Yerel Haberler
İstanbul
Migros’tan 57 bin hanenin ihtiyacına eş değer temiz enerji gücü 22 Mayıs 2026 Cuma - 09:49:17 Migros, geçtiğimiz üç yılda yaptığı 2 milyar TL’yi aşkın GES yatırımıyla, sahip olduğu güneş enerjisi santrallerinin toplam kurulu gücünü 105,3 MWp’ye çıkardı. Migros böylece, yıllık enerji ihtiyacının yüzde 24’ünü kendi kurduğu güneş enerjisi santrallerinden karşılar duruma geldi. Migros; yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında İzmir, Adana ve Muğla’daki güneş enerjisi santrallerine 2025 yılında Kırşehir, Malatya Yazıhan, Erzurum Pasinler, Erzincan Tercan ve Ağrı Eleşkirt’teki güneş enerjisi santrallerini ekledi. Türkiye genelinde toplam 1.000 dönümlük bir alana yayılan GES projelerinin toplam kurulu gücü 105,3 MWp seviyesine yükseldi. Şirket, böylece yıllık enerji ihtiyacının yüzde 24’ünü kendi kurduğu güneş enerjisi santrallerinden karşılar duruma geldi. 57 binin üzerinde hanenin ihtiyacına eş değer enerji üretiyor Migros’un devredeki tüm güneş enerji santralleri, 1 milyon metrekarelik alana ulaştı. Bu santrallerde 183 bin 650 adet yüksek teknoloji panel kullanıldı. Migros’un kurduğu santraller, 57 binin üzerinde hanenin ihtiyacına eş değer enerjiyi tek başına karşılamaya yetecek seviyeye ulaştı. Diğer taraftan, bu santraller ile çevresel açıdan da değerli kazanımlar elde ediliyor. Şirketin güneş enerjisi santralleri yıllık 81 bin tonu aşkın karbon emisyonunun önüne geçecek. Şirket, yenilenebilir enerji alanında attığı bu adımlar ile milyonlarca ağacın karbon tutma kapasitesine eş değer bir etki oluştururken, enerji ihtiyacını daha sürdürülebilir ve ekonomik biçimde karşılamayı hedefliyor. "Migen olarak hedefimiz uçtan uca ve verimli yenilenebilir enerji çözümleri sunmak" Migros’un GES projelerinin koordinasyonunu sağlayan, enerji verimliliği ve enerji çözümleri alanında yüzde yüz iştiraki Migen Enerji ve Elektrikli Araç Şarj Hizmetleri A.Ş’nin Genel Müdürü Şevki Tuncer, Migros’un geçtiğimiz üç yılda yaptığı 2 milyar TL’yi aşkın GES yatırımıyla bu alanda güçlü bir şekilde büyümeyi sürdürdüğünü belirtti. 8 ildeki 11 güneş enerjisi santralinin, Migros’un karbon emisyonunu 2030’a kadar yüzde 42 azaltma ve 2050’de karbon net sıfır hedefi için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Tuncer, "Bu alandaki tecrübemizi, müşterilerimizden tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza, tüm ekosistemimizde yaygın hale getiriyoruz. Migen olarak hedefimiz uçtan uca ve verimli yenilenebilir enerji çözümleri sunmak. Enerji tedariğinden temiz enerji yatırımlarına, elektrikli araç şarj istasyonlarından ortak verimlilik projelerine yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdüreceğiz" dedi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:48 Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği, mevsimsel depresyona neden olabilir Mevsim değişiklikleri birçok insanın ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Özellikle vardiyalı çalışanları, depresyon geçmişi olanları, tiroid hastalığı ya da demir eksikliği bulunanları bu konuda uyaran Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, mevsim geçişlerini daha kolay atlatmanın yollarını anlattı. Mevsim geçişlerinde gün ışığının süresinin ve sıcaklıkların değişmesi, ruh sağlığında da bazı etkilere neden olabiliyor. Özellikle bahar aylarında, aşırı mutluluk durumu yaşanabildiği gibi ‘bahar depresyonu’ da meydana gelebiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, bahar depresyonunun nasıl meydana geldiğini anlattı. "Bazı insanlarda biyoritim uyumlanmakta zorlanıyor" Bozkurt, "Mevsim değişiklikleriyle birlikte ısı değişiyor, sıcaklık değişiyor, günün miktarı azalıyor veya artıyor. Bu duruma bizim uyumlanmamız gerekiyor. Bunun için de biyoritmimiz devreye giriyor. Biyoritmimiz buna uyumlanıyor ama bazı insanlarda bu ritimde bazı sorunlar olabiliyor. İşte o zaman bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Bahar girişlerinde havadaki iyon dengesinin bozulması, bizim bu hava değişiklikleriyle birlikte yorgun ve bitkin hissetmemize sebep olabiliyor. Ama bu genellikle birkaç hafta sürüyor. Bu uzun sürmeye başlarsa daha ciddi bir şeyden bahsedebiliriz. Çünkü mevsim dönüşlerinde depresyon, iki uçlu duygu durum bozuklukları, panik bozukluk gibi anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, uyku bozukluklarının arttığı görülebiliyor. Özellikle de bu biyoritimle ilgili sorunları olan kişilerde bunları daha fazla görme olasılığımız olabiliyor" dedi. Aşırı melatonin salınımı, kış depresyonuna neden oluyor Mevsim geçişlerindeki depresyonun daha çok kimlerde görülebildiğine dair bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: "Vardiyalı işlerde çalışanlarda, kadınlarda, D vitamini eksikliği, tiroid bozukluğu, demir eksikliği gibi anemisi olanlarda bu mevsim dönüşleriyle birlikte duygu durumlarında dalgalanmalar ve bozulmalar olabilir. Bunlardan en sık gördüğümüz, depresyon. Aslında bilinenin aksine depresyonu biz daha çok kış aylarında ve sonbaharda görüyoruz. Yazın ve ilkbaharda daha az görüyoruz. Bunun nedenini araştırmışlar. Çevresel faktörler, kalıtsal yatkınlık olabilir. Önceden depresyon öyküsü olanlar ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlarda daha çok görülüyor. Kış aylarında karanlığın artmasıyla birlikte melatonin (biyolojik saati düzenleyen hormon) salınımı artıyor. Bazı insanlarda bu salınım biraz daha fazla oluyor. Onlarda bitkinlik, yorgunluk, uykuya meyil gibi durumlar daha fazla görülüyor. Bu da bahar depresyonu olarak ortaya çıkıyor. Bahar depresyonunun özelliklerinden biri de biraz fazla uyumaktır. Ya da örneğin karbonhidratlara, şekerli gıdalara yönelme, isteksizlik, mutsuzluk, karamsarlık, uykuyla ilgili problemler hepsi bir arada depresyon olarak kendini gösterir." "Güneş ışığı depresyona karşı en önemli etkenlerden biri" Kadınların mevsimsel geçişlerden daha fazla etkilendiğini belirten Doç. Dr. Oya Bozkurt, "Bu dönemde kadınlar, mevsimsel depresyona erkeklerden 4 kat fazla yatkınlık gösteriyor. Vardiyalı işlerde çalışanlar güneş ışığından daha az faydalanıyorlar, gece çalışıp gündüz uyumak zorunda kalıyorlar. Geçmişte depresyon ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlar ile D vitamini ve depresyon arasında ilişki olduğu saptanmış. Çünkü D vitamininin de serotonin metabolizmasına etki ettiği görülmüş. Serotonin mutluluk hormonudur. Serotoninin de güneş ışığında salınımının arttığı görülmüştür. O yüzden güneş ışığı bizim için çok iyi bir etken. Tiroid hastalıkları, demir eksikliği anemisi gibi ek hastalığı olan kişilerde de mevsimsel depresyon görülebilir. Ayrıca anksiyete ve panik atak gibi hastalıklara daha önceden yatkınlığı olan kişilerin de mevsim dönüşlerinde hastalıkları alevlenebilir" ifadelerini kullandı. Hastalığı olanlar, belirtilere dikkat etmeli Mevsimsel depresyonu atlatmak için tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Bozkurt, bilinen bir psikolojik hastalığı olanların, mevsimsel depresyon belirtisi görülür görülmez doktora başvurmasını gerektiğini söyledi. Bozkurt, "Ek hastalıkları varsa onların tedavilerini yaptırması gerekir. Mutlaka gün ışığından faydalanmalılar, egzersizler bu anlamda faydalı olacaktır. Eğer gerçekten daha ağır ve tedavi gerektiren bir durumsa fototerapi uygulanabilir. Fototerapide ışık verilerek ve uykusuz bırakılarak melatonin hormonunun salgılanması azaltılıyor. Psikoterapiler ve daha ağır durumlarda ilaç tedavisine geçmek gerekebilir" dedi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:47 Alper Gezeravcı Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonunu ele aldı İstanbul Gelişim Üniversitesi, önemli bir programa ev sahipliği yaptı. "Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS" başlıklı söyleşide Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı öğrencilerle bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte; Türkiye’nin uzay yolculuğu, Milli Uzay Programı ve savunma sanayisindeki teknolojik gelişmeler ele alındı. Programın açılış konuşmasını İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin gerçekleştirdi. Şahin, Türkiye’nin son yıllarda uzay ve havacılık alanında önemli bir ivme yakaladığını belirterek üniversitelerin bu süreçte üstlendiği role dikkat çekti. Açılış konuşmasının ardından söz alan Alper Gezeravcı ise Türkiye’nin uzay çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "TÜRKSAT 6A ile yeni bir aşamaya geçildi" Türkiye’nin yıllar içerisinde önemli bir teknik birikim elde ettiğini belirten Gezeravcı, "BİLSAT, RASAT, İMECE ve GÖKTÜRK uydularının geliştirilmesi, üretimi ve fırlatma operasyonlarında ciddi bir tecrübe seviyesine ulaştık. Nihayetinde de TÜRKSAT 6A ile bu süreç yeni bir aşamaya taşındı. 2018 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin uzay alanında gerçekleştirmek istediği tüm faaliyetleri tek çatı altında yürütmek amacıyla Türkiye Uzay Ajansı kuruldu. Yapılan çalışmalar neticesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı hazırlandı ve 2021 yılı Şubat ayında kamuoyuyla paylaşıldı" ifadelerini kullandı. Savunma sanayisi ve yüksek teknoloji alanındaki gelişmelere de dikkat çeken Gezeravcı, "F-16 gibi savaş jetlerinin kanadında taşıdığımız hava-hava füzelerini dünyada üretebilen yalnızca 7 ülke var. Bunlardan biri de Türkiye’dir. Elektrikli otomobilini, helikopterini ve uçağını üretebilen dünyada sadece 6 ülke bulunuyor; Türkiye Cumhuriyeti de bunlardan biridir" dedi. "Baz istasyonu teknolojisini üretebilen ülkelerden biriyiz" Türkiye’nin haberleşme teknolojilerinde de önemli bir noktaya ulaştığını ifade eden Gezeravcı, "Cep telefonlarının birbiriyle haberleşmesini sağlayan baz istasyonlarını dünyada üretebilen yalnızca 5 ülke var ve Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Kendi geliştirdiği savaş platformuna, yine kendi geliştirdiği hava-hava füzesini entegre ederek havadaki başka bir hedefi başarıyla vurabilen dünyadaki sayılı ülkelerden biri de Türkiye Cumhuriyeti’dir" şeklinde konuştu. Gezeravcı, söyleşi kapsamında ayrıca Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu sürecini başından sonuna kadar detaylarıyla anlattı. Eğitim sürecinden fırlatma anına, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki görevlerinden Dünya’ya dönüş sürecine kadar yaşadığı tüm deneyimleri öğrencilerle paylaşan Gezeravcı, sunumunu uzay yolculuğunun tüm serüvenini aktararak tamamladı. Prof. Dr. Bahri Şahin: "Türkiye son 20 yılda çok önemli mesafe kat etti" Programda konuşan Prof. Dr. Bahri Şahin, Türkiye’nin son 20 yılda uzay ve havacılık alanında önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını belirterek, "Geçmişte hayal olarak görülen birçok çalışma bugün somut başarı hikâyelerine dönüşmüş durumda. Türkiye’nin uzay ve havacılık alanında ulaştığı seviye, artık uluslararası ölçekte dikkat çeken bir noktadadır. Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği görev ise yalnızca bilimsel bir başarı değil, aynı zamanda gençlerimiz için güçlü bir ilham ve motivasyon kaynağıdır. Üniversite olarak biz de uzay ve havacılık alanına büyük önem veriyor; araştırma ve eğitim altyapımızı bu doğrultuda geliştirmeyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Şahin, sanayi-üniversite iş birliğinin önemine de dikkat çekerek, "SAHA İstanbul 2026 Fuarı kapsamında imzaladığımız 6 farklı protokol ile sanayi kuruluşlarıyla ortak test ve araştırma süreçlerini üniversitemiz bünyesinde yürütmeye başladık. Üniversitemizin akademik bilgi birikimini sanayiye aktarmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu iş birliklerinin, Türkiye’nin uzay ve havacılık vizyonuna önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi. Yoğun katılımla gerçekleşen program, İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin’in Alper Gezeravcı’ya plaket, Genel Sekreter Doç. Dr. Serdar Egeli’nin ise üniversite adına hazırlanan tabloyu takdim etmesinin ardından öğrencilerle gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:45 Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği, mevsimsel depresyona neden olabilir Mevsim değişiklikleri birçok insanın ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Özellikle vardiyalı çalışanları, depresyon geçmişi olanları, tiroid hastalığı ya da demir eksikliği bulunanları bu konuda uyaran Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, mevsim geçişlerini daha kolay atlatmanın yollarını anlattı. Mevsim geçişlerinde gün ışığının süresinin ve sıcaklıkların değişmesi, ruh sağlığında da bazı etkilere neden olabiliyor. Özellikle bahar aylarında, aşırı mutluluk durumu yaşanabildiği gibi ‘bahar depresyonu’ da meydana gelebiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, bahar depresyonunun nasıl meydana geldiğini anlattı. "Bazı insanlarda biyoritim uyumlanmakta zorlanıyor" Bozkurt, "Mevsim değişiklikleriyle birlikte ısı değişiyor, sıcaklık değişiyor, günün miktarı azalıyor veya artıyor. Bu duruma bizim uyumlanmamız gerekiyor. Bunun için de biyoritmimiz devreye giriyor. Biyoritmimiz buna uyumlanıyor ama bazı insanlarda bu ritimde bazı sorunlar olabiliyor. İşte o zaman bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Bahar girişlerinde havadaki iyon dengesinin bozulması, bizim bu hava değişiklikleriyle birlikte yorgun ve bitkin hissetmemize sebep olabiliyor. Ama bu genellikle birkaç hafta sürüyor. Bu uzun sürmeye başlarsa daha ciddi bir şeyden bahsedebiliriz. Çünkü mevsim dönüşlerinde depresyon, iki uçlu duygu durum bozuklukları, panik bozukluk gibi anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, uyku bozukluklarının arttığı görülebiliyor. Özellikle de bu biyoritimle ilgili sorunları olan kişilerde bunları daha fazla görme olasılığımız olabiliyor" dedi. Aşırı melatonin salınımı, kış depresyonuna neden oluyor Mevsim geçişlerindeki depresyonun daha çok kimlerde görülebildiğine dair bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: "Vardiyalı işlerde çalışanlarda, kadınlarda, D vitamini eksikliği, tiroid bozukluğu, demir eksikliği gibi anemisi olanlarda bu mevsim dönüşleriyle birlikte duygu durumlarında dalgalanmalar ve bozulmalar olabilir. Bunlardan en sık gördüğümüz, depresyon. Aslında bilinenin aksine depresyonu biz daha çok kış aylarında ve sonbaharda görüyoruz. Yazın ve ilkbaharda daha az görüyoruz. Bunun nedenini araştırmışlar. Çevresel faktörler, kalıtsal yatkınlık olabilir. Önceden depresyon öyküsü olanlar ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlarda daha çok görülüyor. Kış aylarında karanlığın artmasıyla birlikte melatonin (biyolojik saati düzenleyen hormon) salınımı artıyor. Bazı insanlarda bu salınım biraz daha fazla oluyor. Onlarda bitkinlik, yorgunluk, uykuya meyil gibi durumlar daha fazla görülüyor. Bu da bahar depresyonu olarak ortaya çıkıyor. Bahar depresyonunun özelliklerinden biri de biraz fazla uyumaktır. Ya da örneğin