Yerel Haberler
İzmir
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:08 Şemikler’de yeşil dönüşüm İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Şemikler’deki 2 bin 500 metrekarelik atıl alanı yeşil alan, çocuk oyun grupları, sosyal donatılar ve 34 araçlık ücretsiz otoparkın yer aldığı mahalle parkına dönüştürdü. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde başlattığı "Yeşil Dönüşüm" çalışmaları kapsamında, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı yeni bir parkı daha kente kazandırdı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 2025 yılı eylül ayında sahada yaptığı incelemeler ve halkın talepleri doğrultusunda Karşıyaka Şemikler Mahallesi 1671. Sokak’ta, yeni imar yolunun yanında yer alan 2 bin 500 metrekarelik atıl alan yeniden düzenlenerek Şemikler Mahalle Parkı’na dönüştürüldü. Çeşit çeşit bitkilerden oluşan yeşil alan İzmir’in en uzun sokaklarından biri olan alanın1.130 metrekarelik bölümünde yeşil alan düzenlemesi yapıldı. Toprak serimi yapılan bölgeye 24 jakaranda, 6 süs eriği ve 11 ılgın olmak üzere toplam 41 ağaç dikildi. Ayrıca ardıç, mahonya, nandina, imperata ve ligustrum türlerinden 2.500’ün üzerinde çalı bitkisiyle peyzaj çalışması tamamlandı. Ücretsiz otopark ve oyun alanı Çevresinde çok sayıda okul bulunan Şemikler Mahalle Parkı’nda yeşil alanın yanı sıra doğal kum zeminli bir çocuk oyun alanı oluşturuldu. Parka ayrıca oyun grupları, oturma alanları ve sosyal donatı alanları kazandırıldı. Parkın yanında yer alan geniş alanda ise 34 araç kapasiteli ücretsiz açık otopark hizmete açıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:06 İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden emeklilere özel gezi programı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin emeklilere yönelik sosyal ve ekonomik destekleri sürüyor. Market, kira ve su desteğinden sonra Büyükşehir Belediyesi bu kez 30 ilçede uygulanacak emeklilere özel ücretsiz gezi programı oluşturdu. Tire’yle başlayan program Kemeraltı ile devam etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla ekonomik zorluklar nedeniyle sosyal hayata katılmakta güçlük çeken emeklilerin yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen "Emekli Destekleri" programı kapsamında gezi takvimi oluşturuldu. Bu kapsamda kentin 30 ilçesinde düzenlenecek geziler Tire ile başlarken, Konak Kemeraltı ile devam etti. İzmir’de yaşayan emekliler, bizvariz.izmir.bel.tr adresi üzerinden ya da ’Danışma ve Dayanışma Noktaları’ aracılığıyla başvuru yaparak ücretsiz gezi programına katılabiliyor. "İzmir’in Emeklileri İzmir’i Keşfediyor" sloganıyla düzenlenen projeyle, emeklilerin kentin kültürel ve doğal zenginliklerini yeniden keşfetmesi sağlanırken, sosyalleşmeleri de teşvik ediliyor. Proje ile aynı zamanda emeklilerin bütçe ayırmakta zorlandıkları sosyal, kültürel ve turistik faaliyetlere erişimi artırmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek hedefleniyor. "Başkanımızın öncülüğünde tüm emeklilerimizin yanındayız" Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, bir emekli dayanışma projesi geliştirildiğini belirterek şunları söyledi: "Emeklilerimizin sosyal, kültürel ve turistik alanlarda gezmek için bütçe ayıramadıklarının farkındayız. Bu nedenle gezi programını hayata geçirdik. Dün Tire’deydik, bugün Kemeraltı’ndayız. Tüm emeklilerimizi bu turlarımıza bekliyoruz. Maddi ve manevi olarak yanlarında olmaya çalışıyoruz. Kira, market ve su faturası desteği sağlıyoruz. Sosyal faaliyetlerde de yanlarındayız. Şimdi de gezileri başlattık. Vatandaşlarımız ’bizvarız’ internet sitesi üzerinden ’Destek Al’ bölümünden ya da Danışma ve Dayanışma Noktaları’ndan başvuru yapabilir. İzmir’in tüm ilçelerinde tarihi ve kültürel yerleri kapsayan geziler planladık. Başkanımız Dr. Cemil Tugay öncülüğünde emeklilerimizin her zaman yanındayız." Emekliler Büyükşehir hizmetlerinden memnun Hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Suna Adlı, "Kendimi çok önemli hissettim. Çok hoşuma gitti, çok mutluyum, burada olmaktan keyif aldım. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini çok beğeniyorum. Gerçekten birilerinin bizi düşünmesi, ihtiyaçlarımızı düşünmesi çok güzel bir şey" diye konuştu. Gülseren Akan da, "Bizim için değişik bir gün oldu. Evde oturmaktan sıkılıyoruz. Sosyalleşmek, yeni arkadaşlarla tanışmak çok güzel. Bu etkinlikleri bekliyoruz. Tek başımıza gezemiyoruz. Genel anlamda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden çok memnunuz. Bir sorun olduğunda ilgileniyorlar, çok teşekkürler" dedi. Emekli Elif Şengül ise, "Program çok güzel geçiyor. Tire’de eşimle, oğlumla birlikteydim. Kemeraltı gezisine tek başıma geldim. Devamı olursa güzel olacak. Ekonomik sebepler nedeniyle başka türlü geziye gidemiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnunum. Yemek, gıda alıyorum. Daha ne isteyeyim, başkanımızın sağlığından başka" dedi.
Nöroblastom 2025 Sempozyumu Çeşme’de gerçekleşti
14 Aralık 2025 Pazar - 10:14 Nöroblastom 2025 Sempozyumu Çeşme’de gerçekleşti Türkiye’nin dört bir yanından çocuk onkolojisi uzmanlarını bir araya getiren "Nöroblastom 2025 Sempozyumu", İzmir Çeşme’de gerçekleştirildi. Prof. Dr. Hatice Nur Olgun, Nöroblastom protokollerinin uygulanmasından önce yüksek riskli grupta beş yıllık sağkalım oranlarının yüzde 6-8 seviyelerinde olduğunu, 2020 Protokolü ile bu oranın yüzde 65’e yükseldiğini söyledi. Acıbadem Kent Hastanesi ev sahipliğinde, Türk Pediatrik Onkoloji Grubu (TPOG) ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği İzmir Şubesi iş birliğiyle Çeşme Ilıca Otel’de gerçekleştirilen toplantının ana gündemi, çocukluk çağı Nöroblastom tedavisinde standartları güncellemeyi hedefleyen TPOG Nöroblastom 2026 Protokolü oldu. Sempozyum başkanlığını yürüten Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Pediatrik Onkoloji Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Hatice Nur Olgun, yeni protokolün Türkiye genelindeki pediatrik onkoloji uzmanlarının katkılarıyla oluşturulduğunu belirterek, çalışmanın tedavi yanıtlarının daha hassas değerlendirilmesini ve özellikle yüksek riskli hastalarda sağkalım oranlarının artırılmasını amaçladığını söyledi. İstatistiki bilgi veren Prof. Dr. Olgun, Türkiye’de çocukluk çağı kanserlerinin tüm kanserlerin yüzde 2-3’ünü oluşturduğuna dikkat çekti. Her yıl yaklaşık 3.000-4.000 çocuğa yeni kanser tanısı konduğunu kaydeden Olgun, Nöroblastomun "çocuk onkolojisinin en kötü seyirli tümörlerinden biri" olduğunu, hastaların çoğunun sinsi ilerleyiş nedeniyle ileri evrede tanı aldığını aktardı. 2020 protokolüyle ile gelen tedavi başarısı Nöroblastom protokollerinin uygulanmasından önce yüksek riskli grupta beş yıllık sağkalım oranlarının yüzde 6-8 seviyelerinde olduğunu, 2020 Protokolü ile bu oranın yüzde 65’e yükseldiğini söyleyen Prof. Dr. Olgun, "Bu başarının, ülkemizde yürütülen çok merkezli iş birliği, standart tedavi yaklaşımlarının benimsenmesi ve ortak veri paylaşım kültürünün güçlenmesiyle elde ediliyor. Yeni protokolün her aşaması ortak akılla ve gönülden katkılarla şekilleniyor. Her paylaşım, her öneri, bir çocuğun yaşamına dokunuyor. Bu birliktelik, ülkemizde çocukluk çağı kanserlerinde elde ettiğimiz ilerlemenin en değerli göstergesidir." dedi. 33 yıllık birikimin sonuçları Türkiye’nin SIOPEN (Avrupa Pediatrik Onkoloji Nöroblastom Grubu) temsilcisi de olan Prof. Dr. Olgun, 33 yıl önce Ege Bölgesi’ndeki dört hastaneyle başlayan Nöroblastom protokolü çalışmalarının bugün ulusal düzeyde tedavi standardının temelini oluşturduğunu ifade etti. Olgun, Nöroblastom protokollerinin uygulanmasından önce yüksek riskli grupta beş yıllık sağkalım oranlarının yüzde 10’u bile bulmadığını, TPOG Nöroblastom 2020 Protokolü ile bu oranın 65’e ulaştığını kaydetti. Olgun, bu başarının, çok merkezli iş birliği, tedavi yaklaşımlarının standardizasyonu ve ortak veri paylaşımının güçlenmesiyle sağlandığını ifade ederken, "Yeni protokollerde moleküler genetik incelemeler, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin yer alması, sağkalım oranlarının uluslararası düzeylere ulaşmasında kritik rol oynayacak." ifadelerini kullandı. İki gün süren sempozyum boyunca klinik araştırmalardan cerrahi yaklaşımlara, radyolojik ve moleküler tanı yöntemlerinden relaps ve refrakter hastalık tedavilerine kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapıldı. Akademisyenler, hekimler, hemşireler ve araştırmacılar, Nöroblastom’un tanı ve tedavi süreçlerini geliştirmek için bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Türkiye’de çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde ulusal iş birliği ve bilimsel dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koyan toplantının kapanışında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Olgun, "Her katkı, bir çocuğun yaşamına umut katıyor. Yeni protokolün her aşaması ortak akılla şekilleniyor. Bu birliktelik, çocukluk çağı kanserlerinde elde ettiğimiz ilerlemenin en değerli göstergesi" diye ekledi.
İzmir’in verimli tarım arazilerinde ‘Yeşil Altın’ hasadı
14 Aralık 2025 Pazar - 10:09 İzmir’in verimli tarım arazilerinde ‘Yeşil Altın’ hasadı Türkiye’nin kışlık sebze üretim merkezlerinden biri olan İzmir’in Menemen Ovası’nda brokoli hasadı başladı. İzmir genelinde 60 bin tonu aşan rekolte beklentisi üreticinin yüzünü güldürürken, tarlada 10 ile 15 lira arasında alıcı bulan "Yeşil Altın", pazar tezgahlarına ulaşana kadar fiyatını üçe katlıyor. Verimli toprakları ve uygun iklim şartlarıyla Türkiye’nin önemli tarım havzalarından biri olan Menemen Ovası’nda, kış sofralarının vazgeçilmezi brokolinin hasat yolculuğu başladı. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlalara giren tarım işçileri, zorlu hava şartlarına rağmen ürünleri toplamak için yoğun mesai harcıyor. İzmir genelinde kışlık sebze üretiminde yaşanan artış dikkat çekerken, bu yılki brokoli rekoltesinin geçen yılların ortalamasını koruyarak 65 bin ton seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, ülke genelindeki brokoli üretiminin yaklaşık yüzde 50’lik kısmı İzmir’den karşılanıyor. Özellikle Menemen, Torbalı ve Ödemiş havzaları üretimde başı çekerken, tarlalarda toplanan ürünler kamyonlarla İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki hallere sevk ediliyor. Menemenli üreticiler, bu yıl hava şartlarının brokoli için uygun gitmesi nedeniyle verimden memnun olduklarını, ancak artan mazot, gübre ve işçilik maliyetlerinin kar marjlarını baskıladığını belirtiyor. Tarlada kilogramı kalitesine göre 10 ile 15 TL arasında tüccara satılan brokoli, aracı komisyonları ve nakliye eklendiğinde semt pazarlarında ve marketlerde 40 ile 50 TL arasında değişen fiyatlarla tüketiciye ulaşıyor. "Çiftçi düşük fiyatlar altında eziliyor" Yanıköy’de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Türkiye’nin kışlık sebzesinin üretim merkezlerinden biri olan İzmir’in Menemen ilçesinde üretim yapmaktayız. Kış sebzesi olarak başta ıspanak olmak üzere brokoli, karnabahar, lahana, pancar, kereviz ve pırasa üretimi gerçekleştiriyor; bunları İstanbul, Ankara, Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasına gönderiyoruz. Bugün brokoli hasadına başladık ve ilk günümüz. Brokoli dikimi için önce toprağı fideye hazırlıyor, karık açıp suladıktan sonra fideleri özenle dikiyoruz; onlara adeta çocuğumuz gibi bakıyor, zamanında ilacını ve gübresini vererek kaliteli ve zahmetli bir ürün yetiştiriyoruz. Sanayiden uzak, temiz havalı bir bölgede üretim yaptığımız brokolide hasada Aralık ayında başlıyor, duruma göre Ocak, Şubat ve bazen Mart ayına kadar devam ediyoruz. Brokoliyi hale 10 liradan götürmemize rağmen halde pazarcı ve marketçiler üzerine ekleme yaparak fiyatları 40 ile 50 lira civarında satışa sunuyor; bu nedenle hem halk hem de çiftçi mağdur oluyor, biz düşük fiyata ezilirken tüketici yüksek fiyata almak zorunda kalıyor ve bu denge bir türlü sağlanamıyor." dedi. "Yeşil altın olarak bilinen brokoli, çok güzel bir ürün" Kadın işçiler tarafından sapından kesilip kasalara konulan brokolileri taşıyan kertelci Arif Budak, Ekim ayında brokoli fidelerini toprakla buluşturduklarını belirterek, "Çapalama, ilaçlama gibi işçilik süreçleri oluyor ve Aralık ayının ilk ya da ikinci haftasında kesime giriyoruz. Bu kesim mahsulün durumuna göre bazen 1 ay, bazen 3 ay sürüyor. Sabah saat 6’da kalkıp tarlaya geliyoruz ve 7.30 gibi kesime başlayarak toplayıp, kasalıyoruz. Gerçekten çok zor; çamurun içindeyiz ve bu üzerimizden de belli oluyor. Halk arasında ‘Yeşil Altın’ olarak bilinen brokoli çok güzel ve zahmetli bir ürün. Herkesin güvenle tüketebileceği, gayet sağlıklı bir sebze. Bağırsaklara ve genel olarak insan sağlığına çok iyi geliyor. Ben haftanın her günü haşlayıp limon sıkarak yiyorum ve gerçekten çok güzel oluyor. Herkesin de tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı.
FAO Talks- Gençlerle Tarımı ve Gıdayı Konuşuyoruz paneli
14 Aralık 2025 Pazar - 10:01 FAO Talks- Gençlerle Tarımı ve Gıdayı Konuşuyoruz paneli Yaşar Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye ve Migros tarafından düzenlenen etkinlikte, giderek yaşlanan tarım nüfusunun gençleştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. FAO Talks-Gençlerle Tarımı ve Gıdayı Konuşuyoruz başlıklı panel Selçuk Yaşar Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Türkiye’de tarımda yaş ortalamasının 60’lara ulaştığını belirterek görüşlerini şöyle dile getirdi: "Üniversitemizin Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’nde yenilikçi öğrenme ortamları sunuyoruz. Gençlerin enerjisi ile dijital teknolojilerin gücünü birleştirerek sektörde katma değerli ürünler amaçlıyoruz. Tarımda yaş ortalamasını 30’lu yaşlara çekmek gerekiyor. Bu nedenle gençleri tarım sektörüne kazandırmalıyız. Fakültemizi bu nedenle kurduk. İzmir Ticaret Borsası ile hayata geçirdiğimiz ‘İzmir Tarım Teknolojileri Merkezi’, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına kabul edildi. Tüm gücümüzle tarım-gıda tedarik zincirlerindeki verimliliği artırmaya çalışıyoruz.’’ Dijital köyler ve gelecek FAO Gıda Şampiyonu, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Koçak’ın moderatör olduğu "Dijital Tarım Çağında Sosyal Etki ve Girişimcilik" konulu bölümde konuşan FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise FAO’nun 80 yıldır hiç kimseyi aç bırakmamayı hedeflediğini söyledi. Selışık ‘’ FAO’nun dört temel stratejisi var; daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi çevre, daha iyi yaşam. FAO, üniversiteler, özel sektör ve üreticiyi buluşturan dörtlü ekosistem şart. Dijitalleşmeyi çiftçiyi ve tarımı destekleyecek şekilde kullanmalıyız. FAO’nun Dijital Köyler Girişimi kapsamında, Ankara’nın Güdül ilçesine bağlı Boyalı Köyü’nde iklim ve ahır sensörleri, drone teknolojileri ve dijital çiftlik yönetim uygulamalarıyla ‘dijital keçi çiftliği’ modeli pilot olarak hayata geçirildi. Bu model, hayvancılıkta verimliliği ve izlenebilirliği artırırken üreticilerin iş yükünü azaltıyor. Kadın kooperatiflerinin FAO destekli Hepyerinden.com gibi dijital pazaryerlerine entegre olmasıyla ürünler doğrudan tüketiciye ulaşıyor ve kırsal kalkınmada yeni bir pazar yapısı oluşuyor. FAO ayrıca Bolu’da yürüttüğü bir pilot uygulamada zeytin tarlasına yerleştirilen sensörler sayesinde sulama verimliliğinde yüzde 40 artış sağlandığını ortaya koydu; bu uygulama su ve enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasına katkı sundu. Kadınlar öncü Selçuk Yaşar Ödülü’nün beşinci sahibi ve dünyanın ilk "Akıllı Köyünü’’ kuran sosyal girişimci Tülin Akın da tarımda 20 yılda SMS’den yapay zekaya çok ciddi bir dönüşüm yaşandığını belirtti. 20 yıl önce bu işe başlarken çiftçilere bilgisayarı nasıl kullanacaklarını hatta SMS yoluyla hava şartlarını nasıl takip edeceklerini anlatmak durumunda kaldıklarını söyleyen Akın, şöyle devam etti : ‘’Günümüzde ise tarımda yapay zekanın verimi nasıl artıracağını konuşuyoruz. Üstelik bu konuda kadın çiftçiler öncü rol üstleniyor. Son yıllarda dijitalleşmenin sonucu olarak şehirlerdeki kadınlar ve gençler tarım sektörünü girişimcilik alanı olarak görülüyor.’’ Migros Ege Kurumsal İletişim ve Aile Kulüpleri Müdürü Nilay Arslan da kurumlarının Tarım Platformu’nu kurduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: ‘’Üreticiler bu proje kapsamında iyi tarım uygulamaları, videolu eğitimler, sürdürülebilirlik programları, kadın ve aile kulüpleri ile Migros’un ekosistemine dahil olabiliyorlar.’’
MHP Kemalpaşa, şehit aileleri ve gazilerle buluştu
13 Aralık 2025 Cumartesi - 17:33 MHP Kemalpaşa, şehit aileleri ve gazilerle buluştu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kemalpaşa İlçe Başkanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen kahvaltı programında, şehit aileleri ve gaziler bir araya geldi. Program, birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı anlamlı buluşmaya sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa; MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Kemalpaşa İlçe Başkanı Dr. Metin Yaşar, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, Cumhuriyet Başsavcısı Bahattin Bilen, Kemalpaşa Emniyet Müdürü Salih Şen, Jandarma Komutanı Mehmet Önder Ortoğlu, Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Programda ayrıca Kemalpaşa Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma Derneği Başkanı Tuncay Kılıç da yer aldı. MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ise programa telekonferans yoluyla katılarak katılımcılara hitap etti. Programın açılış konuşmasını MHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Mustafa Gözütok yaptı. Gözütok şunları söyledi: "Bizim için vatan; mukaddes değerlerimizin hepsinin buluştuğu, imanımızın neşvünema bulduğu, hürriyet ve istiklalimizin sağlam temeller üzerine oturduğu, çocuklarımızın hür doğup hür yaşadığı kutlu topraklardır. Bu sebeple bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, bilhassa milletimizin birlik ve beraberliği için son derece önemli adımlar atmış, iç cephemizin tahkimatı için son derece dikkat çekici önlemler almıştır. ’Terörsüz Türkiye’, bu önlemlerin; yani ülkemizi bir ve bütün tutma gayretinin en önemli girişimlerinden biridir. Hiç kimse bunun altında bir şey arayamaz. Liderimizin halis niyetli ve kararlı tavrı karşısında kimse iftira atamaz, haddini aşamaz. Varlığını Türk varlığına hediye eden, aklı her zaman Türkiye olan liderimizin ’Terörsüz Türkiye’ konusundaki tavrı nettir, ilkeleri bellidir, teminatı açıktır. Pazarlık yoktur. Al-ver süreci yoktur. Ve hiç kimse şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarını incitemeyecektir. Bu, Devlet Bahçeli sözüdür. Bu, Devlet Bahçeli imzasıdır." Tuncay Kılıç: "Tek millet, tek bayrak, tek vatan" Kemalpaşa Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma Derneği Başkanı Tuncay Kılıç ise, "Bizler, yedi düvele karşı asırlardır süren varoluş mücadelemizde ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan’ şuurunu canıyla ve kanıyla perçinlemiş bu aziz milletin en onurlu temsilcileriyiz. Vatan dediğimiz bu topraklar yalnızca coğrafi bir sınır değil; şehitlerimizin al kanıyla sulanmış, her karışında iman ve aşk dolu mukaddes bir emanettir. Millet dediğimiz bu büyük aile ise tarihin en çetin sınavlarında bile sarsılmayan, birlik ve beraberlik ruhuyla ayakta duran ebedî bir çınardır" dedi. Veysel Şahin: "Hiç kimse şehitlerimiz üzerinden istismar parantezi açmaya kalkışmasın" MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise konuşmasında, "Hiç kimse şehitlerimiz üzerinden istismar parantezi açmaya kalkışmasın. Geçtiğimiz yıl 7 Ekim’de Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, ‘Müzakere yok, oyun kurmak yok, süreç yok; ya silahlar gömülecek ya da silahlarıyla birlikte gömülecekler’ diyerek Terörsüz Türkiye sürecini cesaretle ve kararlılıkla başlatmıştır" açıklamasına yer verdi. Tamer Osmanağaoğlu: "Yılmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız" MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, katılımcılara telekonferans yoluyla hitap ederek şehitlik makamı ve terörle mücadele konularında değerlendirmelerde bulundu. Osmanağaoğlu şu açıklamalara yer verdi: "Şüphesiz şehitlik, Müslüman Türk milleti için en yüce makam, ulaşılacak en yüksek mertebedir. Kaldı ki şehitlerimizin peygamberlere komşu mesabesinde olduğu da şüphe götürmez bir gerçektir. Her şehidimizin, her gazimizin; samimi bir inançla, adanmış bir hayatla ve nihayetinde anıtlaşmış mücadeleleriyle kalbimizde müstesna bir yere sahip olduğu bir gerçektir. Bilinmelidir ki onlar bizim ilhamımız, iftiharımız, itibarımız ve istikbalimizdir. Kaldı ki şehitlerimiz; istiklal irademizin tescili, hürriyet meşalemizin sönmeyen ateşidir. Bugüne kadar ne şehitlerimizin muazzez ruhunu sızlatacak ne de onların emaneti olan ailelerimizi kaygılandıracak hiçbir oluşumun içinde olmadık. En ufak bir tereddüdün hasıl olacağı bir sürecin parçası olmadık. Biz; yolumuz hep alçakların içinden geçecek olsa da bağımsız kalmak için yiğitçe vuruşmayı tercih eden Devlet Bahçeli’nin yol arkadaşlarıyız. Terörsüz Türkiye mefkûremiz konusunda bugün vehim içinde olanlara, akıllarınca bizimle istihza etmeye kalkanlara verilecek tek bir cevabımız vardır: Bir hilal uğruna şehit düşen, yaşatmak için yaşamlarından vazgeçen vatan evlatlarının ülkülerine halel getirirsek kanımız kurusun. Terörsüz Türkiye sürecinin derdi buğday değil, tarlanın ta kendisidir. Hedefimiz dönemsel değil, ulvî bir hedeftir. Tavize ve teslimiyete asla boyun eğmeyeceğiz. Kimseyle bir al-ver sürecinde değiliz, pazarlık içinde değiliz. Dün ne dediysek bugün de aynısını söylüyoruz: Ya silahlar gömülecek ya da silahı tutanlar gömülecektir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi: ‘Yılmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız."
Türkiye için temel öncelik: Filistin’de kalıcı barış
13 Aralık 2025 Cumartesi - 12:49 Türkiye için temel öncelik: Filistin’de kalıcı barış Türkiye-ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu 8-10 Aralık tarihleri arasında Washington’da düzenlenen NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Transatlantik Forumu’na katıldı. Ziyaret kapsamında ABD Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri ile de görüşmeler gerçekleştiren Dr. Kasapoğlu Türkiye’ye dönüşünde temasları ile ilgili açıklamalarda bulundu. NATO Parlamenter Asamblesinin her yıl düzenlediği Transatlantik Forumu için Türkiye delegasyonu ile Washington’da bulunduklarını ve birtakım temaslar gerçekleştirdiklerini ifade eden Kasapoğlu, kongre üyelerinin iki ülke arasında pek çok konuda yeni bir heyecan ve ortak iradede olduğunu söylediklerini belirtti.. Kasapoğlu, görüşmelerde bölgesel ve küresel meselelerin etraflıca ele alındığını belirterek özellikle Suriye’nin geleceği, bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi ve iki ülkenin bu süreçte üstlenebileceği rollerin değerlendirildiğini söyledi. Gazze’de ateşkesin korunması ve Filistin’de adil, kalıcı bir barışın sağlanmasının Türkiye açısından temel bir öncelik olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, ABD Başkanı Trump’ın Gazze sürecine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortaya koyduğu tutum ve katkıların yeni bir dinamizm oluşturduğunu ifade etti. Ukrayna’daki savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesi konusunda Türkiye’nin kararlılığının altını çizen Kasapoğlu, bu konuda ABD tarafıyla yürütülen ortak çabaların da masaya yatırıldığını aktardı. Türkiye için temel öncelik: Filistin’de kalıcı barış Görüşmelerde bölgesel ve küresel meseleleri kapsamlı biçimde ele aldıklarını ifade eden Kasapoğlu, "Özellikle Suriye’nin geleceği, bölgede istikrarın güçlendirilmesi ve her iki ülkenin bu süreçte üstlenebileceği roller üzerinde durduk. Gazze’de ateşkesin sürdürülmesi ve Filistin’de adil, kalıcı bir barışın sağlanması Türkiye için temel bir öncelik olmaya devam ediyor. Bu çerçevede, ABD Başkanı Trump’ın Gazze sürecine ilişkin Cumhurbaşkanımızla ortaya koyduğu irade ve katkılar yeni bir dinamizm oluşturdu. Ayrıca Ukrayna’daki savaşın diplomatik yöntemlerle sona erdirilmesi konusundaki kararlılığımızı bir kez daha vurgulayarak, bu alanda ABD ile yürüttüğümüz ortak çabaları da gözden geçirdik" şeklinde konuştu. Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerleyişi ABD’nin takibinde Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemesinin ABD’li yasa yapıcılar tarafından yakından takip edildiğini belirten Kasapoğlu, "Görüşmelerimizde savunma sanayisine yönelik mevcut yaptırımların kaldırılması konusunu da ele aldık ve Kongre üyelerinin bu konuda son derece yapıcı, çözüm odaklı bir tutum sergilediklerini açıkça gördük. Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerleyişinin ABD’li yasa yapıcılar tarafından yakından izlendiğini biliyoruz; gerek Cumhuriyetçi gerekse Demokrat üyeler, ülkemizin barış ve istikrarı önceleyen yaklaşımına dair olumlu değerlendirmelerde bulundular. Ekonomik ilişkilerimizi de kapsamlı biçimde masaya yatırdık; özellikle 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için atılabilecek adımları değerlendirdik ve hem bugün hem de gelecek açısından Türkiye-ABD ilişkilerinde son derece güçlü bir potansiyel gördüğümüzü ifade ettik" dedi. Türkiye belirleyici rol üstleniyor Kasapoğlu, NATO’nun önde gelen aktörlerinden Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde küresel meselelerde belirleyici bir rol üstlendiğini ve Kongre tarafından yakından takip edildiğini söyledi. Türkiye’nin BM’deki girişimlerinin, Gazze’de ateşkesin sürdürülmesine ve Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarının önemsendiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Önümüzdeki dönemde daha somut adımların atılacağına inanıyoruz" dedi. İki ülke parlamentoları arasındaki ilişkileri güçlendirme konusunda karşılıklı bir istek bulunduğunu belirten Kasapoğlu, bu yaklaşımın müttefiklik ruhu içinde ilişkileri daha ileri seviyelere taşıyacağını ifade etti.