Yerel Haberler
İzmir
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde bomba ve tahliye tatbikatı 27 Şubat 2026 Cuma - 12:33:22 İzmir Bölge Adliye Mahkemesi hizmet binasında, çeşitli kurumların katılımıyla kontrollü bomba imha tatbikatı düzenlendi. Ekiplerin ortaklaşa yürüttüğü tatbikatta, senaryo gereği binaya bırakılan şüpheli paketler imha edilerek personel ve vatandaşların güvenli tahliyesi sağlandı. Tatbikat senaryosuna göre, terör örgütü üyeleri yaklaşık bir ay boyunca adliye binasında keşif yaptı. Bina kat planlarını ele geçiren şüpheliler, eylem hazırlığını tamamlayarak vatandaş kılığında binaya girdi. A Blok 8. kat başkanlık önüne ve güney ana giriş kapısına birer adet siyah çanta bırakıldı. Binanın santral kısmına gelen isimsiz ihbar üzerine güvenlik kameraları incelemeye alındı ve şüpheli paketler tespit edildi. Anons sistemiyle tüm binaya ihbarlı tatbikat yapılacağı duyuruldu. Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli emniyet mensupları, dış çemberde güvenlik tedbirleri alarak kuşatmayı tamamladı. Acil durum yöneticisi, ekip liderlerine ve blok sorumlularına bilgi vererek harekete geçmelerini sağladı. Eş zamanlı olarak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Binanın güvenli ve hızlı tahliyesi için boşaltma kodu verilerek sirenler çalındı. Tahliye rehberleri eşliğinde kamu personeli ve vatandaşlar kuzey cephedeki toplanma alanlarına yönlendirildi. Uzman ekipler müdahale etti Olay yerine sevk edilen bomba imha uzmanları, güney giriş kapısında güvenlik koridoru oluşturdu. Ekiplerin olay yerine ulaşmasının ardından iki farklı noktada bulunan şüpheli paketlere müdahale edildi. Şüpheli paket içerisinde kimyasal madde olma ihtimaline karşı AFAD KBRN ekipleri alana sevk edildi. Ekiplerin yaptığı ölçümlerin negatif çıkmasının ardından içeride kalan personelin tahliyesine başlandı. Senaryo gereği şüpheliler tespit edildi UMKE ekipleri bölgeye sahra hastanesi kurarken, AFAD ekipleri terasta bekleyenler için havai hat oluşturdu. İtfaiye ekipleri de kurtarma ve tahliye çalışmalarına destek verdi. Acil durum ekipleri binayı baştan sona kontrol etti. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, güvenlik kameralarını inceleyerek şüpheli paketleri bırakan kişiyi yakalamak için çalışma başlattı. Adliye birimleri, AFAD, emniyet, itfaiye ve UMKE ekiplerinin katılımıyla başarıyla gerçekleştiriken tatbikat, toplanma alanı sorumlularının sayım tutanaklarını hazırlamasıyla sona erdi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:44 Tarama ve aşı hayat kurtarıyor Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinlikte Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sabırlı ile Medikal Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Murat Keser, rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ve pap smear testinin önemi hakkında bilgi verdi. Hafızalara kazınan etkinliğin moderatörlüğünü ise sevilen oyuncu Doğa Rutkay üstlendi. Her yıl binlerce kadının hayatını etkileyen rahim ağzı kanseri, doğru tarama ve aşı programlarıyla büyük oranda önlenebiliyor. Bu önemli başlık, Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Çeşme’de düzenlenen özel bir söyleşide uzman hekimler tarafından tüm yönleriyle değerlendirildi. Medicana Çeşme Tıp Merkezi tarafından, rahim ağzı kanserine karşı alınabilecek önlemler alanında uzman hekimlerce masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü sevilen oyuncu Doğa Rutkay’ın yaptığı söyleşide Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sabırlı ve Medikal Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Murat Keser, rahim ağzı kanserine ilişkin hem bilgi verdi hem de akıllardaki soru işaretlerini giderdi. Erken tanıda tedavi başarısı artıyor Söyleşide rahim ağzı kanserinin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğu vurgulandı. Düzenli smear testleri ve HPV taramalarının erken tanıdaki hayati rolüne dikkat çekildi. Uzmanlar, erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Kadınların düzenli jinekolojik kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği ifade edildi. HPV’nin yalnızca kadınları değil, erkekleri de etkileyebilen yaygın bir virüs olduğu aktarıldı. Bulaş yolları, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. HPV aşısının koruyuculuğu da ele alınan önemli başlıklar arasında yer aldı. Aşının 9-14 yaş aralığında iki doz olarak uygulanması öneriliyor. Daha ileri yaş gruplarında ise üç dozluk program tercih ediliyor. Uzmanlar, aşının hem kadınlar hem de erkekler için koruyucu olduğunu vurguladı. Toplum bağışıklığı için aşılama bilincinin yaygınlaşmasının önemine dikkat çekildi. HPV teşhisi sonrası izlem süreci ve tedavi seçenekleri de değerlendirildi. Erken müdahale ile vakaların büyük bölümünün kontrol altına alınabildiği belirtildi. Modern tedavi yöntemleri sayesinde hastaların günlük yaşamlarını büyük ölçüde sürdürebildiği ifade edildi. Tedavi sürecinde psikolojik destek ve düzenli takibin önemi özellikle vurgulandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:06 Yaren’e dayısı, anneye de ağabeyi can oldu İzmir’de böbrek yetmezliği tedavisi gören 12 yaşındaki Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesi’nde dayısından nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Küçük kızın annesinin de yıllar önce aynı hastanede diğer ağabeyinden aldığı böbrekle hayata tutunduğu ortaya çıktı. Yaren Kara (12), dört yıl önce böbrek yetmezliğine yol açan nefronoftizis tanısı alarak zorlu bir tedavi sürecine girdi. Yaşadığı ciddi protein kaybı ve yükselen kreatinin değerleri sonucunda hastalığı son dönem böbrek yetmezliğine evrilen küçük kız için diyaliz veya böbrek nakli seçenekleri değerlendirildi. Hastalığı ilerleyen küçük kıza, dedesinin kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle donör olamaması üzerine dayısı Burhan Ayhan (45) gönüllü oldu. Gerekli tetkiklerin ardından Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesinde Uzm. Dr. Işık Özgü ve Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu’nun yer aldığı bir ekibin gerçekleştirdiği ameliyatla dayısından alınan böbrekle yeni bir hayata adım attı. Yaren’in 2013 yılında dünyaya gelmesinden yıllar önce anne Songül Kara (40) da aynı hastanede diğer ağabeyi Ağıt Ayhan’dan (51) nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Başarılı nakil süreci Hastanın böbrek işlevlerinin iyiye gittiğini belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, "Yaren, geçirdiği tubülüs hastalığına bağlı olarak son dönem böbrek yetmezliği aşamasına ulaşmıştı. Bu süreçte öncelikle ciddi boyutta protein kaybı yaşanmış, ardından kreatinin düzeylerinin yükselmesiyle hastalık, son dönem böbrek yetmezliğine evrilmişti. Tedavi aşamasında böbrek nakli veya diyaliz olmak üzere iki seçenek değerlendirildi. Canlı donör bulunması üzerine, hastamıza dayısından böbrek nakli gerçekleştirildi. Operasyon oldukça başarılı geçmiş olup halihazırda hastamızın böbrek işlevleri son derece iyi seyretmekte." ifadelerini kullandı. Genetik faktörler Benzer nakil ihtiyaçlarının aile fertlerinde görülebileceğine dikkat çeken Acıbadem Kent Hastanesi Böbrek Nakli Programı Sorumlusu Uzm. Dr. Işık Özgü, "Pediatrik hastamızın annesi de yıllar önce kurumumuzda böbrek nakli ameliyatı geçirdi. Bazı hastalıkların genetik geçişli olması nedeniyle, zaman içerisinde diğer aile fertlerinde de benzer nakil ihtiyaçları doğabilmektedir. Bugüne dek her iki hastamızın da tedavi süreçleri son derece olumlu ilerlemiştir ve bu durumun aynı şekilde devam etmesini temenni etmekteyiz. Hastamızın dayısından gerçekleştirilen böbrek nakli sonrasında, hem alıcının hem de vericinin genel sağlık