Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Konaklı kadınlar için farkındalık noktaları oluşturuldu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:14:38
Medicana International İzmir Hastanesi ve Konak Belediyesi işbirliğiyle Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’na özel bir çalışmaya imza atıldı. Konak’ta 3 farklı noktada kadınlara ulaşan projeyle HPV aşısının önemine ve düzenli PAP smear testi yaptırmanın faydalarına dikkat çekildi. Rahim ağzı kanserine yönelik farkındalık oluşturmak ve bu hastalığa karşı mücadelenin yollarını anlatmak adına Medicana International İzmir Hastanesi ve Konak Belediyesi iş birliğinde kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. ‘Bugün Önlenebiliyorsa Bilim Sayesinde’ başlığıyla rahim ağzı kanserine dikkat çekmek amacıyla Konak Belediyesi’nin Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Beştepeler Sosyal Tesisleri Semt Merkezi ve Toros Sosyal Tesisi’nde farkındalık alanları oluşturuldu. Sergide; rahim ağzı kanserinin erken teşhis edilerek önlem alınmasını sağlayan PAP smear testini geliştiren Mary Elizabeth H. Papanicolaou ve George Papanicolaou; araştırmalarıyla HPV-kanser ilişkisini ortaya çıkaran Nobel Ödüllü Harald zur Hausen; HPV aşısının geliştirilmesine katkı sunan Ian Frazer, Jian Zhou ve Alexander Meisels isimli bilim insanlarının temsili görselleriyle hastalığa karşı mesaj verildi. Rahim ağzı kanserine karşı oluşturulan farkındalık sergisine sosyal tesislerdeki kreşlere ve kurslara gelen kadınlar büyük ilgi gösterdi. Rahim ağzı kanseri nedir ve nasıl korunulur? Rahim ağzı kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olup büyük oranda Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonu ile ilişkilidir. Çoğu zaman erken evrede belirti vermeden ilerleyebilen hastalık, düzenli tarama programları ve koruyucu önlemler sayesinde önlenebilir ya da erken dönemde tespit edilerek başarılı şekilde tedavi edilebilir. Erken yaşta cinsel aktivite, birden fazla partner, sigara kullanımı ve bağışıklık sisteminin zayıf olması risk faktörleri arasında yer alırken, HPV aşısı hastalığa karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. PAP smear testi ise rahim ağzı kanserinin erken tanısında kullanılan basit ve ağrısız bir tarama yöntemidir. Rahim ağzından alınan hücre örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi esasına dayanır. Bu test sayesinde kanser öncüsü hücresel değişiklikler henüz kansere dönüşmeden tespit edilebilir ve gerekli tedavi süreci erken dönemde başlatılabilir. Uzmanlar, belirli yaş aralığındaki kadınların düzenli aralıklarla PAP smear testi yaptırmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.
13 Şubat 2026 Cuma - 10:10
Kanser tedavisinde iştahsızlık ve beslenme yetersizliğine dikkat
Uzman diyetisyen Gamze Gültekin, kanser hastalarında oluşabilecek beslenme yetersizliğine karşı "besin zenginleştirme" yönteminin devreye sokulması gerektiğini söyledi. Besin zenginleştirmenin, yemeği büyütmek değil besleyiciliğini artırmak olduğunu belirten Gültekin, "Amaç az miktarla daha fazla enerji ve protein alımını sağlamaktır. Çorbalara süt, yoğurt, yumurta, baklagil unu eklenmesi gibi yöntemler besin değerini artırır." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Gamze Gültekin, kanser tedavisi sürecinde hastalarda sıkça görülen iştahsızlık, yemeklerden tiksinme ve beslenme yetersizliğine dikkat çekti, doğru beslenmenin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Kanser hastalarının "çok yemek" yerine "doğru ve yeterli besinleri almak" üzerine odaklanması gerektiğini vurgulayan Gültekin, yeterli beslenmenin hastaların kendilerini daha güçlü ve enerjik hissetmelerine yardımcı olduğunu belirtti. Gültekin, "Beslenme, kilo ve kas kaybını önlerken, tedaviye bağlı komplikasyonlarla daha iyi başa çıkmayı ve daha hızlı iyileşmeyi sağlıyor." diye konuştu. Yetersiz beslenmeye dikkat Tedavi sürecinde sık karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin "malnütrisyon" yani yetersiz beslenme olduğunu ifade eden Gültekin, bunun sadece az yemekle sınırlı bir durum olmadığını belirtti. Malnütrisyonun vücutta yağ ve kas kaybına, fonksiyonel kayıplara yol açabilen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Gültekin, "Bu durum enfeksiyon riskini artırıyor, bağışıklığı zayıflatıyor ve hastanede yatış süresini uzatabiliyor." dedi. Kanser hastalarının beslenme durumlarının düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Gültekin, ilk görüşmeden itibaren kas gücü, kilo değişimi, besin tüketimi, ağız ve diş sağlığı, hareket kabiliyeti gibi birçok faktörün dikkate alınması gerektiğini söyledi. Hastalarla yapılan günlük besin tüketim sohbetlerinin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Gültekin, eksik kalan enerji ve protein ihtiyacının buna göre planlandığını ifade etti. Tedavilerin olumsuz etkileri olabilir Bazı hastalarda ağızdan beslenmenin zorlaşabildiğini dile getiren Gültekin, bu gibi durumlarda damardan, mide ya da bağırsak yoluyla beslenme seçeneklerinin değerlendirildiğini söyledi. Kemoterapi ve radyoterapinin