Yerel Haberler
İstanbul
İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı 15 Nisan 2026 Çarşamba - 21:08:35 ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında kameraları bantlayarak görüş açısının engellenmesini ve sinyal kesici cihazların getirtilerek örgütün illegal faaliyetlerinin ve mensuplarının deşifre olmamasını sağladığı iddia edilen Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 22. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı. Sanık Mustafa Akın hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede suç örgütü içerisindeki yöneticilerin hiyerarşisine dahil olmadığı, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü olduğu belirtilmişti. Akın’ın, suç örgütü liderinin katıldığı toplantılardaki kameralara bant çekerek görüş açısının engellenmesi, toplantı alanlarına sinyal kesici (JAMMER) cihazlarının getirtilerek örgütün illegal faaliyetlerinin ve mensuplarının deşifre olmamasını sağladığı aktarılmıştı. Akın’ın başkanlık konutundaki kamera kayıt cihazının tahrip edilmesi olayında talimat verdiği de iddianamede ifade edilmişti. "Olmayan bir örgütün ne üyesi oldum ne bir oluşumun içinde oldum" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Akın, "Emekli emniyet mensubuyum İBB’de kamu personeli olarak çalışmaktayım. Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olmasından sonra profesyonel bir çalışma arkadaşına ihtiyaç olduğu çok yakın bir müfettiş dostum tarafından bana iletildi. En son sayın başkanım ile görüştük ve işe alınmamdan sonra başarılı bir çalışma hayatı geçirdik. Ben sayın başkanım ile çalışmaktan çok mutluyum ve gurur duyuyorum. Ekrem İmamoğlu, özel koruma kararı ile koruma altında bulundurulan bir kişiydi. Kendisini korumak ile görevlendirilen 4 polis memuru ve valilik tarafından özel koruma izni ile birlikte İBB içerisinden seçilen bir ekip tarafından koruma ve kollama görevi yerine getirilirdi. Sinyal kesici cihazlar rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınmıştır. Biz de gerektiği takdirde bu cihazları yanımızda bulundurduk. Ben olmayan bir örgütün ne üyesi oldum ne bir oluşumun içinde oldum. Sayın başkan ile çalıştığım yıllar içerisinde ne böyle bir örgüte ne böyle bir oluşuma şahit olmadım. Ben buna 12 senede şahit olmaz mıyım?" dedi. "Başkanın toplantı öncesi ya da sonrası üzerini değiştirdiği alana bakan kameranın kapatılması olayıdır" Sanık Akın savunmasının devamında, "Jammer cihazları, sinyal kesici konusunda savunma yapacağım. Olası saldırıları engellemek için önleyici ve caydırıcı olması açısından koruma ekibi tarafından ortak bir kararla alınan koruma ekiplerinden birisidir. Ayrıca hiçbir yerde gizli bir toplantıya şahit olmadım. Yanımızda devletimizin görevlendirdiği 2 polis memuru vardı. Böyle bir şeyin olması mümkün değildir. Toplantılarda ve başkanın bulunduğu alanlarda bu tedbirleri alıyorduk. Amacımız meydana gelecek olası bir saldırıya karşı önleyici ve caydırıcı tedbirleri alabilmekti. Haberleşmenin engellenmesi gibi durum asla söz konusu olmamıştır. Jammer cihazları rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan cihazlardır. Kamera bantlama konusuna değinmek istiyorum. Bu durum sadece sayın başkanın toplantı öncesi ya da sonrası üzerini değiştirdiği alana bakan kameranın kapatılması olayıdır. İddia edildiği üzere toplantı ve toplantıya katılanların gizlenmesi gibi bir amaç olsa, otelin giriş çıkışına bakan kameralar da kapatılmaz mıydı? Gizli bir toplantı olsa otelin VİP girişinden girilmez miydi? Biz otelin ana giriş kapısından giriş yapıyoruz. Lobide kamera açık. Fuaye alanında, yürüyüş alanında kamera açık. Sadece sayın başkanın toplantı yapacağı ve üzerini değişeceği kamera kapalı. Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının "Tedbir aldığınız bu otele daha önce o tarihin dışında giriş çıkışınız var mı?" sorusuna sanığın "var" demesi üzerine mahkeme başkanı farklı tarihlerde uygulamanın yapılıp yapılmadığını sordu. Sanık Akın soruya, "Birçok yerde bunu doğal olarak uyguladık. Dış mekanda yapılan toplantıların çoğunda sadece bir alanda uygulamayı yaptık" cevabını verdi. Cumhuriyet savcısı ise sanığa, "Tehdit alındığını söylemiştiniz, güvenlik önlemleri kapsamında o tarihte jammer kullanımıyla ilgili bir yasal düzenleme var mıydı, bir tebligat geldi mi size?" şeklinde soru sordu. Sanık, "Sadece koruma tedbirinin arttırıldığına dair bir yazı verildi" şeklinde cevap verdi. Duruşma yarın saat 10.00’da devam edilmek üzere ertelendi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:45 Rıza Kayaalp: "Hedefim 13. Avrupa şampiyonluğu, bu da benim için rekor olacak" Milli Güreşçi Rıza Kayaalp, 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda hem takım hem de bireysel olarak iyi derece almak istediklerini söyleyerek, "İnşallah 15. kez final yapıp, 13. şampiyonluğu elde etme hedefim var ve bu da benim için rekor olacak" dedi. Arnavutluk’ta 20-26 Nisan’da gerçekleştirilecek 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’na İstanbul’da Sarıyer Kamp Eğitim Merkezi’nde hazırlanan Grekoromen Milli Takımı, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Son hazırlıkları yaptıklarını belirten milli güreşçi Rıza Kayaalp, "Amacımız hem takım halinde hem de bireysel olarak iyi bir derece elde etmek. Zaten şimdiye kadar 14 kez final yaptım. İnşallah 15. kez final yapıp, 13. şampiyonluğu elde etme hedefim var ve bu da benim için rekor olacak. Olimpiyat kadar önemsiyorum. Çünkü kırılması zor bir rekoru kırmak çok zor ve stresli. Daha büyük stresler yaşadığım için bu stresler bana normal gelmeye başladı. O yüzden minderde hazırlığımı zaten iyi yapıyorum, fiziksel durumum da çok iyi Allah’a şükürler olsun. Allah’ın izniyle, yardımıyla çıkıp aslanlar gibi mücadele edip, ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Bizi büyüten devletimize de vefamızı bir kez daha minderde savaşarak, kazanacağımız madalyalarla inşallah göstereceğiz. Altın madalya olursa daha güzel olacak. Bireysel ve takım halinde inşallah vefamızı göstermek istiyoruz" diye konuştu. Avrupa Şampiyonası’nın kendisi için olimpiyat kadar önemli olduğunu söyleyen Kayaalp, "Sonuçta ’kırılamaz’ denilen bir rekoru yakalayıp, kırmak ülkem ve benim için de büyük bir şeref ve onur. Avrupa rekorunun, bu kadar şampiyonluğun uzun yıllar boyunca bir Türk’te kalmasının ülkem adına da çok iyi olacağını düşünüyorum. Bireysel olarak her şey gelip geçici. Bir anda her şey değişebiliyor. Bazen başına istemediğin şeyler de gelebiliyor. Önemli olan ’Bu rekor kimde?’ denildiğinde ’Bir Türk’te’ denilmesi yeterli" şeklinde konuştu. Kerem Kamal: "Takım olarak hazırız" Yaklaşık 1 haftalık bir süreçleri kaldığını hatırlatan milli güreşçi Kerem Kamal ise, "Artık son aşamaya geldik. Yaklaşık bir hafta gibi bir sürecimiz kaldı. Yaklaşık bu sanırım altıncı veya beşinci kampımız. Hocalarımızla birlikte bütün eksiklerimizi kapatabildiğimiz kadar çalıştık. Çok şükür takım olarak da hazır olduğumuzu düşünüyoruz. Kaptanımız, büyük şampiyonumuz Rıza ağabey önderliğinde inşallah bu seneki Avrupa Şampiyonası’nda elimizden gelen bütün gayreti gösterip hem kendimizi hem ailemizi hem ülkemizi hem sevdiklerimizi mutlu etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Ahmet Yılmaz: "Rıza ağabeyimizin aramızda olması bizim için büyük bir avantaj" İyi hazırlandıklarını söyleyen milli güreşçi Ahmet Yılmaz da, "Son aşamadayız. Bu sene bir avantajımız olarak kaptanımız, şampiyon ağabeyimiz Rıza ağabeyimizin aramızda olması bizim için büyük bir avantaj. Bizim yaptığımız spor ne kadar bireysel olsa da ’takım ruhu’ denilen bir şey var. Biz birbirimizi destekleyerek, birbirimizin eksiklerini kapatarak Allah’ın izniyle aslanlar gibi mücadelemizi verip, ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, takım olarak şampiyonluk hedefimiz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Arnavutluk bize iyi gelmişti. Ben ilk Dünya Şampiyonası’nda orada üçüncü olmuştum. İnşallah bu sefer de şampiyon olacağımı düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu. Milli güreşçi Yüksel Sarıçiçek, ağabeyleriyle aynı takım kadrosunda bulduğu için gurur duyduğunu ifade ederek, "Hazırlıkların son aşamasındayız. Özellikle Rıza Kayaalp ile bu sezon birlikte maçlara gittik, geldik. Güzel de geçti benim için. İnşallah Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda da ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğime inanıyorum" dedi.
Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:17 Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı Kartal Belediyesi, Anadolu’nun derin hafızasını sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında hazırlanan "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi, Kartal Belediyesi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Kartal Belediyesi’nin desteği, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Gül, Dr. Öğr. Üyesi Kader Altın ve Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek’in iş birliğiyle hazırlanan sergi; 19. yüzyıl Erzincan’ını fotoğrafın tanıklığında gün yüzüne çıkarıyor. 1939 depremiyle büyük bir yıkım yaşayan kentin; sosyal yaşamından mimari estetiğine, çarşılarından mahalle dokusuna kadar pek çok tarihi katmanı, görsel bir köprü kurarak bugüne taşıyor. Sergi, bir şehrin hafızasına tanıklık etme imkânı sunuyor Açılışta konuşan Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek, serginin sadece bir görsel şölen değil, aynı zamanda bir şehrin ruhuna tanıklık etme imkânı sunduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları kaydetti: "Bu kareler, artık var olmayan mekânların ve unutulmaya yüz tutmuş yaşam biçimlerinin belgesidir. Erzincan, 19. yüzyılda doğu ile batı arasında bir merkezdi. Amacımız, bu medeniyet mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır." Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Özkan Özdemir ise konuşmasında Erzincan’ın kültürel zenginliğine dikkat çekerek; "Erzincan, dostluk ve muhabbetin bir arada yaşandığı, ülkemizin siluetini yansıtan çok özel bir kenttir. Bu sergiyi Kartallı komşularımızla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Özdemir, konuşmasının ardından Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in sevgi ve selamlarını ileterek Cemal Çiçek’e günün anısına Kartal heykelciği takdim etti. Sergiye yoğun katılım Açılış törenine; Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları Adem Uçar ve Mustafa Ağdaş, Sancaktepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Kılıç, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, başkan danışmanları, birim müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Satın aldığı change araca orijinal raporu veren ekspertiz firmasından şikayetçi oldu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13 Satın aldığı change araca orijinal raporu veren ekspertiz firmasından şikayetçi oldu İstanbul Bağcılar’da 4 ay önce 680 bin liraya satın aldığı aracın change olduğunu öğrenen Arif Akyüz, büyük şok yaşadı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne giden Arif Akyüz, aracın bilgilerini değiştiren kişilerden ve ekspertizden şikayetçi oldu. İddiaya göre, Bağcılar’da, geçtiğimiz Aralık ayında bir araç satın almak isteyen Arif Akyüz, oto galerici olan akrabası E.A. ile görüştü. E.A. durumu ortağına belirtti. Bunun üzerine ortağı F.A. ise elinde bir araç olduğunu söyledi. Fiat Doblo marka aracı görmeye giden Akyüz ve E.A., aracın çalışır halde olduğunu gördü ve ekspertize sokmak istedi. Akyüz, ekspertizde kusur tespit edilemeyen aracı 680 bin lira ödeyerek satın aldı. Arif Akyüz ve F.A., satın alma işlemi için notere gitti ve işlemleri gerçekleştirdi. Akyüz, plaka değişikliği yaparak, aracı kendi üzerine tescil ettirdi. Aracı satın aldıktan sonra ünlü bir ekspertiz firmasına götüren Akyüz, burada aracın tüm parçalarının orijinal olduğuna dair rapor aldı. 4 ay satın aldığı araç change çıktı İddiaya göre, aracı kullanmaya başladıktan yaklaşık 4 ay sonra Akyüz’ü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri aradı. Ekipler Akyüz’e, aracın change olduğunu belirtilerek Oto Hırsızlık Büro Amirliğine ifadeye çağırdı. Ekipler, çalıntı olduğunu belirterek araca el koydu. Araç, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi’nde incelendi. Üniversite tarafından hazırlanan raporda, aracın klima ve bazı yerlerinin hatalı olduğu, aracın motor numarasının bir kamyonete ait olduğu, araç ve sicil numarasının birbiriyle uyumlu olmadığı ve araç motorunun, yakalamalı haciz kaydı bulunan bir başka araca ait olduğu ortaya çıktı. Raporda, aracın orijinal şase numarasının yerinden sökülerek, yerine sonradan takılan bir numara eklendiği, araç ve sicil numarasının birbiri ile uyum sağlamadığı, marka, tip, model yılı, parça imalat tarihleri, özel güvenlik numarası ve orijinal motor numarası bakımından üzerine yakalamalı haciz kaydı bulunan bir başka plakalı aracın sicil numarası ile uyum sağladığı aktarıldı. Şikayetçi oldu Arif Akyüz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne giderek, aracın bilgilerini değiştiren kişilerden ve son gittiği ekspertiz firmasından şikayetçi oldu. Akyüz, aracı satın aldığı kişilerin de mağdur olduğunu belirterek, bu kişilerden şikayetçi olmadı. "Orijinal dediler, change çıktı" Yaşanan olayla ilgili konuşan mağdur Arif Akyüz, "Kendime bir araba aldım. İlk olarak notere götürdüm, ünlü bir ekspertize de koydum. Bir şey demediler, orijinal dediler, sonra emniyet geldi. Change çıktı diye elimden alındı. Aldığım kişiler de mağdur, biz de mağduruz, Onlarda şikayetçi change yapanlardan. Aldığım kişilerde ayrı bir ekspertize koymuş, onlara da orijinal demişler, onlar da mağdur" şeklinde konuştu. Mağdurun avukatı Mehmet Akyüz ise, "Müvekkilim Arif Akyüz, bundan yaklaşık 4 ay önce bir araç satın alıyor, satın aldıktan sonra kendisi aracı çok ünlü bir ekspertiz firmasına götürüyor. Aracın tüm parçalarının orijinal olduğuna dair rapor alıyor, daha sonrasında aracın ruhsatına bakıyor, muayeneden geçtiğini görüyor, notere giderek bu aracın satışını gerçekleştiriyor. Aracı aldıktan yaklaşık 4 ay sonra polis ekipleri kendisini arıyor ve aracın change şüphesi olacağı gerekçesiyle Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne davet ediyorlar. Oto hırsızlık ekiplerince araca el koyma işlemi gerçekleştiriliyor. Araç, İstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarına gidiyor ve orada aracın change olduğu, başka ağır hasarlı bir aracın şasesinin kazılarak, enjektör yöntemiyle takıldı. Aracın, hacizli, yakalamalı bir araç olduğu ortaya çıkıyor" diye konuştu.
NASA Bilim İnsanı Sidd Bikkannavar öğrencileri ile buluştu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:43 NASA Bilim İnsanı Sidd Bikkannavar öğrencileri ile buluştu Uzun yıllardır NASA’da görev yapan bilim insanı Sidd Bikkannavar, Yakın Doğu Koleji’nde öğrencilerle buluşarak Hubble ve James Webb teleskopları üzerinden uzay teknolojilerinin gelişimini ve NASA’daki deneyimlerini paylaştı. Artemis II görevinin devam ettiği günlerde gerçekleşen seminer, öğrencilere ilham veren bir bilim buluşmasına dönüştü. Artemis II, 1 Nisan 2026’da dört astronotla başarıyla fırlatılarak insanlığı 50 yılı aşkın bir aradan sonra yeniden Ay çevresine taşıdı. İniş içermeyen bu görevde Orion kapsülü Ay’ın etrafında dolanıp yerçekimini kullanarak dönüşe geçti ve şu anda Dünya’ya geri yolculuğunu sürdürüyor. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’da uzun yıllardır uzay teleskop programlarında çalışan bilim insanı Sidd Bikkannavar ise aynı günlerde Yakın Doğu Koleji öğrencileri ile buluştu. Yakın Doğu Koleji’nde gerçekleştirilen seminerde öğrencilerle buluşan Bikkannavar, "Hubble" ve "James Webb" teleskopları başta olmak üzere NASA’nın geçmişten günümüze geliştirdiği uzay görüntüleme teknolojilerini anlattı. Dünya yörüngesinde görev yapan Hubble Uzay Teleskobu’nun, evrenin derinliklerinden elde ettiği yüksek çözünürlüklü görüntülerle astronomi alanında çığır açtığını belirten Bikkannavar, James Webb Uzay Teleskobu’nun ise kızılötesi gözlem yeteneği sayesinde evrenin ilk oluşum dönemlerine dair daha önce ulaşılamayan verilere erişim sağladığını söyledi. Bu teleskopların geliştirilme süreçlerini ve uzay gözlem teknolojilerinin yıllar içindeki evrimini sade ve anlaşılır bir dille aktaran Bikkannavar, aynı zamanda bu projelerde karşılaşılan mühendislik zorluklarını ve bu zorluklara yönelik geliştirilen çözümleri örneklerle paylaşarak öğrencilerin konuyu daha iyi kavramasına katkı sağladı. Raif Asvaroğlu: "Geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeyi hedefliyoruz" Etkinliğin öğrenciler üzerindeki etkisine dikkat çeken Yakın Doğu Koleji Müdürü Raif Asvaroğlu, "Dünyanın en saygın bilim kurumlarından biri olan NASA’da uzun yıllardır görev yapan Sayın Sidd Bikkannavar’ı okulumuzda ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Öğrencilerimizin böylesine değerli bir bilim insanıyla bir araya gelerek uzay teknolojileri hakkında doğrudan bilgi edinmeleri, onların bilimsel meraklarını ve gelecek vizyonlarını güçlendiren son derece kıymetli bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı. Öğrencilerini akademik bilgiyle donatırken onları küresel gelişmeleri takip eden, bilimsel düşünceyi benimseyen ve geleceğin dünyasında söz sahibi olabilecek bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Asvaroğlu, "Sayın Bikkannavar’ın paylaştığı deneyimlerin ve ilham verici anlatımının öğrencilerimiz üzerinde uzun vadeli etkiler bırakacağına inanıyorum. Başta Sayın Bikkannavar olmak üzere bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesine katkı sağlayan herkese içten teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Fatih’te cezaevinden izinli çıkarak ailesinin yanına gelen şahıs kendini ateşe verdi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:38 Fatih’te cezaevinden izinli çıkarak ailesinin yanına gelen şahıs kendini ateşe verdi İstanbul’un Fatih ilçesinde cezaevinden izinli çıkarak ailesinin yanına gelen şahıs kendini ateşe verdi. O esnada balkona çıkan şahıs dengesini kaybederek beton zemine düştü. O anlar kameraya yansıdı. Olay, saat 10.30’da Fatih ilçesi Akşemsettin Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre cezaevinden izinli çıkan M.K., isimli şahıs ailesinin yaşadığı eve geldi. Burada kendini ateşe veren M.K., kaldığı dairenin penceresinden dengesini kaybederek aşağıya düştü. M.K.’nın düştüğünü görenler, durumu polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, M.K.’yı ambulansla hastaneye götürdü. İtfaiye ekiplerinin yaptıkları çalışmalar sonrası evdeki yangın tamamen söndürülürken, yangın esnasında M.K.’nın camdan düştüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay ile ilgili konuşan Halit Balcı, "Herhalde içeride yatıyormuş. Biz de detayları tam bilmiyoruz. Pat diye arkama düştü. O anda arkadaşları yetişti. İtfaiye ve ambulans hepsi geldi" dedi. Komşusu Gülseren Deniz, "Benim karşı komşum ama ne oldu ben de bilmiyorum. Oradan buradan öğreniyorum. Çocuk kendini yakmış. Allah hidayet eylesin, ben de bilmiyorum geçen hafta taşındılar buradan gittiler ve anahtarı almışım" diye konuştu. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
İstanbul’da dev gösteri için geri sayım
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:10 İstanbul’da dev gösteri için geri sayım Dünyaca ünlü sahne sanatları topluluğu Cirque du Soleil, en iddialı prodüksiyonları arasında gösterilen "OVO" ile 10 yıl aradan sonra İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, izleyiciyi böceklerin renkli ve hareketli dünyasına davet eden gösteri, 21-24 Mayıs tarihlerinde Ülker Arena’da toplam 8 performansla sahnelenecek. Biletleri Biletinial platformu üzerinden satışa sunulan etkinlik, görsel şovlarıyla sezonun öne çıkan sanat etkinlikleri arasında yer alıyor. Yüksek tempolu akrobasi performansları, etkileyici sahne tasarımı ve dinamik müzikleriyle doğanın ritmini sahneye taşıyan OVO, izleyicilere yaşamı mikro ölçekte yeniden keşfetme imkanı sunuyor. Doğadan ilham alan formların modern grafik detaylarla birleştiği gösterinin kostüm tasarımı Liz Vandal imzası taşıyor. Hareket özgürlüğü sağlayan özel kumaşlar ve plise teknikleri, akrobatik performansların görsel etkisini artırıyor. Gringo Cardia tarafından hayata geçirilen sahne tasarımında ise dev bir ağaç gövdesini andıran zemin ve gösterinin merkezinde yer alan 8,5 metrelik yumurta figürü öne çıkıyor. Gösterinin müzikleri ise Berna Ceppas tarafından bestelendi. Bossa nova, samba, funk ve elektronik ögelerin bir araya geldiği, doğadaki seslerden ilham alan kompozisyonlar sahnedeki hareketlilikle bütünleşerek izleyiciye çok katmanlı bir deneyim yaşatıyor.