SAĞLIK - 22 Mayıs 2026 Cuma 09:48

Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği, mevsimsel depresyona neden olabilir

A
A
A
Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği, mevsimsel depresyona neden olabilir

Mevsim değişiklikleri birçok insanın ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Özellikle vardiyalı çalışanları, depresyon geçmişi olanları, tiroid hastalığı ya da demir eksikliği bulunanları bu konuda uyaran Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, mevsim geçişlerini daha kolay atlatmanın yollarını anlattı.


Mevsim geçişlerinde gün ışığının süresinin ve sıcaklıkların değişmesi, ruh sağlığında da bazı etkilere neden olabiliyor. Özellikle bahar aylarında, aşırı mutluluk durumu yaşanabildiği gibi ‘bahar depresyonu’ da meydana gelebiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, bahar depresyonunun nasıl meydana geldiğini anlattı.



"Bazı insanlarda biyoritim uyumlanmakta zorlanıyor"


Bozkurt, "Mevsim değişiklikleriyle birlikte ısı değişiyor, sıcaklık değişiyor, günün miktarı azalıyor veya artıyor. Bu duruma bizim uyumlanmamız gerekiyor. Bunun için de biyoritmimiz devreye giriyor. Biyoritmimiz buna uyumlanıyor ama bazı insanlarda bu ritimde bazı sorunlar olabiliyor. İşte o zaman bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Bahar girişlerinde havadaki iyon dengesinin bozulması, bizim bu hava değişiklikleriyle birlikte yorgun ve bitkin hissetmemize sebep olabiliyor. Ama bu genellikle birkaç hafta sürüyor. Bu uzun sürmeye başlarsa daha ciddi bir şeyden bahsedebiliriz. Çünkü mevsim dönüşlerinde depresyon, iki uçlu duygu durum bozuklukları, panik bozukluk gibi anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, uyku bozukluklarının arttığı görülebiliyor. Özellikle de bu biyoritimle ilgili sorunları olan kişilerde bunları daha fazla görme olasılığımız olabiliyor" dedi.



Aşırı melatonin salınımı, kış depresyonuna neden oluyor


Mevsim geçişlerindeki depresyonun daha çok kimlerde görülebildiğine dair bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:


"Vardiyalı işlerde çalışanlarda, kadınlarda, D vitamini eksikliği, tiroid bozukluğu, demir eksikliği gibi anemisi olanlarda bu mevsim dönüşleriyle birlikte duygu durumlarında dalgalanmalar ve bozulmalar olabilir. Bunlardan en sık gördüğümüz, depresyon. Aslında bilinenin aksine depresyonu biz daha çok kış aylarında ve sonbaharda görüyoruz. Yazın ve ilkbaharda daha az görüyoruz. Bunun nedenini araştırmışlar. Çevresel faktörler, kalıtsal yatkınlık olabilir. Önceden depresyon öyküsü olanlar ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlarda daha çok görülüyor. Kış aylarında karanlığın artmasıyla birlikte melatonin (biyolojik saati düzenleyen hormon) salınımı artıyor. Bazı insanlarda bu salınım biraz daha fazla oluyor. Onlarda bitkinlik, yorgunluk, uykuya meyil gibi durumlar daha fazla görülüyor. Bu da bahar depresyonu olarak ortaya çıkıyor. Bahar depresyonunun özelliklerinden biri de biraz fazla uyumaktır. Ya da örneğin karbonhidratlara, şekerli gıdalara yönelme, isteksizlik, mutsuzluk, karamsarlık, uykuyla ilgili problemler hepsi bir arada depresyon olarak kendini gösterir."