durumları gayet iyidir ve herhangi bir komplikasyon bulunmamaktadır" şeklinde konuştu. Anne ve kızı aynı kaderi yaşadı Kızıyla aynı süreçlerden geçtiğini anlatan anne Songül Kara, "Kızımın tedavi süreci dört yıl önce başlamış olup, bir anne olarak psikolojik etkilerini göz önünde bulundurarak durumu kendisiyle yeni paylaştım. Farklı sağlık kuruluşlarındaki tedavi süreçlerimizin ardından bu hastaneye başvurduk ve nakil işlemimiz burada gerçekleştirildi. Yıllar önce büyük ağabeyimden bana yapılan böbrek nakli de bu kurumda yapılmıştı. Bugün ise küçük ağabeyim, kızıma donör oldu. Organ naklinde kan grubu uyumu büyük önem taşıdığından ve ağabeyimin kan grubu uyumlu olup gönüllü olması sebebiyle nakil ondan gerçekleştirildi. Babam da donör olmak istemesine rağmen kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle bu mümkün olmadı. Büyük ağabeyimin bana, küçük ağabeyimin ise kızıma böbrek vermesinin değeri paha biçilemezdir. Donörler operasyon sonrasında hızla normal hayatlarına dönmektedir. Verici olmanın sağlık açısından kalıcı bir olumsuzluğu bulunmamaktadır, yalnızca cerrahi bir müdahale geçirilmektedir. Aile bağları kuvvetli olsa dahi organ bağışı konusunda çekimser kalan bireyler olabilmektedir. Ancak gönüllülük esasına dayanan bu fedakarlığın, herkes tarafından benimsenmesi gerektiğine inanıyorum. Yaren’i uzun bir iyileşme süreci beklemektedir fakat zamanla sağlığına tam anlamıyla kavuşacaktır." dedi. Yeniden hayata tutundu Ameliyat sonrası hızla toparlandığını dile getiren Yaren Kara, "Mevcut sağlık durumum oldukça iyi. Nakil ameliyatımın gerçekleştiği ilk gece ve takip eden gün bir miktar ağrım oldu. Damar yolu gibi tıbbi müdahalelere bağlı ağrılardan ziyade, dikişlerimde ve karın bölgemde dönemsel ağrılar hissettim. Ancak şu anki süreçte ayağa kalkıp yürümeye başladım. Kendi başıma hareket edebilsem de herhangi bir risk almamak adına genellikle annemin refakatinde bulunuyorum. Bana bu imkanı sağlayan dayıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum, minnetimi kelimelerle ifade etmem oldukça güç. Organ bağışı konusunda ise şunları belirtmek isterim. Aile içinde kan grubu uyan fakat donör olmak istemeyen bireyler olabiliyor. Oysaki bağış yapan kişiler ameliyat sonrasında normal yaşamlarına sorunsuz bir şekilde devam edebilmektedir. Organ bağışı tamamen gönüllülük esasına dayansa da bir hayata dokunabilmek adına herkesin bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu. Böbreği Yıllar önce kardeşi Songül Kara’ya böbreğini veren Ağıt Ayhan (51), "Aile olarak bu hastalıkla ilk kez yıllar önce karşılaştık ve bir ağabeyimi bu rahatsızlık nedeniyle kaybettik. O dönemde organ nakli günümüzdeki kadar gelişmemişti ve toplumda böbrek bağışına dair ciddi ön yargılar bulunmaktaydı. Yaptığım araştırmalar sonucunda organ bağışının, tam olarak kan vermek kadar basit olmasa da korkulacak bir süreç olmadığını gördüm. Gönüllü olarak yapıldığında donör için hiçbir sorun teşkil etmediği gibi, alıcının da tedaviye çok daha hızlı ve olumlu yanıt vermesini sağlamaktadır. Kendi ameliyat sürecimde doktorum hastanede üç gün kalmam gerektiğini belirttiğinde, ailemin geçimini sağlayan kişi olduğumu ve dördüncü gün işime dönmek zorunda olduğumu ifade ettim. Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmam şartıyla bu duruma onay verildi. Gerekli tüm organizasyonlar titizlikle yapılarak kız kardeşimin taburcu işlemleri bir hafta içinde tamamlandı. Hastanenin o dönemdeki hassas protokolleri gereği içeriye refakatçi dahi kabul edilmemişti, süreç son derece profesyonelce yönetildi. Şimdi ise diğer kardeşim Burhan’ın yeğenime böbrek vermesiyle, ailemizde nakil olan kişi sayısı üçe yükseldi. Organ bağışından çekinmeyiniz. Bir insanın hayatını kurtarmanın verdiği mutluluk ve huzur, her türlü tereddüdün ötesindedir" diye ekledi.
