Yerel Haberler
İstanbul
A Mili Futbol Takımı, iki günlük iznin ardından çalışmalara başladı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 22:36:06 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde oynayacağı ilk özel maçta, 1 Haziran’da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde Kuzey Makedonya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, iki günlük iznin ardından Riva’daki çalışmalarına yeniden başladı. Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde, basına kapalı olarak gerçekleştirilen antrenmanda, ilk olarak fitness salonunda ısınmanın ardından kuvvet çalışması yapan oyuncular daha sonra sahaya geldi. Burada da pas ve top kapma çalışmaları yapıldı. Son bölümde ise taktik uygulamalar üzerine çalışıldı. Altay Bayındır, Arda Güler, Merih Demiral ve Zeki Çelik antrenmanın ilk bölümünde yer aldı. Hakan Çalhanoğlu, sahada bireysel antrenman programı dâhilinde çalışırken, dizindeki sakatlığı nedeniyle idmana katılmayan Kerem Aktürkoğlu’nun tedavisine de devam edildi. Başkan Hacıosmanoğlu, teknik heyet ve futbolcularla bayramlaştı Antrenmanı, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz da tribünden takip etti. Başkan Hacıosmanoğlu ve Genel Sekreter Ayaz, idman öncesinde teknik heyet ve futbolcularla bayramlaştı. Ay-yıldızlılar, yarın saat 18.15’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek. Çalışmanın ilk 15 dakikalık bölümü medyaya açık olacak.
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında İmamoğlu’nun avukatından reddi hakim talebi
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:18 ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında İmamoğlu’nun avukatından reddi hakim talebi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasında, İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, reddi hakim talebinde bulunarak, davaya bakan heyetin değiştirilmesini talep etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 nolu duruşma salonunda görülmeye başlandı. Ekrem İmamoğlu’nun avukatından reddi hakim talebi Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarından Hasan Fehmi Demir, "Avukatlar olarak uzun bir yoldan geldikten sonra güvenlik adı altından çıkarılan engelleri aşarak müvekkillerimizle iletişim hakkından yoksun kaldığımız biz ortamda karşınızda bulunmaktayız. Ekrem İmamoğlu gözaltındayken ön seçimde toplam 15 milyon yurttaşın teveccühünü görmüştür. Sayın İmamoğlu 19 Mart 2025’te gözaltına alınmıştır. Adliyelerin kuşatılması, halktan korkanların korkusunu yatıştırmaya yetmemiştir. Bu kez Silivri Kaymakamlığı cezaevinin 1 kilometre çevresinde anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri yasaklamıştır. Duruşmaları canlı yayınlama sözü verenler tez vakitte sözlerinden dönmüşlerdir. Olağanüstü hal altında mahpushane içinde toplama kampında yürütülmeye çalışılan faaliyeti kabul etmiyoruz reddediyoruz. Amacın yargılamaları gerçekleri kamuoyundan kaçırmak olduğu konusunda şüphe yok. İddianame diye önümüze koyulan, hacmiyle hakikati boğan, niyet okumaya yönelik bir ihtimaller antolojisinden ibaret. Bu hukuki temeli olmayan evrak yığını ile savunma etkisizleştirilmeye çalışılmıştır. Sanıkların da dosyayı inceleme olanağı ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. Avukat Demir savunmasının devamında ise bağımsız ve tarafsız bir yargılama olmadığını gerekçe göstererek, mahkemeye reddi hakim talebinde bulunarak, heyetin değiştirilmesini talep etti.
İstanbul’da bu yıl okulların sadece içi değil, dışı da Ramazan’la aydınlandı
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:51 İstanbul’da bu yıl okulların sadece içi değil, dışı da Ramazan’la aydınlandı İstanbul’da Ramazan ayının manevi atmosferi bu yıl camilerin, meydanların ve sokakların yanı sıra eğitim kurumlarının iç ve dış cephelerinde de hissediliyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası ile bazı okulların dış cephelerinde gerçekleştirilen özel ışıklandırma ve süslemeler, şehrin eğitim yapılarında Ramazan’a özgü estetik ve anlamlı bir görünüm oluşturdu. Sultanahmet’e bakan cephede turistlere İngilizce mesaj verilen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası ise bu dikkat çekici uygulamanın sembol noktalarından biri oldu. İstanbul’da Ramazan ayı, bu yıl eğitim mekanlarının dış yüzüne de yansıdı. Şehrin farklı noktalarında yer alan bazı okullar ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası, Ramazan’a özel ışıklandırmalar ve süslemelerle donatıldı. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin her gün önünden geçtiği eğitim yapıları; ortak kültürün, zarafetin ve manevi iklimin de taşıyıcısı haline geldi. Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, Eyüp Anadolu Lisesi, Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Adil Büyükcengiz Kız İmam Hatip Lisesi, Şehremini Anadolu Lisesi, Zeytinburnu Kız İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü binasında yapılan dış cephe uygulamaları, Ramazan’ın şehir estetiğiyle buluştuğu özel görüntüler ortaya çıkardı. Turistler için İngilizce mesaj yansıtıldı Özellikle İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün Sultanahmet’e bakan cephesinde yer alan ışıklı mesaj, yerli ve yabancı ziyaretçilerin dikkatini çekti. Binanın cephesine İngilizce olarak yansıtılan "Fasting trains both the body and the soul" ifadesi, Ramazan’ın insanın iç dünyasına ve ahlaki terbiyesine işaret etti. Aynı cephede yer alan "Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan" ifadesi ise İstanbul’un tarihi dokusu içinde Ramazan’ın geleneksel ruhunu görünür kıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür konuya ilişkin değerlendirmesinde, Ramazan’ın bir terbiye, incelik ve değerler mevsimi olduğunu vurguladı. Yentür, "Ramazan, insanın kalbini, dilini, niyetini ve istikametini terbiye eden müstesna bir zaman dilimidir. Bizler eğitim camiası olarak, bu mübarek ayın taşıdığı rahmet, merhamet, paylaşma ve kardeşlik iklimini okullarımızın duvarlarında, koridorlarında, bahçelerinde ve şehirle buluşan yüzlerinde de görünür kılmak istedik" dedi. Yentür, gerçekleştirilen ışıklandırmaların yalnızca estetik bir uygulama olmadığını belirterek, "İstanbul’umuzun farklı noktalarında yer alan okullarımızda ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz binasında gerçekleştirilen çalışmalar; estetik anlayışı, Ramazan’ın kuşatıcı maneviyatını ve eğitimin insana dokunan yönünü aynı zeminde buluşturan bir niyetin tezahürüdür. İstedik ki çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz ve bu aziz şehri ziyaret eden misafirlerimiz; Ramazan’ın aydınlığını gören, yaşayan ve hatırlayan bir iklimin içinde olsun" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat: ’’Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’
09 Mart 2026 Pazartesi - 13:25 Bakan Bolat: ’’Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ’’Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen ‘30’uncu Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri’ başlıklı toplantıya katıldı. Toplantıya Bakan Bolat’ın haricinde İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Bolat, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye ile AB arasında ticari ilişkiler hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin son yıllarda istikrarlı bir büyüme trendi içinde olduğunu belirten Bolat, "Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıl dönümünü kutladığımız bir dönemde, Türkiye’mizde de geçen yıl büyüme oranımız yüzde 3,6 oldu. Bu özellikle OECD içinde ikinci büyük büyüme; çok önemli bir büyüme. Bizim alışık olduğumuz üzere yüzde 4-5 arasındaki büyümelerden biraz geride ama yaşadığımız büyük mali yükler karşısında, hem enflasyonla mücadeledeki dengeleme politikaları hem de uluslararası alanda ticareti sınırlayan çok ciddi engelleri yaşadığımız bir dönemde ’Allah’a şükür’ diyoruz. Özel sektörümüzün katkısıyla bu büyümeyi başardık. Türkiye 1,1 trilyon dolar milli geliriyle dünyada 16’ncı büyük ekonomi oldu. Satın alma gücü paritesinde de 11’inci büyük ekonomi konumuna ulaştık. Kişi başına milli gelirimiz de 18 bin doları aştı" dedi. ‘‘Mal ve hizmet ticaret hacmimiz 820 milyar dolara ulaştı’’ Bakan Bolat, "Mal ihracatı ve ithalatımız 640 milyar dolar rakamına ulaştı. Yaklaşık 180 milyar dolarlık da hizmet ihracat ve ithalatımız var. Toplamda mal ve hizmet ticareti hacmimiz 820 milyar dolar’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda’’ dedi. ‘‘Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’ AB-Türkiye arasındaki ticaret hacmine ilişkin de bilgi veren Bolat, ‘‘Avrupa Birliği bizim en önemli dış ticaret ortağımız konumunda. 1995’te 26,6 milyar dolar dış ticaretimiz vardı; hem ihracat hem ithalat toplamıydı. 2025’te rakam 233 milyar dolara yükseldi. Tam 9 katı bir artış oldu bu Gümrük Birliği içinde olduğumuz 30 yıllık dönemde. AB, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı ama Türkiye de AB için önemli bir ortak. Türkiye AB’nin 5’inci büyük dış ticaret ortağı konumunda. Biz ihracatımızın yüzde 43’ünü AB’ye yaparken, ithalatımızın da yüzde 32’sini Avrupa Birliği’nden yapmaktayız. Bu dönemde, 30 yıllık süreçte, 11 milyar dolar olan ihracatımız Avrupa Birliği’ne 117 milyar dolara yükseldi. AB’den yaptığımız yaklaşık 15,5 milyar dolar olan ithalatımız da 116 milyar dolara yükseldi. Burada sevindirici olan; Türkiye’de ihracatın AB ile ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 50 iken yüzde 100 seviyesine yükselmiştir. Dengeli, ölçülü ve iki tarafında ‘kazan-kazan’ olarak kazançlı olduğu ve sürekli artan bir dış ticarete sahip olduk. Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda" dedi. Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif bir görünüm olduğunu belirten Bakan Bolat, "Son dönemlerde Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif, yapıcı ve olumlu bir sürecin başladığını söyleyebilirim. Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler sadece ticaretten ibaret değil. Aynı zamanda doğrudan yatırımların da çok önemli rolü var. 2003-2025 yılları arasında ülkemize 287 milyar dolar doğrudan uluslararası yatırım girişi oldu. Bu dönemde en önemli husus; Avrupa Birliği’nin doğrudan üyesi olmayan ama Gümrük Birliği ile ve sanayideki, ekonomideki güçlü entegrasyonu ile Avrupa sanayisi ve ekonomisinin bir parçası olan Türkiye’nin bu yeni eğilimler, rüzgarlar karşısında nerede konumlanacağı. Kritik soru buydu. Hem genel ekonomimize hem de AB ile olan yatırım-ticaret ilişkilerimize zarar gelmemesi konusunda kararlı bir politika hükümet olarak izliyoruz başından beri. Avrupa Birliği içinde de gerek kendi menfaatleri gerekse de Türkiye ile olan dostluk ilişkileri çerçevesinde çok sayıda Türkiye yanlısı politikacıların, iş çevrelerinin olduğunu görmekten de memnuniyet duyuyoruz’’ ifadelerini kullandı. AB Komisyonu’nun 4 Mart Çarşamba günü ‘Sanayi Hızlandırma Yasası’ taslağında kısmen kabul ettiğini hatırlatan Bolat, ‘‘Özellikle Gümrük Birliği’nin bu kapsam içine alınmış olması hem ülkemizin AB ile olan karşılıklı ticaretinin hem de Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki yatırımlarının güvence altına alınması anlamına gelmektedir. Bu konum, Türkiye’ye daha fazla yabancı yatırımın, Avrupa yatırımlarının ve diğer bölgelerden, dünyadan yatırımların da gelmesini hızlandıracak bir karar olmuştur. Aramızdaki yapıcı diyalog zeminini korumak anlamında da yerinde ve isabetli bir karar oldu. Sanayi Hızlandırıcı Yasa taslağında otomotiv sektörüyle ilgili bazı beklentiler bulunduğunu da AB taslağı ortaya koydu. Bu konuları AB Komisyonu ile hızlı bir şekilde çalışmaya ve müzakere etmeye başlıyoruz" ifadelerini kullandı. AB ile Türkiye arasında ticaret ve yatırımları artıracak taslağın onaylanma sürecine ilişkin de bilgi paylaşan Bolat, "Taslak mevzuatın AB Konseyi’nde kabulü ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda onaylanması gibi safhaların yaklaşık bir yıla yakın bir süre alacağını tahmin ediyoruz. Bu dönemde AB Komisyonu ile ve Konsey üyesi ülkelerin bakanları ve yetkilileriyle yakın çalışmaya, pozitif ve yapıcı istişarelere devam etmeye kararlıyız" dedi.