"Güneş ışığı depresyona karşı en önemli etkenlerden biri"


Kadınların mevsimsel geçişlerden daha fazla etkilendiğini belirten Doç. Dr. Oya Bozkurt, "Bu dönemde kadınlar, mevsimsel depresyona erkeklerden 4 kat fazla yatkınlık gösteriyor. Vardiyalı işlerde çalışanlar güneş ışığından daha az faydalanıyorlar, gece çalışıp gündüz uyumak zorunda kalıyorlar. Geçmişte depresyon ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlar ile D vitamini ve depresyon arasında ilişki olduğu saptanmış. Çünkü D vitamininin de serotonin metabolizmasına etki ettiği görülmüş. Serotonin mutluluk hormonudur. Serotoninin de güneş ışığında salınımının arttığı görülmüştür. O yüzden güneş ışığı bizim için çok iyi bir etken. Tiroid hastalıkları, demir eksikliği anemisi gibi ek hastalığı olan kişilerde de mevsimsel depresyon görülebilir. Ayrıca anksiyete ve panik atak gibi hastalıklara daha önceden yatkınlığı olan kişilerin de mevsim dönüşlerinde hastalıkları alevlenebilir" ifadelerini kullandı.



Hastalığı olanlar, belirtilere dikkat etmeli


Mevsimsel depresyonu atlatmak için tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Bozkurt, bilinen bir psikolojik hastalığı olanların, mevsimsel depresyon belirtisi görülür görülmez doktora başvurmasını gerektiğini söyledi. Bozkurt, "Ek hastalıkları varsa onların tedavilerini yaptırması gerekir. Mutlaka gün ışığından faydalanmalılar, egzersizler bu anlamda faydalı olacaktır. Eğer gerçekten daha ağır ve tedavi gerektiren bir durumsa fototerapi uygulanabilir. Fototerapide ışık verilerek ve uykusuz bırakılarak melatonin hormonunun salgılanması azaltılıyor. Psikoterapiler ve daha ağır durumlarda ilaç tedavisine geçmek gerekebilir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Engelli vatandaş önerdi, Nilüfer Belediyesi hayata geçirdi Bursa’da Nilüfer Belediyesi, "Engelsiz Nilüfer" projesi kapsamında engelli vatandaşların evlerindeki eşyaları sabitleyerek, afetlere karşı güvenli yaşam alanları oluşturuyor. Engelli bir vatandaşın önerisiyle hayata geçen projeyle, deprem anında hayat kurtaracak "yaşam üçgenleri" belediye ekipleri tarafından kuruluyor. Nilüfer Belediyesi, afet bilincini güçlendirmek ve dezavantajlı bireylerin yaşam alanlarını daha güvenli hale getirmek amacıyla örnek bir uygulama başlattı. Nilüfer Belediye Stratejik Planı’na dahil edilen "Engelsiz Nilüfer" çalışması kapsamında, engelli vatandaşların evlerinde "ev içi tehlike avı" yapılarak, hareketli mobilyalar ve eşyalar sabitleniyor. Dayanıklı dirençli Nilüfer Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, çalışmaları yerinde inceleyerek projenin önemine dikkat çekti. Afet öncesi alınacak önlemlerin hayati olduğunu vurgulayan Karagöz, "Amacımız evlerde hem eşyaları sabitlemek hem de tahliye yollarını açık tutarak yaşam üçgenleri oluşturmak. Çalışma arkadaşlarımız, başvuruda bulunan vatandaşların evlerini ziyaret ederek riskli noktaları tespit ediyor ve sabitleme işlemlerini profesyonelce gerçekleştiriyor. Başvuruda bulunmaları için buradan engelli vatandaşlarımıza açık çağrı yapıyoruz. Dayanıklı ve dirençli Nilüfer’i ancak bu tarz ortak çalışmalarla var edebiliriz" diye konuştu. Afete hazırlık engelli bireyler içinde çok önemli Öneri sahibi engelli birey Merve Erbek, projeden ilk faydalanan kişi oldu. 6 Şubat depremlerindeki deneyimlerinden yola çıkarak bu fikri geliştirdiğini ifade eden Erbek, "Engelli bireyler bu proje sayesinde daha tedbirli olacak. ‘Dolap düşmeseydi ölmezdi’ denilen acı durumların önüne geçmek istiyoruz. Tüm engelli bireylerin bu projeye başvurmasını ve diğer kurumların da bu tip çalışmalar için harekete geçmesini dilerim. Afete hazırlık engelli bireyler için de çok önemli" dedi. Kaçış yolları açık tutuluyor Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten ise 1999 depremindeki yaralanmaların yaklaşık yüzde 50’sinin devrilen eşyalardan kaynaklandığını hatırlatarak, "Çalışmalarla evlerde güvenli yaşam üçgenleri oluşturuyor, kaçış yollarının açık tutulmasını sağlıyoruz" diye konuştu. Engelsiz Nilüfer’e başvuru Evlerinde afetlere karşı önlem alınmasını isteyen engelli vatandaşlar, 444 16 03 numaralı telefonu arayarak veya "Nilüfer Her Yerde" uygulamasının "Engelsiz Nilüfer" sekmesi üzerinden başvurularını yapabiliyorlar. Belediye ekipleri, haftanın en az bir gününü bu çalışmalara ayırarak gelen talepler doğrultusunda ev ziyaretlerini sürdürecek.
Van Rektör Elmastaş’tan Ercişli öğrencilerle kariyer planlaması söyleşisi Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Van’ın Erciş Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileriyle bir araya gelerek "Üniversite Yolculuğunda Kariyer Planlaması" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Erciş Sosyal Bilimler Lisesi’nin davetlisi olarak okulun konferans salonunda öğrencilerle bir araya gelen BEÜ Rektörü Prof. Dr. Elmastaş, öğrencilere kariyer planlaması sürecinde izlenmesi gereken yollar hakkında önemli tavsiyelerde bulundu. Meslek seçiminden üniversite tercihine kadar pek çok konuda bilgi paylaşan Elmastaş, doğru bir kariyer planlamasının kişisel ve mesleki başarıdaki kritik önemini vurguladı. Yeteneklerin ve ilgi alanlarının keşfedilmesi gerektiğine dikkat çeken Elmastaş, öğrencilerin üniversite yaşamını en verimli şekilde değerlendirmeleri için öneriler sundu. Elmastaş, üniversitelerin yalnızca bilgi edinme yeri olmadığını, aynı zamanda sosyal becerilerin gelişmesi ve topluma katkı sağlama açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Söyleşi sırasında öğrencilerin sorularını yanıtlayan Elmastaş, hedef belirlemenin ve bu hedeflere ulaşmak için disiplinli bir çalışma yürütmenin gerekliliğini dile getirdi. Söyleşi sonunda konuşma yapan Erciş Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Zekeriya Küçükkaya, davetlerini kırmayıp öğrencileriyle buluşan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş’a teşekkür ederek günün anısına plaket takdim etti. BEÜ Rektörü Elmastaş da, ev sahipliği ve ağırlamalarından dolayı Erciş Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Zekeriya Küçükkaya’ya editörlüğünü yaptığı "Bitlis Turizm Araştırmaları" kitabından hediye etti. Erciş Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri de söyleşinin geleceğe yönelik hedeflerin belirlenmesinde etkili olduğunu belirtti. Rektör Elmastaş’ın aktardığı bilgilerden büyük ölçüde faydalandıklarını söyleyen öğrenciler, programın oldukça verimli geçtiğini dile getirdi. Düzenlenen söyleşiye Erciş İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Şakir Deniz, Milli Eğitim Şube Müdürü Faruk Karaaslan, Karakoyunlu Anadolu Lisesi Müdürü İkram Keleş ve öğrenciler katıldı. Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, kariyer söyleşisinin arından Erciş Meslek Yüksekokulu, Erciş Balık Bendi ve Çelebibağı Mahallesi’ndeki Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti.