları, güler yüzlü personeli, hijyene ve hizmete dayalı anlayışıyla Aynısefa kafeler, her iki noktada da vatandaşların sabah kahvaltılarından akşam yemeklerine kadar günün her saatinde vakit geçirebilecekleri birer tesis olarak öne çıktı. Haykıran’a manevi dokunuş Menemen’deki açılışların bir diğer durağı ise Haykıran oldu. Menemen Çukurköylü olan ve devlet kademesinde önemli bürokratik görevler üstlendikten sonra 60. hükümette Adalet Bakanı olarak görev yapan Ahmet Kahraman’ın adının verildiği Ahmet Kahraman Camii dualarla açıldı. Açılışta konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Rabbim bu camiden ezanı eksik etmesin, cemaatini bol kılsın." dedi. Dijital dönüşümün merkezi Menemen Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlanarak hizmet vermeye başlayan son tesis ise Dijital Deneyim Merkezi oldu. Mermerli Mahallesi’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce Cumhuriyetin 102. yaşına armağan olarak Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla kapılarını açan tesis, her yaştan misafirine milli mücadele yıllarını eşsiz görsel efektleri ve güçlü ses sistemiyle sağlanan ambiansta bir kez daha hafızalara kazıyacak şekilde kapılarını açtı. Açılışlarımız devam edecek Yalnızca 6 ay içinde birçok farklı alanda çok önemli tesislerin kurdelasını seçkin davetliler eşliğinde kurdelasını kesen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, gerçekleştirilen açılışların bir son değil, daha büyük projelere giden yolda birer kilometre taşı olduğunu söyledi. Başkan Pehlivan, "Göreve geldiğimiz ilk günden bugüne, Menemen’in sadece bir semt ya da bölgesine değil, her bir köşesine hizmet götürerek hemşehrilerimize dokunmanın tarifsiz onurunu yaşıyoruz. Verimli tarım arazileri, üniversitesi, kentleşmesi, sosyal yaşamı, istihdam avantajıyla Menemen her geçen gün sadece İzmir’in değil, bölgemizin çok önemli bir kenti olarak öne çıkıyor. Sosyal yaşamıyla, iş yaşamıyla, eğitime yatırımlarıyla, kadına ve çocuğa verdiği değeriyle Menemen, Türkiye’nin en refah kentleri arasında yerini alma yolculuğuna hız kesmeden devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte yapacağımız yeni açılışlarla da yaşayan ve yaşatan kent mottosunu çok yakıştırdığımız Menemen’imiz, fark oluşturmaya devam edecektir." dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 10:52
Menemen FK, Play-off potasını takip ediyor
Menemen FK, Fethiyespor karşısında aldığı galibiyetle 4 maçlık galibiyet hasretine son verdi. Bu sonuçla puanını 19’a çıkaran sarı-lacivertliler, ligde 7. sıraya kadar yükselerek Play-Off iddiasını sürdürdü. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Menemen FK, sezona etkili bir başlangıç yapsa da son haftalarda yaşadığı düşüşle dikkat çekti. İlk 6 haftada 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan sarı-lacivertliler, ardından çıktığı 4 maçta galibiyet yüzü göremedi. Bu süreçte puan cetvelinde orta sıralara gerileyen İzmir temsilcisi, hafta sonu Fethiyespor karşısında aldığı kritik galibiyetle hem 4 maçlık kazanamama serisine son verdi hem de önemli bir 3 puan elde ederek ligde 7. sıraya yükseldi. Bilal Kısa ve öğrencileri, bu çıkışı sürdürüp ilerleyen haftalarda ilk 5 içerisinde yer alarak Play-Off hattında kalmayı hedefliyor. İç saha performansı göz dolduruyor Bu sezon taraftarı önünde etkileyici bir performans sergileyen Menemen FK, evinde oynadığı 6 karşılaşmada sadece 1 kez mağlup olurken, 3 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Sezonun ilk iç saha maçında Arnavutköy Belediyespor’a yenilen sarı-lacivertliler, o karşılaşmanın ardından evinde yenilgi yüzü görmedi ve son 5 maçta başarılı bir performansa imza attı. Bilal Kısa ve öğrencileri, aynı başarıyı son 3 maçta galibiyet alamayan ve 2 beraberlik, 1 mağlubiyet aldığı dış maçlarında da sergilemeyi hedefliyor. İzmir ekibi, gelecek hafta sonu Mardin 1969’a konuk olacak.
04 Kasım 2025 Salı - 10:52
Karşıyaka, 5 maçlık İzmir serüveninde kaybetmedi
Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta oynadığı 5 maçlık İzmir serüveninde 3 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Karşıyaka, üst üste İzmir’de oynadığı 5 maçlık süreci başarılı bir şekilde tamamladı. Bu karşılaşmalarda yenilgi yüzü görmeyen yeşil-kırmızılılar, 3 galibiyet ve 2 beraberlik alarak önemli bir performans ortaya koydu. İzmir serüvenine 5. haftada oynanan Anadolu Üniversitesi maçıyla başlayan Karşıyaka, bu mücadelede rakibiyle golsüz berabere kaldı. Ardından bir diğer İzmir temsilcisi Çoruhlu FK’ya konuk olan Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, rakibini 4-0 gibi net bir skorla mağlup etti. 7. hafta mücadelesinde Nazillispor’u ağırlayan Karşıyaka, sahadan 1-0 galip ayrılarak hanesine 3 puan daha yazdırdı. En kritik sınavlarından birini 8. haftada İzmir derbisinde Altay karşısında veren yeşil-kırmızılı ekip, zorlu mücadeleden 1-1’lik beraberlikle ayrılarak yenilmezlik serisini sürdürdü. Son olarak hafta sonunda şampiyonluk adaylarından Uşakspor’u konuk eden Karşıyaka, rakibini 1-0 mağlup ederek serisini taçlandırdı. Böylece İzmir temsilcisi, arka arkaya kendi şehrinde oynadığı 5 maçta mağlubiyet yaşamadan 3 galibiyet ve 2 beraberlik elde ederek önemli bir çıkış yakaladı.
04 Kasım 2025 Salı - 10:45
EÜ FAYDA Topluluğu ve LÖSEV farkındalık için buluştu
Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, Lösemili Çocuklar Haftası dolayasıyla, LÖSEV Ege Bölgesi Halkla İlişkiler Ekibi ve FAYDA Topluluğu iş birliğinde anlamlı bir farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlik; İnci Projesi kapsamında Bornova Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri, LÖSEV İzmir gönüllü üst komitesi ve gönüllü müzisyenlerin katkılarıyla gerçekleştirildi. "Gençlerin enerjisi ve umuduyla" sloganıyla hayata geçirilen etkinlikte, lösemili çocuklara destek olmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak hedeflendi. Etkinlik ile ilgili bilgi veren LÖSEV İzmir Halkla İlişkiler Koordinatörü Gamze Berçin Edirne, "Amacımız; lösemiyle mücadele eden çocukların yalnız olmadığını göstermek ve toplumsal duyarlılığı artırmak. Turuncu balonlar, müzik, coşku ve ‘Umut varsa iyileşme de vardır!’ mesajımızla; löseminin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu, moral ve dayanışmanın tedavi sürecindeki önemini ve her yaştan bireyin fark yaratabileceğini vurguladık. Bu etkinlik, küçük bir müzik dinletisiyle birlikte, Ege Üniversitesi LÖSEV gönüllüsü öğrencilerinin bir araya geldiğinde büyük bir umut dalgası yaratabileceğini göstermesi açısından çok kıymetliydi" diye konuştu. "Umut varsa iyileşme de vardır!" Gençlere ve üniversite öğrencilerine yönelik mesaj veren Koordinatör Gamze Berçin Edirne, "Bu tür çalışmalar, gençler için yalnızca bir sosyal sorumluluk deneyimi değil; aynı zamanda aidiyet, empati ve toplumsal duyarlılık gelişim alanı sunuyor. Gençler toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi, organizasyon ve iletişim becerilerini geliştirmeyi, ekip ruhunu ve gönüllülüğün değerini deneyimliyor. ‘Benim de katkım var’ duygusunu yaşayabilmek, gençler için en büyük motivasyon. Bu bilinçle yetişen her genç, geleceğe umut oluyor. Her bir gencimize şunu söylemek istiyoruz. Umut olun, gücünüzün farkında olun. Bir gülümseme, bazen bir şarkı ya da bir balon bile bir çocuğa umut olabilir. Toplumsal fayda üretme motivasyonunuz; sadece bugünü değil, ülkemizin geleceğini de iyileştiriyor. Kapımız tüm gençlere sonuna kadar açık; LÖSEV’de herkesin yeri hazır. Gelin, birlikte daha fazla çocuğun yüzünde gülümseme olalım. Çünkü ‘Umut varsa iyileşme de vardır!’" dedi. Organizasyon süreci, LÖSEV İzmir Halkla İlişkiler ekibi ile FAYDA Topluluğu gönüllülerinin koordinasyonunda, tamamen gönüllülük esasına dayanarak planlandı. Hazırlık, iletişim, düzen ve performans aşamalarında öğrenciler aktif rol alarak sürecin her adımında sorumluluk üstlendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder