ÇEVRE - 12 Aralık 2025 Cuma 15:19

İzmir sahilinde ’yeşil’ istila

A
A
A
İzmir sahilinde ’yeşil’ istila

İZMİR (İHA)-İzmir’in Karşıyaka ilçesi Bostanlı sahilinde deniz yüzeyi, "deniz marulu" olarak bilinen yeşil tabakayla kaplandı. Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Geçen yıl büyük bir plankton patlamasıyla olağanüstü bir balık ölümü yaşadık. Bugün deniz marulunun görülmesi, körfezin çok kirli olduğunun açık bir göstergesidir." dedi.


İzmir Körfezi’nin Bostanlı kıyılarında sabah saatlerinden itibaren deniz yüzeyinde yoğunlaşan yeşil görüntü dikkat çekti. Sahil bandının kıyı kesimlerinde biriken ve deniz marulu olarak adlandırılan su yosunları, denizin rengini değiştirirken kıyıya vuran ve su yüzeyini kaplayan yeşil tabaka, sahil boyunca geniş bir alanda gözlemlendi. Özellikle dalga hareketlerinin az olduğu sığ bölgelerde yoğunluğun arttığı görüldü. Ayrıca havanın güzel olmasını fırsat bilerek Bostanlı sahiline yürüyüş ve spor yapmaya gelen vatandaşlar, denizdeki renk değişimini fark etti. Öte yandan deniz yüzeyindeki tabakanın kıyı boyunca belirli aralıklarla devam ettiği görüldü.



"Bu mevsimde deniz marulu olmaz"


Deniz marulunun çoğunlukla Ekim ve Mayıs aylarında görüldüğünü kaydeden Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "2007’de İzmir’de bir katliam yaptılar; derelerin altını betonlamaya başladılar. ‘Etmeyin, eylemeyin, körfezi öldürürsünüz, perişan edersiniz.’ dedik ama dinlemediler. Bugün Aralık’ın 12’si ve artık kış mevsimine geldik; bu mevsimde deniz marulu hiç olmaması gerekirken şu anda deniz marulu var. 2005’ten sonra arıtmayı kesince bir anda geri dönüş başladı; bir yıl sonra İzmir’de koku ortaya çıktı. 2012’lerden sonra ise deniz marulu yavaş yavaş patlamaya başladı. Önceleri yalnızca Mayıs ve Ekim aylarında görülürken zamanla aylar boyunca sürer hale geldi. Bu durum, denizin yeniden doygunluğa erişmeye başladığının göstergesiydi. Geçen yıl büyük bir plankton patlamasıyla olağanüstü bir balık ölümü yaşadık. Bugün Aralık’ın 12’sinde deniz marulunun görülmesi, körfezin çok kirli olduğunun açık bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.



"Kirliliğin nedeni arıtılmamış su"


Körfezdeki asıl kirliliğin nedenin fabrikalardan gelen arıtılmamış su olduğunu belirten Yaşar, "İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina döneminden sonra jeoloji mühendislerine ve doğa bilimcilerine hiçbir şekilde yer vermedi. Asıl kirliliğin nedeni ise özellikle Bornova ilçesinin arkalarından gelen derelerden taşınan ağır kirliliktir. Fabrikalar arıtma yapmıyor. Bu nedenle fabrikalar arıtmalarını çalıştırmalı gerekirse enerjileri sübvanse edilmeli, bakanlıkla görüşülerek çözüm bulunmalı; hatta gerektiğinde derelerin üzerine küçük arıtmalar bile yapılabilir. Önemli olan, denize pırıl pırıl suyun ulaşmasıdır. Çünkü gördüğünüz bu iç körfez, tüm Akdeniz’in en verimli, en güzel körfezidir ve en kaliteli balıkların yaşadığı alandır. Ancak bunun için önce bilime inanılması ve bilimin dediğinin yapılması gerekir. Ne yazık ki mevcut yönetimin bilimle hiçbir ilgisi yok. 1999’dan beri belki 500 defa anlattık, yazılı basında 3-4 bin kez dile getirdik ama İzmir Büyükşehir Belediyesi bunlarla hiç ilgilenmedi. Bugün geldiğimiz noktada, 12 Aralık itibarıyla deniz marulları denizi kaplamış durumdadır.



