Yerel Haberler
İstanbul
Bayram tatilinde İstanbul’da kalan vatandaşların Bebek Sahili’nde deniz keyfi 28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:52:23 Kurban Bayramı’nın ikinci gününde tatilini İstanbul’da geçiren vatandaşlar, güzel havayı fırsat bilerek sahillere akın etti. Bebek Sahili’ni tercih eden vatandaşlar park ve yeşil alanlarda vakit geçirirken, bazı vatandaşlar ise denize girerek serinlemeyi tercih etti. 9 günlük Kurban Bayramı tatilini İstanbul’da tatil yaparak değerlendiren vatandaşlar, güneşli havayı fırsat bilerek sahillere yöneldi. Bebek Sahili ve İskelesi’nde yoğunluk yaşanırken, vatandaşların bir kısmı park ve yeşil alanlarda vakit geçirdi, bazıları ise denize girerek serinlemeyi tercih etti. "Antalya’dan geldim, gayet güzel denize giriyoruz" Antalya’dan İstanbul’a geldiğini belirten bir vatandaş, "Dün yollar boştu İstanbul boşaldığı için Antalya’dan geldim, gayet güzel denize giriyoruz, su 15-16 derece sakin olduğu için tatili burada geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Parklarda ve sahillerde insanlar keyif alıyor" İstanbul’da tatilin keyfini çıkardığını belirten Onur Sütçü, "Tatil bizim için çok güzel geçiyor, trafiksiz bir İstanbul, istediğimiz yere 15 dakikada ulaşım sağlayabiliyoruz. Herkes mutlu bir şekilde kendince eğleniyor parklarda ve sahillerde insanlar keyif alıyor. Trafik hiç yok keşke hep böyle olsa" diye konuştu. "9 günlük tatili dolu dolu yaşıyoruz" Arkadaşı ile birlikte 9 günlük tatili değerlendirdiğini ifade eden bir vatandaş ise "9 günlük tatile çıkmamız çok güzel, dolu dolu yaşıyoruz, İstanbul’un her yerini geziyoruz, yaza da girmiş olduk. Arkadaşımla birlikte geziyoruz şu an Boğaz turu yaptık" dedi. Sahilde devamlı yüzdüğünü ifade eden Mehmet Ali Öztürk, "Yaz, kış demeden her sene buradayım devamlı denize girerim, bayramda da buradayız. Bizim için sezon bitmiyor yaz, kış devamlı yüzüyoruz" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:52 Kurban Bayramı’nda İstanbul boş kaldı, trafik sadece Arnavutköy’de vardı 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde İstanbul genelinde trafik yoğunluğu tarihi seviyelere kadar düşerken, megakentte yoğunluğun yaşandığı tek noktalardan biri Arnavutköy oldu. Kurban kesimi için Arnavutköy ve Çatalca gibi kırsal bölgelere giden vatandaşların dönüş yolculuğu sırasında Eski Edirne Asfaltı Caddesi’nde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Trafik yoğunluğu havadan görüntülendi. Kurban Bayramı tatili nedeniyle milyonlarca İstanbullunun şehir dışına çıkmasıyla birlikte İstanbul genelinde yollar boş kaldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerine göre kent genelinde trafik yoğunluğu bazı saatlerde yüzde 4 ve yüzde 5 seviyelerine kadar düştü. Bayramın ilk gününde yoğunluğun zaman zaman yüzde 2’ye kadar gerilediği görülmüştü. Megakentte D-100, TEM Otoyolu ve bağlantı yollarında trafik akıcı şekilde ilerlerken, Kurban Bayramı’nın ikinci günü akşam saatlerinde İstanbul’da yoğunluğun yaşandığı noktalardan biri Arnavutköy oldu. Kurban kesimi için Arnavutköy, Çatalca ve çevredeki kırsal bölgelere giden vatandaşların dönüşe geçmesiyle birlikte Arnavutköy ilçesinden İstanbul’un diğer ilçelerine bağlantıyı sağlayan Eski Edirne Asfaltı Caddesi’nde uzun araç kuyrukları oluştu. Özellikle İstanbul istikametinde tüm şeritlerin araçlarla dolduğu görülürken, Arnavutköy yönüne olan karşı şeritte ise trafiğin tamamen açık olduğu dikkat çekti. Kilometrelerce uzayan araç kuyruğu havadan görüntülendi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:46 Bayram tatilinde İstanbul’da kalan vatandaşların Bebek Sahili’nde deniz keyfi Kurban Bayramı’nın ikinci gününde tatilini İstanbul’da geçiren vatandaşlar, güzel havayı fırsat bilerek sahillere akın etti. Bebek sahilini tercih eden bazı vatandaşlar park ve yeşil alanlarda vakit geçirirken, bazı vatandaşlar ise denize girerek serinlemeyi tercih etti. 9 günlük Kurban Bayramı tatilini İstanbul’da tatil yaparak değerlendiren vatandaşlar, güneşli havayı fırsat bilerek sahillere yöneldi. Bebek Sahili ve İskelesi’nde yoğunluk yaşanırken, vatandaşların bir kısmı park ve yeşil alanlarda vakit geçirdi, bazıları ise denize girerek serinlemeyi tercih etti. "Antalya’dan geldim, gayet güzel denize giriyoruz" Antalya’dan İstanbul’a geldiğini belirten bir vatandaş, "Dün yollar boştu İstanbul boşaldığı için Antalya’dan geldim, gayet güzel denize giriyoruz, su 15-16 derece sakin olduğu için tatili burada geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Parklarda ve sahillerde insanlar keyif alıyor" İstanbul’da tatilin keyfini çıkardığını belirten Onur Sütçü, "Tatil bizim için çok güzel geçiyor, trafiksiz bir İstanbul, istediğimiz yere 15 dakikada ulaşım sağlayabiliyoruz. Herkes mutlu bir şekilde kendince eğleniyor parklarda ve sahillerde insanlar keyif alıyor. Trafik hiç yok keşke hep böyle olsa" diye konuştu. "9 günlük tatili dolu dolu yaşıyoruz" Arkadaşı ile birlikte 9 günlük tatili değerlendirdiğini ifade eden bir vatandaş ise, "9 günlük tatile çıkmamız çok güzel, dolu dolu yaşıyoruz, İstanbul’un her yerini geziyoruz, yaza da girmiş olduk. Arkadaşımla birlikte geziyoruz şu an Boğaz turu yaptık" dedi. Sahilde devamlı yüzdüğünü ifade eden Mehmet Ali Öztürk, "Yaz, kış demeden her sene buradayım devamlı denize girerim, bayramda da buradayız. Bizim için sezon bitmiyor yaz, kış devamlı yüzüyoruz" diye konuştu.
Gezer Ayakkabı’nın 25’inci geleneksel iftar buluşması gerçekleştirildi
10 Mart 2026 Salı - 16:46 Gezer Ayakkabı’nın 25’inci geleneksel iftar buluşması gerçekleştirildi Türk ayakkabı sektörünün köklü markalarından Gezer Ayakkabı’nın Ramazan aylarında geleneksel olarak düzenlediği iftar programının 25’incisi İstanbul’da gerçekleştirildi. İş, siyaset ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği programda birlik, dayanışma, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilir üretim mesajları verildi. Gezer Ayakkabı’nın her yıl Ramazan ayında düzenlediği geleneksel iftar buluşmasının 25’incisi, 4 Mart’ta İstanbul Avcılar’daki İBB Avcılar Deniz Köşk Davet Salonu’nda gerçekleştirildi. Gezer Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Özalp ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen programa yaklaşık 700 davetli katıldı. Programda iş dünyası, siyaset ve sektör temsilcileri Ramazan ayının manevi atmosferinde aynı sofrada buluştu. İftar programına TBMM eski üyesi Metin Külünk, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, sektör temsilcileri, iş insanları ve Gezer Ayakkabı çalışanları katıldı. Programda konuşan Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, konuşmasına Bakara Suresi’nin 185’inci ayetini okuyarak başladı ve davetlileri "Esselamu aleykum" diyerek selamladı. Geleneksel iftar buluşmalarının 25 yıldır kesintisiz şekilde devam ettiğini belirten Özalp, bu buluşmaların Gezer Ayakkabı’nın kurumsal kültürünün önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti. 25 yıldır aynı geleneğin sürdürülmesinin güçlü bir güven ve aidiyet duygusunun göstergesi olduğunu belirten Özalp, markanın 1968 yılından bu yana büyüyen bir aile olduğunu söyledi. İstanbul ve Bolu’daki üretim tesislerinde yaklaşık 1.500 kişinin istihdam edildiğini kaydeden Özalp, çalışanlar, iş ortakları ve paydaşlarla birlikte büyük bir aile olduklarını dile getirdi. Konuşmasında Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) "Mü’minin mü’mine karşı durumu, parçaları birbirini destekleyen bir bina gibidir" hadis-i şerifini hatırlatan Özalp, birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Dünya gündemindeki gelişmelere de değinen Özalp, Gazze ve Doğu Türkistan’da yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade ederek, mazlum coğrafyalarda yaşanan acıların unutulmadığını söyledi. Özalp, adaletin ve vicdanın olmadığı bir dünyada gerçek başarının mümkün olmayacağını belirterek, şirket olarak her zaman mazlumların yanında olduklarını ifade etti. Konuşmasında çevre yatırımlarına da değinen Özalp, şirketin sürdürülebilir üretim konusunda önemli adımlar attığını belirtti. Fabrikaların çatılarına kurulan güneş enerjisi panelleri sayesinde enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 75’inin güneşten karşılanmaya başlandığını ifade eden Özalp, bu yatırım sayesinde karbon salımının önemli ölçüde azaltıldığını söyledi. Özalp, söz konusu yatırımın her yıl yaklaşık 100 bin ağacın doğaya kazandırılmasına eşdeğer bir çevresel katkı sağladığını belirtti. Gezer Ayakkabı’nın "Sıfır Atık Belgesi"ne sahip olduğunu da ifade eden Özalp, çevreye duyarlı üretim anlayışıyla sektörde örnek olmaya devam ettiklerini söyledi. Firmanın üretim ve ihracat hedeflerine ilişkin de bilgi veren Özalp, şirketin yıllık 100 milyon çift üretim kapasitesine sahip olduğunu ve ürünlerinin bugün 50’den fazla ülkeye ihraç edildiğini belirtti. İhracat ağını kısa süre içerisinde 60 ülkeye çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden Özalp, Amerika’dan Afrika’nın en uç noktalarına kadar uzanan yeni pazarlarda büyümeyi planladıklarını ifade etti. Özalp, 60 yıllık tecrübeyi ileri teknoloji ve çevre hassasiyetiyle birleştirerek küresel pazarda güçlü bir marka olmaya devam edeceklerini dile getirdi. Deniz manzarası eşliğinde gerçekleşen iftar programı, farklı birimlerden çalışanların, sektör temsilcilerinin ve davetlilerin bir araya gelmesine ve kaynaşmasına da vesile oldu. Program boyunca davetliler sohbet etme ve hatıra fotoğrafı çektirme imkânı buldu. Programın sonunda yaklaşan Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Osman Özalp, geleneksel iftar buluşmasının gelecek yıllarda da devam edeceğini belirterek organizasyona katılan tüm davetlilere teşekkür etti. Özalp ayrıca, gelecek yıl düzenlenecek 26’ncı geleneksel iftar programında yeniden bir araya gelmeyi temenni ettiklerini ifade etti.
Ekrem İmamoğlu: "Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum"
10 Mart 2026 Salı - 16:14 Ekrem İmamoğlu: "Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum" ‘Ekrem İmamoğlu, hakim karşısına çıktı. Duruşmada söz hakkı alarak sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu, "16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir" dedi. Duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması ikinci günüyle devam ediyor. Kimlik tespitleri ile başlayan duruşmada ardından iddianame özeti okundu. İddianame özetinin okunması yaklaşık 30 dakika sürdü. "Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum" Ardından sanık Ekrem İmamoğlu söz hakkı alarak sanık kürsüsüne geldi. İmamoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davası başlatılıyor. Adalet mülkün temeli ise sizin oradan bakışınız ile kimse suçlu değil. Bütün bu süreçte siz iddia makamı ile kutsal bir görevi yapıyorsunuz. 16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir. Bu siyasi bir davadır. Siyasi dava bugün başlamamıştır. Başsavcı görünümlü siyasetçi İstanbul’a gelmiş vazifesini tamamlamıştır. Başarılı olursan bakan olursun denilen kişi bakan olmuştur. Bu iş başından beri siyasidir. Bedelini siz ödersiniz ben değil. Televizyonda naklen yayınlansın dediğimizde herkesin tabi ki yayınlayalım dediği yerde bu duruma geldik. Bu gerginlik ile bu süreç yönetilemez. Adil bir yargılama benim hakkımdır. Ben Türkiye’nin ilk seçimde iktidarı olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Cumhurbaşkanı adayı burada konuşmazsa olmaz. Siz bana burada 15 dakika vermekle hiçbir şey kaybetmezsiniz. Lütfen burada bu yargılama sürecini düzene koyunuz. Turkuaz ve Yenişafak ahlaksız gruplarının sayfalarında ailemle ilgili ahlaksız haberler yayınlanıyor. Sayfa sayfa satır satır her arkadaşım hakkında alçak kurumlarda haberler yayınlanıyor. Düşünün başsavcı görünümlü siyasetçi kalktı buna asrın yolsuzluğu dedi. Böyle bir arsızlık olur mu" dedi. Mahkeme başkanı bu sırada "Dünden beri savunma alamadık lütfen tamamlayın" şeklinde uyarıda bulundu. İmamoğlu, "Barış adil özgür eşit bir mücadele ile sağlanır. Erdoğan 90’lı yıllarda rüşvetten yargılandı 1 gün hapiste kalmadı ben tecrit altındayım. Bu kime yapılmış bu ülkede. Müteahhitlik meraklısı başsavcı yan tarafa bina yapıyormuş. Başsavcı görünümlü siyasetçi. Siz emir kuluysanız kula kulluk ediyorsanız Allah ondan korusun. 107 arkadaşım savunma yapacak. Ben savunma sırasının bile tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Buradaki her arkadaşım öyle bir savunma yapacak ki çöp iddianamenin sayfası kalmayacak. Avukatlarım ile bir diyalog köprüsünün sizin için iyi olacağını düşünüyorum. El kol hareketi ile bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da da senli benli konuşularak başladı mesele. Benim de bir yanlışım olduysa affola. Diyalog olmadan bu süreç yönetilemez. Biz bu cennet vatanda Ramazan ayında neler yaşıyoruz. Ramazan ayı bitiyor bayram geliyor bu arkadaşları evine yollayın. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin" dedi. Öte yandan, duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi.
Trendyol 1. Lig’de 33, 34 ve 35. hafta maçlarının programı belli oldu
10 Mart 2026 Salı - 14:54 Trendyol 1. Lig’de 33, 34 ve 35. hafta maçlarının programı belli oldu Trendyol 1. Lig’de 33, 34 ve 35 hafta programları açıklandı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Trendyol 1. Lig’in 33, 34 ve 35. hafta programlarını duyurdu. 33. hafta 3 Nisan Cuma,4 Nisan Cumartesi ve 5 Nisan Pazar günleri oynanacak. 34. hafta ise 7 Nisan Salı, 8 Nisan Çarşamba ve 9 Nisan Perşembe günü gerçekleşecek. Açıklanan takvimde 35. hafta, 11 Nisan Cumartesi, 12 Nisan Pazar ve 13 Nisan Pazartesi günü sahne alacak. Trendyol 1. Lig’de 33, 34 ve 35. hafta maçları ve müsabakaların oynanacağı günler şu şekilde: 33. hafta 3 Nisan Cuma 14.30 Adana Demirspor - Manisa FK 17.00 Pendikspor - Atakaş Hatayspor 20.00 Bodrum FK - Ümraniyespor 20.00 Çorum FK - Bandırmaspor 4 Nisan Cumartesi 13.30 Ankara Keçiörengücü - Vanspor FK 13.30 Sarıyerspor - Serikspor 16.00 Erzurumspor FK - Iğdır FK 19.00 Sakaryaspor - İstanbulspor 5 Nisan Pazar 16.00 Özbelsan Sivasspor - Esenler Erokspor 