KÜLTÜR SANAT - 02 Şubat 2026 Pazartesi 18:52

Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Aliağa’da

A
A
A
Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Aliağa’da

Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca hazırlanan Çanakkale Savaşları’ndan kalma objelerin ve dijital gösterilerin yer aldığı "Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi", İzmir ‘in Aliağa ilçesinde ziyaretçilerini ağırladı.


Demokrasi Meydanı’nda 2 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayan mobil müze, yağışlı havaya rağmen vatandaşlar ve öğrencilerden büyük ilgi gördü. Ziyaretçiler, Çanakkale Savaşı ile ilgili resim, fotoğraf, çeşitli görsel materyal ve videoların izletildiği müzede cepheden kalan çeşitli savaş objelerinin sergilendiği bölümleri gezdi.


46 yaşındaki esnaf Ejder Babur, Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi’nin Aliağa’ya gelmesinden memnun olduğunu belirterek, "İnsan çok duygulanıyor, çok değişik bir atmosfer. O günleri hatırlamak, anmak, hangi şartlarda nasıl, hangi tesisatla, hangi donanımla yapıldığını bilmek, hatırlamak, öğrenmek bizzat gurur verici bir şey. Gençler tarafından da takip edilmesi gereken, öğrenilmesi gereken ve dolaşılması gereken çok güzel bir proje olmuş. Güzel olmuş, yapanlara ve getirenlere çok teşekkür ediyoruz. Elleri, ayakları dert görmesin" dedi.



"Bu vatan bizlere kutsal bir emanettir"


Aliağa Merkez Camii İmamı Recep Uğraşkan ise sergilenen eserlerin büyük bir fedakarlığı simgelediğini belirterek, "Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Müzede sergilenen ayakkabılara ve eşyalara baktığımızda, o günkü mücadelenin ne kadar zor şartlarda verildiğini görüyoruz. Gençlerimize bu noktada büyük iş düşüyor; geçmişimizi ve ecdadımızı çok iyi tanımalıyız. Çeyizlerini bağışlayan genç kızlarımız, nişan yüzüğünü takamadan cepheye koşan gençlerimiz sayesinde bu vatan bizlere emanet kaldı. Milletimizin mayası sağlamdır. Bu ruh her zaman diri kalacaktır" ifadelerini kullandı.


İlçede yaşayan Tuğba Turgut, manevi duygularının yenilendiğini dile getirdi.


Çanakkale Savaşları’nın eşsiz destanını görsel bir şölenle sunan Mobil Müze, gün boyu süren ziyaretlerin ardından ilçeden ayrıldı.



Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Aliağa’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 0 - Fenerbahçe: 2 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Kocaelispor, sahasında Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 56. dakikada sağ kanattan son çizgiye inen Can Keleş’in ortasında penaltı noktası üzerinde Petkovic’in gelişine vuruşunda kaleci Ederson topu kornere çeldi. 60. dakikada Ahmet Oğuz’un sol kanattan kullandığı köşe atışında ön direkte Cafumana Show’un kafa vuruşunda top arka direğe çarparak dışarı çıktı. 75. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Semedo’nun kale önüne yerden ortasında Nene’nin vuruşunda top üst direğe çarparak ağlara gitti. 2-0 Stat: Kocaeli Hakemler: Alper Akarsu, Murat Altan, Bilal Gölen Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Ahmet Oğuz, Botond Balogh, Massadio Haidara (Darko Churlinov dk. 79), Anfernee Dijksteel, Karol Linetty (Joseph Boende dk. 69), Cafumana Show, Habib Keita (Serdar Dursun dk. 85), Can Keleş (Daniel Agyei dk. 69), Rigoberto Rivas (Muharrem Cihan dk. 85), Bruno Petkovic Yedekler: Serhat Öztaşdelen, Hrvoje Smolcic, Furkan Gedik, Mahamadou Susoho, Samet Yalçın Teknik Direktör: Selçuk İnan Fenerbahçe: Ederson, Nelson Semedo, Milan Skriniar, Jayden Oosterwolde, Mert Müldür, Matteo Guendouzi, Alvarez (İsmail Yüksek dk. 60), Antony Musaba (Nene dk. 60), Anderson Talisca (Fred dk. 72), Marco Asensio (Yiğit Efe Demir dk. 88), En-Nesyri (Kerem Aktürkoğlu dk. 60) Yedekler: Tarık Çetin, Mert Günok, Çağlar Söyüncü, Kamil Efe Üregen, Oğuz Aydın, Teknik Direktör: Domenico Tedesco Goller: Asensio (dk. 45+1), Nene (dk. 75) (Fenerbahçe) Sarı kartlar: Rigoberto Rivas, Selçuk İnan (Teknik Direktör), Karol Linetty (Kocaelispor), Alvarez, Mert Müldür, Kerem Aktürkoğlu (Fenerbahçe)
Gaziantep Özgür Özel Nurdağı’nda depremzedelerle bir araya geldi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında Gaziantep’e geldi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla deprem bölgelerine gerçekleştirdiği ziyaretler çerçevesinde Gaziantep’in Nurdağı ilçesine gelen Özgür Özel, ilk olarak CHP Nurdağı İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Burada protokol üyeleri ve parti yetkilileriyle bir araya gelen Özel, ilçede yürütülen çalışmalar ve deprem sonrası süreç hakkında istişarelerde bulundu. Özel, daha sonra konteyner kentte depremzede esnaflarla ve depremzede vatandaşlarla buluşarak taleplerini dinledi ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Programda konuşan CHP Genel Başkanı Özel, "Öncelikle Nurdağı’nda, İslahiye’de, Gaziantep’in tamamında ve depremden etkilenen 11 ilimizde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Böyle büyük bir acıyı, böyle büyük bir felaketi bir daha yaşamamayı temenni ediyoruz. Sabah Osmaniye’deydim, şu anda Nurdağı’ndayım. Birazdan İslahiye’ye geçeceğim. Hafta boyunca depremde ağır hasar alan, büyük kayıplar veren tüm illerimizi ziyaret edeceğim. Bu ziyaretlerin temel amacı, elbette bir kez daha taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi iletmektir. Ancak bunun yanında, ana muhalefet partisi olarak denetim görevimizi yerine getiriyoruz; tespit ettiğimiz eksiklikleri dile getiriyoruz. Aynı zamanda ülkenin iktidar adayı olan, seçimleri bekleyen değil bugünden ülkeyi yönetmeye hazır; kadrolarıyla, programıyla hazır bir siyasi parti olarak bölgede nelerin yapılması gerektiğini ve iktidara geldiğimizde neleri hayata geçireceğimizi paylaşmak için buradayız" dedi. Özel, "Yanımda milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız, Cumhurbaşkanlığı aday ofisindeki gölge bakanlarımız, politika başkanlarımız, parti meclisi üyelerimiz ve yüksek disiplin kurulu üyelerimiz bulunuyor. Arkadaşlarımız önceden bölgeye gelerek çalışmalar yaptı, eksiklikleri tespit etti ve bize raporladı. Bugün de sahada gördükleri sorunları hem çözüm önerilerimizle hem de gerekirse Meclis’te ve ilgili bakanlıklar nezdinde dile getireceğiz. Şimdi asıl soruya geliyoruz. Dirençli kentler nasıl oluşturulacak? En önemli mesele budur. Bu deprem yaşandığında iktidar partisi acemi bir parti değildi. 21 yıldır tek başına, koalisyon ortağı olmadan, mazeretsiz şekilde ülkeyi yöneten bir iktidardan söz ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dahi 15 yıl yönettiği bu ülkeyi, 21 yıl boyunca kesintisiz yöneten bir iktidar. Bu süreçte deprem vergileri toplandı. Milyarlarca değil, trilyonlarca lira vergi toplandı. Bunun yanı sıra imar aflarından da büyük gelirler elde edildi. Ancak tüm bu imkanlara rağmen şehirler depreme dirençli hale getirilemedi. Bugün karşımızda, yıkımdan sorumlu, mazeretsiz bir iktidar bulunmaktadır. Nurdağı’nda da hep birlikte yaşadık. Enkazın altından ‘Sesimi duyan var mı?’ diye gelen sesler vardı. Ama enkazın üstünde de vatandaşlar milletvekillerine sarılıp şu soruyu soruyordu; ‘Ordu nerede?’ Türk Silahlı Kuvvetleri; eğitimiyle, donanımıyla, 18-22 yaşındaki pırıl pırıl evlatlarıyla üç gün boyunca talimat bekledi. Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geri sokmak zor’ gibi bir darbe paranoyasıyla Mehmetçik üç gün sonra sahaya çıkarıldı. Buna rağmen Mehmetçik olağanüstü işler yaptı, birçok can kurtardı. Hepimizin bildiği gibi, depremde kayıplar ilk 24 saatte, en geç 72 saatte yaşanır. Ondan sonrası duaya ve Allah’ın takdirine kalır. Depremin ilk anında devletten beklenen, arama-kurtarma çalışmalarını hızla başlatacak olan ordunun derhal devreye sokulmasıydı. Ordunun üç gün boyunca kışlada tutulmasının açıklanabilir hiçbir yanı yoktur. Bu soruyu biz sormadık. Bu soruyu muhalefet liderleri de sormadı. Bu soruyu enkaz başında bekleyen, umudunu kaybeden depremzedeler sordu, ‘Ordu neredeydi üç gün?’ Ardından çok sayıda söz verildi. Yıkılan şehirlere 7-8 Şubat’ta vaatler sıralandı. Millet canıyla uğraşırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Sakın başkasına oy vermeyin’ dedi. Oysa geçmişte aynı iktidar, önceki hükümetleri deprem üzerinden sert şekilde eleştiriyordu. Rahmetli Ecevit’e ‘Hala çadır sırası var’ diyenler, bu depremde 33. günde bile çadır sıraları oluşturdu. Depremzedelere, ‘Biz tecrübeliyiz, konutları bir yıl içinde yapacağız’ denildi. Ancak bir yıl sonra hala konteynerde yaşayan binlerce insan var" ifadelerini kullandı. "Sandık geliyor hesap orada görülecek" İktidarı eleştiren Özel, "Tam 1 yıl değil, 3 yıl sonra ziyarete geldim. Nereyi ziyarete geldim? Konteyner kenti ziyarete geldim. Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi yaşıyor, Ne olacak şimdi? ‘Oyu bana verin, bir yıl içinde’ diyordu. Ben birinci yıl geldim arkadaşlar. Birinci yılda Türkiye genelinde depremzedelerin yalnızca yüzde 2.4, Yüzde 97 hala dışarıdaydı. 2 yıl geldim, söz tutuldu mu diye baktım. Bu oran yüzde 30’dur. Yani depremzedelerin yüzde 70 hala evsizdi. 3 yıl geldiğinde ise övünmeye başladılar. İnsan gerçekten şaşırıyor. Bundan övünülür mü? Bu utanılacak bir durumdan övünmek. Bir yıl denilen iş, 3 yılın sonunda bile tamamlanmamış. Depremzede diyor ki "Nasıl geçineyim? Kiracıyım, bana ev verilmedi. Eskiden işim vardı, şimdi işim yok. Kiralar en az 15-20 bin lira. Depozito istiyorlar, üç ay peşin istiyorlar." Bunların hepsi depremzedelerin anlattığı gerçekler. "Bu şartlarda nasıl taşınayım" diyor. Anahtarı almış ama geçememiş. Buna rağmen aidat başlıyor, elektrik, su, doğalgaz faturaları işlemeye başlıyor. Aidatı ödeyemediğinde aramaya başlıyorlar. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri. Ben Sayın Erdoğan’ı bu yüzden kızdırıyorum. Bana diyor ki "Ankara’da otur, Ankara merkezli siyaset yap" ama ben oturmayıp sokağa çıkınca, vatandaşın halini sorunca, Türkiye’yi dolaşınca rahatsız oluyor. Bir de "Depremde neredeydi" diyorlar. Nurdağılılar bilir; ben 3 gün Nurdağı’ndaydım. Gaziantep’in Nurdağı’na ilk gidenlerden biriyim. Bugün deprem bölgesine 50’nci kez geldim. Cumhurbaşkanı ise 38 kez gelmiş. Devletin tüm imkanlarıyla gelmiş. Biz ise imkansızlıklar içinde, sorumluluk alarak geldik. Ama hâlâ "CHP deprem turisti" diyorlar. Bir kez geldiler, gittiler, bir daha gören olmadı diyorlar. Bugün Osmaniye’de sordum: "Depremde Cumhuriyet Halk Partisi yanınızda mıydı?" Bunlar partililer değil, konteyner kentte yaşayan depremzedeler. Sıcak salonlarda oturanlara sesleniyorum: Gelip bir insanın yüzüne bakın. Bir sorun, "Bir derdin var mı" diye. Bir yıl içinde yapılacağı söylenen işin üç yıl sonra ancak yüzde yetmişinin yapılmasıyla övünülmez. Bundan hiç sevinilmez. Sandık geliyor. Hesap orada görülecek" diye konuştu.