EĞİTİM - 25 Eylül 2025 Perşembe 09:56

İzmir Ekonomi’den yeni döneme ‘merhaba’

A
A
A
İzmir Ekonomi’den yeni döneme ‘merhaba’

Ege Bölgesi’nin ilk vakıf üniversitesi olarak eğitimdeki başarı dolu yolculuğunu sürdüren İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), yaklaşık 12 bin 500 öğrencisiyle 25’inci akademik döneme ‘merhaba’ dedi. Yeni dönemin açılış dersini vermek üzere üniversiteye konuk olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, "Eğitim dönemi, yeni umutlarla başlıyor. Okul; bir iyileşme yeri, güzel fırsatların çıkış noktasıdır. Sizler, dünyaya katkıda bulunacak, gelecek kuşaklar için iyi birer örnek olacaksınız" diye konuştu.


Büyük heyecana ve coşkuya sahne olan İzmir Ekonomi Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni, yoğun bir katılımla gerçekleşti. Üniversitenin Youtube hesabından da canlı yayınlanan törene; İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, Rektör Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, mütevelli heyet üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bu yılki akademik açılış töreni kapsamında; profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim üyeliği kadrosuna yükselen 73 öğretim üyesi için de ‘Akademik Atama Töreni’ düzenlendi. Ulusal ve uluslararası alanda fark yaratan bilimsel çalışmalara imza atan 54 akademisyene de ‘akademik başarı ödülü’ takdim edildi.



"Eğitimi, toplumun her kesimine yayıyoruz"


Akademik yılın açılış konuşmasını yapan İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, üniversite olarak nitelikli ve hedef odaklı eğitimi, her yaştan bireylere ve toplumun her kesimine yaymak üzere projeler geliştirdiklerini söyleyerek, "Dünyanın hızla değişen reel politiğini ve her alanda yaşanan büyük dönüşümün kodlarını çok iyi çözümlemeliyiz. Bu çözümlemeyi en iyi yapacak ve karar vericilere doğru yön gösterecek kurumların başında üniversiteler geliyor. Dünyada ve Türkiye’de geleceği planlarken, gençlerimizi de gelecek on yıllara bu hedefler doğrultusunda hazırlamalıyız. Üniversitemiz, çeyrek asıra yaklaşan geçmişinde her zaman farklı olmaya, sürekli gelişime, yenilikçi kurum kültürümüzü besleyen atılımlarla akıllı büyümeye özen gösterdi. Önceliği kurumsallaşmaya verdik, üniversitemizin akademik ve idari organlarının uyumlu bir biçimde çalışmasını sağladık, akademik kadromuzu nitelik ve nicelik açısından geliştirdik" diye konuştu.



"Kalıcı bir miras olacak"


Güzelbahçe’de inşa edilen yeni kampüs projesinin de önemine dikkat çeken Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kampüsün ilk etabını 2026 yılının Temmuz ayında tamamlamayı, Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakültelerimizi oraya taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl bu günlerde, Güzelbahçe kampüsümüzde yaşam başlayacak ve kampüsümüzün diğer birimlerini de hızla tamamlayacağız. Güzelbahçe; Türkiye’de bir üniversite tarafından tek seferde yapılan en büyük kampüs yatırımıdır. Burası sadece bir yerleşke değil, geleceğe bırakacağımız kalıcı bir mirastır. Ama asıl geleceğe bırakacağımız en değerli miras, iyi yetişmiş gençlerimizdir. Bunun için daha çok üretmeli, daha çok çalışmalı, daha çok hayal kurmalı ve bu hayallerimizin peşinden koşmalıyız."



6 yıldır yüzde 98-99 doluluk


İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ise, üniversite olarak 6 yıldır üst üste yüzde 98-99 doluluğa ulaştıklarını belirtti. Üniversiteye derece yaparak giren öğrenci sayısının ise 2018’e göre yüzde 400 arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Abacıoğlu, artık ulusal ölçekte bir marka değerine ulaştıklarını söyledi.



"Bölümlerimizin yüzde 58’i akredite oldu"


Prof. Dr. Abacıoğlu, "Geleceğe ilişkin senaryolar oluşturma, risk ve fırsatları öngörebilme, diğer bir deyişle risk temelli stratejik karar verme kapasitemizi geliştirmeye yönelik olarak 2025-2028 stratejik planımızı katılımcı bir biçimde hazırladık. Geleceğe ilişkin hedefler koyduk. Bu hedeflerden biri, üniversitemizin tam akreditasyonunu sağlamak ve program akreditasyonlarını artırmaktı. Bu yıl içinde Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) değerlendirmesini başarı ile geçerek 5 yıllık tam akreditasyon hedefimize ulaştık. Lisans düzeyindeki programlarımızın yüzde 58’i akredite oldu. Geleceği kurgulayacak liderleri yetiştirdiğimizi rahatlıkla söyleyebiliyorum. Bu da geleceğe ilişkin umudumu artırıyor" dedi.



Eğitimin gücünü anlattı


Törenin onur konuğu olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, ‘Eğitimin Gücü: Kapsayıcılık, Dayanışma ve Paylaşılan Gelecekler’ başlıklı ilk ders konuşmasında gençlere mesajlar verdi. Toplumun aktif birer üyesi olma, toplumsal iyileşme ve yarınların güven içinde olması için eğitimin önemini vurgulayan Angela Li Rosi, dünya genelinde eğitim hakkına ulaşmakta zorlanan çok sayıda genç olduğuna dikkat çekti.



"Zorla yerinden edilmiş 122,1 milyon insan var"


Türkiye’nin, özellikle mülteci gençlerin eğitimine verdiği destekle dünyaya önderlik eden ülkelerden biri olduğunu söyleyen Angela Li Rosi, "Eğitim, bilgi ve umut yolculuğudur. Her gencimiz de bizim için çok değerlidir. Yükseköğrenim, bireysel başarıdan daha fazlasını ifade eder. Yükseköğrenim; sizi liderlik, yenilikçilik ve farklılıklar arasında köprüler kurmaya hazırlar ve umarız ki dünyayı herkes için daha iyi bir yer haline getirmenize katkı sağlar. Dünya genelinde, zorla yerinden edilen 122,1 milyon kişi var. Yine dünya genelinde gençlerin yüzde 39’u üniversitede okuma fırsatı yakalarken, mülteci gençlerin ise sadece yüzde 9’u üniversiteye gidebiliyor. Türkiye’de, mülteci gençler arasında üniversiteye kayıtlanma oranı ise yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’deki bu oranın, küresel ortalamanın üzerinde olması da önemli. Unutulmamalı ki, eğitime olan kapıyı ne kadar açarsak, toplumsal barışa ve daha güzel yarınlara fırsat sağlamış oluruz" ifadelerini kullandı.



İzmir Ekonomi’den yeni döneme ‘merhaba’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.
İstanbul Virgil van Dijk: "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Liverpool’un Kaptanı Virgil van Dijk, Galatasaray mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada, "Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Liverpool, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından İngiliz ekibinin Hollandalı savunmacısı Virgil Van Dijk, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Van Dijk, "İyi başladık. Gol atmamız gerekiyordu. Gol atabilirdik ve atmalıydık. Sonuçta duran toptan gol yedik. Bu, sahada fark oluşturdu. Yine de Anfield’da oynanacak bir maç daha var. Önümüzdeki bu maçı heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Stadyumdaki atmosferi de değerlendiren tecrübeli futbolcu, "Taraftarlar, takımını çok iyi destekledi. Özellikle başlangıçta buna ihtiyaçları vardı. Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" açıklamasında bulundu. "Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" Rövanşta daha iyisini yapmaları gerektiğini aktaran Virgil van Dijk, "Bu maçta pozisyonlara girdik ama golü atamadık. Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" ifadelerini kullandı. Son olarak "Ömer Bayram ile son zamanlarda konuştun mu?" sorusunu yanıtlayan Van Dijk, "Bu iyi bir soru değil" cevabını vererek sözlerini tamamladı.