SAĞLIK - 20 Ocak 2026 Salı 10:00

Çarpıntı şikâyetini hafife almayın; ihmali felce sürükleyebilir

A
A
A
Çarpıntı şikâyetini hafife almayın; ihmali felce sürükleyebilir

Günlük pratikte kendisine sıklıkla çarpıntı şikayetiyle başvurulduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, bu şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "En sık karşılaşılan kalp ritim bozukluklarından biri atrial fibrilasyondur. Pek çok kişi bu durumu yalnızca çarpıntı olarak algılıyor. Oysa atrial fibrilasyon tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır" dedi.


Çarpıntı şikâyeti toplumda çoğu zaman geçici bir stres ya da yorgunluk belirtisi olarak görülse de bu durum aslında ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Kalp ritim düzensizlikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, özellikle atrial fibrilasyonun erken dönemde tespit edilmediğinde pıhtı oluşumuna ve buna bağlı gelişebilecek felç riskine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Atrial fibrilasyon, tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır. Kalbin kulakçıkları düzensiz çalıştığında kan akımı yavaşlar, bu da kalp içinde pıhtı oluşma riskini artırır. Oluşan pıhtının beyne gitmesi ani felçle sonuçlanabilir. Bu nedenle atrial fibrilasyonu olan hastalarda inme riski, olmayanlara göre belirgin şekilde daha yüksektir ve hastalığın mutlaka ciddiyetle ele alınması gerekir" mesajını verdi.



Herkes için aynı riski taşımıyor


Atrial fibrilasyon hastalığının her insanda aynı riski doğurmadığını aktaran Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, yüksek tansiyonu olanlar, kalp kapak hastalığı veya kalp yetmezliği bulunanlar, şeker hastalığı ve obezitesi olanlar, tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlar, uyku apnesi yaşayanlar ve düzenli olarak fazla alkol tüketen kişiler bu ritim bozukluğu açısından daha yüksek risk altındadır. Ayrıca ailesinde atrial fibrilasyon öyküsü bulunan bireylerde genetik yatkınlık da önemli bir rol oynar. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin, ‘arada sırada çarpıntım oluyor’ diyerek durumu hafife almaması ve mutlaka kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerekir" diye konuştu. Kontrol altına alınmayan atrial fibrilasyonun sadece inme riskini artırmakla kalmadığını dile getiren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Uzun vadede kalbin pompa gücünü azaltarak kalp yetmezliğine de zemin hazırlar" dedi.



Doğru yaklaşımla kontrol altına alınabiliyor


Sürekli çarpıntı hissi, çabuk yorulma ve nefes darlığı hastaların yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğünü söyleyen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Pek çok hasta sosyal hayatından uzaklaşır, iş verimi azalır ve sık acil başvuruları nedeniyle hem kendisi hem de sağlık sistemi için ciddi bir yük oluşur. Oysa günümüzde atrial fibrilasyon, doğru yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavide ilk basamak çoğu zaman ilaçlardır; ancak bazı hastalarda ilaçlara rağmen şikâyetler devam edebilir ya da ilaçların yan etkileri tolere edilemeyebilir. İşte bu noktada ablasyon tedavisi önemli bir seçenek olarak çıkar. Ablasyon, açık ameliyat değil; kasık damarından girilerek yapılan kapalı bir girişimdir. Kalbin içine ilerletilen ince kateterler yardımıyla, ritim bozukluğuna yol açan anormal elektriksel odaklar etkisiz hale getirilir. Günümüzde bu işlem üç temel teknikle uygulanmaktadır ve her birinin kendine özgü avantajları vardır" sözlerini kaydetti. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, son yıllarda daha da gelişen ve giderek yaygınlaşan pulsed field ablasyon tekniğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yeni nesil teknikte ısı ya da soğuk yerine kısa süreli elektrik alanları kullanılır. Bu alanlar yalnızca kalp kası hücrelerini etkiler; yemek borusu, sinirler ve damarlar gibi çevre dokulara zarar verme riski son derece düşüktür. Bu nedenle pulsed field ablasyon, hem güvenliği hem de işlem süresinin kısalığıyla geleceğin en umut verici teknolojilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsinde, günümüzde kalbin içyapısını milimetrik hassasiyetle gösteren üç boyutlu haritalama sistemleri eşliğinde uygulanmaktadır. Böylece hangi bölgenin tedavi edileceği net biçimde belirlenir, gereksiz dokuya müdahale edilmez ve hem başarı oranı artar hem de işlem güvenliği en üst düzeye çıkarılır."



Kişiye özgü uygulamalarla tedavi mümkün


Ablasyonun her atrial fibrilasyon hastasına doğrudan uygulanamayacağının da altını çizen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerini şöyle tamamladı: "En iyi sonuç, doğru hasta seçimiyle elde edilir. Özellikle ilaçlara rağmen çarpıntısı devam edenler, ataklar halinde gelen atrial fibrilasyonu olanlar, ilaç yan etkileri yaşayan hastalar ve genç, aktif yaşam süren bireyler ablasyondan en fazla fayda gören gruplardır. Uygun değerlendirme sonrası bazı kalıcı atrial fibrilasyon hastalarında ve ritim bozukluğu nedeniyle kalp yetmezliği bulguları artan kişilerde de ablasyon, yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilmektedir. Ancak ileri yaşta olup çok sayıda ek hastalığı bulunanlar, sol kulakçığı aşırı büyümüş olanlar ya da kalpte aktif pıhtı saptanan hastalarda karar mutlaka kişiye özel verilmelidir. Bugün geldiğimiz noktada atrial fibrilasyon, kader olarak kabul edilmesi gereken bir durum değildir. Erken tanı, düzenli takip ve kişiye uygun tedaviyle hem inme gibi ağır komplikasyonların önüne geçmek hem de hastaların daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamak mümkündür. Önemli olan, çarpıntıyı basit bir şikâyet olarak görmeyip, bu ritim bozukluğunun ardında yatan riskleri zamanında fark edebilmektir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik AK Parti Pazaryeri teşkilatı iftarda buluştu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde AK Parti Pazaryeri İlçe Teşkilatı tarafından iftar programı düzenlendi. Adalet ve Kalkınma Partisi Pazaryeri İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programında, partinin kuruluşundan bugüne emek vermiş isimler aynı sofrada buluşarak güçlü bir vefa örneği sergiledi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan programda, önceki dönem ilçe başkanları, teşkilat mensupları ve partiye gönül veren isimler bir araya geldi. Düzenlenen programa AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, İnhisar Belediye Başkanı Nihal Arslan, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda parti üyesi katıldı. "Her gün sağlığıyla sahada çalışan teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum" AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım, "Çok kıymetleri milletvekilim, belediye başkanlarım, kıymetli başkanlarım, muhtarlarımız. Pazaryeri teşkilatımız geleneksel Pazaryeri iftarımıza hoş geldiniz. Ramazan güzel ve bereketli geçti. Ben buradan teşkilat mensuplarımıza, sahada çalışan tüm başkanlarımıza tüm yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Her gün sağlığıyla şurada kaldı beş gün Allah nasip ederse bayrama az bir süre kaldı ben şimdiden hepinizin bayramını kutluyorum. Ve bugün bizleri burada buluşturan Pazaryeri Belediye başkanımız Zekiye başkana da teşekkür ediyorum. Katılımlarınız için her birinize teşekkür ediyorum" dedi. "Ramazan ayının son günlerinde günahlarımızdan arındık" AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Ramazan ayında İsrail ile İran arasındaki savaşa dikkat çekerek Ramazan Bayramı’na kadar iki ülke arasındaki savaşın son bulmasını diledi. Konuşmasının başında parti üyelerine teşekkür eden Eldemir, "Ramazan ayının son günlerine geldik. Cenabı Allah şükürler olsun başı rahmet ortası mağfiret sonunun da günahlardan kurtulup cehennemden azad edildiğimiz bir ay olmasını diliyorum. Hazreti peygamber efendimiz, Ramazan ayının son on gününde cehennemden azad olarak değerlendirmiş. İnşallah bizlerde günahlarımızdan arındırıldığımız hep beraber nasıl bu sofrada beraber olduysak cennette de hep bir arda olmayı umut ettiğimiz bir gün. Cenabı Allah hepimize nasip etsin. Yarından sonraki günümüzde kadir gecesi cenabı Allah kadir gecemizi şimdiden hayırlı mübarek eylesin. Sevdiklerinizle birlikte de haftaya Cuma inşallah idrak edeceğimiz Ramazan bayramına kavuştursun. Tabi bayramlar sevinç günleri ama bu ramazan ayı gerçekten bizim için bölgemiz için Müslümanlar için tüm dünyada Müslümanların huzur içinde olduğu bir ay değil. Ülkemizde biz burada hep beraber huzur içinde aynı masa etrafında iftar yapabiliyoruz. Ama Müslüman kardeşlerimizin bir çoğu sıkıntılar içerisinde. Ayrıca ramazan ayının başından itibaren son iki haftadır biliyorsunuz etrafımızda adeta ateş çemberi. Cenabı Allah milletimizi korusun, devletimizi korusun, cenabı Allah Müslümanları korusun, inşallah bu çevremizdeki gelişmelerde en kısa süre içerisinde oradaki ateşte kesilir hep birlikte inşallah huzurlu günlere huzurlu bir bayrama erişiriz diye ümit ediyoruz" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, "Önceki dönemlerden partimiz kurulduğundan bu güne AK Parti davasına gönül vermiş, yönetim kurulu üyelerimiz, ilçe başkanlarımız, il genel meclis üyelerimiz, kadın kolu başkanlarımız, gençlik kolu başkanlarımız ve tüm yönetimleri, mahalle başkanları ve partimize gönül vermiş hemşehrilerimiz, vefa iftarımıza hoş geldiniz. İnşallah ramazana aynı şekilde ramazan bayramına birlik ve beraberlik içinde ulaşmak nasip olsun. Şimdiden kadir gecemiz mübarek olsun. Bayramımız mübarek olsun" diye konuştu.