karbonhidratlara, şekerli gıdalara yönelme, isteksizlik, mutsuzluk, karamsarlık, uykuyla ilgili problemler hepsi bir arada depresyon olarak kendini gösterir." "Güneş ışığı depresyona karşı en önemli etkenlerden biri" Kadınların mevsimsel geçişlerden daha fazla etkilendiğini belirten Doç. Dr. Oya Bozkurt, "Bu dönemde kadınlar, mevsimsel depresyona erkeklerden 4 kat fazla yatkınlık gösteriyor. Vardiyalı işlerde çalışanlar güneş ışığından daha az faydalanıyorlar, gece çalışıp gündüz uyumak zorunda kalıyorlar. Geçmişte depresyon ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlar ile D vitamini ve depresyon arasında ilişki olduğu saptanmış. Çünkü D vitamininin de serotonin metabolizmasına etki ettiği görülmüş. Serotonin mutluluk hormonudur. Serotoninin de güneş ışığında salınımının arttığı görülmüştür. O yüzden güneş ışığı bizim için çok iyi bir etken. Tiroid hastalıkları, demir eksikliği anemisi gibi ek hastalığı olan kişilerde de mevsimsel depresyon görülebilir. Ayrıca anksiyete ve panik atak gibi hastalıklara daha önceden yatkınlığı olan kişilerin de mevsim dönüşlerinde hastalıkları alevlenebilir" ifadelerini kullandı. Hastalığı olanlar, belirtilere dikkat etmeli Mevsimsel depresyonu atlatmak için tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Bozkurt, bilinen bir psikolojik hastalığı olanların, mevsimsel depresyon belirtisi görülür görülmez doktora başvurmasını gerektiğini söyledi. Bozkurt, "Ek hastalıkları varsa onların tedavilerini yaptırması gerekir. Mutlaka gün ışığından faydalanmalılar, egzersizler bu anlamda faydalı olacaktır. Eğer gerçekten daha ağır ve tedavi gerektiren bir durumsa fototerapi uygulanabilir. Fototerapide ışık verilerek ve uykusuz bırakılarak melatonin hormonunun salgılanması azaltılıyor. Psikoterapiler ve daha ağır durumlarda ilaç tedavisine geçmek gerekebilir" dedi.
UEFA Şampiyonlar Ligi: Liverpool: 1 - Galatasaray: 0 (İlk yarı)
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:55 UEFA Şampiyonlar Ligi: Liverpool: 1 - Galatasaray: 0 (İlk yarı) UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında Galatasaray, deplasmanda İngiliz ekibi Liverpool ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı ev sahibi ekibin 1-0’lık üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 25. dakikada Mac Allister’ın sağ taraftan yerden kullandığı köşe vuruşunda Dominik Szoboszlai, penaltı noktası önünden yaptığı sert vuruşta topu ağlara gönderdi. 1-0 29. dakikada Abdülkerim’in kafayla geriye pasında araya giren Mohamed Salah, kaleci Uğurcan Çakır ile karşı karşıya kaldı. Salah’ın aşırtmak istediği topu Uğurcan, iki hamlede kontrol etti. 32. dakikada Salah’ın sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda arka direğe gelen topu Van Dijk içeri çevirdi. Mac Allister’ın kafa vuruşunda top direkten dönerken, hakem Raczkowski son vuruş öncesinde kaleci Uğurcan’a faul yapıldığını belirledi. 33. dakikada paslaşarak gelişen Liverpool atağında Wirtz, ceza yayı önünden pasını Szoboszlai’ye aktarırken, bu oyuncunun sert şutunda Uğurcan sağına gelen topu çeldi. 45+2. dakikada ceza sahası içinde Szoboszlai, Jakobs’un müdahalesiyle yerde kalırken hakem Raczkowski penaltı noktasını gösterdi. 45+4. dakikada penaltıyı kullanan Mohamed Salah’ın vuruşunda kaleci Uğurcan ayaklarıyla topu çelerek gole izin vermedi. 45+5. dakikada Ismail Jakobs’un ceza sahasına ortasında Sallai kafayı vururken top kaleci Alisson’da kaldı. 45+6. dakikada Wirtz’in pasında sağ çaprazda topla buluşan Salah, dar açıdan yaptığı vuruşta kaleci Uğurcan kurtarışını yaptı. Seken topu Wirtz tamamlamak isterken, Uğurcan bir kez daha topu çeldi. Stat: Anfield Hakemler: Pawel Raczkowski, Tomasz Listkiewicz, Adam Kupsik Liverpool: Alisson, Jeremie Frimpong, Ibrahima Konate, Virgil van Dijk, Milos Kerkez, Ryan Gravenberch, Alexis Mac Allister, Dominik Szoboszlai, Mohamed Salah, Florian Wirtz, Hugo Ekitike Yedekler: Mamardashvili, Freddie Woodman, Joe Gomez, Andrew Robertson, Curtis Jones, Trey Nyoni, Amara Nallo, Kieran Morrison, Federico Chiesa, Cody Gakpo, Rio Ngumoha Teknik Direktör: Arne Slot Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Wilfried Singo, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Mario Lemina, Roland Sallai, Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen Yedekler: Batuhan Şen, Günay Güvenç, Eren Elmalı, Kaan Ayhan, Leroy Sane, İlkay Gündoğan, Yaser Asprilla, Gökdeniz Gürpüz, Noa Lang, Mauro Icardi, Yunus Akgün, Ahmed Kutucu Teknik Direktör: Okan Buruk Gol: Dominik Szoboszlai (dk. 25) (Liverpool)
Spor camiası ve ünlü isimler Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:36 Spor camiası ve ünlü isimler Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu İstanbul’da Darülaceze kurumunda düzenlenen iftar programı İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, katılımıyla gerçekleşti. İstanbul Şişli’deki Darülaceze binasında düzenlenen iftar programına İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Fenerbahçe futbol takımı oyuncuları, Hülya Avşar, Acun Ilıcalı ve birçok sanatçı ile dizi oyuncusu katıldı. İftar yemeğine katılanlar kurumun sakinleriyle iftar yaptı. Yemeğin ardından Bilal Erdoğan ve beraberindekiler odalar gezerek yaşlılara hediyeler takdim etti. İftarın ardından konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, "Bizim Darülaceze’de yaptığımız klasik bir ağırlama usulü. Misafirlerimizi davet edip sakinlerimizle birlikte oturtuyoruz. Sakinlerimizin yediği yemekleri ikram ediyoruz. Bu akşam mutfağımızda ikram ettiğimiz yemeklerimiz de sakinlerimizin Darülaceze’de yedikleri yemekler. Dolayısıyla kendilerine de sorabilirsiniz. Eğer hamdolsun ben de burada her zaman yemek yediğim zaman memnun kalkıyorum masadan. Onun için afiyet olsun. Rabbim tuttuğunuz oruçlarınızı kabul etsin. Gerçekten Ramazan’a veda ediyoruz. Unutmadan dünyanın artık ümidini kestiği duyguları yaşamak ve yaşatmak için de hep birlikte el ele vererek çalışalım inşallah. Çok teşekkür ediyorum, ayaklarınıza sağlık, afiyet olsun. Dünyada gerçekten merhametin önemli direklerinden bir tanesi bu kurum" dedi. Kurumun önemine dikkat çeken Erdoğan, "Ramazan’ın son akşamlarındayız. Darülaceze müessesesi 1895 yılında merhum ecdadımız II. Abdülhamid Han tarafından kurulmuş. Hem kendisinin hem de o zamanki bütün vatandaşlarımızın katkılarıyla inşa edilmiş, bugünlere kadar gelmiş. Dünyada gerçekten merhametin önemli direklerinden bir tanesi bu kurum. Milletimizin merhamet medeniyetini adeta temsil ediyor. Bugün İstanbul’un merkezinde bizler de bu sorumluluğu taşıyan bireyler olarak değerli başkanımız da burada, sayın bakanımız Mustafa Varank’ın da katkılarıyla bugün böyle güzel bir misafir ağırlayarak bu kurumu, bu mirası bir nebze olsun tanıtmaya çalıştık. Sizlerin de aracılığıyla bunun için sizlere de çok teşekkür ediyoruz. Ama gerçekten bu kurum inşa edildiğinde de dünyada savaşlar varmış ve o savaşlar sebebiyle göç etmek zorunda kalan, sokaklarda kalan insanlara bakmak için merhum Abdülhamid Han burayı inşa ettirmiş. O gelenek devam ediyor" şeklinde konuştu. Şarkıcı ve oyuncu Hülya Avşar ise, "Her şeyden önce aile çok önemli. Benim hayatta her şeyden değer verdiğim ve yaşamımda birinci sıraya koyduğum şey aile. Aile her zaman sağlam ve hatalarıyla kabul edip severse her şey çok güzel oluyor ve önce aileye böyle bir duygu beslemek lazım. Ondan sonra o duygu insana geliyor. Kendisi de burada yaşamayı seçmiş olan kimseleri de unutmamak gerekiyor, unutmamak lazım. Ben çok keyifliyim. Güzel sohbetler yaptık. Onlar keyifli olunca biz de keyifliyiz" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel: "Geleceğine sahip çıkmak için, ülkesine sahip çıkmak için hep birlikte yine birlikteyiz, yine meydandayız"
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:22 CHP Genel Başkanı Özel: "Geleceğine sahip çıkmak için, ülkesine sahip çıkmak için hep birlikte yine birlikteyiz, yine meydandayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’de düzenlenen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından Fatih Saraçhane’de düzenlenen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Mitinge CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Dilek İmamoğlu ve partililer katıldı. Özel, "Bu yolda size, bize ömür biçenler oldu, ‘dayanamazlar, dağılırlar, vazgeçerler, teslim olurlar’ dediler. Teslim olmayanlar burada. Değerli İstanbullular, bugün her şeyin başladığı yerde, milletin evinde Saraçhane’deyiz. Korkanların sığınağı değil, cesurların meydanındayız. Tam 365 sabah oldu, tam 365 akşam. 365 kez doğdu güneş, 365 kez battı. ‘Bir Ekrem’i aldık, işi bitirdik, onları sindirdik’ sanıyorlardı. Bir yıl önce bir iftar vaktiydi, Ekrem Başkan’ın 31 yıllık diplomasını iptal ettiler. İşte o gün Ekrem Başkan’ın kapısına gelenler onu Vatan Emniyet’e götürdüğünde eşi Dilek Hanım, evlatları ve yol arkadaşları dimdik ayaktaydı. O gün hep beraber buradaydık. O gün ‘Ne olacaksa olacak ama bugün olacak’ dedik. Biz darbenin hedefinde olan kişinin Ekrem Başkan, hedefinde olan eylemin partinin iktidara yürüyüşü, hedefinde olan mekanın Saraçhane olduğunu biliyorduk. Burayı savunmak için sizlere çağrı yaptık. Bunu duyar duymaz bir yasağı duyurdular. ‘Üç kişi bir araya gelmeyecek, beş gün boyunca eylem, toplantı ve yürüyüş olmayacak ve herkes evinde oturacak’ dediler. Yetmedi, metroları kapattılar. Otobüsleri durdurdular, köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. İşte o gün Vatan Emniyet’in önünde 4 bin Cumhuriyet Halk Partili ve Beyazıt Meydanı’nda İstanbul Üniversiteliler barikatla, bariyerle karşı karşıyaydılar" dedi. Güçlerini milletten aldıklarını belirten Özel, "Saraçhane’de yakılan meşale tüm Türkiye’de gür alevlere dönüştü. Boğaz’ı aştık, karşıya geçtik, Maltepe’de 2.2 milyon olduk. Sonrasında her çarşamba İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu Anadolu’nun bir ilinde buluştuk. Buranın kıvılcımıyla oralarda kor alevler olduk. Biz bir eyleme, bir mücadeleye, çağırıyoruz insanları. İşte 98’incisi geride kaldı. Bugün akşam 99’uncu eylemde, hep birlikte yeniden Saraçhane’deyiz. Hep beraberiz. Bu süreçte bize destek veren tüm siyasi partilere, başta ilk gün buraya koşup gelen tüm genel başkanlara, tüm siyasi partilerin mensuplarına, kadın kollarına, gençlik kollarına, Türkiye’nin tüm demokratlarına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sendikalara, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, 98 eyleme katılan 15.5 milyon yürekli kahraman insana teşekkür ediyorum. En büyük alkışı bu kahramanlar hak ediyor. Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden, Atatürk’ün emaneti cumhuriyeti, onun en önemli kazananı sandığa inananlardan, seçme hakkına sarılanlardan, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz. Asla ve asla hiç kimseyi geride bırakmayacağız. Geleceğine sahip çıkmak için, ülkesine sahip çıkmak için hep birlikte yine birlikteyiz, yine meydandayız, yine eylemdeyiz, yine ayaktayız. Ve bugün Çanakkale Deniz Zaferi’nin tam 111’nci yıl dönümü. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi minnetle anıyoruz, rahmetle anıyoruz" şeklinde konuştu.
15 Temmuz Derneği’nden 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde iftar
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:16 15 Temmuz Derneği’nden 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde iftar Şişli’de 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü vesilesiyle 15 Temmuz Derneği tarafından iftar programı düzenlendi. İftara katılan Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, "Yaşadığımız süreçte, etrafımız ateş çemberiyken Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayeti, cesareti ve liderliğiyle memleketimizde Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilerliyoruz" dedi. İstanbul Şişli’de, 15 Temmuz Derneği 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin anısına bir iftar programı düzenledi. Etkinliğe Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, milletvekilleri, belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler, iş insanları ve davetliler katıldı. Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, "Yargı mensuplarımızın cesaretiyle ve elbette ki Cumhurbaşkanımızın dirayeti ve cesaretiyle önemli bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Değerli misafirler nasıl ki 15 Temmuz Gecesi’nde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve cesaretine nasıl şahitlik ettiysek bugün de yaşadığımız süreçte, etrafımız ateş çemberiyken, onun dirayeti, cesareti ve liderliğiyle memleketimizde Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilerliyoruz. Ben yeniden bu derdi gönüllü olarak dert edinen bütün kardeşlerimizi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu. Etkinlik sonrası basın mensupları ile bir araya gelen 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, "Ramazan ayı içerisinde bir iftar programımıza Sayın Adalet Bakanımızın katılacağı bir program düzenledik. Eski Bakanlarımız ve devlet erkanından devletimize hizmet etmiş bir çok tanıdık sima vardı. Asıl misafirlerimiz şehit ailelerimiz ve gazilerimizdi. Yoğun bir şekilde ailelerden de katılan oldu. Biz burada şehit ailelerimizi bir araya getirmek suretiyle, şehitlerimizi hatırlamak, onlar adına dua etmek ve onlara yönelik duygularımızı ifade etmek için bir araya gelmiş olduk. Çok duygulandıklarını ifade ettiler. Özellikle hain darbe girişimini gösteren anlık görüntülerde ben yüzlerce kez izlememe rağmen o sıcak duyguları hala yaşıyorum. Aileler de çok hüzünlendiler. Ben de onlara, ‘Siz bir kahramanın eşisiniz, bir kahramanın çocuğusunuz, bir kahramanın annesi babasısınız. Bir hüzün olacak ama bir yandan ise size ömrünüzün sonuna kadar içinizde taşıyacağınız bir gurur yaşatmış oldular. Ne mutlu ki bu güzel evlatlara sahip olmuşsunuz Biz de size müteşekkiriz iyi ki böyle evlatlar dile getirmişsiniz’ dedim" dedi.
Felipe Augusto: "Galatasaray maçı çok değerli, önemli bir maç olacak"
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:08 Felipe Augusto: "Galatasaray maçı çok değerli, önemli bir maç olacak" Trabzonsporlu futbolcu Felipe Augusto, milli aranın ardından Süper Lig’de oynayacakları Galatasaray maçının kendileri için çok önemli olacağını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Eyüpspor’u 1-0’lık skorla mağlup etti. Müsabakanın ardından bordo-mavililerin Brezilyalı futbolcusu Felipe Augusto, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kendileri için önemli olanın kazanmak olduğuna dikkat çeken Augusto, "Zor bir maç olacağının bilincindeydik. Rakibimizin durumundan ötürü bunu biliyorduk. Rakibimiz ligin alt sıralarında olduğu için her maçtan puan almaya ihtiyacı var. Bizim maçta da her şeylerini vereceklerini biliyorduk. Zor bir maç olacaktı. Bizim için önemli olan kazanmaktı. Bunu başardık çok mutluyuz" diye konuştu. "Galatasaray maçı çok değerli, önemli bir maç olacak" Milli aranın ardından oynayacakları Galatasaray karşılaşmasıyla ilgili düşünceleri sorulan Augusto, "Her Trabzonspor - Galatasaray maçları önemli maçlar. Büyük maçlar. İki büyük takımın kendi arasında oynadığı maçlar. Çok değerli, önemli bir maç olacak. Biz içerde oynuyoruz. İçerde oynamanın avantajını kullanmaya çalışacağız. Her maçta olduğu gibi 3 puanı kazanmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. "Çok başarılı bir sezon geçiriyoruz" Takımın bu sezon çıkardığı işten dolayı mutlu olduğunu belirten 22 yaşındaki oyuncu, "Bütün arkadaşlarımızla birlikte çok başarılı bir sezon geçiriyoruz. Bu beni çok mutlu ediyor. Hedefimiz en yukarda olmak, en başarılı takım olabilmek, en çok puan alabilmek. Şu an hem şampiyonluk hem de ikincilik yarışı adına konuşmak için çok erken. Önümüzde çok fazla maç var. Biz maç maç bakmaya çalışıyoruz. Her maçı kazanmaya, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Şampiyonluk ve ikincilik için henüz erken diye düşünüyorum" cümlelerine yer verdi.