beslenmeyi olumsuz etkileyen yan etkileri olabildiğini belirten Gültekin, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal ve kabızlık gibi sorunların besin alımını azalttığını kaydetti. Gültekin, bu şikayetlerin mutlaka doktor ve diyetisyenle paylaşılması gerektiğini söyledi. Ağız yaraları olan hastalara yumuşak, ılık ve tahriş etmeyen besinler önerdiklerini belirten Gültekin, çok tuzlu, baharatlı ve asitli gıdalardan uzak durulması gerektiğini söyledi. Gültekin, ishal ve kabızlık durumlarında da beslenmenin mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Besin zenginleştirmenin önemi Öte yandan uzman diyetisyen Gültekin beslenme yetersizliğinin önlenmesinde "besin zenginleştirme" yönteminin önemine dikkat çekti. Gültekin, şöyle konuştu: "Zenginleştirmek, yemeği büyütmek değil, besleyiciliğini artırmaktır. Amaç az miktarla daha fazla enerji ve protein almaktır. Çorbalara süt, yoğurt, yumurta, baklagil unu eklenmesi gibi yöntemlerle besin değerleri artırılabilir. Hastamız az yesin ama yediği çok besleyici olsun. Her lokmada enerji, her kaşıkta protein olsun. Küçük eklemeler büyük farklar oluşturur."
13 Şubat 2026 Cuma - 09:44
Teknolojinin tarihi bu müzede sergileniyor
Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü (UBE) tarafından teknoloji tarihinin önemli parçalarını dijital ortamda korumak, ilgililerle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla "UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesi" oluşturuldu. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Geylani Kardaş’ın fikri ile Dr. Öğr. Üyesi Gül Boztok Algın’ın danışmanlığında hayata geçirilen proje, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalışan öğrencilerin etkin katılımıyla beğeniye sunuldu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Tahir Yağdı ve Prof. Dr. Mehmet Ersan; Enstitü yönetimi ile bir araya gelerek açılan müze hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Alcı, "Teknolojinin zaman içerisindeki değişimini ve gelinen noktayı gözler önüne seren bu müzenin oluşturulmasında emeği geçen hocalarımızı ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. Sanal Müze hakkında bilgi veren Prof. Dr. Geylani Kardaş, "UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesi, teknoloji tarihinin önemli parçalarını dijital ortamda korumak, ilgililerle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulmuş bir projedir. Bu müze ile Enstitümüz envanterindeki ikonik donanım bileşenleri sanal bir ortamda sergilenerek bilgisayar teknolojisinin evrimi gözler önüne serilmektedir. Müze envanterindeki klasik işlemcilerden eski ağ cihazlarına kadar birçok parça, görselleri ve açıklayıcı bilgileriyle sunulmaktadır. Her bir parçanın zaman içindeki dönüşümünün incelenmesi teknoloji dünyasının gelişimini gözler önüne sermektedir" dedi. "Müzemize zamandan ve mekandan bağımsız olarak erişilebiliyor" Müzenin sanal ortamda açılmasının nedenlerine değinen Prof. Dr. Kardaş, "Sanal müzenin en büyük avantajlarından biri, zamandan ve mekândan bağımsız olarak bu değerli koleksiyona erişilebilmesidir. Fiziksel müzelerin sınırları aşılarak, teknoloji meraklılarının, öğrencilerin ve araştırmacıların bu tarihi parçaları detaylı olarak incelemelerine olanak sağlanmaktadır. Her bir bileşen, kendi döneminin teknolojik başarılarını ve tasarım anlayışını yansıtmakta, bu sayede bilgisayar teknolojisinin nasıl geliştiği ve dönüştüğü gözler önüne serilmektedir. Sanal müzenin kuruluş amacı, bilgisayar teknolojisinin tarihsel gelişimini belgelemek, eğitim amaçlı kullanım için dijital kaynak sağlamak ve teknoloji meraklılarına geçmişten günümüze bilgisayar bileşenlerinin evrimini göstermektir" diye konuştu. UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesine ‘http://akademik.ube.ege.edu.tr/sanalmuze’ adresinden erişim sağlanabiliyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 09:40
Bayındır Ülkü Ocakları, 10 yıl aradan sonra yeniden açıldı
İzmir’in Bayındır ilçesinde Ülkü Ocakları, 10 yıllık aranın ardından düzenlenen törenle yeniden hizmete açıldı. Açılış programına siyasi parti temsilcileri, kamu kurumu yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışa Ülkü Ocakları İzmir İl Teşkilat Başkanı İbrahim Dumanlı, il başkan yardımcıları ve yöneticiler, ilçe ocak başkanları, MHP Bayındır İlçe Başkanı Mehmet Karakaya ve yönetimi, MHP Bayındır Belediye Meclis Üyesi ve Kızılay İlçe Başkanı Osman Kadan, AK Parti Bayındır İlçe Başkanı Mehmet Gelir, Bayındır Devlet Hastanesi Başhekimi Serkan Siviş ve Hastane Müdürü Taner Öztenli, Bayındır Emniyet Müdürü Özgür Dinç, Bayındır Jandarma Komutanı Üsteğmen İsmail Eşmeli, İlçe Sağlık Müdürü Dilşad Malkoç, İlçe Tarım Müdürü Hasan Peynirci, Gençlik ve Spor Müdürü Erdal İnce, siyasi parti başkanları, muhtarlar ve davetliler katıldı. Program, İstiklal marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Yapılan duaların ardından kurdele kesilerek yeni hizmet binasının açılışı gerçekleştirildi. Törende konuşan Bayındır Ülkü Ocakları İlçe Başkanı Ahmet Dağlıoğlu, 10 yıllık aranın ardından ocağın yeniden açılmasının önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bugün yalnızca bir dernek kapısını değil; edep, ilim ve irfan kapısını yeniden açıyoruz. Görevimiz bina yapmak değil, sarsılmaz karakterler inşa etmektir. Elinde bilgisayar, kalbinde iman, yüreğinde vatan sevgisi olan bir nesil yetiştirmek istiyoruz" dedi. Ülkü Ocakları İzmir İl Teşkilat Başkanı İbrahim Dumanlı ise açılışın sıradan bir bina açılışı olmadığını ifade ederek, "Bugün 10 yıllık hasretle beklenen bir ocağın ateşini yeniden yakıyoruz. Ülkü Ocakları, Türk gençliğinin milli şuurla yetiştiği, ahlaklı ve disiplinli bir neslin inşa edildiği bir irfan yuvasıdır" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:16
İzmir’de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
İzmir’de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen ’zimmet’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL’lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13’ü gözaltına alındı. Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. ’Zimmet’, ’güveni kötüye kullanma’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi. Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL’lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00’de İzmir’in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın’ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13’ü yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:17
Bayındır’da kayıp alzaymır hastası kadın ölü bulundu
İzmir’in Bayındır ilçesinde kayıp olarak aranan alzaymır hastası 80 yaşındaki Emine Doğan, bir hayvan damında ölü olarak bulundu. Edinilen bilgiye göre, Bayındır’ın Yeşilova Mahallesi’nde yaşayan alzaymır hastası Emine Doğan dün gece saat 01.40 sıralarında evinden ayrıldı. Yakınlarının kendisinden haber alamaması üzerine durumu jandarmaya bildirmesiyle bölgede arama çalışması başlatıldı. Kayıp ihbarının ardından jandarma ekipleri, Yeşilova Mahallesi’nde bulunan güvenlik kameralarını inceleyerek yaşlı kadının gittiği yönü tespit etti. Jandarma ekiplerinin sabaha karşı yaptığı aramalarda, bir hayvan damında çamur içerisinde yaşlı kadının cansız bedenine ulaşıldı. Olay yerine gelen Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Emine Doğan’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:55
İzmir’de Ramazan öncesi market denetimi
İzmir’de Ramazan ayı öncesinde marketlere yönelik ortak denetim gerçekleştirildi. Konak ilçesinde bir zincir markette yapılan denetimlerde fahiş fiyat ve etiket uyumsuzluğunun yanı sıra gıda güvenliği ve hijyen şartları da incelendi. Ramazan öncesi 81 il genelinde temel gıda ürünleri başta olmak üzere piyasada oluşabilecek fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve gıda güvenliği ihlallerine karşı koordineli çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Konak ilçesindeki bir zincir markette eş zamanlı denetim yaptı. Reyonlardaki temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinin etiket fiyatları ile kasa fiyatları kontrol edildi. Ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama şartları, tazelik durumları ve işletmenin genel hijyen standartları denetlendi. Ramazan ayı öncesinde ve süresince vatandaşların hem ekonomik menfaatleri hem de gıda güvenliği için denetimlerin hassasiyetle devam edeceği vurgulandı. Yapılan incelemeler neticesinde, mevzuata aykırı durumların, fahiş fiyat uygulamalarının veya halk sağlığını tehdit eden unsurların tespit edilmesi halinde gerekli idari yaptırımların ivedilikle uygulanacağı belirtildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41
İzmir’de Ramazan öncesi market denetimi
Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, Ramazan ayı öncesinde İzmir’de marketlere yönelik ortak denetim gerçekleştirdi. Konak ilçesinde bir zincir markette yapılan denetimlerde fahiş fiyat ve etiket uyumsuzluğunun yanı sıra gıda güvenliği ve hijyen şartları da incelendi. Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı, 81 il genelinde temel gıda ürünleri başta olmak üzere piyasada oluşabilecek fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve gıda güvenliği ihlallerine karşı koordineli çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Konak ilçesinde bulunan bir zincir markette eş zamanlı denetim yaptı. Gerçekleşen denetimde görev paylaşımı yapan ekipler, marketi çok yönlü incelemeye aldı. Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, reyonlardaki temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinin etiket fiyatları ile kasa fiyatları arasında fark olup olmadığını kontrol etti. Reyonlardan rastgele seçilerek sepete konulan ürünler, kasadan geçirilerek fiyat karşılaştırması yapıldı. Aynı esnada Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri ise ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama şartları, tazelik durumları ve işletmenin genel hijyen standartlarını denetledi. Denetimler sürecek Her 2 bakanlığın koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Ramazan ayı öncesinde ve süresince vatandaşların hem ekonomik menfaatleri hem de gıda güvenliği için denetimlerin hassasiyetle devam edeceği vurgulandı. Yapılan incelemeler neticesinde, mevzuata aykırı durumların, fahiş fiyat uygulamalarının veya halk sağlığını tehdit eden unsurların tespit edilmesi halinde gerekli idari yaptırımların ivedilikle uygulanacağı belirtildi. (AD-
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:58
Menemen’de ‘afet’ toplantısı
Menemen’in muhtemel afetlere karşı hazır olması için ilçedeki kamu kuruluşları ve STK’ların katılımıyla "İlçe Afet ve Acil Durum Müdahale Planı" toplantısı gerçekleştirildi. Menemen’in deprem başta olmak üzere tüm muhtemel afetlere hazır olması için başlatılan çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Daha önce Manisa merkezli bir deprem senaryosu üzerinden gerçekleştirilen büyük tatbikat ve ardından Menemen İZBAN İstasyonu’nda yapılan tatbikatın ardından son olarak Menemen Belediyesi Kültür Merkezi’nde İlçe Afet ve Acil Durum Müdahale Planı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, İlçe Garnizon Komutanı Topçu Albay Zekeriya Tosun, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Nazif Ekinci, kamu kurum ve kuruluşları ile STK temsilcileri ve muhtarlar katıldı. "Afet planlarımızı güncelledik" Toplantıda Menemen’in dört bir tarafının muhtemel afet senaryoları masaya yatırılırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menemen Belediyesi’nin afetlere karşı bugüne kadar yaptığı çalışmaları ve hedeflerini paylaştı. Başkan Pehlivan, "Menemen Belediyesi olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren bu konuyu sadece bir görev değil, insani ve vicdani bir sorumluluk olarak ele aldık. Bu anlayışla, göreve gelir gelmez ilk iş olarak Menemen Arama Kurtarma ve Kent Afet Gönüllüleri - MAKUR ekibimizi kurduk. Kurulduğu günden bu yana MAKUR ekibimiz; yalnızca bir arama kurtarma birimi değil, Menemen’in afetlere karşı refleksini, dayanışma ruhunu ve vicdanını temsil eden, eğitimli, disiplinli ve her an sahaya çıkmaya hazır bir yapı haline gelmiştir. Bununla birlikte sadece ekip kurmakla yetinmeyerek Afet İşleri Müdürlüğümüzü kısa sürede güçlendirdik ve yaklaşık 60 milyon liralık ekipman yatırımıyla orta düzey akreditasyona uygun, profesyonel ve organize bir müdahale kapasitesine ulaştırdık. Bu süreçte afet planlarımızı güncelledik, kurumlar arası görev paylaşımlarımızı netleştirdik ve deprem başta olmak üzere birçok afet tatbikatını sahada uygulayarak planlarımızın kağıt üstünde kalmamasını sağladık." dedi. "İnsanlık onuruna yakışır yaşam alanları oluşturacağız" Önümüzdeki süreçte Menemen Belediyesi olarak yapacaklarından da bahseden Başkan Pehlivan, "Çok yakında Ulukent’te hayata geçireceğimiz Menemen Belediyesi Sosyal Yaşam Rehabilitasyon Merkezi ile muhtemel bir afet sonrası vatandaşlarımız için geçici çözümler değil, insan onuruna yakışır yaşam alanları oluşturmayı planlıyoruz. 20 adet 110 metrekarelik çadır ve 65 adet konteynerle; barınmadan ısınmaya, temel yaşam ihtiyaçlarından sosyal rehabilitasyona kadar her detayı düşünülmüş bir kapasiteyi ilçemize kazandırmayı hedefliyoruz. Ayrıca MAKUR ekibimizin eğitimlerini, gönüllü sayısını ve teknik donanımını artırarak Menemen’i sadece kendi sınırları içinde değil, çevre ilçelere de umut ve destek olabilen güçlü bir merkez haline getirmeyi amaçlıyoruz." dedi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:51
Aliağa Belediye Meclisinde önemli isimlere vefa
Aliağa Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı Başkan Serkan Acar yönetiminde gerçekleştirildi. Tolantıda, Aliağalı önemli isimlerin tesis ve farklı yerlere verilerek yaşatılması konuları görüşüldü. Başkanlıktan gelen önergeler kapsamında; Değirmendere Spor Tesisi’nin adının ‘Yavuz Güral Değirmendere Spor Tesisi’ olması, Çıtak Mahallesi’nde Aliağa Belediyesi tarafından projelendirilen ve yapımına başlanacak olan spor tesisinin adının ‘Çıtak Memduh Aydın Spor Tesisi’ olması ve geçtiğimiz günlerde ebediyete uğurlanan geçmiş dönem Aliağa Belediye Başkanı Hakkı Ülkü’nün isminin uygun bir yere verilmesi hususunda çalışmaların yapılması için önerge oy birliği ile İmar ve Hukuk Komisyonlarına havale edildi. Komisyonlarda yapılacak görüşmeler sonrasında karar Aliağa Belediyesi mart ayı toplantısında açıklanacak. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, meclis toplantısında geçmiş dönem belediye başkanları ile kent hafızasında iz bırakmış isimleri rahmetle anarken, Jülide Oytun Sonat’ın da isminin önergeye eklenmesi için şu ifadeleri kullandı: "Ben bir kez daha Aliağa’mıza önemli hizmetler yapan geçmiş belediye başkanlarımızdan Hakkı Ülkü’yü rahmetle yad ediyorum, sevenlerine ve Aliağa’mıza başsağlığı diliyorum. Yavuz Güral ve Memduh Aydın kardeşlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Aynı tarihte bir kaybımız daha oldu. 1982-1984 yılları arasında Aliağa Belediye Başkanlığı yapan Erdoğan Oytun’un kızı Jülide Oytun Sonat’ı da kaybettik. Bu önergenin içine onun da eklenmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Kendisi kadın basketbolunda öncü bir isimdi; milli basketbolcu olarak ülkemizi temsil etti ve spor yöneticiliği yaptı. Kendisini de rahmetle yad ediyorum."
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:47
Yargıtay ve BAM üyeleri İzmir’de buluştu: Yargıda ‘içtihat uyumu’ masada
Yargıtay Başkanlığı tarafından projelendirilen "Bölge Adliye Mahkemeleri Kararlarının Yargıtay İçtihatlarına Uyumu Çalıştayı"nın ikincisi, İzmir’de başladı. 4-8 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen çalıştayın açılışında konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, ana hedeflerinin "aynı olaylara aynı kararların verilmesi" olduğunu vurguladı. Yargıtay tetkik hakimleri, ilgili daire üyeleri ve özellikle deprem bölgesinde görev yapan Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) başkan ve üyelerinin katılımıyla düzenlenen çalıştay, İzmir’deki bir otelin konferans salonunda sürdü. Temel amacı yargı kararlarında birliğin sağlanması olarak açıklanan çalıştayla birlikte, BAM kararlarının Yargıtay içtihatlarıyla uyumlu hale getirilmesi, hukuki öngörülebilirliğin güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete olan güveninin artırılması hedefleniyor. "Ana temamız karşılıklı fikir alışverişi" Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, projenin çıkış noktasını şu sözlerle aktardı: "Yargıtay olarak bu projeyi hayata geçirme fikrini düşündüğümüzde ana temamız; bölge adliye mahkemelerimizle özellikle bir araya gelmek, kararlar konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak, Yargıtay uygulamalarını birinci elden izah etmek ve karşılıklı bir uyum sağlamaktı. Bunun doğal sonucu olarak da vatandaşlarımız açısından hukuki güvenilirliğin tesis edilmesini hedefledik." Gündem: Deprem dosyaları İlk çalıştayın Kasım ayında Kadastro ve Orman Hukuku üzerine yapıldığını hatırlatan Kerkez, ikinci ve üçüncü toplantıların ana temasının "deprem" olarak belirlendiğini ifade etti. Kendisi de Hataylı olan ve depremin acılarını yakından hissettiğini belirten Başkan Kerkez, on binlerce dosyanın yargı sürecine taşındığına dikkat çekti. Deprem dosyalarında hızlı ve adil kararların önemine değinen Kerkez, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu dosyaların; ilk derece mahkemelerinden bölge adliye mahkemelerine ve Yargıtay’a uzanan süreçte uyum içinde karara bağlanmasını istiyoruz. Çalıştayımızın ana sloganı; ’Aynı olaylara aynı kararlar’dır. Vatandaşımız özellikle deprem dosyalarında hem hızlı hem adil hem de mağduriyetini giderecek kararlar beklemektedir. Bunu sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur." "Aile içi değerlendirme" Toplantının yapısına dair de bilgi veren Kerkez, çalıştayın "biz bize" bir değerlendirme ortamı sunması için samimi bir anlayışla kurgulandığını ifade ederek, süreci bir "aile içi değerlendirme" olarak nitelendirdi. Çalıştay, 8 Şubat tarihine kadar İzmir’de devam edecek. Çalıştaya Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ile birlikte İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve yargı camiası temsilcileri katıldı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:39
İzmir’den Hatay’a dayanışma köprüsü
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Hatay’ı yalnız bırakmadı. Bölge halkının eğitim, sağlık ve sosyal alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan yardımlar, afet bölgesine ulaştırılmak üzere İzmir’den yola çıktı. 6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından bölgeye destek sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, depremin üçüncü yıl dönümünde yine depremzedelere hem yardım hem umutla yardımlaşma ruhu taşıyor. "Unutmadık Yalnız Bırakmıyoruz’ mesajını Hatay halkına iletmek üzere harekete geçilirken, ayni destek malzemeleri bir tır, iki kamyon ve iki panelvan araca yüklenerek Fuar İzmir’den yola çıktı. Eğitim, sağlık ve sosyal alanlardaki ihtiyaçları karşılamayı amaçlayan yardımlar afet bölgesine ulaştırılacak. Başkan Tugay da Hataylıları yalnız bırakmayacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da bölgeye gidecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay ziyaret kapsamında anma programlarına katılacak, bölgedeki belediyeleri ve depremde ailelerini kaybeden yurttaşları ziyaret edecek. "Yardım zinciri oluşturduk, dayanışmayı büyütüyoruz" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, 6 Şubat depreminin büyük kayıplara yol açtığını hatırlatarak, bölgede hâlen süren ihtiyaçlara dikkat çekti. Hızlı, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve sağlık birimlerinden gelen talepler doğrultusunda Hatay ile İzmir arasında bir yardım zinciri kurduklarını belirterek, dayanışmayı büyütmeye devam edeceklerini söyledi. "Biz varız, yanınızdayız" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli psikolog Eylem Yaşar, dayanışmayı somut adımlarla sürdürdüklerini belirterek, giysi, hijyen ve gıda kolilerinin yanı sıra tekerlekli sandalye ve hasta yataklarının da depremzedelere ulaştırılması için çalıştıklarını söyledi. Yaşar, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yakından takip ettiği süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman depremzede vatandaşların yanında olduğunu vurguladı. Her ihtiyaç düşünüldü Sağlık alanında tespit edilen gereksinimler doğrultusunda hazırlanan yardım malzemeleri koliler hâlinde araçlara yüklendi. Çeşitli tıbbi ekipmanların yanı sıra çocukların kış koşullarında daha güvenli ve sağlıklı eğitim alabilmesi için gerekli destekler de yardımlara dâhil edildi. Yardım zinciri kapsamında bölgeye; bot, mont, kırtasiye seti, temizlik ve hijyen malzemeleri, giyecek, masa ve sandalye gibi donatım ürünlerinin yanı sıra muayene sedyesi, tekerlekli sandalye, hasta yatağı, tıbbi ölçüm cihazları, ilaç ve sağlık ekipmanları gönderildi. Teslimat noktalarına sevkiyat İzmir’den yola çıkan yardımlar; Samandağ Tekebaşı İlköğretim Okulu, Dursunlu Gazi İlkokulu ve Ortaokulu, Orhani İlkokulu, Tavla İlkokulu, Samandağ Üniversitesi-Kitap Kafe, Samandağ 1, 2 ve 5 No’lu Aile Sağlığı Merkezi (ASM), Defne Belediyesi-Ana Çocuk Oyun Merkezi, Dörtyol Belediyesi-Sosyal Destek, Samandağ Belediyesi, Erzin Belediyesi, Arsuz Belediyesi, Hatay Tabipler Odası ve Epilepsi Direnen Çocuklar Derneği’ne teslim edilecek.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:24
EÜ’den sanayiye yönelik yerli ve milli yüksek hızlı motor projesi
Ege Üniversitesi (EÜ) sanayiye yönelik ürettiği projeler kapsamında mühendislik alanında önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdi. EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Meşe danışmanlığında yürütülen lisans bitirme projesinde, son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan "Yüksek Hızlı Elektrik Motoru" geliştirdi. Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik gerçekleştirilen proje ile yüksek verimlilik, düşük gürültü ve sanayiye uyarlanabilir yerli bir prototip ortaya konulması hedeflendi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, başarılı genç mühendis adayı Şevket Boyatan’ı ve danışmanı Prof. Dr. Erkan Meşe’yi bu önemli başarılarından dolayı tebrik etti. Projeye ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Erkan Meşe, "Öğrencimiz, tasarımı ve prototiplemesi tamamen kendisine ait olan yüksek hızlı bir elektrik motoru geliştirdi. Türkiye’de standart bir elektrik motorunun hızı genellikle dakikada 3 bin devir civarındayken, geliştirilen bu motor yaklaşık 12 bin devir hızına ulaşmaktadır. Yüksek hız, beraberinde çeşitli teknolojik zorluklar oluştursa da bu tür motorların savunma sanayinden biyomedikal uygulamalara, elektrikli araçlardan endüstrideki özel projelere kadar oldukça geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Bu çalışmayla, Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik yerli, verimli ve sanayiye uyarlanabilir bir prototip ortaya koymayı hedefledik. Türkiye’de yüksek hızlı motor teknolojisi, özellikle seri üretim anlamında henüz istenilen seviyede değildir" dedi. "Proje, yerli mühendisliğin sahada karşılık bulduğunu gösterdi" Geliştirdiği motorla ilgili bilgi veren Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan, "Üniversitedeki mühendislik altyapısıyla başlatılan bu proje, yerli firmaların katkısıyla sahada karşılığı olan bir ürüne dönüştü. Bu yönüyle sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda yerli mühendislik altyapısının ve sanayi-üniversite dayanışmasının somut bir örneği olarak ortaya konmuştur. Geliştirdiğim motor, yüksek hızlı ve fırçasız motor kategorisinde yer alıyor. Tasarımın en büyük farkı, iç konfigürasyonunda yapılan özel değişikliklerden kaynaklanıyor. Diğer motorlara kıyasla çok daha yüksek verimlilik sunan bu yapı, kapalı tasarımı sayesinde daha sessiz çalışıyor ve gürültü oranını minimum seviyeye indiriyor. Bu özellikleri sayesinde pompa ve havalandırma sistemleri başta olmak üzere sanayinin pek çok alanında kullanıma uygun bir yapı ortaya çıktı. Prototip üretim süreci, Faz Elektrik Motor Sanayi firmasıyla yapılan iş birliğiyle gerçekleştirildi. Motorun sarım aşamasında ise Volt Bobinaj’dan destek alındı. Bu dış destekler dışında tasarım, analiz ve prototipleme süreçlerinin tamamını, Prof. Dr. Erkan Meşe’nin danışmanlığında bizzat kendim tamamladım. Desteğini ve katkılarını esirgemeyen Ege Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümüne ve firmalara çok teşekkür ederim" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:15
İzmir’de rekor yağışlar barajlara can suyu oldu
İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, ocak ayında düşen rekor yağışlarla birlikte 0,14’ten 9,61 seviyesine yükseldi. Daha önce suların çekilmesiyle atlar ve ineklerin otladığı havza yatağına derelerden su akışı başlarken, bölgedeki değişim dron ile havadan görüntülendi. İzmir’in ana su kaynağı Tahtalı Barajı, ana kolu olan Tahtalı Çayı ve Balaban Deresi ile birlikte havzadaki Künerlik, Dereköy, Akçaköy, Sürmeli ve Gölcükler gibi yan derelerden besleniyor. 2025 yılını şiddetli kuraklıkla geçiren baraj, 2026 yılının başında yüzde 0,14 seviyelerine kadar gerileyerek tarihinin en düşük "ölü hacim" noktasına ulaştı ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ocak ayı yağışları ortalamayı yüzde 65 aştı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Ocak ayında İzmir’de etkili olan sağanak yağışlar barajlara nefes aldırdı. Ocak ayında metrekareye düşen 223,7 kilogram yağış ile uzun yıllar ortalaması olan 134,8 kilogramlık oran yüzde 65 oranında aşıldı ve son 88 yılın ortalamasının üzerine çıkıldı. Bugün itibarıyla Tahtalı Barajı dipten dönerek yüzde 9,61 seviyesine yükseldi. Kentteki diğer barajların doluluk oranları ise Balçova Barajı’nda yüzde 36.26, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda yüzde 36,33 Ürkmez Barajı’nda yüzde 28,95 ve Güzelhisar Barajı’nda yüzde 54,28 olarak ölçüldü. Gördes Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 4,88 seviyesinde kaldı. Baraj havzasındaki değişim dron ile görüntülendi Öte yandan, yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle suların çekildiği ve otlak alanına dönen baraj havzasındaki değişim dron ile havadan görüntülendi. Daha önce atlar ve ineklerin otladığı kurak topraklarda, son yağışlarla birlikte derelerden gelen suların baraj yatağına doğru aktığı görüldü.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06
Kanserle savaşı kazandı, umudu yüzlere taşıdı
İzmir’de 2023 yılında meme kanseri teşhisi almış ve bu süreçte en büyük motivasyonu makyaj yaparak bulan makyaj sanatçısı Deniz Aksu, hem kendi yaşadıklarını anlattı hem de kansere karşı mücadele veren hastalara moral aşıladı. Medicana International İzmir Hastanesi, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde hastalara moral olmak ve kansere karşı farkındalığın artmasını sağlamak amacıyla "Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar" başlıklı etkinlik düzenledi. Hikayesiyle kanser hastalarına güç veren ve kansere karşı savaşında en büyük motivasyonu makyaj yapmakta bulan makyaj sanatçısı Deniz Aksu, Medicana International İzmir Hastanesi’nde tedavi gören onkoloji hastalarıyla bir araya geldi. ‘Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar’ başlığıyla gerçekleştirilen yüz taşı ve glitter uygulamasına hastaların yanı sıra kadın ve erkek sağlık çalışanları da katıldı. Erkek sağlık çalışanları kollarına yüz taşı ve glitter uygulatırken, kadınlar da yüzlerine ve ellerine aynı uygulamayı yaptırarak, "Kansere karşı yanınızdayız" mesajı verdi. Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar etkinliği kanser hastalarından da tam not aldı. Bazı hastaların kemoterapi aldığı sırada dahil olduğu etkinlikte makyaj sanatçısı Deniz Aksu’nun hikayesini öğrenen hastalar mücadelenin önemini bir kere daha hatırladıklarını ifade etti. "Tek göğüsle yaşamak beni çok etkiledi" Meme kanseri teşhisini 2023 yılında alan 26 yaşındaki Deniz Aksu, etkinlik öncesi kanser sürecine dair konuştu. Meme kanseri teşhisi sonrası 5 ay kadar kemoterapi aldığını ve ardından 2 göğsünün de alınıp yerine meme protezi yerleştirildiğini belirten Deniz Aksu, "Göğsümdeki dikişler gördüğüm tedavilerden dolayı tam iyileşemedi. Radyoterapi sürecim de başlayınca dikişlerin iyileşmesi güçleşti. O nedenle bir ameliyat daha oldum ve bir göğsümdeki protezi çıkardılar. Uzunca süre tek göğüsle yaşamak durumda kalmıştım. Beni en çok etkileyen bu durum olmuştu. Ancak sonrasında yeniden protez takıldı ve şu anda rutin kontrollerle tedavim devam ediyor. Daha iyi bir süreçteyim" diye konuştu. "Kendimi dinlemeyi öğrendim" Hastalığından önce çok yoğun ve stresli bir çalışma hayatı içinde olduğunu dile getiren Deniz Aksu, sözlerine şöyle devam etti: "Özel bir firmada genel koordinatör olarak çalışıyordum. Kanser olduğumu öğrendikten sonra işimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu süreçte en çok kendimi dinleme ve ne istediğimi sorma imkanı elde ettim. Makyaja olan ilgim çok önceden de vardı ve bu nedenle sevdiğim işi yapmak istedim. Bunun için eğitim aldım ve tedavilerimin ardından sektöre profesyonel bir şekilde adım attım. Makyaj sevgim sayesinde kemoterapi ve radyoterapi sürecinde motivasyonumu kaybetmedim. Makyaj yapmak bana çok iyi geliyordu. Makyaj bana hep moral oldu. Bugün de burada kanser hastalarıyla bir araya geldim. Bu organizasyon beni 2023 yılındaki mücadeleme götürdü. Hastalarla yan yana gelince kendi yaşadıklarım aklıma geldi. Saçlarım, kirpiklerim yoktu. Ama yine de bugün yaptığım iş, bana umut olmuştu. Umarım burada yaptığımız etkinlik de hastalara iyi gelir ve daha pozitif bakabilirler."
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:53
Mimarlık ile yapay zeka ‘sergi’de buluştu
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, insan zekası ve yapay zeka arasındaki etkileşimi ‘DAILOGUE’ adlı sergide anlattı. Yapay zekanın ürettiği bilgilerdeki boşlukların, insan müdahalesiyle doldurularak nasıl anlamlı bir bütüne dönüştürüldüğünü aktaran gençler, çalışmalarıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Doç. Dr. Lale Başarır’ın verdiği ‘Mimarlıkta Yapay Zeka’ dersi kapsamında oluşturulan sergi, 16 Şubat tarihine kadar kampüste ziyaret edilebilecek. İEÜ Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Araştırma Görevlisi ve doktora öğrencisi Beyza Cennet Batır ile Mimarlık Bölümü yüksek lisans öğrencisi Helin Eryılmaz’ın ileri düzey araştırmalarını da kapsayan sergi, mimarlıkta yapay zeka üzerine Türkiye’de gerçekleştirilen ilk çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor. "Yapay zeka kullanımı hızla artıyor" İEÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lale Başarır, mimarlık alanındaki yapay zeka uygulamaları üzerine uzun süredir çalıştığını söyledi. Sergide, herhangi bir çalışmaya ilişkin yapay zekanın verdiği sonuçla, insan müdahalesinin ardından elde edilen son çıktı arasındaki farkın net şekilde ortaya konduğunu ifade eden Doç. Dr. Başarır, öğrencilerin bunu son derece başarılı bir şekilde sunduğunu belirtti. Mimarlıkta yapay zeka kullanımının da giderek arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Başarır, "Yapay zeka araçları geliştikçe, mimarlık ofisleri de bunları alıyor ve kullanıma sokuyor. Mimarlıktaki iş akışında belli adımlar var. Yapay zeka, bu adımları çok hızlandırıyor. Bu hızlanma, mimarlık ofislerinin daha verimli çalışmasını da sağlıyor. Şu an hala geçiş aşamasındayız ama kısa bir süre sonra, ‘Acaba mimar olarak 5 sene önceki görevleri yapıyor olacak mıyız ya da bizim de yapacağımız işin içeriği değişecek mi?’ sorularını sormaya başlayacağız. Dersimizde bunları sorguluyoruz" diye konuştu. "İnsan dokunuşu şart" Yapay zekanın hayatı kolaylaştırmasına rağmen birçok açıdan hâlâ eksik olduğunu belirten Doç. Dr. Başarır, "Yapay zekanın eksik kaldığını düşündüğüm ilk nokta, mimarlarda olan merak duygusu. İnsan merak ediyor ama yapay zeka henüz merak etmiyor. ‘Bunu kare şeklinde yaptık ama acaba yuvarlak yapsak nasıl olur?’ sorusunu sormuyor. Ayrıca yapay zeka, henüz empati de yapamıyor. Çünkü empati, insanı çok iyi tanımakla ve o yaşam biçimlerini anlamakla olabilecek bir şey. Yapay zeka, anlam yaratma konusunda da eksik kalıyor. Anlam, insan için çok önemli ve mimarlığın içinde de derinlemesine yer alan bir şey. Anlam yaratma kısmında, insanın becerisinin çok daha yüksek olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Derste münazara da yaptık" ‘Mimarlıkta Yapay Zeka’ dersi kapsamında daha önce bir münazara da yaptıklarını belirten Doç. Dr. Başarır, "Öğrencilerin kendi düşünceleri olmasa dahi bir fikri savunmalarını istedik. Onlar da bu çalışmadan çok keyif aldılar. Öğrencilerin, insanın zekasıyla kurduğu bu düzeni, kendinden daha üstün başka bir zekanın nasıl değiştirebileceği konusunu düşünmeleri, buna kendi meslekleri açısından kafa yormalarını amaçladık. Bu çalışma da öğrencilerimizin gelişmesine ve serginin şekillenmesine büyük katkı sağladı" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder