Yerel Haberler
İzmir
01 Mart 2026 Pazar - 15:34 "İftira" demişti, görüntüler ortaya çıktı: Eski eşini ve oğlunu böyle ezdi İzmir’in Menemen ilçesinde bir kişinin, şiddet nedeniyle kendisinden boşanan eski karısını ve 9 yaşındaki oğlunu otomobille ezdiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Hazırlanan iddianamede, sanığın ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 42 yıla kadar hapsi istendi. Olay, geçtiğimiz yıl Kasım ayında İzmir’in Menemen ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şiddet gerekçesiyle kendisinden boşanan Hatice Ekiz ve oğlu K.Y.’nin yürüdüğü sırada Hamit Göksel Y. yönetimindeki araç kendilerine çarptı. Olayın ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianamede, Hamit Göksel Y. hakkında ‘Çocuğa ve eski eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ayrı ayrı 21’er yıla kadar hapis cezası istendi. Aracın öldürmeye elverişli olduğu vurgulandı İddianamede, Hatice Ekiz’in vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği ve yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemez boyutta olduğu belirtildi. 9 yaşındaki K.Y. hakkında hazırlanan kati hekim raporunda ise olay sonrası ’akut stres bozukluğu’ tespit edildiği, ruhsal etkilenim süresi ve klinik durumu göz önünde bulundurulduğunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale sınırlarını aştığı ifade edildi. Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, olayda kullanılan aracın ’öldürmeye elverişli bir araç’ olduğuna dikkat çekilerek, eylemin ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu vurgulandı. Mağdur K.Y. ifadesinde, babasının annesine çarptıktan sonra araçtan inmeden "Git kime söylüyorsan söyle" diye bağırdığını dile getirdi. K.Y., babasının ceza almasını istemediği için şikayetçi olmadığını belirtti. Sanık: "İftira atiyor" Sanık Hamit Göksel Y. ise savunmasında suçlamaları reddederek, "Oğlum para isteyince eski eşimin çalıştığı kuaföre doğru yola çıktım. Onları yolda görünce ters şeritten yanlarına yanaşmak istedim. Hatice küfrederek aracımın önüne atladı. Ne oğluma ne de Hatice’ye çarpmadım. İftira atıyor" dedi. Şikayetçi Hatice Ekiz ise evlilikleri boyunca şiddet gördüğünü belirterek sanığın en ağır cezayı almasını talep etti. Olay anı kamerada Dava süreci devam ederken ortaya çıkan kamera görüntülerinde, sanık Hamit Göksel Y.’nin aracıyla bir süre çevrede beklediği, ardından oğluyla yürüyen eski eşini fark edince karşı şeride geçerek otomobili üzerlerine sürdüğü ve çarpmanın ardından olay yerinden uzaklaştığı anlar kaydedildi.
01 Mart 2026 Pazar - 10:33 İzmir’de amatör spora 25 milyon TL’lik can suyu İzmir Büyükşehir Belediyesi, amatör spor kulüplerine malzeme desteği sağlıyor. Kentte faaliyet gösteren 282 amatör kulüp için toplam 5 milyon TL’lik kaynak ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmir’i sporun başkenti yapma vizyonu doğrultusunda amatör spor kulüplerine yönelik malzeme desteği sürüyor. Kulüp yöneticileri ve antrenörler, Bornova Aşık Veysel Konferans Alanı’na gelerek İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı yetkililerinden malzemelerini teslim alıyor. Kentte amatör olarak faaliyet gösteren 282 kulüp için toplam 5 milyon TL kaynak ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde Spor Çalışmaları Şube Müdürü olarak görev yapan Gürcan Temizel, "Amatör kulüplerimize ve okullarımıza spor malzemesi desteği sağlıyoruz. Bu desteği ayni ve nakdi olmak üzere iki aşamada gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz eylül-ekim aylarında 20 milyon TL’lik nakdi yardım yaptık. Şimdi ise yaklaşık 280 kulübü kapsayan spor malzemesi desteğini hayata geçiriyoruz. Bu malzemelerin maliyeti yaklaşık 5 milyon TL. Kulüplerimizde spor yapanların tamamı bizim çocuklarımız, gençlerimiz. Onların her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyoruz" dedi. "Çok iyi bir destek" Kulübü adına malzemeleri teslim alan Urla Bademler Spor Kulübü Futbol Şubesi Sorumlusu Erkin Şen, "Bizim için çok önemli bir destek. Köy takımı olarak gençlerle yolumuza devam ediyoruz. Bu nedenle her türlü desteğe ihtiyacımız var. Yapılan yardımlar bizi olumlu etkiliyor. Her yıl bu desteklerden faydalanıyoruz, teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Bizi büyük bir yükten kurtarıyor" Malzeme desteğini çok iyi bir hizmet olarak gördüğünü aktaran Torbalıgücü Spor Kulübü Başkanı Uzay Akgül, "Çoğu kulübümüz bu destekler sayesinde ayakta duruyor. Çocuklarımıza malzeme yardımı için teşekkür ediyoruz. Ürünler kalite olarak gerçekten iyi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’a teşekkür ediyoruz. Bizi büyük bir yükten kurtarmış oluyor. Yapılan yardımlar, maddi manevi destekler için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bize can suyu, minnettarız" Buca Gençlerbirliği Spor Kulübü Başkanı Bedrettin Karadağ ise, "Cemil Başkanımıza göreve geldiği günden bu yana amatör spora verdiği destekler için teşekkür ediyoruz. Hem nakdi hem de malzeme yardımları kulüpler için adeta can suyu oldu. Bu konuda kendisine minnettarız. Yetiştirici bir kulübüz. Kuruçeşme sahasının yapımında da bize katkı sağladı. Büyükşehir’in amatör kulüplere verdiği destek gerçekten çok kıymetli" dedi.
01 Mart 2026 Pazar - 10:06 Şahin Kaptan, çocuklara balığı sevdirmek için yola çıktı İzmir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi çocuklar için örnek bir çalışmaya imza attı. 20 kurumdan temsilcilerin yer aldığı komite, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin katkılarıyla çocuk yaşta balık tüketimini özendirmek ve balığın denizden sofraya uzanan yolculuğunu anlatmak amacıyla "Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası" kitabını hazırladı. Her bir detayı çocukların ilgisi çekecek şekilde hazırlanan kitap, İzmir Valiliği koordinasyonuyla kentimizdeki okullarda ücretsiz olarak dağıtılacak. Türkiye’nin, üç tarafı denizlerle çevrili bir balık cenneti olmasına rağmen kişi başı yıllık balık tüketiminin yalnızca 7,7 kg ile kıyı ülkelerinin gerisinde olması, İzmirli sektör temsilcilerini harekete geçirdi. Bu tabloyu değiştirmek ve özellikle çocuklarda su ürünleri kaynakları, sürdürülebilir balıkçılık ve sağlıklı tüketim bilinci oluşturmak amacıyla özel bir kitap hazırlığı başlatıldı. Hedef kitle 7-11 yaş grubu Yaklaşık 8 ay süren ve Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinin katkıda bulunduğu çalışmada, zeka gelişimine katkı sağlayan, Omega-3 bakımından zengin, yüksek protein içeriğine sahip, göz ve kalp sağlığını destekleyen doğanın süper besini balığın, özellikle çocuklarımıza doğru ve eğlenceli bir anlatımla tanıtılması hedeflendi. 7-11 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan kitap; bulmacalar, boyama sayfaları ve görsellerle zenginleştirildi. Çakan: "Çocuklar geleceğimiz" Kitap projesinin çok büyük bir emeğin sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, "Kentimiz ve ülkemizin balıkçılık ve su ürünleri sektörünün gelişimine ve sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amacıyla, kamu kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatif ve birlik temsilcileri ve su ürünleri sektöründe faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan İzmir Balıkçılık Çalışma Komitemiz, kurulduğu 2019 yılından beri büyük bir özveri ile çalışıyor. Bu kez geleceğimizin temeli çocuklarımız için bir proje üretmekten memnuniyet duyuyoruz. Kitabımızda, denizlerimizde balık avcılığı, yetiştiricilik (çiftlik balıkçılığı), balıkların soframıza ulaşıncaya kadar geçirdiği aşamalar ve çeşitli balık türleri görseller eşliğinde anlatılıyor. Özellikle denizlerin geleceğimiz olduğu vurgulanarak, kurallara uygun avcılığın ve sürdürülebilir balıkçılığın önemi ele alındı" dedi. Okullarda dağıtılacak Çakan sözlerine şöyle devam etti: "Kitabımıza İzmir Ticaret Odası web sayfasından ulaşmak mümkün. Ayrıca İzmir Valiliğimiz koordinasyonunda okullarımıza dağıtım yapacağız. Çalışmamızın özellikle çocuklarımızda balık tüketimi bilincini arttırmasını ve sektörümüzün geleceğine katkı sağlamasını diliyoruz. "Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası" kitabını hazırlanmasında bize her zaman destek veren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Mahmut Özgener başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"
Genç hukukçuların ‘klinik’ gururu
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:36 Genç hukukçuların ‘klinik’ gururu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) tarafından, İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve İzmir Adliyesi iş birliğiyle Ege Bölgesi’nde ilk kez açılan ‘Aile Mahkemeleri Hukuk Kliniği’ dersini başarıyla tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Ders sayesinde hakimlerle birlikte çalışma ve davaları yerinde inceleme fırsatı bulan, mesleki açıdan büyük kazanım elde eden genç hukukçular, sertikalarına ulaşarak büyük mutluluk ve gurur yaşadı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen sertifika törenine İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aydoğan Sansak, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Elmasoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, İEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevilay Uzunallı, dekan yardımcıları ve akademisyenler katıldı. İEÜ Hukuk Fakültesi’nin 15 öğrencisine sertifikalarını tek tek takdim eden Yeldan, Özgener ve Prof. Dr. Abacıoğlu, gençleri başarılarından dolayı kutladı. "Tüm imkanlarımızı gençlerimize sunuyoruz" Törende konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İZTO ve İEÜ ile birlikte hukuk eğitiminde Türkiye’ye örnek olacak güçlü bir model geliştirdiklerini söyledi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da adliyenin tüm imkanlarını gençlere sunmaya hazır olduklarını belirten Yeldan, "Hukuk eğitiminde artık sadece öğrenciler değil; akademisyenler ve üniversiteler de yarışıyor. Bu süreçte hukuk eğitiminin doğru yapılması büyük önem taşıyor. Hukuk klinikleri projemiz, bu açıdan çok anlamlı. Bu ders aracılığıyla öğrencilerimiz, adliyemizin değişik birimlerindeki işleyişi, uygulamayı görme fırsatı yakaladı. Gençlerimizden ve geleceğimizden çok ümitliyiz. Gençlere sunulan imkanları ne kadar geliştirirsek, daha iyi bir gelecek için de onların önünü açmış oluruz. Gençlerimiz yeter ki talep etsin, biz daima onların yanındayız" diye konuştu. "Sosyal bir transkript" İZTO Yönetim Kurulu Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, üniversite olarak pek çok alanda olduğu gibi hukuk alanında da öncü rol üstlendiklerini ifade etti. Projenin hayata geçmesine sağladığı büyük katkılar için Yeldan’a teşekkür eden Özgener, "Şu anda üniversitemizde iklim hukuku, yargı etiği, cinsel şiddetle mücadele, fikri mülkiyet, çocuk hukuku, kişisel verilerin korunması, ceza hukuku gibi farklı kliniklerde ve alanlarda dersler yürütülüyor. Bu çeşitlilik, öğrencilerin farklı hukuk dallarında uygulama becerisi kazanmalarına ve toplumun çok farklı kesimlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilmelerine olanak tanıyor. Hukuk öğrencilerimizin aldığı sertifikalar, sosyal bir transkript özelliği taşıyor. Bu serfitikalar; Erasmus, araştırma asistanlığı ve burs başvurularında uygulamalı öğrenmeyi gösterirken; şiddet, velayet, nafaka, korunma tedbirleri alanlarında çalışan STK’lar için de somut yetkinlik kanıtı olabilecek" diye konuştu. "Teori pratiğe dönüştü" İEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevilay Uzunallı da sertifikalarını alan öğrencileri tebrik ederek, "Bu program, sadece Ege Bölgesi’nde bir ilk olmakla kalmadı; aynı zamanda hukuk eğitiminde teorinin pratiğe dönüştüğü örnek bir model oluşturdu. Öğrencilerimiz, gözlemleme ve gerçek vakalar üzerinden analiz yapma fırsatı elde etti. Ayrıca, mesleki gelişimleri açısından da son derece kıymetli bir deneyim kazandı. Bu dersin, genç hukukçularımızın adalet duygusunu, mesleki yetkinliklerini ve toplumsal sorumluluk bilincini daha da güçlendirdiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Rekolte arttı, Satsuma mandalinası pazarda yerini aldı
16 Kasım 2025 Pazar - 10:18 Rekolte arttı, Satsuma mandalinası pazarda yerini aldı İzmir’in Seferihisar ilçesinde Satsuma mandalinasının hasadı başladı. Yüksek rekoltenin beklendiği sezonda Seferihisarlı çiftçiler, mandalinayı hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise kilogram fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez meyvesi olan Satsuma mandalinasının merkezi olarak bilinen Seferihisar’da hasat sezonu açıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere gelen kadın işçiler; gün boyunca, olgunlaşan mandalinaları ağaçlardan topluyor. Sepetlenen ürünler, erkek işçiler tarafından küfelerle taşınarak kamyonlara yükleniyor. Hasadı tamamlanan mandalinalar, sevkiyata hazırlanarak İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Türkiye’nin narenciye üretimi ve ihracatında önemli bir yere sahip olan İzmir’de yılda ortalama 135 bin ton mandalina üretiliyor. Doğal C vitamini deposu olması, grip ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle bilinen Satsuma mandalinasının hasadı Ocak ayına kadar devam edecek. Rekoltenin bu yıl beklenenden fazla olduğunu kaydeden Seferihisarlı çiftçiler, mandalinanın kilogramını hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. 12 aylık serüven Mandalina yetiştirme sürecinin 12 aylık bir döngü olduğunu belirten üretici Sebahattin Çakal, "Mevsimsel işlere ilk olarak yılbaşı civarı budamayla başlarız. Budamanın ardından toprağa kimyasal ve hayvansal gübre atılır. Nisan ve Mayıs aylarında ağaçlar çiçek açar, ardından tomurcuk oluşur. Bu süreçte ilaçlama ve gübreleme işlemleri devamlı olarak yapılır. Bahar aylarında, mevsim şartlarına göre Nisan veya Mayıs gibi, sulama hortumları serilir ve sulamaya başlanır. Hasadımız Ekim ayında başlar ve bölgemizde 10-15 Ocak’a kadar sürer. Hasat, Ekim ayında olgunlaşan ve sararanların kesilmesiyle kademeli olarak yapılır. Bu iş kalabalık işçi gerektirdiği için toplama işini biz yapmayız, ürünü tüccara veririz ve onlar toplar." dedi. Çekirdeksiz ve ince kabuklu Satsuma cinsi mandalinanın özelliklerine de değinen üretici Çakal, "Çekirdeksiz ve ince kabuklu olan Satsuma cinsidir. Mandalina deyince akla bu gelmelidir. Gümüldür merkezli bölgemizin mandalinasının kalitesini hiçbir yer tutamaz; bunu yiyen bilir. Kaliteli mandalina ince kabuklu olur, yendiğinde ağızda dağılır ve iç kabuğu sert olmaz. Bu özellikler bizim bölgemizin orijinal ürünlerinde mevcuttur. Piyasada diğer cinslerin çoğalması bizi etkilese de, kalite olarak Satsuma mandalinasını tutmazlar. Ayrıca mandalina, özellikle kışın gribal hastalıklara karşı C vitamini deposu olmasıyla adeta bir ilaç ve tüketilmesi gerekir." ifadelerini kullandı. Bahçeden pazarlara Yaklaşık 28 yıldan beri mandalina toplaması ve alım-satım işleriyle uğraştığını kaydeden tarım işçisi Mustafa Kara, "Hasadımız Ekim ayında başlar; bu dönemde olmuş, iyi mandalinaları keseriz. Hasat süreci Kasım, Aralık ayları boyunca devam ederek Ocak sonuna kadar sürer. Çalışmaya sabah 7.30’da başlar, akşam 4’te bırakırız. Bu sene bahçeler iyi ürün verdi; verim ve kalitemiz güzel. Şu anda Gümüldür mandalinası diye de bilinen Satsuma cinsi mandalinayı kesiyoruz. Bu cins, tat oranı ve aromasıyla meşhurdur, çok lezzetlidir. Satsuma mandalinası ince kabuk olarak bilinir ve bu özelliğiyle çok farklıdır. Kalitesi dışarıdan bakıldığında renginden ve ince kabuğundan anlaşılır. Ayrıca iç çekirdeği olmaz; bu da yerken fark edilir. Lezzetli bir ürün olduğu için herkesin yemesini tavsiye ediyoruz. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak İzmir üzerinden yurt dışına ihraç ediliyor. Yurt içinde ise İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirlere ve Türkiye’nin büyük bir bölümüne gidiyor." sözlerini kullandı. C vitamini deposu Bahçelerden mandalina toplayarak geçimini sağlayan tarım işçisi Filiz Çelik ise "Bu çalışma sisteminde arkadaş ve grup uyumu çok önemli. Herkes elinden geleni yaparak birbirini tamamlıyor. Örneğin, erkekler çoğunlukla küfeyi taşır, kiloca hafif olan arkadaşlarımız ise ağaca çıkar. Kadınlar da genelde ağacın eteklerinden, orta kısımlarından toplar. Bir ağaca başladığımızda, altından üstüne kadar tamamen temizleyip bitiriyoruz. Ayrıca Kışın hastalıklarla boğuştuğumuz bu dönemde, gribe karşı C vitamini sağladığı için herkesin bu ürünleri yemesini tavsiye ederiz" diye ekledi.
İzmir’de otogar krizi büyüyor: Belediyeden İZOTAŞ’a işgalci benzetmesi
15 Kasım 2025 Cumartesi - 14:47 İzmir’de otogar krizi büyüyor: Belediyeden İZOTAŞ’a işgalci benzetmesi İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Otogarı’nın İZOTAŞ tarafından haksız işgal edildiği gerekçesiyle yürütülen ecrimisil sürecinde verilen yürütmeyi durdurma kararına itiraz edeceğini açıkladı. Açıklamada, otogardaki işgalin şehrin iyileştirme çalışmalarını engellediğini belirterek kamu hakkını korumakta kararlı olduğunu vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Otogarı’nın İZOTAŞ tarafından "haksız işgal" edildiği gerekçesiyle yürüttüğü ecrimisil tahsil işlemlerine ilişkin bir mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiğini açıkladı. Belediye, söz konusu süreçle ilgili kamuoyuna bilgilendirme amacıyla yazılı bir açıklama yaptı. Belediyeden yapılan açıklamada, İzmir Otogarı’nın işletme hakkını 1997 yılından bu yana elinde bulunduran İZOTAŞ’ın kullanım süresinin 2023 yılında sona erdiği hatırlatıldı. İşletmecinin süre uzatım talebinin ve açtığı davanın reddedildiği belirtilerek, şirketin 2024 yılı başından itibaren otogarı "haksız işgalci" statüsüyle kullandığı ve buradan gelir elde etmeye devam ettiği ifade edildi. Açıklamaya göre, İZOTAŞ’ın ecrimisil nedeniyle belediyeye 327 milyon TL, sözleşme kaynaklı alacaklar nedeniyle ise yaklaşık 21 milyon TL borcu bulunuyor. Sözleşme kaynaklı alacaklara ilişkin icra işlemlerinin sürdüğü kaydedildi. Açıklamada şu sözlere yer verildi: "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, İzmir Otogarı’nın İZOTAŞ tarafından haksız işgali nedeniyle başlattığı "ecrimisil bedellerinin tahsiline yönelik işlemler" hakkında bir mahkememizce yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. 4,5 milyon hemşehrimizin hakkını korumak adına, yıllardır şehrin gündeminde olan bu kronik sorunun çözümü için yasalar çerçevesinde her türlü mücadeleyi vereceğimizin bilinmesini isteriz. Bununla birlikte bir kez daha hatırlatmak ve halkımızın dikkatini çekmek istediğimiz bazı noktalar bulunmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yani kamuya ait İzmir Otogarı’nı 1997’den bu güne dek halen işleten İZOTAŞ firmasının kullanım süresi 2023 yılında sona ermiştir. İşletmecinin kullanım süresinin uzatılmasına ilişkin talep ve davası ise kabul edilmemiştir. İZOTAŞ firması, 2024 yılı başından itibaren İzmir Otogarı’nı "haksız işgalci" statüsü ile kullanmaktadır ve buradan gelir elde etmektedir. İZOTAŞ firmasının ecrimisil nedeni ile belediyemize borcu 327 milyon TL’dir. Firmanın yine sözleşmeden kaynaklanan yaklaşık 21 milyon TL borcu için de icra işlemleri devam etmektedir. Belediyemizin, İZOTAŞ firmasının İzmir Otogarı’ndaki haksız işgaline son verilmesi talebiyle hukuki girişimde bulunması konusunda bir mahkememizce tahliyeyi "ihtiyati tedbir kararı" verilmiştir; bugün de, İZOTAŞ firmasının haksız işgali ile Otogar’dan elde ettiği gelirlerin belediyemizce 6183 sayılı kanun kapsamında haczen el konulması bir başka mahkememizin yürütmenin durdurulması kararı ile durdurulmuştur. Bugün yürütmenin durdurulması kararı veren/aynı mahkemenin bir başka dosyasında üç ay önce yine aynı işgalci İZOTAŞ firmasının aynı tip ecrimisile yönelik yürütmenin durdurulması talebi reddedilmişti ve istinaf talepleri de geri çevrilmişti. Aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı mahkemenin farklı iki kararının mevcudiyeti dikkate alınarak itirazlarımız yapılacaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tek amacı, şehrimizin ve belediyemizin hakkını savunmaktır, adı geçen şirketin işgalci tutumu, otogarı iyileştirmek için çalışma yapılmasına da engel oluşturmaktadır. Sabırla ve kararlılıkla, hukuka uygun olarak iş ve işlemler belediyemiz tarafından yürütülecek ve İzmir Otogarı süreç sonunda İzmirli hemşehrilerimizin taleplerine uygun şekilde düzenlenmiş olacaktır."
EÜ’den Dünya Diyabet Gününde farkındalık oluşturan etkinlik
15 Kasım 2025 Cumartesi - 11:14 EÜ’den Dünya Diyabet Gününde farkındalık oluşturan etkinlik Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı, "14 Kasım Dünya Diyabet Günü" dolayısıyla bir etkinlik düzenledi. EÜ Tıp Fakültesi 20 Mayıs Amfisinde gerçekleştirilen etkinlikte, diyabet konusunda farkındalık oluşturmak ve güncel bilimsel gelişmeleri paylaşmak amacıyla akademisyenler, aileler ve çocukları bir araya geldi. Etkinlikte, Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Damla Gökşen, "Diyabet Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar ve Geleceğe Bakış: Tip 1 Diyabetin Yol Haritası" başlıklı sunumuyla yer alırken; Çocuk Hastanesi Diyabet Hemşiresi Dr. Hemşire Günay Demir ve Diyabet Eğitim Hemşiresi Hafize Işıklar ise, "İnsülin İnfüzyon Pompaları ve Sürekli Glukoz Ölçüm Sistemleri: Kime, Neden, Hangisi?" konulu sunumlarıyla diyabet yönetimindeki teknolojik gelişmelere ilişkin bilgi paylaştı. Prof. Dr. Damla Gökşen, sunumunda Tip 1 Diyabet’in karmaşık doğasına ve küresel yayılımına dikkat çekti. Hastalığın kalıcı olduğunu ve kan şekeri yönetiminin göründüğünden çok daha karmaşık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gökşen, "Tanı anında diyabet yönetimi için gerekli tüm konuların eğitimi verilmektedir, ancak bilgilerin tekrarı ve pekiştirilmesi her zaman gereklidir" dedi. Küresel rakamların ciddiyetine dikkat çeken Gökşen, "Dünyada tanı konmuş yaklaşık 9 milyon diyabetli var ve bu sayının 2040 yılında iki katına çıkacağı öngörülüyor. Özellikle çocuklarda glikoz seviyesini ideal aralıkta tutmak birden çok faktöre bağlıdır. Bu süreç, hem aile hem de diyabet ekibi için oldukça zorlayıcıdır" diye konuştu. "Sensör okur-yazarlığı şart" Dr. Hemş. Günay Demir, güncel diyabet yönetim teknolojileri üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Demir, sunumda diyabetli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen sürekli glukoz izlem sistemleri (CGMS) ve insülin infüzyon pompa sistemleri detaylı olarak ele alarak incelenen cihazların sensör ömrü, ısınma süresi ve uzaktan izleyebilen kişi sayısı gibi kritik özellikleri karşılaştırıldı. Demir "Sensörlerin sunduğu eğilim ve alarmları doğru okuyabilmek için sensör okuryazarlığı şart; bunun için mutlaka eğitim almak ve yemek-egzersiz gibi olay girişlerini düzenli kaydetmek gerekiyor. Sensör okuryazarlığı, gün içindeki verileri bilinçli takip edip doğru yorumlama becerisi sağlar" dedi. "Sensörler sayesinde kan şekerini anlık ve eksiksiz takip ediyoruz" Hemşire Hafize Işıklar ise, "Bugün, insülini keşfeden Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde sizlere, kan şekeri izleminde bir devrim olan sensörler ve pompalardan bahsetmek istiyorum. Eskiden parmaktan ölçümle günün sadece belirli anlarını görerek büyük resmi tahmin etmeye çalışırken, sensörler sayesinde artık tablonun bütününü anlık olarak izleyebiliyoruz. Örneğin, parmak ölçümleriniz hedef aralıkta görünse bile, sensör verilerini incelediğinizde gece fark etmediğiniz bir kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) yaşadığınızı veya yemek sonrası yaptığınız insülinin fazla geldiğini fark edebilirsiniz. Bu da bize, insülin dozlarımızı daha doğru ayarlama imkânı tanır" dedi. Etkinlik, çocuklar için müzik, dans ve sürprizlerle sona erdi.