Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Hasret bitiyor Formula 1 geliyor: Başkan Bingöl’den "Hazırız" mesajı
24 Nisan 2026 Cuma - 18:48:25
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin 2027 yılından itibaren yeniden takvime dahil edileceği açıklandı. Organizasyonun 2027-2031 yılları arasında Türkiye’de düzenleneceği bildirilirken, yarışlara İstanbul Park’la ev sahipliği yapacak olan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, "Tuzla Belediyesi olarak ulaşım, altyapı ve tüm ihtiyaçlarda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen Formula 1 Türkiye Grand Prix Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin motor sporlarındaki yerinin güçlenerek devam edeceğini belirtti. Erdoğan, "Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum. İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır" ifadelerini kullandı. "Tuzla Belediyesi olarak ulaşım, altyapı ve tüm ihtiyaçlarda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız" Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl de Formula 1 yarışlarının yeniden Türkiye’de düzenlenecek olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, "2027 yılından itibaren ülkemizde gerçekleştirilecek Formula 1 yarışlarının, İstanbul Park’ta ve Tuzla’mızın ev sahipliğinde düzenlenecek olmasının gururunu yaşıyoruz. Tuzla Belediyesi olarak ulaşım, altyapı ve tüm ihtiyaçlarda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Hayırlı olsun" dedi. Formula 1 10’uncu kez Tuzla’da Motor sporlarının en prestijli organizasyonlarından biri olan Formula 1 kapsamında Türkiye Grand Prix’si, 2027 takviminde yer alacak. Tuzla’daki İstanbul Park, daha önce 2005-2011 ile 2020-2021 yılları arasında düzenlenen yarışların ardından 2027’de 10. kez Formula 1’e ev sahipliği yapacak. İlk kez 2005 yılında takvime giren Türkiye Grand Prix’si, 2011’e kadar aralıksız gerçekleştirildi. 2020’deki yarışlar pandemi nedeniyle seyircisiz, 2021’de ise sınırlı kapasiteyle düzenlendi. En başarılı pilot Massa, son şampiyon Hamilton Türkiye Grand Prix’sinde bugüne kadar en başarılı isim, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında üst üste üç kez kazanan Brezilyalı pilot Felipe Massa oldu. Lewis Hamilton ise İstanbul’da iki kez zafere ulaşırken, 2020 yılında kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etti. İstanbul Park’ta düzenlenen ilk yarışı ise 2005 yılında Kimi Raikkonen kazandı. 155 bin seyirci kapasitesi bulunuyor Toplam 5,3 kilometre uzunluğundaki Tuzla İstanbul Park Pisti, 14 virajı ve teknik yapısıyla sürücüler açısından zorlu parkurlar arasında gösteriliyor. Pist, 2,21 milyon metrekarelik alan üzerine kurulu olup 155 bin seyirci kapasitesine sahip bulunuyor. 8. viraj ile ün kazandı Pistin en dikkat çekici bölümlerinden biri olarak öne çıkan 8. viraj (Turn 8), yaklaşık 640 metre uzunluğu ve dört tepe noktasıyla Formula 1’in en zorlu virajlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu viraj aynı zamanda İstanbul Park’ın dünya çapında ün kazanmasında önemli rol oynuyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:46
Emine Erdoğan, TOGEM-DER’in geleneksel "Cemre Çarşısı"nın açılışına katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Türkiye’de Aile Yılı, 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan ettik" dedi. Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneğinin (TOGEM-DER) bu yıl ‘iyilik, sürdürülebilirlik ve dayanışma’ temasıyla organize ettiği 4. Cemre Çarşısı’nın açılışına katıldı. TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen’in ev sahipliğindeki çarşının açılışına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile eşi Özlem Kacır, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşi Nuran Fidan, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, bazı belediye başkanları, hayır çarşısının sponsorları, iş insanları, yapımcılar, yönetmenler, şefler, sinema ve dizi oyuncuları, şarkıcılar, gazeteciler, modacılar ve sosyal medya içerik üreticileri de katıldı. Beyoğlu’ndaki bir otelin fuaye alanında kurulan çarşının açılışında konuşan Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın iyiliğin cemre olup hayatın manevi toprağına düştüğü hayırlı bir platform olduğunu belirtti. Emine Erdoğan, dünyanın merhamet damarlarının kuruduğu bu çağda, vicdanlara bahar gelmesine ziyadesiyle ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, kötülüğün sıradanlaşmasına verilecek en güçlü cevabın hayır ve hasenatın çoğalması olduğunu dile getirdi. Erdoğan, "Sezai Karakoç’un "Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz. İşte o zaman iyilik, hayatı güzelleştirip anlam katmanın simyası olur. Eğer arkamızda bir ayak izi bırakacaksak bu iz, insanlık için atılmış adımlardan arda kalan, kalbe dokunan izler olmalıdır. Çok şükür bizim topraklarımız böyle izlerle dopdolu. Nitekim bizler, hayatın anlamını ve varlık sebebimizi iyilik yapmak için vesileler aramada, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve tüm canlılara el uzatmakta buluyoruz. Malumunuz, merhametin bizde uzun bir tarihi ve geleneği vardır" dedi. "Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor" Osmanlı’da kurulan vakıf sayısının 26 bini geçtiğini söyleyen Erdoğan, ecdadın kurduğu medeniyetin nasıl da insan odaklı olduğunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çekerek, "Vakıfların mahiyetine baktığımızda insanla beraber içine doğayı da alan bütüncül bir medeniyet tasavvuru görüyoruz. Dayanışmanın toplumsal yaşamın bel kemiği olduğunu ve iyiliğin gündelik bir yaşam pratiği haline geldiğini anlıyoruz. Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor. Bu safın en güzel yanıysa kimseyi ayırmadan, iyiliği ortak bir vicdan dili haline getirmesidir. Hazreti Mevlana’nın da dediği gibi ’Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez" ifadelerini kullandı. "Aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir" Emine Erdoğan, "Çağımıza baktığımızda savaşlarla yorulmuş bir dünya, tüketim alışkanlıklarıyla yok edilen doğal kaynaklar, vicdandan uzaklaşan bir insanlık görüyoruz. O zaman bize bir panzehir lazım. Cemre Çarşısı’nın bu seneki teması olan ’Aile, İyilik ve Sürdürülebilirlik’, aslında bize çözümün ne kadar yakınımızda, tabiri caizse elimizin tam altında olduğunu söylüyor. Zira aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir. Çünkü eğitimden değer aktarımına kadar, hayatın tüm temel süreçleri aile çatısı altında şekillenir. Çocuktaki cevheri işleyen, davranış kalıplarını oluşturan, benlik duygusunu inşa eden ailedir. İnsanlığa sevgiyle bağlı, doğayla bağ kuran ve israfın karşısında bilinçle duran nesiller ancak anne babanın verebileceği bir vicdan eğitimiyle yetişir" şeklinde konuştu. "2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettik" Emine Erdoğan, modern dünyada aile bağlarının zayıfladığı ve aile kurumunu zedeleyen birçok risk olduğuna dikkati çekerek, bu sebeple geçen yılı "Türkiye’de Aile Yılı", 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettiklerini vurguladı. Erdoğan, "Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Fakat bu, hepimizin ortak gayreti olmalı, hepimiz kendimizi bu mücadelenin en önemli paydaşı olarak görmeliyiz. Bunun için, toplumumuzun kurucu kodlarına, bilhassa hamiyet kültürüne sımsıkı sarılmalıyız. Bizi biz yapan değerlerimizin hiçbir şekilde, ’Bir zamanlar’ diye başlayan cümlelere hapsolmasına izin vermemeliyiz. Çünkü o cümleler, kökleri beslenmediği ve ihmal edildiği için bugüne aktarılamamış değerlere yakılan ağıtlardır" diye konuştu. Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın, söyleşi programları, çocuklara yönelik kültür-sanat faaliyetleri ve mutfak atölyeleri gibi birçok etkinlikle herkes için bir ilham kaynağı olacağını ifade ederek, organizasyonda emeği geçenleri gönülden kutladı. Açılış töreni, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törenin ardından çarşıyı gezen Emine Erdoğan, stant görevlileriyle sohbet ederek, geliri derneğin sosyal yardım faaliyetleri ve projelerinde kullanılacak ürünlerden alışveriş yaptı. Erdoğan, tekstilden ev aksesuarına, gıdadan el sanatlarına kadar 80’i aşkın markanın stant kurduğu çarşıda, firmaların sürdürülebilir moda, sıfır atık ve geri dönüşüm faaliyetlerini önceleyen çalışmalarını inceledi. Tüm stantları ziyaretinin ardından çarşıdaki workshop atölyelerine katılan Erdoğan, mutfak atölyesine geçerek Şef Claudio Chinali ile birlikte peynirli makarna yaptı. Erdoğan daha sonra, kendi himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye’nin kültürel, coğrafi ve yerel zenginliklerini koruyarak dünyaya tanıtmayı, yerel üreticiyi desteklemeyi ve Anadolu’nun bereketini dijital platformlara taşıyarak ekonomik kalkınmayı hedefleyen seferberlik projesi ‘Anadoludakiler’ standını ziyaret etti.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:43
Nur Osman Korkmaz son yolculuğuna uğurlandı
Eski Galatasaray kaptanı, eski milli futbolcu ve Teknik Direktör Bülent Korkmaz’ın babası Nur Osman Korkmaz son yolculuğuna uğurlandı. Eski Galatasaray kaptanı, eski milli futbolcu ve Teknik Direktör Bülent Korkmaz’ın, hayatını kaybeden babası Nur Osman Korkmaz, Şenlikköy Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazına; Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi ve Sportif A.Ş. Başkan Vekili İbrahim Hatipoğlu, RAMS Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ, eski Galatasaraylı ve eski milli futbolcular Hasan Şaş ile Kerem İnan, eski Galatasaray yöneticisi Turgay Kıran, Korkmaz’ın ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Cenaze namazının ardından Nur Osman Korkmaz’ın naaşı Kazlıçeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14’e çekiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için Güçlü Merkez Toplantısı vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Toplantımızın ve burada alacağımız kararların ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu önemli buluşmaya vesile olan herkese teşekkür ediyorum. Bölgemiz ve dünya ekonomisi son dönemin en sarsıntılı, en belirsiz günlerini yaşıyor. İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes bir taraftan gün aşırı değişen atmosferi takip ederken, diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte ne bölgemiz ne de dünya, gerilimin geleceğine dair yüzde yüz emin olamıyor. İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz. Şahsımız bir yandan, bakan arkadaşlarımız diğer yandan görüşmelerimizi sürdürüyoruz. İnşallah netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerimizle iş birliği içerisinde çabalarımızı devam ettireceğiz. Şurası bir gerçek ki artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir" dedi. "Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız" "Türkiye en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye’yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz. Bu minvalde rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz. Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız. Yakında Meclisimize sunacağımız kapsamlı düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız. İstanbul Finans Merkezimizin çalışmalarına 2009 yılında başlamış, burada küresel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflemiştik. Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz" şeklinde konuştu. ’Tek Durak Büro’ Uygulaması Uygulanacak ‘Tek Durak Büro’ uygulaması hakkında konuşan Erdoğan, "Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50’lik indirim oranını yüzde 100’e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız. Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Bir diğer önceliğimiz, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye’den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100’ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz. Bir başka önemli adımımız, büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülmesidir; yani Tek Durak Büro. Bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği, hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer Tek Durak Büro’da görev yapacak. Bu yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden İŞKUR süreçlerine, arazi, teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "İmalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz" İhracatçı firmalara uygulanacak vergi indirimlerine değinen Erdoğan, "Bizim ihracata verdiğimiz önemi hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Hükümetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14’e çekiyoruz. Yine ihracat kadar kritik olan bir diğer konu, ülkemize döviz kazandırıcı teşviklerdir. Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var; şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye’de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke içi gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye’de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde 1 olarak uygulayacağız" diye belirtti. Gençleri nitelikli bir şekilde yarına hazırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalışıyoruz. Dünya yapay zekanın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz. Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının yüzde 80’inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkan sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz. Atacağımız bir diğer stratejik adım Türkiye’yi start-up ve girişim sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir" diye konuştu. "Şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini esnek hale getiriyoruz" Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hale getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Ayrıca Terminal İstanbul projesinin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz. Son olarak ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz. Yatırım kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum. Genel çerçevesini çizdiğimiz hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını inşallah ekonomi yönetimimiz iş dünyamızla ve yatırımcılarımızla paylaşacak. Ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmalar başlayacak. Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Kimsenin en küçük bir tereddüdü olmasın" dedi. "Türkiye eski Türkiye değil, çok daha güçlü bir Türkiye var" Türkiye’nin önün de ufkunun da yolunun da açık olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Küresel ekonomiyi etkileyen fırtınaların esintilerinin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Fakat öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur. Son 23 yılda küresel ve bölgesel krizlerden alnımızın akıyla çıktık. Darbe girişimleri dahil nice badirelerin üstesinden başarıyla geldik. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık. Şunu küresel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor: Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, askeri kapasitesiyle; ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla; beşeri sermayesi ve diplomatik imkanlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
10 Nisan 2026 Cuma - 13:35
FIFA Arena projesi Türkiye etabının resmi açılışı gerçekleştirildi
Çocukların sahalara ulaşımını kolaylaştırmak için hayata geçirilen FIFA Arena projesinin Türkiye etabının resmi açılışı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun katılımıyla gerçekleşti. FIFA Arena projesi kapsamında çocukların sahalara ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Türkiye’de bugüne kadar başta depremden etkilenen bölgeler olmak üzere 11 adet saha tamamlandı. Riva’daki Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu’nda bitirilen 9. sahanın açılışı da Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, FIFA Başkanı Gianni Infantino, FIFA Üye Federasyonlar Direktörü Elkhan Mammadov, FIFA Küresel Futbol Gelişim Direktörü Arsene Wenger, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Eski TFF Başkanları Şenes Erzik, Mehmet Büyükekşi, Nihat Özdemir, Yıldırım Demirören, Servet Yardımcı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla yapıldı. 2025 yılında bu projeyi başlatan FIFA, dünya genelinde 100 ülkede 2031 yılına kadar en az bin sahayı hizmete sunmayı hedefliyor. Türkiye’de de ilk etapta 60 sahanın tamamlanarak gençlerin spora erişiminin kolaylaştırılması planlanıyor. Bakan Bak: "24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan milli takımımızı tebrik ediyoruz" Güzel bir proje için bir arada olduklarını aktararak sözlerine başlayan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bugün gururluyuz. Gençler burada. Dünya Kupası maçlarını bekliyoruz. Maçların saatleri biraz kötü ama inşallah hepiniz maçları takip edeceksiniz. Hep beraber hazırız. 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan milli takımımızı tebrik ediyoruz. Gurur duyduk. Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çok yakından takip ediyor. Dün Mersin’deydim. Çukurova Basketbol Takımı, Avrupa Kupası’nı kazandı. Servet Tazegül Spor Salonu’nda 8 bin seyirci vardı. Basketbol Gelişim Merkezi’nde de pek çok başarıya imza attık. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş statlarında, Olimpiyat Stadyumu’nda pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdik. Futbolu seven bir ülkeyiz. Güzel bir proje ‘FIFA Arena.’ Deprem bölgesinde yapılan 8 saha var. Türkiye’de sayı 60. Bulunduğumuz okul, bakanlığımıza bağlı Spor Toto Teşkilatı tarafından yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 3 bin 984 halı saha yapıldı. Yapımı devam eden 850 saha var. Cumhurbaşkanımızın talimatı okul bahçelerine, mahallelere spor tesisi yapacaksınız. Dünya çapında FIFA tarafından bine yakın tesis yapılacak. Türkiye’de futbola hizmet eden bütün başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Hepsinin bir katkısı var. Çok şanslıyız. Sporu, futbolu iyi bilen, bütün maçları, branşları takip eden bir cumhurbaşkanımız var. Hep beraber Amerika’da gururlanacağız. 24 yıl sonra 2002’de Japonya ve Güney Kore’de düzenlenen kupada yakalanan başarının daha iyisini yapacağız. Montella’ya teşekkür ediyoruz. İtalyanlar bizi destekliyor. Aynı zamanda 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı birlikte organize ediyoruz, beraber çalışıyoruz. Yine bu yıl çok meşgulüz. 2026 Avrupa Ligi finalini yapıyoruz, Beşiktaş Stadyumu’nda. 2027 yılında Konferans Ligi Finali’ni yapacağız. Pek çok uluslararası organizasyonu gerçekleştiren Türkiye var. Milli takımımıza güveniyoruz, başarılar diliyoruz. Biz yolumuza devam edeceğiz, gençlerimize güveniyoruz" açıklamasını yaptı. Gianni Infantino: "2026 Dünya Kupası’na katılmanızdan dolayı sizleri tebrik ederim" A Mili Takımı’nın, 2026 Dünya Kupası’na katılmasından dolayı herkesi tebrik ederek sözlerine başlayan Başkan Infantino, "Tüm ülkenizi gururlandırdınız, bu başarıyla aslında tüm dünyadaki futbol seven herkesi sevindirmiş oldunuz. Bu başarınızı görmekten çok mutluluk duydum. Şenes Erzik’e de bir alkış almak istiyorum. Şenes Erzik birçok heyecan verici sayfalar yazmış, Türk futbolunun efsanelerindendir. Ama kendisi aynı zamanda birçok alanda benim mentörüm olmuştur. Kendisiyle çok güzel anılarımız oldu. Aynı zamanda TFF’nin geçmiş başkanlarına da teşekkür ediyorum. Çocuklar, gençler bugün herkes burada. Türk futbol topluluğunun burada olduğunu görmek çok güzel. İbrahim Bey’i de alkışlamalıyız bence. TFF Başkanı olarak Türkiye’yi yeniden Dünya Kupa’sına taşıma başarısı gösterdi. Ben bir İtalyan olarak Vincenzo Montella için de bir alkış göndermek istiyorum. 62 gün kaldı Dünya Kupası’nın başlamasına. Ben artık günleri değil, dakikaları ve saniyeleri sayıyorum. Çok tarihi bir Dünya Kupası olacak. 48 takım mücadele edecek. Şu ana kadar düzenlenen en kapsayıcı Dünya Kupası olacak. Bu tip dünyayı bir araya getiren turnuvalara çok ihtiyacımız var. Eğer ki bir şehir, bir ülke varsa bu kültürü temsil eden, kıtaları temsil eden bir şehir varsa bu İstanbul, ülke varsa Türkiye’dir" diye konuştu. "Türkiye’de 60 saha planladık ama belki 100 tane de olabilir" FIFA Başkanı, Türkiye’de 60 saha açmayı planladıklarını ancak bu sayıyı 100’e de çıkarabileceklerini dile getirdi. Infantino, "Bugün burada bulunmamızın sebebi FIFA Arena projesi çerçevesinde sahamızın alışını gerçekleştirmek. FIFA’nın üyesi olan ülkelerde 100’den fazla saha açmayı istiyoruz. Şu ana kadar Türkiye’de 11 tanesi tamamlandı. Deprem bölgesine ufak da olsa bir katkı yapmayı, oradaki çocuklara bir futbol armağanı verip yüzlerini güldürmeyi amaçladık. Türkiye’de 60 saha planladık ama belki 100 tane de olabilir. Birlikte bunu da başarabiliriz. Eminim ki bu sahaların yapımında bize destek olacak ortakları da bulacağız. En önemlisi buradaki çocuklara bir fırsat tanımış oluyoruz, sağlıklı bir ortamda futbol oynamaları için. Bunun yanında çocuklar okula geldiğinde belki derslerden sıkıldıklarında sahayı görecekler ve mutlu olacaklar. Futbol bizler gibi yetişkinlerin de bir araya geldiği bir yer" dedi. "Türkiye’nin, Dünya Kupası’ndaki maçlarını sabırsızlıkla bekliyorum" Türkiye’nin, Dünya Kupası’ndaki maçlarını izlemeyi sabırsızlıkla beklediğini de aktaran Gianni Infantino, "Hepimiz hayaller kuruyoruz. Hepimiz futbol yıldızı olmanın hayalini kuruyoruz. Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız, Arda Güler gibi olmak, Dünya Kupası’nda oynamak, hatta kazanmak hepimizin hayali. Tabii ki bir ülke kazanacak Dünya Kupası’nı. Ben size kalpten teşekkür ediyorum. Siz aslında Dünya Kupası’nı her gün kazanıyorsunuz bu çocuklara bu imkanı sunup, yüzlerini güldürerek. Beni burada ağırladığını için tekrar teşekkür ediyorum. Her zaman bana güvenebilirsiniz. Kalbim Türkiye ile atıyor. Sadece çok sevdiğim için değil, bunun başka sebepleri de var. Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki maçlarını sabırsızlıkla bekliyorum. Grup aşamasında 3 maç oynanacak ama eminim ki Türkiye bir sonraki turlarda birçok maç oynayacaktır. Finale gidecek takım 8 maç oynayacak. Umarım çok harika bir etkinlik olacak. 24 yıl sonra Türkiye’nin yeniden Dünya Kupası’na katılmasından da çok mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin böyle bir tarihi döneminde FIFA Başkanı olmaktan da mutluluk duyuyorum. Türkiye hep bir futbol ülkesi" cümlelerine yer verdi. İbrahim Hacıosmanoğlu: "A Milli Takımımız, bu büyük sahnede bir kez daha tarih yazacaktır" FIFA’nın dünya genelinde başlattığı FIFA Arena projesinin Türkiye’deki değerli bir halkasının açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek sözlerine başlayan Başkan Hacıosmanoğlu, "Dünya Kupası’na 24 yıl sonra katılacak olmanın yaşattığı gururla, bu açılışı gerçekleştiriyoruz. Bu anlamlı günde Infantino’yu konuk ediyoruz. 62 gün sonra başlayacak 2026 Dünya Kupası’nda da biz onun misafiri olacağız. Dünya Kupası’nı, başarı çıtamızı daha da yukarı taşımak için fırsat olarak görüyoruz. 2002’de olduğu gibi A Milli Takımımız, bu büyük sahnede bir kez daha tarih yazacaktır" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde 60 FIFA Arena mini sahası yapılacak" Çocuklar ile gençler adına projeyi hayata geçiren Başkan Infantino’nun şahsında tüm FIFA yönetimine teşekkür eden TFF Başkanı, "Bugün sadece bir futbol sahası açmıyoruz. Hayalleri, umutları ve başarı hikayelerini de yeşertecek bir yuva açıyoruz. Bu ve benzeri yatırımlar, yarının rol modelleri ile yıldızlarının yetişmesi için zemin hazırlayacak. FIFA Arena projesi, geçen yıl FIFA Başkanı Infantino’nun duyurusuyla başladı. Gençlerin spora sürekli ve güvenli erişimini hedefleyen bu girişime şimdiye kadar 100 ülke katıldı. 2031 yılına kadar en az 1000 saha yapımını hedefleyen bu projede yer alan ilk federasyonlardan biri de biz olduk. Ülkemizde 60 FIFA Arena mini sahası yapılacak. Bugüne kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile TOKİ’nin altyapısını inşa ettiği bu sahalardan 11’i tamamlandı. İlk 8 saha, hepimizi derinden yaralayan 6 Şubat depreminden en çok etkilenen illerimizde açıldı. O sahalar, çocuklarımıza spor yapma imkanı sunmanın yanı sıra, gençlerimizin güvenli buluşma noktaları oldu. Travmaların aşılmasına ve yaraların sarılmasına katkı sağladı. Tamamlanan iki sahamızı da kısa sürede gençlerimizin hizmetine sunacağız. Spor ülkesi olma yolunda, bu ve benzeri projelerle gençlerimizin spora erişimini artırmaya, futbolun birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam edeceğiz. Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu’nda açtığımız saha, sevgili gençlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olsun. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan Bakanımıza, değerli projenin en büyük destekçisi olan ve bugün aramızda bulunan FIFA Başkanı Infantino’ya, ömrünü futbola adamış FIFA Küresel Futbol Gelişim Direktörü Arsene Wenger’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 13:06
Şehit Kaymakam Kemal Bey şehadetinin 107’nci yılında mezarı başında anıldı
Şehit Boğazlayan Kaymakamı ve Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehit olan Mehmet Kemal Bey, vefatının 107’nci yıldönümünde mezarı başında anıldı. Kartal Belediyesi, 10 Nisan 1919’da idam edilen ve 14 Ekim 1922’de ‘Milli Şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey için vefatının 107. yılında mezarı başında bir anma töreni gerçekleştirdi. Kartal Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen anma töreni Kadıköy Kuşdili Mezarlığı’nda yapıldı. Törene Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleşen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında davet edilen katılımcılardan bazıları Şehit Kaymakam Kemal Bey hakkında katılımcılara bilgiler verdi. "Kaymakam Kemal Bey Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir" Prof. Dr. İbrahim Öztek, törende yaptığı anma konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kaymakam Kemal Bey’in şehadetinin 107’nci yılında burada her yıl yapmış olduğumuz bir töreni gerçekleştirmek üzereyiz. Bu törende maalesef işgal kuvvetleri İstanbul’umuzu, güzel İstanbul’umuzu işgal ettiği zaman Ermeniler ve Rumlar kendilerine tehcir olayı nedeniyle bir sorumlu aramanın peşine düşmüşler ve Kaymakam Kemal Bey’i de bundan sorumlu tutmuşlardır. Yani tehcir olayları gerçekleştiği günlerde Ermenilere kötü davranıldığı düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte tabii Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Mutatasarrufları da bunların hedefi doğrultusunda olmuştur ve 10 Nisan 1919 günü maalesef Beyazıt Meydanı’nda haksız bir yargılanma sonucunda Kaymakam Kemal Bey idam edilmiştir. Kaymakam Kemal Bey, gururunu yücelterek orada ‘Beni haksız yere düşmanların sözleri üzerine idam ediyorlar. Ben bana verilen görevden başka bir şey yapmadım. Bugün ’şehit oluyorum ve cephede savaşan bir Türk neferi gibi şehadete yürüyorum’ diyerek boynuna maalesef o kötü ilmik geçirilmiştir. 1922 yılında Atatürk tarafından milli şehit ilan edildi. Bu bizim tarihimizde kanunla, Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir. Onun için vatan evlatları, vatan uğrunda, vatan yolunda yaptıkları büyük gayretler, fedakarlıklar ve çalışmaların sonucunda her ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı. O zaman işgal kuvvetleri de olsa ülkemizde buna karşı gereken dirayet gösterilmeliydi. Bin yıldır sırtımızda taşıdığımız adaletle ve merhametle yönettiğimiz insanların, toplulukların veya milletin Türk milletinden aldığı bir intikamdır" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 13:02
Şehit Kaymakam Kemal Bey şehadetinin 107’nci yılında mezarı başında anıldı
Şehit Boğazlayan Kaymakamı ve Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehit olan Mehmet Kemal Bey, vefatının 107’nci yıldönümünde mezarı başında anıldı. Kartal Belediyesi, 10 Nisan 1919’da idam edilen ve 14 Ekim 1922’de ‘Milli Şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey için vefatının 107. yılında mezarı başında bir anma töreni gerçekleştirdi. Kartal Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen anma töreni Kadıköy Kuşdili Mezarlığı’nda yapıldı. Törene Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleşen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında davet edilen katılımcılardan bazıları Şehit Kaymakam Kemal Bey hakkında katılımcılara bilgiler verdi. "Kaymakam Kemal Bey Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir" Prof. Dr. İbrahim Öztek, törende yaptığı anma konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kaymakam Kemal Bey’in şehadetinin 107’nci yılında burada her yıl yapmış olduğumuz bir töreni gerçekleştirmek üzereyiz. Bu törende maalesef işgal kuvvetleri İstanbul’umuzu, güzel İstanbul’umuzu işgal ettiği zaman Ermeniler ve Rumlar kendilerine tehcir olayı nedeniyle bir sorumlu arabanın peşine düşmüşler ve Kaymakam Kemal Bey’i de bundan sorumlu tutmuşlardır. Yani tehcir olayları gerçekleştiği günlerde Ermenilere kötü davranıldığı düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte tabii Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Mutatasarrufları da bunların hedefi doğrultusunda olmuştur ve 10 Nisan 1919 günü maalesef Beyazıt Meydanı’nda haksız bir yargılanma sonucunda Kaymakam Kemal Bey idam edilmiştir. Kaymakam Kemal Bey, gururunu yücelterek orada ‘Beni haksız yere düşmanların sözleri üzerine idam ediyorlar. Ben bana verilen görevden başka bir şey yapmadım. Bugün ’şehit oluyorum ve cephede savaşan bir Türk neferi gibi şehadete yürüyorum’ diyerek boynuna maalesef o kötü ilmik geçirilmiştir. 1922 yılında Atatürk tarafından milli şehit ilan edildi. Bu bizim tarihimizde kanunla, Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir. Onun için vatan evlatları, vatan uğrunda, vatan yolunda yaptıkları büyük gayretler, fedakarlıklar ve çalışmaların sonucunda her ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı. O zaman işgal kuvvetleri de olsa ülkemizde buna karşı gereken dirayet gösterilmeliydi. Bin yıldır sırtımızda taşıdığımız adaletle ve merhametle yönettiğimiz insanların, toplulukların veya milletin Türk milletinden aldığı bir intikamdır" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:59
Bakan Bolat: ‘‘Körfez ülkelerine geçişi engelleyen transit vize sorunu çözüldü’’
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘Yapay Zeka Çağında e-Ticaret’in Lojistiği Zirvesi’ programında yaptığı konuşmada, e-ticaret ve lojistiğin küresel ticaretteki kritik rolüne dikkat çekti. Bölgesel savaşların ticaret üzerindeki etkilerine de değinen Bolat, Türkiye’nin son dönemde yakın coğrafyada yaşanan gelişmelere rağmen istikrarını koruyarak ‘güven adası’ konumunu sürdürdüğünü vurguladı. Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının arttığına dikkat çeken Bolat, ‘‘E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz’’ ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, "Suriye’de iç savaşın sona erdirilmesinde, Suriye’de istikrarın sağlanmasında, İsrail’in soykırım ve katliamlarına karşı Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Lübnan’ın haklarının savunulması ve oradaki masumların ve toprakların korunması çabalarında Türkiye gerçekten hem kendine yakışan ve kendi ağırlığını hissettiren önemli bir rol üstlendi. En son İran’la ABD ve İsrail arasındaki çatışmalarda da Türkiye, Pakistan, Mısır birlikte arabuluculuk noktasında her iki tarafla da, Amerika ve İran arasında mekik dokundu’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye olarak bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde güvenli bir liman konumundayız’’ Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu da sözlerine ekleyen Bolat, "Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi’’ dedi. ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimin küresel ekonomi ve enerji fiyatları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Ömer Bolat, bazı ülkelerde doğal gaz ve akaryakıt tedarikinde sıkıntılar yaşandığını belirtti. Bolat, "Bizim depolarımız doluydu. Vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bu süreçten etkilenmemesi için gerekli tüm önlemleri aldık. Körfez savaşı, Kovid-19’un ardından lojistiğin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan, kavşak ve geçiş noktası niteliğindeki konumu, bu süreçte stratejik önemini bir kez daha gösterdi" ifadelerini kullandı. Yaşanan savaşlar ile birlikte lojistiğin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Bakan Bolat, "Körfez savaşı lojistiğin ne kadar önemli olduğunu covidden sonra bize bir kez daha hatırlattı. Bu güzel coğrafya Avrasya’nın merkez ülkesi Türkiye’nin önemi bir kez daha ortaya koyuldu’’ şeklinde konuştu. ‘‘Suudi Arabistan ile transit vize sorunu çözüldü’’ Suudi Arabistan ile Türkiye arasında transit vize konusunun da olumlu şekilde sonuçlandırıldığını dile getiren Bolat, ‘‘Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi’’ şeklinde konuştu. ‘‘Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var’’ Bölgede yaşanan savaşların durması durumunda da hasarların toparlanması için bir süreç oluşacağını belirterek Bolat, ‘‘Komşu ve kardeş ülkelerdeki bu fiziki yıkım ve insani kayıplar noktasında savaşın bir an önce durması. Ama barış şartları oluşsa bile bu 45 günlük savaşın ekonomilerde meydana getirdiği tahribatı gidermek o kadar kolay olmayacak. Çünkü burada gerek fiyat artışları konusu gerekse enerji kaynakları hasar aldı bir miktar. Kiminde LNG kaynakları, kiminde petrol kaynakları, kiminde alüminyum tesisi, kiminde gübre tesisi. Arz tedariki anlamında şartların yerine gelmesi yine biraz zaman alacak. Ve ümit ederiz ki bu 15 günlük ateşkes kalıcı şartların yerine getirilmesini sağlar. Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var’’ açıklamasında bulundu.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:51
Küçükçekmece’de dolu yağışı etkili oldu, ortalık beyaza büründü
İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde etkili olan dolu yağışı, ortalığı beyaza bürüdü. İstanbul Küçükçekmece’de öğle saatlerinde hava bir anda karardı, dolu yağışı etkili oldu. Şiddetli yağış nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ortalık beyaza büründü. Araçların üzeri ve yerler doluyla kaplandı. Dolu tanelerinin kısa sürede zemini beyaza boyadığı, araçların üzerinin ise beyaza büründüğü görüldü.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:50
Gaziosmanpaşa’da tamir edilmeye çalışılan motosiklette yangın çıktı, o anlar kamerada
İstanbul Gaziosmanpaşa’da tamirhanede tamir edilmeye çalışan motosiklet bir anda yanmaya başladı. Yangın, tamirciler tarafından söndürülürken; çalışanların kaçıştığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay Gaziosmanpaşa Küçükköy’de dün akşam saatlerinde bulunan motosiklet tamirhanesinde meydana geldi. Çalışmayan motosiklet tamir edilmek istenirken, iddiaya göre benzin kaçağından dolayı araçta yangın çıktı. Bu sırada motosiklet başında bekleyen çalışanlar, kaçışmaya başladı. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Yangın çalışanlar tarafından söndürme tüpüyle söndürülürken, motosiklet tamircisi Muhammed Tepe’nin ise eli yandı. Motosiklet tamircisi Muhammed Tepe, "Dün akşam vaktinde mesai bitiminde müşterinin acelesi vardı. İşi var diye aracı tamir edelim diye motosikleti açtık. Enjeksiyon sistemine bakarken bir anda benzin kaçağından dolayı alev aldı motosiklet. Hemen tahliye etmeye çalıştık, gidermeye çalıştık benzini. Kaçağın olduğunu da bilmiyorduk. Motosiklete müdahaleyi ben yapıyordum. Elim yandı. İşte o anda diğer personellerimiz motosikleti tahliye etmeye çalıştı. En son tahliye ettik, müşterinin mağduriyetini giderdik. Parçaları değiştik tabii ki de. Artısı benzin kaçağı vardı, motosiklet ateşleme yapmadığı için çalışmıyordu. Her konuda yardımcı olduk müşterimize. Motosikletin enjeksiyon, enjektör, ateşleme sistemine her periyodik bakımda uzman servisler tarafından bakılması lazım. Kaçak var mı? Periyodik bakımlarda kontrol edilirse motosikletin ömür açısından sağlığı açısından daha iyi olur" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:48
Kuzey Marmara Otoyolu’nda yağış kazayı beraberinde getirdi: 3 araç birbirine girdi
Arnavutköy'de etkili olan şiddetli dolu yağışı sonrası Kuzey Marmara Otoyolu'nda 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, araçlardan biri kullanılamaz hale geldi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:42
Trendyol 1. Lig’de 36. hafta programı açıklandı
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Trendyol 1. Lig’in 36. hafta programını duyurdu. TFF’den yapılan açıklamada daha önceki sezonlarda olduğu gibi ligin son 3 haftasında birbirini ilgilendiren maçların aynı gün ve saatlerde oynatılacağı belirtildi. Trendyol 1. Lig’de 36. hafta programı şu şekilde: 19 Nisan Pazar 16.00 Bodrum FK - Erzurumspor FK 16.00 Bandırmaspor - Amed Sportif Faaliyetler 16.00 Çorum FK - Özbelsan Sivasspor 16.00 Iğdır FK - Pendikspor 16.00 İstanbulspor - Sarıyer 16.00 Atakaş Hatayspor - Sakaryaspor 16.00 Boluspor - Adana Demirspor 16.00 Esenler Erokspor - Ankara Keçiörengücü 16.00 Ümraniyespor - Vanspor FK 16.00 Manisa FK - Serikspor
10 Nisan 2026 Cuma - 12:35
Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bırakıldı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde tören düzenlendi. Bu çerçevede Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bırakıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla organize edilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bırakıldı. Törene İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın yanı sıra çok sayıda ilçe emniyet müdürü ile polis memuru katıldı. İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız, polis teşkilatına ait ekipman ve materyallerin sergilendiği çadırı gezdi. Yıldız, burada bulunan çocuklar ve emniyet mensuplarıyla da sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Alanda atlı polisler ve polis köpekleri yer alırken tören katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:30
OYAK Pazarlama’da 2030 vizyonuyla dönüşüm başladı
OYAK Pazarlama’nın 2030 yol haritasını değerlendiren OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, "Sadece büyümeyi değil, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyoruz. İş modelimizi yeniden kurguladık, dönüşüm bir seçenek değil zorunluluk" dedi. OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, şirketin içinden geçtiği köklü dönüşüm sürecini ve OYAK’ın 2030 vizyonu doğrultusunda yeniden kurgulanan iş modelini anlattı. OYAK Pazarlama’nın rekabetçiliğini, sektörel konumlaması ve hedefini sektörel analizlerle değerlendirerek gelecek döneme dair stratejilerini paylaşan Yenilmez, "Yalnızca mevcut yapıyı geliştirdiğimiz bir süreçten değil, iş modelimizi yeniden kurguladığımız köklü bir dönüşümden geçiyoruz. Rekabeti ve liderliği sürdürmenin tek yolu bu. Sadece büyümeyi değil, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyoruz" dedi. OYAK Pazarlama olarak ortak akıl, geleceğe odaklı bakış ve ekip olmanın gücüyle şirketin dönüşüm yolculuğunu topluca sinerji oluşturarak geleceğe ilerlediklerini dile getiren Yenilmez, "Hedefimiz; verimlilik, güven, teknoloji ve sürdürülebilir değer odağında daha güçlü bir ekosistem inşa etmek" ifadesini kullandı. Stratejinin üç güçlü ekseni: Dijitalleşme, entegrasyon ve sürdürülebilirlik Sektörde yolculuğa sıfırdan başlamadıklarını, arkalarında OYAK markasının derin güveni, kurumsal disiplini ve yıllara dayanan operasyonel aklı olduğunu belirten Yusuf Yenilmez, yeni vizyonlarının OYAK’tan alınan köklü deneyim, yönetişim kültürü ve teknolojik gelişmelere uyum yetkinliği üzerine inşa edildiğini söyledi. Yeni dönem stratejik önceliklerini; dijitalleşme, iş süreçleri entegrasyonu ve sürdürülebilir büyüme olarak sıralayan Yenilmez, şunları kaydetti: "Geleneksel anlayışın ötesine geçerek; teknolojiyle güçlenen, veriye dayalı kararlar alan ve çevik hareket eden bir organizasyon inşa ediyoruz. Dijitalleşme ile operasyonlarımızı daha akıllı ve ölçülebilir hale getirirken, entegrasyon sayesinde farklı iş kollarımızı tek bir değer zinciri altında buluşturuyoruz. Böylece müşterilerimize sadece hizmet değil, uçtan uca çözüm ve bir deneyim sunuyoruz." "Dijitalleşme bir teknoloji yatırımı değil, stratejik kırılım noktasıdır" Yenilmez, operasyonel mükemmelliği kurum kültürü olarak gördüklerini ve dijitalleşmenin şirkete hız kazandıran kurumsal bir miras olduğunu belirterek, teknolojik dönüşüm adımlarını anlattı. SAP S/4HANA altyapısını tüm OYAK Pazarlama organizasyonuna entegre ettiklerini duyuran Yenilmez, yapay zekayı da süreçlere dahil ederek şirketin öngörü kabiliyetini çok daha güçlü bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. Turizm ve tesis yönetiminde "insan" merkezli yaklaşım Hizmet sektöründeki dönüşüme de değinen Yenilmez, turizm operasyonlarını bir süreç olmanın yanı sıra "deneyim üretme, güven inşa etme ve kalıcı değer oluşturma meselesi" olarak tanımladı. Yenilmez, uçtan uca kusursuz hizmet, müşteri deneyimi odaklı tasarım ve güçlü yönetişimin öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Tesis yönetimini yalnızca teknik bir hizmet olarak değil, insan deneyimini merkeze alan bir yönetim anlayışı olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda sahada daha az kesinti yaşayan, hızlı çözüm üreten ve kullanıcı memnuniyetini üst seviyeye taşıyan bir operasyon yapısı oluşturuyoruz. Gerçek fark, ne yapıldığında değil, nasıl yönetildiğindedir" diye konuştu. Güçlü çalışan deneyimi ve liderlik vizyonu Liderliğin güven inşa eden, vizyonuyla yön veren ve sorumluluk alabilen bir aksiyon olduğunun altını çizen Yenilmez, sürdürülebilirliğin şirket için dönemsel bir gündem değil, tüm kararların merkezindeki ana strateji olduğunu vurguladı. Başarının kalbinde çalışanın yer aldığını belirten Yenilmez, "Çalışan deneyimi sadece yan haklardan ibaret değildir. Kurumun gerçek ruhu ve sürdürülebilir başarısı, güçlü ve kendini iyi hisseden insanlar tarafından inşa edilir. Biz sadece bir iş ortamı değil; denge, farkındalık ve aidiyet duygusu oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Genç profesyonellere de seslenen Yenilmez, kariyerin sadece bir ilerleme süreci değil, bireyin kendi potansiyelini tanıyıp sürekli kendini geliştirdiği bir yolculuk olduğunu hatırlattı. "Kararlarımızda bize her zaman OYAK’ın hizmet bilinci rehber oldu" Yusuf Yenilmez, OYAK’ın misyonuna ve üstlendikleri sorumluluğa vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı: "Harcadığımız her bütçenin, bu ülkeye hizmet eden askerlerimizin emeğiyle oluştuğu bilinci, kararlarımızda bize her zaman rehber oldu. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görülüyor ki; insanı merkeze alan, kurum değerleriyle yönetilen, dijital dönüşümle güçlenen ve sağlam bir yönetişim altyapısıyla desteklenen bu yaklaşım, sürdürülebilir ve güven temelli başarımızın en güçlü anahtarıdır."
10 Nisan 2026 Cuma - 12:29
Kadıköy’de tahsisli araçla sahte denetim iddiası
İstanbul’un Kadıköy ilçesinde sahil yolunda tahsisli olduğu öğrenilen bir araçla yaşanan olay tepkiye neden oldu.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:28
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Dönmez: (Sporda bahis soruşturması) "Sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez tarafından basın mensupları ile toplantı düzenlendi. Başsavcı Dönmez, "Ünlüler uyuşturucu dosyası olarak bilinen dosya kapsamında yeni operasyonlar olacak. İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler" dedi. Sporda bahis soruşturması hakkında konuşan Başsavcı Dönmez "Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir" şeklinde konuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez belediyelere yönelik soruşturmalar hakkında ise "İştiraklere yönelik incelemeler sürüyor. Büyükçekmece, Gaziosmapaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik. Bana verilen söz doğrultusunda 2 haftada iddianamesinin yazılması bekleniyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder