Yerel Haberler
İstanbul
23 Şubat 2026 Pazartesi - 00:07 "Casperlar" suç örgütüne bilgi sızdıran 17 şüpheli hakkında tutuklama talebi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ’Casperlar’ suç örgütüne bilgi sızdıran kişilere yönelik başlatılan soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan 17 şüpheli, tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Bahçelievler, Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı ve ‘yağma’, ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘uyuşturucu ticareti’, ‘fuhuş’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi suçlara karıştıkları tespit edilen ‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında Casperlar suç örgütüne bazı kamu görevlileri tarafından bilgi sızdırıldığı ortaya çıkmıştı. Yapılan araştırmalar neticesinde örgüt üyelerinin kamu görevlileriyle menfaat içerisinde olduğu, örgütün adliyelerde ve çeşitli yerlerde görevli memurlardan suç ve arama kaydı sorgulaması yaptırdığı belirlenmişti. Başsavcılık tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce 9’u polis memuru, 1’i zabıt katibi, 1’i gümrük muhafaza memuru, 1’i görevini terk etmiş polis memuru olmak üzere toplam 17 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verilmişti. Şüphelilerin adreslerine düzenlenen operasyonla 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Devam eden soruşturma kapsamında 1 kişinin daha gözaltına alınmasının ardından sayı 18’e yükseldi. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler, sabah saatlerinde Bakırköy Adalet Sarayına sevk edildi. Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan 17 şüpheli tutuklama’ 1 şüpheli ise adli kontrol tedbiri talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerin işlemleri sürüyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 23:52 Thorsten Fink: "Çok fazla çalışmamız gerekiyor" Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, kısa süredir görevde olduğunu ve istedikleri kadar pozisyon üretemediklerini söyleyerek, "Çok fazla çalışmamız gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Samsunspor deplasmanda Fatih Karagümrük ile golsüz berabere kaldı. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, "Daha hızlı bir şekilde öne oynamamız gerekiyordu. Kısa süredir buradayız. Oyunun kontrolü bizdeydi ama paslarımız iyi değildi. İstediğimiz kadar pozisyon üretemedik. Kalemizi gole kapatmamız önemliydi. Çok fazla çalışmamız gerekiyor. Rakibe pozisyonlar verdik. Mutlu değiliz. Perşembe günü Shkendija ile oynayacağımız UEFA Konferans Ligi maçı çok önemli. Video analizi yapmamız lazım. Bazı oyuncularımız geri dönecek. Olivier Ntcham ile eşinin çocuğu oldu. O yüzden burada değildi. Aile her şeyden önce gelir. Gelecekte oyuncularımdan daha fazlasını bekliyorum. Defans arkasına yapacağımız koşularla daha fazla pozisyona girmemiz gerekiyor. Bu takım, daha fazlasını yapabilir" değerlendirmesinde bulundu. "Bugün oynama şeklimizden mutlu değilim" Müsabakada kaleci Okan Kocuk’un üst düzey performans sergilediğini belirten Alman çalıştırıcı, "Takım halinde daha iyi olmamız gerekiyordu. Daha cesur olmalıydık. Topu kaybetmekten korktuğumuz için sıkıntılar yaşadık. Shkendija maçında daha iyi pozisyonlara girmiştik. Bugün oynama şeklimizden mutlu değilim. Biraz zamana ihtiyacım var. Oyun şeklini anlamak için zaman ihtiyacım var. Ön tarafa oynarken daha cesur olmalıyız. Defans arkasına koşu yapmalıyız. Sadece yan pas yapmamalıyız. Daha seri oynamalıyız" ifadelerini kullandı. "Oyuncuların kapasitelerini anlayabilmemiz için zaman ihtiyacımız var" Takımı istediği seviyeye getirmesi için 2 transfer dönemine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Fink, "Elimizdeki oyuncularla da daha iyisini yapabiliriz. Oyuncuların kapasitelerini anlayabilmemiz için zaman ihtiyacımız var. Oyuncuları tanımam lazım. Bu takımın lideri benim ama daha 6 gündür buradayız. Net bir şey söylemem zor. Daha iyisini yapabiliriz" diye konuştu. "Forvetlerin gol atması için daha fazla topla buluşması lazım" Santrfor bölgesinde Marius Mouandilmadji yerine Cherif Ndiaye’ye görev vermesiyle ilgili yöneltilen soruyla ilgili Alman teknik adam, "Kimin daha iyi olduğunu öğrenmem için zamana ihtiyacımız var. Mouandilmadji, daha uzun süredir burada ve kendisi kaliteli bir forvet. Cherif Ndiaye de kaliteli bir forvet. Mouandilmadji, daha fazla gol attı. Son maçta da yedekten gelip, gol attı. Kendisi güçlü ve ileride top tutuyor. Cherif Ndiaye de teknik bir oyuncu. Forvetlerimizin gol atması için daha fazla orta açılması ve daha fazla pas atılması lazım" diye cevapladı. "Takımdan pozitif bir ruh hali seziyorum, negatif bir hava yok" Takımda kötü bir hava sezmediğini aktaran Fink, "6 gündür buradayız. Takımdan pozitif bir ruh hali seziyorum, negatif bir hava yok. Takımımın iyi bir karakteri var. Pozitif bir ortam var" şeklinde konuştu.
Deniz bereketi tezganlara yansıdı: Hamsi fiyatları dibe indi
13 Şubat 2026 Cuma - 09:39 Deniz bereketi tezganlara yansıdı: Hamsi fiyatları dibe indi İstanbul’da balık tezgahları bu sezon adeta bereketle doldu. Denizlerde yaşanan hamsi bolluğu, hem satış miktarını artırdı hem de fiyatları dibe indirdi. Beylikdüzü Balıkçılar Çarşısı’nda hamsinin kilo fiyatı 120 lira olurken, 4 kilosu ise 400 liradan satılmaya başlandı. İstanbul’un tanınmış balıkçılarından Kenan Balcı, sezonun en bereketli dönemlerinden birinin yaşandığını belirterek vatandaşlara bol bol balık tüketmeleri çağrısında bulundu. Hamsinin bu yıl oldukça iri ve lezzetli çıktığını ifade eden Balcı, fiyatların da adeta dip yaptığını söyledi. Beylikdüzü Balıkçılar Çarşısı’nda hamsinin kilosu 120 liradan satışa sunulurken, 4 kilosu ise 400 liradan alıcı buluyor. Son yılların en düşük fiyatlarının görüldüğünü belirten Balcı, "Bu fırsat her zaman gelmez. Vatandaşlarımız dolaplarını doldursun. Hamsi şu an en uygun ve en sağlıklı protein kaynağı. 1 kilo fiyatı 120 lira, 4 kilosu 400. Vatandaşlarımız hafta en az iki kez balık" dedi. "Balık gıda değil doğal ilaç" Balığın sağlık açısından önemine dikkat çeken Balcı, özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek için balık tüketiminin artırılması gerektiğini belirterek, "Balık doğal, katkısız, vitamin ve protein açısından çok zengin bir besin. Reçeteye yazılmayan tek ilaç balıktır. Profesörlerimiz, doktorlarımız bize ‘Kenan Bey siz gıda değil, doğal ilaç satıyorsunuz’ diyor. Özellikle çocuklarımızın gelişimi için balık tüketimi çok önemli. Balık, anne sütünden sonra yıpranan dokuları onaran tek besin kaynağı. Çünkü içende hiç bir katkı maddesi bulunmuyor" Türk somonunda da ciddi bir indirim olduğunu belirten Balcı, 4 kilo Türk somonunun bin 200 liradan satışa sunulduğunu söyledi.
Yerli yapay zeka Cosmos T1, kendisinden üç kat büyük modellerle yarışıyor
13 Şubat 2026 Cuma - 09:36 Yerli yapay zeka Cosmos T1, kendisinden üç kat büyük modellerle yarışıyor Yıldız Teknik Üniversitesi Cosmos ekibi tarafından geliştirilen ve Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1, kendisinden 3 kat büyük Google’ın yapay zeka modeline meydan okuyor. META’nın yapay zekasını da performans testinde geçen yerli Cosmos T1, bilgisayarlara yüklenerek özgürce kullanılabiliyor ve güvenlik riskini ortadan kaldırıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ile Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı öncülüğünde, akademisyenlerden oluşan Cosmos ekibi, Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1’i geliştirdi. Model, matematiksel akıl yürütme performansını ölçen Türkçe GSM8K veri setinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Model, zincirleme akıl yürütme (chain-of-thought reasoning) yaklaşımıyla Türkçe matematik problemlerini çözebiliyor. Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe GSM8K testinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Aynı testte Gemma-2-9B modeli yüzde 63,10, Llama-3.1-70B modeli ise yüzde 66,13 performans gösterdi. 9 milyar parametreli model, 70 milyar parametreli Llama-3.1-70B modelinin üzerinde performans gösterdi. Parametre sayısı açısından kendisinden yaklaşık sekiz kat büyük modellerle rekabet edebilecek seviyeye ulaştı. 9 milyar parametreli Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe matematiksel akıl yürütme testlerinde 70 milyar parametreli modellere yakın veya üzerinde performans sergileyerek parametre verimliliği açısından dikkat çekti. Model, Hugging Face platformu üzerinden açık ağırlıklı olarak erişime açıldı. "Kendi bilgisayarlarına kurup özgürce kullanabiliyorlar" Çalışmanın yürütücüsü Prof. Dr. Amasyalı, "Cosmos T1 bizim en son çıkan modellerimizden bir tanesi, dil modeli geliştiriyoruz temelde. Chat GPT ve benzeri modelleri geliştiriyoruz. T1 diğerlerinden farklı bir düşünce sürecine sahip ve bu düşünce sürecini Türkçe olarak yansıtıyor. Bütün arka planda yanıtın nasıl üretildiğini ara yüzden adım adım görebiliyoruz. Aslında Chat GPT ile farklı kulvardalar. Birçok sektör günümüzde verilerini sağlık ve savunma sanayi gibi bu tarz firmalarla paylaşamıyor, paylaşmak istemiyor, paylaşmaması da çok doğal. Bunun yerine on-premise’de çözüm üretmeleri yani kendi makinelerinin çalışması gerekiyor. T1’in ve bizim diğer ürettiğimiz modellerin hepsi aslında açık ağırlıklı olarak yayınlanıyorlar ve insanlar da bu modelleri kendi bilgisayarlarına kurup kendi şirketlerinde özgürce ve rahatça kullanabiliyorlar" dedi. Firmalar kendi süreçlerine sahil ederek güvenliği artırıyor T1 Modelin 9 milyar parametresi olduğunu ve büyüklüğüne göre oldukça iyi işler ortaya çıkardığını belirten Amasyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "İki türlü erişim mümkün. Birincisi; online bir web sayfası var. İkincisi; firmalar açık ağırlık olarak yayınladığımız modeli kendi bilgisayarlarına indirip, kendi süreçlerine dahil ederek rahatça kullanabiliyorlar. TÜBİTAK projeleri kapsamında geliştirme maliyetini, Türkçesinin iyileştirme maliyetini biz karşılıyoruz. Firmalar da Türkçesi iyileştirmiş olan modelleri kendi süreçlerinde rahatlıkla kullanabiliyorlar." "Önce düşünüp sonra cevap vermesi performansı artırıyor" Cosmos T1’in Google’ın yapay zeka modeli Gemma 2 modelinin üzerine geliştirildiğini belirten Amasyalı, "Fakat Türkçesini biz burada çok çok iyileştirmeyi düşündük ve ‘thinking’ düşünen bir model geliştirdik. Gemma 2 modelinde temelde böyle bir özellik yok. Gemma 2 soru sorunca cevap veren bir model, Cosmos T1’de ise bir düşünce süreci, onun arkasından bir cevap üretme süreci var ki bu da modellerin performansını çok artırıyor. Önce düşünüp sonra cevap verdiğinde direkt cevaba geçmektense çok daha iyi bir performans sergiliyor" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı, "Biz bunun üzerine oldukça sağlam bir eğitim gerçekleştirdik ve onu düşünmeyen bir modelden düşünen bir model haline getirdik. Bu sayede de kendisinden 3 kat büyük olan modellerle yarışabilecek seviyeye ulaştı. Bu başarı da günümüzde sosyal medyada epey ilgi gördü. Aslında isteyince, çalışınca oluyor. Sağlam bir ekiple ve büyük bir motivasyonla bunları gerçekleştirdik. TÜBİTAK’ın arkamızda olması en büyük motivasyonumuzdu" diyerek sözlerini sonlandırdı.
İstanbul merkezli 5 ilde hayali ihracat operasyonu: 29 gözaltı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:33 İstanbul merkezli 5 ilde hayali ihracat operasyonu: 29 gözaltı İstanbul merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonlarda, yüklü miktarda hayali ihracat yaptıkları iddia edilen 29 şüpheli gözaltına alındı. 1 işyeri, 25 tarla 12 konut-daire ve 104 araca el konulduğu öğrenilirken, şebekenin döviz dönüşüm desteği almak ve kaynağı belli olmayan paraları yurt içine sokulması amacıyla organizasyon kurdukları belirlendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde hayali ihracat yaparak büyük bir vurgun yapan şebekeyi tespit etti. Hayali ihracat ve kara para yöntemi ile büyük bir vurgun gerçekleştiren suç ağını mercek altına alan mali polis, aylar süren teknik ve fiziki takip başlattı. Şebekenin, döviz dönüşüm desteği almak ve kaynağı belli olmayan paraları yurt içine sokulması amacıyla organizasyon kurdukları belirlendi. Söz konusu şebeke tarafından kurulan organizasyonlarda hayali ihracat ve faturalar düzenlendiği, sözde ihracat yapılan ülkelerden döviz şeklinde swift yöntemiyle gelen paraların kaynağı belli olmayan paralar olduğu tespit edildi. Nakit beyan formlarıyla yurt dışından getirildiği bildirilen paraların gerçekte yurt içinden toplanan dövizler ya da üçüncü kişilere ait olduğu tespit edilirken, ayrıca şüphelilerin kendi aralarında düzenledikleri belgeler aracılığıyla döviz dönüşüm desteğinden de haksız şekilde faydalandıkları anlaşıldı. Çıkar amaçlı suç şebekesinin yöntem ve faaliyetlerini deşifre eden emniyet ekipleri, yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye bastı. Söz konusu organizasyon içerisinde yer alan şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli Ankara, Antalya, Kocaeli ve Kayseri illerinde belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 29 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında şebekeye ait olduğu ifade edilen 1 iş yeri, 25 tarla 12 konut-daire ve 104 araca el konulduğu öğrenildi. Yakalanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğüne gönderildi. Şebeke mensupları hakkında başlatılan tahkikatın devam ettiği bildirildi.
5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:30 5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük sokak futbolu organizasyonu olan Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi’nde final maçı gerçekleştirildi. Maçta FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maçı kazanan Esenler Şatto, kupaya uzanarak şampiyon oldu. Esenler Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve 29 Haziran 2025 tarihinde vefat eden spor spikeri Sabri Ugan’ın ismi verilen "Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi" futbol turnuvasının finali gerçekleştirildi. Esenler Belediyesi Futbol Gelişim Merkezi’nde oynanan final maçında Esenler Şatto ve Bölge Team takımları karşı karşıya geldi. Futbolseverlerin büyük ilgi gösterdiği organizasyonun finalinde, FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maç öncesi iki takımın futbolcuları sahaya Filistin’e destek temalı "Çocuklar Uyurken Susulur Ölürken Değil" yazılı pankart ile çıktı. Maç sonunda şampiyon olan Esenler Şatto takımına Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu tarafından kupa ve ödülleri takdim edildi. "Spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli hamleler yapıyor" Maç öncesi konuşan spiker Emre Tilev, "Gerçekten çok değerli bir organizasyon ve bu organizasyonun içinde olmak çok kıymetli. Hele ki iki yıldır kıymetli hocam Fırat Aydınus ile beraber oluyoruz. Hem anı yaşıyoruz hem anı paylaşıyoruz. Büyük üstad Şenol Güneş’in dediği gibi ‘Önemli olan neye sahip olduğun değil, sahip olduklarını kimlerle paylaştığındır’ Ben burada kıymetli arkadaşlarla bu organizasyonu paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. Keyif alalım. Eğlenelim. Gülelim. Futbol temaşa zevki değil mi? Sonuçta biz de o zevke elimizi verelim. El ele tutuşup bugün güzel bir şekilde maçın coşkusuna ortak olalım. Spor yapan her zaman kazanır. Ben kaybeden bir spor yapan ile hayatım boyunca karşılaşmadım. Bu bağlamda spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli hamleler yapıyor. Harika bir tesis Futbol Gelişim Merkezi kurulmuş. Geçen yıl biz daha farklı bir noktadan anlatımı gerçekleştirdik ve sunumu yaptık. Bugün baktığımızda mükemmel bir tesis. Bunlar çok değerli şeyler. Biz nesillere eğer bunu aktarabiliyorsak ve sporun o birleştirici, ortak değerlere sahip çıkıcı ruhunu sunabiliyorsak ve en önemlisi de çocukları bu sanal atmosferden biraz olsun uzaklaştırabiliyorsak ne mutlu bize. Ben bütün velilerin çocukların özellikle belli bir yaş kategorisine geldiğinde okulla spor arasında sıkıştıkları bir süreç yaşadıklarına tanıklık ediyorum. O sıkışmışlığı ortadan yine sporla atacaklarının vurgusunu yapıyorum ve çocuklar mutlaka spor yapsın diyorum" dedi. "Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel" Bu Esenler Sokak Ligi’nin bu sezonuna ismi verilen Sabri Ugan hakkında konuşan Emre Tilev, "Ben Sabri ağabey ile 15 yıl yan yana oturdum. Birçok şeyi ondan öğrendim. En çok öğrendiğim şey mütevazi olmaktı. İnsani değerlere sahip çıkmaktı. Bu değerlere en önemlisi bir sonraki nesillere aktarmaktı. Oğlu benim oğlumla aynı okuldaydı. Ben biraz Sabri ağabeyi taklit etmeyi sevdim çünkü oğlu Doruk’u okula gönderdiğinde okulu çok beğendiğini söylediğinde ben de oğlumu aynı okula gönderdim. Yine aynı enstantaneleri yaşadık. Sabri ağabeyin hasta olduğunu duyduğumda çok inanamamıştım. Her şey çok kısa sürede gelişti. Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel. Biz değerlerimize sahip çıktığımız sürece varız. Bu bağlamda da Sabri ağabeye bir kez daha Allah’tan rahmet ve kıymetli Ugan ailesine baş sağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Maç öncesi Sabri Ugan ve organizasyon ile ilgili konuşan hakem Fırat Aydınus, "Bu organizasyona onun isminin verilmesi çok şık. Tekrar sizin nezdinizde Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine sabır diliyorum. Kendisiyle en son yine yüz yüze görüştüğümüz yer Esenler Belediyesi kapsamında bu organizasyonda kura çekiminde olmuştu. Bu şık düşünce, onun isminin verilmesi çok güzel bir şey. Bu paralelde yapılan bu organizasyon umarım güzel bir hava, ambiyans ve anı bırakır. Biz geçen sene de bu organizasyonun finalinde beraberdik. Emre Tilev’in dediği gibi temaşa zevki maçı güzelleştirme anlamında sadece sahada olan, yöneten, oynayanlardan ziyade Emre Tilev’in de maçı anlatım diliyle çok şeyler kattığını televizyonlardan da bilen insanlarız. Geçen seneki finali yönettiğimiz yerden buraya geldiğimizde gerçekten bu değişim sadece görsellik anlamında değil amacı doğrultusunda da Futbol Gelişim Merkezi olarak tahsis edilmiş bir kompleks. Esenler’deki tüm amatör oyuncuları, takımları tek bir çatı altına toplamak. Onlara odalar tahsis etmek. Maçların burada oynanması. Antrenmanların burada yapılması. Çamaşırhaneleri, soyunma odaları, giysilerinin olduğu odalar, rehabilite odası, gelişim odası, satranç odası, kitap odası gibi sadece futbolun oynandığı bir yerden ziyade. Çok kapsamlı gerek A Takım gerek alt yapıdaki genç çocuklara ulaşabilen, dokunabilen mükemmel bir tesis olmuş. Gencin, çocuğun iki şeyden biriyle uğraşması gerçekten hayatında bu ve buna benzer bazı konularda seçim yapmasında çok önemli rol oynuyor. Biri sanat biri spor. Dolayısıyla biz sporun bu bölümüyle konuşmak gerekirse yapılan bu etkinlik, organizasyon Esenler’deki gençlerin buna yönelmesi, bununla yoğurulması ve Futbol Gelişim Merkezi’nin de sadece A takımlar bazında değil, alt yapılar bazında da burada vakit geçirmeleri, bu kapsamda tüm olumsuzluklardan uzak tutacak yegane olgulardan birisi. Diğeri de sanat ki bu tesisin içinde yavaş yavaş yedirilmeye çalışılmış. Çeşitli odalar açılmış bir tesis. Dolayısıyla bizim gençlerimiz ülkemizde spor ve sanatla birçok şeyden uzak kalabilecek durumları oluşturabilen yöneticilerin ve bu konularda belli bir şeyler düşünerek hareket eden insanları tebrik etmek gerekiyor" dedi.
5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:28 5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük sokak futbolu organizasyonu olan Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi’nde final maçı gerçekleştirildi. Maçta FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maçı kazanan Esenler Şatto, kupaya uzanarak şampiyon oldu. Esenler Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve 29 Haziran 2025 tarihinde vefat eden spor spikeri Sabri Ugan’ın ismi verilen "Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi" futbol turnuvasının finali gerçekleştirildi. Esenler Belediyesi Futbol Gelişim Merkezi’nde oynanan final maçında Esenler Şatto ve Bölge Team takımları karşı karşıya geldi. Futbolseverlerin büyük ilgi gösterdiği organizasyonun finalinde, FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maç öncesi iki takımın futbolcuları sahaya Filistin’e destek temalı "Çocuklar Uyurken Susulur Ölürken Değil" yazılı pankart ile çıktı. Maç sonunda şampiyon olan Esenler Şatto takımına Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu tarafından kupa ve ödülleri takdim edildi. "Spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli atılımlar yapıyor" Maç öncesi konuşan spiker Emre Tilev, "Gerçekten çok değerli bir organizasyon ve bu organizasyonun içinde olmak çok kıymetli. Hele ki iki yıldır kıymetli hocam Fırat Aydınus ile beraber oluyoruz. Hem anı yaşıyoruz hem anı paylaşıyoruz. Büyük üstad Şenol Güneş’in dediği gibi ‘Önemli olan neye sahip olduğun değil, sahip olduklarını kimlerle paylaştığındır’ Ben burada kıymetli arkadaşlarla bu organizasyonu paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. Keyif alalım. Eğlenelim. Gülelim. Futbol temaşa zevki değil mi? Sonuçta biz de o zevke elimizi verelim. El ele tutuşup bugün güzel bir şekilde maçın coşkusuna ortak olalım. Spor yapan her zaman kazanır. Ben kaybeden bir spor yapan ile hayatım boyunca karşılaşmadım. Bu bağlamda spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli atılımlar yapıyor. Harika bir tesis Futbol Gelişim Merkezi kurulmuş. Geçen yıl biz daha farklı bir noktadan anlatımı gerçekleştirdik ve sunumu yaptık. Bugün baktığımızda mükemmel bir tesis. Bunlar çok değerli şeyler. Biz nesillere eğer bunu aktarabiliyorsak ve sporun o birleştirici, ortak değerlere sahip çıkıcı ruhunu sunabiliyorsak ve en önemlisi de çocukları bu sanal atmosferden biraz olsun uzaklaştırabiliyorsak ne mutlu bize. Ben bütün velilerin çocukların özellikle belli bir yaş kategorisine geldiğinde okulla spor arasında sıkıştıkları bir süreç yaşadıklarına tanıklık ediyorum. O sıkışmışlığı ortadan yine sporla atacaklarının vurgusunu yapıyorum ve çocuklar mutlaka spor yapsın diyorum" dedi. "Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel" Bu Esenler Sokak Ligi’nin bu sezonuna ismi verilen Sabri Ugan hakkında konuşan Emre Tilev, "Ben Sabri ağabey ile 15 yıl yan yana oturdum. Birçok şeyi ondan öğrendim. En çok öğrendiğim şey mütevazi olmaktı. İnsani değerlere sahip çıkmaktı. Bu değerlere en önemlisi bir sonraki nesillere aktarmaktı. Oğlu benim oğlumla aynı okuldaydı. Ben biraz Sabri ağabeyi taklit etmeyi sevdim çünkü oğlu Doruk’u okula gönderdiğinde okulu çok beğendiğini söylediğinde ben de oğlumu aynı okula gönderdim. Yine aynı enstantaneleri yaşadık. Sabri ağabeyin hasta olduğunu duyduğumda çok inanamamıştım. Her şey çok kısa sürede gelişti. Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel. Biz değerlerimize sahip çıktığımız sürece varız. Bu bağlamda da Sabri ağabeye bir kez daha Allah’tan rahmet ve kıymetli Ugan ailesine baş sağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Maç öncesi Sabri Ugan ve organizasyon ile ilgili konuşan hakem Fırat Aydınus, "Bu organizasyona onun isminin verilmesi çok şık. Tekrar sizin nezdinizde Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine sabır diliyorum. Kendisiyle en son yine yüz yüze görüştüğümüz yer Esenler Belediyesi kapsamında bu organizasyonda kura çekiminde olmuştu. Bu şık düşünce, onun isminin verilmesi çok güzel bir şey. Bu paralelde yapılan bu organizasyon umarım güzel bir hava, ambiyans ve anı bırakır. Biz geçen sene de bu organizasyonun finalinde beraberdik. Emre Tilev’in dediği gibi temaşa zevki maçı güzelleştirme anlamında sadece sahada olan, yöneten, oynayanlardan ziyade Emre Tilev’in de maçı anlatım diliyle çok şeyler kattığını televizyonlardan da bilen insanlarız. Geçen seneki finali yönettiğimiz yerden buraya geldiğimizde gerçekten bu değişim sadece görsellik anlamında değil amacı doğrultusunda da Futbol Gelişim Merkezi olarak tahsis edilmiş bir kompleks. Esenler’deki tüm amatör oyuncuları, takımları tek bir çatı altına toplamak. Onlara odalar tahsis etmek. Maçların burada oynanması. Antrenmanların burada yapılması. Çamaşırhaneleri, soyunma odaları, giysilerinin olduğu odalar, rehabilite odası, gelişim odası, satranç odası, kitap odası gibi sadece futbolun oynandığı bir yerden ziyade. Çok kapsamlı gerek A Takım gerek alt yapıdaki genç çocuklara ulaşabilen, dokunabilen mükemmel bir tesis olmuş. Gencin, çocuğun iki şeyden biriyle uğraşması gerçekten hayatında bu ve buna benzer bazı konularda seçim yapmasında çok önemli rol oynuyor. Biri sanat biri spor. Dolayısıyla biz sporun bu bölümüyle konuşmak gerekirse yapılan bu etkinlik, organizasyon Esenler’deki gençlerin buna yönelmesi, bununla yoğurulması ve Futbol Gelişim Merkezi’nin de sadece A takımlar bazında değil, alt yapılar bazında da burada vakit geçirmeleri, bu kapsamda tüm olumsuzluklardan uzak tutacak yegane olgulardan birisi. Diğeri de sanat ki bu tesisin içinde yavaş yavaş yedirilmeye çalışılmış. Çeşitli odalar açılmış bir tesis. Dolayısıyla bizim gençlerimiz ülkemizde spor ve sanatla birçok şeyden uzak kalabilecek durumları oluşturabilen yöneticilerin ve bu konularda belli bir şeyler düşünerek hareket eden insanları tebrik etmek gerekiyor" dedi. (MY-RU
İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi "Ayla Turan Retrospektif"
13 Şubat 2026 Cuma - 09:25 İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi "Ayla Turan Retrospektif" Heykeltıraş Ayla Turan’ın 30 yıllık sanat yolculuğunu yansıtan "Ayla Turan Retrospektif" sergisi, 9 Şubat’ta İstanbul Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde açıldı. Sergide farklı malzemelerden üretilmiş 56 eser yer alıyor. "Ayla Turan Retrospektif" sergisi İstanbul Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde sanatseverlere kapılarını açtı. Heykeltıraş Ayla Turan’ın otuz yıllık sanat yolculuğundan izler taşıyan sergide, mermer, bronz, tahta ve polyester gibi malzemelerden üretilen 56 eser izleniyor. "Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi" Sergiyi hazırlamanın eski albümleri karıştırmak gibi hissettirdiğini belirten Turan, "Son 30 yıllık sanat yolculuğumda hep ileriye baktım. Bugün bir durdum, dönüp baktım ardımda neler kalmış diye. Her duygu taze, ilk kez hepsi bir arada, benim dünyam benim sahnemde. Oyuncular farklı, zaman farklı, sahne aynı. Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi. Derin bir nefes. Geçmişin tanıklığını geleceğe taşırken, koşmaya devam etmenin bir durak noktası ve tarihe tanıklık ederek koşmaya devam etmenin başlangıcı" dedi. Serginin kataloğu için hazırladığı yazıda, Ayla Turan’dan "Bağımsızlık, empati ve sakin bir kararlılıkla kendi yolunu inşa eden; pratiğiyle heykelin ne olabileceğine ve paylaştığımız dünyaya dair neleri açığa çıkarabileceğine ilişkin ufkumuzu genişleten" diye bahseden Prof. Dr. Marcus Graf ayrıca sergi için şunları söyledi: "Bu retrospektif, otuz yıllık kesintisiz üretimi bir araya getirerek Ayla Turan’ın yaşamı ile sanatı arasındaki samimi bağları görünür kılıyor." "Ayla Turan Retrospektif" sergisini 11 Mayıs 2026 tarihine kadar Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde, her gün 09.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Serginin kataloğuna Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşılabilecek.
Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu
13 Şubat 2026 Cuma - 09:05 Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi ile Filistin Politeknik üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü, öğrenci ve akademisyen değişimi ile ortak araştırmaları kapsayan yeni bir akademik ortaklık başlattı. Kıbrıs ve Filistin arasında kurulan bu akademik köprü filistinli gençlerin uluslararası eğitim imkanlarına erişimini güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. İki üniversite arasında kurulan bu stratejik ortaklık ile akademik personel ve öğrenci değişimi, ortak araştırma projeleri, bilimsel etkinlikler, konferanslar, seminerler ve çalıştayların hayata geçirilmesi planlanıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen imza töreni ile yürürlüğe giren protokol; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ile Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Mustafa Abusafa tarafından imzalandı. İmza töreninde ayrıca; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Kurt ve Prof. Dr. Umut Aksoy ile Filistin Politeknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmad Altamimi, Rektör Yardımcısı Dr. Ayman Sultan, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Nour Qawasmeh ve İdari Bilimler ve Bilişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Husam Rjoub katıldı. Protokol, özellikle Filistin’de yıllardır süren savaş ve abluka nedeni ile ağır biçimde etkilenen yaşam ve eğitim şartları dikkate alındığında ayrı bir önem taşıyor. Üniversitelerin ve eğitim altyapısının zarar gördüğü, akademik faaliyetlerin kesintiye uğradığı, gençlerin güvenli biçimde eğitimlerine devam etmekte zorlandığı ve yükseköğretime erişimin ciddi şekilde sınırlandığı bir ortamda hayata geçirilen öğrenci ve akademisyen değişim programlarının, Filistinli üniversite öğrencileri için önemli bir fırsat sunması bekleniyor. Bu kapsamda sağlanacak uluslararası akademik hareketlilik; gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmelerine, farklı bilimsel çevrelerle etkileşim kurmalarına ve mesleki gelişimlerini güçlendirmelerine güçlü bir destek sağlayacak. Filistin politeknik üniversitesi hakkında Filistin’in El-Halil (Hebron) kentinde bulunan Filistin Politeknik Üniversitesi, Filistin Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı mevzuatına bağlı kamu üniversitelerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Filistin Yükseköğretim Konseyi, Arap Üniversiteler Birliği, İslam Üniversiteleri Birliği ve Dünya Üniversiteler Federasyonu gibi uluslararası kuruluşlara üyeliği bulunan PPU, bölgesel ve küresel akademik iş birlikleriyle dikkat çekiyor. 1978 yılında teknik ve mühendislik odaklı bir yüksekokul olarak kurulan kurum, 1991 yılında lisans programları sunan bir üniversiteye dönüştü. 1999’dan itibaren diploma ve lisans programlarını genişleten PPU, 2006 yılında yüksek lisans, 2018 yılında ise doktora programlarını başlatarak akademik yapısını daha da güçlendirdi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: "İmzaladığımız iş birliği protokolü, yalnızca akademik bir ortaklık değil güçlü bir dayanışma iradesinin tezahürüdür." Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Filistin Politeknik Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolünün yalnızca akademik bir ortaklık olmadığını, aynı zamanda güçlü bir dayanışma iradesini yansıttığını vurguladı. Filistin’de yaşanan insanlık dışı şartların yükseköğretim süreçlerini de doğrudan etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Şanlıdağ, özellikle öğrenci değişim programlarının Filistinli gençler açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Şanlıdağ, "Bugün imzaladığımız bu protokol, bilimsel iş birliğinin ötesinde güçlü bir akademik dayanışma mesajıdır. Filistinli gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri, uluslararası akademik ortamlara erişebilmeleri ve geleceklerini güvenle inşa edebilmeleri hepimiz için ortak bir sorumluluktur. Öğrenci ve akademisyen değişim programları, gençlerin yalnızca akademik gelişimlerine değil, aynı zamanda umutlarını canlı tutmalarına da katkı sağlayacaktır" dedi. Üniversiteler arası iş birliklerinin zor zamanlarda daha da anlam kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilimsel üretimin paylaşılması, eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve uluslararası akademik dayanışmanın güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Mustafa Abusafa: "Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz." Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Abusafa ise iş birliği protokolünden duydukları memnuniyeti dile getirerek Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür etti. Prof. Dr. Abusafa, Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin güçlü akademik birikimi ve uluslararası saygınlığıyla öne çıkan bir kurum olduğunu vurgulayarak şunları söyledi. "Öncelikle bize bu fırsatı sunduğu, deneyimlerini paylaşma ve özellikle sağlık bilimleri eğitimi alanındaki zengin birikiminden yararlanma imkanı sağladığı için Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum" diyen Prof. Dr. Abusafa, "Yakın Doğu Üniversitesi dünya çapında tanınan ve saygın sıralamalarda yer alan güçlü bir üniversite. Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz. Bize sunulan bu değerli fırsat için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Karadeniz’e karşı radyo buluşması: Arnavutköy’de mikrofonlar aynı masada
13 Şubat 2026 Cuma - 08:56 Karadeniz’e karşı radyo buluşması: Arnavutköy’de mikrofonlar aynı masada Dünya Radyo Günü kapsamında Arnavutköy Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, yerel ve ulusal radyocular Karaburun Liman Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Dünya Radyo Günü dolayısıyla Arnavutköy’de anlamlı bir buluşma gerçekleştirildi. Arnavutköy Belediyesi ev sahipliğinde, Karadeniz’in eşsiz manzarasına sahip Karaburun Liman Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa, ulusal ve yerel radyolarda görev yapan deneyimli radyo programcıları katıldı. Programda Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu’nun selamları iletilirken, Dünya Radyo Günü’nün taşıdığı değer ve yayıncılığın toplumsal etkisi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Program boyunca radyonun dünü ve bugünü üzerine keyifli sohbetler gerçekleştirildi. Radyo yayıncıları meslek hayatlarından kesitler paylaşırken, dinleyiciyle kurulan güçlü bağın önemine dikkat çekti. Buluşma, karşılıklı fikir alışverişi ve samimi bir sohbet atmosferinde devam etti. "Artık herkese uzak olan bize yakın" Etkinlikte konuşan Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Bozdemir, Arnavutköy’ün uzun yıllar "uzak bir coğrafya" olarak görüldüğünü ancak artık ilçenin yeni şehir vizyonuyla merkez olma yolunda hızla ilerlediğini ifade ederek, "Arnavutköy her zaman uzak bir coğrafya olarak görülmüş İstanbul’da. Ama biz diyoruz ki artık herkese uzak olan bize yakın. Arnavutköy artık uzak diyar olmaktan çıktı; yeni şehir mantığıyla merkez olma noktasında yürüyor" dedi. İletişim çağında yayıncılığın taşıdığı sorumluluğa da dikkat çeken Bozdemir, radyo programcılarının toplum üzerindeki etkisinin çok güçlü olduğunu vurguladı. "Doğruyu yaymak da sizin elinizde, yanlışı yaymak da sizin elinizde. Bu yüzden sizlerin ilkeler üzerine, değerler üzerine bu vazifeyi yürütmesi toplum için çok önemli" ifadelerini kullanan Bozdemir, Arnavutköy Belediyesi olarak her zaman iletişim emekçilerinin yanında olduklarını belirtti. Programın gerçekleştirildiği Karaburun Liman Sosyal Tesisleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bozdemir, ilçede hedeflenen hizmet anlayışının yüksek kaliteyi uygun fiyatla vatandaşla buluşturmak olduğunu vurguladı. "Amacımız en iyi kaliteyi, en iyi mekânlarda uygun fiyata vatandaşlarımıza sunmak. Benim milletimin hiçbir eksiği yok. Milletimiz kaliteyi uygun fiyata yaşasın diye yaptık" diyen Bozdemir, Arnavutköy’de benzer sosyal tesislerin artırılarak devam edeceğini ifade etti. Radyo, Arnavutköy’de üretim ve eğitimle buluşuyor Arnavutköy’de radyo yayıncılığı yalnızca stüdyoyla sınırlı kalmıyor; üretimin ve eğitimin içine taşınıyor. Arnavutköy Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Radyocular Atölyede" programı ile radyo programcıları ilçedeki atölyeleri ziyaret ederek ustalarla bir araya geliyor, üretim süreçlerini yerinde inceleyip emeğin hikayesini mikrofonlara taşıyor. Öte yandan gençlere yönelik çalışmalar kapsamında Yeni Medya Akademi bünyesinde yürütülen radyo eğitimlerinde de radyocuların mesleki tecrübesinden faydalanılarak, gençlerin yayıncılık alanında daha donanımlı şekilde yetişmesine katkı sağlanıyor. Bu yönüyle program, yalnızca bir buluşma olmanın ötesinde; radyonun toplumla kurduğu bağı güçlendiren, üretimi ve gençleri merkeze alan anlamlı bir iletişim köprüsüne dönüştü. Program, samimi sohbetler ve karşılıklı fikir alışverişiyle devam ederken, buluşma günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.