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Trabzonspor: 0 (İlk yarı)
07 Aralık 2025 Pazar - 21:00 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Trabzonspor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Göztepe, Trabzonspor’u konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz beraberlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 2. dakikada Pina’nın pasıyla sağ çaprazdan ceza sahasına giren Muçi’nin şutunda, kaleci Lis üzerine gelen topu yumruklayarak uzaklaştırdı. 11. dakikada sol kanattan Zubkov’un kullandığı köşe atışında kale sahası içi sol çaprazında bulunan Onuachu’nun kafa vuruşunda uzak köşeye yönelen top yerden sekerek yandan auta çıktı. 44. dakikada ceza sahası dışı sol çaprazından kullanılan serbest vuruşta Onuachu sağ ayağıyla kaleye vurdu, top defanstan geri döndü. Stat: ISONEM Park Hakemler: Atilla Karaoğlan, Ceyhun Sesigüzel, Candaş Elbil Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Bokele, Arda Okan Kurtulan, Dennis, Miroshi, Cherni, Efkan Bekiroğlu, Juan, Janderson Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Allan, Rhaldney, Olaitan, İsmail Köybaşı, Ruan, Furkan Bayır, Bouajila, Tibet Durkaçay, Ogün Bayrak Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Trabzonspor: Andre Onana, Pina, Serdar Saatçı, Batagov, Mustafa Eskihellaç, Ozan Tufan, Folcarelli, Oleksandr Zubkov, Ernest Muçi, Olaigbe, Onuachu Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Arif Boşluk, Taha Emre İnce, Okay Yokuşlu, Bouchouari, Onuralp Çakıroğlu, Danylo Sikan, Cihan Çanak, Felipe Augusto Teknik Direktör: Fatih Tekke Sarı kartlar: Miroshi, Heliton, Janderson (Göztepe), Ozan Tufan (Trabzonspor)
Ankaralı Coşkun’dan İzmirli çifte açılan davaya ilişkin açıklama
07 Aralık 2025 Pazar - 12:31 Ankaralı Coşkun’dan İzmirli çifte açılan davaya ilişkin açıklama İzmirli çiftin düğünlerinde seslendirdikleri ’Ne Bilsin Eller’ şarkısı sosyal medyada viral olunca, eserin sahibi Ankaralı Coşkun uzlaşma için 300 bin lira talep ederek dava açtı. Eserin sahibi Coşkun Direk, davanın düğünde şarkının söylenmesinden değil, çiftin bu şarkıyı izinsiz kullanarak çektikleri klipte yer vermelerinden dolayı açıldığını belirtti. İzmir’de yaşayan konservatuar mezunu Hasan Başkaya ve amatör olarak şarkı söyleyen memur Öznur Başkaya, 2023’ün Haziran ayında dünya evine girdiler. Müzik tutkunu Başkaya çifti, düğünlerinde Ankaralı Coşkun’a ait ’Ne Bilsin Eller’ şarkısını söyleyerek çıktı. Çift, hem bu günlerini ölümsüzleştirdi hem de düğüne katılanlardan büyük alkış aldı. Şarkı söyledikleri video, sosyal medyada; özellikle de düğün sayfalarında paylaşıldı ve eserin sahibi Ankaralı Coşkun da videolardan birinin altına yorum yazarak çifti tebrik etti. Başkaya çifti, büyük ilgi gören görüntülerin ardından beklemedikleri bir süreçle karşılaştı. Eserin sahibi Ankaralı Coşkun olarak bilinen Coşkun Direk’in, videonun yayılması üzerine çift hakkında şikayetçi olduğu ve uzlaşma için 300 bin lira talep ettiği ortaya çıktı. "Şarkıya izinsiz klip çektiler" Çıkan haberlerin ardından Çoşkun Direk, kendisine ait eserin izinsiz kullanılıp klip çekildiğini belirterek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bugün magazinsel bir konuyla karşılaştım. Sözde bir olay üzerinden, bir hanımefendi ve beyefendinin düğünlerinde benim "Ne Bilsin Eller" isimli eserimi çıkış şarkısı olarak okumaları nedeniyle güya ben onları mahkemeye vermişim. Evet, bir mahkeme süreci var; ancak bu işlemi ben başlatmadım. Eserlerim tamamen koruma altında olduğu için hukuki takip avukatlarım ve şirketim tarafından yürütülmüş. Fakat önemle belirtmeliyim ki, bu dava düğünde benim eserimi okumalarıyla ilgili değildir. Bahsettiğim hanımefendi ve beyefendi tamamen başka bir sebeple hukuki sürece dahil edilmişler. Buna rağmen, şahsımı karalamak ve bir linç kampanyası oluşturmak amacıyla olayı medyaya çarpıtarak servis etmişler ve sanki sorun eserimi okumalarıymış gibi bir algı oluşturmaya çalışmışlardır. Oysa bunun konuyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Benim eserlerimi herkes okuyabilir; zaten insanlar okusun diye paylaşıyorum. Bu manipülasyon nedeniyle avukatıma manevi tazminat davası açılması talimatını da verdim; hukuki süreç manevi yönden de başlatılmıştır. Haklıyı ve haksızı o zaman siz daha iyi ayırt edersiniz." ifadelerini kullandı.
