Yerel Haberler
İstanbul
Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası gerçekleştirildi
13 Mart 2026 Cuma - 09:27 Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası gerçekleştirildi Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 1996 yılında meydana gelen kazada hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan filmin galası yapıldı. Susurluk’ta 1996 yılında meydana gelen kazada hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan filmin galası, Şişli’de düzenlendi. Yönetmenliğini Deniz Enyüksek’in yaptığı ve başrollerini Vedat İnceefe ve Eren Vurdem’in yaptığı filmin galasına Türkiye Futbol Federasyon (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Oktay Kaynarca, Cem Gelinoğlu, Emel Müftüoğlu, Hakan Ural ve Abdullah Çatlı’nın eşi Meral Aydoğdu, kızları Gökçen ve Selcen Çatlı ile davetliler katıldı. Gala programında önce katılımcılar hep beraber iftarını açtı. Ardından seremonin ardından filmin gösterimi yapıldı. Davetliler, oyuncular ve Abdullah Çatlı’nın aile üyeleri ile birlikte izledi. "Güzel bir film vizyona girecek" Filmde Çatlı’yı canlandıran başrol oyuncusu Vedat İnceefe, "Bir insanın hayatını canlandırdık. Herkesin merak ettiği bir insanı beyaz perdeye taşıdık. Bu çok güzel bir duygu. Bu benim ilk projem olması sebebiyle biraz benim için zordu. Üstesinden geldik diye düşünüyorum. Güzel bir film vizyona girecek" dedi. Abdullah Çatlı rolüne seçilme sürecine ilişkin İnceefe, "Oğlumun futbol idmanı esnasında yapımcılardan Engin Okur beni görmüş, Senaristimiz Onur Tan’a söylüyor. O dönem bu rol için birisi aranıyor. Beni aradılar ama işin ne olduğunu gidince öğrendim. Onur Tan beni gördükten 5 dakika sonra bana sen O’sun dedi. Ardından süreç böyle gelişti. Aileden önce Gökçen ve Selcen Çatlı ile tanıştım. İlk 2-3 dakika bana bakamadılar. "Herhalde benzetmediler" dedim. Selcen Hanım’ın gözünden bir yaş gelince sordum bana ‘bu kadar benzerlik olamaz’ dediler" diye yanıtladı. Abdullah Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı ise "Hem çok mutluyum hem çok hüzünlüyüm. Çok mutluyum çünkü bizim inandığımız bir mücadeleye, bir davaya birçok kitlenin bize inanması ve destek vermesi tabii ki beni çok mutlu ediyor. Bir yandan da hüznün adı malum. Biz babam Abdullah Çatlı ile bir döneme tanıklık ettik. Bu film ile bu tanıklığı Türkiye’mize kazandırmaya gayret ettik. Biz Vedat Bey’i ilk gördüğümüzde ben hiç konuşamadım, kardeşim Selcen de aynı şekilde. Çünkü çok fazla babama benziyordu. Biz konuşamayınca Vedat Bey de kendisini benzetemediğimizi düşünmüş. Halbuki biz çok duygusallaşmıştık. İnsan insana benzer ama el hareketleri dahi olmak üzere fazlaca benzerlik var. Vedat Bey film başlamadan önce bile Çatlı rolüne başlamış gibiydi. Onun için çok uzun ve çok da yorucuydu ama çok gönülden oynadı" diye konuştu. Galaya katılan oyuncu Cem Gelinoğlu ise "Bir sinema filmi yapmak gerçekten kolay değil. Çok fazla emek verildiğini biliyorum. Umarım karşılığını alırlar. Benim alanım komedi bu bir dram filmi ama gerçekten büyük bir kalabalık var. İnsanların ilgisini çeken bir konu" şeklinde konuştu. "Kamuoyunun bildiklerinin dışında bir hayat yaşadım, vatan sağolsun" Abdullah Çatlı’nın eşi Meral Aydoğan ise "Kamuoyunun bildiklerinin dışında bir hayat yaşadım. Karar anlarını, baskıyı, yükü gördüm. Bu yükün altında eğilmeyen bir hayata tanıklık ettim. Ruhu şad olsun. Bu filmde emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Sanat aracılığıyla geçmişteki ağırlıklarımızı tekrar düşünmek için buradayız. Vatan sağ olsun" dedi.
Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması: Belediye Başkanı Ömer Günel’in de arasında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı
13 Mart 2026 Cuma - 09:25 Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması: Belediye Başkanı Ömer Günel’in de arasında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan ile Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş’in de bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kuşadası Belediyesi’ne yönelik ’rüşvet’ ve ’irtikap’ suçları iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen tanık ve müşteki beyanları, şüpheli ifadeleri, soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgeler, HTS kayıtları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporlar sonucunda incelenen hesap hareketleri gerekçesiyle Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Kuşadası İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, Kuşadası Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş, Belediye mimarı ve şehir plancısı Meral Celep, Kuşadası eski Spor Kulübü Başkanı ve iş adamı Ferdi Zenginoğlu ve iş adamı Hüseyin Kabasakal hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde Aydın, İzmir ve Antalya olmak üzere 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 6 şüpheli de gözaltına alındı.
İTO Başkanı Avdagiç: "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmemeliyiz"
13 Mart 2026 Cuma - 09:11 İTO Başkanı Avdagiç: "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmemeliyiz" İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmeden Türkiye’nin sanayi ekosistemini mutlaka muhafaza etmeli, yeniden tasarlamalı, güçlendirmeliyiz. Türkiye bunu yapacak güçte. Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip bir ‘sanayi sıçraması’ yapacak potansiyele sahibiz. Böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup daha üst sıralara çıkabiliriz" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, İTO’nun mart ayı Meclis toplantısında, Türkiye’nin sanayileşme vizyonundan bölgesel ve küresel gelişmelere kadar kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansına ilişkin Avdagiç, "Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansının sürdürülebilirliği için katma değerli üretim ve ihracat temelli bir büyüme kompozisyonunu güçlü şekilde tahkim etmemiz gerekiyor" dedi. Sanayileşme vizyonuna değinen Avdagiç, bu çerçevede ’erken sanayisizleşme’ tuzağına düşmeden ’Türkiye sanayi ekosistemi’ni yeniden tasarlamamız gerektiğini, Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip gerçek anlamda bir "sanayi sıçraması" yapacak potansiyele sahip olduğumuzu kaydetti. Avdagiç, bunu yapmaya da ihtiyacımız olduğunu, ancak böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup ilk sıralara çıkılmasının mümkün olacağını kaydetti. "Türkiye ’doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ve bölgesel gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şekib Avdagiç, "28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’ı bombardımanıyla bölgemizde yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Gücü elinde tutanlar, hiçbir hukuk kuralı tanımıyor." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde Türkiye’nin ilk günden beri aldığı vaziyeti, sorunları suhuletle çözüme kavuşturma çabalarının önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, "Türkiye bir yandan bölgesinde çıkan ateşi söndürmeye çalışıyor, diğer yandan bu ateşin kendisine sıçramaması için ’doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor" açıklamasını yaptı. Avdagiç, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiği mesafenin öneminin bir kez daha anlaşıldığını, ülkemizin bu gücü ve köklü diplomasi geleneğiyle coğrafyamızda bir istikrar ve barış adası olduğunu kaydetti. "Savaşın seyri uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek" Enerji piyasalarındaki gelişmelere de dikkat çeken Avdagiç, "Önce İsrail saldırganlığı, ardından İsrail ve ABD’nin başlattığı savaş sebebiyle Orta Doğu’da artan gerilim, enerji piyasalarında hızlı bir reaksiyona neden oldu. Petrol fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girmesi küresel enflasyonu yeniden tartışmaya açtı" ifadelerini kullandı. Avdagiç, savaşın boyutlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Genel tabloya bakıldığında bu savaş yalnızca askeri bir kriz değildir. Aynı zamanda enerji güvenliği, küresel ekonomi ve büyük güç rekabetinin kesiştiği bir jeopolitik sınavdır. Bu nedenle savaşın seyri yalnızca Orta Doğu’nun değil, dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek." "Türkiye hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri" Türkiye’nin jeopolitik konumunu değerlendiren Avdagiç, şunları kaydetti: "Türkiye, ne yazık ki dünya jeopolitik risk haritasının tam da merkezinde yer alıyor. Üç tarafımızda sıcak savaş ya da çatışma ortamı devam ediyor. Dolayısıyla, dünyadaki birçok ülkeye göre jeopolitik risklerden kaçınılmaz olarak daha fazla etkilenebiliyoruz." Avdagiç, Türkiye’nin bölgesel rolüne ilişkin ise "ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye, bölgesel dengeyi koruyan bir aktör rolü oynuyor. Türkiye’nin hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri olması, bu rolün etkinliğini önemli ölçüde artırıyor. Yine bu özelliği, Türkiye’yi satranç tahtasında bir taş değil, dengeyi kuran oyuncu pozisyonuna taşıyor" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hariciyemizin, kısaca ’Türkiye aklının’ ortaya koyduğu yaklaşımın, ülkemizin çıkarlarını en üst düzeyde koruyan bir yaklaşım olduğunu belirtmeliyim. Ülkemizin bu coğrafyanın kadim ve belirleyici bir aktörü olarak uyguladığı politikayı, iş dünyası olarak takdirle ve soğukkanlılıkla izliyoruz" açıklamasını yaptı. Ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soru Yılın geri kalanına ilişkin ise Avdagiç, "Kısaca enerji fiyatlarının seyri ile birlikte küresel finansal koşullar ve iç talepteki dengelenmenin hızı; yılın geri kalanında ekonomik görünümü şekillendiren faktörler olacak" dedi. Avdagiç, ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soruya da dikkat çekerek, şunları kaydetti: "Üç soruya, yani birincisi enflasyonun düşüş hızının korunup korunamayacağı, ikinci olarak enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisi ve üçüncüsü para politikasının ne ölçüde sıkı kalacağı sorularına verilecek cevaplar, bizim için çok önemli. Bu üç faktörün seyri, Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki büyüme ve istikrar dengesini belirleyen temel parametreler olacak." "AB ile ticaret Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor" Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen İTO Başkanı Avdagiç, "Avrupa Birliği’nin sanayisini korumak amacıyla açıkladığı ’Made in EU’ programına ilişkin taslakta Birliğin anlaşması bulunan ticaret ortaklarını da çerçeveye dahil edeceğine yönelik mesajını memnuniyet verici buluyoruz. Ticaret Bakanlığımızın AB ile yakın diyaloğunun sonucunda oluşan Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği’nin anılan politika çerçevesi içinde tanınmasını olumlu görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, şunları söyledi: "AB ile ticaret, Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor. Dolayısıyla bu pazarın ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknolojili yeni tedarik üssü olma hedefini dış ticaret politikasının odağı haline getirmek zorundayız. Türkiye olarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu yeni gelişmeler, ’Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma’ riskini ortadan kaldıracaktır. AB ile yürütülen gerçekçi, yapıcı ve sonuç alıcı çalışmaları için Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum."
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi
13 Mart 2026 Cuma - 05:47 AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ‘Ramazan Etkinlikleri’ kapsamında İstanbul’da çalışan basın mensuplarıyla sahur etkinliğinde bir araya geldi. İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in ev sahipliğinde AK Parti İstanbul İl Binası’nda gerçekleşen Medya Sahuru Programı’na İstanbul basınının temsilcileri yanı sıra AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar da katıldı. "Aslında biz dava arkadaşıyız" Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hamdolsun güzel bereketli bir Ramazan ayını bu sene ülkemizde idrak ediyoruz. Güzel bir gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Böylesine güzide bir topluluğa ev sahipliği yapıyor olmak bizler için de büyük bir mutluluk bunu özellikle paylaşmak istiyorum. Faruk Başkanımız, İstanbullu kendisi. Biz kendisiyle İstanbul’da birçok toplantı icra ettik kendisiyle. Allah razı olsun, Genel Merkez Medya ve Tanıtım Başkanlığımızın her daim desteğini İstanbul teşkilatımız en üst ölçekte kendilerinden alıyor. Kendisi ve kıymetli ekibine hem katkıları hem de katılımları için özellikle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bir diğer özel teşekkürü de siz kıymetli basın mensuplarımıza etmek istiyorum. Aslında biz dava arkadaşıyız. Ülkemizin geleceği adına hep birlikte farklı alanlarda mücadeleler yürütüyoruz. Siyasetçinin işi zordur, zaman ve mesai mefhumu yoktur ama gazetecinin de basın mensubunun da aynı şekilde zamansız ve mekansız bir çalışma disiplini vardır. Hatta ölümü dahi göze alan ve şehit olan birçok basın mensubumuz olmuştur. Bu vesileyle Rahmet-i Rahman’a kavuşan, görev başında şehit olan geçmiş dönem basın mensuplarımıza da yüce Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah daha güzel bir Türkiye için, daha güzel bir bölge için, daha güzel bir dünya ve gelecek için hep birlikte bu güzelliği daha da büyütecek bir anlayışı kol kola, gönül gönüle yürüteceğiz diyorum. Tekraren teşrifleriniz için, bu salonu şenlendirdiğiniz için ve bizleri burada yalnız bırakmadığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum." dedi. "Şu anda AK Parti’de 94 ruhu havası var" AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar ise, "Ben iletişimin değişik alanlarında bulunan siz değerli arkadaşlarıma, meslektaşlarıma teşrif ettiğiniz için, beraberce bu güzel havayı soluduğumuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Bu Ramazan bir gazeteci arkadaşımız beni aradı ve dedi ki, ‘94 ruhu diye bir ezber var buna tekrar dönebilir misiniz diye düşünürken, Şu anda AK Parti de bir 94 ruhu havası var. Siz ne yapıyorsunuz?’ dedi. Ben de Abdullah Başkanımın anlattıklarını ona anlattım. ‘Kadın kolları sahada, gençlik kollarımız sahada. Teşkilatımızın her bireyi ’Bu ramazanda sıkılmadık el bırakmayacağız, muhatap olacağımız tüm ilgili paydaşlarımızla bir araya gelmeye gayret göstereceğiz’ dedik. Sizin vesilenizle de bunu toplumumuzla paylaşmaya gayret gösterdik. Tabi Cumhurbaşkanımızda buna önderlik ettiği için, her akşam bir program yaptı, ilgili bir paydaşla bir araya geldi. Hepimiz de buradan aldığımız ilhamla bugün ben basından, medyadan sorumlu kişi olarak, AK Parti’nin iletişiminin sorumlusu olarak bugün ilgili paydaşlarımla bir araya geliyor olduğum gibi hepimiz bu dokunuşları yapmaya ilgili paydaşlarla bir araya gelmeye gayret gösterdik. Buraya gelmeden önce Cumhurbaşkanımız henüz İstanbul’a inmişti. Abdullah Başkanım kendisini karşıladı. Ben erken gelip iletişim fakültesi öğrencilerimizle birlikte iftar yapmıştım. Kendisi buraya da gelecekti ama ben, ‘Efendim bugün İstanbul’da bulunan arkadaşlarımla bir araya geleceğim dedim. Her birinize ayrı ayrı selam gönderdi. Ben de vekili olarak çok büyük bir selamı size iletmiş oldum. Kadir Gecesi’ni bulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Rabbim bu manevi iklimi oluşturmaya sebep olan bu duygu çerçevesinde huzurlu bir bayram geçirmemizi de nasip etsin. Bizim mekanımız belli. Ankara’da Söğütözü’nde AK Parti Genel Merkezi diye bir mekan var. Burada her birinize söylüyorum. Her bir arkadaşım AK Parti Genel Merkezi’nin 6. katındaki Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nda bir odası olduğunu bilsin, her daim size kapımız açıktır," diye konuştu.
Osman Özköylü: "Bir türlü Bandırma takımına şansımız tutmadı"
12 Mart 2026 Perşembe - 23:04 Osman Özköylü: "Bir türlü Bandırma takımına şansımız tutmadı" Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, Bandırmaspor maçının ardından. "Bir türlü Bandırma takımına şansımız tutmadı" dedi. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Esenler Erokspor, evinde karşılaştığı Bandırmaspor ile 1-1 berabere kaldı ve ligde liderliğe yükseldi. Müsabaka sonrasında düzenlenen basın toplantısında Esenler ERokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, önce hayatını kaybeden eski takım arkadaşı ve Trabzonspor Yardımcı Antrenörü Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başlayıp ardından karşılaşmayı değerlendirdi. Özköylü "Gerçekten çok güzel bir insanı kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Şimdi o can kaybı varken biz burada puan kaybı yaşamışız. Şimdi ona mı üzüleceğiz? İnsan düşündüğü zaman canımız sağ olsun diyoruz. Bugün olmadı. Elimizden gelen çabayı gösterdik ama olmadı. Hayat devam ediyor. Bir şekilde hayatın akışında yapmamız gereken işi yapmak zorundayız. Bugün de çocuklar elinden yaptılar. Biraz tempomuz düşüktü, ilk yarıda özellikle çok istediğimiz organizasyonları yapamadık. Daha dikkatli, daha üretken olmamız gerekiyordu. Fakat ikinci yarı bunu daha da fazlalaştırdık. Oyuna aldığımız oyuncularla beraber daha etkili daha efektif olmaya çalıştık. Daha üretken olmaya çalıştık. Maalesef Arda Özçimen’i geçemedik. Gerçekten bugün çok ekstra bir maç çıkardı. Diyorsun ki; ‘Keşke kaleci kırmızı kart görmeseydi, belki başka şeyler olurdu’ diye düşünüyorsun. Ama kısmet böyleymiş bugün. Bandırmaspor’u da kutluyorum. Ben takımımdan, oynadığımız oyundan memnunum. Ellerinden el geleni yaptı çocuklar ama bugün bir şanssızlık vardı. Yani ilk yarıdaki Bandırma maçında da benzer bir tabloyu yaşadık. Sanki bir dejavu yaşıyoruz. Orada da rakip 9 kişi kalmıştı. Yine benzer bir maç olmuştu. Yine berabere bitmişti. Bugün de aynı şey oldu. Bir türlü Bandırma takımına şansımız tutmadı. Bir türlü pozisyonları değerlendiremedik. Gol atamadık, öne geçemedik. Halbuki çok erken rakip 10 kişi kalmıştı, bir avantaj elimize geçmişti. Öne de geçmiştik ama bunu kullanamadık. Şimdi yolumuza bakacağız, önümüze bakacağız. Dört gün sonra çok önemli bir deplasman maçımız var. Hemen hızlı bir şekilde oraya hazırlanıp telafiyi orada yapmaya çalışacağız inşallah" ifadelerini kullandı.
Mustafa Gürsel: "Bu maçta kazandığımız morali bundan sonraki sürece taşımamız lazım"
12 Mart 2026 Perşembe - 23:01 Mustafa Gürsel: "Bu maçta kazandığımız morali bundan sonraki sürece taşımamız lazım" Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, berabere kaldıkları Esenler Erokspor maçı sonrası, "Bu maçta kazandığımız morali bundan sonraki sürece taşımamız lazım" dedi. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Bandırmaspor, deplasmanda karşılaştığı Esenler Erokspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, öncelikle geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden teknik direktör Engin Fırat ve iki gün önce kalbine yenik düşen Orhan Kaynak için başsağlığı dileğinde bulundu. Ardından maçı değerlendiren Gürsel, "Daha oyun oturmadan bir pozisyon bulduk. Onun akabinde 10 kişi kaldık. 10 kişi kaldıktan sonra burada oynamak kolay değil. Bu sene şansımıza Erok’la hiç 11’e 11 maç oynayamadık. Yani ilk maçta da 9’a 11 oynamıştık. Hemen hemen çok uzun bir süre ama iki maç da berabere bitti. Oyuncularıma teşekkür ediyorum; ortaya koydukları mücadeleden ve karakterden ötürü. Buradan moral anlamında önemli bir puan aldık. 1-0 geriye düştükten sonra daha çok duran toplardan pozisyon aramaya başladık ve orada penaltıdan da olsa golü bulmamız bizim için önemliydi. Ve bunu ikinci yarı 50 dakika gibi bir süre sürdürmek, ikinci yarıda 2-3 tane pozisyona girmek tabii ki önemli. Rakibimize de bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum. Onların hedefleri, hedefi şu anda ilk iki. Bizimki de play-off. Herkes kendi hedefi için mücadele ediyor. Burada bu maçtan kazandığımız moral ve motivasyonu pazartesi günkü Iğdır maçına taşımamız lazım ki kendi hedefimize gidelim. Her takımla her yerde saygımız var. Oynayabilecek güçteyiz. Sadece bir puan aldık. Değerli bir puan aldık. Önemli bir rakipten bir puan aldık. Kendi hedefimize gitmek istiyorsak bu maçtaki moralimizi, kazandığımız pozitif ivmeyi bir sonraki maça ve bundan sonraki sürece taşımamız lazım Bandırmaspor camiasına da hayırlı olsun. 10 kişiyle 1 puan buradan inşallah kalan 8 maç için moral ve bir başlangıç olur" diye konuştu.
AK Parti’nin "Gelenekten Geleceğe İftarı"nda 400 usta sanatçı bir araya geldi
12 Mart 2026 Perşembe - 22:43 AK Parti’nin "Gelenekten Geleceğe İftarı"nda 400 usta sanatçı bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen "Gelenekten Geleceğe Bir İstanbul Buluşması" temalı iftar programında, geleneksel Türk-İslam sanatlarına hayat veren 400 usta isim aynı sofrada buluştu. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde geleneksel Türki-İslam sanatçısı için düzenlediği iftar programı gerçekleşti. İl Başkanlığında yapılan iftar programına AK Parti Genel Merkez Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Jülide İskenderoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İl Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgül ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen çok sayıda sanatçı katıldı. Sanatın medeniyetin en ince dili olduğunu vurgulayan AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgül, sanatçıların kültürel mirasın yaşayan taşıyıcıları olduğunu belirtti. Görgül, "Bugün burada bulunan her bir sanatkarımız, bu kadim mirasın çok kıymetli yaşayan taşıyıcılarıdır. Sizler asırlardan süzülüp gelen bu sanat damarını geleceğe taşıyan kıymetli emanetçilersiniz. İnanıyoruz ki toplumun ruhu kültür ve sanatında saklıdır. Eğer sanat ve zanaat yaşıyorsa, o toplumun hafızası da yaşıyor demektir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde 24 yıldır kültürel inşa çalışmaları yürüttüklerini ifade eden AK Parti Genel Merkez Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Jülide İskenderoğlu, "Gelenekli sanatlarımızı sadece müzelik değerler olarak görmüyoruz. Onları yaşayan ve hayatın içinde nefes alan birer disiplin olarak geleceğe taşımak, ’Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken o yüzyılın eserlerini ve kodlarını sizlerle belirlemek niyetindeyiz. Sanatçılarımızın emeğinin zayi olmadığı, sanatın el üstünde tutulduğu bu çalışmalara devam edeceğiz. Sizin dertleriniz derdimiz, başarınız gururumuz olacak" diye konuştu. "İstanbul, Yaradan’ın sunmuş olduğu en önemli sanat eseri" Kültür ve sanatına sahip çıkmayan bir milletin geleceği inşa edemeyeceğinin altını çizen AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, Yaradan’ın sunmuş olduğu en önemli sanat eserlerinin başında gelmektedir. Böylesine kutsal, tarihi ve kadim bir şehrin üzerinde yaşıyoruz. Napolyon’un ’Dünya tek bir ülke olsa başkenti İstanbul olurdu’ sözü çok iddialı ve yerindedir. Benim bir hayalim var; neden seneye İstanbul dünyada ’Ramazan’ın Başkenti’ olmasın? Tüm dünya insanları İstanbul’un ortaya koyduğu bu güzel resmi görmeye gelsinler. İl Başkanlığı olarak bu noktada bir çalışma yürüteceğiz" ifadelerini kullandı.