Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’ 07 Mart 2026 Cumartesi - 20:21:27 Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İzmir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’ programında yüzlerce vatandaş bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından çeşitli sosyal aktiviteler yapıldı. TÜGVA İzmir Temsilciliği tarafından organize edilen programda çocuk oyunları, geleneksel gölge oyunları, söyleşi ve tiyatro gösterileri gibi etkinlikler yer aldı. Katılımcılar, hazırlanan şenlik alanında eski Ramazan kültürünü yansıtan ikramlarla vakit geçirdi. Program kapsamında kurulan sofralarda yaklaşık 5 bin kişi birlikte iftar yaptı. Vali Elban’dan teşekkür İzmir Valisi Süleyman Elban, bugün iftarlarını şehrin en güzide mekanlarından Cumhuriyet Meydanı’nda TÜGVA İl Temsilciliği organizesinde gençlerle, çocuklarla ve ailelerle beraber paylaşacaklarını, burada gençlerin ve çocukların eğlenecekleri değişik etkinliklerin olduğu bir alanın da düzenlendiğini, çocukların hakikaten çok eğlendiğini, onlar için Hacivat Karagöz gibi eski Ramazanları hatırlatan sürprizlerin, şerbetlerin ve farklı etkinliklerin hazırlandığını, bunun haricinde vakfın yürüttüğü bir kısım kurslar ve programlar da bulunduğunu belirterek, TÜGVA İl Başkanı ve yönetimine, soframızı şenlendiren tüm vatandaşlara, gençlere ve yavrularımıza çok teşekkür ediyorum dedi. İftar sofrasında 5 bin kişi buluştu TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, çok anlamlı bir etkinlik için Cumhuriyet Meydanı’nda olduklarını, burada inanılmaz bir atmosferin bulunduğunu, İzmir’in güzel insanıyla bir araya geleceklerini, yaklaşık 5 bin kişiyle iftar sofrasına ve gönül sofrasına oturacaklarını, aynı zamanda Ramazan’ın şenliğini çocuklarla ve gençlerle sonuna kadar yaşayıp hissedeceklerini ifade etti. Bilal Saygılı’dan destek mesajı AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, TÜGVA yaparsa en iyisini yapar dediğini, vakıftan razı olduğunu ve Allah’ın da razı olmasını dilediğini belirtti. Kültür ve sanat faaliyetleri sürüyor TÜGVA İzmir İl Temsilcisi Yiğit Aslanata, İzmir’in bugün ahenginin tam olarak değişmiş durumda olduğunu, bununla da aynı zamanda gurur duyduklarını, TÜGVA olarak kültürden sanata, sanattan spora kadar gençliğe ve gençlerin ailelerine hizmet etmeye devam ettiklerini söyledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33 FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:45 İzmir’e tarih damgalı sevgi yolu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın öncülüğündeki Güzel İzmir Hareketi, Bayraklı Sevgi Yolu’nu baştan aşağı yeniliyor. Smyrna Höyüğü’nden ilham alan proje ile 335 metrelik aks, hem kültürel vitrin hem de ticari cazibe merkezi olacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi tarafından Bayraklı Sevgi Yolu tasarım projesi hazırlandı. Bayraklı’daki Smyrna Höyüğü’nden (eski Smyrna) referans alınarak oluşturulan tasarımların yer alacağı yol, kentin simge noktalarından biri haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile ilgili diğer daire başkanlıkları tarafından sahada uygulama süreçleri sürdürülen proje kapsamında Bayraklı Sevgi Yolu, tarihin izlerini geleceğe taşıyan nitelikli ve modern bir görünüme kavuşacak. Kültürel aks oluyor Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenlemesi Projesi alanı Bayraklı’da 335 metre uzunluğunda, yaya öncelikli bir ticaret aksı olarak hizmet veriyor. Doğu tarafında Ord. Prof. Ekrem Akurgal Caddesi ile kesişen sokağın batı ucunda Zeki Yavaş Sokak bulunuyor. Yolun doğu girişi Smyrna Bayraklı Höyüğü girişine 240 metre uzaklıkta yer alıyor. Smyrna Höyüğü, İzmir’in tarihi çekirdeğini oluşturan en eski yerleşim alanları arasında. Proje; Bayraklı Sevgi Yolu çevresinde yer alan modern kentsel dokunun, binlerce yıllık bir yerleşim sürekliliği üzerine kurulu olduğunu ortaya koyacak. Böylece Sevgi Yolu, yalnızca günümüz Bayraklısında bir yaya aksı değil, aynı zamanda İzmir kentinin tarihi gelişim hattına doğrudan temas eden bir kültürel aks niteliği taşıyacak. Sevgi Yolu yeni haliyle İzmir için kültürel, tarihi, turistik ve ticari bir cazibe merkezi haline gelecek. Arkeolojik buluntulardan referans alındı Aks üzerindeki belirli odak noktalarında uygulanan podima (yürüme yolu) zemin kaplamalarında, Antik Smyrna Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan arkeolojik buluntulardaki bezeme ve motif repertuvarından referans alındı. Bu zemin dokusu, modern malzeme kullanımıyla yeniden yorumlandı. Podima yüzeylerdeki desen geçişleri, Smyrna’nın farklı dönemlerine ait kültürel katmanları sembolik biçimde yansıtacak. Ayrıca doğal taş zemin kaplaması üzerine, tarihi referans noktalarına yönlendirme sağlayan mesafe bildirimli yer işaretleri entegre edildi. Höyükteki prehistorik oval planlı ev tipolojisinden ilham alınarak tasarlanan çağdaş üst örtü ve oturma birimleri ile höyükten çıkarılan buluntulardaki desenlerden ilham alınan üçgen formlu kentsel donatılar, geçmişteki barınma biçimlerinin mekânsal hafızasını ve kültürel izlerini günümüze taşıyor. Bu elemanlar hem gölgelik hem de dinlenme alanı işlevi görüyor; form ve malzeme dili açısından tarihi referansları çağdaş kent mobilyasına dönüştürüyor. Aydınlatmasıyla öne çıkacak Proje kapsamında aynı zamanda sokak aydınlatma sisteminin; enerji verimliliği yüksek, homojen ışık dağılımı sağlayan ve yaya güvenliğini artıran armatürlerle yenilenmesi öngörüldü. Aydınlatma elemanları, aks boyunca görsel konforu destekleyecek şekilde konumlandırılarak gece kullanım senaryolarına uygun, süreklilik arz eden bir aydınlatma kurgusu oluşturuldu.
Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı
10 Ekim 2025 Cuma - 18:52 Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı İzmir’de 2022 yılında otobanda baygın halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı. Yeni deliller doğrultusunda başlatılan soruşturmada bir şüpheli tutuklanma istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek, 26 Temmuz 2022’de iş görüşmesi için Bornova’daki bir restorana gitti. Akşam eve dönmeyince ailesi kayıp başvurusunda bulundu. Genç kız, kısa süre sonra Bayraklı Tüneli çıkışında otoban ortasında baygın halde bulundu. Hastaneye kaldırılan Çiçek, yapılan tüm müdahalelere rağmen ertesi gün hayatını kaybetti. Otopsi raporunda, Çiçek’in kanında yüksek miktarda uyuşturucu madde tespit edildi. Polis, Çiçek’in ölümüne ilişkin Burak K.’yi gözaltına aldı. Çiçek’in telefonu üzerinde bulunan Burak K., sorgusunda genç kızı kendisinin öldürmediğini söyledi. Burak K., ‘Gasp’ suçundan tutuklandı. Polis, Çiçek’in son olarak beyaz renkli bir hafif ticari araca bindiğini tespit etti. Aracın geçtiği noktaları inceleyen ekipler, Cem A.’yı gözaltına aldı. ‘Nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla adliyeye sevk edilen Cem A., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada, gözaltına alınan Cem A.’nın kuzeni Diyar A. da mahkemece, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Burak K. için istenilen adli tıp raporunda ise kanında ve idrarında uyuşturucu madde tespit edildi. Burak K., 27 Ekim 2022’de savcının talebiyle yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edildi. Ancak Burak K., ilerleyen süreçte başka suçtan hüküm giyip cezaevine gönderildi. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, şüphelilerden Cem A. hakkında ‘Nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 19 yıla kadar, Burak K. için ‘Yağma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar hakkında, ‘Olası kastla öldürme’ suçundan ise kovuşturmaya yer olmadığı belirtildi. Sanıklar, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmaya başladı. Dosya yeniden açıldı Olayla ilgili daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, yeni bulgular ve deliller ışığında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaldırıldı. Başsavcılıkça yürütülen yeni soruşturma kapsamında, "kasten insan öldürme" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama" suçlarından şüpheli Cem A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cem A., tutuklanması talebi ile sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Tepecik Hastanesinde 100’üncü kapalı kalp ameliyatı
10 Ekim 2025 Cuma - 15:34 Tepecik Hastanesinde 100’üncü kapalı kalp ameliyatı İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, minimal invazif cerrahide 100. vakasını tamamladı. Klinik, MİECC sistemiyle kapalı koroner bypass ameliyatını Türkiye’de ilk kez uygulayan merkez oldu. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, 2018 yılında aort kapağı değişimiyle başladığı minimal invazif kalp cerrahisinde (halk arasında "kapalı kalp ameliyatı" olarak bilinen) önemli bir tecrübe eşiğini geride bıraktı. Kliniğin uzmanlık alanı, sadece kapak değişimleriyle sınırlı kalmadı. Bu yedi yıllık süreçte ekip, tecrübesini hızla genişleterek; kapalı mitral kapak, çoklu kapak, asendan aort, kalpte delik ve kalp kapak enfeksiyonu gibi komplike ameliyatları da minimal invazif yöntemle başarıyla gerçekleştirdi. Son olarak da bir yıl önce kapalı koroner arter bypass ameliyatları eklendi. Bu serinin en son ve en önemli adımı ise, Prof Dr Burçin Abud ve Doç Dr Kemal Karaarslan tarafından 100. hastaya uygulanan kapalı koroner arter bypass ameliyatı oldu. 100. vaka, kliniğin sadece sayısal değil, teknolojik olarak da öncü olduğunu kanıtladı. Bypass uygulanan hastada, Avrupa’da en son teknoloji ürünü olan MİECC (Minimal İnvazif Vücut Dışı Dolaşım) sistemi kullanıldı. Yapılan detaylı araştırmalar sonucunda, Tepecik Hastanesi’nin kapalı kalp ameliyatını MİECC sistemiyle birlikte kullanan Türkiye’deki ilk merkez olduğu belirlendi. SIRS’a karşı güçlü kalkan: MİECC’nin farkı MİECC sistemi, cerrahi esnasında hayati bir fark oluşturuyor. Normalde açık kalp ameliyatlarında uygulanan yüksek düzeydeki kan sulandırma ihtiyacı ortadan kaldırıyor. En önemlisi, kullanılan küçük vücut dışı dolaşım (perfüzyon), hastanın normal fizyolojik dolaşımına en yakın bir akış sağlıyor. Bu teknolojik üstünlük, hastanın kanı ve bileşenleri üzerindeki travmayı azaltarak, ameliyat sonrası en büyük risklerden biri olan SIRS (Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu) riskini minimuma indiriyor. SIRS, açık kalp ameliyatları sonrası erken dönemde meydana gelebilen ve hastanın akciğer, karaciğer ve böbrek gibi kritik organlarında sorunlara yol açabilen ciddi bir durumdur. MİECC sistemi sayesinde organ hasarı riski azalıyor, böylece hastaların ameliyat sonrası süreçleri daha konforlu ve hızlı ilerliyor. Duruma göre hoşnutsuz sonuçlar doğurabilen bu zorlu sürece karşı önemli bir koruma sağlanmış oluyor. Başhekim Yakan: "İnsan odaklı sağlık hizmeti" İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Savaş Yakan, elde edilen bu başarının, kamu hastanesinin misyonunu yansıttığını belirtti. Prof. Dr. Yakan, "İzmir’deki bir kamu hastanesi olarak, 100. minimal invazif kalp ameliyatımızı en ileri teknoloji olan MİECC ile gerçekleştirmek, gurur verici. Bu başarı, ekibimizin tecrübesinin ve teknolojiye yatırımımızın bir sonucudur. Hedefimiz, daima hastalarımıza daha güvenli, daha az travmatik ve daha kısa iyileşme süreli, yani insan odaklı bir sağlık hizmeti sunmaktır. Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı
10 Ekim 2025 Cuma - 14:56 Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanının tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. İki ayrı dava Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı. 2. celse Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine rağmen cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı. Tanık Barış A. olay gününü anlattı Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve olay yerine yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey, doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı. Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış" Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi. Ara karar Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi.
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı
10 Ekim 2025 Cuma - 14:45 Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. İki ayrı dava Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı. 2. celse Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine karşın cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı. Tanık Barış A. olay gününü anlattı Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 Tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı. Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış" Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi. Ara karar Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. (AD-
Gazze için İzmir’de "Hayır çarşısı" kuruldu
10 Ekim 2025 Cuma - 14:19 Gazze için İzmir’de "Hayır çarşısı" kuruldu Gazze’deki acılara sessiz kalmayan Karşıyakalılar, hayır çarşısında tek yürek oldu. El emeğiyle hazırlanan ürünlerden elde edilen gelir, umut olarak Gazze’ye uzanacak. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, İsrail’in saldırıları altında zor günler geçiren Gazze halkına destek amacıyla "Hayır Çarşısı" kuruldu. Karşıyaka Müftülüğü öncülüğünde Cumhuriyet Mahallesi Pazaryeri Camii bahçesinde hayata geçirilen etkinlikte, vatandaşlar tarafından hazırlanan el yapımı gıda ve tekstil ürünleri satışa sunuldu. Bir hafta boyunca açık kalacak olan çarşıdan elde edilecek tüm gelir, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Gazze’ye gönderilecek. "Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" Karşıyaka Müftüsü Hayri Cihangeri, etkinlikte yaptığı açıklamada, Gazze’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalamayacaklarını belirtti. Müftü Cihangeri, "Son iki yılda tüm dünyanın gözleri önünde bir soykırım yaşanıyor. Bu durum, içimizde derin yaralar açtı. Bugün itibarıyla bir anlaşmanın sağlandığını duyduk, elbette temkinliyiz ama yine de umutluyuz. Bizler de millet olarak tarihi misyonumuz ve vicdani sorumluluğumuz gereği böyle bir etkinlik düzenleme kararı aldık," dedi. "Biz bu çarşıyı kurarken, Hz. İbrahim’in ateşini söndürmeye çalışan karınca misali bir çaba içerisindeyiz," diyen Cihangeri, şöyle devam etti: "Firavun’a karşı durmak elbette önemlidir; ancak Musa’nın yanında olmak da bir o kadar önemlidir. Gazze’nin yeniden ayağa kalkması, oradaki kardeşlerimizin açlık, susuzluk ve yokluk içinde kıvranmalarına bir nebze olsun çare olabilmek amacıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Tüm gelirler, Diyanet Vakfı’nın ilgili hesaplarına aktarılacak ve oradan da Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak." "Günler öncesinden hazırlıklara başladık" Hayır çarşısında satışa sunulan ürünler, mahalle sakinleri, esnaf ve kursiyerler tarafından evlerde hazırlanarak bağışlandı. Gözleme, çeşitli ev yemekleri, el işi tekstil ürünleri gibi birçok ürün vatandaşların ilgisine sunuldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Bergüzar Yeşiroğlu ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygusal anlar yaşıyoruz. Günler öncesinden hazırlıklara başladık. Ev yapımı gözlemeler, giysiler ve el işi ürünlerle katkı sağladık. Esnaflarımız, komşularımız, kursiyer hocalarımız ve mahalle halkımız bu güzel organizasyona destek verdi. Tek dileğimiz savaşların son bulması, Gazze’deki kardeşlerimizin kurtuluşa ermesi." Hayır çarşısı, bir hafta boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Menemen’de 10 bin öğrenciye dijital eğitim paketi desteği
10 Ekim 2025 Cuma - 12:51 Menemen’de 10 bin öğrenciye dijital eğitim paketi desteği Menemen Belediyesi tarafından ilçe genelinde lise ve üniversite sınavlarına girecek olan 8 ve 12. sınıflara tam 10 bin adet dijital eğitim paketi dağıtıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Hedefimiz yarınlarda gururla ’Ben Menemenliyim’ diyecek olan bilim insanları, sanatçılar, doktor ve mühendisler yetiştirebilmektir." dedi. Menemen Belediyesi, lise ve üniversite sınavına girecek öğrencileri yalnız bırakmıyor. 2023 yılında başlayan ve bugüne kadar 20 bine yakın öğrencinin faydalandığı dijital eğitim paketleri, bu yıl da ilçe genelinde 8 ve 12. sınıf öğrencilerine dağıtıldı. Yaklaşık 10 bin öğrenciye dağıtılan ve içinde zengin içerikleriyle konu anlatımından soru bankasına kadar öğrencilerin sınav sürecinde ihtiyaç duyacağı birçok içeriğin bulunduğu dijital eğitim paketleri, hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin yüzünü güldürdü. Ayrıca ebeveynler sınav sürecinde konu anlatımları ve soru bankalarına evlatlarının ücretsiz bir şekilde ulaşmasından mutlu olurken öğrencileriyse çekiliş heyecanı sardı. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da dijital eğitim paketi kullanan öğrencilere her ay çekilişle tablet hediye edilecek. Eğitim yatırımlarına devam Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte stratejik olarak kırmızı çizgi olarak belirlenen eğitim yardımları, bugüne dek ilçede on binlerce öğrenciye dokundu. Başkan Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte kurdelesini keserek açılışını yaptığı ilk tesisin anaokulu olmasının ardından, MEBGEM’in şube sayısı 3’e çıkarıldı ve öğretmen sayısı ile kapasitesi arttırıldı. Üniversite sınavlarına girecek tüm öğrencilerin belediyeye yaptıkları başvurularla sınav harçları ödenirken, ilkokul birinci sınıftan üniversiteden yeni mezun olanlara kadar yapılan kırtasiye yardımı ve destekler, vatandaşlardan tam not aldı. Ayrıca okulların boya ve tadilat işleri, unutulan oyunların yaşatılması için okul bahçelerinde yapılan boyamalar, eğlendirirken öğreten ve Türkiye’nin en büyüğü olan tematik çocuk oyun köyü gibi birçok hizmet de aileleri ve öğrencileri mutlu etti. Öte yandan tamamı ücretsiz spor ve kültür kursları da büyük memnuniyet yaratmaya devam ediyor. "Hedefimiz bilim insanlarının yetiştiği bir Menemen" Menemen’deki eğitim yatırımlarını değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemizde göreve başladığımızda kendimize eğitimde bir hedef belirledik. Bu hedef, Menemenli nice bilim insanının, sanatçının, doktor ve mühendislerin yetişmesi hedefidir. Hedefimiz yarınlarda üniversitelerde, teknoparklarda, teknoloji şirketlerinde, kültür merkezlerinde gururla ’Ben Menemenliyim’ diyecek nesiller olması. Bu hedefe varabilmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Yapımı hızla devam eden kütüphanelerimizi tamamladığımızda, buralar birer bina değil, adeta eğitim üssü olacak. Ayrıca bu ay açılışını yapacağımız dijital deneyim müzesi olan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi de, evlatlarımızın tarih eğitimi için önemli bir merkez olacak." dedi.
Hava sıcaklıklarının düşmesiyle grip vakalarında artış
10 Ekim 2025 Cuma - 10:43 Hava sıcaklıklarının düşmesiyle grip vakalarında artış Ülke genelinde hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu hastalıklarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, salgın hastalıkların kalabalık ortamlarda daha hızlı yayıldığını belirterek, bağışıklık sistemini güçlü tutmak için vitamin takviyesinin önemine vurgu yapıyor. Havanın soğumasıyla birlikte grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Bu hastalıklar, öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik belirtileriyle kendini gösteriyor. Hastalığın etkilerini hafifletmek için ıhlamur, adaçayı, zencefil ve kuşburnu çayı gibi bitki çaylarının yanı sıra tavuk suyu, mercimek ve tarhana çorbası gibi proteinli gıdaların tüketilmesi öneriliyor. Bu besinler bağışıklık sistemini destekleyerek vücut direncini artırıyor. Uzmanlar, hastalıklardan korunmak için kapalı ortamlarda uzun süre kalınmaması, yeterli sıvı alınması ve ellerin sık sık yıkanması gerektiği uyarısında bulunuyor. Nezle ve grip farkı Grip ve soğuk algınlığının (Nezle) birbirine benzeyen ancak farklı seyreden hastalıklar olduğunu belirten Acıbadem Kent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Necdet Yetim, "Nezle, genellikle sadece burun akıntısı ve hafif kırgınlık gibi belirtilerle kendini gösteren, daha hafif seyreden bir hastalıktır. Grip ise daha ağır seyreden bir hastalıktır. Üşüme, ateş, halsizlik, yorgunluk, kas ağrıları, baş ağrısı ve öksürük gibi belirtiler çok daha yoğun olarak görülür. Serin ve soğuk mevsimlerde bu tür virüsler daha yaygın hale gelir. Çünkü insanlar kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirir. Bu da virüslerin kişiden kişiye bulaşmasını kolaylaştırır. Bu nedenle Eylül-Ekim aylarından itibaren grip mevsimi başlar ve kış boyunca devam eder. Bu tür hastalıkların yaklaşık yüzde 90’ı bu dönemde görülür. En önemli nedenleri ise havaların soğuması ve insanların toplu alanlarda daha fazla bir arada bulunmasıdır" ifadelerini kullandı. Kişisel temizliğin önemi Üst solunum yolu hastalıklarından korunmak için yapılması gerekleri aktaran Doktor Necdet Yetim, "Şu dönemde mümkün olduğu kadar kalabalık ortamlara girmemek ve insanlarla yakın temasta bulunmamak önemlidir. Özellikle grip belirtileri olan, kırgınlık, ateş, burun akıntısı ve öksürüğü bulunan kişilerle yakın temas kurmaktan kaçınılmalıdır. Konuşurken, öksürürken ya da hapşırırken etrafa gözle görülmeyen küçük damlacıklar yayılır. Bu damlacıklar havada asılı kalabilir ya da yüzeylere düşebilir. Başka bir kişi bu havayı soluduğunda ya da damlacıkların bulunduğu yüzeylere dokunup ardından ellerini ağzına ya da burnuna götürdüğünde virüs bulaşabilir. Bunun için el temizliği çok önemlidir. Temiz olmayan ellerle ağız ve buruna dokunulmamalıdır. Yemek yemeden önce eller mutlaka sabun ve bol suyla en az 15-20 saniye yıkanmalıdır. Bu şekilde virüslerin yüzde 99’a varan oranlarda yok edildiği bilinmektedir" diye ekledi. Vitamin takviyesi, bol sıvı ve sıcak çorba tavsiyesi Hastalık sürecinde sağlıklı beslenmek, iyi dinlenmek, aşırı yorulmamak ve vücudu soğuktan korunması gerektiğini söyleyen Yetim, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Çünkü vitamin, protein ve genel beslenme eksikliği; aşırı yorgunluk, uykusuzluk ve özellikle soğuk havaya maruz kalma, hastalığın kolaylıkla oluşmasına neden olur. Elbette ilaçlar kullanacağız, ancak ilaçların dışında uygulanacak tedavi yöntemleri, grip için belki de daha önemlidir. Bunların başında vücudu ılık tutmak, dinlenmek ve beslenmek gelir. Bu konuda, özellikle beslenme üzerine birkaç önemli noktaya değinmek gerekir. Bol sıvı alınmalıdır. Çaylar ve çorbalar içilmelidir. Özellikle et suyu, tavuk suyu ve kelle paça gibi besleyici çorbalar; limonlu ve sirkeli olarak tüketildiğinde daha faydalıdır. Sarımsak da bağışıklık sistemine faydalı olduğu kanıtlanmış bir besindir. Çay tüketimi de önemlidir. Limonlu çaylar başta olmak üzere; yeşil çay, rezene çayı, ıhlamur ve adaçayı gibi şifalı bitki çayları önerilir. Sebze ve meyve de bolca yenmelidir. C vitamini içeren meyveler tavsiye edilir. Narenciye grubu, limon, mandalina ve portakal gibi meyvelerle; yeşil sebzelerin bolca tüketilmesi gerekir. Ayrıca E vitamini ve B grubu vitaminlerinden oluşan takviyeler, hastalığın daha kısa sürede atlatılmasında etkili olur." Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte çorba içmek isteyen müşterilerin sayısının arttığını belirten 30 yıllık Çorbacı ustası Mehmet Çalışkan, "Kış için ayak paça, kelle paça ve işkembe çorbalarını öneriyoruz çünkü yüksek kolajen içeriyor. Özellikle dana ayağında bolca kolajen vardır ve koruyucudur. Limonlu ve sarımsaklı olarak tüketilmesini tavsiye ediyoruz" diye ekledi.
Ege Üniversitesi kampüsünde meme kanseri farkındalık etkinliği
10 Ekim 2025 Cuma - 10:20 Ege Üniversitesi kampüsünde meme kanseri farkındalık etkinliği Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Ege iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EÜ 1 Nolu Yemekhane önünde hibrit bir farkındalık çalışması olarak yapıldı. Etkinlikte, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Serra Kamer ve hekim adayları, öğrencilere meme kanseri konusunda erken tanı ve korunma yöntemlerini anlattı. Öğrenciler, katılımcılara kendi kendine meme muayenesi ve düzenli doktor kontrollerinin önemine dair mesajlar verdi. "Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor" Etkinlikle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Emine Serra Kamer, "Meme kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen tümörlerden biridir. Farkındalık ve erken tanı giderek önem kazanıyor. Her ay yalnızca beş dakika ayırarak memelerdeki şişlik, renk değişikliği, meme başında içe dönme veya kanlı akıntı gibi belirtiler fark edilebilir. Düzenli mamografi ve ultrasonografi ile de belirti vermeden kanser tespiti mümkün. Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor. Erken teşhis hayat kurtarır. Tarama programlarına katılım, riskinizi minimize eder. Unutmayın, ayıracağınız beş dakika hayatınızı kurtarabilir" dedi. Kurulan stantta katılımcılara meme kanseriyle ilgili kitap, broşür ve pembe kurdeleler dağıtılırken, görsel materyallerle de bilgilendirme yapıldı. Pembe balonlar ve kurdelelerle süslenen stant, katılımcıların ilgisini topladı. Etkinlik boyunca kampüs ve çevresinde meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.
Yumurtalıklarınız sizden yaşlı olabilir
10 Ekim 2025 Cuma - 09:48 Yumurtalıklarınız sizden yaşlı olabilir Çocuk sahibi olmak isteyen ya da bu hayalini biraz daha erteleyen kadınlar için yumurtalık yaşı önem taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’den Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, kadınların takvim yaşı ile yumurtalık yaşının aynı olmayabileceğine dikkat çekti. Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir" açıklamasında bulundu. Çocuk sahibi olmak isteyen ya da bu düşüncesini ileri yaşlara erteleyen kadınların 30 yaşından sonra özellikle yumurtalık yaşına dikkat etmesi gerektiğini dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalık yaşı, kadının biyolojik doğurganlık süresini anlamak için kritik bir parametredir. Kadının takvim yaşı ile yumurtalık yaşı her zaman aynı değildir. Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir. Bu yüzden yumurtalık yaşı deyince sadece yaşa bakmak yanıltıcı olabilir" dedi. Yumurtalıkların sağlıklı olup olmadığına ve yumurtalık yaşının kaç olduğuna bakmak için belirli testler yapıldığını aktaran Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalık yaşının belirlenmesi; doğurganlık potansiyelini belirlemesi, tüp bebek (IVF) başarısına etkisi, üreme planlamasına yön vermesi ve de erken yumurtalık yetmezliği riski açısından uyarıcıdır" dedi. 30 yaşından sonra mutlaka baktırın Yumurtalık yaşını doğrudan ölçen bir test olmadığını belirten Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Ancak over rezervini gösteren testler sayesinde bu yaş tahmin edilebilir. Bunlar arasında en yaygın olanlar; AMH (Anti-Müllerian Hormon) testi, Antral Folikül Sayımı (AFC), FSH, LH ve Estradiol (E2) testleridir" diye konuştu. Özellikle 30 yaş sonrasında gebelik planlayan kadınların yumurtalık rezervlerini ölçtürmesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. İlkay Nafiye Toplaloğlu, "Yapılan ölçümler sonucu yumurtalıklarda düşük rezerv tespit edilirse, yumurta dondurma gibi seçeneklerle gelecekteki gebelik şansı korunabilir" mesajını verdi. Planlı hareket edilmeli Özellikle 30 yaş sonrası kadınlar için düzenli AMH testi, ultrason takipleri ve planlı hareket etmenin fark oluşturabileceğini söyleyen Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Rutin kontrollerle yumurtalık rezervlerinin ölçülmesi, planlı gebelik veya yumurta dondurma gibi önlemlerin alınmasına fayda sağlayabilir. Sessiz ilerleyen erken over yetmezliğini (Bu durum adet düzensizliğinden önce ortaya çıkıyor) yakalamak mümkün olabilir. Tüp bebek ihtiyacının olup olmayacağını öngörebiliriz. Ayrıca üreme planlamasına yön vermek kolaylaşır. Yani planlı hareket etmek erken uyarı sistemi gibi çalışacaktır" açıklamasını yaptı. "Genç gibi" davranması mümkün olabilir Yumurtalık rezervini etkileyen pek çok faktör olduğuna vurgu yapan Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalıklar biyolojik olarak daha ‘genç’ veya ‘yaşlı’ davranabilir. Yumurtalık yaşını etkileyen faktörlerden en önemlisi genetik faktörler. Her kadının doğuştan sahip olduğu yumurta sayısı farklıdır. Bazı kadınlar genetik olarak çok daha fazla yumurtayla doğar ve rezervi uzun yıllar iyi kalır. Diğer faktörler de çevresel faktörler ve yaşam tarzı. Ayrıca endometriozis, çikolata kisti ameliyatı, kemoterapi-radyoterapi, otoimmün hastalıklar gibi durumlar da yumurtalık rezervlerini azaltabilir" ifadelerini kullandı. Yumurtalık yaşı doğrudan geri çevrilmiyor Kadın doğurganlığı alanında en merak edilen konuların başında, yumurtalık yaşını küçültmenin mümkün olup olmadığı sorusunun geldiğini vurgulayan Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kronolojik yaş gibi yumurtalık yaşı da doğrudan ‘geri çevrilemez’ yani yumurtaları gençleştirmek veya yeniden üretmek günümüzde mümkün değil. Ama yumurtalık fonksiyonunu korumak, yaşlanma hızını yavaşlatmak ve bazı durumlarda fonksiyonel olarak yumurtalıkları ‘daha genç gibi’ çalıştırmak mümkün olabilir. Bu sayede rezerv azalma hızı düşebilir, yumurta kalitesi artabilir ve doğurganlık süresi uzayabilir" diye konuştu. Sağlıklı beslenin sigara içmeyin Yumurtalık yaşını olumlu yönde etkileyebilecek bazı rutinlerden bahseden Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yaşam tarzı ve beslenme ile yumurtalık fonksiyonunu desteklemek mümkün olabilir. Bunun için sigara gibi kötü alışkanlıklardan vazgeçilmeli. Antioksidan zengini beslenme düzenine geçilmeli. Özellikle C vitamini, E vitamini, koenzim Q10, resveratrol gibi antioksidanlar yumurta hücrelerini oksidatif stresten korumaktadır. Meyve, sebze, zeytinyağı, omega-3 açısından zengin gıdalar tercih edilmeli ve düzenli egzersizler yapılmalıdır. Düzenli uyku ve stres yönetimi de yumurtalık rezervi kalitesinin yükselmesine fayda sağlayabilir. Ancak, yumurtalık yaşını küçültmek mümkün değil. Ancak yaşlanma hızını yavaşlatmak, yumurta kalitesini artırmak ve fonksiyonel olarak yumurtalıkları daha genç gibi çalıştırmak; doğru beslenme, sağlıklı yaşam, doktor kontrolünde destek tedavileri ve gerekirse yumurta dondurma yöntemiyle mümkün kılınabilir" dedi.