Yerel Haberler
İstanbul
İstanbul’un fethi etkinlikleri çerçevesinde SOLOTÜRK İstanbul Boğazı’nda selamlama uçuşu yaptı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:14:39 Türk Hava Kuvvetleri’nin gösteri ekibi SOLOTÜRK, İstanbul’un fethi kutlamaları kapsamında İstanbul’da çevre tanımlama ve İstanbul Boğazı’nda selamlama uçuşu yaptı. Boğazda gerçekleştirilen uçuş nefes kesti.Türk Hava Kuvvetleri’nin gösteri ekibi SOLOTÜRK, İstanbul’un fethi kutlamaları kapsamında Yenikapı Meydanı’nda gösteri uçuşu gerçekleştirecek. SOLOTÜRK Kol Komutanı Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı M. Erhan Aydemir, Yenikapı Meydanı’nda vatandaşları nefes kesici şovlarla buluşturmaya hazırlanıyor. Gösteri uçuşu öncesi bugün Yenikapı Meydanı’nda Çevre Tanıma Uçuşu ve İstanbul Boğazı’nda selama uçuşu gerçekleştirdi. Masmavi deniz ve gökyüzüyle bütünleşen uçuş, nefes kesti. Yurt ve yurt dışında sayısız gösterilere imza atan F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK unutulmaz anlar yaşattı."SOLOTÜRK’ü gururlu bir şekilde izliyoruz"SOLOTÜRK gösterisini izlemeye gelen Coşkun Akboğa, gururlu olduğunu belirterek, "Geldik, gördük. Uzaktan geldik çocuklarım istediği için" dedi.Kaan Emre Gündoğan isimli vatandaş, "Burada bugün çok gururluyuz. Türk havacılığının, SOLOTÜRK’ü izlemeye geldik bugün. SOLOTÜRK’ü gururlu bir şekilde izliyoruz. Ülkemizin çeşitli yerlerinden izleyenleri var. Farklı illerden, farklı ilçelerden gelen vatandaşlarımız var. Çok gururlu bir şekilde SOLOTÜRK’ü izlemekteyiz" diye konuştu.Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olduğunu belirten bir vatandaş ise, "Gururumuz, Türk Silahlı Kuvvetleri. Bende Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekliyim. İzlemeye geldik, hem bugün izleyeceğim, hem yarın izleyeceğim. Ailecek Kartal’dan geldik" dedi.Öte yandan, SOLOTÜRK ekibi, 29 Mayıs 2026 tarihinde saat 18.00’de Yenikapı Meydanı’nda gösteri uçuşu icra edecek.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:02 Kağıthane Belediyesinin "Aile Bayramlaşması" etkinliğinde 20 bin vatandaş bir araya geldi Kağıthane Belediyesi tarafından düzenlenen "Aile Bayramlaşması" etkinliğinde yaklaşık 20 bin vatandaş bir araya geldi. Etkinlikte vatandaşlara etli pilav, ayran ve tatlı ikram edilirken, çocuklar için oyun ve gösteriler düzenlendi. Kağıthane Belediyesi tarafından, Kağıthane Hasbahçe Mesire Alanı’nda Kurban Bayramı vesilesiyle komşuluk ve akrabalık bağlarının güçlendirilmesi amacı ile "Aile Bayramlaşması" etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve vatandaşlar katıldı. Yaklaşık 20 bin misafirin ağırlandığı etkinlikte, çocuklar için oyun ve gösteriler düzenlenirken, bayramlaşmaya gelen vatandaşlar için 5 bin ton etli pilav, ayran ve tatlı ikramı yapıldı. "Bayramın sevinci çocuklarla beraber oluyor" Etkinlikte konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Aslında çok güzel program olduğunu görüyoruz şu anda. Bayramın bereketini, Kurban Bayramı’nın yakınlaşmasını, güzelliğini hep beraber ailelerimizle birlikte yaşıyoruz. Sayın Kaymakamımız, İlçe Başkanımız, tüm Kağıthane’liler beraber çocuklarla birlikte bayramlarını tebrik ediyoruz. Bu bayramda da güzel bir ikramda bulunmuş oluyoruz ailelerimize. ’Nerede o eski bayramlar?’ diyeceği çok güzel hatıralar biriktiriyoruz aslında. Bayramın sevinci çocuklarla beraber oluyor. Az önce çocuklarımızı gördük, ailelerimizi gördük. Güzel bir bayramda buluşmuş olduk. Kurban Bayramınız mübarek olsun diyoruz. Bu bir aile bayramlaşması. Aynı zamanda mayıs ayının son haftası Cumhurbaşkanlığımız tarafından aile haftası olarak ilan edildi. Hem o aile haftasına güzel bir etkinlikle buluşturmak hem de aynı zamanda aile yılıyla beraber de aile kavramını daha da bir pekiştirmek için de bayramlaşmanın çok daha güzel olması için de yaklaşık on binlerce vatandaşımızla beraber bayramı kutluyoruz. Hayırlı bayramlar diyoruz, sağ olun" şeklinde konuştu. "Kağıthaneli hemşerilerimizin yanında olmak istedik" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise etkinlikte yaptığı konuşmasında, "Kağıthane Belediyemizin öncülüğünde Sadabad’da vatandaşlarımıza belediyemiz çok güzel bir aile bayramlaşması düzenleniyor. Tabii aile yılının içerisindeyiz şu anda. Belediye Başkanımız da bu açıdan örnek bir etkinliğe ev sahipliği yapmakta. Yaklaşık 20bin vatandaşımıza et ve Kurban Bayramı’nın aynı zamanda bütünlüğünü oluşturacak şekilde kavurma, pilav ikramı söz konusu. Bizler de hem başkanımızın hem Kağıthane’li hemşerilerimizin yanında olmak istedik. Şimdiden bütün hemşerilerimizin bir kez daha bayramını kutluyoruz. Yarın da Cumhurbaşkanımızla Haliç Kongre Merkezi’nde inşallah bir bayramlaşma ve fetih kutlayacağız. Bu vesileyle vatandaşlarımızı oraya da beklediğimizi ifade edeyim" dedi. Etkinliğe katılan ilçe sakinlerinden İlhan Erdil, "Çok güzel, her zaman katılıyoruz biz. Güreşlere olsun, açılışlara olsun. Bu sene ilk defa oluyor. Tabii dün, dün bir de geçenler açılış vardı. Açılış buradaydı, güreşler vardı. Güzel geçmiş yani. Hayırlı, uğurlu olsun. Tekrar nasip etsinler diyelim" diye konuştu. Endonezya’dan okumaya Türkiye’ye gelen ve bayramı ailesiyle birlikte Türkiye’de geçiren Muhammed Mevlana ise, "Bu bayram çok güzel. Ama benim ailem çok seviyor. Ben Çeliktepe, Kağıthane’de oturuyorum. Ben burada sadece 10 ay, yani ben öğrenci burada ve ailemle burada" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 17:58 THY Yönetim Kurulu Başkanı Şeker, personelin ve yolcuların Kurban Bayramı’nı kutladı Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Murat Şeker, İstanbul Havalimanı’nda THY çalışanları ile bir araya gelerek, personel ve yolcuların bayramını kutladı. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Murat Şeker, İstanbul Havalimanı’nda THY çalışanları ile Kurban Bayramı dolayısıyla bir araya geldi. Çalışanların ve yolcuların bayramını kutlayan Şeker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yolcuların güvenli ve konforlu ulaşımı için çalıştıklarını belirtti. "Emeği, fedakarlığı ve yüksek sorumluluk bilinciyle görev yapan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" Şeker açıklamasının devamında, "Büyük bir coşkuyla kavuştuğumuz Kurban Bayramı boyunca, Türk Hava Yolları ailesi olarak misafirlerimizi sevdiklerine güvenle ve konforla ulaştırmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Bayramın ikinci gününde İstanbul Havalimanı’nda görev başındaki çalışma arkadaşlarımızla bir araya gelerek bayram sevincimizi paylaştık. Bu büyük operasyonumuzun arkasında emeği, fedakarlığı ve yüksek sorumluluk bilinciyle görev yapan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Türk Hava Yolları olarak AJet ile birlikte 22-31 Mayıs tarihlerini kapsayan tatil döneminde, 10.034’ü dış hat (326’sı ilave sefer) ve 6.510’u iç hat (499’u ilave sefer) olmak üzere toplam 16.544 sefer planladık. Bu uçuşlarımız ile birlikte genel toplamda yaklaşık 2 milyon 700 bin yolcu taşımayı hedefliyoruz. Tatilin son günü olan 31 Mayıs Pazar günü ise her iki markamız ile toplamda 1.867 planlı sefer gerçekleştireceğiz. Aynı gün toplamda 305 binden fazla rezervasyonlu yolcu sayısı ile operasyon tarihimizin en yoğun gününü yaşayacak ve en yüksek rezervasyonlu yolcu sayısına ulaşarak bir rekor kıracağız. Bu bayramın beraberlik ve dayanışma ruhunu dünyanın dört bir yanına taşıyan tüm çalışma arkadaşlarımızın ve kıymetli yolcularımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerim ile tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Kadıköy’de gece denetimleri: 1.2 milyon TL ceza, 159 araç trafikten men
10 Mart 2026 Salı - 13:38 Kadıköy’de gece denetimleri: 1.2 milyon TL ceza, 159 araç trafikten men Kadıköy’de 3 gece boyunca gerçekleştirilen denetimlerde trafik ve asayiş ekipleri birlikte görev aldı. 5 bin 50 aracın kontrol edildiği uygulamalarda toplamda 1 milyon 278 bin 385 TL ceza kesilirken 159 araç trafikten men edildi. İstanbul Kadıköy’de trafik güvenliğini sağlamak ve kamu düzenini korumak amacıyla geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimler kapsamında 5 bin 50 araç kontrol edildi. Trafik ekipleri araçlar üzerinde teknik ve evrak kontrolleri gerçekleştirirken, asayiş ekipleri de uygulama noktalarında GBT sorgusu, üst araması ve araçlarda inceleme yaptı. Yapılan kontrollerde çeşitli trafik ihlallerinden 293 sürücüye toplam 843 bin 206 TL cezai işlem uygulandı. Ayrıca denetimlerde kurallara uymadığı belirlenen 159 araç trafikten men edildi. Uygulamalarda özellikle yüksek ses çıkaran araçlar, muayenesiz araç kullanımı, teknik değişikliklerin ruhsata işletilmemesi, sürüş güvenliğini bozacak aksesuar kullanımı, mevzuata aykırı araç değişiklikleri ve sigortasız araç kullanımı gibi ihlaller dikkat çekti. Böylece gün süren denetimlerde trafik ve asayiş ekipleri tarafından toplam 1 milyon 278 bin 385 TL para cezası kesildi. Yetkililer, Kadıköy başta olmak üzere kent genelinde trafik güvenliğini sağlamak ve kamu düzenini korumak amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceğini belirtti.
Ramazan’da sevilen isimler Sultangazililerle
10 Mart 2026 Salı - 13:25 Ramazan’da sevilen isimler Sultangazililerle Sultangazi Belediyesi, Ramazan’ın başından bu yana Etkinlik Çadırı’nda sevilen isimleri ilçe sakinleri ile buluşturuyor. Ezgi dinletisinden söyleşiye birçok etkinlik ilçe sakinlerinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. İlçe sakinleri için dopdolu bir etkinlik takvimi hazırlayan Sultangazi Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ekranların sevilen yüzlerini ağırlıyor. Ramazan Etkinlik Çadırı’nda iftar sonrası düzenlenen programlarla yürekleri ısıtan sohbet ve ezgi dinletileri ilçe sakinleri ile bir araya geliyor. Şair Dursun Ali Erzincanlı, Peygamber Efendimiz’e ithaf ettiği naat ve kasideleriyle "Şiir ve Naat" programında dinleyicileriyle buluştu. Dursun Ali Erzincanlı, Peygamber Efendimizin hayatını hikayelerle, şiir ve naatlarla anlattı. Peygamberimizi öven naatları okuyan Erzincanlı, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Türk akademisyen ve ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, Ramazan etkinlikleri kapsamında "Dosta Doğru" programıyla Sultangazililerle bir araya geldi. Katılımcılardan gelen dini soruları yanıtlayan Hatipoğlu, Ramazan ayına dair yaşanmış hikâyeler ve hadisler üzerinden de bol bol sohbet etti. Ziyaretçilerin doldurduğu Ramazan Etkinlik Çadırı’nda bu kez Eşref Ziya, ezgi dinletisiyle ilçe sakinlerinin ruhuna dokundu. Sevilen sanatçı, ezgi dinletisiyle Sultangazililere huzur dolu bir akşam yaşattı. Kendine özgü yorumları ve sahnedeki güçlü performansıyla dinleyicileri manevi bir yolculuğa çıkardı. Etkinliklerde yer alan sohbetler yürek ısıttı Sohbeti ile yürekleri ısıtan Ömer Demirbağ ile Mehmet Ercan, Ramazan-ı Şerif ve Kulluk Bilinci söyleşisiyle Sultangazililerle buluştu. Ramazan ayının manevi derinliğini ve kulluk bilincini merkeze alan söyleşide Ömer Demirbağ ve Mehmet Ercan; ibadet, sorumluluk ve insanın kendisiyle olan yolculuğu üzerine sıcacık bir sohbet gerçekleştirdi. Sultangazi Belediyesi, Ramazan etkinlikleri kapsamında Uzman Aile Danışmanı ve Yazar Saliha Erdim’i de konuk etti. "Ailede Rol Dağılımı" başlıklı söyleşide; aile içindeki sorumluluk paylaşımı, ebeveynlerin rolleri ve sağlıklı bir aile yapısının temel unsurları üzerine konuşuldu. Anne ve babanın çocuklarla kurduğu ilişki, aile içi denge ve karşılıklı anlayış gibi pek çok konunun ele alındığı samimi sohbet ilçe sakinlerinden büyük ilgi gördü. Bütün Türkiye’nin diline dolanan ‘Kabede Hacılar Hu Der Allah’ın söz yazarı Abdullah Önül, en güzel ezgileriyle ilçe sakinleriyle bir araya geldi. Gönüllere huzur veren ezgilerini söyleyen Önül, Kabede Hu Der Allah ilahisini de alandaki kalabalıkla birlikte söyledi. Programa ilçe sakinlerinin ilgisi yoğun oldu. Ramazan etkinlikleri kapsamında Ömer Karaoğlu da Ramazan Etkinlik Çadırındaydı. Ramazan’ın ruhunu yansıtan ezgileriyle Sultangazililerle buluşan Karaoğlu, dinleyicileri huzur dolu bir yolculuğa çıkardı. Sevilen yazar Hayati İnanç da Sultangazi Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri kapsamında ilçe sakinleri ile bir araya geldi. Umut Mürare ile Abdullah Beyhan ezgi dinletisiyle ilçe sakinleriyle buluştu. Grup Ravza sevilen ilahilerini alandaki kalabalık için söylerken, Feyzullah Çelebi de seslendirdiği tasavvuf eserleri ile dinleyenleri mest etti. Ali Tan ney dinletisi ile gönüllere ferahlık verdi. "Ramazanın sonuna kadar bütün komşularımızı alanımıza bekliyoruz" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursuni "Ramazan’ın manevi atmosferini komşularımızla paylaşmak için Ramazan Etkinlik Alanı’nda hem yetişkinler hem de çocuklar için programlar düzenliyoruz. Bir ay boyunca komşularımızın sevdiği, kıymetli isimleri Ramazan Etkinlik Alanı’nda iftar sonrası ağırlıyoruz. Ramazan’da birbirinden kıymetli isimleri siz değerli komşularımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazanın sonuna kadar bütün komşularımızı alanımıza bekliyoruz" dedi.
