Yerel Haberler
İzmir
Bornova Belediye Başkanı Eşki ve 3 şüpheli serbest bırakıldı 10 Nisan 2026 Cuma - 08:19:10 Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla gözaltına alınan Bornova Belediye başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki 3 şüpheli, tutuklama talebiyle sevk edildikleri mahkemece serbest bırakıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bornova Belediyesi bünyesinde A.A. isimli şüphelinin fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan’da soruşturma başlatıldı. İddiaya göre, 22 Eylül 2025 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı yapılan A.A.’nın belediyede hiçbir görev yapmadığı belirlendi. ’Bankamatik memuru’ olarak çalıştırıldığı öne sürülen şüpheli hakkında detaylı inceleme yapıldı. Hazırlanan SGK uzmanlık raporu doğrultusunda olayla ilgili sorumlular tek tek tespit edildi. Raporda, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, şüpheli A.A., İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın sorumluluğu bulunduğu kaydedildi. Raporun tespitlerinin ardından harekete geçen polis ekipleri, şüphelileri gözaltına aldı. Gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve dün diğer şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine çıkarıldı. Mahkeme, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Bornova Belediyesi Personel A.Ş. İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın serbest bırakılmasına karar verdi. Belediyede Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak görevli görünen A.A. ise yurt dışı yasağıyla serbest kaldı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 20:19 Bornova Belediye Başkanı Eşki adliyeye sevk edildi "Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yakalanan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve diğer şüphelilerin emniyetteki sorguları tamamlandı. ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlamalarıyla gözaltına alınan Ömer Eşki ile birlikte toplam 4 şüpheli, işlemlerinin bitmesinin ardından adliyeye sevk edildi. Haksız maaş iddiası Soruşturmanın, Bornova Belediyesi bünyesinde Aslıhan Aksoy isimli kişinin fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan’da başlatıldığı öğrenildi. İddiaya göre, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı yapılan şüphelinin belediyede hiçbir görev yapmadığı belirlendi. ’Bankamatik memuru’ olarak çalıştırıldığı öne sürülen şüpheli hakkında detaylı inceleme yapıldı. Sorumlular raporda tespit edildi Hazırlanan SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda, yaşanan olayla ilgili sorumlular tek tek tespit edildi. Raporda, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A., Bornova Belediyesi Personel A.Ş. Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın sorumluluğu bulunduğu kaydedildi. Raporun ardından harekete geçen ekipler, şüphelileri gözaltına almıştı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:33 Başkan Tugay: "Meslek Fabrikası için mücadele sürecek" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, polis barikatıyla çevrili Meslek Fabrikası’ndaki nöbetin dördüncü gününde içeriye girdi. Binadaki demirbaşlar için mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte tespit işlemlerine katılan Tugay, daha sonra basın açıklaması yaptı. Tugay, "Yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır. Hiç kimse bunu normal görmemeli. Mücadelemize devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, başvurucu kurum adına "asil" sıfatıyla hakim nezaretinde bugün sabah Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte bir süre kapıda bekletildi. Sonrasında mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girerek tespit işlemlerine katıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, sendika ile siyasi parti temsilcileri ve İzmirlilerin destek verdiği Başkan Tugay, gelişmelerin ardından fabrikadan çıkarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi" Süreç hakkında detaylı bilgi veren Başkan Tugay, "Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Bu sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar" dedi. "Bu bir utanç vakasıdır" Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, "Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla abluka altına alınmıştır. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar çıkarmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum" diye konuştu. "Mücadelemize devam edeceğiz" Başkan Tugay ayrıca şunları söyledi: "Bundan sonrası için il başkanlığımızla beraber eylem sürecimiz devam edecek. Ancak bugün Bornova Belediye Başkanımızla ilgili konuyla ilgilenmek zorundayım. Belediyedeki işlerimizin aksadığı yönünde bir algı oluşmasını da istemem. Bu sürecin başında yıllık izin aldım; şu anda yıllık izindeyim. Yönetici arkadaşlarımıza da belediye çalışmalarını aksatmadan devam etmelerini söyledim. Bugüne kadar da bu şekilde geldik. Ama bundan sonra gece gündüz bulunmayı azaltarak normal işime döneceğim. Elbette bu konuyla ilgili hukuki ve idari süreçlerimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız halkın hakkını savunmak için mücadele edecek. Ancak tekrar vurguluyorum; yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır ve açıkça bir kötülüktür. Hiç kimse bunu normal görmemelidir. Mücadelemize devam edeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:39 YÖK ile EBSO arasında iş birliği protokolü Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, İzmir’de, Yükseköğretim Kurulu ile Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) arasında "Üniversite-Sanayi İş Birliği Protokolü" imza törenine katıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) düzenlenen törende konuşan Özvar, protokolün, yükseköğretim sistemi ile sanayi arasında Türkiye’nin geleceğine dair ortak bir vizyonu ortaya koyduğunu ifade etti. Günümüz dünyasında yükseköğretim; ülkelerin kalkınma kapasitesini belirleyen, beşeri sermayesini şekillendiren, üretim yapısını dönüştüren ve uluslararası rekabet gücünü tayin eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Özvar, "Bu nedenle, yükseköğretim politikalarının sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil aynı zamanda gelecekteki ekonomik ve teknolojik değişimleri ve iş gücü ihtiyaçlarını öngören uzun vadeli bir anlayışla belirlenmesi gerekmektedir. Biz de son yıllarda yükseköğretim sistemimizi bu anlayışla yeniden yapılandırıyoruz" dedi. Yükseköğretimde yeni bir paradigma değişimini, stratejik bir dönüşümü hayata geçirdiklerini vurgulayan Özvar, şunları söyledi: "Bu paradigma değişimi, yükseköğretimi kalite, istihdam uyumu ve toplumsal katkı ekseninde yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bizim için asıl önemli olan husus; mezunlarımızın öğrenim gördükleri alanda ne kadar yetkin oldukları, iş gücü piyasasına ne kadar hızlı ve sağlıklı bir şekilde entegre oldukları, edindikleri bilgi ve becerilerin sektörün beklentileriyle ne ölçüde örtüştüğü, üretime ne düzeyde katkı sundukları ve ülkemizin kalkınma hedeflerine nasıl bir değer kattıklarıdır." "Üniversite-sektör iş birliğini yapısal bir zorunluluk olarak görüyoruz" Özvar, yürütülen stratejik dönüşüm sürecinin en kritik boyutlarından birinin "yükseköğretim ile sektör arasındaki ilişkinin yeniden kurgulanması" olduğunu söyledi. "Bugün geldiğimiz noktada üniversite-sektör iş birliğini bir tercih olarak değil yapısal bir zorunluluk olarak görmek durumundayız" ifadesini kullanan Özvar, "Önümüzdeki temel mesele, yükseköğretim sistemimizin ürettiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, dinamik ve sürdürülebilir bir uyum tesis etmektir. İşte Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda gerçekleştirdiğimiz pek çok politika tam da bu hedef doğrultusunda şekillenmektedir" dedi. Özvar, yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık alanları gibi stratejik sektörlerde yeni programların açılmasının, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. "OSB-MYO mezunlarının istihdam oranı yüzde 90’ların üzerinde" Amaçlarının yükseköğretim sistemini dönüşümü geriden takip eden değil, dönüşümü öngören ve yön veren bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirten Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu dönüşümün sahadaki en güçlü ve en somut yansımalarından biri, Organize Sanayi Bölgeleri Meslek Yüksekokulları yani OSB-MYO modelidir. Bu modelde öğrenciler yalnızca sınıfta değil, doğrudan üretim ortamında öğrenmektedir. Sınıfta edinilen teorik bilgi, aynı zamanda üretim bandında, atölyede veya sahada pratiğe dönüşmektedir. Bu durum, öğrenmenin doğasını değiştirmekte ve öğrencilerimizin mezuniyet sonrasında iş hayatına uyum süreçlerini önemli ölçüde kısaltmaktadır. Mevcut durumda 21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet göstermektedir. Burada 37 farklı türde 119 program Kurulumuz tarafından desteklenmektedir. OSB-MYO mezunlarının istihdam oranlarının yüzde 90’ların üzerine çıkması bu projenin başarısını açık bir şekilde ortaya koymaktadır." Yükseköğretim Kurulu olarak başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurum-kuruluşları ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bu modeli yaygınlaştırmak, mevcut yapıları güçlendirmek ve ülke geneline taşımak için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten Özvar, "Çok daha fazla sayıda OSB-MYO’yu ülkemize kazandıracağız" dedi. "7 ilimizde pilot uygulamalara başlıyoruz" Son dönemde izledikleri stratejik dönüşümün bir diğer önemli boyutunu da "işyeri temelli uygulamalı eğitim modeli"nin oluşturduğunu vurgulayan Özvar, şunları kaydetti: "Bu süreçte işletmeler yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda eğitim sürecinin aktif bir paydaşı haline gelmektedir. Müfredatın hazırlanmasından uygulama süreçlerinin yürütülmesine kadar pek çok aşamada sektör temsilcilerinin katkısı alınmakta, böylece eğitim ile üretim arasında güçlü bir bütünlük sağlanmaktadır. Bu modelin en önemli kazanımlarından biri; tıpkı OSB-MYO modelinde olduğu gibi, öğrencilerimizin mezuniyet öncesinde gerçek iş ortamıyla güçlü bir bağ kurmalarıdır. Bu kapsamlı dönüşümün sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için pilot uygulamalara başlıyoruz. Bu doğrultuda Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 ilimizde uygulamayı başlatıyoruz." Özvar, bu çerçevede, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolünün de son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Yükseköğretim Kurulu ile TOBB arasındaki iş birliği çerçevesinde şu ana kadar 104 üniversitede 381 meslek yüksekokulunun 283 oda ve borsa ile eşleştirildiğini aktaran Özvar, "Hedefimiz; birlikte istihdama duyarlı programlar oluşturmak ve sektörün ihtiyaçlarına uygun eğitim ve staj olanaklarını artırmaktır. Bu kapsamda, eşleştirilen her meslek yüksekokulunda odalar ve borsalar tarafından belirli sayıda öğrenciye burs verilecektir. Benzer şekilde, İstanbul Sanayi Odası ile de bir iş birliği protokolü imzalamış bulunuyoruz" diye konuştu. EBSO ile imzalanan protokolün, bu bütüncül dönüşüm sürecine yeni bir güç ve yeni bir ivme kazandıracağını söyleyen Özvar, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın uzun yıllara dayanan üniversite-sanayi iş birliği tecrübesinin, bu anlamda son derece kıymetli bir birikimi ifade ettiğini vurguladı. "Ar-Ge ve inovasyon gibi birçok alanda somut adımlar atılacak" Bu protokolle, bölgedeki üniversiteler ile sanayi arasındaki iş birliğinin çok daha sistematik, programlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Özvar, "İşletmede mesleki eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, müfredatların sektör katkısıyla güncellenmesi, yeni programların birlikte tasarlanması, Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinin ortaklaşa yürütülmesi gibi birçok alanda somut adımlar atılacaktır. Bu yönüyle imzaladığımız protokol; yükseköğretim ile sanayi arasında güçlü ve kalıcı bir ekosistem kurma iradesinin somut bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı. İzmir verilerini paylaştı Bugün imzaladıkları protokolün bu büyük dönüşüm sürecine önemli katkılar sunacağına yürekten inandığını belirten Özvar, "Bu protokol, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın katkılarıyla İzmir’de 8 üniversitemizi ve bir vakıf meslek yüksekokulumuzu doğrudan etkilemektedir. Sunulan güncel verilere göre İzmir’de bu kapsamda yer alan 41 farklı sektörle yapmış olduğumuz analiz sonucunda eşleşmiş olan 93 farklı program türünde eğitim gören toplam 12 bin 627 öğrenci işletmede mesleki eğitim imkanlarından istifade edecek" dedi. "Amacımız, arz-talep dengesine katkı sunmak" EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’a sanayinin ihtiyaç duyulan alanlarına ve mesleki eğitimin geliştirilmesine verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti. Yorgancılar, "Bugün imzaladığımız EBSO-Yükseköğretim Kurulu iş birliği protokolü ile amacımız; çok daha aktif çok daha güçlü sanayi-akademi iş birliği sağlamak ve iş gücündeki arz-talep dengesine katkı sunmaktır" diye konuştu. İş birliği protokolü, Özvar ile Yorgancılar tarafından imzalandı. Törene, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Mahmut Ak, İzmir ve Ege bölgesindeki rektörler de katıldı. "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısı yapıldı Özvar, ayrıca, yine EBSO’da düzenlenen "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısına katıldı. Rektörler ile OSB-MYO’larda görev yapan akademisyenlerin de katıldığı toplantıda konuşan Özvar, derslerin sadeleştirilmesi konusuna vurgu yaptı. Toplantının devamında Özvar, akademisyenlerin sorularını cevapladı.
