MAGAZİN - 04 Temmuz 2020 Cumartesi 11:54

Coşkun Sabah konser öncesi konuştu

A
A
A
Coşkun Sabah konser öncesi konuştu

İzmir Mordoğan’da vereceği konser öncesi açıklama yapan sanatçı Coşkun Sabah, korona virüs nedeniyle üç arkadaşının hayatını kaybettiğini belirtti.

İzmir Mordoğan’da vereceği konser öncesi açıklama yapan sanatçı Coşkun Sabah, korona virüs nedeniyle üç arkadaşının hayatını kaybettiğini belirtti.


Bir işletmenin açılış konseri için Mordoğan’a gelen ünlü besteci ve şarkıcı Coşkun Sabah, korona virüs nedeniyle arkadaşlarını kaybettiğini belirterek, "Biraz Trump ağzı olacak ama ’Çin virüsü’ bütün dünyayı hırpaladı. Ama sağlığımız yerinde. Sağlığımız yerinde olduğu için şükür ediyoruz. Koronaya yakalananlar var. Benim arkadaşlarımdan üçü koronadan öldü. Benim piyanistimin babası koronadan vefat etti. Yine tanıdıklardan, bizim de akraba kadar yakınımız Prof. Murat Dilmener hayatını kaybetti. Kendisi Mardinliydi. Benim de anneanne tarafım Mardinli. Çok iyi bir dostumuzdu. Yani diyeceğim; bizim canımız sağsa, bu şekilde konuşuyorsak, şükredeceğiz" diye belirtti.



"Korona günleri ’ya sabır’ çekerek geçiyor"


Korona günlerinin "Ya sabır" çekerek geçtiğini ifade eden Sabah, "Bereket benim İstanbul’da ufak, bahçeli bir evim var. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bahçe bizi avuttu. Ama tabii ’ya sabır, ya sabır, ya sabır’ dedik. Kolay iş değil. Herkes hayat standardının altında yaşadı. Günlük alışkanlıklarının çok altında kaldı. Bunu yapmak, başarmak zor. Eve kapanmak hoş bir şey değil. Herkes ne hissettiyse ben de aynısını hissettim. Bu artık dünyanın sorunu oldu. Ya sabır çekerek, kendimizi telkin ederek bu zorluğu aşacağız. İnşallah derler ki; ’Bütün dünya bundan kurtuldu. Haydi bakalım eski yaşantıya.’ Herhalde herkes zil takıp oynar" diye konuştu.



"Yalan Yıllar adlı şarkım çıktı"


"Kısıtlama günlerinde yazar, çizer kitap okudu. Ressam tablo yaptı. Biz de müzik adamıyız. Biz de müzik yaptık" diye konuşan Sabah, "3 gün önce ’Yalan Yıllar’ adlı şarkım çıktı. Güzel bir şarkı oldu. Şu anda dijitalde var. Mekanik çıkmadık. Artık sistem değişti. Dijital ortamlarda şarkılar yayınlanıyor. Üç tane şarkım da sırada bekliyor. Onların kayıtları olduktan sonra çıkaracağız. Fırsat buldukça, 3 ayda bir yeni şarkılar çıkaracağız. Yani boş durmuyoruz" sözlerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.