Yerel Haberler
İstanbul
Beylikdüzü’nde Heimlich manevrası 5 yaşındaki çocuğun hayatını kurtardı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:13:56 Beylikdüzü’nde boğazına simit parçası kaçan 5 yaşındaki çocuk, okul müdürünün Heimlich Manevrası müdahalesi sayesinde kurtuldu. Yaşanan o anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 29 Nisan Çarşamba günü Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Hasan Doğan Stadyumu’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, okullar arası futbol müsabakasını izlemeye gelen bir ailenin 5 yaşındaki çocuğunun boğazına simit parçası kaçtı. Aile çocuğun nefes alamadığını fark edince panikle yardım istedi. O sırada çocukların maçını seyreden İbrahim Feridun Tınaztepe İlkokulu Müdürü Abuzer Badem, boğazına cisim kaçan 5 yaşındaki çocuğa Heimlich manevrası ile müdahale ederek hayatını kurtardı. Yaşanan o anlar ise stadın güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Görüntülerde, 5 yaşındaki çocuğun nefessiz kaldığını fark eden ailenin panikle müdahale çabası ve okul müdürünün hızla çocuğa müdahale ederek Heimlich manevrası yaptığı anlar yer aldı. Olayın ardında nefesi açılan çocuğun durumunun iyi olduğu öğrenildi. "Daha önce ilkyardım eğitimi aldığım için Heimlich Manevrası yaparak kardeşimizin boğazında kalan simidin çıkmasına vesile oldum" Durumu fark ederek hızla müdahale eden okul müdürü Abuzer Badem o anlarla ilgili olarak, "Sınıflar arası yaptığımız futbol müsabakasının final karşılaşmasında, öğrenci abisini izlemeye gelen bir kardeşimizin boğazında simit parçası kalmıştı. Tribünde bir hareketlilik görünce ben de müdahale etmek için hareket ettim. Daha önce de ilk yardımı eğitimi almış olduğum için Heimlich manevrası yaparak kardeşimizin boğazında kalan simidin çıkmasına vesile olmuş oldum. 5 yaşındaydı çocuk. Abisini izlemeye gelen bir minik kardeşimizdi" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:03 "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür" Hipertansiyonun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır" dedi. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında uzmanlar, belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun ancak düzenli ölçümle erken dönemde tespit edilebileceğine dikkat çekiyor. Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Akpolat, bu yılın temasının "Kan basıncınızı düzenli ölçün, sessiz katili yenin" olduğunu hatırlatarak hipertansiyonun toplum sağlığı açısından en önemli risklerden biri olduğuna vurgu yaptı. "Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermez" Hipertansiyonun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, birçok hastanın şikâyet hissetmediği için tansiyon ölçümü yaptırmadığını belirtti. Prof. Dr. Akpolat, "Belirti olmaması, hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Tansiyon ölçmemek, tedavi edilebilir bir hastalığın erken evrede yakalanma şansını kaybetmek demektir" dedi. Erken tanının önemine işaret eden Akpolat, hipertansiyonun başlangıç aşamasında yakalanmasının organ hasarını önleyebileceğini veya geri çevirebileceğini ifade etti. "Türkiye’de her 3 kişiden 1’inde görülüyor" Hipertansiyonun toplumda yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, Türkiye’de her üç yetişkinden birinde yüksek tansiyon görüldüğünü, ancak bu kişilerin yaklaşık yarısının hastalığının farkında olmadığını söyledi. Günümüzde otomatik tansiyon cihazları sayesinde ölçümün son derece kolay hale geldiğini belirten Akpolat, düzenli kontrolün ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. "Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği" Hipertansiyon tedavisinde ilk basamağın ilaç değil yaşam tarzı düzenlemeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Akpolat, sağlıklı yaşamın önemini şöyle özetledi: "Tuz tüketiminin azaltılması (kaya tuzu dahil), kilo kontrolü ve ideal kiloya ulaşma, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımının sınırlandırılması, sigaranın bırakılması, stres yönetimi, doktor önerisi olmadan takviye kullanılmaması." Prof. Dr. Akpolat, özellikle bilinçsiz takviye kullanımının tansiyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. "Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz" Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisinin devreye girdiğini belirten Prof. Dr. Akpolat, tansiyon ilaçlarının bağımlılık yapmadığını ve doğru kullanıldığında yaşam süresini uzatan en etkili tedaviler arasında yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Akpolat, şöyle devam etti: "Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sadece tansiyonu düşürmekle kalmaz; kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organları da korur" dedi. "Tansiyon ölçümü tedavinin ayrılmaz parçasıdır" Sözlerini düzenli ölçümün önemine dikkat çekerek tamamlayan Prof. Dr. Akpolat, şu çağrıda bulundu: "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır."
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:59 Yunus Emre Enstitüsü’nde karikatürist Salih Memecan rüzgarı esiyor Terra Sanat Söyleşileri, düzenlediği etkinlikler kapsamında kültür ve sanat dünyasından önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Serinin yeni konuğu, ünlü karikatürist Salih Memecan oldu. Memecan, etkinlik kapsamında sanatseverlerle söyleşi gerçekleştirirken son kısımda ise davetlilerle birlikte çizim teknikleri üzerine çalışma gerçekleştirdi. Beyoğlu’ndaki Yunus Emre Enstitüsü bünyesinde bulunan Terra Santa Manastırı’nda Terra Sanat söyleşisinin yeni bir serisi düzenlendi. Müzikten sanata, edebiyattan güncele uzanan içerikleriyle Terra Sanat Söyleşilerinin yeni konuğu Türk karikatür sanatının usta isimlerinde Salih Memecan oldu. ‘Bizimcity’ ve ‘Sizinkiler’ gibi karikatürleriyle yediden yetmişe sayısız okuru bir gülümsemede buluşturan usta sanatçı Memecan, gündelik yaşamdan beslenen çizgi dili, toplumsal gözlemleri ve hafızalara kazınan karakterleri üzerinden karikatür sanatının düşünsel ve kültürel boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Birçok karikatür çalışmasıyla uzun yıllardır geniş kitlelere ulaşan çalışmalarıyla tanınan sanatçı söyleşide ayrıca, mizahın toplumsal hafızadaki yerini ve üretim süreçlerini ele aldı. Memecan’ın kariyerindeki birçok önemli noktayı katılımcılarla paylaşmasının ardından yine katılımcılarla birlikte atölye çalışması düzenledi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:57 Trendyolmilla ve SIEDRÉS’ten iş birliği Türkiye’nin önde gelen online moda markalarından Trendyolmilla, çağdaş tasarım diliyle global moda sahnesinde dikkat çeken SIEDRÉS ile gerçekleştirdiği yeni iş birliğiyle yaz sezonuna giriş yapıyor. Trendyolmilla ve SIEDRÉS imzalı koleksiyon, yazın dinginliğini, doğallığını ve özgürlük hissini merkezine alarak zamansız bir stil önerisi sunuyor. Hafif ve nefes alabilen kumaşlar, zarif transparan katmanlar ve akışkan silüetler koleksiyonun ana karakterini oluşturuyor. Sahil stilinin rahatlığı ile şehir şıklığını bir araya getiren tasarımlar, günün farklı anlarına adapte olabilen çok yönlü bir gardırop kurgusu oluşturuyor. Akdeniz estetiğini modern gardıroplara taşıyan koleksiyon yalnızca estetik değil, aynı zamanda yüksek kalite hissiyle de dikkat çekiyor. Trendyolmilla’dan tasarım ve kalite odağında önemli bir iş birliği Trendyolmilla Genel Müdürü Sanem Tuna, iş birliğine dair şunları söyledi: "Platform olarak, tasarım gücü yüksek markalarla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle modayı geniş kitleler için erişilebilir kılma vizyonumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda SIEDRÉS ile hayata geçirdiğimiz koleksiyonun heyecanını yaşıyoruz. Akdeniz yaşamından ilham alan bu özel seçki; sahil ve şehir stilini bir araya getirirken kalite, tasarım ve stil dengesini güçlü bir şekilde yansıtıyor. Kullanıcılarımıza daha özgün bir yaz gardırobu sunan koleksiyonla, zarif olduğu kadar özgür bir stil deneyimi vadediyoruz." SIEDRÉS’in imza estetiği geniş kitlelerle buluşuyor Akdeniz ruhunu çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan SIEDRÉS’in Kurucusu Ceylin Türkkan Bilge ise koleksiyonu şu sözlerle değerlendirdi: "Bu koleksiyonda bizim için en önemli çıkış noktası, yazın o ‘kaçış’ hissini gerçek ve giyilebilir bir dile dönüştürmekti. Tasarım sürecinde özgürlük hissini sadece görsel bir estetik olarak değil, bir kullanım deneyimi olarak da ele aldık. Her detayda hafiflik, hareket ve rahatlık ön plandaydı. Aynı zamanda SIEDRÉS’in karakteristik desen dili ve işçiliğe verdiğimiz önemle her parçanın kendi hikâyesini taşımasını istedik. Bu iş birliğiyle birlikte kendi tasarım dilimizi daha geniş bir kitleyle buluşturmak ve tasarımı daha ulaşılabilir kılmak da bizim için önemli bir motivasyondu. Yaz stiline daha sezgisel ve kişisel bir yorum katarken, bu dünyayı daha fazla insanın deneyimleyebilmesini hedefledik." Plajdan şehre uzanan sofistike bir yaz gardırobu Açıklamaya göre, özgürlük duygusundan ilham alan koleksiyon, yazın hafifliğini ve doğallığını her tasarımda hissettiriyor. Nefes alabilen kumaşlar, zarif transparan katmanlar ve akışkan silüetler, koleksiyonun karakterini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Toplam 52 parçadan oluşan seçki, mayo ve bikini modellerinden elbiselere, aksesuar grubundan tamamlayıcı parçalara uzanan bütüncül bir yaz gardırobu sunuyor. SIEDRÉS’in imza desenleri, ince işçilikli nakış detayları ve özgün kesimleri koleksiyona güçlü bir kimlik kazandırırken, kıyı manzaralarından ilham alan doğal renk paleti modern ve dengeli bir görünüm oluşturuyor. Ayakkabıdan çantaya, kemerden şapka ve şallara uzanan aksesuar seçkisiyle tamamlanan koleksiyon, yaz stiline sofistike ve çok yönlü bir yaklaşım getiriyor. SIEDRÉS’in tasarım dili ile Trendyolmilla’nın geniş erişim gücünü buluşturan bu özel iş birliği, sezonun öne çıkan koleksiyonları arasında yer almaya hazırlanıyor.
Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk
26 Mart 2026 Perşembe - 11:04 Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı
26 Mart 2026 Perşembe - 11:04 Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi
26 Mart 2026 Perşembe - 10:52 MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi Bazı şirketlerin banka hesapları aracılığıyla kaldıraçlı işlem yapan şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan eski Rize milletvekili ve MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 şüpheli adliyeye sevk edildi. Bir dönem MÜSİAD Kurucu Üyesi ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı da olan Bayramoğlu’nun yetkilisi olduğu şirket çalışanlarının usulsüz faaliyetleri nedeniyle Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirildiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yazılı başvurusuyla başlatılmış, bazı finansal hizmet ve ticaret şirketlerinin banka hesaplarını mercek altına alan ve usulsüzlük tespit eden İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon gerçekleştirilmişti. Hotforex, hfm-trade ve hftrade uzantılı internet sitelerinin çeşitli şirketlerin banka hesaplarıyla izinsiz şekilde kaldıraçlı alım satım yaptığı belirlenirken, sitelerin Türkiye’deki kişilere yetkisiz ve izinsiz aracılık yaptığı da tespit edilmişti. MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi Savcılık talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında dün İstanbul, Ankara ve Muğla’da başlatılan eş zamanlı operasyonda, eski Rize milletvekili ve MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı. Bir dönem MÜSİAD Kurucu Üyesi ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı da olan Bayramoğlu ve beraberindeki diğer şüpheliler, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesinde ifade verdi. Dün Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirilen Bayram Ali Bayramoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Zanlılar, bu sabah erken saatlerde soruşturmanın yürütüldüğü Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Eski Rize Milletvekili ve MÜSİAD eski başkanı Bayramoğlu’nun yetkilisi olduğu şirketlerin çalışanlarının usulsüz faaliyetleri nedeniyle Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirildiği öğrenildi.
Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı
26 Mart 2026 Perşembe - 10:42 Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ‘6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı.15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildiYapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ‘6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı.İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildiOlay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ‘zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli
26 Mart 2026 Perşembe - 10:22 TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "akran nezaketi" yaklaşımını gündeme taşıdı. TÜRGEV, akran zorbalığıyla mücadelede ahlak ve edep temelli davranış anlayışını esas alan "akran nezaketi" modelini devreye aldı. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre zorbalık vakalarının yaklaşık yüzde 40’ı dijital ortamlarda gerçekleşiyor. Uzmanlar, dışlama, yok sayma ve görmezden gelme gibi örtük davranışların fiziksel zorbalık kadar yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Ahlak ve edep temelli davranış anlayışı Bu kapsamda TÜRGEV, "Zorbalığı Engelle" projesi kapsamında zorbalığı önlemenin ötesinde ahlak ve edep temelli davranış anlayışını güçlendirmeyi hedefledi. Gençler arasında erdemli davranış ve güzel ahlak ikliminin yaygınlaştırılmasının zorbalıkla mücadelede kalıcı çözümün temel şartı olduğu vurgulandı. Proje kapsamında öğrencilere empati ve iletişim becerileri eğitimleri verildi, dijital ortamlarda sorumlu davranış rehberleri hazırlandı, okul ve yurtlarda kapsayıcı iletişim pratikleri ile akran liderliği uygulamaları hayata geçirildi. Merhamet, saygı ve edep üzerine kurulu davranış kültürünün tüm bu çalışmaların ortak paydası olduğu belirtildi. Yıllara yayılan deneyim, ölçülebilir etki Proje kapsamında bugüne kadar bin 813 öğrenciye yüz yüze eğitim verilirken 625 kişi seminerlere katıldı; 77 eğitimciye özel programlar düzenlendi. Toplamda 2 bin 515 kişiye doğrudan ulaşılırken, dijital alanda hazırlanan içerikler 4 milyon 900 bin video görüntülenmesine ulaşırken sosyal medya üzerinden yaklaşık 30 bin takipçiye ulaştı. Yılmaz: "Nezaketi toplumsal reflekse dönüştürmek hedefimiz" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, akran zorbalığının toplumsal boyutuna dikkat çekerek kalıcı çözümün değer temelli bir yaklaşımla mümkün olacağını vurguladı. Yılmaz, "Gençler arasında ihsan ve güzel ahlak bilincini güçlendirmeden güvenli ve kapsayıcı bir sosyal ortam inşa etmek mümkün değil. Bizler, merhamet, saygı ve edep üzerine kurulu davranış kültürünü yaygınlaştırmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Akran nezaketi yaklaşımıyla asıl hedefimiz, gençler arasında iyilik ve nezaket eksenli bir ahlak kültürünü toplumsal bir reflekse dönüştürmektir" dedi. Büyükçorak: "Saygı norm olunca zorbalık marjinalleşir" İbn Haldun Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Araştırma ve Uygulama Merkezi (REDAM) Koordinatörü ve Klinik Psikolog Mehmet Büyükçorak, TÜRGEV’in yaklaşımının uluslararası literatürde giderek önem kazanan değer odaklı ve güç temelli müdahale çerçeveleriyle örtüştüğünü belirterek modelin bilimsel zeminini değerlendirdi. Büyükçorak, "Akılda tutulması gereken temel nokta şu: zorbalığı azaltmanın en sürdürülebilir yolu nezaketi artırmaktır. Bir sosyal ortamda nezaket ve saygı norm haline geldiğinde, zorbalık davranışları kendiliğinden marjinalleşir" diye konuştu. Büyükçorak, ergenlik döneminde akran etkisinin yetişkin otoritelerinden çok daha belirleyici olduğunu hatırlatarak akran liderliği uygulamalarının davranış değişikliğini yukarıdan aşağıya dayatmak yerine yatay ilişkiler üzerinden yaygınlaştırmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı. Dijital dünya da merhamete muhtaç Büyükçorak, siber zorbalığın mekan ve zaman sınırlarını aşarak gençlerin gündelik yaşamının sürekli bir parçası haline geldiğine dikkat çekti. TÜRGEV’in dijital alanı bir "karakter gelişimi sahası" olarak yeniden tanımlamasını kıymetli bir yaklaşım olarak değerlendiren Büyükçorak, bu yaklaşımın yalnızca riskleri azaltmakla kalmadığını, gençlere dijital ortamlarda sorumluluk ve empatik iletişim becerileri kazandırma potansiyeli taşıdığını ifade etti. TÜRGEV yetkilileri, aileden okula, dijital platformlardan medyaya kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak bir dil benimsemesinin akran nezaketinin yaygınlaşması açısından belirleyici olduğunu bildirdi.