Yerel Haberler
İzmir
İzmir Valisi Elban: "Kurulan İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi, Türkiye’de ilk ve tek kurum"
05 Aralık 2025 Cuma - 13:09 İzmir Valisi Elban: "Kurulan İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi, Türkiye’de ilk ve tek kurum" Kaynak verimliliği uygulamaları alanında kapasite oluşturmak ve İzmir sanayisine hizmet vermek amacıyla hayata geçirilen İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi’nin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. İzmir Valisi Süleyman Elban, "Türkiye’de ilk ve tek kurum olan İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi kurulmuş oldu" dedi. İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi’nin tanıtım toplantısı, İzmir İktisat Kongre Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Vali Elban, "Sadece valilikler bünyesinde değil, Türkiye’de ilk Kaynak Verimliliği Merkezi kuruldu. Bugünkü toplantımızın amacı da bunun kamuoyuna tanıtılması ve ilgililere bu hizmetin verildiğinin duyurulmasıdır. Malumunuz, özellikle küresel ısınma, iklim krizi, çevre kirliliği sorunları ve birçok nedenle artık dünyada hem kaynaklar gittikçe azalmaya hem de azalan kaynaklarla birlikte çevre kirliliği ve çevre sorunları ayrı bir sorun olarak ortaya çıkmaya başladı. Doğal olarak insanlık bu sorunlarla başa çıkmak ve kaynakları daha verimli kullanmak amacıyla çeşitli çalışmalara yöneliyor. Bu çalışmalardan biri olarak bilinçli üretim tekniklerinden vazgeçilip daha çevreci ve çevreyi korumaya yönelik tekniklere geçme mecburiyeti doğuyor. Bunların en önemlilerinden bir tanesi artık geri dönüşümün ön plana çıkarılmasıdır. Üretimde ne kadar geri dönüşümden kazanılmış malzemenin kullanılması çok önem kazanmaya başladı. Bunlar çeşitli regülasyonlarla ve fonlarla destekleniyor. Avrupa Birliği müktesebatı 1 Ocak 2026’dan itibaren sınırda karbon ayak izi uygulamasına başlıyor ve bazı ürünlerde başlamak kaydıyla 2030’a kadar artarak devam edecek şekilde ihraç edilen ürünlerde karbon ayak izinin azaltıldığını, daha çevreci ve teknolojik ürünler üretildiğini ispatlamak gerekiyor. Aksi halde ek ücret ve tarife ödemek zorunlu olacak" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de ilk ve tek kurum" Kaynak Verimliliği Merkezi’nde firmalara karbon ayak izinin azaltılmasının ne anlama geldiği ve nasıl raporlama yapılması gerektiği konusunda destek vermek istediklerini belirten Elban, "Aynı zamanda bölgemizde bu alanda uzmanların yetişmesine katkı sağlamak istiyoruz. Tüm bu ihtiyaçlardan hareketle ilimizde bir Kaynak Verimliliği Merkezi kurulması zorunlu hale geldi. Bunu sanayi ve ihracatçılarla iş birliği içinde kurmak için ciddi çaba sarf ettik ancak arzu ettiğimiz sonucu alamayınca, regülasyonların başlamasına 26 gün kalmışken bu sorumluluğu üzerimize almak zorunda kaldık. Türkiye’de ilk ve tek kurum olan İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi böylece kurulmuş oldu" dedi. "Bu sistemi belli bir süre tüm kullanıcılara ücretsiz açıyoruz" Kalkınma Ajansı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle yıllardır yürütülen, endüstriyel simbiyozu esas alan eco-cycle projesini de bu merkezin içine aldıklarını ifade eden Elban, sözlerini şöyle noktaladı: "Bu platformda herkes ürettiği atıkla sisteme girecek, ihtiyaç duyan firmalar da bu atıklara erişebilecek. Böylece geri dönüşüm malzemesine erişim kolaylaşacak ve karbon ayak izi azalacak. Bu sistemi belli bir süre tüm kullanıcılara ücretsiz açıyoruz. Bu hizmetten erken yararlananlar için avantaj sağlanacak; ileride maliyetler gereği ücretlendirme yapılacak. Eco-cycle’ın merkez bünyesine alınmasıyla Kaynak Verimliliği Merkezi’nin hizmetleri bütünleşik hale gelmiş oluyor. Böyle bir uygulama şu anda ülkemizde başka bir yerde bulunmuyor. Bu merkezde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreci teknolojik üretim konusunda kapsamlı çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz."
