Yerel Haberler
İstanbul
ICANN CEO’su, Türkiye ziyareti sırasında 2026’da alan adlarının genişleme fırsatlarına dikkat çekti 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:10:54 İnternet Tahsisli İsimler ve Numaralar Kurumu (ICANN) Başkanı ve CEO’su Kurtis Lindqvist, Türkiye’ye geldi. ICANN CEO’su Lindqvist, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ile de bir araya gelerek Türkiye’nin 2026 Turu’na ne kadar hazır olduğu ve ICANN’in alan adı ile IP adreslerinin koordinasyonundaki rolünü ele aldı. Küresel internet topluluğu 2026’da gerçekleştirilecek yeni alan adı genişleme turuna hazırlanırken, İnternet Tahsisli İsimler ve Numaralar Kurumu (ICANN) Başkanı ve CEO’su Kurtis Lindqvist, Türkiye’ye geldi. Ziyaret kapsamında, yeni üst düzey alan adlarının Türkiye’deki işletmeler, kurumlar ve internet paydaşları için doğuracağı fırsatlar ele alınması hedefleniyor. Yeni Genel Üst Düzey Alan Adları (gTLD) Programı 2026 Turu ile kuruluşlara .com ve .org gibi bilindik alan adları dışında yeni bir alan adı uzantısına başvurabilmeleri hedefleniyor. Bu yeni alan adları markaları, şehirleri, sektörleri veya toplulukları temsil edebilecek. Yeni turun, Türkiye için önemli fırsatlar sunacağı aktarılırken, Türkiye’deki şirketlerin marka tanınırlıkları güçlenecek. Endüstri grupları ve kurumlar kendi sektör kimlikleriyle bağlantılı alan adları geliştirebilecek. İstanbul’da paydaşlarla gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında Lindqvist; iş dünyası, akademi, sivil topluluk, hükümet ve teknik topluluktan temsilcilerle bir araya geldi. Toplantıda, Türkiye’deki paydaşların 2026 Turu’na nasıl hazırlanabileceğini ve bu katılımın ülke ekonomisi için önemi gibi konular görüşüldü. Görüşmeler; Alan Adı Sistemi’nin işletildiği daha geniş politika ortamının yanı sıra internet güvenliği, sürekliliği ve dayanıklılığı gibi konular etrafında da şekillendi. Lindqvist, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ile de bir araya gelerek Türkiye’nin 2026 Turu’na ne kadar hazır olduğu ve ICANN’in alan adı ile IP adreslerinin koordinasyonundaki rolünü ele aldı. Görüşme, ulusal bakış açılarının küresel teknik koordinasyon süreçlerinde dikkate alınırken aynı zamanda istikrarlı ve küresel ölçekte birlikte çalışabilir bir internetin sürdürülmesine odaklandı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:55 Başkan Öztekin yerli ve yabancı temsilcilerle istişarelerini sürdürüyor Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Kâğıthane Belediyesi’nde devam eden makam ziyaretleri kapsamında farklı il ve kurumlardan gelen temsilcilerle bir araya geliyor. Görüşmelerde yerel yönetim çalışmaları, devam eden projeler ve kurumlar arası iş birliği imkanları ele alınıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Doğan ile önceki dönem ilçe Meclis Üyesi Kemal Semiz, belediyede Başkan Öztekin ile bir araya geldi. Macaristan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Lszl Keller, Kuzey Makedonya Kültür Bakanı Danışmanı Afet Jasari ve Dünya Balkan Dernekleri Federasyon Başkanı Recep Varol’nun ziyaretinde kültürel çalışmalar ve uluslararası iş birliği imkânları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Sivas Yıldızeli Güneykaya Belde Belediye Başkanı Hüseyin Kırışkuzu, Tokat Artova Belediye Başkanı Ali Güner ve Ordu Çaybaşı Belediye Başkanı Mesut Karayiğit de Kâğıthane Belediyesi’ni ziyaret ederek belediyecilik hizmetleri ve yerel yönetim tecrübeleri hakkında istişarelerde bulundu. AK Parti MKYK Üyesi ve Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Temel Başalan ile İstanbul Fizik Tedavi, Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Fatma Nur Kesiktaş’da Başkan Öztekin ile bir araya geldi. Görüşmelerde kamu hizmetlerinin etkinliği ve yerel yönetimlerin yürüttüğü çalışmalar üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyaretlerde Kağıthane’de devam eden projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi paylaşımı yapılırken, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesine yönelik temenniler dile getirildi. Başkan Öztekin, nazik ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür etti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:54 Kağıthane’de Ramazan’ın manevi iklimi meydana taşınıyor Kağıthane Belediyesi, Ramazan ayı boyunca düzenleyeceği kapsamlı programlarla ilçe sakinlerini Kağıthane Meydanı’nda bir araya getiriyor. "Kâğıthane’de Ramazan Paylaşmaktır" anlayışıyla hazırlanan etkinlikler, her akşam iftar sonrasında gerçekleştirilecek programlarla vatandaşlara Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşama imkanı sunacak. Ramazan ayının bereketini ve birlik ruhunu pekiştirmeyi amaçlayan etkinlikler kapsamında Kağıthane Meydanı her yaştan vatandaşa hitap eden içeriklerle buluşacak. Özellikle çocuklara yönelik hazırlanan programlarda akrobasi gösterileri, balon katlama ve jonglör gösterileri, Karagöz-Hacivat, ilüzyon, bubble ve kukla gösterileri, orta oyunu ve vantrolog performansları sahnelenecek. Nasreddin Hoca ve Ramazan maskotları ile maskot mehter ekibi de meydanda çocuklarla buluşacak. Ramazan yarışmaları ve çocuk şarkılarıyla ailelerin keyifli vakit geçirmesi hedefleniyor. Ayrıca çeşitli ikramlarla vatandaşlara Ramazan’ın paylaşma kültürü yaşatılacak. Meydanda düzenlenecek söyleşi programlarında ise birbirinden değerli isimler Kağıthanelilerle bir araya gelecek. Ramazan boyunca gerçekleştirilecek sohbet ve etkinliklerde Ömer Karaoğlu, Serdar Tuncer, Nihat Hatipoğlu, Mustafa Karataş, Dursun Ali Erzincanlı, Nur Haktan, Fatih Koca, Saliha Erdim, Eşref Ziya Terzi, Hayati İnanç, Mustafa Cihat ve Merve Gülcemal yer alacak. Öte yandan Kâğıthane, Ramazan’ın manevi ruhunu yansıtan mahyalar ve ışıklandırmalarla donatıldı. İlçe genelinde kurulan ışık süslemeleri ve meydandaki görsel düzenlemeler Ramazan akşamlarına ayrı bir anlam katıyor. Sosyal dayanışma çalışmaları kapsamında Kâğıthane Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçede yaşayan 20 bin ihtiyaç sahibi aileye gıda kolisi desteği sağlıyor. Gerçekleştirilen yardımlarla Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma kültürü ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, tüm hemşehrileri Ramazan ayı süresince düzenlenecek etkinliklere davet ederek, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren ikliminin Kâğıthane’de hep birlikte yaşanacağını ifade etti. Ramazan ayı boyunca her akşam iftar sonrası Kâğıthane Meydanı’nda gerçekleştirilecek programlara vatandaşların yoğun katılım göstermesi bekleniyor.
Cari denge Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi
13 Şubat 2026 Cuma - 10:44 Cari denge Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi Aralık ayında cari işlemler hesabı 7 milyar 253 milyon dolar açık kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, cari işlemler hesabı 7 milyar 253 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 691 milyon ABD doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 7 milyar 439 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, Aralık ayında cari açık yaklaşık 25,2 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 69,7 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,5 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 18,5 milyar ABD doları ve 528 milyon ABD doları açık verdi. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 2.651 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.674 milyon ABD doları ve 2.533 milyon ABD doları oldu. Finans hesabı 2025 yılı Aralık ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 3,3 milyar ABD doları ve krediler 36,2 milyar ABD doları katkı verirken; net portföy yatırımları 1,7 milyar ABD doları, ticari krediler 2,2 milyar ABD doları ve net efektif ve mevduatlar 15,6 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 22,0 milyar ABD doları oldu. Aralık ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 465 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 642 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 1.107 milyon ABD doları arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 252 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 287 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü. Portföy yatırımları Aralık ayında 73 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 839 milyon ABD doları ve DİBS piyasasında 501 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar ve diğer sektörler ihraçlarında sırasıyla 383 milyon ABD doları ve 85 milyon ABD doları net alış, Genel Hükümet ihraçlarında ise 140 milyon ABD doları net satış yaptığı görüldü. Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1.317 milyon ABD doları, 567 milyon ABD doları ve 4.333 milyon ABD doları net kullanım gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası cinsinden 2.049 milyon ABD doları net azalış ve yabancı para cinsinden 109 milyon ABD doları net artış olmak üzere toplam 1.940 milyon ABD doları net azalış kaydetti. Resmi rezervlerde bu ay 4.136 milyon ABD doları net azalış oldu.
Fenerbahçe’de hedef, Trabzonspor’a karşı seriyi sürdürmek
13 Şubat 2026 Cuma - 10:35 Fenerbahçe’de hedef, Trabzonspor’a karşı seriyi sürdürmek Trendyol Süper Lig’de Trabzonspor’a konuk olacak Fenerbahçe, rakibine karşı son maçlarda elde ettiği galibiyet serisini sürdürmek ve bu sezonki namağlup ünvanını korumak istiyor. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de deplasmanda Trabzonspor ile kozlarını paylaşacak. Bu sezon oynadığı 21 maçta yenilgi yüzü görmeyen sarı-lacivertliler, ezeli rakibini yenerek zirve yarışında hata yapmak istemiyor. Ligde son 3 deplasmanda galibiyet elde eden Tedesco’nun öğrencileri zorlu mücadeleyi kazanması halinde takipçisi olan bordo-mavililer ile puan farkını açacak. Fenerbahçe, Trabzonspor’u yenmesi halinde Aralık 2002 - Nisan 2005 tarihleri arasında rakibine karşı aldığı ligde 5 maçlık galibiyet serisini de tekrarlayacak. Deplasman karnesi Fenerbahçe, bu sezon dış sahada 11 karşılaşmaya çıktı. 9’unu Tedesco, 1’ini Mourinho, 1’ini de Zeki Murat Göle’nin yönetiminde oynayan sarı-lacivertliler 7 galibiyet, 4 beraberlik elde etti. Kanarya, ligde konuk olduğu maçlarda 25 gol atarken, kalesinde 9 gol gördü. Fenerbahçe, deplasmanda en son Kocaelispor’u 2-0 mağlup ederken, son 7 deplasman maçının 6’sında sahadan galibiyetle ayrıldı. Tedesco’nun büyük maç performansı Fenerbahçe, ligin ilk yarısındaki büyük maçlarda başarılı performans sergiledi. Sarı-lacivertliler, ezeli rakiplerine karşı oynadığı 3 lig maçında 7 puan topladı. Kadıköy’de Trabzonspor’u 1-0 mağlup eden Kanarya, Beşiktaş deplasmanında da 3-2’lik galibiyet elde etti. Evinde karşılaştığı Galatasaray ile ise 1-1 berabere kaldı. Tedesco yönetimindeki takım Turkcell Süper Kupa finalinde de Galatasaray’ı 2-0 yenerek kupanın sahibi oldu. Milan Skriniar’ın cezası bitti Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’ndan (PFDK) 2 maç men cezası alan Milan Skriniar’ın cezası tamamlandı. Slovak defans, kupada Erzurumspor FK ve ligde Gençlerbirliği ile oynanan karşılaşmalarda forma giyemedi. Bu sezon ligde Fatih Karagümrük ve Gençlerbirliği maçlarında kart cezaları nedeniyle kadroda olmayan Skriniar, 19 maçta 90 dakika sahada kaldı. Sarı-lacivertlilerde eksikler Turkcell Süper Kupa finali sonrası sağ arka adalesinde kısmi yırtık tespit edilen ve yaklaşık 5 hafta takımdan ayrı kalarak tedavisi süren Levent Mercan, dün yapılan antrenmanın ilk bölümünde takımla çalıştı. Levent’in, bordo-mavililere karşı kadroda olup-olmayacağı son idmanın ardından netlik kazanacak. Tedavisi devam eden Archie Brown ise maç kadrosunda olmayacak. Kerem Aktürkoğlu ve Musaba kart sınırında Fenerbahçe’de yarınki mücadele öncesi Kerem Aktürkoğlu ve Anthony Musaba, sarı kart ceza sınırında yer alıyor. Bu iki isim Trabzonspor’a karşı kart görmesi halinde gelecek hafta Kadıköy’de oynanacak Kasımpaşa maçında cezalı duruma düşecekler. En golcü Talisca Sarı-lacivertlilerin Brezilyalı forveti Anderson Talisca, bu sezon attığı 12 golle takımının en golcü ismi konumunda. Tüm kulvarlarda 20 golü bulunan 32 yaşındaki futbolcu, Süper Lig’de de son 6 maçta 6 gol, 2 asistlik katkı sağladı. Talisca, 4 gün önce oynanan Gençlerbirliği karşısında da fileleri havalandırdı.
Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 oldu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:28 Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 oldu Cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, bu anket döneminde yüzde 24,11 oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayımladı. Anket, reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 71 katılımcı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi. Yıllık enflasyon beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, bu anket döneminde yüzde 24,11 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 22,20 iken, bu anket döneminde yüzde 22,10 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 16,94 iken, bu anket döneminde yüzde 17,11 olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 25,87 olasılıkla yüzde 19,00 - 20,99 aralığında, yüzde 33,08 olasılıkla yüzde 21,00 - 22,99 aralığında, yüzde 25,70 olasılıkla ise yüzde 23,00 - 24,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 18,46’sının beklentilerinin yüzde 19,00 - 20,99 aralığında, yüzde 43,08’inin beklentilerinin yüzde 21,00 - 22,99 aralığında, yüzde 29,23’ünün beklentilerinin yüzde 23,00 - 24,99 aralığında olduğu gözlendi. 24 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 16,07 olasılıkla yüzde 13,00 - 15,99 aralığında, yüzde 44,38 olasılıkla yüzde 16,00 - 18,99 aralığında, yüzde 18,06 olasılıkla ise yüzde 19,00 - 21,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 18,97‘sinin beklentilerinin yüzde 13,00 - 15,99 aralığında, yüzde 55,17‘sinin beklentilerinin yüzde 16,00 - 18,99 aralığında, yüzde 13,79‘unun beklentilerinin yüzde 19,00 - 21,99 aralığında olduğu gözlendi. Faiz beklentileri Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 36,43 iken, bu anket döneminde yüzde 36,95 oldu. Mart ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 36,08 olarak gerçekleşti. Döviz kuru beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 51,17 TL iken, bu anket döneminde 51,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 51,89 TL iken, bu anket döneminde 52,39 TL olarak gerçekleşti. GSYH büyüme beklentileri Katılımcıların GSYH 2026 ve 2027 yılı büyüme beklentileri bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de sırasıyla yüzde 3,9 ve 4,3 olarak gerçekleşti.
İTO Başkanı Avdagiç’ten "Türkiye’nin AB üyeliği onaylanmalı" açıklaması
13 Şubat 2026 Cuma - 10:11 İTO Başkanı Avdagiç’ten "Türkiye’nin AB üyeliği onaylanmalı" açıklaması İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Türkiye ve Avrupa Birliği yetkililerinin müzakere kapısını aralaması memnuniyet verici. Bu gelişmenin Türkiye’nin AB üyeliğinin onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi haklarının derhal verilmesi ve Gümrük Birliği revizyonunun temelini oluşturmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İTO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, odanın Şubat ayı meclis toplantısında, iş dünyasının ihtiyaç ve beklentilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi yönündeki beklentileri de dile getirdi. Şekib Avdagiç, AB’nin Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ve Hindistan ile serbest ticaret anlaşmalarını (STA) sonuçlandırdığını hatırlatarak, "Defalarca bu kürsüden dile getirdiğimiz gibi Türkiye-AB Gümrük Birliği hızla güncellenmelidir. Bu son imzalardan sonra kaybedilecek vakit kalmamıştır. AB’nin üçüncü ülkelerle sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmalarından yana yaşadığımız olumsuzlukların ve risklerin giderilmesi için bir an evvel tedbir alınması gerekiyor. Bu çerçevede Türkiye ve Avrupa Birliği yetkililerinin müzakere kapısını aralaması memnuniyet verici. Bu gelişmenin Türkiye’nin AB üyeliğinin onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi haklarının derhal verilmesi ve Gümrük Birliği revizyonunun temelini oluşturmasını bekliyoruz" açıklamasını yaptı. STA sorununda çözümün zamana yayılmasının kabul edilemeyeceğini kaydeden Avdagiç, "Her iki taraf da siyasi ipotek ve angajmanlardan ari, yükümlülüklerini yerine getirmek için harekete geçmelidir. Konunun aciliyetle Ortaklık Konseyi’ne taşınmasını ve Türk sanayisini haksız rekabet baskısı altına alan STA sorununun bir an önce ortadan kaldırılmasını kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın konuyu hassasiyetle ele aldığına ve gerekenleri yapacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Avdagiç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 100 milyar lira büyüklüğündeki finansman paketine de değinerek, "Bu paketin tamamen yerli üretim ve istihdam güdümlü olması, iş dünyamızın beklentileri ve İstanbul Ticaret Odamızın önerileriyle birebir örtüşüyor. Açıklanan uygun koşullu kredi paketi, aynı zamanda hükümetin iş dünyasının sesine kulak verdiğinin önemli bir göstergesi" değerlendirmesinde bulundu. "Reel sektörün manevra alanının genişletilmesi son derece önemli" TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın yılın ilk Enflasyon Raporu’nu açıkladığını hatırlatan Avdagiç, şu değerlendirmeyi yaptı: "2026 enflasyon tahmini aralığı yüzde 13-19 aralığından yüzde 15-21 aralığına revize edildi. 2026 enflasyon hedefi ise yüzde 16 olarak korundu. İş dünyası olarak ortaya koyulan hedeflere ulaşmak adına elimizden gelen desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Tabii bu noktada reel sektörün manevra alanının genişletilmesi son derece önemli. Özellikle, vergi temelli destek ve teşviklerin önceliklendirilmesi, bankaların kredi maliyetini yükselten düzenlemelerin gözden geçirilmesi, KOBİ kredi kısıtlarının gevşetilmesi gibi adımları önemli buluyoruz. Nitekim kur politikası konusunda da enflasyon doğrultusunda rekabet gücümüzü güçlendirecek adımların atılmasını da elzem görüyoruz." "Kredi kartında gelirle uyumlu limit uygulamasının etkileri dikkatle izlenmeli" BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik aldığı karara ilişkin görüşlerini ifade eden Şekib Avdagiç, BDDK’nın bankalara talimat yazısı gönderdiğini ve 3 ay süre tanıdığını hatırlatarak, uygulamanın kredi kartı kullanımındaki daralmanın özellikle perakende ve hizmet sektöründe talep üzerinde ciddi baskı oluşturacağını savundu. Kredi kartlarında gelirle uyumlu limit uygulamasına ve yüksek limitli kartlara yönelik kısıtlamalara geçilmesine gerekçe olarak, bir yandan enflasyonla mücadele kapsamında tüketimin baskılanması, diğer yandan da zayıflayan borç ödeme kapasitesinin dengelenmesi üzerinden finansal istikrarı güçlendirme gösterildiğini belirten Avdagiç, "Finansal istikrarı güçlendirecek tedbirleri olumlu karşılıyoruz, ancak hane halkı ve küçük işletmeler için son derece önemli bir mekanizma olan kredi kartlarında, gelirle uyumlu limit uygulaması ve kısıtlama adımlarının iç talep ve reel sektör üzerindeki dolaylı etkileri de dikkatle izlenmeli" uyarısında bulundu. Avdagiç, talep ve büyüme üzerindeki olası yan etkiler yönetilemediği takdirde, finansal istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan düzenlemelerin ekonomik aktivite üzerinde ilave baskılar oluşturabileceğini bildirdi. Avdagiç, "Biz ekonominin kılcal damarlarına kan akışını sağlayan mekanizmaların hassasiyetle korunması ve dengeli biçimde sürdürülebilir kılınması gerektiğine inanıyoruz" açıklamasını yaptı. "Altın ve gümüşteki sert yükseliş, yalnızca ‘güvenli liman’ refleksi değil" Avdagiç, altın fiyatlarındaki artışa ilişkin de görüşlerini paylaştı. Avdagiç, "Dünya ekonomisi belirsizlikler içinde ’altın’ günler yaşıyor. Altın ve gümüşte son dönemde görülen sert yükseliş, klasik bir ’emtia rallisi’nden çok, küresel finansal sistemde ABD doları ve ABD varlıkları merkezli düzenin sorgulanması anlamına geliyor. Uluslararası yatırım bankaları ve analistler, bu hareketi geçici bir jeopolitik refleks değil, portföylerin yapısal olarak yeniden dengelenmesi olarak okuyor" ifadelerini kullandı. Amerikan Merkez Bankası Fed’in faiz indirimleriyle birlikte ABD’de reel getirilerin düşmesinin doların cazibesini zayıflattığını kaydeden Avdagiç, şunları söyledi: "ABD tahvilleri artık ’risksiz getiri’ sunmakta zorlanıyor. Bu ortamda küresel fonlar ve merkez bankaları, rezerv ve portföylerini dolar ağırlığından kurtarıp altın ve diğer reel varlıklara kaydırıyor. Altındaki güçlü talep, bu yapısal dönüşümün en net göstergesini oluşturuyor. Altın ve gümüşteki sert yükseliş, yalnızca ’güvenli liman’ refleksi değil; dolar merkezli finansal mimariden kademeli bir uzaklaşmayı ifade ediyor. Bu eğilim sürdükçe, değerli metaller küresel portföylerde daha kalıcı ve stratejik bir yer edinmeye devam edecek." "Denetimsiz ithalata karşı tedbir alan hükümet kararını desteklememiz üzerine linçe tabi tutulduk" Avdagiç, konuşmasının son bölümünde Ticaret Bakanlığının denetimsiz ithalatı sonlandırma kararının ardından, bu konuda yerli üretimi savunan, tüketicilerin sağlığını koruyan bir duruş sergilediklerini, ancak bazı odaklarca linçe tabi tutulduklarını söyledi. Şekib Avdagiç, şunları kaydetti: "İstanbul Ticaret Odası olarak, yapısal bir sorun haline gelen ‘denetimsiz ithalata’ karşı tedbir alan hükümet kararını desteklememiz üzerine bazı odaklarca eleştirilmedik, adeta linçe tabi tutulduk. Bunları demokrasinin gereği görüp sineye çekemeyiz. Bu hakaret ve iftiraları, sahiplerine aynen iade ediyorum. Ayrıca şahsıma, gururla taşıdığım ‘aile adıma’ ilişkin kimlik temelli ayrımcı ithamları nefretle kınıyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Türkiye’me, Türk insanına, ekonomisine, ticaretine, sanayisine, kalkınmasına hizmet etmeyi sürdüreceğim. 800 bin üye işletmenin ve 1,5 milyonu aşkın ortağının seçtiği İstanbul Ticaret Odası Başkanı sıfatımla, üyelerimden gelen sese kulak vermeye de devam edeceğim."
İstanbul merkezli 17 ilde ’kara para aklama’ operasyonu: 35 şüpheli gözaltına alındı
13 Şubat 2026 Cuma - 10:10 İstanbul merkezli 17 ilde ’kara para aklama’ operasyonu: 35 şüpheli gözaltına alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ’kara para aklama’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 17 ilde operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alınırken, söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan ve 13 mesken mal varlıklarına el konuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından ’kara para aklama’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, bazı şüphelilerin paravan şirketler üzerinden ve gerçek kişilerin paravan olarak açtığı hesapları üzerinden bir organizasyon kurdukları, oluşturulan bu sistemin organizasyonu ve para transfer sisteminin takibi amacıyla arka planda oluşturulan ayrı bir muhasebe sistematiği olduğu, sisteme ’yasa dışı bahis’, ’yatırım dolandırıcılığı’ ve ’siber dolandırıcılık’ gibi suçlardan temin edilen suç gelirlerinin sokulduğu iddia edildi. Soruşturma kapsamında, bu sistemin suçtan elde edilen değerlerin kaynağından uzaklaştırılıp, çeşitli işlemlere tabi tutmak suretiyle yasal görünüm kazandırılması amacıyla Türkiye’de faaliyet gösteren e-para/ödeme kuruluşları, bankalar, döviz büroları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden oluşturulan profesyonel aklama sistemi olarak değerlendirildi. Öte yandan ilk aşamada 229 tüzel kişinin 196 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu, 2. aşamada 93 tüzel kişi ve Özbey Şirketler grubuna bağlı olan 8 şirketin dahil olduğu, 3. aşamada ise 157 tüzel kişinin 65 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu tespit edildi. Soruşturma çerçevesinde İstanbul merkezli Adana, Ankara, Batman, Bilecik, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, İzmir, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Tekirdağ ve Tokat olmak üzere 17 ilde toplam 58 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alındı. 8 şüphelinin yurt dışında olduğu, 4 şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Ayrıca söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan, 13 mesken mal varlıklarına el konuldu. Diğer şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.
Obezite bağışıklığı zayıflatıyor: Enfeksiyonlarda risk katlanıyor
13 Şubat 2026 Cuma - 10:03 Obezite bağışıklığı zayıflatıyor: Enfeksiyonlarda risk katlanıyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alihan Oral, obezitenin vücutta kronik inflamasyona yol açarak bağışıklık sistemini zayıflattığını, solunum kapasitesini düşürdüğünü ve bu nedenle grip, zatürre ve Covid-19 gibi enfeksiyonların daha ağır seyredebildiğini belirtti. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alihan Oral, obezitenin sağlık üzerindeki etkilerini anlattı. Obez bireylerde yara iyileşmesinin gecikebildiğini, ameliyat sonrası ve hastane enfeksiyonlarının daha sık görülebildiğini vurgulayan Oral, bazı çalışmalarda yoğun bakıma yatış ve ölüm riskinin de daha yüksek olduğunun gösterildiğini ifade etti. Finlandiya’da 500 binden fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, obeziteyle yaşayan bireylerin enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm riskinin yüzde 70 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Araştırmada ayrıca küresel enfeksiyon kaynaklı ölümlerin yaklaşık onda birinin obezite ile bağlantılı olabileceği tespit edildi. Çalışmayı değerlendiren Doç. Dr. Alihan Oral, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı değil, bağışıklık sistemini etkileyen kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu söyledi. Doç. Dr. Alihan Oral, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre her yıl en az 2,8 milyon kişinin aşırı kilo ve obeziteye bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, "Obezite yalnızca estetik bir sorun değil; kalp-damar hastalıklarından diyabete, bazı kanser türlerinden enfeksiyonlara kadar pek çok ciddi sağlık riskini beraberinde getiriyor" diye konuştu. Akciğer kapasitesi azalabiliyor Doç. Dr. Alihan Oral, "Obezite, vücutta sürekli düşük düzeyli bir iltihap hali oluşturur. Bu kronik inflamasyon bağışıklık sisteminin düzenli çalışmasını engeller ve kişiyi enfeksiyonlara daha açık hale getirir. Bu nedenle obez bireylerde grip, zatürre ve Covid-19 gibi solunum yolu enfeksiyonları daha ağır seyredebilir" ifadelerini kullandı. Fazla kilonun solunum sistemi üzerinde de baskı oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Oral, "Karın bölgesindeki yağlanma diyaframın hareketini kısıtlayabilir, akciğerlerin tam kapasiteyle çalışmasını engelleyebilir. Bu da özellikle solunum yolu enfeksiyonlarında daha ciddi klinik tablolarla karşılaşılmasına yol açabilir" diye konuştu. Ameliyat sonrası enfeksiyon riski daha yüksek Obezitenin yara iyileşmesini geciktirebildiğini ve cilt bariyerini zayıflatabildiğini belirten Doç. Dr. Oral, "Bu durum ameliyat sonrası enfeksiyonlar, cilt enfeksiyonları ve hastane enfeksiyonlarının daha sık görülmesine neden olabilir. Ayrıca idrar yolu enfeksiyonları da obez bireylerde daha yaygındır. Bazı çalışmalarda yoğun bakıma yatış ve ölüm riskinin de daha yüksek olduğu gösterilmiştir" ifadelerini kullandı. Çocuklarda artış dört katına çıktı Obezitenin büyük ölçüde önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olmasına rağmen son yirmi yılda tüm yaş gruplarında hızla arttığını belirten Doç. Dr. Oral, 2022 yılı verilerine göre dünya genelinde 5 yaş ve üzeri bir milyardan fazla insanın obezite ile yaşadığını ifade etti. Doç. Dr. Oral, sözlerini şöyle sonlandırdı; "Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 16’sı, çocuk ve ergenlerin ise yüzde 8’i obeziteden etkileniyor. Beş yaş altındaki çocuklarda ise oran yüzde 5,6’ya ulaşmış durumda. Bu, yaklaşık 35 milyon küçük çocuğun aşırı kilolu ya da obez olduğu anlamına geliyor. 1990’dan 2022’ye kadar obezite ile yaşayan çocuk ve ergen oranı küresel ölçekte dört kat arttı."