Yerel Haberler
İstanbul
Yurtta hava durumu 21 Nisan 2026 Salı - 09:31:40 Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Batı Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Kütahya, Eskişehir, Çankırı, Samsun ve Bingöl çevreleri ile Artvin’in iç kesimlerinin yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Hava sıcaklığı: Hava sıcaklığının, ülkemiz genelinde 2 ila 4 derece artacağı tahmin ediliyor. Rüzgar: Genellikle güney, Marmara’da kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 17 İstanbul: Çok bulutlu, bu akşam ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 25 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu 23 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu 22 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu 18 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 14 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı 11 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 18
21 Nisan 2026 Salı - 09:19 Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davaya bugün başlanıyor İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada aralarında otel yetkilisi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı’nın da bulunduğu 6 sanık savunma yapacak. Öte yandan Böcek ailesinin yakınlarının da duruşmaya katılması bekleniyor. Hazırlanan iddianamede ayrıca, maktul Servet Böcek’in erkek kardeşi Mustafa Böcek ile maktul Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik ‘müşteki’ sıfatıyla yer alıyor. Bugün görülecek olan duruşmada müştekilerin de beyanlarının alınması bekleniyor. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’te İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı. Oteldeki kokudan rahatsız olup yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS ilaçlama şirketiyle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’te otel resepsiyonunun hemen yanındaki 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanındaki 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi. Aile 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını bekledi Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi. İddianamede "Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu oldukları kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS ilaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi. 5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.
21 Nisan 2026 Salı - 09:15 Nihat Kırmızı: "Hürmüz Boğazı krizi, sigortacılık sektörünü mutlaka etkileyecek" Galatasaray Sportif AŞ Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Nihat Kırmızı yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin 2026 yılında sigortacılık sektörünü zorlayabileceğini ifade etti. Aynı zamanda Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı olan Kırmızı, yabancı uyruklu öğrencilere yönelik üniversite eğitimi ve sigortacılık sektörüne dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda yabancı öğrencilerin Türkiye’deki üniversiteleri daha sık tercih ettiğini belirten Kırmızı, bu artışta Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülen uluslararasılaşma politikalarının belirleyici olduğunu vurguladı: "Türkiye, yükseköğretimde artık bölgesel bir merkez olma yolunda ilerliyor. YÖK’ün son yıllarda attığı adımlarla birlikte; kalite standartlarının yükseltilmesi, uluslararası öğrenci kabul süreçlerinin disipline edilmesi ve sistemin daha şeffaf hale getirilmesi önemli bir güven ortamı oluşturdu. Bugün Türkiye yaklaşık 300-350 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Bu sadece bir sayı değil; aynı zamanda Türkiye’nin küresel etkisinin bir göstergesi. Eğitim artık klasik bir hizmet alanı değil, stratejik bir güç alanı haline geldi. Biz bu süreci doğru yönetirsek, Türkiye yalnızca öğrenci çeken bir ülke değil; aynı zamanda bilgi üreten, nitelikli insan kaynağını yöneten ve bölgesinde eğitim üssü haline gelen bir ülke olur. Bu da doğrudan ekonomiye, diplomasiye ve uzun vadeli kalkınmaya katkı sağlar." "Ülkemizin lobisini ve pozitif tanıtımını yapıyorlar" Yabancı öğrencilerin Türkiye’nin uluslararası konumuna katkı sağladığını vurgulayan Kırmızı, "Mezun olduktan sonra ülkemizde kalan, iş kuran ya da iş hayatına devam eden öğrenciler olduğu gibi, ülkelerine dönerek Türkiye’nin pozitif tanıtımını yapan mezunlarımız da var. Bu durum hem ekonomik hem de stratejik açıdan önemli katkı sağlıyor" dedi. Türkiye’nin artık sadece beyin göçü veren değil aynı zamanda beyin göçü alan bir ülke haline geldiğini belirten Kırmızı, "Geçmişte nitelikli iş gücümüzü daha çok yurt dışına gönderiyorduk. Bugün ise Türkiye, eğitim altyapısı ve sunduğu fırsatlarla nitelikli insan kaynağını çekebilen bir ülke konumuna geliyor" ifadelerini kullandı. "Yetişmiş elemanlarla iş gücü elde ediyoruz" Kırmızı, bu sürecin ekonomik katkısına da dikkat çekerek, "Eğitim artık önemli bir ihracat kalemi haline geldi. Gelen öğrenciler hem ülkemize döviz kazandırıyor hem de yetişmiş insan kaynağı oluşturuyor. Sadece akademik alanlarda değil, mesleki eğitim tarafında da ciddi bir katma değer üretiliyor" diye konuştu. "Sigorta yapmak, beklenen riskte daha zorlaşıyor" Sigortacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kırmızı, Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel etkisine dikkat çekti: "2026 yılına olumlu beklentilerle başlamıştık ancak bölgedeki savaş ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki riskler tüm dengeleri değiştirdi. Deniz taşımacılığında risk arttıkça sigorta primleri yükseliyor. Sigortacılık, ani ve beklenmedik riskler üzerine kurulu bir sistemdir. Ancak riskin öngörülebilir hale gelmesi, sigorta yapmayı zorlaştırır ve maliyetleri ciddi şekilde artırır. Bu durum hem ticareti hem de enflasyonu etkiler. Aynı zamanda reasürans anlaşmalarına da doğrudan yansır." "2026 beklediğimizden daha zor geçebilir" Kırmızı, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Yıla enflasyon ve faizlerde düşüş beklentisiyle başlamıştık. Ancak jeopolitik gelişmeler bu süreci olumsuz etkiledi. Faiz indirimleri ertelendi, enflasyonla mücadele daha zor hale geldi. Sigortacılık sektörü için 2026’nın çok kötü olacağını düşünmüyoruz ancak beklediğimizden daha zorlu bir yıl olacağı açık. İleri gitmeyen geride kalır; eğitimde küresel rekabeti yakalayamayan ülkelerin gelecekte söz hakkı olmaz."
Turkcell’in "5’e katlama" kampanyasına yoğun ilgi
09 Nisan 2026 Perşembe - 13:54 Turkcell’in "5’e katlama" kampanyasına yoğun ilgi Turkcell’in 5G çağının başlaması sebebiyle hayata geçirdiği "5’e katlama" kampanyası, kısa sürede yoğun ilgi gördü. 5G’li olan toplam Turkcell’li sayısı şimdiden 15 milyona ulaşırken, kampanyaya katılanların sayısı ise bir haftada 10 milyonu aştı. Kampanya kapsamında kullanıcılara toplamda 1,4 milyar GB hediye tanımlandı. Turkcell’in 5G’nin hayata geçişini kutlamak için gerçekleştirdiği "5’e katlama" kampanyası, kısa sürede gördüğü yoğun ilgiyle dikkat çekti. Yapılan açıklamaya göre, operatörün toplam 5G abone sayısı 15 milyona ulaştı. "5G ile Beşliyoruz" kampanyasına katılan kullanıcı sayısı ise bir haftada 10 milyonu aştı, kampanya kapsamında kullanıcılara toplam 1,4 milyar GB hediyesi tanımlandı. Turkcell gücünde 5G deneyimini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen kampanyada, kullanıcı başına ortalama 140 GB ek fayda sunuldu. İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Gaziantep, Diyarbakır, Bursa, Antalya, Şanlıurfa ve Mersin kampanyaya en yoğun ilgi gösteren iller oldu. ’’Ek faydalar ve cihaz kampanyalarımızla 5G deneyimini güçlendireceğiz’’ Bu verilerin, yeni nesil bağlantı deneyimine yönelik ilgiyi net biçimde ortaya koyduğuna işaret eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şunları söyledi: "Türkiye’nin 5G’ye geçişini kutlamak için kampanyamızı aylar öncesinde kurguladık. Sadece 5G abonelerinin değil, tüm abonelerimizin paketini 5’e katladık. İlk andan itibaren sosyal medyada kampanyamıza büyük ilgi olduğunu gördük. Binlerce organik video ve sosyal medya editinin yapıldığını görmek bizi mutlu etti. Halkımız mizahı seviyor. Dijital mecralarda yapılan şakalar da kampanyamızın gücünü gösterdi. Operatör olarak önceliğimiz, müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamak. Turkcell gücünde 5G’yi toplumun her kesiminin doyasıya deneyimlemesi için çalışıyoruz. Ek faydalar ve cihaz kampanyalarımızla 5G coşkusunu ve avantajlarını ülkemizin her köşesinde yaşatmayı sürdüreceğiz." Açıklamaya göre, yeni Turkcell’li olanların da faydalanabildiği "5’e katlama" kampanyası Nisan sonuna kadar devam ediyor. Bunun yanı sıra katlanan paketler, ek GB’ların tanımlandığı günden itibaren bir ay süreyle geçerli oluyor.
Hürmüz Boğazı otomobilde ikinci eli vurdu
09 Nisan 2026 Perşembe - 13:33 Hürmüz Boğazı otomobilde ikinci eli vurdu Yıla hareketli başlayan ikinci el otomobil piyasası, artan akaryakıt fiyatları ve küresel gelişmelerin etkisiyle durma noktasına geldi. Galericiler, her yaş grubunda araç bulunmasına rağmen talebin neredeyse tamamen kesildiğini belirtiyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artışlar ve küresel ölçekte devam eden ABD-İsrail-İran savaşının etkileri, ikinci el otomobil piyasasını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yıla hareketli başlayan sektör, artan maliyetler ve belirsizlik ortamıyla birlikte adeta durma noktasına geldi. Galericiler, hem yakıt giderlerindeki yükselişin hem de ekonomik kaygıların tüketicinin araç alım kararını ertelediğini ve piyasada ciddi bir durgunluk yaşandığını ifade etti. "Akaryakıt zamlarından kaynaklı piyasa bıçak sırtı gibi kesilmiş duruma geldi" İkinci el otomobil piyasası olarak 2026 yılına iyi başladıklarını belirten galerici Hakan Eryüksel, "Daha sonrasında ise savaştan kaynaklı altının yükselişi olumsuz etkiledi. Şimdi ise son bir aydır akaryakıt zamlarından kaynaklı piyasa bıçak sırtı gibi kesilmiş duruma geldi. Şu an bekleme sürecindeyiz, araçlarımız duruyor. Bir dönem 10 yaş ve üzeri araçlara talep arttı. Sıfır araçlar için kampanyalar düzenlenince müşterilerin büyük bir bölümü o tarafa yöneldi. Bu fırsatlara ulaşamayanlar ise mecburen 10 yaş ve üzeri araçlara yönelmek zorunda kaldı. Şu an elimizde her yaştan araç var ama bir talep yok. Yakıttan tasarruf edeyim diye LPG’li araç da soran yok. Elektrikli araçlara için bir talep olacağı kanaatindeyim, bunu zaman gösterecek. Şu sıralar telefon bile çalmıyor diyebiliriz" şeklinde konuştu. "Hali hazırda aldığımız araçlar elimizde kalmış durumda" Yıla başlarken ikinci el otomobil fiyatlarında yüzde 10-15 artış yaşandığını ifade eden Eryüksel, "Bu artışların şu an için hiçbir önemi yok. Halihazırda aldığımız araçlar elimizde kalmış durumda. Önümüz bayram, bu dönemler hızlı satışın olacağı dönemler. Müşteriler gelirdi, en azından araç fiyatı sorardı. Araç sattığımız siteye giren bile yok. Günü kurtarmaya çalışıyoruz. Şu an için bir ön yok. Çünkü savaş devam ediyor. Belki önümüzdeki günler akaryakıt fiyatları 100 TL olacak. O yüzden bir şey söylemek doğru olmaz" dedi.
Çekmeköy’de aile katliamı yapan zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım"
09 Nisan 2026 Perşembe - 13:03 Çekmeköy’de aile katliamı yapan zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım" İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde annesi ve kardeşini öldürüp diğer kardeşini yaralayan zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı. Katil zanlısı, "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım. Olay akşamı annem ve kardeşlerimle aramda herhangi bir tartışma ya da kavga olmadı" dedi. Çekmeköy ilçesinde meydana gelen olayda 35 yaşındaki S.H., annesi Medine H. (61) ve abisi Ekrem H.’yi (41) öldürmüş, yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.H.’yi ağır yaralayan şüpheli polise teslim olmuştu. Katil zanlısı S.H.’nin savcılık ifadesi ortaya çıktı. "Daha önceden planlamıştım" Savcılıkta verdiği ifadesinde şüpheli S.H., "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım. Olay akşamı annem ve kardeşlerimle aramda herhangi bir tartışma ya da kavga olmadı. Ben olay sırasında koltukta oturuyordum onlar ayaktaydı. Önce büyük abim Ekrem’e ateş ettim. Daha sonra Kenan’a ateş ettim. Ondan sonra anneme ateş ettim. Daha sonra rastgele ateş etmeye devam ettim. Ardından 155’i aradım. Onlar 112’yi bağladılar. Polisler gelince olanları anlattım ve teslim oldum. Şu anda yaptığımdan pişmanım. Annemin ve Ekrem’in vefat ettiğini, Kenan’ın ağır yaralı olduğunu bana emniyette söylediler. Olayda kullandığım silahın bulundurma ruhsatı var" dedi.