EKONOMİ - 13 Mart 2026 Cuma 09:11

İTO Başkanı Avdagiç: "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmemeliyiz"

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç: "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmemeliyiz"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmeden Türkiye’nin sanayi ekosistemini mutlaka muhafaza etmeli, yeniden tasarlamalı, güçlendirmeliyiz. Türkiye bunu yapacak güçte. Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip bir ‘sanayi sıçraması’ yapacak potansiyele sahibiz. Böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup daha üst sıralara çıkabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.



Avdagiç, İTO’nun mart ayı Meclis toplantısında, Türkiye’nin sanayileşme vizyonundan bölgesel ve küresel gelişmelere kadar kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.


Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansına ilişkin Avdagiç, "Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansının sürdürülebilirliği için katma değerli üretim ve ihracat temelli bir büyüme kompozisyonunu güçlü şekilde tahkim etmemiz gerekiyor" dedi.


Sanayileşme vizyonuna değinen Avdagiç, bu çerçevede ’erken sanayisizleşme’ tuzağına düşmeden ’Türkiye sanayi ekosistemi’ni yeniden tasarlamamız gerektiğini, Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip gerçek anlamda bir "sanayi sıçraması" yapacak potansiyele sahip olduğumuzu kaydetti.


Avdagiç, bunu yapmaya da ihtiyacımız olduğunu, ancak böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup ilk sıralara çıkılmasının mümkün olacağını kaydetti.


"Türkiye ’doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor"


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ve bölgesel gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şekib Avdagiç, "28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’ı bombardımanıyla bölgemizde yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Gücü elinde tutanlar, hiçbir hukuk kuralı tanımıyor." ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde Türkiye’nin ilk günden beri aldığı vaziyeti, sorunları suhuletle çözüme kavuşturma çabalarının önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, "Türkiye bir yandan bölgesinde çıkan ateşi söndürmeye çalışıyor, diğer yandan bu ateşin kendisine sıçramaması için ’doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor" açıklamasını yaptı.


Avdagiç, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiği mesafenin öneminin bir kez daha anlaşıldığını, ülkemizin bu gücü ve köklü diplomasi geleneğiyle coğrafyamızda bir istikrar ve barış adası olduğunu kaydetti.


"Savaşın seyri uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek"


Enerji piyasalarındaki gelişmelere de dikkat çeken Avdagiç, "Önce İsrail saldırganlığı, ardından İsrail ve ABD’nin başlattığı savaş sebebiyle Orta Doğu’da artan gerilim, enerji piyasalarında hızlı bir reaksiyona neden oldu. Petrol fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girmesi küresel enflasyonu yeniden tartışmaya açtı" ifadelerini kullandı.


Avdagiç, savaşın boyutlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Genel tabloya bakıldığında bu savaş yalnızca askeri bir kriz değildir. Aynı zamanda enerji güvenliği, küresel ekonomi ve büyük güç rekabetinin kesiştiği bir jeopolitik sınavdır. Bu nedenle savaşın seyri yalnızca Orta Doğu’nun değil, dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek."


"Türkiye hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri"


Türkiye’nin jeopolitik konumunu değerlendiren Avdagiç, şunları kaydetti:


"Türkiye, ne yazık ki dünya jeopolitik risk haritasının tam da merkezinde yer alıyor. Üç tarafımızda sıcak savaş ya da çatışma ortamı devam ediyor. Dolayısıyla, dünyadaki birçok ülkeye göre jeopolitik risklerden kaçınılmaz olarak daha fazla etkilenebiliyoruz."


Avdagiç, Türkiye’nin bölgesel rolüne ilişkin ise "ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye, bölgesel dengeyi koruyan bir aktör rolü oynuyor. Türkiye’nin hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri olması, bu rolün etkinliğini önemli ölçüde artırıyor. Yine bu özelliği, Türkiye’yi satranç tahtasında bir taş değil, dengeyi kuran oyuncu pozisyonuna taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.


Avdagiç, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hariciyemizin, kısaca ’Türkiye aklının’ ortaya koyduğu yaklaşımın, ülkemizin çıkarlarını en üst düzeyde koruyan bir yaklaşım olduğunu belirtmeliyim. Ülkemizin bu coğrafyanın kadim ve belirleyici bir aktörü olarak uyguladığı politikayı, iş dünyası olarak takdirle ve soğukkanlılıkla izliyoruz" açıklamasını yaptı.


Ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soru


Yılın geri kalanına ilişkin ise Avdagiç, "Kısaca enerji fiyatlarının seyri ile birlikte küresel finansal koşullar ve iç talepteki dengelenmenin hızı; yılın geri kalanında ekonomik görünümü şekillendiren faktörler olacak" dedi.


Avdagiç, ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soruya da dikkat çekerek, şunları kaydetti:


"Üç soruya, yani birincisi enflasyonun düşüş hızının korunup korunamayacağı, ikinci olarak enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisi ve üçüncüsü para politikasının ne ölçüde sıkı kalacağı sorularına verilecek cevaplar, bizim için çok önemli. Bu üç faktörün seyri, Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki büyüme ve istikrar dengesini belirleyen temel parametreler olacak."


"AB ile ticaret Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor"


Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen İTO Başkanı Avdagiç, "Avrupa Birliği’nin sanayisini korumak amacıyla açıkladığı ’Made in EU’ programına ilişkin taslakta Birliğin anlaşması bulunan ticaret ortaklarını da çerçeveye dahil edeceğine yönelik mesajını memnuniyet verici buluyoruz. Ticaret Bakanlığımızın AB ile yakın diyaloğunun sonucunda oluşan Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği’nin anılan politika çerçevesi içinde tanınmasını olumlu görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


Avdagiç, şunları söyledi: "AB ile ticaret, Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor. Dolayısıyla bu pazarın ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknolojili yeni tedarik üssü olma hedefini dış ticaret politikasının odağı haline getirmek zorundayız. Türkiye olarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu yeni gelişmeler, ’Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma’ riskini ortadan kaldıracaktır. AB ile yürütülen gerçekçi, yapıcı ve sonuç alıcı çalışmaları için Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK Koleji’nin Fuaye Sergisi Resmi 12 Mart etkinliğine damga vurdu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’ resmi valilik etkinlikleri, milli değerlerimizi ve istiklâl ruhunu güçlü bir şekilde vurgulayan anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. MTK Koleji görsel sanatlar öğretmenlerince hazırlanan fuaye alanında sergilenen dev görseller, el emeği dekorlar ve MTK Ortaokulu öğrencilerinin resim sergisi milli değerlerimizi, milletimizin istiklâl ruhunu estetik bir biçimde yansıtarak yüzlerce davetlinin de ilgisini çekti. "Korkma! Gençliğin Ruhu Burada!" temalı etkinliğe katılan Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay ve diğer protokol üyelerini; MTK Okul Müdürü Uzm. Öğretmen Uğur Göktaş, MTK Görsel Sanatlar Öğretmenleri Gözde Şener, Pınar Çekiç, Gamze Tuğlu ile MTK Koleji öğrencileri karşıladı ve sergideki eserler hakkında ayrıntılı bir bilgi verdi. Program boyunca, fuaye alanında çok sayıda katılımcının hatıra fotoğrafları çekildiği görüldü. Özellikle "Taceddin Dergahı" maketi bölümünde Milli Şairimiz "Mehmet Akif Ersoy"u canlandıran, MTK Müzik Öğretmeni Samet Gökçeoğlu’nun balmumu heykel zannedilmesi de akıllardan çıkmayacak bir anı olarak kaydedildi. Öğrencilerin emeği ve idareci ve öğretmenlerin özverisi büyük takdir topladı. Şehit Jandarma Binbaşı Kıvanç Cesur Ortaokulu Müdürü Savaş Sinan Koca’nın açılış konuşmasıyla başlayan salon programında ise okulun öğretmen ve öğrencilerinin sahnelediği gösteri büyük alkış aldı. İzleyenlere duygu dolu anlar yaşatan performans, milli ruhun derin anlamını bir kez daha hatırlattı. Salondaki yüzlerce kişi ellerindeki bayraklarla bu coşkuya eşlik etti. MTK Koleji’nin hazırladığı görkemli fuaye sergisi ile Kıvanç Cesur Ortaokulu’nun etkileyici sahne programı, İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105. yılında milli değerlerimizi ve İstiklâl ruhunu güçlü bir şekilde yansıtarak akıllardan çıkmayacak bir etkinliğe damgasını vurdu.
Erzurum Görme engelli öğrencilerden "TersAyna" projesi Erzurum Görme Engelliler Ortaokulu öğrencileri, Türkçedeki deyimlerin öğrenilmesini kolaylaştırmak amacıyla geliştirdikleri "TersAyna" projesiyle önemli bir başarıya imza attı. Proje, "Araştırma Projeleri Yarışması" kapsamında binlerce proje arasından seçilerek Trabzon’da düzenlenecek bölge yarışmasına davet edildi. Proje; Erzurum Görme Engelliler Ortaokulu Fen Bilimleri öğretmeni Özlem Ağgül danışmanlığında öğrenciler Gülistan Bazyel, Eylül Budak ve Damla Oğurlu tarafından hazırlandı. Çalışma, Türkçedeki deyimlerin daha anlaşılır ve kalıcı biçimde öğrenilmesini sağlamayı hedefliyor. Projede öğrencilerin deyimleri anlamakta yaşadığı güçlüklerden yola çıkıldı. Bu doğrultuda deyimler, Nasreddin Hoca’nın mizahi anlatım geleneğinden ilham alınarak yazılan özgün fıkralar aracılığıyla yeniden kurgulandı. Bu yöntemle deyimlerin soyut anlamı somut bir hikâye üzerinden aktarılırken, öğrencilerin kavramları daha kolay öğrenmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında bu yaklaşımla 20 farklı deyim için özgün fıkra hazırlandı. "TersAyna" projesi kapsamında geliştirilen yapay zekâ destekli dijital bot, fıkraları öğrencilere etkileşimli biçimde sunarak deyimlerin anlamını daha anlaşılır ve kalıcı hâle getirmeyi hedefliyor. Ayrıca "TersAyna: Fıkralarla Deyimler" adlı bir dijital kitap da hazırlandı. Kitapta fıkraların yanı sıra deyimlerin açıklamaları ve günlük hayattaki kullanım örnekleri yer alıyor. Proje kapsamında geliştirilen dijital asistana ChatGPT platformunun "Keşfet" bölümünden "TersAyna" araması yapılarak, deyimler kitabına ise Storyjumper uygulaması üzerinden erişilebiliyor. Projenin danışman öğretmeni Özlem Ağgül, çalışmanın yalnızca bir eğitim projesi olmadığını belirterek şunları söyledi: "Türkçenin zengin deyim dünyasını tüm öğrenciler için erişilebilir hâle getirmek istedik. Uygun ortam ve destek sağlandığında öğrencilerimizin ne kadar geliştirici ve üretken olabildiğini bu proje açıkça gösteriyor. Ayrıca geliştirdiğimiz model yalnızca görme engelli öğrencileri değil, tüm öğrenci profilini kapsayan bir öğrenme yaklaşımı sunuyor."
İzmir Kemalpaşa Halk Eğitimi Merkezinden anlamlı Ramazan Etkinliği: ’Maarifin Kalbinden, Ailenin Kalbine’ İzmir Kemalpaşa Halk Eğitimi Merkezi, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında ’Maarifin Kalbinden, Ailenin Kalbine’ temasıyla anlamlı bir sosyal sorumluluk çalışması gerçekleştirdi. Kemalpaşa Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla ulaşılan Ahmet ve Urbiye Karakuş ailesinin Kemalpaşa ilçesi Armutlu Mahallesi’nde bulunan tek katlı prefabrik evinde, kurum personeli ve öğretmenlerin katılımıyla gün boyu çeşitli iyileştirme çalışmaları yapıldı. Sabah saatlerinde ailenin evine giden Kemalpaşa Halk Eğitimi Merkezi personeli ve öğretmenleri, uzun süredir maddi imkânsızlıklar nedeniyle yapılamayan çatı onarımını gerçekleştirdi. Yapı Tasarım Öğretmeni Gürdal Bengün öncülüğünde oluşturulan ekip tarafından yapılan çalışmalar kapsamında evin çatı tamiratı yapılırken, kurum personeli ve öğretmenler de bahçe düzenlemesi, ev temizliği ve dış cephe boyama çalışmalarına katkı sağladı. Ayrıca ailenin kullanılamaz durumda olan buzdolabı ve çamaşır makinesi de hayırseverlerin desteğiyle yenilendi. Etkinliğe katılan Kemalpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Ogün Derse ile birlikte günün anısına zeytin fidanı dikimi gerçekleştirildi. Kemalpaşa İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hakan İpek ise yaptığı açıklamada, Halk Eğitimi Merkezi aracılığıyla tanıdıkları bu aile ile bağlarının devam edeceğini ifade ederek, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle gerçekleştirilen bu anlamlı çalışmada emeği geçen Kemalpaşa Halk Eğitimi Merkezi personeli ve öğretmenlerine teşekkür etti. Karakuş ailesi gün boyunca yalnız bırakılmazken, akşam saatlerinde de kurum öğretmenleri tarafından hazırlanan yemeklerle birlikte iftar programı düzenlendi. Kemalpaşa Halk Eğitimi Merkezi personeli ve öğretmenleri, Karakuş ailesiyle aynı sofrada bir araya gelerek Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. Gerçekleştirilen bu etkinlikle, eğitimin sadece sınıf ortamında değil, toplumun her kesimine dokunan bir gönül köprüsü olduğu bir kez daha gösterildi.