19.00 Amed Sportif Faaliyetler - Boluspor 34. hafta 7 Nisan Salı 14.30 Bandırmaspor - Sarıyerspor 14.30 Atakaş Hatayspor - Adana Demirspor 17.00 Manisa FK - Pendikspor 20.00 Çorum FK - Bodrum FK 8 Nisan Çarşamba 14.30 Serikspor - Van Spor FK 17.00 Iğdır FK - Ankara Keçiörengücü 20.00 Ümraniyespor - Sakaryaspor 9 Nisan Perşembe 17.00 Boluspor - Özbelsan Sivasspor 20.00 İstanbulspor - Erzurumspor FK 20.00 Esenler Erokspor - Amed Sportif Faaliyetler 35. hafta 11 Nisan Cumartesi 13.30 Sarıyerspor - Atakaş Hatayspor 16.00 Pendikspor - Çorum FK 19.00 Bodrum FK - Bandırmaspor 12 Nisan Pazar 13.30 Van Spor FK - Manisa FK 16.00 Adana Demirspor - Iğdır FK 19.00 Ankara Keçiörengücü - Serikspor 13 Nisan Pazartesi 17.00 Özbelsan Sivasspor - İstanbulspor 17.00 Erzurumspor FK - Boluspor 20.00 Amed Sportif Faaliyetler - Ümraniyespor 20.00 Sakaryaspor - Esenler Erokspor
Türkiye’de 10 milyon kişi böbrek hastalığı riski altında
10 Mart 2026 Salı - 14:41 Türkiye’de 10 milyon kişi böbrek hastalığı riski altında Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’de 10 milyon kişinin böbrek hastalığı riski altında olduğunu söyledi. Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklama yapan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen; Türkiye’de kronik böbrek hastalığının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, organ bağışı ve erken tanının hayati önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Aydın Türkmen tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı yüzde 16 seviyesine ulaştı. Bu oranın yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek yetersizliği riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini belirten Türkmen; hastalığın sinsi ve ilerleyici yapısına dikkat çekerek erken tanının süreci durdurabileceğini veya yavaşlatabileceğini ifade etti. Vatandaşların düzenli sağlık kontrolü yaptırmasının büyük önem taşıdığını belirten Türkmen; hastalık, böbrek fonksiyonlarının yüzde 15’in altına düştüğü son evreye ulaştığında hastalar için diyaliz veya organ naklinin hayati seçenekler olduğunu söyledi. Her yıl yaklaşık 13 bin yeni hastanın diyaliz sistemine dahil olduğunu belirten Türkmen, Türkiye’de yıllık organ nakli sayısının yaklaşık 3 bin 500 seviyesinde kaldığını ifade etti. Organ naklinin hastalara yalnızca daha yüksek yaşam kalitesi sunmadığını, aynı zamanda diyalize göre yaşam süresini de anlamlı şekilde uzattığını dile getirdi. Türkiye’nin organ nakli cerrahisinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Türkmen, bağış oranlarının ise istenilen seviyede olmadığını vurguladı. Batı ülkelerinde organ nakillerinin yüzde 90’ının kadavradan gerçekleştirildiğini ifade eden Türkmen, Türkiye’de ise bu oranın tam tersi olduğunu ve nakillerin yüzde 90’ının canlı donörlerden yapıldığını söyledi. Milyon nüfus başına düşen kadavra bağış sayısının Türkiye’de 5 civarında olduğunu belirten Türkmen, bu rakamın ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerinde olduğunu dile getirdi. Çapraz nakil sistemi nakil sayısını artırabilir Donör sıkıntısının aşılması için çapraz nakil sisteminin önemine dikkat çeken Türkmen; doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının, nakil sayılarını en az %10 artırabileceğini söyledi. Yeni yönetmeliklerle beyin ölümü tespit edilen vakalarda aileye haber verme sürecinin kolaylaştırılmasının bilimsel açıdan olumlu bir gelişme olduğunu belirten Türkmen, toplumsal farkındalığın da artırılması gerektiğini ifade etti. Nakilli annelerin başarı öyküsü Organ naklinin yalnızca bir tedavi yöntemi olmadığını, aynı zamanda hastalar için yeni bir hayat anlamına geldiğini belirten Türkmen; diyaliz aşamasındaki kadın hastaların anne olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu söyledi. Başarılı bir böbrek nakli sonrası ise birçok hastanın sağlığına kavuşarak bebek sahibi olabildiğini ifade eden Türkmen, kliniklerinde nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastanın bulunduğunu belirtti. Türkmen; erken tanı, organ bağışı bilincinin artırılması, nakil sonrası düzenli takip ve merkezlerin sağ kalım oranlarına göre denetlenmesinin Türkiye’nin böbrek sağlığı politikası açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.