EGİAD 35. yılını görkemli bir geceyle kutladı
05 Aralık 2025 Cuma - 12:38 EGİAD 35. yılını görkemli bir geceyle kutladı İzmir iş dünyasının öncü sivil toplum kuruluşlarından Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 35. kuruluş yıldönümünü ve yeni yılı, İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen özel bir kokteyl ile kutladı. EGİAD üyelerinin yanı sıra iş dünyası, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin de yoğun ilgi gösterdiği gece, EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal yolculuğunda ulaştığı etkiyi ve geleceğe dair vizyonunu güçlü bir şekilde ortaya koydu. Etkinlik, EGİAD 35. Yıl Filminin izlenmesiyle başladı. Açılış konuşmalarını EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay gerçekleştirdi. Program, müzik dinletisi ve 35. yıl pastasının kesimiyle devam etti. EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğu EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 1990 yılında vizyoner 47 genç iş insanının "birlikte üretme, birlikte büyüme" hayaliyle yola çıkmasıyla kurulan EGİAD’ın bugün 900’ün üzerinde üyesiyle; sanayi, ticaret, hizmet ve tarım sektörlerinde faaliyet gösteren 3.500 şirketi ve yaklaşık 150.000 kişilik istihdamı temsil eden güçlü bir yapıya dönüşmüş olduğunun altını çizdi. Özhelvacı, "1990’da vizyoner 47 genç iş insanının attığı adım, bugün Ege’nin ve Türkiye’nin en güçlü genç iş dünyası platformuna dönüşmüştür. EGİAD, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve değerlerinden güç alarak, toplumsal faydayı önceleyen yaklaşımından asla ödün vermemiştir" dedi. Kadın üyelerin oranının %36’ya ulaşması ve yeni üyelerin üçte birinin kadınlardan oluşması, EGİAD’ın fırsat eşitliğini odağına alan vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Özhelvacı, üyelerinin %60’ından fazlasının uluslararası iş birliği gerçekleştirmesi, derneğin Ege iş dünyasını küresel ağlara bağlayan kritik bir köprü hâline geldiğini ortaya koydu. EGİAD’ın yolu açık, vizyonu net Gecenin ev sahibi EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, konuşmasında EGİAD’ın yolculuğunu değerlendirirken, geleceğe yönelik güçlü mesajlar da verdi. "Bu gece, geçmişin emeğiyle geleceğin vizyonunu buluşturan özel bir kutlamadır." diyen Özhelvacı, 35 yılın gururunu, yaklaşmakta olan 2026 yılının heyecanıyla birleştirdiklerini kaydetti. Üçüz dönüşüm vizyonu: Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm Dönemin çerçevesini oluşturan Üçüz Dönüşüm ile dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm başlıklarında somut projeler ürettiklerine vurgu yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Özhelvacı, "Dijital dönüşümün teknolojiyle değil, zihinle başladığını biliyoruz. Yapay Zekâ Zirvelerimizle EGİAD’ı bu dönüşümün merkezine konumlandırdık. D2 Mobil Uygulamamızı yapay zekâ destekli bir yapıya dönüştürüyoruz. Geçmiş yaz İzmir’de yaşanan orman yangınları sebebiyle, büyük bir balo yerine sade bir kokteyl tercih ettik. Bu özel yılımızda kaynaklarımızı ışığa ve gösterişe değil; çevreye, sürdürülebilirliğe, topluma değer katan projelere yönelttik. EGİAD Sakız Ağacı Korusu Projesi ve 35. Yıl Otoyol Ağaçlandırması, gelecek nesillere bırakacağımız en anlamlı yeşil miraslardandır. EGİAD yalnızca proje yapan değil, düşünce üreten bir kurumdur. 2026’nın başında yayınlayacağımız iki stratejik Think Tank raporu’nu tamamladığımızda, İzmir’in üçüz dönüşümüne ışık tutacağız." dedi. Uluslararası temaslar: EGİAD’ın küresel adımları EGİAD 2025 boyunca Paris’te düzenlenen VivaTech Fuarı, KKTC ticaret temasları, Fransa ve Belarus delegasyonları gibi birçok uluslararası buluşmada İzmir ve Ege iş dünyasını temsil ederek üyelerine yeni iş birliği fırsatları sunduğunu hatırlatan Özhelvacı, EGİAD’ın artık sadece İzmir’de değil; uluslararası platformlarda da sözü olan, itibarı yüksek bir kurum olduğunu ifade etti. EGİAD Melekleri: 10 yılda 40’tan fazla yatırım ve 5 milyon dolar hacim EGİAD Melekleri Yatırım Ağı’nın da bu sene 10. yılını kutladıklarını hatırlatan Özhelvacı; "Türkiye’de bir STK bünyesinde kurulan ilk akredite melek yatırım ağı olma gururunu taşıyan EGİAD Melekleri, bugün 40’ın üzerinde yatırım ve 5 milyon doların üzerinde hacimle girişimcilik ekosisteminin güçlü bir aktörüdür." ifadelerini kullandı. "EGİAD’ın başarısı kişilerin değil, ekiplerin eseridir" Konuşmanın kapanış bölümünde Özhelvacı, tüm EGİAD ailesine özellikle teşekkür etti. EGİAD’ın başarısının kişilerin değil, her dönem özveriyle çalışan ekiplerin eseri olduğunu belirterek, "Önceki dönem yönetim kurulu ve danışma kurulu başkanlarımıza, komisyon başkanlarımıza, profesyonel kadromuza ve tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, önceki dönem başkanlarımıza, fahri üyelerimize ve tüm katılımcılara teşekkürlerini sunuyorum" dedi. "Birlikte değer oluşturmaya devam edeceğiz" Özhelvacı, konuşmasını yeni yıla dair temennilerle noktaladı: "Yeni yıla adım atarken, birlik ve beraberliğimizin gücüyle üretmeye, çalışmaya ve değer oluşturmaya devam edeceğiz. 2026’nın EGİAD’a, şehrimize ve ülkemize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum." "EGİAD’ın güçlü bir duruşu var EGİAD’ın güçlü bir duruşu olduğunu, yeşil, dijital ve toplumsal dönüşüm konusunda çalışmalar yaptığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Çok takdire değer pek çok çalışmanın altına imza attılar. Bugünden geleceğe güçlü, yürekli, birikimli insanların aynı zamanda okulu gibi çalıştıklarını görüyorum. O yüzden ben de gurur duyuyorum. Bu gece özellikle sizlerle birlikte olmak istedim. Her zaman yanınızdayım" dedi. Gece Sunshine Band ve DJ performansıyla devam ederek katılımcılara keyifli bir yeni yıl atmosferi yaşattı.
Fuara ‘İzmir Ekonomi’ damgası
05 Aralık 2025 Cuma - 11:22 Fuara ‘İzmir Ekonomi’ damgası İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı, bu yıl 19’uncu kez kapılarını açan Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’ne katılarak ‘Gelecek için Sürdürülebilir Turizm’ temasıyla stant kurdu. Fuara renk katan öğrenciler, turizmde sürdürülebilirlik anlayışının önemine dikkat amacıyla katılımcılara çeşitli soruların yöneltildiği ‘Turizm Tabu’ isimli özel bir oyun tasarladı. Oyunu kazanarak çarkı çevirme şansını yakalayan ziyaretçilere, tohumlu kalem ve sürdürülebilirlik mesajları içeren magnet gibi birçok hediye verildi. Fuar İzmir’de gerçekleşen büyük buluşmada yer alan İEÜ’lü gençlerin standını; İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu Üyeleri Oğuz Özkardeş ve Nuray Eyigele İşleyen, Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, Meclis Katip Üyesi Ali Yaramışlı, meclis ve komite üyeleri de ziyaret etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizatörlüğünde gerçekleşen fuarda, dünyanın dört bir yanından gelen turizm profesyonelleriyle bir araya gelen gençler, unutulmaz bir deneyim yaşadı. "Artık tercih değil zorunluluk" İEÜ Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Edit Habif, öğrenciler açısından fuarın çok önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekerek, "Bu fuar, öğrencilerimizin sektörle gerçek bağ kurmaları, mesleki öz güvenlerini geliştirmeleri ve kendilerini profesyonel dünyaya anlatmaları noktasında çok değerli öğrenme ortamı oldu. Turizm sektörünün en önemli gündemlerinden biri sürdürülebilirlik. Kaynakların korunması, karbon ayak izinin azaltılması, yerel üretimin ve yerel kültürün desteklenmesi, etik ve sorumlu turizm uygulamaları, artık bir tercih değil zorunluluk. Üniversitemiz, bu dönüşümü besleyen ve yön veren bir eğitim yaklaşımını benimsiyor. Fuarda açtığımız stantla da bunu göstermeyi amaçladık" ifadelerini kullandı. Turizmin geleceğine ilişkin mesaj Habif, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimizin fuarda tasarladığı ‘Turizm Tabu’ oyunu da bu yaklaşımın çok güzel bir örneği oldu. Sürdürülebilirlik kavramını, ziyaretçilerin içine dahil olduğu etkileşimli bir deneyime dönüştürerek hem farkındalık yarattılar hem de turizmin geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdiler. Oyunla birlikte dağıtılan tohumlu kalemler ve sürdürülebilirlik mesajları içeren hediyeler ise, fuar ziyaretçilerine küçük adımların büyük etkiler doğurabileceğini hatırlatan anlamlı bir sembol oldu. Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı olarak, sürdürülebilir turizme dair farkındalığı büyüten, çözüm üreten ve geleceği düşünerek hareket eden her adımın yanında olmaya devam edeceğiz."
Aliağa’daki çimento öğütme/paketleme tesisine ÇED onayı
05 Aralık 2025 Cuma - 11:07 Aliağa’daki çimento öğütme/paketleme tesisine ÇED onayı Batıçim Batı Anadolu Çimento A.Ş., İzmir Aliağa’da kuracağı yıllık 3,5 milyon ton kapasiteli çimento öğütme ve paketleme tesisi için ÇED onayı aldı. Grubun uluslararası pazarlarda ihracat hacmini artıracak stratejik yatırımın, Ege Bölgesi’ni ihracata en entegre üretim merkezlerinden biri haline getirmesi bekleniyor. Nakliye süreçlerinin Limana yakın konumuyla nakliye süreçlerinin optimize edilmesini sağlayarak lojistik maliyetleri azaltacak yatırımın ilk fazı, yıllık 1 milyon 750 bin ton kapasiteyle devreye alınacak. Ege Bölgesi’nin köklü sanayi topluluklarından Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’nun amiral gemisi Batıçim, çimento sektöründeki rekabet gücünü artırmak ve ihracat odaklı büyüme stratejisini güçlendirmeyi amaçladığı Aliağa yatırımında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) onayı aldı. Liman üzerinden gerçekleştirilecek sevkiyat kabiliyeti sayesinde grup, ihracat pazarlarına erişimini hızlandırmayı ve bu pazarlardaki rekabetçiliğini artırmayı hedefliyor. Genişleme hamlesiyle çimento satış hacminin 4,9 milyon tona ulaşması, ihracat payının ise orta vadede yüzde 45-50 bandına taşınması öngörülüyor. Bölgeye istihdam, ihracat artışı ve tedarik zincirinde genişleme gibi çok yönlü ekonomik faydalar getirmesi de beklenen projenin 2027-2028 döneminde devreye alınması hedefleniyor. Liman içinde üretim modeli ‘Limanın içinde üretim’ modeliyle işleyecek tesis, lojistik maliyetleri önemli ölçüde düşürerek ihracat pazarlarında rekabet gücünü artıracak. Bugün 20’nin üzerinde ülkeye ihracat yapan şirket, bu hamle ile ABD, Kanada, Güney Avrupa ve Akdeniz havzası gibi stratejik pazarlara daha hızlı ve rekabetçi bir şekilde ulaşma imkânı bulacak. Lojistik optimizasyon sayesinde karbon ayak izini azaltarak sürdürülebilir üretime de önemli katkı sağlayacak yatırım ile Ege’nin çimento devi, Türkiye’de sektörünün lider oyuncuları arasındaki yerini sağlamlaştırmayı ve ihracatta ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamayı planlıyor. Gelecek vizyonunda önemli adım Yatırımın grubun gelecek hedefleri arasında stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Batı Anadolu Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Üyesi, Üretim Operasyon Grup Başkanı Caner Türkyener, "Aliağa çimento öğütme ve paketleme tesisi yatırımı hem çimento sektöründeki yeni dinamiklere hem de grubumuzun uzun vadeli büyüme vizyonuna yanıt veren stratejik bir adım. Çimento artık büyük ölçüde lojistik maliyetleri belirleyen bir ürün. Hammaddeden ihracata kadar tüm zincirin optimize edilmesi önem arz ediyor. Aliağa’daki öğütme ve paketleme tesisi; limana doğrudan erişimi, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat odaklı konumu sayesinde bize çok ciddi bir rekabet avantajı kazandıracak. Kısacası, Batıçim’in gelecek vizyonu açısından çok önemli bir yerde konumlanan bu yatırım hem grubumuzun hem de Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli bir katkı sağlayacak" dedi. Proje iki fazda planlanıyor Yapılan açıklamaya göre, Aliağa-Nemrut bölgesinde planlanan kapasite artışı, grubun stratejik dönüşüm süreciyle uzun vadeli büyüme planının ana eksenini oluşturuyor. İki fazdan oluşan değirmen yatırımı; ilk etapta yaklaşık 2 milyon ton, tamamıyla devreye alındığında ise yıllık 3,5 milyon ton kapasiteyle faaliyette olacak. Mevcutta 5,8 milyon ton olan üretim kapasitesini yatırımın tamamlanmasıyla yaklaşık yüzde 60 artıracak şirketler topluluğu, lojistik maliyetlerinde düşüş, sevkiyat hızında artış ve ihracat pazarlarına daha rekabetçi bir konuma gelecek.
Çocukluk hayali olan gökkuşağının altından dronla geçmeyi denedi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:47 Çocukluk hayali olan gökkuşağının altından dronla geçmeyi denedi İzmir’de yaşayan dron pilotu, Karaburun yolunda karşılaştığı gökkuşağının içinden geçme hayalini gerçekleştirmek için dronunu havalandırdı. Sonuç beklediği gibi hayal kırıklığıyla sonuçlanırken, dron pilotu sonucu bilmesine rağmen çocukluk hayalini denediğini söyledi. 10 yıldır İnsansız hava aracı (İHA) kullanan dron pilotu Mustafa Kaçan, Karaburun yolu üzerinde seyir halindeyken karşısına çıkan gökkuşağını fırsata çevirerek dronunu havalandırdı. Çocukluk hayallerinden biri olan ’gökkuşağının içinden geçme’ fikrini denemek isteyen Kaçan, o anları kayıt altına aldı. Ancak deneme, beklendiği gibi hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bir ışık kırılması olan gökkuşağı, dron ile üzerine gittikçe uzaklaştı. "Umudun gerçekleşmediğini gördük" O anların spontane geliştiğini söyleyen Kaçan, "10 yıldır dronlarla ilgileniyorum, aynı zamanda eğitmenlik yapıyorum. Karaburun’a doğru giderken hava hafif çiseliyordu. Işığın da doğru açıyla vurması sonucu gökkuşağı çok belirginleşti. Aracı sağa çektim ve dronumu kaldırdım. İlk bakışta umut vericiydi fakat umudun gerçekleşmediğini gördük" dedi. "Hayal kırıklığı oldu" Kaçan, deneyimin hem eğlenceli hem de öğretici olduğunu belirterek şunu söyledi: "Biraz hayal kırıklığı oldu. Çocuklukta hep anlatılan, gökkuşağının bittiği yerde define olduğu efsanesini düşündüm. Işık kırılmasını göstermek ve bunu biraz mizansenleştirip, hikayeleştirmek istedim. İzleyenler ‘İki dronu karşılıklı getirsek sıkışır mıydı?’ diye bile sordu. Işık çok güzel görünüyordu ama sonuç olarak gökkuşağının içinden geçilmiyor. Biz kovaladıkça o kaçıyor; hayat gibi aslında." Denemenin öğrenciler için de bilimsel bir örnek oluşturduğunu ifade eden Kaçan, "Çocukluğumuzun küçük bir hayal kırıklığıydı ama bir gerçeği de görmüş olduk. Buna rağmen ortaya çok keyifli bir görüntü çıktı" dedi.
İzmir’in bereketli topraklarında ‘Kırmızı elmas’ mesaisi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:13 İzmir’in bereketli topraklarında ‘Kırmızı elmas’ mesaisi Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir’in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası’nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası’nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen’den Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL’den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL’ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy’de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas’ olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.