Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
(Düzeltme) İzmir’de yaşlı adama tekmeyle saldıran şüpheliler tutuklama talebiyle adliyede
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:34:22
İzmir’in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamın yüzüne tekme atan ve o anları cep telefonuyla kaydeden 18 yaşından küçük 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Olay, dün Buca ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta yatan yaşlı bir adamın yanına gelen F.E. ve Ç.Y., şahısla dalga geçtikten sonra yüzüne tekme attı. Şüphelilerin o anları kayda alıp sosyal medyada paylaşması üzerine İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Kimlikleri kısa sürede tespit edilen zanlılar, polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından yaşlarının 18’den küçük olduğu öğrenilen F.E. ve Ç.Y., tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01
Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor
İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:21
İzmir'de yaşlı adama tekmeyle saldıran şüpheliler tutuklama talebiyle adliyede
İzmir’in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamın yüzüne tekme atan ve o anları cep telefonuyla kaydeden 18 yaşından küçük 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:52
İzmir’de binlerce uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir’in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda aracında ve evinde binlerce sentetik ecza hapı ele geçirilen şüpheli tutuklandı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, ilçede uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında O.A. (35) isimli şüphelinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edildi. Dün harekete geçen ekipler, şüphelinin aracında yaptığı aramada 253 adet uyuşturucu hap ve 15,34 gram metamfetamin maddesi ele geçirdi. Soruşturmayı derinleştiren Karabağlar Araştırma ekipleri, şahsın ikametinde de arama gerçekleştirdi. Evde yapılan detaylı aramalarda 43 kutu halinde 2 bin 367 adet uyuşturucu hap daha ele geçirildi. Başarılı operasyon neticesinde toplam 2 bin 620 adet sentetik ecza hapı ile 15,34 gram metamfetamine el konuldu. Gözaltına alınan şüpheli O.A., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:34
(Düzeltme) İzmir’de yaşlı adama tekmeyle saldıran şüpheliler tutuklama talebiyle adliyede
İzmir’in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamın yüzüne tekme atan ve o anları cep telefonuyla kaydeden 18 yaşından küçük 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Olay, dün Buca ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta yatan yaşlı bir adamın yanına gelen F.E. ve Ç.Y., şahısla dalga geçtikten sonra yüzüne tekme attı. Şüphelilerin o anları kayda alıp sosyal medyada paylaşması üzerine İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Kimlikleri kısa sürede tespit edilen zanlılar, polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından yaşlarının 18’den küçük olduğu öğrenilen F.E. ve Ç.Y., tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01
Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor
İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:21
İzmir'de yaşlı adama tekmeyle saldıran şüpheliler tutuklama talebiyle adliyede
İzmir’in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamın yüzüne tekme atan ve o anları cep telefonuyla kaydeden 18 yaşından küçük 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:52
İzmir’de binlerce uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir’in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda aracında ve evinde binlerce sentetik ecza hapı ele geçirilen şüpheli tutuklandı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, ilçede uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında O.A. (35) isimli şüphelinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edildi. Dün harekete geçen ekipler, şüphelinin aracında yaptığı aramada 253 adet uyuşturucu hap ve 15,34 gram metamfetamin maddesi ele geçirdi. Soruşturmayı derinleştiren Karabağlar Araştırma ekipleri, şahsın ikametinde de arama gerçekleştirdi. Evde yapılan detaylı aramalarda 43 kutu halinde 2 bin 367 adet uyuşturucu hap daha ele geçirildi. Başarılı operasyon neticesinde toplam 2 bin 620 adet sentetik ecza hapı ile 15,34 gram metamfetamine el konuldu. Gözaltına alınan şüpheli O.A., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21
MAST İzmir Boat Show’a ziyaretçi akını sürüyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, deniz tutkunlarını ve sektör profesyonellerini buluşturuyor. 350’den fazla deniz aracı ve geniş ürün yelpazesiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan fuar, 3 Mayıs’a kadar 11.00-19.00 saatleri arasında gezilebilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show - 4. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, açıldığı ilk günden bu yana artan ziyaretçi ilgisiyle üçüncü gününü geride bıraktı. Fuar alanında gün boyunca yoğunluk yaşandı. Fuar İzmir A ve B hollerinde düzenlenen fuarda, boyları 3 ile 15 metre arasında değişen 350’nin üzerinde deniz aracı sergileniyor. Motor yatlar, tekneler ve deniz ekipmanlarının yer aldığı fuarda, ürünlerin yaklaşık yüzde 70’i yerli üretimden oluşuyor. Fuar açıldığı ilk günden bu yana ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Deniz tutkunları gün boyunca ürünleri incelerken, katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştiriyor. Pazar 19.00’a kadar açık 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar uzanan geniş fiyat aralığında teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlıyor. Broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profili fuarda yer alıyor. Halka açık olarak düzenlenen MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Fuar, 3 Mayıs Pazar günü saat 19.00’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:48
İmren Alaçatıspor’dan yarımadaya ilk profesyonel basketbol sahası
İmren Alaçatıspor, spor altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımları kapsamında yarımadanın ilk profesyonel basketbol sahasının yapımına başladı. Kulüpten yapılan açıklamada, altı kauçuk kaplı ve tartan zeminli olarak inşa edilen yeni nesil sahanın yapım çalışmalarının hızla sürdüğü bildirildi. Sporcu sağlığı ve oyun kalitesinin ön planda tutulduğu projede, darbe emici zemin sayesinde sakatlanma risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor. Kaymaz yüzey yapısıyla sporculara maksimum performans imkanı sunacak olan modern tesisin, dört mevsim kullanılabilecek standartlarda özel olarak tasarlandığı ifade edildi. Genç sporcuların gelişimine büyük önem verdiklerini belirten kulüp yetkilileri, hayata geçirilen bu modern tesisle Alaçatı’da geleceğin yıldız basketbolcularının yetişmesini hedeflediklerini kaydetti. Yeni profesyonel basketbol sahasının kısa süre içerisinde tamamlanarak bölgedeki sporseverlere üst düzey bir oyun deneyimi sunması bekleniyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:02
Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36
Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu
Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı. Kanar, kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı. Yazı sanatına 28 yılını veren ve 67 çeşit yazı stilinde maharet sahibi olan Edirneli Hattat İlkay Kanar, bu kadim sanatın bilinmeyenlerini anlattı. Sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kanar, "Hattatlık bir İslam sanatıdır; icazet sadece kaleme değil, hattatın ahlakına verilir" diyerek sanatın manevi boyutuna dikkat çekti. Kağıdın ’ahar’ ile imtihanı tam bir yıl sürüyor Hattatlıkta kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecini anlattı. Asitsiz kağıtların önce çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, yüzeye sürülen nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini, ardından yumurta akı ve şap ile hazırlanan karışım sürülerek ’aharlama’ işlemi yapıldığını kaydetti. Kanar, bu işlemler bittikten sonra kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini belirtti. "Çok mürekkep yaladım" sözünün gerçek hikayesi Halk arasında "Çok okudum, tecrübeliyim" manasında kullanılan "Çok mürekkep yaladım" deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ifade eden Kanar, bu doğru bilinen yanlışın hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Yazının sonuna gelmişken mürekkep kağıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ’Çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ’Ben çok hata yaptım’ demektir." 