ASAYİŞ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 20:39

Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı

A
A
A
Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı

Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı.


Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu.



Eczacılar kalfaları işaret etti


Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular.



İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi


Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu.



"Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış"


Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi.



Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma


Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti.



Tutuklu sanık kalmadı


Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.



Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Montuyla ayakkabısını çıkarıp kot ve atletle denize giren genç boğuldu Antalya’da montu ile ayakkabısını çıkarıp, kot ve atletle denize giren genç, kıyıdan yaklaşık 10 metre açıkta boğularak hayatını kaybetti. Kıyıya çıkartılan gencin üzerinden kimlik çıkmayınca deniz polisi dalgıçları su altında kimlik aradı. Olay, saat 17.30 sıralarında dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nin Muratpaşa ilçesindeki kısmında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kıyafetleriyle sahile gelen 20-25 yaşlarındaki bir genç, ayakkabı, mont ve çoraplarını çıkarıp üzerinde kot ve atletiyle denize girdi. Kayalık alanda kıyıdan yaklaşık 10 metre açılan gencin çırpındığını gören iki genç, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Genç suyun içinde gözden kaybolurken, bölgeye deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde araştırma yapan ekipler, su altında genci hareketsiz halde bulup karaya çıkardı. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Dalgıçlar sualtında kimlik aradı Karadaki eşyalarında kimliğine rastlanılmayan gencin cüzdan ve kimliğini bulmak için deniz polisi dalgıçları su altı taraması yaptı. Taramada herhangi bir ize rastlanılmazken, gencin cenazesi olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "5 dakika sonra çırpınmaya başladı" Gencin boğulma tehlikesi geçirdiğini görünce 112 Acil Çağrı Merkezini aradığını belirten Muhammet Akyürek, "Girdikten 5 dakika sonra çırpınmaya başladı ve suya daldı. Etraftakileri uyarmaya çalıştık ama gelen olmayınca sahil güvenliği aradık" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.