Başkan Erkan Özkan bölgesel istişare toplantılarını sürdürüyor
07 Aralık 2025 Pazar - 12:16 Başkan Erkan Özkan bölgesel istişare toplantılarını sürdürüyor İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, duraklara bir buçuk yıllık çalışmalarını anlatan dergiyi ulaştırmasının ardından bölgesel istişare toplantılarına hız kesmeden devam ediyor. Esnafın salonu tıka basa doldurduğu Menderes ilçesindeki toplantıda hem teşekkürler iletildi hem de sektöre dair önemli mesajlar paylaşıldı. Toplantıya içten bir selamla başlayan Başkan Erkan Özkan, esnafa duyduğu güveni şu sözlerle ifade etti: "İzmir Şoförler Odası’nın bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Birlik olduğu sürece bu camianın bileğini kimse bükemez." Bir buçuk yıllık görev sürecinin tüm temaslarının, görüşmelerinin ve girişimlerinin derlenerek bir dergi haline getirildiğini hatırlatan Erkan Özkan, "Biz bu dergiyi bir karne gibi hazırladık, notumuzu da siz vereceksiniz." diyerek esnafın değerlendirmesinin kendileri için yol gösterici olduğunu vurguladı. Konuşmasının devamında Karşıyaka’da da, Menderes’te de esnafın gösterdiği yoğun katılımın kendilerini son derece mutlu ettiğini belirten Erkan Özkan, "Bu ilgi bize güç veriyor." dedi. Ayrıca, mazereti sebebiyle toplantıya katılamayacağını ileten üyeleri de gelmiş kabul ettiklerini ve onlara da ayrıca teşekkür ettiğini ifade etti. "Korsan taşımacılığa Türkiye’de en yüksek ses İzmir’den çıkıyor" Konuşmasının önemli bölümünde korsan taşımacılık konusuna değinen Başkan Erkan Özkan, bu sorunun yalnızca İzmir’de değil Türkiye genelinde etkisini artırdığını vurguladı. "Göreve gelir gelmez korsan taşımacılık davasına müdahil olduk. Beş duruşmadır oradayız. Bilirkişi raporu esnafın lehine. 19 Aralık’ta tüm Türkiye’ye müjde vereceğimize inanıyorum." diyen Erkan Özkan, korsanla mücadelenin sadece odaların omzunda olmadığını, federasyon ve konfederasyon düzeyinde güçlü baskı oluşturduklarını belirtti. "Plaka artışına engel olduk" Geçtiğimiz yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 200 adet yeni S ve T plaka hazırlığı yaptığını hatırlatan Başkan Erkan Özkan, bu girişimin sektörün gerçek ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi. "Dört ay boyunca UKOME’de derdimizi anlattık. Araç ihtiyacı olmadığını net biçimde izah ettik ve talep geri çekildi. Bu mücadele sizin desteğinizle kazanıldı." ifadelerini kullandı. ÖTV ve araç yenilemede esnafa nefes ÖTV muafiyeti konusunu sürekli gündemde tuttuklarını belirten Erkan Özkan, Ankara temaslarında ve milletvekilleriyle yapılan görüşmelerde konunun takipçisi olduklarını söyledi. Ayrıca araç yenileme yaşının 9+3 sistemine çıkmasının esnaf için önemli bir rahatlama getirdiğini belirterek şunları ekledi: "2025 trafik ruhsatını alan herkes aracını 2028 sonuna kadar kullanabilecek. Bu hakkı birlik ve girişimlerimizle aldık." Genel kurul çağrısı Toplantının sonunda yaklaşan genel kurul sürecine dikkat çeken Başkan Erkan Özkan, esnafa birlik ve güçlü katılım çağrısında bulundu: "11 Ocak 2026’da kongremiz var. Kongreler odaların düğünüdür. Ne kadar kalabalık olursak o kadar güçlü görünürüz. Eğer beni doğru buluyorsanız oyunuzu istiyorum; ama en önemlisi katılımınız. Sandıktan çıkacak güçlü mesaj, haklı olduğumuz her konuda elimizi daha da güçlendirecek." Toplantıya katılan, katılamayıp iyi dileklerini ileten tüm esnaflara teşekkür ederek sözlerini noktaladı.
İzmir’de yüzlerce gönüllü "İyilik" için tek yürek oldu
07 Aralık 2025 Pazar - 10:27 İzmir’de yüzlerce gönüllü "İyilik" için tek yürek oldu İzmir, Dünya Gönüllüler Günü’nde iyilikle kenetlendi. Yaşar Üniversitesi öncülüğünde 10. yaşını kutlayan ‘İzmir’de İyilik Var’ hareketi, Alsancak’tan vapurlara taşan etkinliklerle yüzlerce gönüllüyü buluşturdu. Minik öğrencilerden üniversitelilere, 7’den 70’e herkesin ‘iyilik’ için tek yürek olduğu günde, dayanışma mesajları kenti sardı. Yaşar Üniversitesi’nin, 2016 yılında "Kampüste İyilik Var" sloganıyla başlattığı iyilik yolculuğu, "İzmir’de İyilik Var" isimli sosyal sorumluluk kampanyasına dönüşerek tüm kente yayıldı ve her yıl bu kapsamda pek çok etkinlik düzenlendi. İzmir’de gönüllülük ve dayanışma kültürünü yaşatmayı amaçlayan "İzmir’de İyilik Var" hareketi, bu sene "2026’ya Doğru Sürdürülebilir Gönüllülük" temasıyla gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güçbirliği başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katkılarıyla yürütülen etkinlikte yüzlerce iyilik gönüllüsü Alsancak Vapur İskelesi’nde buluştu. Katılımcılar, gün boyu süren konserler, atölyeler ve söyleşilerle hem eğlendi hem de farkındalık kazandı. Etkinlikte; Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınar Mutlu, Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, İzmir İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Turgay Esen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler Şube Müdürü Burcu Önenç, Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güçbirliği Temsilcisi Fatoş Dayıoğlu ve İzmir’de İyilik Var Organizasyon Komitesi Temsilcisi Zeliha Silleli Ünal yer aldı. İyilik karada başladı, denizde devam etti Alsancak Vapur İskelesi önünde kurulan sahnede, zumba dans atölyesi, Barış Çocuk Orkestrası’nın müzik konseri ve Badem Gençlik ve Spor Kulübü’nün halk oyunları gösterisi büyük alkış aldı. Alanda kurulan armağan masası, kitap takas noktası, tohum standı, maske boyama ve çocuklar için oyun alanları yoğun ilgi gördü. Etkinliğin logosunu gönüllü olarak tasarlayan öğrenciler Nehir Atan, Belinay Aldundal ve Nisanur Acar ise tasarımlarının "İyilik yapan iyilik bulur" felsefesini taşıdığını belirtti. İyilik hareketi sadece iskeleyle sınırlı kalmayıp Alsancak - Bostanlı vapur seferlerine de taşındı. Vapur yolculuğu sırasında, yürüme engelli Mehmet Rıza Mutkilioğlu, "Sakata Gelme" isimli komedi gösterisiyle yolcuları güldürürken; Gökhan Güneri, Kistik Fibrozis hastası oğlunun sesini duyurmak ve bu hastalığa dikkat çekmek için paylaştığı hikayesiyle dinleyicilere ilham verdi. Ayrıca vapurda, Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA Vakfı) gönüllüleri de yolcuların ekolojik ayak izi ölçümlerini gerçekleştirerek, sonuçlara göre en az ekolojik ayak izine sahip kişiye hediye verdi. "İyiliği eyleme dönüştürüyoruz" Açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitelerin sadece eğitim kurumu değil, toplumsal sorumluluk merkezleri olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada iyiliği ve gönüllülüğü kutlamak ve bunu eyleme dönüştürmek için bulunuyoruz. İzmir, tarih boyunca dayanışma kültürü güçlü bir şehir olmuştur. Bu etkinlik, İzmir’de dayanışma kültürünün güçlenmesine vesile olacaktır" dedi. Projenin mimarı, Yaşar Üniversitesi Sosyal Girişimcilik ve Sosyal Etki Ofisi Yöneticisi Öğretim Görevlisi Kevser Çimenli ise "‘Kampüste İyilik Var’ adıyla başlayan küçük bir hareket, bugün İzmir’in geleneksel etkinliklerinden biri haline geldi. Bir şehirde gönüllülük varsa dayanışma vardır" şeklinde konuştu.