Gene Solutions, 2’nci Uluslararası Kalıtsal Kanserler Kongresi’ne katıldı
10 Mart 2026 Salı - 13:13 Gene Solutions, 2’nci Uluslararası Kalıtsal Kanserler Kongresi’ne katıldı Gene Solutions, 5-8 Şubat 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen 2. Uluslararası Kalıtsal Kanserler Kongresi’ne katıldı. Şirket, Türkiye pazarına stratejik girişini duyurdu. Gene Solutions, 5-8 Şubat 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen 2. Uluslararası Kalıtsal Kanserler Kongresi’nde (IHCC) Türkiye pazarına giriş yaptığını duyurdu. Kalıtsal Kanserler Derneği tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Herediter Kanser Kongresi (IHCC), kalıtsal kanser önleme ve hassas onkolojide kanıta dayalı yaklaşımları geliştirmek için tıbbi onkologları, cerrahi onkologları, klinik genetikçileri ve laboratuvar direktörlerini bir araya getirdi. 2026 kongresi, kanıta dayalı kalıtsal kanser bakımını ilerletmek için 600’den fazla onkoloji ve genetik uzmanına ev sahipliği yaptı. Kalıtsal kanser yönetimi, risk değerlendirmesinden erken teşhis, kişiselleştirilmiş gözetim ve önleyici hassas bakıma doğru evrilirken, IHCC genomik tıp ve multidisipliner bakım modellerinin klinik entegrasyonunu tartışmak için önemli bir platform görevi gördü. Moleküler tanı ve yaşam bilimleri alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Türkiye merkezli tedarikçi ve distribütör olan ATC Genomics Sağlık Teknolojileri A.Ş. (ATC Genomics) işbirliğiyle Gene Solutions, MCED (Çoklu Kanser Erken Teşhisi) testini değerlendiren Asya’nın önde gelen kohortlarından birinden elde edilen dikkat çekici yeni Gerçek Dünya Kanıtlarını (RWE) sundu. Bu verilerin yanı sıra şirket, ctDNA destekli onkoloji portföyünün tamamını tanıttı. Endüstri uydu sempozyumu: Taramadan hassas bakıma Bu doğrultuda, Gene Solutions ve ATC Genomics "Taramadan Hassas Bakıma: Onkolojide ctDNA Süreç Yönetimi - Yüksek Riskli ve Kalıtsal Yatkınlığa Sahip Popülasyonlar için İçgörüler." başlıklı bir Endüstri Uydu Sempozyumuna ev sahipliği yaptı. Memorial Sağlık Grubu Tıbbi Onkoloji Uzmanı ve Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ile Memorial Sağlık Grubu Tıbbi Genetik Uzmanı ve Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Taha Bahşi’nin eş başkanlığında gerçekleştirilen program, kalıtsal yatkınlığa sahip ve yüksek riskli popülasyonlara odaklanarak, erken kanser taramasından tedavi rehberliğine ve uzun süreli izlemeye kadar tüm ctDNA süreç yönetiminin tüm aşamalarını ele aldı. Gene Solutions’da Baş Araştırmacı olarak görev alan Dr. Le Son Tran, "SPOT-MAS: Kanser Tespitine Multi-Omik Yaklaşım" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Dr. Son, tekli organ taramasının sınırlamalarına değinerek, tek bir kan alımıyla 10 kanser türünü ve 75 alt tipi tespit etmek için genetik, epigenetik ve fragmentomik imzaları birleştiren; cfDNA multi-omik entegrasyonu ve makine öğrenimi temelli SPOT-MAS teknolojisine dikkat çekti. Buna ek olarak, 9 bin 24 asemptomatik bireyin dahil edildiği K-DETEK prospektif çalışmasının verilerini paylaşarak yüzde 78,1 duyarlılık ve yüzde 99,8 özgüllük ile yüzde 84’lük AI destekli doku kökeni doğruluğunu vurguladı ve yüksek riskli kohortlarda popülasyon düzeyinde etki için uygun fiyat ve ölçeklenebilirliğin altını çizdi. Gene Solutions Onkoloji Tıbbi Direktörü Dr. Duy Sinh Nguyen, "DNA’nın Ötesinde: Periyodik MRD Takibi ve Entegre Kapsamlı Genomik ve Transkriptomik Profilleme" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Füzyon tespiti, immün imzalar ve tedavi seçimi için genomik ve transkriptomik profillemeyi entegre eden ve aynı zamanda hassas gözlem için kişiselleştirilmiş ctDNA-MRD durumu sağlayan, birleşik bir iş akışına sahip K-4CARE platformunu tanıttı. Konuşma metodoloji, analitik/klinik performans, gerçek dünya vakaları ve hassas tedaviyi ilerletmek için pratik uygulama yolları konularını ele aldı. Singapur’daki Uluslararası Kanser Uzmanları’nda Tıbbi Onkolog olarak görev yapan Dr. Terence Aik Huang Tan, "ctDNA-MRD Takibinde Mevcut Klinik Uygulamalar ve Gelecekteki Yönelimler" başlıklı bir sunum yaptı. Dr. Tan bağımsız bir bakış açısı sunarak mevcut uluslararası kılavuzları (NCCN, ESMO ve JSCO dahil), Asya’daki gerçek dünya senaryolarını gözden geçirdi ve NCCN kılavuzlarında yer alan klinik denge alanlarını vurguladı. Bu alanlarda ctDNA-MRD’nin, ortak karar vermeyi destekleyebileceğini, doz artımı ve azaltımı kararlarını yönlendirebileceğini ve medyan genel sağkalımı önemli ölçüde uzatma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Oturum, Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve Prof. Dr. Taha Bahşi’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen interaktif soru-cevap bölümüyle sona erdi. Gene Solutions Tıbbi Direktör Yardımcısı Dr. Luu Hong Dang Nguyen, SPOT-MAS’ı değerlendiren Asya’nın en büyük Gerçek Dünya Kanıtı (RWE) veri setlerinden birinin sonuçlarını sundu. Dr. Dang Nguyen, gelecekteki kanser yükünü azaltmak için kanser öncesi lezyonların proaktif tespiti ve tedavisini kapsayan "kanseri önleme" odaklı yaklaşıma geçişi vurguladı ve Gene Solutions’ın yüksek riskli genetik ve ailesel kohortlara odaklandığını belirtti. Gene Solutions TR-EEMEA-CIS Genel Müdürü Dr. Özgüncem Bozkulak, konuyla ilgili şunları kaydetti: "Türkiye; Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika’da hassas onkoloji için stratejik bir merkez görevi görüyor. ATC Genomics ile birlikte, erken teşhisten tedavi kararlarına ve izlem süreçlerine kadar, en yüksek uluslararası performans standartlarını karşılayan ve güçlü gerçek dünya verisi ile desteklenen, klinisyenler için erişilebilir, klinik olarak doğrulanmış ctDNA çözümlerini klinisyenlerimizin kullanımına sunuyoruz. Multi-omik platformlarımız ve giderek büyüyen klinik veri tabanımız; yerelleştirilmiş, ölçeklenebilir uygulamaları desteklerken aynı zamanda kalıtsal yatkınlığa sahip ve yüksek riskli kanser hastalarının sağlık süreçlerini iyileştirme konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor." ATC Genomics Yönetici Ortağı ve Genel Müdürü Burcu Torun, işbirliğiyle ilgili şunları söyledi: "Türkiye’de en son teknolojiye sahip likit biyopsi çözümlerine erişimi artırmak amacıyla Gene Solutions ile iş birliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Bu stratejik ortaklık portföyümüzü güçlendirirken; Türk onkoloji camiasını günlük klinik uygulamalara kolayca entegre edilebilecek uçtan uca çözümlerle destekleme misyonumuza hizmet ediyor."
Türkiye’den 50 firma stratejik kompozit teknolojileriyle Paris’te sahneye çıktı
10 Mart 2026 Salı - 12:49 Türkiye’den 50 firma stratejik kompozit teknolojileriyle Paris’te sahneye çıktı Kompozit malzemeleri, ürünleri ve teknolojilerinin sergilendiği JEC World 2026 Paris Fuarında açıklamalarda bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "100 milyar dolarlık dünya kompozit pazarından aldığımız payı daha da artırmaya odaklanıyoruz. Türkiye’de 2025’te 3 milyar dolara yaklaşan kompozit malzeme pazarının ve 820 milyon doları aşan ihracatımızın daha da yukarı tırmanmasını öncelikli görüyoruz" dedi. İnsansız hava araçlarından, balistik füze gövdelerine, elektrikli otomobillerin batarya kutularından roketlere ve rüzgar enerjisi kanatlarına kadar ileri teknoloji gerektiren tüm sektörlerin odağında bulunan Türk kompozit sektörü, 50 firma ve kurumla katıldığı JEC World Paris fuarında yeteneklerini sergiliyor. Dünyanın en büyük kompozit malzemeleri, ürünleri ve teknolojileri fuarı JEC World 2026, Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını açtı. Türkiye, fuara İstanbul Ticaret Odası (İTO) koordinasyonunda 23’ü milli katılım alanında olmak üzere toplam 50 firma ve kuruluşla katıldı. Türkiye fuarda katılım alanı ile Çin ve Almanya’dan sonra en büyük 3’üncü ülke oldu. Bu yıl 61’incisi düzenlenen fuarda 27 ülke pavilyonu, 94 ülkeden bin 400’den fazla katılımcı firma ve start-uplar yer aldı. Küresel kompozit malzeme pazarı 100 milyar dolara yaklaşan büyüklüğe ulaşırken, JEC World’e katılan Türk şirketleri, havacılıktan otomotive, kimyadan makineye, yazılımdan biyoteknolojiye kadar Türk kompozit mühendisliğinin kabiliyetlerini dünyaya tanıttı. Türkiye’nin milli katılım organizasyonu 2013 yılından bu yana İTO tarafından gerçekleştiriliyor. Kompozit malzemeler, iki ya da daha fazla farklı malzemenin bir araya getirilmesiyle oluşturulurken bileşenlerinin tek başına sağlayamayacağı üstün özelliklere sahip oluyor. Hafiflik, yüksek mukavemet, korozyon direnci ve tasarım esnekliği sayesinde otomotivden havacılığa, savunmadan yenilenebilir enerjiye kadar birçok sektörün önemli bir girdisi olarak öne çıkıyor. Kompozitler son yıllarda "akıllı malzeme" işlevlerini de üstlenmeye başlarken enerji depolama, kendi kendini algılama ve termal düzenleme gibi yeni nesil özellikler sektörün sınırlarını genişletiyor. Hidrojen enerjisinde yakıt hücreli araçların yüksek basınçlı depolama tankları karbon fiber takviyeli kompozit basınçlı kaplardan üretilirken uzay sektöründe de SpaceX’in Starship’inden Rocket Lab’in Neutron’una kadar yeni nesil yeniden kullanılabilir roketlerin gövde yapıları ve yakıt tankları karbon fiber kompozitlerle inşa edilirken Fransa’da ise emekli yolcu uçaklarından geri kazanılan termoplastik kompozit parçalar, yeni nesil uçaklarda kullanılmasıyla öne çıkıyor. "Kompozitte bir merkez olma fırsatını değerlendirmeliyiz" Paris’teki fuarda yaptığı açıklamada kompozitin Türkiye’nin stratejik sektörlerinden biri olduğunu söyleyen İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, "Türkiye kompozit malzemede artık yalnızca üretici değil, döngüsel ekonominin kurallarını belirleyen ülkeler arasında yer alıyor. 2026’nın bu dönüşümün miladı olmasını öngörüyoruz. Küresel tedarik zincirinin yeniden şekillendiği, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğin öne çıktığı günümüzde kompozitte bir merkez olma fırsatını değerlendirmeliyiz. Kompozit sektörü yüksek katma değer üretme kapasitesi ve stratejik önemiyle öne çıkıyor. Kompozit bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecekte hangi ülkenin daha gelişmiş olacağını belirleme gücüne sahip bir sektör” şeklinde konuştu. “Dünya kompozit pazarından aldığımız payı daha da artırmaya odaklanıyoruz" Türkiye’nin genç ve dinamik üretim altyapısı ile mühendislik kabiliyetinin kompozit alanında küresel rekabette önemli avantaj sunduğunu kaydeden Avdagiç, “Firmaların ise AR-GE ve inovasyon yatırımlarıyla katma değeri yüksek üst segment ürünlere yönelmesi sektör ihracatını güçlendirecektir. Kompozit sektörünün diğer sektörleri harekete geçiren yapısı var. Kompozit ileri teknoloji gerektiren tüm sektörlerin odağında bulunuyor. Türkiye’nin dünya kompozit pastasından aldığı payı artırması için JEC World Paris Fuarı’na Türk firmalarının katılımlarını organize ediyoruz. 100 milyar dolarlık dünya kompozit pazarından aldığımız payı daha da artırmaya odaklanıyoruz. Bu yoldaki ilerleyişimizi kalıcı adımlarla perçinlemek için çalışıyoruz. Türkiye’de 2025’te 3 milyar dolara yaklaşan kompozit malzeme pazarının ve 820 milyon doları aşan ihracatımızın daha da yukarı tırmanmasını öncelikli görüyoruz" ifadelerini kullandı. JEC World 2026 Fuarı, 12 Mart’a kadar Paris’te ziyaretçilerini ağırlayacak.
Fenerbahçe, Bursaspor ve Fatih Tekke’ye fair play ödülleri takdim edildi
10 Mart 2026 Salı - 12:46 Fenerbahçe, Bursaspor ve Fatih Tekke’ye fair play ödülleri takdim edildi Türkiye Futbol Federasyonu Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Kurulu’nun Şubat ayı değerlendirmesinde ödüllendirdiği Fenerbahçe, Bursaspor ve Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’ye ödülleri takdim edildi. Fenerbahçe’ye Sosyal Sorumluluk Ödülü’nü TFF İstanbul Bölge Temsilcisi Gür Onar takdim etti. Sarı-lacivertli kulüp adına ödülü Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Topbaş ile Sportif Direktör Devin Özek aldı. TFF Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Kurulu tarafından Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Ödülü’ne layık görülen Nesine 2. Lig temsilcisi Bursaspor’a ödülünü TFF Bursa Bölge Temsilcisi Atilla Dönmez takdim etti. Yeşil-beyazlı kulüp adına ödülü Bursaspor Başkanı Enes Çelik, ligin 26. haftasında oynanan Kuzeyboru 68 Aksaray Belediyespor maçı öncesinde aldı. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’ye Sosyal Sorumluluk Ödülü’nü TFF Trabzon Bölge Temsilcisi Hamdi Aslan verdi. Bordo-mavili ekibin teknik direktörü ödülü geçen perşembe günü antrenman öncesinde takdim edildi. Fenerbahçe, "Geleceğe Umut" projesi kapsamında yapacağı transferlerde oyuncu maaşlarının yüzde 1’ini dezavantajlı çocukların eğitim, gelişim ve geleceğine katkı sağlayacak özel bir programa ayırma kararı alarak toplumsal sorumluluk alanında güçlü bir etki oluşturmuştu. Kurul, Nesine 2. Lig’in 22. haftasında oynanan Adanaspor maçı öncesinde rakibinin Bursa’daki konaklama sorununu çözerek örnek bir dayanışma sergileyen Bursaspor’a da Sosyal Sorumluluk ve Fair Play Ödülü verilmesini kararlaştırmıştı. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ise Galatasaray ile Trabzonspor arasında 5 Ocak Pazartesi günü oynanan Turkcell Süper Kupa Yarı Finali öncesinde yaptığı açıklamada futbolun bir oyun olduğunu hatırlatmış; sporun insanları bir araya getiren, keyif alınması gereken yönüne vurgu yaparak sporun birleştirici gücünü öne çıkaran yaklaşımıyla Sosyal Sorumluluk Ödülü’ne layık görülmüştü.
Türk Telekom’da sınırsız mobil internet dönemi
10 Mart 2026 Salı - 12:18 Türk Telekom’da sınırsız mobil internet dönemi "Herkes için 5G" vizyonuyla hareket eden Türk Telekom, 5G’ye sayılı günler kala mobilde sunduğu "Yeni Nesil Tarifeler" ile sınırsız internet deneyimini müşterileriyle buluşturuyor. 5G dönemine sayılı günler kala Türk Telekom, "Yeni Nesil Tarifeler" ile 5G hızını herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyor. Yüksek hız ve düşük gecikme imkanı sunan 5G mobil internet deneyimine hazır olan müşteriler, ihtiyaçlarına uygun tarifeleri tercih edebiliyor. "5G’nin dönüştürücü gücünü sınırsız internetle taçlandırıyoruz" Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, 5G teknolojisiyle iletişimde yepyeni bir dünyanın başladığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak, 1 Nisan itibarıyla başlayacak olan 5G dönemine liderlik ediyoruz. Türk Telekom olarak 5G’deki gücümüzü; güçlü fiber alt yapımızdan, Türkiye’yi saran fiber ağımıza bağlı baz istasyonlarımızdan ve 5G’de müşteri başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip olmamızdan alıyoruz. Bu gücü müşteri deneyimine yansıtabilme ve Türk Telekom 5G’yi tüm müşterilerimiz için erişilebilir kılma vizyonumuzun bir parçası olarak ise "Herkes için 5G" diyor ve müşterilerimizin ek ücret ödemeden, mevcut tarifeleriyle 5G’den faydalanmalarını sağlıyoruz. 5G’ye bir adım kala, Türk Telekom 5G’den sınır tanımadan faydalanmak isteyen müşterilerimiz için "Yeni Nesil Tarifeleri" hayata geçiriyoruz ve Türk Telekom’da bir ilk olarak Sınırsız Mobil İnternet devrini başlatıyoruz. Sınırsız internetin yanı sıra ayda 3 kez günlük ücret ödemeyen tarifeleri yurt dışında da kullanabilme, tek tuşla özel Müşteri Hizmetleri ve ücretsiz dijital servisler gibi birçok ayrıcalığı da müşterilerimizle buluşturuyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğinin mimarı olarak, 5G çağında da öncü rolümüzle teknolojiyi herkesle buluşturmaya ve ülkemizi geleceğe taşımaya devam edeceğiz" dedi.
Ümraniye’deki cani cinayetler sonrası yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı, acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı"
10 Mart 2026 Salı - 12:11 Ümraniye’deki cani cinayetler sonrası yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı, acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı" Ümraniye’de canice öldürülen 2 kadının cinayetleri sonrası haber alamadıkları 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva için endişelenen Özbekistan’daki ailesinin Türkiye’ye gelmesiyle yapılan kayıp başvurusunun ardından Chulieva’nın cansız bedeni Balıkesir’de bulunmuştu. Chulieva’nın acılı oğlu Turakulov, "Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı, bu umutla çalışıyordu’ dedi. Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları ise, "Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinden haber alamayınca başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç öyle başladı. Acaba bu evde mi diye bir korkuyla araştırdık, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. Soruşturma kasten öldürmeden yürümekte, her fail bilsin ki bu suçlar yanlarına kalmayacak" ifadelerini kullandı. Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir çiftlikte çalıştığı öğrenilen 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva’dan 22 Ocak sonrası haber alamayan ailesi büyük bir endişe yaşadı. Geçtiğimiz haftalarda canice öldürülen Sayyora Ergashaliyeva ve Durdona Khokimova’nın haberlerini de ülkelerinde izleyen aile Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaşarak anneleriyle ilgili endişelerini paylaştı. Dernek Başkanı Ozoda İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt ise aileye prosedür ile ilgili bilgi verdi. Sonrasında Chulieva’nın yakınları Türkiye’ye gelirken kayıp başvurusunda bulunuldu. Olayla ilgili geniş çaplı çalışmalar sürerken edinilen bilgiye göre bir ihbar sonrası Chulieva’nın cansız bedenine Balıkesir’de ulaşıldı. Cesedin yüzü, gövdesi ve sağ kolunda yanıklar olduğu, uzuv eksiklikleri bulunduğu ifade edilirken olayın detaylarını Avukat Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt paylaştı. Arslan ve Bozkurt, sürecin Ümraniye’deki cinayetlerin haberleri ardından duyulan endişeyle yapılan başvuruyla başladığını aktardı. "Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı" Chulieva’nın acılı oğlu Shakhrukh Turakulov, annesinin geçtiğimiz yıl mayıs ayında Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, "Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı. Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Annemle çalışıp bir ev almayı planlıyorduk. Anneme defalarca, "Kirada olsa da iyi yaşıyoruz, kendini bu kadar yorma" dedim. Ama annem hep "Kendi evimiz olmalı, çalışarak bir ev alalım" diyordu, bu umutla çalışıyordu’ dedi. Turakulov, annesiyle en son 22 Ocak’ta konuştuğunu, annesinin bir anda ortadan kaybolduğunu ve uzun süre haber alamayınca Özbek Kadın Hakları Derneği’ne başvurduğunu söyledi. Turakulov, annesine yapılanları kabul etmediğini söylerken zanlılardan birinin annesi ile sevgili olduğu iddialarının doğru olmadığını belirtti. "Her zaman onları desteklemek için buradayız" Kendilerine başvuran herkese ellerinden gelen yardımı yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyleyen Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova, "Türkiye’ye çalışmak, ailelerine iyi bir hayat, gelecek, umut vermek için geliyorlar. Bu haberler hepimizi sarsıyor. Ardı ardına olan bu vahşet cinayetlerde hepsinin ailesiyle bir aradayız. Tabi ki bu çok zor bir durum. Onlarla konuştuğumuzda kadınlarımızın iyi niyetle, ailesine güzel bir hayat sunmak için geldiğini anlatıyorlar. Sosyal medyada türlü türlü mesajlar geliyor, bizi ve onların ailesini çok zor durumda bırakıyor. Kadınların her birine söylemek istiyoruz ki; burada yalnız değiller, biz varız ve her zaman onları desteklemek için buradayız. Kapılarımız tüm kadınlara açık" ifadelerini kullandı. "Acaba Ümraniye’deki evde mi diye korkuyla araştırmaya başladık" Ailenin annelerinden 22 Ocak sonrası haber alamamaları üzerine kendilerine ulaştıklarını söyleyen Avukat Ezgi Ekin Arslan, "Dilafruz Hanım’dan ailenin haber alamadığını bilgisini aldık. Sayyora Hanım’ın cinayetini soruştururken burada yapılan haberler Özbekistan’a da ulaşmış. Bu haber yayıldıktan sonra aile bize ulaştı, ‘Annemizden haber alamıyoruz, İstanbul ilinde olabileceğine dair bir duyumumuz var, araştırabilir misiniz?’ diye sordu. Biz de tabi ki buyurun, gelin, İstanbul’da bu soruşturmayı başlatalım dedik. Özbekistan’dan Türkiye’ye geldiler. Öncelikle bulunduğu son adresin Balıkesir ili olduğunu bildiğimiz için bir kayıp başvurusunda bulunduk. 15 Şubat itibariyle kayıp başvurusu yapıldı. İlk koktuğumuz olayda; anneden haber alınamıyor, 23-24 Ocak tarihlerinde Sayyora ve Durdona’nın cinayeti gerçekleşiyor. Acaba bu evde mi, diye bir korkuyla araştırma yapmaya başladık. İnceledik, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. O noktada bir tık rahatladık ama çok uzun sürmedi. 28 Şubat tarihinde cansız bedenine ulaşmış olduk" dedi. "Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kalmayacak" ’Köylüler bir beden bulduğunu söylüyorlar, ihbarla gidiliyor, beden bulunuyor’ diyerek sözlerine devam eden Avukat Arslan, "Ne yazık ki teşhise elverişli bir hali yok. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı beden uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. DNA sonuçları çıktı ve bedenin Dilafruz Hanım’a ait olduğunu öğrenmiş olduk. 4 tane şüpheli vardı, 1 tanesi tutuklu yargılanmak üzere cezaevine sevk edildi, 3 tanesi de adli kontrol şartıyla serbeste bırakıldı. Son görüldüğü yerin bu tutuklu olan şüphelinin yanı olduğu ortak bir ifade. Bu cinayetlerin kayıp vakası olarak kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Kadın hakları dernekleri olarak bu kadınların kimsesiz olmadığını duyurmak istiyoruz. Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kar kalmayacak" şeklinde konuştu. "Naaşı ana vatanına gönderildi, soruşturma kasten öldürmeden yürümekte" ‘Dilafruz Chulieva 47 yaşında Özbek vatandaşı, 2 çocuğu var’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, "Ülkemize daha öncesinde gelmiş ve Balıkesir’de bir çiftlikte çalıştığını biliyoruz. 15 Şubat’ta aile geldikten sonra kolluğa kayıp olduğuna ilişkin ihbarda bulunmalarını sağladık. Özellikle çalıştığı işyeri, çevresindeki insanlar sorgulandı. Bir ovada kadın cesedi bulundu. Bu süreçte ailenin ülkede kalmasını sağladık, muhtemel bir bulunmada DNA örnekleri alınabilsin diye. Oğlundan DNA örnekleri alındı, sonra naaşın kimsesizler mezarlığına defnedilmemesini sağladık. Özbek Kadın Hakları Derneği ve Özbekistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun girişimleriyle naaşı teslim aldık, ana vatanına gönderilmesi için de işlemlere başladık. Naaşı ana vatanına gönderildi. 2 çiftliğin yan yana olduğunu biliyoruz, her 2 çiftlikte de Özbek vatandaşları çalışıyor. İfadeleri alındı, kayıp olarak aranıyordu ama şu an soruşturma kasten öldürmeden yürümekte" diye konuştu. "Gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde beyan gelmedi" Tutuklu zanlının Chulieva ile sevgili olduğu yönündeki iddiaya ilişkin konuşan Avukat Bozkurt, "Şüphelilerden birinin ifadesi bu yönde ancak şüpheli ifadesinden yürümek çok doğru değil. Ailesi, bize böyle bir gönül ilişkisi olmadığı ancak tanışıklığı olduğunu, arkadaş olabilecekleri söyledi. Bu aşamada bir gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde bir beyan gelmedi. Ümraniye’deki Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinin de başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç aslında o şekilde başladı. Telefonuna ulaşılamaması da en büyük handikap oldu. Çiftlik bakımıyla ilgileniyordu, adli süreç devam etmekte, henüz soruşturma aşamasında birçok beyan var" dedi.