Temizlik çalışmaları sürüyor


Öte yandan bölgede İzmir Büyükşehir Belediyesine ait yüzer-gezer palet aracı ile deniz yüzeyindeki deniz marullarını temizleme çalışmaları sürüyor.



İzmir sahilinde ’yeşil’ istila

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Mirel Radoi: "Bizim için sonuç biraz acı oldu" Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Mirel Radoi, 2-0 mağlup bitirdikleri Beşiktaş maçının ardından, "Bizim için sonuç biraz acı oldu" dedi. Gaziantep Futbol Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında sahasında Beşiktaş’ı konuk etti. Karşılaşmayı 2-0 mağlup bitiren Gaziantep FK 37 puanda kalırken, Beşiktaş ise puanını 59’a yükseltti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Gaziantep FK Teknik Direktörü Mirel Radoi, mağlubiyet için üzgün olduklarını söyledi. Radoi, "Bizim için çok zor bir maçtı. Bu maçı kolaya da çevirebilirdik ama başaramadık. Maça istediğimiz gibi başlayamadık. Pozisyon almalarda yavaş kaldık. Sonrasında duran toptan 2 gol yedik. Futbol adil bir oyun değil. İkinci yarı etkili oynadık ve yedi net pozisyona girdik ama gol atamadık. Bunları atamayınca da bu şekilde yenilgi geldi. Bizim için sonuç biraz acı oldu. Bugün yağmurlu ve soğuk bir hava vardı. Çok sayıda taraftar bizi desteklemeye geldi. Taraftarlarımız için gol atmamız yada puan almamız gerekiyordu ama başaramadık. Önümüzdeki maçta bunu başarmaya çalışacağız. Geleceği kimse bilemez ama futbolcuların da anlaması gerek bir şey var. Her idman, her maç biz onları değerlendiriyoruz. Eğer gelecek sezon burada olmak istiyorlarsa onlar da bu fırsatı değerlendirmeli. Oyuncular burada olmak için performans vermeli. Son 2-3 maç bu nedenle önemli. Hedefsiz bir takımda yüksek motivasyon ve mantalite çok önemli. Hayal kırıklıkları bu oyunun bir parçası. İlk açıklamalarımda da söylemiştim, bazen mutlu, bazen de mutsuz olacağız. Ama en önemlisi buradan nasıl çıktığınızdır. Eğer gelecek sezon bir şeyleri değiştirmek istiyorsak bu mantaliteyi değiştirmemiz gerekiyor. Kaybedeceksek de savaşarak kaybetmeliyiz. Mücadele iyi olursa benim eminim ki taraftarlarımız da mutlu olacaktır" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa FK - Sakaryaspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 38. haftasında oynanan Manisa FK-Sakaryaspor karşılaşmasının ardından her iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 38. hafta karşılaşmasında Manisa FK, sahasında Sakaryaspor’u 5-0 mağlup etti. Maçın ardından konuşan Manisa FK Yardımcı Antrenörü Abidin Çakmak, "Skordan bağımsız olarak kulüp yönetimimiz Ağustos ayında görevi devraldı. Kısa vade planı içinde ve TFF 1. Lig’de güçlü bir ekip kurarak kurmak ve orta vadede altyapımızdan oyuncu çıkartıp bu oyuncuları hem A takımımıza hem de Türk futboluna kazandırma planları kusursuz bir şekilde yerine getirildi. İlk yılımız 16 tane altyapı oyuncumuzla ve TFF 1. Lig’deki son 2 haftaya kadar play-off yarışında kalmak bizim adımıza mutluluk vericiydi. Yeni sezonda bu yapıyı güçlendirerek bölgemizin gençlerine ve Türk futboluna hizmet etmeye devam edeceğiz. Ayrıca bugün Ankara’da Sivasspor’u eleyerek Türkiye finallerinde yoluna devam eden bu 19 takımımızı tebrik ediyorum" dedi. Sakaryaspor cephesi İyi bir takıma karşı oynadıklarını belirten Sakaryaspor FK Teknik Direktörü Murat Balaban ise, "2025-2026 sezonun son maçını deplasmanda oynadık. Maça ilk yarıda maça iyi başladığımızı düşünüyorum. Zaman zaman top bizde kaldı. Hücumsal anlamda istediklerimizi yapmaya çalıştık. Kenarlardan, merkezden hücumları denedik. Fakat son vuruşlarımızda biraz beceriksizdik. İlk yarıda biz de gol veya goller bulabilirdik. İki tane bireysel hatalardan yediğimiz gollerle ilk yarıyı 3-0 geride kapattık. İlk yarıda biz de oyuna ortaktık. Biz Sakaryaspor olarak 2008-2010 doğumlu oyuncularımıza şans verdik. 2007 doğumlu oyuncularımıza şans verdik. Bizim isteğimiz Sakaryaspor altyapısından birkaç tane genç oyuncumuzu kazandırabilir miyiz? Derdimiz oydu. Tabii ki rakip iyi bir rakip. Tam kadro karşımıza çıktılar. Onlar iyi iyi oyunculardan kurulu bir kadro. İkinci yarıda savunma anlamında bazı kırılmalarımız oldu. O kırılma noktalarında tabii bizim tecrübesiz arkadaşlarımız arkadaşlarımızdan dolayı bazı pozisyonlar verdik. Penaltıdan bir tane gol yedik. Ama genel anlamda baktığım zaman bizim genç oyuncularımızın istediğimiz geri dönüşü bazı oyunculardan aldığımızı düşünüyorum. İlerisi için genç oyuncularımızın ümit verdiğini düşünüyorum" dedi.
Antalya En acı yarışmada altın için mücadele ettiler Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen acı biber yeme yarışmasında 3 dakika içerisinde erkeklerde 474 gram, kadınlarda ise 146 gram biber yiyen yarışmacılar yarım altın kazandı. Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen acı biber yarışmasına 3’ü kadın 36 yarışmacı katıldı. Yarışmacılar, etkinlik öncesi yarışmada yiyecekleri biberleri jüri üyeleri huzurunda tartarak teslim aldı. Jalapone çeşidi acı biberleri alıp yarışma standına geçen yarışmacılar en fazla biberi yiyerek altın ödülünü alabilmek için mücadele etti. Biberlerin açısına dayamayan yarışmacılar acıyı bastırmak için ayran içip domates yedi. 3 dakika boyunca domates ve ayran eşliğinde acı biber tüketen yarışmacıların çektikleri acı zaman zaman yüzlerine yansıdı. Yarışma sonucunda erkeklerde 474 gram acı biberi yiyen Celal Derin birinci olurken, 370 gram acı biber yiyen Yetkin Tuncer ikinci, 322 gram acı biber yiyen Mehmet Yılmaz üçüncü oldu. Yarışmaya katılan 3 kadın arasında 146 gram ile en çok acı biber yiyen Nazime Sartık ise kadınlar kategorisinde birincisi oldu. Nazime Sartık’a da yarım altın verildi. Yarışmanın birincisi Celal Derin’e yarım altın, yarışmanın ikincisi Yetkin Tuncer’e çeyrek altın, yarışmanın üçüncüsü Mehmet Yılmaz’a da gram altın hediye edildi ayrıca tüm yarışmacılara katılım madalyalarını ve hediyelerini protokol üyeleri verdi. Bazı yarışmacılar biberlerin çok acı olduğu gerekçesiyle yarışmaya bir daha katılmayacaklarını söyledi. Daha önceki yıllarda da birinci olduğunu belirten yarışmanın birincisi Celal Derin, "Geçen sene birinci olmuştum, gelecek sene yine katılacağım ve 3 kez üst üste birinci olduktan sonra bırakacağım" dedi. Etkinlikte baba-oğul rolüyle yarışmaya katılan Mehmet Karakaya ve Cahit Karataş’ın şovu ilgi çekti. Acı biberin açısına dayamayan Mehmet Karakaya alana gelen itfaiye eri tarafından köpük sıkılarak serinletildi.