EKONOMİ - 29 Eylül 2025 Pazartesi 10:23

Folkart, ‘villa imarlı arsa’ satışına başlıyor

A
A
A
Folkart, ‘villa imarlı arsa’ satışına başlıyor

Gayrimenkul sektöründe uygulanmaya başlayan ‘arsa + konut’ modellerini daha güvenli ve şeffaf bir sistemle yeniden gündeme taşıyan Folkart, villa imarlı arsaların satışına İzmir Dikili Çandarlı’da başlıyor. Arsaların üzerinde yapılacak konutların çizim ve planları, mimari bütünlüğün korunması için Folkart tarafından hazırlanacak. Sürecin tamamı Folkart’ın denetimi altında yürütülecek. Ayrıca dileyen arsa sahipleri, ortak mimari dile bağlı kalmak şartıyla kendi hayallerindeki konutu da inşa edebilecek.


Folkart, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirket, "arsa + konut + mimari kontrol + süreç yönetimi" modelini hayata geçirmeye başlayarak ilk adımı İzmir’in Dikili ilçesinin Çandarlı bölgesinde atıyor.


Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, "İnsanlar için hayallerindeki evi kurabilecekleri, geleceğe güvenle bakabilecekleri bir sistem inşa ediyoruz. Folkart Arsa, yalnızca bir yatırım değil; güven, vizyon ve gelecek demek. Çok yakında detayları paylaşacağız" dedi.



İlk durak Dikili Çandarlı


Yenilikçi mimarisi ve nitelikli projeleriyle tanınan, lüks konut, rezidans ve karma yaşam alanları geliştiren öncü gayrimenkul şirketlerinden Folkart, "Folkart Arsa" markasıyla başlattığı yeni modelde villa imarlı arsaları müstakil tapularıyla birlikte satışa sunuyor. Denize çok yakın konumdaki, mavi bayraklı plajlara komşu ve Kaz Dağları’ndan gelen temiz hava koridoru üzerinde yer alan parseller, hem yatırımcıya hem de yeni bir yaşam kurmak isteyenlere hitap ediyor.



Tapu hemen, ruhsat hazır


Satışa çıkarılan arsaların tapuları, işlem sırasında alıcıya hemen teslim edilecek. Parseller, inşaat ruhsatı almaya hazır şekilde planlandı. Böylece yatırımcılar, müstakil tapularını güvence altına alarak süreci beklemeden doğrudan mülkiyet sahibi olabilecek.



Esnek konut seçimi


Arsa sahipleri, altyapısı tamamlanmış parseller üzerinde, Folkart’ın çizimlerini ve planlarını hazırladığı konutları inşa ettirebilecek. İsteyenler çelik villa, isteyenler betonarme villa seçeneğine yönelebilecek. Süreç Folkart denetiminde ilerleyecek; tüketiciler güvenilir, tecrübeli ve anlaşmalı firmalara yönlendirilecek.


Mimari bütünlüğün korunması için ortak bir tasarım dili uygulanacak. Ayrıca Folkart, karar sürecini kolaylaştırmak amacıyla 2+1, 3+1 ve 4+1 tiplerinde örnek villalar hazırlayacak. Tüketiciler bu villaları gezerek kendi tercihlerini daha net yapabilecek.



Yatırım ve yaşam fırsatı


"Folkart Arsa" girişimi, yalnızca arsayı güvenli bir yatırım aracı olarak görmek isteyenlere de imkân sunuyor. Yatırımcılar müstakil tapularıyla arsalarını geleceğe dönük bir birikim olarak değerlendirebilecek; dileyenler ise deniz manzaralı, doğayla iç içe yeni bir yaşam kurabilecek.


Folkart’ın yeni girişimini uzun vadeli vizyonun bir parçası olarak değerlendiren Mesut Sancak, "Folkart olarak 20 yıldır binlerce aileyi, estetik, akıllı, yeşil çevrenin öne çıktığı, yaşam merkezlerinde konut sahibi yaptık. İnsanın hakettiği her alanda kalite çizgisine sahip, spa, spor alanları, yüzme havuzları ve benzeri imkanları yeni yaşam alanlarında bütünleştirerek, insanlara sadece konut değil, aileleriyle birlikte mutlu olacakları yaşam tarzları oluşturduk. Folkart olarak bulunduğumuz tüm lokasyonların çehresini değiştirdik. Bulunduğumuz alanlara değer kattık. Şimdi yeni ve bir görevimiz var. Artık tüm tüketicilerin önce arsa, sonra konut sahibi olabilecekleri, yeni bir proje geliştirdik. Güven veren, şeffaf anlayışımızla arsa sektörüne giriyoruz" diye konuştu.



Folkart, ‘villa imarlı arsa’ satışına başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.