Yanan sahada geleceğe nefes: Aliağa’da yeni orman için ilk fidanlar dikildi
25 Mart 2026 Çarşamba - 17:53 Yanan sahada geleceğe nefes: Aliağa’da yeni orman için ilk fidanlar dikildi İzmir’in Aliağa ilçesinde 26 Haziran 2025 tarihinde büyük bir yıkıma yol açan orman yangınından etkilenen bölgede binlerce fidan toprakla buluşturuldu. Dünya Ormancılık Günü ve Haftası etkinlikleri kapsamında Aliağa’da geçtiğimiz yıl büyük bir çevre felaketine sahne olan alanda fidan dikim töreni yapıldı. Törende konuşan Aliağa İlçe Orman İşletme Şefi Mustafa Aydınlı, 2025 yılının yangınlarla mücadele açısından kritik bir yıl olduğunu vurguladı. Aydınlı, fidan dikim alanı olarak neden bu bölgeyi seçtiklerini ise şu sözlerle aktardı: "Ülkemizde bugün Dünya Ormancılık Günü ve Haftası olarak kutlanmaktadır. Ülkemizin dört bir köşesinde coşkuyla kutlanmakta olan bu günde orman ve ağaç sevgisini hep birlikte pekiştireceğiz. Ayrıca özellikle belirtmek isterim ki 2025 yılı başta İzmir olmak üzere ülkemizin birçok ayrı noktasında ormanlarla, orman yangınları ile ve afetlerle mücadele edilmesi açısından çok önemliydi. Bu afetlerle birlikte maalesef birçok da can kaybımız oldu. Hektarlarca orman ağacı da yanarak kül oldu. Yangınların çıkış sebebi genelde ihmal veya bunun gibi sebeplerden olduğu için o da bizi çok üzdü. Bizlere düşen doğayı, ormanları korumak, ateş yakmamak ve çıkacak yangınlarda tedbirli olmak, bu yangınları söndürmek. Bir de özellikle belirtmek isterim ki bugün tören yaptığımız bu nokta, geçen sene 26 Haziran’da burada küçücük bir ihmalden; vatandaş öngöremedi bir temizlik ateşi yaktı. Buradan başlayan yangın yaklaşık 15 dakikada rüzgarın da etkisiyle karşı tepeye ilerledi ve bu ormanlık alanı ve Bozköy Mahallesi’ni tehdit etti. Hatta bir tane ev, onlarca küçükbaş hayvan telef oldu. Evinde hasta yatağında yatan, çıkamayan, yürüyemeyen vatandaş da o yangında evinden çıkmak zorunda kaldı. Çok büyük bir afet yaşandı. O yüzden bugünün anlam ve önemine binaen bu noktayı seçtik. Bugün için anlamlı bir nokta olsun, bir farkındalık olsun istedik. Ben hepinize katılımlarınız için çok teşekkür ediyorum" dedi. "Bu bilinci evlatlarımıza vermek zorundayız" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ise, yangınların önlenmesinde toplumsal bilincin ve dikkatin hayati önem taşıdığını ifade etti. Kaymakam Güney, "Ormancılık Haftası dolayısıyla bu sahada fidan dikimini gerçekleştireceğiz. Her sene ilçemizin değişik yerlerinde fidan dikiyoruz. Bu sene de burada özellikle geçen sene yangın çıkan alanda fidan dikmeyi uygun gördük. Biraz önce orman işletme şefimizin de söylediği gibi yanan ormanlar ciğerimizi yaktı. Ülkemizde özellikle İzmir bölgesinde çok orman yangını çıktı, ilçemizde de ciddi manada yangınlar çıktı. Önemli olan bu yangınların çıkmasını engellemek, önlemek. Bu da alacağımız önlemlerle, dikkat edeceğimiz ufak tefek ayrıntılarla önlenebilir. Bu bilinci bütün evlatlarımıza vermek zorundayız. Burada ben evlatlarımızın yüzündeki ışıltıyı görüyorum. Daha iyi bir gelecek için sloganlarında belirttikleri gibi ’Biz diktik doğa büyütecek’ inşallah. Hepsinin gözleri pırıl pırıl, dört gözle fidan dikmeyi bekliyorlar. Hep beraber daha önce yanan alanlara fidan dikip çevremizi, doğamızı güzelleştireceğiz. Ben tekrardan hepinize teşekkür ediyorum, yangınsız bir sezon diliyorum. Dikkat edersek inşallah bu yangınları azaltırız" dedi. Protokol konuşmalarının ardından öğrenciler ve katılımcılar, uzman ekiplerin gözetiminde fidanları toprakla buluşturarak can sularını verdi. Fidan dikim törenine Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Can, İlçe Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Akyüz, İlçe Orman İşletme Şefi Mustafa Aydınlı, İlçe Orman İşletme Şefliği personeli, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı kapılarını açtı
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:21 İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı kapılarını açtı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, EFR Fuarcılık tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı törenle kapılarını açtı. Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, "İnancımız odur ki İzmir mobilya sektörü, sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha güçlü bir yer alacaktır. Bunun yoluysa yenilikçi düşünceden ve tasarımı üretimin kalbine koymaktan geçmektedir" dedi. İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı, 25-29 Mart tarihleri arasında, Fuar İzmir B Hol’de sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Fuarda, 12 ilden, 127 firma ve markaları yer alırken üreticiler yeni koleksiyonlarını ve ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Bu yıl ilk kez kurgulanan özel konseptle ise ziyaretçilerin fuar alanındaki tüm stantlarla etkileşim kurabileceği bütüncül bir deneyim hedefleniyor. Fuarın, yeni iş birlikleri ve ihracat bağlantıları açısından önemli fırsatlar oluşturması amaçlanıyor. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Buca’da mobilya atölyelerindeki yangından etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu. Yıldır, fuarın, ticari fonksiyonunun yanı sıra fikirlerin, tasarımların ve vizyonların buluştuğu bir platform olduğunu belirterek, "Bu buluşma, üreticilerimiz için yeni iş birliklerinin, yeni pazarların kapısını açacaktır. Bugün dünya pazarlarında rekabet her zamankinden daha güçlü. Artık sadece üretmek yeterli değil. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı, sektörümüzün geleceğini belirleyen önemli unsurlar haline gelmiştir. Mobilyada değer, artık yalnızca üründe değil tasarım, estetik ve marka gücündedir" diye konuştu. "Mithat Paşa Meslek Lisesi’nin kuruluşuna kadar uzanır" İzmir mobilya sektörünün sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla küresel pazarlarda çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandıklarını belirten Dr. Zafer Levent Yıldır, "Bunun yolu yenilikçi düşünceden, yeni trendleri yakından takip etmekten ve tasarımı üretimin merkezine koymaktan geçmektedir. Kentimizde mobilya sektörü köklü bir deneyime sahiptir. Bu deneyimin temeli ise 1861 yılında Mithat Paşa Meslek Lisesi’nin kuruluşuna kadar uzanan üretim geleneğine dayanmaktadır. Söz konusu birikim, bugün özellikle Karabağlar’da yoğunlaşarak sektörün güçlü yapısını oluşturmuştur" dedi. "İzmir mobilyasının değerini daha yukarılara çıkarmak hepimizin görevi" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sektöre katkılarından da bahseden Yıldır, "Hedefimiz, Meslek Fabrikası ile birlikte aynı zamanda Karabağlar Belediyesi ile kurduğumuz bir iş birliği çerçevesinde, eğitimli ve nitelikli iş gücünü bu sektöre kazandırmak olmuştur. Bu konuda olukça fazla da yol aldığımızı söylemek isterim. Sektörümüz yalnızca üretimde değil; tasarım, markalaşma ve uluslararası rekabette de gücünü göstermektedir. Avrupa, Orta Doğu ve dünya pazarlarında İzmir mobilyasının değerini daha yukarılara çıkarmak hepimizin görevidir. Bu fuarın, sektörümüze yeni bir vizyon kazandıracağına, firmalara yeni kapılar açacağına, İzmir’i mobilya sektöründe daha güçlü bir merkez haline getireceğine yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Karabağlar mobilyanın kalbi" Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Karabağlar’ın mobilya sektörüyle özdeşleşmiş bir ilçe olduğunu vurgulayarak, "Karabağlar mobilyanın kalbi, mobilya Karabağlar’ın kalbi. Sektördeki her emek kentin gelişimine katkı sağlıyor. Değişim ve dönüşümü birlikte gerçekleştirerek sağlıklı büyümek zorundayız. Mobilya sektörümüz ve yerel yönetimlerle birlikte gelişeceğiz. Çünkü biliyoruz ki mobilya sektörü gelişirse Karabağlar gelişir" dedi. İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz ise fuarların sektör açısından önemine dikkat çekerek, "Mobilya sektörü, üretim gücü, tasarım kabiliyeti ve ihracat potansiyeliyle ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Küresel ölçekte güçlü bir konuma sahibiz. Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye mobilya sektörü, üretim işletmeleri ve istihdam kapasitesiyle dikkat çekiyor. Mobilya üretiminde önemli merkezlerden biri olan İzmir, bu başarıda önemli bir yere sahip. Tasarım, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve markalaşma sektörümüzün geleceğini şekillendiren başlıklar. Bu alanlarda atılacak adımlar hem rekabet gücümüzü artıracak hem de ihracat hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacak" derken fuar teşvikleri ile de üyelerine önemli katkılar sağladıklarını söyledi. "Sektöre yeni bir soluk kazandıracak" İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç da fuarın sektöre yeni fırsatlar sunacağını belirterek, "Dünya pazarlarında rekabetin arttığı bu dönemde markalaşma ve tasarım, sektörün geleceğini belirliyor. Biz inanıyoruz ki İzmir mobilya sektörü, sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha iyi bir yer alacaktır. İzmir olarak hedefimiz sektörümüzün gücünü sadece üretimde değil, tasarım, markalaşma ve uluslararası rekabette de göstermektir" dedi. EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal ise fuarın küçük esnaf için de önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, İzmir Mobilyacılar Odası ile yapılan iş birliği kapsamında küçük ölçekli üreticilerin de fuara katılımı sağlanarak sektörde kapsayıcı bir buluşma ortamı oluşturulduğunu söyledi. Protokol üyeleri daha kurdele kesimi sonrası açılan fuar alanında stantları ziyaret ederek, sektör temsilcilerinden ürünler ve çalışmaları hakkında bilgi aldı. Programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Üyesi Suha Kahraman, İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen, İZTO Meclis Başkan Yardımcısı Nevzat Artkıy, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı Işın Yılmaz, İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal, oda ve dernek yöneticileri ile sektör temsilcileri katıldı.
Aliağalı özel sporcular Türkiye finallerinde
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:31 Aliağalı özel sporcular Türkiye finallerinde Okul Sporları Özel Sporcular Atletizm İl ve Özel Sporcular Para Masa Tenisi yarışmaları, 11 Mart 2026 tarihinde İzmir Atatürk Stadyumunda, düzenlendi. Aliağa Belediyesi ve Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünde eğitim gören Özel Sporcular, Down Sendrom, Mental, Otizm kategorilerinde üstün başarı gösterdi ve gerekli dereceleri geçen sporcular Samsun ve Konya’da yapılacak olan Türkiye Şampiyonasına katılmaya hak kazandı. Aliağa Belediyesi ve Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünde eğitim gören özel sporculardan atletizmde; Ahmet Emin Aksu, 100 metrede il birincisi, gülle atmada ise 5.99 metre derecesi ile Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. Yekbun Can, 100 metrede 14.95 ve 200 metrede 31.54 dereceleriyle Türkiye finaline kalmayı başardı. Muhammed Yusuf Apak, 800 metrede 3.14 ve 200 metrede il ikincisi olarak Türkiye finaline katılma hakkı elde etti. Gökçe Yavaş, 200 metrede il dördüncüsü olurken 800 metrede 3.54 derecesiyle Türkiye finaline katılmaya hak kazandı. Emirhan Özkan, 100 metrede il birincisi ve 200 metrede il ikincisi olarak başarılı bir performans sergiledi. Mehmet Duyan, gülle atmada ve 100 metrede il birinciliği elde etti. Yunus Yağız Özkurt, 100 metrede il birincisi olurken 200 metrede il ikincisi olarak Türkiye finaline yükseldi. Eyşan Usul ise 200 metrede il üçüncüsü oldu. Para masa tenisinde ise Eren Yüzbaşıoğlu, İzmir il birincisi olarak Türkiye finaline katılmaya hak kazandı.
’Şezlong cinayeti davasında bekçiyi baltayla öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis
25 Mart 2026 Çarşamba - 12:39 ’Şezlong cinayeti davasında bekçiyi baltayla öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis İzmir’in Çeşme ilçesinde, şezlong yeri tartışması yüzünden Soner Boztepe’yi (29) baltayla öldüren S.Ş., yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Çeşme Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini planlı bir şekilde gerçekleştirdiğine hükmetti. Olay 18 Temmuz 2025 tarihinde Çeşme Ovacık Mahallesi Gücücek Koyu’nda meydana geldi. Yaşanan olayda, bir sitede güvenlik görevlisi olan Soner Boztepe (29) ile komşu sitenin görevlisi S.Ş. arasında şezlong yeri nedeniyle tartışma çıkmıştı. Büyüyen kavgada S.Ş., eline aldığı baltayla Boztepe’nin başına ağır bir darbe indirmiş, kafasında açık yara oluşan Boztepe olay yerinde hayatını kaybetmişti. Olaya dair açılan davanın karar duruşması görüldü. Çeşme Ağır Ceza Mahkemesi, sanık S.Ş.’nin eylemini planlı şekilde gerçekleştirdiğini ve delillerin suçunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Mahkeme heyeti, sanığı ’Tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Jandarmayı oyalamak için yangın çıkarmıştı Cinayetin ardından kaçmaya çalışan saldırgan, yerini gizlemek ve jandarma ekiplerini oyalamak amacıyla çevredeki makilik alanda yangın çıkarmıştı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen jandarma ekiplerinin çalışması sonucu yakalanan S.Ş., sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
25 Mart 2026 Çarşamba - 12:16 Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi İzmir’de lise öğrencisi Melek Öztürk, annesini kanserden kaybetmesinin ardından hastalıklarda erken ve doğru teşhis koyabilen yapay zeka destekli bir sistem geliştirdi. "ONCOMathRIX" adı verilen sistemin açık kaynak verilerle yüzde 97 başarı oranına ulaştığı ve projenin patent alma aşamasında olduğu belirtildi. Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Melek Öztürk’ün (16) hayatı, annesi Zehra Öztürk’ün amansız bir hastalığa yakalanmasıyla tamamen değişti. Genç kızın annesine ilk olarak pankreas kanseri, ardından ise böbrek üstü bezi kanseri teşhisi konuldu. Bu zorlu süreçte annesinin tedavisinde yaşanan aksaklıklar ve tıbbi süreçlerdeki zorluklar, Öztürk’ün dikkatini sağlık alanına yöneltti. Tedavi aşamalarında bir hastanın ve hasta yakınlarının yaşadığı yıkıma bizzat şahit olan genç öğrenci, annesini kaybetmesinin ardından büyük bir acı yaşadı. Yaşadığı bu derin kayıp, onda başka hastaların ve ailelerin benzer acılar çekmesini önlemek adına güçlü bir motivasyon oluşturdu. Matematik ve biyolojiye olan ilgisini bu motivasyonla birleştiren Öztürk, okulunda TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine hazırlanan "Matrix" adlı matematik kulübünde çalışmalar yapmak için harekete geçti. Matematik öğretmeni Erhan Erdoğan’ın desteğiyle araştırmalar yapan genç kız, pes etmeden çalışarak dijital patoloji alanındaki büyük iş yükünü fark etti. Bu doğrultuda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Doğan Kılıç ile iletişime geçerek fikrini anlattı. Başlangıçta genç bir öğrencinin hevesi olarak değerlendirilen bu fikir, literatürdeki eksiklikleri tespit eden yapısı sayesinde kısa sürede ciddi bir bilimsel çalışmaya dönüştü. Ortaya çıkan ve "ONCOMathRIX" adı verilen bu proje, böbrek hücresi karsinomu tanısında patoloji uzmanlarının iş yükünü hafifletmek amacıyla matematik tabanlı bir farmakolojik karar destek sistemi olarak hayata geçirildi. Biyolojik verileri topolojik ve diferansiyel analiz yöntemleriyle işleyen ONCOMathRIX sistemi, hücre yapısındaki değişimleri yüksek hassasiyetle modelleyerek, ilaç etkileşimlerini ve tedavi süreçlerini dijital bir tabanda analiz etme imkanı sunuyor. Kanser hastalarına umut olacak Annesinin tedavi sürecinde yaşadığı zorlukların kendisine ilham olduğunu anlatan Melek Öztürk, "Bu süreçte hastanın ve hasta yakınlarının ne kadar yıkıldığını, ne kadar zor dönemlerden geçtiğini bizzat yaşadım. Annemi kaybettikten sonra bu konuyla ilgili bir adım atmam gerektiğine olan inancım arttı ve projemi bu motivasyonla hayata geçirdim." ifadelerini kullandı. Sistemin histopatolojik görüntülerdeki gürültüyü azaltarak bunları ısı haritalarına dönüştürdüğünü ve böbrek kanserinde evreleme yaparak kişiselleştirilmiş tedavi örnekleri sunduğunu belirten Öztürk, "Mevcut 537 açık kaynak veri setiyle yüzde 97 başarı oranına ulaştık. Şu an projemizin marka tescili ve patenti mevcut olup fikri ve sınai mülkiyet hakkı başvurularımızı da revize ettik. Sadece benim değil, birçok kanser hastasının yaşadığı bu zorluklara umut olabilmek ve bilime fayda sağlamak adına çalışıyorum. Aynı zamanda konuyla ilgili bir makalenin de yayım süreçlerini yürütüyorum." şeklinde konuştu. Görüntü işleme teknolojilerinde büyük potansiyel Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Doğan Kılıç, birimlerinde ürettikleri verileri bilim dünyasına kazandırarak tutarlılığı artırmaya çalıştıklarını kaydetti. Kişiselleştirilmiş tıp ve akıllı sistemlerin alanın geleceği olduğunu vurgulayan Kılıç, "Melek de yapay zekanın devreye girmesiyle hızla popülerleşen görüntü işleme sistemleri üzerine çalışarak bilimsel literatürdeki eksikliklerden birini tespit edip bunun üzerine ilerledi. Başlangıçta projeyi genç bir arkadaşımızın hevesi olarak düşündük fakat ciddi bir bilimsel bakış açısıyla geldiğini görünce kendisine ufak destekler vererek yol gösterici olduk. Ancak çalışmayı, düşünceyi ve fikri tamamen kendisi geliştirdi." dedi. Görüntü işleme sistemlerinin birçok alanda kullanılabileceğine dikkat çeken Kılıç, "Amacımız sistemin diğer dallarda kullanılamaması değil, kullanıldığı alanlarda olabildiğince tutarlı sonuçlar almasını sağlamaktır. Biz bu yönü çok güçlü yapmaya çalışıyoruz. Eğer bu projeyi tam tutarlı ve kliniğe yansıyabilecek bir hale getirirsek, görselle tanı yapılan diğer bütün alanlarda da kullanılmaması için hiçbir sebep görmüyorum. Melek’in patent ve fikri mülkiyet konusundaki başvuruları başladı ve süreç devam ediyor. Aynı zamanda işin ticari olmayan akademik kısımlarını bilim dünyasıyla paylaşmak adına bir makale çalışmasına da başlandı." açıklamasında bulundu. "Türkiye’de bir ilke imza attı" Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi Müdürü Zeynep Aslan, öğrencisi Melek Öztürk’ün geliştirdiği projeyle tıp dünyasında Türkiye’de bir ilke imza atarak imkansızı başardığını belirtti. Tüm çabalarının bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu vurgulayan Aslan, TÜBİTAK ve TEKNOFEST’in desteklediği projeye farklı kurum ve kişilerden de katkı beklediklerini ifade etti. Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi Matematik Öğretmeni Erhan Erdoğan ise TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine hazırlanan "Matrix" adlı matematik kulüplerinin, öğrencileri Melek Öztürk’ün öncülüğünde büyük bir başarıya imza attığını dile getirdi. Öğrencisinin topolojiden tıbba ve onkolojiye kadar birçok farklı alanda pes etmeden gösterdiği azme dikkat çeken Erdoğan, bu kararlılığın kendilerini son derece gururlandırdığını kaydetti.
İzmir’de sanayi sitesindeki yangın kontrol altına alındı
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:16 İzmir’de sanayi sitesindeki yangın kontrol altına alındı İzmir’in Buca ilçesindeki bir sanayi sitesinde sabaha karşı çıkan yangın, saatler süren müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Can kaybının yaşanmadığı olayda 3 atölye ve 2 depo büyük zarar gördü.Seyhan Mahallesi’ndeki sanayi sitesinde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı. iddiaya göre orman ürünleri deposunda başlayan alevler kısa sürede büyüdü. Yangın çevredeki diğer iş yerlerine de sıçradı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yaklaşık 7 saatlik çalışmanın ardından yangını kontrol altına aldı. Olayda 3 atölye ve 2 deponun zarar gördüğü belirlendi. Bölgede herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Yangın sonucu işyerlerinde büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Ekiplerin bölgedeki soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangının çıkış nedeni ile ilgili soruşturma başlatıldı."Büyük maddi kayıp yaşandı"Yanan mobilya atölyesinin sahibi Nihat Atabey (19), gece saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktığını belirterek, "Mekan sahibi olarak olay yerine geldiğimizde alevler çoktan yükselmişti. Karşılaştığımız durum içler acısıydı. Alan ağırlıklı olarak depo şeklinde kullanılıyordu. İçerisindeki hazır mobilya ürünleri ile komşu dükkanlardaki malzemeler tamamen küle döndü. Şu an ortada çok büyük bir maddi kayıp var. Normal şartlarda sabah 08.00’de işbaşı yapıyoruz. Gece gelen bir telefonla durumdan haberdar olduk. Yangın biz bölgeye ulaşmadan büyüdüğü için çok fazla müdahale imkanı kalmamıştı. Fakat çalışanlarımız yine de ellerinden geleni yaptı. Sanayi sitesindeki iş yerleri birbirine çok yakın konumda. Alevler hızla yayıldı ve sıçrama sonucu dükkanlar ağır hasar gördü" ifadelerini kullandı.