Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de sağlık turizmi için birlik olma çağrısı
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:48 İzmir’de sağlık turizmi için birlik olma çağrısı Bu yıl 19’uncusu gerçekleştirilen TTI İzmir Fuarı’nın kapıları açıldı. Fuarda, Sağlık Turizmi söyleşisinin konuğu olan İZFAŞ Sağlık Sponsoru Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, İzmir’in sağlık turizmi için yeterli alt yapıya sahip olduğunun altını çizerek, "İzmir’deki tüm paydaşlar el ele vererek bir politika içerisine girilmeli. Bunun içinde devletin olması ve İzmir’in sağlık turizminde ön plana çıkaracak stratejilerin birlikte belirlenmesi gerekiyor. Bence hiçbir özel hastane sağlık turizminde bir diğeriyle yarışmaz ya da rakip değildir. Buna bütüncül bakılabildiği müddetçe doğru sonuçlara ulaşılabilir" diye konuştu. Türkiye’nin en büyük uluslararası turizm platformu olan TTI İzmir 2025- 19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi ziyarete açıldı. Dünyanın dört bir yanından sağlık profesyonellerinin bir araya geldiği fuarda sektörün önde gelen temsilcileri de TTI Stage sahnesinden değerlendirmelerde bulundu. TTI Stage’in en önemli söyleşi başlıklarından biri de, moderatörlüğünü Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya’nın yaptığı ‘Sağlık Turizmi’ söyleşisi oldu. Söyleşide, Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş ve Eşrefpaşa Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Filiz Dağ konuşmacı olarak yer aldı. Sağlıkta güçlü bir İzmir var İzmir’in tarihsel geçmişinin ve bugünkü güçlü alt yapısının sağlık turizminde marka şehir olmasına sağlayabileceğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "İzmir’in tarihsel geçmişiyle Asklepion’dan bugüne gelen tarihsel geçmişinin yanı sıra teknolojiyle, uluslararası akreditasyonla, iyi yetişmiş hekimlerle, çok donanımlı hastanelerle çok ciddi bir sağlık alt yapısına ulaştı. İzmir’in sağlık alt yapısıyla ilgili bir problem yok. Bizim burada konuşmamız gereken; sağlık turizminden yola çıkarak bu artılarını turizm için nasıl kullanacağımız. İzmir’in teknik olarak bir dar boğazı var. O da hava köprüsüyle bağlı olduğu destinasyonların yetersiz olması. İzmir, daha çok Kuzey Afrika, eski Balkan devletleri ve Türki cumhuriyetlerden yabancı hasta talebi alıyor. Bu destinasyonlardan uçuş sayılarının gün geçtikçe artması gerekiyor. İzmir’in turizmine değil sağlığına dönük çalışarak, yurtdışı uçuşları sezon dışında aktif tutmamız gerekiyor. Sağlık turizmi kapsamında obezite cerrahisi, liposuction, plastik cerrahi ve diş bölümlerine yabancı hasta geliyor. Onkolojisi çok güçlü, kalp cerrahisi çok güçlü, acil girişimlerinde, yoğun bakımlarında çok güçlü bir İzmir var. O zaman İzmir için düşünmemiz gereken şey; tüm şehir el ele vererek bir politika oluşturmak. Devletin liderliğinde, İzmir’i sağlık turizminde ön plana çıkaracak stratejileri birlikte belirleyip yürümemiz gerekiyor. Konuya bütüncül bakabildiğimiz müddetçe doğru sonuçlara ulaşırız" sözlerini kaydetti. Öte yandan Medicana International İzmir Hastanesi’nin sağlık turizminde hitap ettiği hasta gruplarına değinen Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Bu yıl içinde yaklaşık 20 bin sağlık turizmi hastası ağırladık. Bu hasta sayılarının artması bugünkü toplantının sonuçlarına bağlı. Açalım uçuşları, el ele verelim ve büyütelim diyoruz" dedi. 12 ay turizmin anahtarı Efes’te "Hastanın biletinin kesilmesinden hastaneye getirilmesine, refakatçisinin gezdirilmesine; hasta yakınlarının vakit geçirebilmeleri için özel bir programlar oluşturulmasına kadar sürecin her ayrıntısı düşünülmeli" diyen Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, sözlerine şöyle devam etti: "Alaçatı, Çeşme ve Foça son derece turistik yerlerimiz. Bunları çok iyi kullanmamız gerekiyor. Mesela sağlıklı yaşam için Urla, muhteşem bir yer. Burada sağlıklı yaşam kentleri kurulabilir. Çeşme ve Urla kışın gastronomisiyle yazın deniz turizmiyle son derece kıymetli. Ancak başka bir değer var ki; o da Efes. 12 ay boyunca Efes’in üzerinden sağlık turizmi planlaması yaptığımız zaman kentte yabancı hasta eksik olmaz." Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, istatistiksel olarak yabancı hastaların yüzde 46’sının sağlık turizmi, yüzde 54’ünün turistin sağlığı için hastanelere başvurduğunu ifade etti. Yabancı hastaya yönelik politikaların sağlık turizmi üzerine kurulması gerektiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Ben özel hastane olarak bir destinasyon açamam ama kamu yetkisiyle sizler açarsınız. Devlet anlaşması yapamam ama siz yaparsınız. Ben de teknolojimle, imkanlarımla hastayı sağaltabilirim. Bu bir bütüncül iş. Hep birlikte el ele verirsek İzmir başarır" diye konuştu. Sağlık kampüsü için çalışıyoruz Doğru yönetmeliklerle şehre doğru yatırımcıyı çekmek gerektiğini söyleyen Oğuz Özkardeşler, "Sağlık turizmi gittiği şehirlerde eğitim ve sağlık yatırımlarıyla iç içe gelişiyor. Sağlık yatırımı çektikçe sağlıkta görev alan profesyonelleri, İzmir’e transfer ettikçe üniversitelerinde geliştiğini göreceğiz. İzmir’in bu konuda potansiyeli iyi bir durumda, yeterki değerlendirelim. İzmir’de sağlık turizmi dediğimiz zaman bilinen güvenilir bir markayı ortaya koymak lazım. Bu imajın dijital platformlarda uluslararası fuarlarda güçlendirilmesi şart. Bunun için de hammaddeye ihtiyaç var. İkincisi de hasta teknik takibinin yapılıyor olması lazım" ifadelerini kullandı. Kentte sağlık kampüsünü hayata geçirmek istediklerini dile getiren Oğuz Özkardeşler, sözlerine şöyle devam etti: "Nasıl serbest bölgeler oluşturuluyorsa sağlık için de bir bölge oluşturulsa doğru yatırımcıları çeker ve sağlık konusunda dünyada daha rekabetçi konumuna geliriz. Sağlık turizminin özel bir bölgede bir araya gelmesi için çalışmalar yapıyoruz." Filiz Dağ ise Eşrefpaşa Hastanesi’nin Türkiye’deki ilk belediye hastanesi olduğunu vurgulayarak, "İzmir’e turist olarak gelenlerin sağlığını korumak gibi bir görevimiz var. Yeni binamız yapıldıktan sonra paydaşlarımızla omuz omuza yürümeye ve belediye ile hastaneler arasında köprü olmaya devam edeceğiz" dedi.
İzmir’de hava destekli polis operasyonu: 30 gözaltı
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:28 İzmir’de hava destekli polis operasyonu: 30 gözaltı İzmir ili genelinde, suç örgütlerini sosyal medyada övücü ve destekleyici nitelikte paylaşımlarda bulunan şüpheli şahıslara yönelik düzenlenen hava destekli operasyonda, toplam 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yunanistan’da cezaevinde bulunan suç örgütü lideri S.S. ve örgütün yurt dışında bulunan diğer yöneticilerinin sosyal medya hesaplarında, örgüte sempati kazandırmayı ve korkutucu gücünü arttırmayı amaçlayan paylaşımlar yapıldığı, yapılan paylaşımlar kapsamında çocukların suça teşvik edildiği ve propaganda yaparak örgüt üyesi olmaya elverişli hale getirildikleri tespit edildi. İlgili paylaşımların ve destekleyici nitelikteki övgü içeren yorumların, suçu ve suçluyu özendirmesinin önlenmesi amacıyla, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlatıldı. Organize suç örgütlerini sosyal medya üzerinden övücü ve destekleyici nitelikte propaganda içeren paylaşımlarda bulunan şüpheli şahıslara yönelik İzmir il genelinde helikopter destekli operasyon düzenledi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Havacılık Şube Müdürlüğü’ne bağlı toplam 100 ekip, belirlenen 41 adrese eş zamanlı baskınlar yaptı. Merkez ilçeler, Çeşme, Tire, Torbalı, Menemen ve Kemalpaşa ilçelerinde sabah saat 07.00 sıralarında düzenlenen operasyonda toplam 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
Ormanlık alanda kadını darbeden şüpheli yakalandı
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:49 Ormanlık alanda kadını darbeden şüpheli yakalandı İzmir’in Buca ilçesinde ormanlık alanda bir kadının darbedildiği görüntüleri üzerine harekete geçen polis ekipleri, şüpheliyi kısa sürede yakaladı. Şüphelinin, sevgilisi olduğu öğrenilen kadınla tartışma yaşadığı ve kadının boğazını sıktığını ifade ettiği ortaya çıktı. Olay dün gündüz saatlerinde Buca Otoban Batı Çıkışı ormanlık alanda meydana geldi. Ormanlık alanda bulunan bir vatandaş, bir kadının çığlıklarını duyarak bölgeye doğru gitti. Cep telefonu kamerasına seslerin geldiği bölgeye yönelten vatandaş, bir kadının kimliği belirsiz bir kişi tarafından darbedildiğini gördü. O onlar cep telefonu kamerası ile görüntülenirken, şiddet gören kadının imdat çığlıkları attığı da duyuldu. Görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine polis ekipleri kimliği belirsiz saldırganı yakalamak için çalışma başlattı. Kısa sürede yakalandı Olayın ardından çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, görüntülerden yola çıkarak şüphelinin kimliğini belirledi. E.A. adlı şüpheli kısa sürede polis ekiplerince yakalanarak Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliğine sevk edildi. Alınan ifadesinde, şüpheli ile sevgilisi olduğu öğrenilen kadın arasında tartışma yaşandığı, tarafların birbirinden şikayetçi olmadığı öğrenildi. Şüpheli E.A.’nın emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Travel Turkey 2025’te Çeşme rüzgârı esti
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:47 Travel Turkey 2025’te Çeşme rüzgârı esti Türkiye’nin turizm sektörü için en önemli buluşmalarından biri olarak kabul edilen TTI İzmir – Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi, 19’uncu kez kapılarını açtı. Çeşme standı bu yıl da en çok ilgi çeken stantlardan biri oldu. İZFAŞ ve TÜRSAB organizasyonuyla düzenlenen fuar, 3–5 Aralık tarihleri arasında 54 ülkeden ve Türkiye’nin 30 ilinden turizm profesyonellerini ağırlıyor. Bu yıl fuarda, Çeşme Belediyesi, ÇEŞTOB ve Alaçatı Turizm Derneği ortak bir tanıtım çalışması yürüterek Çeşme’yi birlikte temsil etti. Yoğun ilgi gören Çeşme standı, ziyaretçilerin ilk uğrak noktalarından biri oldu. Çeşme standının açılış kokteyline Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, Belediye Başkan Vekili Onur Saatli, ÇEŞTOB Başkanı ve Boyalık Otel Genel Müdürü Orhan Belge, Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, Ilıca Otel Genel Müdürü Ebru Tuğgan, Çeşme İş İnsanları Derneği Başkanı Hakan Kerman ile turizm sektörünün önde gelen temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu katıldı. Fuar kapsamında bir araya gelen sektör temsilcileri, 2026 sezonuna yönelik beklentilerini değerlendirirken, Çeşme’nin turizm potansiyelini güçlendirecek işbirliklerinin önemine dikkat çekti. Kaymakam Maraşlı: "Çeşme dünyanın en iyi turizm noktalarından biri olabilir" Açılış kokteylinde konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, TTI İzmir’in hem İzmir hem de Çeşme turizmi için büyük bir fırsat sunduğunu söyleyerek şu değerlendirmelerde bulundu: "İzmir’imizin Travel Turkey Fuarı başlamış oldu. Çeşme standında tüm turizmcilerimizi görmek, Çeşme turizmine ve gelecek yerli-yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti sunmak açısından çok önemli. Fuarın İzmir için ve özellikle Çeşme için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Çeşme sadece Alaçatı’dan ibaret değil; doğal güzellikleri, etkinlikleri ve spor faaliyetleriyle çok geniş bir potansiyele sahip. İzmir’e gelen her 100 kişiden yaklaşık 40’ı Çeşme ve Alaçatı’da konaklıyor. Bu önemli bir veridir. Bunun artmasını, nitelikli ve kaliteli otellerimizin çoğalmasını diliyoruz. Gastronomi, spor turizmi ve diğer etkinlikler bakımından Çeşme’nin uzun ve güzel bir yolu var. Doğru adımlar atmalı, kaliteli yatırımcıları çekmeli ve misafirlerimize en iyi hizmeti sunmalıyız. Dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde keyifle çalışıyoruz. Çeşme, dünyanın en iyi turizm noktalarından biri olabilir; biz buna inanıyoruz. Kaymakamlık olarak turizmcilerimizin her zaman yanındayız."
Defne fidanları toprakla buluştu
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:43 Defne fidanları toprakla buluştu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), sağlıklı bir gelecek için toprağın önemine dikkat çekmek amacıyla örnek bir farkındalığa imza atarak yapımı devam eden Güzelbahçe kampüsünde fidan dikim etkinliği gerçekleştirdi. ‘Toprak Olmadan Hayat Olmaz’ temasıyla düzenlenen etkinlikte öğrenciler ile akademisyenler, ellerine küreklerini alarak defne fidanlarını hep birlikte toprakla buluşturdu ve doğaya can suyu verdi. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, son dönemde art arda meydana gelen orman yangınları ve dünyayı etkisi altına alan kuraklıkla birlikte toprağın değerinin bir kez daha anlaşıldığını belirterek, "Toprak; yaşamın kaynağı, ekosistemlerin taşıyıcısı ve sürdürülebilir geleceğimizin temelidir" diye konuştu. İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından 5 Aralık Dünya Toprak Günü kapsamında düzenlenen fidan dikim etkinliği, renkli görüntülere sahne oldu. 2026 yılının Temmuz ayında ilk etabının tamamlanması hedeflenen Güzelbahçe kampüsünde gerçekleşen buluşmaya, öğrencilerden ve öğretim üyelerinden oluşan yaklaşık 30 kişilik ekiple birlikte İEÜ Mütevelli Heyet Üyesi Ayhan Sulak da katıldı. İEÜ Sürdürülebilirlik Ofisi ve Sağlıklı Kampüs Komisyonu’nun iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte bir araya gelen gençler, defne fidanlarını toprakla buluşturarak gelecek için de güçlü bir mesaj verdi. "Nefes, umut ve geleceğe bırakılan miras" İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, üniversite olarak geleceğe karşı sorumluluklarının sadece eğitim ve bilimle sınırlı olmadığını söyledi. Fidan dikim etkinliğini gerçekleştirerek öğrencilerle birlikte sürdürülebilir gelecek için somut bir adım attıklarını belirten Prof. Dr. Biresselioğlu, "Küresel iklim değişikliği, dünyamızın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri haline geldi. Artan sıcaklıklar, orman yangınları ve gıda krizleri; toprak sağlığının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. ‘Toprak Olmadan Hayat Olmaz’ temasını özellikle benimsedik. Çünkü toprağı korumak, aslında yaşamı korumaktır. Unutulmamalı ki toprak, dünya üzerindeki türlerin yarısından fazlasına yaşam alanı sağlıyor. Gıdalarımızın yüzde 90’dan fazlasını da yine topraktan elde ediyoruz. Bugün diktiğimiz her fidan; aynı zamanda bir nefes, umut ve yarınlarımıza bırakacağımız mirastır" diye konuştu. "Öncülük etmeye devam edeceğiz" İnşaatı süren Güzelbahçe kampüsünün çevreci özellikleriyle ön plana çıktığını ve fidan dikimini burada yapmanın ayrı bir anlam taşığını ifade eden İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner ise, "Ege’nin iklim koşullarına uygun tasarladığımız yeni kampüsümüzde, temiz enerji teknolojileri kullanılacak ve enerji performansları optimize edilmiş binalar yer alacak. Ayrıca, yerleşke içi ulaşım da elektrikli araçlarla sağlanacak. Güzelbahçe kampüsümüz, çevreci özellikleriyle örnek olacak. Fidan dikim etkinliğinde toprağı korumak, yaşatmak için bir araya gelerek üniversitemizin toplumsal duyarlılığını ve çevresel sorumluluğunu da güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Üniversite olarak, çevreye duyarlı projelere öncülük etmeye ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:05 Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı Yaşar Üniversitesi, uluslararası akademik iş birliklerine bir yenisini daha ekleyerek Avrupa Konseyi’nin prestijli akademik ağı OCEAN’a (Open Council of Europe Academic Networks) kabul edildi. Yaşar Üniversitesi Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucu gerçekleşen üyelik, üniversiteyi İzmir’de bu ağa kabul edilen ilk yükseköğretim kurumu konumuna taşıdı. Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında akademik iş birliklerini güçlendirmeyi hedefleyen OCEAN ağına Türkiye’den kabul edilen üçüncü kurumsal üye olan Yaşar Üniversitesi, bu alandaki yetkinliğini uluslararası platformda tescilledi. Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, OCEAN üyeliğinin üniversiteye sağlayacağı prestij ve katkılarla ilgili şunları söyledi: "Kurumsal üye olmamız sayesinde OCEAN bünyesindeki program tüm çalışanlarımıza ve öğrencilerimize açılmış oldu. Programın sunacağı kış ve yaz okulları ile çevrim içi sertifika programları çok avantajlı. Ağırlıklı olarak hukuk alanında nitelikli eğitimler yer alıyor. Hukuk Fakültesi öğrencilerimiz, bu eğitim programlarına katılıp sertifika alabilecekler. Uluslararası konferanslara ve projelere de dahil olabileceğiz. Böylece, ‘OCEAN’ uluslararasılaşma stratejimizin bir parçası olacak. Bizim hukuk sistemimiz gereği hukuk uygulamalarının odak noktası yerelde kalıyor. Ama bizim Hukuk Fakültemiz yüzde 30 İngilizce eğitim veriyor. Dolayısıyla uluslararası temasa da destek veriyor. Müfredatın içinde uluslararası hukuk eğitimini de veriyoruz. Ayrıca, enerji ve bilişim hukuku gibi özelleşmiş alanlarda da akademik çalışmalarımız ve yüksek lisans programlarımız var. OCEAN eğitim programları sayesinde, sertifika alan öğrencilerimizi bazı seçimli derslerden de muaf tutabileceğiz. Aslı ve Emre hocamızı, fakültemizi ve Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezimizi kutluyorum." Bilimsel başarı Üyelik süreci, Yaşar Üniversitesi Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi Danışma Kurulu Üyesi ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Aslı Topukcu İduğ’un geçtiğimiz yıl gerçekleşen bireysel üyeliği ile başladı. Daha sonra Prof. Dr. Emre İşeri’nin yürütücülüğünde sürdürülen çalışmalarla tamamlandı. "2020 Çoklu Baro Düzenlemesi"nin (her ilde birden fazla baro açılmasına olanak tanıyan yasal uygulama) hukuk devleti üzerindeki etkilerini inceleyen "Sivil Toplum ve Hukukun Üstünlüğü: Türkiye’de Baroların Rolü" başlıklı bilimsel araştırma projesi (BAP) kurumsal başvurunun dayanağını oluşturdu. Projenin odak noktasının OCEAN’ın temel misyonu olan demokrasi ve insan hakları ile birebir örtüşmesi, merkezin araştırma kapasitesi ve Avrupa-Akdeniz Yüksek Araştırmalar Enstitüsü (IASEM) gibi kurumlarla süregelen iş birlikleri, Yaşar Üniversitesi’nin başvurusunun hızla onaylanmasını sağladı. Avrupa standartlarında sertifika Avrupa Konseyi’nin prestijli akademik OCEAN üyeliği, Yaşar Üniversitesi akademisyenlerine Avrupa Konseyi’nin geniş akademik ağına ve araştırma projelerine doğrudan erişim imkânı sağlıyor. Öğrenciler ise insan hakları, göç, toplumsal cinsiyet eşitliği, çevre-iklim adaleti ve dijital haklar gibi güncel konularda Avrupa Konseyi standartlarında hazırlanan HELP (Hukuk Profesyonelleri için İnsan Hakları Eğitimi) çevrim içi derslerine ücretsiz erişebilecek. Ayrıca sertifika da alabilecek. Yaşar Üniversitesi Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emre İşeri ise "İzmir’de ilk, Türkiye genelinde ise kurumsal düzeyde üçüncü üye olarak yer aldığımız OCEAN ağı, önemli kilometre taşıdır. Bu üyelik sayesinde akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz, Avrupa Konseyi’nin akademik havuzuna doğrudan erişim sağlayarak; insan hakları, iklim adaleti ve dijital haklar gibi küresel önceliklere sahip konularda yetkinliklerini artıracak. Özellikle öğrencilerimizin HELP sertifika programlarına erişimi, onlara kariyerlerinde büyük bir avantaj sağlayacak. Hâlihazırda yürüttüğümüz ’Sivil Toplum ve Hukukun Üstünlüğü’ projemizde de OCEAN üyeleriyle ortak çalışmalar ve mülakatlar planlıyoruz." diye konuştu.
‘Köklü Gelenekten Modern Geleceğe’ Aile Çalıştayı İzmir’de gerçekleştirildi
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:45 ‘Köklü Gelenekten Modern Geleceğe’ Aile Çalıştayı İzmir’de gerçekleştirildi İzmir’de Aile Yılı çerçevesinde "Köklü Gelenekten Modern Geleceğe" Aile Çalıştayı düzenlendi. Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirilen program çerçevesinde ilk olarak kurum sunumları gerçekleştirildi. Ardından konuşma yapan Polis Meslek Yüksekokulu Müdürü 1 Sınıf Emniyet Müdürü Ökkeş Bulut, "Aile, sadece bireyin kimliğini şekillendiren bir yapı değil; aynı zamanda toplumsal düzenin, kültürel değerlerin ve sosyal dayanışmanın sarsılmaz dinamiğidir. Çalıştayımızın ana teması olan "Köklü Gelenekten Modern Geleceğe" vurgusu: Aile kurumunu, binlerce yıllık medeniyet birikimimizden gelen sağlam temeller üzerine inşa ederken, günümüzün hızla değişen sosyo-ekonomik ve teknolojik şartlarına uyum sağlayacak modern çözümlerle donatmaya odaklanmaktadır. İl gider, töre kalır töre kalırsa yeniden devlet olur. Törenin temelinde aile, ailenin temelinde ise ana vardır. ‘Devlet Ana’ metaforunda ise vatan anadır. Aile kurumunu güçlü kılmalıyız. Aile kurumu toplumsal düzenin merkezidir. Ahlak, terbiye, paylaşmak, dayanışma, sevgi, merhamet, vatan sevgisi gibi daha birçok insani duygu ve davranış ailede verilir. Güçlü bir aile güçlü bir devlet demektir. Güçlü bir aile güçlü bir ülke demektir. Günümüzde suç ve suçlularla mücadelede, aile dinamiklerinin etkilerini ortaya koyan çalışmaların her geçen gün arttığını görüyoruz. Aile, toplumun en önemli koruyucu unsurudur" dedi. ‘Bireyi koruyamazsak insan olma bilincini muhafaza edemeyiz’ Günümüz modernleşme, dijitalleşme ve küreselleşme süreçlerinin aile üzerindeki etkisinden bahseden Ökkeş, "Çalıştay uyumsuz evlilikler, kuşaklararası çatışmaların ve geleneksel otorite ile modern bireysellik arasında çelişkilerin ortaya çıkması, kadın erkek rol çatışmaları, evlilikte sorumlulukların yerine getirilmeyişi, aile içi iletişim eksikliklerinin ortaya çıkması, aile içinde rollere bağlı hiyerarşinin bozulması, boşanma oranlarının artması, aile içi sevgi ve fedakarlıkların zayıflaması, dijital bağımlılığın aile içerisindeki bağlılığını düşürmesi, bireyselleşme, kuşaklararası iletişim zayıflığı gibi pek çok konuda ailenin karşı karşıya olduğu sorunların bilimsel yöntemlerle belirlenmesine katkı sağlayıp, ülkemiz ve toplumumuz adına bir tasarrufta bulunarak ortak akıl üretmeyi amaçlamaktadır. Bu vizyonla, çalıştayımız boyunca ilahiyat, hukuk, psikoloji, tıp ve sosyal hizmetler gibi farklı disiplinlerden gelen değerli hocalarımızın sunumları ve tartışmalarıyla, aileyi güçlendiren yenilikçi yaklaşımları ortaya koymayı hedefliyoruz. Aileyi koruyamazsak bireyi koruyamayız, bireyi koruyamazsak insan olma bilincini muhafaza edemeyiz. Çalıştayımız aile bağlarımızın güçlendirilmesi için atılmış güçlü bir adımdır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından, Dr. Ufuk Sarıgül’ün moderatörlüğünde Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban, Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, Prof. Dr. Sezen Köse, Doç. Dr. Birsen Şentürk Pilan ve Dr. Öğretim Üyesi Damla İşman Haznedaroğlu sunumlarını gerçekleştirdi.