ASAYİŞ - 10 Mart 2026 Salı 12:11

Ümraniye’deki cani cinayetler sonrası yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı, acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı"

A
A
A
Ümraniye’deki cani cinayetler sonrası yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı, acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı"

Ümraniye’de canice öldürülen 2 kadının cinayetleri sonrası haber alamadıkları 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva için endişelenen Özbekistan’daki ailesinin Türkiye’ye gelmesiyle yapılan kayıp başvurusunun ardından Chulieva’nın cansız bedeni Balıkesir’de bulunmuştu. Chulieva’nın acılı oğlu Turakulov, "Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı, bu umutla çalışıyordu’ dedi. Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları ise, "Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinden haber alamayınca başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç öyle başladı. Acaba bu evde mi diye bir korkuyla araştırdık, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. Soruşturma kasten öldürmeden yürümekte, her fail bilsin ki bu suçlar yanlarına kalmayacak" ifadelerini kullandı.


Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir çiftlikte çalıştığı öğrenilen 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva’dan 22 Ocak sonrası haber alamayan ailesi büyük bir endişe yaşadı. Geçtiğimiz haftalarda canice öldürülen Sayyora Ergashaliyeva ve Durdona Khokimova’nın haberlerini de ülkelerinde izleyen aile Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaşarak anneleriyle ilgili endişelerini paylaştı. Dernek Başkanı Ozoda İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt ise aileye prosedür ile ilgili bilgi verdi. Sonrasında Chulieva’nın yakınları Türkiye’ye gelirken kayıp başvurusunda bulunuldu. Olayla ilgili geniş çaplı çalışmalar sürerken edinilen bilgiye göre bir ihbar sonrası Chulieva’nın cansız bedenine Balıkesir’de ulaşıldı. Cesedin yüzü, gövdesi ve sağ kolunda yanıklar olduğu, uzuv eksiklikleri bulunduğu ifade edilirken olayın detaylarını Avukat Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt paylaştı. Arslan ve Bozkurt, sürecin Ümraniye’deki cinayetlerin haberleri ardından duyulan endişeyle yapılan başvuruyla başladığını aktardı.



"Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı"


Chulieva’nın acılı oğlu Shakhrukh Turakulov, annesinin geçtiğimiz yıl mayıs ayında Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, "Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı. Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Annemle çalışıp bir ev almayı planlıyorduk. Anneme defalarca, "Kirada olsa da iyi yaşıyoruz, kendini bu kadar yorma" dedim. Ama annem hep "Kendi evimiz olmalı, çalışarak bir ev alalım" diyordu, bu umutla çalışıyordu’ dedi. Turakulov, annesiyle en son 22 Ocak’ta konuştuğunu, annesinin bir anda ortadan kaybolduğunu ve uzun süre haber alamayınca Özbek Kadın Hakları Derneği’ne başvurduğunu söyledi. Turakulov, annesine yapılanları kabul etmediğini söylerken zanlılardan birinin annesi ile sevgili olduğu iddialarının doğru olmadığını belirtti.



"Her zaman onları desteklemek için buradayız"


Kendilerine başvuran herkese ellerinden gelen yardımı yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyleyen Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova, "Türkiye’ye çalışmak, ailelerine iyi bir hayat, gelecek, umut vermek için geliyorlar. Bu haberler hepimizi sarsıyor. Ardı ardına olan bu vahşet cinayetlerde hepsinin ailesiyle bir aradayız. Tabi ki bu çok zor bir durum. Onlarla konuştuğumuzda kadınlarımızın iyi niyetle, ailesine güzel bir hayat sunmak için geldiğini anlatıyorlar. Sosyal medyada türlü türlü mesajlar geliyor, bizi ve onların ailesini çok zor durumda bırakıyor. Kadınların her birine söylemek istiyoruz ki; burada yalnız değiller, biz varız ve her zaman onları desteklemek için buradayız. Kapılarımız tüm kadınlara açık" ifadelerini kullandı.



"Acaba Ümraniye’deki evde mi diye korkuyla araştırmaya başladık"


Ailenin annelerinden 22 Ocak sonrası haber alamamaları üzerine kendilerine ulaştıklarını söyleyen Avukat Ezgi Ekin Arslan, "Dilafruz Hanım’dan ailenin haber alamadığını bilgisini aldık. Sayyora Hanım’ın cinayetini soruştururken burada yapılan haberler Özbekistan’a da ulaşmış. Bu haber yayıldıktan sonra aile bize ulaştı, ‘Annemizden haber alamıyoruz, İstanbul ilinde olabileceğine dair bir duyumumuz var, araştırabilir misiniz?’ diye sordu. Biz de tabi ki buyurun, gelin, İstanbul’da bu soruşturmayı başlatalım dedik. Özbekistan’dan Türkiye’ye geldiler. Öncelikle bulunduğu son adresin Balıkesir ili olduğunu bildiğimiz için bir kayıp başvurusunda bulunduk. 15 Şubat itibariyle kayıp başvurusu yapıldı. İlk koktuğumuz olayda; anneden haber alınamıyor, 23-24 Ocak tarihlerinde Sayyora ve Durdona’nın cinayeti gerçekleşiyor. Acaba bu evde mi, diye bir korkuyla araştırma yapmaya başladık. İnceledik, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. O noktada bir tık rahatladık ama çok uzun sürmedi. 28 Şubat tarihinde cansız bedenine ulaşmış olduk" dedi.



"Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kalmayacak"


’Köylüler bir beden bulduğunu söylüyorlar, ihbarla gidiliyor, beden bulunuyor’ diyerek sözlerine devam eden Avukat Arslan, "Ne yazık ki teşhise elverişli bir hali yok. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı beden uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. DNA sonuçları çıktı ve bedenin Dilafruz Hanım’a ait olduğunu öğrenmiş olduk. 4 tane şüpheli vardı, 1 tanesi tutuklu yargılanmak üzere cezaevine sevk edildi, 3 tanesi de adli kontrol şartıyla serbeste bırakıldı. Son görüldüğü yerin bu tutuklu olan şüphelinin yanı olduğu ortak bir ifade. Bu cinayetlerin kayıp vakası olarak kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Kadın hakları dernekleri olarak bu kadınların kimsesiz olmadığını duyurmak istiyoruz. Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kar kalmayacak" şeklinde konuştu.



"Naaşı ana vatanına gönderildi, soruşturma kasten öldürmeden yürümekte"


‘Dilafruz Chulieva 47 yaşında Özbek vatandaşı, 2 çocuğu var’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, "Ülkemize daha öncesinde gelmiş ve Balıkesir’de bir çiftlikte çalıştığını biliyoruz. 15 Şubat’ta aile geldikten sonra kolluğa kayıp olduğuna ilişkin ihbarda bulunmalarını sağladık. Özellikle çalıştığı işyeri, çevresindeki insanlar sorgulandı. Bir ovada kadın cesedi bulundu. Bu süreçte ailenin ülkede kalmasını sağladık, muhtemel bir bulunmada DNA örnekleri alınabilsin diye. Oğlundan DNA örnekleri alındı, sonra naaşın kimsesizler mezarlığına defnedilmemesini sağladık. Özbek Kadın Hakları Derneği ve Özbekistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun girişimleriyle naaşı teslim aldık, ana vatanına gönderilmesi için de işlemlere başladık. Naaşı ana vatanına gönderildi. 2 çiftliğin yan yana olduğunu biliyoruz, her 2 çiftlikte de Özbek vatandaşları çalışıyor. İfadeleri alındı, kayıp olarak aranıyordu ama şu an soruşturma kasten öldürmeden yürümekte" diye konuştu.



"Gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde beyan gelmedi"


Tutuklu zanlının Chulieva ile sevgili olduğu yönündeki iddiaya ilişkin konuşan Avukat Bozkurt, "Şüphelilerden birinin ifadesi bu yönde ancak şüpheli ifadesinden yürümek çok doğru değil. Ailesi, bize böyle bir gönül ilişkisi olmadığı ancak tanışıklığı olduğunu, arkadaş olabilecekleri söyledi. Bu aşamada bir gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde bir beyan gelmedi. Ümraniye’deki Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinin de başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç aslında o şekilde başladı. Telefonuna ulaşılamaması da en büyük handikap oldu. Çiftlik bakımıyla ilgileniyordu, adli süreç devam etmekte, henüz soruşturma aşamasında birçok beyan var" dedi.



Ümraniye’deki cani cinayetler sonrası yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı, acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gabriel Sara: "Bir avantajımız var ama ayağımız yere basacak" Galatasaray’ın Brezilyalı oyuncusu Gabriel Sara, Liverpool maçı öncesi yaptığı açıklamada, "Bir avantajımız var ama ayağımız yere basacak" dedi. Galatasaray’ın orta saha oyuncusu Gabriel Sara, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool ile oynayacakları son 16 turu rövanş maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularını yanıtladı. Sara, "Buraya gelirken çok basit odağımız oldu, onlara karşı kazanmalıyız. Bir avantajımız var ama futbolda kendinizi kandırabilirsiniz, ayağımız yere basacak. Yarınki maça odaklanacağız ve umarım iyi bir sonuç alacağız" diye konuştu. "Milli takıma çağrıldığım için çok mutluyum" Brezilya Milli Takımı’na davet edilmesiyle ilgili de Sara, "Brezilya Milli Takımı’na seçildim. Hayallerimi yaşıyorum. Konuştuğum ilk şeylerden biriydi hocamla. Galatasaray’a gelirken hocam bunun sözünü vermişti. Bence doğru bir seçim yaptım. Çok gurur duyuyorum burada olduğum için. Milli takıma çağrıldığım için çok mutluyum. Bu benim çocukluk hayalimdi. Bu çok motive ediyor ve daha fazla sorumluluk da katıyor bana. Umarım sahada bütün bu motivasyonu sergilerim. Oynamayı seviyorum. Hocamız hangi pozisyona koyarsa koysun ben oynarım, mutlu olurum. Bazen Torreira’ya topa daha çok dokunmak için yakın olmayı seviyorum. 10 numara oynarken de gol atabileceğim için mutluyum. Nerede olursa olsun oynamaktan mutluyum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Okan Buruk: "Buradan turla ayrılmayı hayal ediyorum" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Liverpool maçı öncesi yaptığı açıklamada, "Buradan turla ayrılmayı hayal ediyorum" dedi. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Liverpool ile oynayacakları rövanş maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularına yanıtladı. Buruk, "Bu stadyumda olmak gerçekten çok güzel. Buraya girmek, yarınki maçı burada hayal etmek, kafamızda oynamak güzel. Türk futbolu için de çok önemli bir gece, sadece Galatasaray için değil. Şampiyonlar Ligi serüvenimizde inişlerimiz çıkışlarımız oldu ama çok da tecrübelendik. Bu tecrübeyi yarın sahaya yansıtmamız gerekiyor. Çok iyi bir takıma karşı oynayacağız. Hem futbolcuları hem teknik adamı çok önemli isimler. Geçen senenin şampiyonu. Bu sene en büyük hedefleri Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olmak. Rakibimizi 2 kere yendik ama bunlar kendi sahamızdaydı. Şimdi yeni bir serüven, deplasmanda oynayacağımız bir maç. Oyuncularıma inanıyorum. Verebileceklerinin en fazlasını verip neden buradan turla ayrılmayalım diye hayal ediyorum. İnşallah bu hayalimizi gerçekleştiririz" diye konuştu. "Ligde ve Avrupa’da çok başarılı gidiyoruz" Takım olarak iyi durumda olduklarını belirten Okan Buruk, "Yükselen bir performansımız var. Öz güvenimiz yüksek, daha iyi bir takım olduk, birbirimizi daha çok tanıdık. Ligde ve Avrupa’da çok başarılı gidiyoruz. Oyuncularımızın değerleri artıyor, Gabi gibi bir oyuncumuzun milli takıma seçilmesini sağlıyor. Ona böyle bir çağrı geldi. İnşallah burada ve sonra da milli takımda başarılı olacak. Liverpool’un ilk maçtaki 11’leri sürprizdi. Gomez’i bekliyordum. Oynadıkları opsiyon vardı. Yarın için sakatlığı var, büyük ihtimal oynamayacak diye okudum. Sağ bekte hep değişiklikleri var. Orta sahada Mac Allister, Gravenberch, Szoboszlai’nin olduğu, kanatta Gakpo ve Salah oynarsa Wirtz hangi pozisyonda oynayacak? 4 oyuncuyu da oynatmak için Szoboszlai’yi sağ bekte oynatıyor. Yarın ofansif oyun için bunu da düşünebilir. İlk maçta Wirtz’in kenardan içeri çok girmesi, ilk 5-10 dakika buna karşı yerleşemedik ama sonra hallettik. Rakibimizi tanıyoruz, ne yapacaklarını biliyoruz. Onlar da bizi tanıyor. Biraz kendi oyunumuza odaklanmalıyız, neleri iyi yapabiliriz, bunu düşüneceğim. Sadece takım değerleri üzerinden değerlendirme yapmak doğru olmaz. İyi oyunculara sahip olmak önemli. Galatasaray’ın da iyi oyuncuları var. Kazanırsak çok sevineceğiz. Başaramazsak çok üzüleceğiz. Biz buraya kadar geldik, burada kaybettik diye düşünmeyeceğiz, her türlü üzüleceğiz. Kazanma şansımız var, bu taraftan düşünmek istiyorum. Oyuncularım da böyle düşünmeli. Kazanırsak nereye gideriz, bunu düşünmek daha doğru olacak" açıklamasında bulundu. "Onlar için oynayacağız" Sarı-kırmızılı taraftarların tribünde olmayacağının hatırlatılması üzerine Buruk, "Taraftarların olması çok önemliydi ama bu da bir motivasyon. Bu ceza adil değil. Galatasaray taraftarı bölümünün, Liverpool’a verilmesi de doğru değil. Farklı kişinin hatasından farklı kişiler ceza alıyor. Cezalandırma doğru değil, adil değil. Haklı değil. Burada taraftarımız için oynayacağız. Nereye gidersek gidelim bizi destekliyorlar. Onlar için oynayacağız. Bu bizim için önemli bir fırsat" sözlerini sarf etti. "Buraya sadece kaybetmemeye gelmedik" İngiltere’ye sadece kaybetmemeye gelmediklerini vurgulayan Okan Buruk, "Bizim bir oyunumuz var. Hep bu oyunu oynamak, üzerinden gitmek istiyoruz. Rakibin de bir oyunu var. Onlar bizi, biz onları biliyoruz. Sadece buraya kaybetmemeye gelmedik. Biz tabii ki gol yememek için değil gol atmak için oynamalıyız ki bu tür maçlarda başarılı olalım. Juventus maçında kötü bir tecrübe yaşadık, iyi bir ders oldu. Yarın neleri daha iyi yapabileceğimizi göstermek... Maç hiçbir türlü erken bitmeyecek, 0-0, 1-0, 0-1... Hangi sonuç olursa olsun 90 dakikaya gidecek bu maç. Her dakika oyunun içinde olmalıyız, sadece başlayan değil devam edecek de çok önemli oyuncularımız var. Kulübeden gelip katkı yapmaları da çok önemli olacak" diyerek sözlerini tamamladı.
Adana Adana’da 2 bin 305 personelle ‘Huzur ve Güven’ uygulaması Adana’da 2 bin 305 polis ve jandarmanın katılımıyla ‘Huzur ve Güven’ uygulaması gerçekleşti. Uygulama noktalarını denetleyen Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Adana’nın huzuru ve güvenliği için mahalle mahalle, sokak sokak arkadaşlarımız uygulama yapıyor" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığına bağlı 2 bin 305 personel ile kent genelinde ‘Huzur ve Güven’ uygulaması gerçekleştirdi. Yaklaşık 80 ayrı nokta yapılan uygulamada trafik ve asayiş yönünden denetlemeler yapıldı. Adana Valisi Mustafa Yavuz, uygulama noktalarında denetim yaptı. Vali Yavuz, uygulama noktasında durdurulan araçtaki vatandaşlarla sohbet ederek bayramlarını kutladı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, "Geçen hafta yine il genelinde güvenlik ve asayiş uygulamamız yaptık. Vatandaşlardan çok güzel geri dönüşler aldık. Bayrama ikin gün kala il genelinde emniyet ve jandarmamızla 2 bin 305 personelimiz ile sahadayız. Vatandaşlarımızın bayramlarını tebrik ettik, onları huzuru ve güvenliği için sahada olduğumuzu, onlar için 24 saat çalışacağımızı paylaştık. Sahadayız, güvenlik ve asayiş uygulamalarımızla sadece asayiş değil narkotik ve yunus ekiplerimizle Adana’nın huzuru ve güvenliği için mahalle mahalle, sokak sokak arkadaşlarımız uygulama yapıyor. Bizler Adana’nın huzurunun ve güvenliğinin dünden daha iyi olacağına, yarın daha iyi olacağı noktasında ümitvarız. Bayram tedbirlerini planladık, 10 gün boyunca hem asayiş, trafik, narkotik açıkçası tüm unsurlarımızla sahada olacağız" ifadelerine yer verdi.