20 bin tokmak darbesiyle gelen mürekkep Eski hattatların mürekkeplerini de bizzat hazırladığını hatırlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü söyledi. Her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini anlatan Kanar, yaklaşık 20 bin darbe vurulduktan sonra mürekkebin yüzyıllarca dayanacak o eşsiz kıvama ulaştığını ifade etti. Masadaki ölüm hatırlatıcısı: Kalem yongaları Hattatlığın en dramatik ve etkileyici geleneğinin kalem yongalarında saklı olduğunu belirten Kanar, 28 yıldır kalemlerini açarken biriktirdiği ahşap parçalarını masasında sakladığını söyledi. Bu geleneğin vasiyet niteliği taşıdığını vurgulayan Kanar, "Bu yongalar, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakılır. Masamızda duran o küçük yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlatır. Rant peşinde koşmamayı, yalan söylememeyi öğütleyen sessiz bir psikolog gibidirler" diye konuştu. Yazı yolculuğunun sabır ve edep üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kanar, bu sanatın sadece kağıda dökülen bir mürekkep değil, ruhu terbiye eden bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:44
Orhun Ene: "Hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi"
Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, Bahçeşehir Kolejii mağlubiyetin ardından, "Sahamızda kaybettiğimiz için üzgünüz. Bu tarz bir oyuna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 29. haftasında, sahasında Bahçeşehir Koleji’ne 9576 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulundu. Mağlubiyetten duyduğu üzüntüyü dile getiren Ene, şu ifadeleri kullandı: "Sahamızda kaybettiğimiz için üzgünüz. Üst üste aldığımız iki galibiyetin ardından, bu maçın da ilk yarısının son 4 dakikasına kadar fena bir oyun sergilemedik. Ancak sonrasında Bahçeşehir Koleji’nin sertliğine reaksiyon veremedik. Bu tarz bir oyuna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi. Şimdi önümüzde zorlu bir Beşiktaş maçı var ve o da benzer bir sertlikte geçecek. Kısa sürede köklü değişiklikler yapmak zor olsa da, hızlıca toparlanıp bir reaksiyon göstermeyi değerlendireceğiz. Amacımız kalan iki maçımızdan en az birini kazanmak. Bunun için mental olarak hazırlanıp tüm gayretimizi sahaya yansıtacağız."
01 Mayıs 2026 Cuma - 21:29
Basketbol Süper Ligi: Aliağa Petkimspor: 76 - Bahçeşehir Koleji: 95
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 29. haftasında Aliağa Petkimspor, sahasında Bahçe Kolej’e 76-95 yenildi. Salon: Aliağa Belediyesi ENKA Hakemler: Zafer Yılmaz, Polat Parlak, Kerem Yılmaz Aliağa Petkimspor: Efianayi 2, Franke 15, Blumbergs 14, Yunus Emre Sonsırma 2, Sajus 8, Whittaker 19, Mustafa Kurtuldum, Troy Selim Şav 4, Floyd 5, Flowers 17, Yiğit Kaba Başantrenör: Orhun Ene Bahçeşehir Koleji: Homesley 6, Mitchell 9, Furkan Haltalı 4, Flynn 14, Pontka 11, Cavanaugh 11, İsmet Akpınar 15, Göktuğ Baş 2, Hale 10, Koprivica 10, Mustafa Yiğit Açar Başantrenör: Marko Barac 1. Periyot: 23 -18 Devre: 41-41 3. Periyot: 58-66
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:13
Sokakta uyuyan yaşlı adamın yüzüne tekme atıp paylaşan 2 şüpheli gözaltında
İzmir’in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamı uyandırarak dalga geçen ve yüzüne tekme attıkları anları cep telefonuyla kaydeden 2 şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalandı. Olay, Buca ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta yatan yaşlı adamın yanına 2 kişi yaklaştı. Şüphelilerden biri cep telefonu kamerasını açarak kayda girerken, kamerayı tutan kişinin "tekme at" şeklindeki yönlendirmesiyle hareket eden diğer zanlı, yaşlı adamın yüzüne tekme attı. Yaşlı adam saldırganlara tepki gösterirken, şüpheliler olay yerinden uzaklaştı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından harekete geçen polis ekipleri, şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Yaşlı adamı uykusundan uyandırıp yüzüne tekme atan şüphelilerin F.E. ve Ç.Y. olduğu belirlendi. Gözaltına alınan F.E. ile Ç.Y.’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:55
Sokakta uyuyan yaşlı adamın yüzüne tekme atıp sosyal medyada paylaştılar
İzmir'in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamı uyandırarak dalga geçen ve yüzüne tekme attıkları anları cep telefonuyla kaydedip sosyal medyada paylaşan iki şüpheli şahıs pes dedirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder