Yerel Haberler
İstanbul
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:10 "Hayalindeki üniformayı giydi: Serkan’ın mutluluğu gözleri doldurdu" Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, engelli Serkan Güney’in en büyük hayalini gerçekleştirirken yanında oldu. Askerlik hayali gerçeğe dönüşen genç Serkan, "Genelkurmay Başkanlığımıza, bizi buraya kadar getiren belediye başkanımız Orhan Çerkez’e çok teşekkür ediyorum" dedi. Çekmeköy Belediyesi’nde çalışan özel genç Serkan Güney, yıllardır kurduğu asker olma hayalini yaşadı. Asker üniforması giymeyi ve yemin törenine katılmayı çok isteyen Serkan Güney, bu hayalini mesai arkadaşına anlattı. Yapılan girişimlerin ardından Serkan için unutamayacağı özel bir gün hazırlandı. Çekmeköy Alemdağ Kışlası’nda düzenlenen yemin töreni öncesi Serkan’ın asker kınası da belediye ekiplerince yakıldı. Alemdağ Kışlası’nda gerçekleştirilen özel program kapsamında Serkan Güney ve beraberindeki özel gençler; asker üniformasını giydi, Mehmetçiklerle birlikte yemek yedi, asker selamı verdi ve düzenlenen törende yemin etti. Hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan Serkan’ın heyecanı ailesine ve törene katılanlara da yansıdı. Yemin törenin ardından ailelerle birlikte hatıra fotoğrafları çektirildi. Özel gençlerden birinin tören alanında hazır bulunan komandolara "Komando Yemini" ettirmesi renkli görüntülere sahne oldu. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez de bu anlamlı günde Serkan Güney ve ailesini yalnız bırakmadı. Başkan Orhan Çerkez, Serkan Güney ve ailesini belediyenin engelsiz ulaşım aracıyla evlerinden alarak Alemdağ Kışlası’na bizzat kendi götürdü. Tarif Edilemez Hisler Serkan Güney’in asker selamı verdiği ve yemin ettiği anlar ailesi için de unutulmaz bir hatıraya dönüştü. Serkan; "Çok mutluyum, çok gururluyum. Hislerimi tarif edemiyorum. Bugünü organize eden Genel Kurmay Başkanlığımıza, bizi buraya kadar getiren belediye başkanımız Orhan Çerkez’e çok teşekkür ediyorum" dedi. Yemin törenin ardından çekilen hatıra fotoğrafları ile program sona erdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:03 Mahmut Nedim Akülke: "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Afyonkarahisar’da 9. kez yapılacak MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın yanı sırada organizasyon Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacağını söyledi. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar’a hem Türkiye’ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100’e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye’nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye’nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100’e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye’nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye, özellikle Afyonkarahisar’a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar’a, Dünya Motokros Şampiyonası’na bekliyoruz" şeklinde konuştu.
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi
26 Mart 2026 Perşembe - 10:52 MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi Bazı şirketlerin banka hesapları aracılığıyla kaldıraçlı işlem yapan şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan eski Rize milletvekili ve MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 şüpheli adliyeye sevk edildi. Bir dönem MÜSİAD Kurucu Üyesi ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı da olan Bayramoğlu’nun yetkilisi olduğu şirket çalışanlarının usulsüz faaliyetleri nedeniyle Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirildiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yazılı başvurusuyla başlatılmış, bazı finansal hizmet ve ticaret şirketlerinin banka hesaplarını mercek altına alan ve usulsüzlük tespit eden İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon gerçekleştirilmişti. Hotforex, hfm-trade ve hftrade uzantılı internet sitelerinin çeşitli şirketlerin banka hesaplarıyla izinsiz şekilde kaldıraçlı alım satım yaptığı belirlenirken, sitelerin Türkiye’deki kişilere yetkisiz ve izinsiz aracılık yaptığı da tespit edilmişti. MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi Savcılık talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında dün İstanbul, Ankara ve Muğla’da başlatılan eş zamanlı operasyonda, eski Rize milletvekili ve MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı. Bir dönem MÜSİAD Kurucu Üyesi ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı da olan Bayramoğlu ve beraberindeki diğer şüpheliler, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesinde ifade verdi. Dün Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirilen Bayram Ali Bayramoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Zanlılar, bu sabah erken saatlerde soruşturmanın yürütüldüğü Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Eski Rize Milletvekili ve MÜSİAD eski başkanı Bayramoğlu’nun yetkilisi olduğu şirketlerin çalışanlarının usulsüz faaliyetleri nedeniyle Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirildiği öğrenildi.
Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı
26 Mart 2026 Perşembe - 10:42 Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ‘6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı.15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildiYapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ‘6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı.İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildiOlay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ‘zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli
26 Mart 2026 Perşembe - 10:22 TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "akran nezaketi" yaklaşımını gündeme taşıdı. TÜRGEV, akran zorbalığıyla mücadelede ahlak ve edep temelli davranış anlayışını esas alan "akran nezaketi" modelini devreye aldı. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre zorbalık vakalarının yaklaşık yüzde 40’ı dijital ortamlarda gerçekleşiyor. Uzmanlar, dışlama, yok sayma ve görmezden gelme gibi örtük davranışların fiziksel zorbalık kadar yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Ahlak ve edep temelli davranış anlayışı Bu kapsamda TÜRGEV, "Zorbalığı Engelle" projesi kapsamında zorbalığı önlemenin ötesinde ahlak ve edep temelli davranış anlayışını güçlendirmeyi hedefledi. Gençler arasında erdemli davranış ve güzel ahlak ikliminin yaygınlaştırılmasının zorbalıkla mücadelede kalıcı çözümün temel şartı olduğu vurgulandı. Proje kapsamında öğrencilere empati ve iletişim becerileri eğitimleri verildi, dijital ortamlarda sorumlu davranış rehberleri hazırlandı, okul ve yurtlarda kapsayıcı iletişim pratikleri ile akran liderliği uygulamaları hayata geçirildi. Merhamet, saygı ve edep üzerine kurulu davranış kültürünün tüm bu çalışmaların ortak paydası olduğu belirtildi. Yıllara yayılan deneyim, ölçülebilir etki Proje kapsamında bugüne kadar bin 813 öğrenciye yüz yüze eğitim verilirken 625 kişi seminerlere katıldı; 77 eğitimciye özel programlar düzenlendi. Toplamda 2 bin 515 kişiye doğrudan ulaşılırken, dijital alanda hazırlanan içerikler 4 milyon 900 bin video görüntülenmesine ulaşırken sosyal medya üzerinden yaklaşık 30 bin takipçiye ulaştı. Yılmaz: "Nezaketi toplumsal reflekse dönüştürmek hedefimiz" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, akran zorbalığının toplumsal boyutuna dikkat çekerek kalıcı çözümün değer temelli bir yaklaşımla mümkün olacağını vurguladı. Yılmaz, "Gençler arasında ihsan ve güzel ahlak bilincini güçlendirmeden güvenli ve kapsayıcı bir sosyal ortam inşa etmek mümkün değil. Bizler, merhamet, saygı ve edep üzerine kurulu davranış kültürünü yaygınlaştırmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Akran nezaketi yaklaşımıyla asıl hedefimiz, gençler arasında iyilik ve nezaket eksenli bir ahlak kültürünü toplumsal bir reflekse dönüştürmektir" dedi. Büyükçorak: "Saygı norm olunca zorbalık marjinalleşir" İbn Haldun Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Araştırma ve Uygulama Merkezi (REDAM) Koordinatörü ve Klinik Psikolog Mehmet Büyükçorak, TÜRGEV’in yaklaşımının uluslararası literatürde giderek önem kazanan değer odaklı ve güç temelli müdahale çerçeveleriyle örtüştüğünü belirterek modelin bilimsel zeminini değerlendirdi. Büyükçorak, "Akılda tutulması gereken temel nokta şu: zorbalığı azaltmanın en sürdürülebilir yolu nezaketi artırmaktır. Bir sosyal ortamda nezaket ve saygı norm haline geldiğinde, zorbalık davranışları kendiliğinden marjinalleşir" diye konuştu. Büyükçorak, ergenlik döneminde akran etkisinin yetişkin otoritelerinden çok daha belirleyici olduğunu hatırlatarak akran liderliği uygulamalarının davranış değişikliğini yukarıdan aşağıya dayatmak yerine yatay ilişkiler üzerinden yaygınlaştırmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı. Dijital dünya da merhamete muhtaç Büyükçorak, siber zorbalığın mekan ve zaman sınırlarını aşarak gençlerin gündelik yaşamının sürekli bir parçası haline geldiğine dikkat çekti. TÜRGEV’in dijital alanı bir "karakter gelişimi sahası" olarak yeniden tanımlamasını kıymetli bir yaklaşım olarak değerlendiren Büyükçorak, bu yaklaşımın yalnızca riskleri azaltmakla kalmadığını, gençlere dijital ortamlarda sorumluluk ve empatik iletişim becerileri kazandırma potansiyeli taşıdığını ifade etti. TÜRGEV yetkilileri, aileden okula, dijital platformlardan medyaya kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak bir dil benimsemesinin akran nezaketinin yaygınlaşması açısından belirleyici olduğunu bildirdi.
Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar doları aşan taleple yeniledi
26 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar doları aşan taleple yeniledi Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar ABD dolarını aşan rekor taleple yenilediğini duyurdu. Akbank; Nisan 2026’da vadesi gelen sendikasyon kredisini, 1 yıl, 2 yıl ve 3 yıl olmak üzere toplam 6 dilimden oluşan toplam 700 milyon ABD Doları karşılığı krediyle yeniledi. Yapılan açıklamaya göre, euro ve ABD doları para birimlerinden oluşan kredinin, 1 yıl vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%1,25 ve Euribor+%1,10; 2 vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%1,75 ve Euribor+%1,60; 3 yıl vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%2,00 ve Euribor+%1,80 seviyesinde belirlendi. Yenilenen sendikasyonda 2 ve 3 yıllık dilimlerin Akbank’ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi’nde uygun kredilere kullandırılması yönünde karar alındı. Söz konusu işleme 18 ülkeden 10’u yeni olmak üzere 47 banka, toplam 1,17 milyar ABD dolarının üzerinde taleple katılarak Türkiye’nin makroekonomik istikrarına, Türk bankacılık sisteminin dayanıklılığına ve bankaya duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. Yenilenen sendikasyon kredisiyle ilgili olarak açıklamada bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Nisan 2025 sendikasyon kredimizin 1 yıl vadeli dilimini toplam 700 milyon ABD Doları karşılığı bir tutarla ve yüzde 136 oranında yeniledik. Sendikasyon kredimizin 2 ve 3 yıllık dilimlerinin Sürdürülebilir Finans Çerçevemize uygun kullandırılacak olmasıyla da sürdürülebilirlik stratejimizi kararlılıkla ileri taşımayı sürdürdük. Uluslararası bankalardan gelen güçlü talep ve yüksek katılım, bankamıza duyulan güvenin yanı sıra Türk ekonomisinin ve bankacılık sektörünün sağlam temellerine olan inancı bir kez daha teyit etti." Gür, açıklamalarına şöyle devam etti: "Sağlam sermaye yapısı, etkin risk yönetimi ve disiplinli yaklaşımıyla bankacılık sektörümüz, her koşulda dayanıklılığını ortaya koymaya devam ediyor. Türk ekonomisine kesintisiz destek sağlama sorumluluğumuzla çalışmalarımızı sürdürürken, bu işlemin sektörümüz açısından da referans niteliği taşıyarak uluslararası piyasalara güçlü bir mesaj verdiğine inanıyoruz. Katılımcı tüm bankalara katkı ve güvenleri için teşekkür ederiz." Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Muratoğlu, "Nisan 2025’te 1 yıl vadeli dilimini yenilediğimiz sendikasyon kredimizde, dokuz yıl aradan sonra Türk sendikasyon piyasasına yeniden kazandırdığımız 3 yıl vadeye bu yıl da güçlü ilginin devam ettiğini görmekten memnuniyet duyduk. Sendikasyon kredimizin yüzde 53’ünün 2 ve 3 yıllık dilimlerden oluşması, uluslararası yatırımcıların Akbank’a uzun vadeli güvenlerinin sürdüğünü bir kez daha gösterdi. Tüm katılımcı bankalara tekrar teşekkür ederiz" dedi.
Geçmeyen baş ağrısına dikkat: Beyin tümörünün ilk sinyali olabilir
26 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Geçmeyen baş ağrısına dikkat: Beyin tümörünün ilk sinyali olabilir Prof. Dr. İbrahim Ziyal, beyin tümörlerinin nadir görülmesine rağmen erken fark edildiğinde tedavi şansının yüksek olduğunu belirterek, geçmeyen baş ağrıları başta olmak üzere bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Günlük hayatta sık karşılaşılan baş ağrısı, mide bulantısı ya da güçsüzlük gibi şikayetlerin çoğu zaman basit nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Memorial Göztepe Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Ziyal, bazı durumlarda bu belirtilerin daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti. "Hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebilir" Prof. Dr. İbrahim Ziyal, vücudun koruyucu sisteminin bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüz çoğalabildiğini ve tümör oluşabileceğini belirterek şu bilgileri verdi: "Genel olarak alındıktan sonra tekrar etmeyen ya da yavaş büyüyen tümörler iyi huylu, ek tedavilere rağmen hızlı tekrarlayanlar ise kötü huylu olarak tanımlanır. Beyin tümörleri her yaş grubunda görülebilir. Bebek ve çocuklarda doğuştan tümörler görülebilirken, yaş ilerledikçe sonradan gelişen tümörler ortaya çıkabilir. Özellikle hipofiz adenomu gibi hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebildiği için tanı da daha erken konabilmektedir. Ailede birinci derece bireylerde beyin tümörü öyküsü olması da risk faktörü oluşturabilir." "Beyin tümörleri 10 farklı belirtiyle ortaya çıkabilir" Belirtilerin tümörün beynin hangi bölgesinde yer aldığına göre değiştiğini ifade eden Ziyal, "Beyin kapalı bir yapı içinde yer aldığı için anormal büyüyen bir oluşum zamanla beyin dokusuna bası yapar. Bunun en sık belirtisi baş ağrısıdır. Zamanla bulantı ve kusma da tabloya eklenebilir" uyarısında bulundu. Ziyal, beyin tümörlerinde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı: "Geçmeyen ve giderek artan baş ağrısı Özellikle sabahları belirginleşen bulantı ve kusma Kol ve/veya bacakta güçsüzlük Konuşma bozukluğu Epilepsi nöbeti Görme bozukluğu veya çift görme Dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme İşitme azalması Yutma güçlüğü Kişilik ve davranış değişiklikleri" "Baş ağrısının şekli ayırt etmede önemli" Baş ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli olduğunu belirten Ziyal, "Sürekli, tüm başa yayılan ve özellikle sabah bulantı ve kusma ile birlikte görülen baş ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir. Bazen başka bir nedenle çekilen beyin MR’ında tümör tesadüfen saptanabilir. Bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene büyük önem taşır" dedi. "Migren ve sinüzitten farklı olabilir" Baş ağrısının birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini ifade eden Ziyal, şu bilgileri paylaştı: "Migrende ağrı çoğunlukla başın bir yarısında hissedilir ve tetikleyicilerle ortaya çıkar. Sinüzitte ağrı daha çok alın ve yüz bölgesindedir ve ateş eşlik edebilir. Beyin tümörlerinde ise ağrı genellikle yaygın ve baskı tarzındadır. Gerekli durumlarda tomografi ve özellikle ilaçlı beyin MR’ı tanı için yol göstericidir." "Tanı ve tedavide ileri teknolojiler kullanılıyor" Beyin tümörlerinde tanı sürecinin hastanın şikayetleri ve nörolojik muayene ile başladığını belirten Ziyal, "Çoğu zaman ilaçlı beyin MR’ı ile tanı netleşir. Bazı durumlarda anjiyografi gibi ek incelemeler gerekebilir. Ameliyat öncesinde tümörün özelliklerini değerlendirmek için ileri tekniklerden yararlanılabilir" diye konuştu. Tedavide temel yöntemin cerrahi olduğunu vurgulayan Ziyal, "Amaç tümörün mümkün olan en güvenli şekilde tamamen çıkarılmasıdır. Ancak bazı hassas bölgelerde küçük bir kısmı bırakılabilir. Gerekli durumlarda radyoterapi veya kemoterapi uygulanır. Günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile ileri teknolojiler cerrahinin güvenliğini artırmaktadır. Bazı hastalarda radyocerrahi de uygulanabilir" ifadelerini kullandı. "Her beyin tümörü kötü huylu değildir" Beyin tümörünün her zaman kötü huylu olmadığını belirten Ziyal, "Tamamen çıkarılan ve iyi huylu olan birçok hasta ek tedaviye ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebilir. Ancak alışılmışın dışında, giderek artan ve nörolojik belirtilerle birlikte görülen şikayetlerde vakit kaybetmeden uzmana başvurmak erken tanı açısından hayati önem taşır" dedi. "Beyin sağlığı için yaşam tarzı önemli" Beyin sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Ziyal, "Düzenli kitap okumak, zihni aktif tutan aktiviteler yapmak, tempolu yürüyüş, yeterli uyku ve dengeli beslenme beyin sağlığına katkı sağlar. Omega-3 20açısından zengin besinler tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.