SPOR - 09 Mart 2026 Pazartesi 14:38

Okan Buruk: "Hedefimiz ilk maçta kazanarak avantaj elde etmek"

A
A
A

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Liverpool karşısında hedeflerinin ilk maçta kazanarak rövanş için avantaj elde etmek olduğunu söyledi. Buruk, 7 futbolcunun sarı kart sınırında olduğunu belirterek, basit sarı kart görme konusunda dikkatli olmaları gerektiğini de ifade etti.

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Galatasaray, yarın İngiliz ekibi Liverpool’u konuk edecek. Müsabaka öncesinde Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turunda yer almanın gurur verici olduğunu söyleyen Buruk, "Sadece bizim için değil, Türk futbolcu için önemli, değerli. Ülke puanı için ve Avrupa’da Türk futbolunu temsil etme adına çok önemli bir karşılaşmaya çıkacağız. Birinci hedefimiz, birinci maçta üstünlüğü sağlamak. Rakibimizin ne kadar iyi olduğunu biliyoruz. Bu seneki inişleri, çıkışları olsa da rakibimizin çok önemli oyuncuları var. Şu anda kendi liglerinde şampiyon olma şansları imkansız gibi bir şey, o yüzden en büyük hedefleri Şampiyonlar Ligi. Bizim de hedefimiz hem Şampiyonlar Ligi’nde yüksek yerlere gelebilmek, hem Türkiye Ligi’ni ve Türkiye Kupası’nı kazanmak. Üç kulvarda mücadele ediyoruz. Bu 11. Şampiyonlar Ligi maçımız olacak. Bu da sezon başından beri oyuncularımla birlikte ne kadar çok emek verdiğimizi, ne kadar yoğun bir fikstür içinde olduğumuzu gösteriyor. Burada olmaktan ne kadar mutlu olduğumuzu da belirtmem gerekiyor. Üç günde bir maç oynasak da belki en büyük mutluluk benim için, oyuncularımla birlikte haftada tek maç oynayacağımıza bu maçları oynamak. O yüzden hiçbir bahanemiz yok. İki gün önce maç oynasak da yarınki maçta çıktığımızda stadımızda, taraftarımızla birlikte yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışacağız. İyi bir takıma karşı oynayacağız ama önemli bir tecrübemiz var; hem rakibimizle daha önce oynadık hem onları daha iyi tanıyoruz. Onlar da bizi tanıyor. Hedefimiz ilk maçta kazanarak ikinci maç için önemli bir avantaj elde etmek" diye konuştu.

"Basit kart görmemek için dikkatli olmamız gerekiyor"

Takımda 7 sarı kartlı futbolcuları olduğunun hatırlatılması üzerine sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "8 maça çıktıktan sonra 2 de play-off ile birlikte 10 maç için belki sarı kartlarla ilgili düşürme olabilirdi. Yarı finalde sarı kartlar silinecek. Birçok oyuncu için çok zor. Maç sayısı artık arttı, UEFA’nın değişikliğe gitmesi şart. 7 oyuncumuz var. Burada da en zoru bizim için savunmadaki daha önceki maçlarda daha çok yer almış 4 oyuncumuz, kalecimiz, 2 hücumdaki oyuncumuz var. Bunların hepsinin bir arada bu sınırda olması bizim için zor ama bunu en iyi şekilde yönetmemiz gerekiyor. Basit kart görmemek için dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü iki maç oynayacağız. Önemli bir kadroya sahibiz, önemli oyunculara sahibiz ama bazen aynı mevkide oyuncuların kart gördüğü, ceza durumuna düştüğü durumlar bize sıkıntı olabilir diye düşünüyorum. İnşallah bu olmaz" şeklinde konuştu.

"Grup maçlarından çok daha farklı bir kafa yapısıyla çalışacaklardır"

İki takımın da birbirini tanıdığını aktaran Okan Buruk, "Grup aşamasında sadece Galatasaray ve PSV’ye kaybettiler. O yüzden bize karşı da daha dikkatli olacaklardır. Her şeyin dışında bu son 16 maçı. Buradan sonra 3 takım daha elediğinizde Şampiyonlar Ligi finaline gidiyorsunuz. O yüzden her takım için burası çok önemli. Liverpool’un da özellikle ligdeki durumuna baktığımızda Şampiyonlar Ligi onlar için çok daha önemli bir motivasyon. Bence grup maçlarından çok daha farklı bir kafa yapısıyla buraya çıkmaya çalışacaklardır diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"İlk düşüncemiz Liverpool’a karşı sahamızda bir avantaj yakalayabilmek"

Birinci maçın önemine değinen Buruk, "Uzun uzun düşünmeye gerek yok. Maç maç gitmemiz gerekiyor. Yarın bu maçı oynayacağız, daha sonra lig maçımız var, daha sonra tekrar Liverpool’la oynayacağız. O yüzden birinci maç bizim için hedef. Bu yolda çok önemli takımlar var, çok önemli 16 takım var. Herkesin bir yerlere ulaşma şansı var ama bunları sadece maç maç düşünerek gidebiliriz. Şu andaki ilk düşüncemiz Liverpool’a karşı sahamızda bir avantaj yakalayabilmek. Çünkü çok önemli bir takıma karşı oynayacağız" dedi. 52 yaşındaki teknik adam, Macar futbolcu Roland Sallai’nin takım için çok önemli ve değerli bir oyuncu olduğunu söyledi.

"Yaşadığımız her maç, oynadığımız her oyun bizim için önemli bir tecrübe"

Şampiyonlar Ligi’nde oyuncu kalitesi çok yüksek takımların olduğunu vurgulayan Okan Buruk, sözlerine şöyle devam etti:

"Belki ilk 8 maçı belirlendiğinde orada en kolay gözüken takım Bodo/Glimt’ti ve şu anda Bodo/Glimt son 16’da. Bu organizasyonun ne kadar önemli olduğunu, oraya katılan takımların ne kadar önemli olduğunu, hepsinin birbirini yenebileceğini çok net bir şekilde gösteriyor. Bir önceki turun favorisi Juventus’tu ve Juventus’u elemeyi başardık. Şimdi bu turun da favorisi Liverpool ama biz Galatasaray olarak özellikle sahamızda oynayacağımız çok önemli, çok değerli. Birçok takıma karşı oynadık, önemli bir tecrübe, her maç tecrübe. Bence Juventus deplasmanında yaşadığımız da bir tecrübeydi. Çünkü iki maçlı sistemi çok fazla oynamıyorsunuz. Türkiye Kupası’nda bile bu yok. İçeride, dışarıda bu psikolojiye alışabilmek, bu maçları yaşayabilmek, önemli bir avantajla gidip orada farklı bir şeyle karşılaşabilmek, o da bizim için çok önemli bir tecrübeydi. Belki bu tür tecrübe yaşayacağımız bir maç da olabilir. Yaşadığımız her maç, oynadığımız her oyun bizim için önemli bir tecrübe."

"Verilen cezanın adil olmadığını düşünüyorum"

Galatasaray taraftarına verilen deplasman yasağının sorulması üzerine Buruk, "Verilen cezanın adil olmadığını düşünüyorum. İtirazımız yapıldı. Bugün sonuçlanacak. Sadece bir yerden bakmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Taraftarların ne yaptığından çok orada polislere de taraftarımıza nasıl davrandı. Bu da çok önemli. Çok güzel bir stat, güzel bir atmosfer. Daha önce futbolcu olarak Anfield’da o atmosferi yaşamıştım. Taraftarımızın da Liverpoollu taraftarlarla birlikte tribünde yer almasını istiyorum. Yarınki maç da çok önemli. Taraftarımız, iç saha maçlarında ne kadar iyi olduğunu Avrupa’nın belki en iyisi olduğunu gösterdi. Yarın tekrar bunu göstermek büyük bir şans olacak" diye cevap verdi.

"Transferlerin hepsinden memnunum"

Transferlerin kadroya daha güçlendirdiğini aktaran sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Hepsinden memnunum. Çok iyi çalışıyorlar. 5 transfer yaptık. 5’i de karakter olarak hem de olarak hem de Galatasaray’a kendini ait hisseden oyuncular. Kadro kalitemiz arttı. Biraz daha tecrübemiz arttı, Şampiyonlar Ligi’nde bu maçları oynadık. Öz güvenimizin daha yüksek olduğu bir yerdeyiz hem ligde hem Şampiyonlar Ligi son 16’dayız. Pozitif olan birçok şey var bizim için ama yarın bir maç oynayacağız. 90 dakika içerisinde yaptığımız kaliteli işler belki maçın sonucunu belirleyecek. Onun yanında takım olarak oynamamız gerekiyor, beraber savunma yapmamız gerekiyor. Özellikle bu tür maçlarda iyi savunma yapmak, bunu sadece savunma oyuncularıyla değil en önden başlayarak bu savunmayı doğru bir şekilde yaptığımızda bence rakibimize karşı şansları ilk maçta da yakaladık. Top onlardayken ve top bizdeyken neler yapabileceğimizi biliyoruz ama yeni bir maç olacak, en iyisini yapmaya çalışacağız" şeklinde konuştu.

Oğuzhan Ort - Enes Gümüş - Saycan Sayım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da APP plakadan ceza yemek istemeyenler şoförler odasına akın etti Yeni trafik cezalarının yürürlüğe girmesiyle birlikte vatandaşlar, APP plakalarını değiştirmek için Bolu Şoförler ve Otomobilciler Odası’nda kuyruk oluşturdu. Bolu’da 4 gün içerisinde bin 210 plaka basıldı. Yeni düzenlemeler kapsamında APP plaka kullanan sürücülere ilk yakalanmasında 140 bin lira, ikinci yakalanmasında ise 280 bin lira ve hapis cezası uygulanacak. 1 Nisan’a kadar süresi uzatılan yeni sistem için vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren şoförler odası önünde kuyruk oluşturdu. Vatandaşlar, APP plakalarını söktürerek yönetmeliğe uygun standart plaka taktırmak için işlem yaptırdı. "3-4 gündür aşırı bir yoğunluk var" Bolu Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İsmail Öztürk, yayımlanan yönetmeliğin ardından yoğunluk olduğunu belirterek, "Yönetmelik 27 Şubat’ta yayımlandı. 3-4 gündür aşırı bir yoğunluk var. Bu yoğunluğu karşılamaya çalışıyoruz. Perşembe günü 280 plaka bastık. Cuma günü 300, cumartesi 350 plaka bastık. Bugün de sabahtan beri ortalama 280 plaka bastık" dedi. "Kuryeli sisteme geçtik" Diğer büyük şehirlerde olduğu gibi Bolu’da da kuryeli sisteme geçildiğini aktaran İsmail Öztürk, "Noterde satış yapan, özellikle şehir dışından gelen misafirlerimiz plaka basımlarını noterden çıktıktan sonra kurye aracılığıyla odamızdan aldırabilirler. Bunun için de bir sistem altyapısı kurduk. Kuryeli sisteme geçtik. Odamızda kayıtlı bulunan 30 kuryeden 5 tanesi şu an aktif görev yapıyor" şeklinde konuştu. "Biz burada standartını basıyoruz" Şoförler odasında standart kalıp plaka basıldığını ve plaka değişimindeki süreçten bahseden Öztürk, "Zaten kanunda belli 11 milim harfler var, 9 milim harfler var. Biz burada standartını basıyoruz. Değiştirme süreci de şu şekilde; araçlarda bulunan APP ve normal kalıp plakaları notere yolluyoruz. Eski plakalarını notere teslim ediyorlar. 430 lira noter ücreti var. Noterden sonra bize geliyor. Bize link üzerinden 850 lira para ödeyip, hemen plaka basımını gerçekleştiriyoruz burada" ifadelerine yer verdi.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi. Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta" Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı. Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi. "Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır" Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu. "Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor" Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum." TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti. Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı. Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.