Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
İTO Başkanı Avdagiç: "Türkiye artık Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir"
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:46:33
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dünya yeniden şekillenirken potansiyeli itibarıyla Türkiye’nin önüne tarihsel önemde büyük fırsat alanları çıkmıştır. Türkiye artık ekonomiden güvenliğe kadar Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir" ifadelerini kullandı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun mayıs ayı meclis toplantısında dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin 3 alanda avantajla öne çıktığını belirten Avdagiç, Çin+1 ihtiyacının en güçlü alternatiflerinden biri olan Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,3 milyar nüfusa, 32 trilyon dolar milli gelire ve 10 trilyon dolar ithalat hacmine sahip pazarlara erişim sunabilen eşsiz bir coğrafi konumda olduğunu söyledi. Avdagiç, ikinci olarak AB’nin "Made in EU" çerçevesi ve stratejik sektörlerde tedarik güvenliğini önceleyen politikalarının da Türkiye için yeni bir entegrasyon fırsatı sağladığını belirtti. Avdagiç, elektrikli araçlar, yeşil çelik, batarya, temiz enerji ekipmanları ve savunma sanayii alanlarında Avrupa üretim zincirinin potansiyel kritik halkalarından birinin Türkiye olduğunu kaydetti. "Türkiye menüde değil, masada yer alacak aktörlerden biridir" Avdagiç, "Üçüncüsü ise Türkiye’nin jeostratejik konumudur. Bugün dünya ticaretinin en önemli tartışması, yeni koridorlar üzerinedir. Orta Koridor, Kalkınma Yolu, enerji transit hatları, Karadeniz lojistiği ve Doğu Akdeniz bağlantıları Türkiye’yi yalnızca bir transit ülke değil; bölgesel ticaret merkezi haline getirebilecek küresel projelerdir" ifadelerini kullandı. Enerji, lojistik ve sanayi birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin ’bölgesel üretim ve ticaret üssü’ olma potansiyelinin aynı zamanda küresel yatırımcılar için de göz kamaştırıcı fırsatlar sunduğunu kaydeden Şekib Avdagiç, şunları söyledi: "Türkiye bu yeniden şekillenme sürecinde gücü, potansiyeli ve kapasitesiyle menüde değil, masada yer alacak aktörlerden biridir. Dünya yeniden şekillenirken potansiyeli itibariyle Türkiye’nin önüne tarihsel önemde büyük fırsat alanları çıkmıştır. Türkiye artık ekonomiden güvenliğe kadar Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir. Küresel ekonomide sert rüzgarların estiği bu dönemde Türkiye’nin önündeki asıl konu, bu rüzgarı avantaja çevirebilecek stratejik dönüşümü başarabilmektir. Bunun için de hepimize, hükümete, özel sektöre ve topluma vazifeler düşüyor. Bu vazifelerin başında ise ‘öngörülebilirlik, eğitim reformu, yüksek katma değerli üretim ve uzun vadeli sanayi stratejisi’ geliyor. Ben Türkiye’nin bugüne kadar başardıklarıyla, bundan sonraki zorlu aşamaları da başaracağına inanıyorum." "Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir" Avdagiç, son verilerin yaşanan bütün zorluklara rağmen Türk sanayisinin çarklarının uzun süreli yavaşlamaya karşın durmadığını ortaya koyduğunu belirterek, reel sektörün yüksek faiz, finansmana erişim sorunları, enerji maliyetleri ve kur-enflasyon dengesizliğine rağmen fedakârlıkla üretmeye, satmaya ve pazarlarını korumaya devam ettiğini ifade etti. Avdagiç, şöyle devam etti: "Burada önemli bir saptama yapacağım: Halihazırda ilk sırada yer almakla birlikte Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir. Bunun altını çizmek istiyorum. Can alıcı mesele üretim maliyetlerinin verimlilik artışının önüne geçmiş olması ve özellikle emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin yitirilmesi meselesidir. Türkiye rekabetçiliğini kaybetmeden yoluna devam etmelidir. Biz özel sektör olarak bunu başaracak güçte olduğumuza inanıyoruz." İhracat sıçramasını kalıcı kılma çağrısı Son küresel gelişmelerin önümüzdeki dönemde dünyada 3 tür ekonominin öne çıkacağına işaret ettiğini söyleyen Avdagiç, bunları ’teknoloji üretenler, enerjiyi kontrol edenler ve tedarik zincirlerini yönetenler’ olarak sıraladı. Şekib Avdagiç, Türkiye’nin bu üç alanla ilgili olarak hiçbir ülkeye nasip olmayan bir avantaja sahip olduğunu, bu üç alanın kesişim noktasında bulunduğunu vurguladı. Nisan ayında ihracatta yaşanan yüksek oranlı sürpriz artışın Türkiye’nin göreli üstünlüklerine verilen tepkinin doğal sonucu olduğunu belirten Avdagiç, "Bu artış, batılı pazarların ani ve panik tedarikte ilk adreslerinin Türkiye olduğuna işaret eden çarpıcı bir örnektir. Bütün mesele, bu artışı kalıcı hale getirebilecek çıtanın aşılmasıdır" değerlendirmesinde bulundu. Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na destek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni vergi teşvikleri ve Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın bu yönde önemli bir adım olduğunu belirten Avdagiç, programı içerik ve zamanlama açısından isabetli bulduklarını ifade etti. Avdagiç, programın Türkiye’nin finans, lojistik ve ticaret merkezi konumunu pekiştireceği gibi küresel üretim ve ticaret üssü hedefine de katkı sunacağını, ülkenin ’bölgesel istikrar adası’ rolünü de güçlendireceğini söyledi. Avdagiç, "İTO olarak hep üstünde durduğumuz ’imalatçı ihracatçılar’ için Kurumlar Vergisi’nin düşürülmesi, transit ticaret faaliyetlerindeki Kurumlar Vergisi avantajı gibi pek çok düzenleme, özellikle yurt içinde üretimin artmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Avdagiç, yatırımcı dostu ve dijitalleşmeyi öne alan destek paketinin Türkiye’nin küresel arenadaki rekabet gücünü artıracağını kaydetti. Bu dönemde KOBİ’ler başta olmak üzere üretim, istihdam ve ihracat ekosistemini ayakta tutan şirketler için üç hususun gözetilmesini beklediklerini söyleyen Avdagiç, bunları ’uygun fiyatla finansmana erişim, döviz kurunun dengeli seyri ve rekabetçi girdi maliyet yapısının yeniden tesisi’ olarak sıraladı. "Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir" Avdagiç, geçen ay üst düzey devlet protokolünün bulunduğu birçok toplantıya ve İTO üyelerinin temsil edildiği etkinliklere katılma imkanı bulduğunu belirterek, bu toplantıların ekonominin lokomotifi olarak nitelendirdiği KOBİ’lerin katıldığı toplantılar olduğunu ifade etti. Üyelerinin kendi işlerinde çalışan, üretmek ya da ticaret yapmak için çabalayan, pes etmeyen insanlar olduğunu vurgulayan Avdagiç, aynı zamanda bu kesimin dünyadaki gelişmelerden ve konjonktürel olaylardan en fazla etkilenen grupta yer aldığını söyledi. Avdagiç, şunları kaydetti: "Hiçbiri sızlanmıyor, yel değirmenleriyle savaşmıyordu. Hepsi, ‘Ben işimi nasıl yürütürüm, ne yaparım da ihracatımı artırırım, nasıl bir politika izlersem döviz artışından, faizin yükselmesinden, krediye erişememekten zarar görmem’, hep bunu düşünüyorlar. Kendi çıkış yollarını bulmaya odaklanmışlar. Onlar basiretli bir tüccarın yapması gerekeni yapmış. Beyaz atlı bir prensin gelip kendilerini kurtarmasını beklemeyip, kendilerinin beyaz atlı prensi olmuşlar. Bana göre Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir. Kendileri için yaptıkları her şeyi Türkiye için yapmanın, Türkiye ekonomisini büyütmenin mutluluğunu yaşıyorlar."
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:40
AXA Sigorta ve Dünya Engelliler Birliği’nden kapsayıcı iş birliği
AXA Sigorta, kapsayıcılık vizyonu doğrultusunda Dünya Engelliler Birliği ile anlamlı bir iş birliğine imza attı. Dünya Engelliler Haftası’nda duyurulan proje kapsamında, engelli bireylerin sigorta sektöründe eğitim alarak yetkinlik kazanmasını ve istihdama daha güçlü katılım sağlamasını destekleyecek erişilebilir bir eğitim platformu hayata geçirilecek. AXA Sigorta, kapsayıcılık vizyonu doğrultusunda engelli bireylerin eğitim ve istihdama erişimini destekleyecek yeni bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. Dünya Engelliler Birliği ile yapılan iş birliği kapsamında geliştirilecek erişilebilir eğitim platformu sayesinde, katılımcıların sigorta sektöründe yetkinlik kazanması ve mesleki gelişimlerini güçlendirmesi hedefleniyor. Dünya Engelliler Haftası’nda duyurulan proje, eğitimden sertifikasyona uzanan kapsamlı yapısıyla sektörde kapsayıcılık anlayışına katkı sağlamayı amaçlıyor. "Engelli bireylerin yaşamlarına dokunmaya devam edeceğiz" Değerler ortaklığına ilişkin açıklamada bulunan AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken şunları söyledi: "AXA Sigorta olarak, insanların hayatına dokunan işlerin gerçek anlamda değer oluşturduğunu görüyoruz. Dünya Engelliler Birliği ile bizi bir araya getiren unsur da bu ortak bakış açısıdır. Hayata geçirdiğimiz projeyle engelli bireylerin bilgiye ve gelişim fırsatlarına çok daha kolay erişebilmelerini amaçlıyoruz. Eğitim, teknoloji ve sektör deneyimlerini bir araya getiren bu yapının, sigortacılık ekosistemi için de değerli bir örnek oluşturacağına inanıyoruz. Başta Metin Şentürk olmak üzere tüm paydaşlara, gönül ve destek verenlere teşekkür ederiz. Bu iş birliğiyle, engelli bireylerin yaşamlarına dokunmaya ve sektörde kalıcı bir etki oluşturmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Bu proje üretim ve hayatta güçlü kalma projesidir" Bu iş birliğinin, erişilebilir eğitim ve mesleki gelişim açısından önemine dikkat çeken Dünya Engelliler Birliği Başkanı Metin Şentürk, "Farklı sektörlerde kapsayıcılığı güçlendirecek çalışmaların yaygınlaşmasının büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Eğitimin sonunda mezunlarımızın sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde, acente dağıtım kanallarında, çağrı merkezlerinde, operasyon birimlerinde ve dijital kanallarda aktif olarak istihdam edilmeleri için arz ve talebin buluşmasına destek olacağız. Bu proje bir STK tarafından yapılan en büyük istihdam projesi. Bu proje AXA, Arts-B-Rock ve Dünya Engelliler Birliği iş gücüdür. 2 bin engellinin Engelliler Haftası’nda umut, üretim ve hayatta güçlü kalma projesidir. Geçen hafta Cumhurbaşkanımıza dosyayı bizzat ilettim. Kendisi bu çalışmanın destekçisi olduğunu, hayırlısı olması dileklerini bizlerle paylaşarak engelli kardeşlerime iletmemi istedi. Bu bir başlangıç. Biz 2 bin diyoruz, inşallah o güzel insanlarımız; 2 bin olacak, 22 bin olacak. Yanımızda 52 ülkede faaliyet gösteren çok büyük bir AXA var. Şunu söylemek istiyorum: Ben bu aileye gelmeden önce AXA ismini biliyordum ama bu kadar içine girmemiştim. O kadar güzel her şeyi empati yaparak onların yerine koymuşlar. Birçok yerde hiçbir şey isteyemedik, o kadar içten, o kadar güzel ki. O yüzden bu aileye çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:34
Hemoroidde ‘Ekran bağımlılığı etkisi’: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"
Ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin burada kalınan süreyi uzattığı söyleyen uzmanlar, hastalıklara karşı uyardı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip çok fazla vakit geçirmekte. 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroid veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40’larda. Hemoroid bir anatomik yapı, hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz. Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla, dikkat etmeliyiz" dedi. Halk arasında basur olarak bilinen makat bölgesindeki hemoroid dokusunun sarkması, genişlemesiyle kaşıntı, kanama, ağrı gibi şikayetlerle kendini gösteren hemoroidal hastalığa karşı uzmanlar uyarıyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ahmet Sürek de yaşam şeklinin değişmesi, yoğun işlenmiş gıda tüketimi, aşırı acı ve baharatlı gıdaların tüketilmesi, tuvalette uzun süre kalınması, ıkınma, hareketsizlik gibi nedenlerle hemoroidal hastalığı daha sık görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Sürek, son dönemde özellikle genç yaş grubunda ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin hastalık üzerinde etkili olduğunu söyledi, önemli uyarılarda bulundu. "Sıklığının artışının ana nedenlerinden biri; ekran bağımlılığı" ‘Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip telefonla çok fazla vakit geçirmekteler’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Bu da tabi çeşitli sağlık problemlere yol açmakta. Uzun süre tuvalette, telefona bakarak vakit geçirmek, bağırsağımızın alt noktasında makat dediğimiz bölgede kan akımının durmasına neden oluyor. Kan damarlarında kan birikmesine neden oluyor. Bu da hemoroid, anal fissür dediğimiz makat çatlaklarına yol açabiliyor, kas disfonksiyonları(kas yapısındaki bozulmalar), ıkınmalarla prolapsuslar (dışarı çıkma, sarkmalar) meydana geliyor. Daha çok genç yaşlarda gördüklerimiz; anal fissür ve hemoroid olarak söyleyebilirim. Ekran bağımlılığı çok önemli bir konu, tuvalette çok fazla vakit geçiriyorlar hem de maalesef Z kuşağımız, gençlerimiz biraz daha artık aktivite, spor yerine herhalde bilgisayar başında vakit geçiriyor. Oyunlar oynuyorlar, devamlı oturarak vakit geçirdikleri için bu hastalıkların şu an görülme sıklığının artışının ana nedenlerinden biri aslında bu; ekran bağımlılığı. Alt bölgedeki damarlarda basınç artışı sağlayarak bu hastalıkların genç yaşlarda görülmesine olanak sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "Telefonumuzu yanımıza almayalım" Sözlerini sürdüren Doç. Dr. Sürek, "Bu hastalıkların en büyük nedenlerinden biri kabızlık, tuvalete girdiğimizde çok ıkınmamız, ekran başında veya işyerinde çok fazla oturmak, hareketsizlik, tuvalette 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroid veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Makat bölgesinde her kanama hemoroid olmayabilir. En büyük önerilerimden biri; tuvalete gidiyorsak telefonumuzu yanımıza almayalım. Hemoroid sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40’larda hemen hemen herkesin etkilendiği bir hastalık. Hemoroid zaten herkeste olan kan damarları, bağ dokusu ve düz kaslardan oluşan, büyük abdestimizin, gazımızın makat çevresini kaplayarak kaçmasını önleyen bir anatomik yapı. Yediğimize, içtiğimize, hareketlerimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz çünkü hemoroid bir anatomik yapı. Evresine göre tedavi uyguluyoruz, 4 evreye ayrılıyor. Yaşam tarzını değiştirme, bol su içme, lifli gıdalar yeme, yürüyüşlerini artırması belki bir spor fiziksel aktiviteyi artırmasını öneriyoruz, bunlarla zaten çoğu geçebiliyor. Geçmezse medikal ilaçlar verebiliyoruz. Etkili olmazsa endoskopik müdahalelerimiz oluyor, en son aşamada artık hiçbir tedaviden fayda görmüyorsa cerrahiye hastaları yönlendirebiliyoruz" dedi. "Kabızlık uzun sürüyorsa mutlaka doktora gidip nedeni araştırılmalı" Hastalıkların oluşmaması için yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Sürek, "Engellenmesi için şunu söyleyebilirim; hareketli bir yaşam, çok ekran başında veya işyerinde oturarak çalışıyorsak da mutlaka kısa bir yürüyüş yapmayı öneriyorum. Lifli gıdaları bol tüketmemiz gerekiyor hem bağırsak sağlığımız hem de bağırsak hareketleri, büyük abdestin formundaki yumuşaklıklarla bu hastalıklara yakalanmayı azaltmakta. Toplardamarlarda kan birikir ve bu hastalıklar meydana gelir, hemoroidin içinde kan birikirse hemoroidal hastalık meydana geliyor. Kabızlığı yenebilmemiz için aktiviteyi artırmamız, bol su içmemiz, lifli gıdalar yememiz gerekiyor. Uzun sürüyorsa mutlaka bir doktora gidip nedeninin araştırılması gerekiyor. İşlenmiş gıdalar hem kabızlık artışına hem de bağırsak floramızın bozulmasına, hastalıkların gelişmesine neden olabiliyor. Bağırsak sağlığımızı korumak için tahılları ön plana almamız gerekiyor, taze sebze, meyveleri bol tüketmemiz gerekiyor. Z kuşağı fast foodu aşırı seviyor, tüketiyor. Bu da bu hastalıkların gelişmesinde ve oluşmasında büyük etkenlerden biri." ifadelerini kullandı. "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı" ‘Kesinlikle sosyal medyadan hasta kendini tedavi etmemeli’ diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Sürek, "İnternetten araştırıp tedavisini kendisi yapmamalı, bazen bunların altından kanserler de çıkabiliyor, özellikle 45 yaşından yüksek insanlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekiyor. İnternette yazan her şey kişi için doğru değil. Kolorektal kanseri artık 20’li 30’lu yaşlarda da görüyoruz. Geçmeyen bir kanama, kronikleşmiş bir kabızlığı varsa vatandaşlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekmekte. Belki kolonoskopi belki başka görüntülemeler yapılacak. Bu hastalıkların da yaşı biraz daha düştü, sebebi de yaşam tarzındaki değişiklik. Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı. 20 ile 40 yaş arasında bayağı bir hastamız özellikle genç 20, 30 yaş arasında daha da fazla hastamız bize başvuruyor. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla. Bağırsak sağlığımız çok önemli, insanın ikinci beyni derler, bütün vücudu etkiliyor, bağırsağımıza çok iyi bakmamız gerekiyor." diye konuştu. (HK-RU
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:28
Yatırım finansmanı yeni bir dijital sistem olan gerçek varlıklara dayalı token ile kolaylaşıyor
Dünya’da 10 yıl önce gelişmeye başlayan, RWA (Real World Assets-Gerçek Dünya Varlıkları) tokenizasyonu, kısa sürede küresel finans piyasalarının en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi. Emtiadan tahvile, gayrimenkulden tarım ürünlerine kadar birçok fiziksel varlığın blok zinciri üzerinden dijital olarak tanımlanması olarak kabul edilen sistem, hem geleneksel finans hem de kripto eko sisteminde dikkat çekici bir dönüşüm başlattı. Yapılan araştırmalar ve sektör verilerine göre, ilk ciddi girişim 2018 yılında St Regis Aspen Oteli’nin 18 milyon dolarlık değerleme ile tokenlaştırılmasıyla başladı. Şimdi gelinen nokta RWA (gerçek dünya varlıkları) piyasasının, ilk tecrübe safhasını geride bırakarak, kurumsal yatırımcıların da gündemine gelmeye başladığını ortaya koyuyor. Özellikle ABD Hazine tahvilleri, özel kredi ürünleri ve emtia bazlı dijital varlıklar, yatırımların büyümesinin temel taşı olarak öne çıkıyor. Gerçek dünya varlıkları, emtia ve değerli madenler, gayrimenkuller, devlet tahvilleri, hisse senetleri gibi gerçek değerlerin, blok zinciri üzerinde tokenlaştırılması anlamına geliyor. Bu sistem sayesinde yüksek sermaye gerektiren tesisler, varlıklar ve yatırımlar, daha küçük parçalara bölünerek, orta ve küçük yatırımcının da ortak olmasına, kolay ve hızlı erişimine sunuluyor. Böylece dünya yatırımcılarına, yeni bir likidite imkanı geliyor. Operasyonel avantajlar sektörü büyütüyor Sektöre ilişkin yayımlanan veriler de büyümenin boyutunu ortaya koyuyor. Haziran 2025’te Forbes’te yayınlanan bir haberde gerçek varlık token büyüklüğünün 3 yılda 5 kat artarak 24 milyar dolara çıktığı belirtildi. RWA piyasalarını yakın takip eden rwa.xyz sitesine göre bu rakam Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 30 artışla 31 milyar dolara ulaştı. McKinsey ve Standart Chartered’ın analizlerinde, pazar hacminin 2030 yılında 2 trilyon dolardan 30 trilyon dolara kadar büyüyebileceğini öngörüyor. Küresel ekonomik belirsizlik ve jeopolitik gerilim, somut varlıkları dijital ortamlarda yönetme imkânı sunan gerçek dünya varlıkları token’ları, operasyonel avantajları ile kurumsal yatırımcıların da ilgisini çekiyor. Zincir üzerinde şeffaflık ve izlenebilirlik sağlanması, mutabakat süreçlerinin sadeleşmesi ve aracı maliyetlerinin azalması sektörün öne çıkan avantajları arasında yer alıyor. Uzmanlar, hukuki altyapı, saklama çözümleri ve tokenlaştırılan varlığın gerçek dünyadaki karşılığının doğrulanmasının, teknik altyapı kadar kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor. Değerli maden ve emtia token’ları büyümeyi destekleyecek Uzmanlar, altın ve gümüşle başlayan değerli madenlere bağlı tokenlaştırmanın, uzay ve savunma, batarya, mikro işlemci, veri işleme gibi yüksek teknoloji sektörlerinde kullanılan madenlerin ve nadir toprak elementlerin tokenizasyonu yönünde çalışmalar olduğunu, klasik finans ürünleri yanı sıra bu güvenilir sistemi ile, büyümeyi daha destekleyeceğini öngörüyor. Özellikle yüksek teknoloji ile işlenmiş değerli madenlerin tokenize edilmesinin, gerçek varlığın stratejik önemi nedeniyle kurumsal yatırımcıların da ilgisini çekeceği belirtiliyor. Damlakent Projesi: Türkiye’den bir öncü örnek Türkiye’de de RWA alanında çalışmalar hız kazanıyor. Altın, tarım ürünleri ve gayrimenkul temelli projeler gündemde yer alırken, TOKİ ve Emlak Konut GYO tarafından Ağustos 2025’te hayata geçirilen "Damla Kent Projesi", blockchain üzerinde tokenize edilmiş olmasa da, sektör açısından dikkat çeken örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Damlakent Projesi’ndeki daireler, SPK denetiminde geleneksel yöntemle gerçekleştirilen gayrimenkul sertifikası olarak ihraç edilmiş ve borsada işlem görmeye başlamıştı. Uzmanlara göre bu işlem, Türkiye’de RWA yaklaşımının uygulanabilirliğine yönelik önemli bir model niteliği taşıyor. Finans dünyasında giderek daha fazla yer edinmeye başlayan gerçek dünya varlıkları, uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yalnızca dijital varlık piyasalarını değil, geleneksel finans sistemini de doğrudan etkileyecek başlıklardan biri olmaya devam edecek.
28 Mart 2026 Cumartesi - 09:35
Arnavutköy’de kamyonun çarptığı araç sahibi faciayı kıl payı atlattı
Kaza anı güvenlik kamerasına yansırken, sürücünün olay yerinden kaçtığı anlar ve kovalamaca cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
28 Mart 2026 Cumartesi - 09:32
Arnavutköy’ün simgesi 46 yıllık Merkez Camii yıkılıyor
İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde 46 yıldır hizmet veren ve ilçenin simgelerinden biri olarak bilinen Arnavutköy Merkez Camii, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılarak yeniden yapılacak. Yıkım öncesi camide söküm çalışmaları başlarken, son görüntüler dron kamerasına yansıdı. Arnavutköy Merkez’de bulunan ve uzun yıllardır vatandaşların ibadet ettiği Merkez Camii’nde, yapılan incelemelerde depreme karşı riskli olduğu tespit edildi. Bu kapsamda caminin yıkılarak aynı noktada yeniden inşa edilmesine karar verildi. Yıkım öncesinde caminin kubbelerinde ve iç bölümünde söküm çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında kubbedeki bazı malzemelerin söküldüğü, bir kısmının ise hala yerinde olduğu görüldü. Söküm sürecine ait görüntüler drone kamerasıyla havadan kaydedildi. Görüntülerde Arnavutköy’ün sembol yapılarından biri olan caminin yıkım öncesindeki son hali ve devam eden hazırlık çalışmaları yer aldı. "Daha güzeli yapılacak" Cami cemaatinden Mustafa Turgut ise çalışmalara ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Daha güzelini yapacaklar, bu nedenle iyi düşünüyoruz. Ben burada cami avlusundaki kuşlara yem atıyorum, bakıyorum. Bu sevaptır, sadakadır. Duygulanmamak elde değil çünkü bu bir eser. Buradan yıkılacak ama daha güzeli yapılacak. Camilerin güzel olması çok önemli. Ben Bursa’da bir camiye gitmiştim, o da çok güzeldi. Bu caminin de çok güzel şekilde yeniden yapılacağına eminim" ifadelerini kullandı. Yıkım ve yeniden inşa sürecinin tamamlanmasının ardından caminin daha modern ve depreme dayanıklı şekilde vatandaşların hizmetine sunulması planlanıyor.
28 Mart 2026 Cumartesi - 06:22
Sarıyer’de bozuk yolun sebep olduğu kaza kamerada: 1 yaralı
Sarıyer’de bozuk yolda kayan motosiklet sürücüsü, motosikletinin hakimiyetini kaybederek düştü. Belinden yaralanan sürücüye çevredekilerin yardım ettiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, dün saat 19.00 sıralarında Sarıyer Cumhuriyet Mahallesi Kefeli Bayırı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre plakası öğrenilemeyen motosiklet sürücüsü Kefeli Bayırı’ndan indiği anda yolun bozuk kısmında motosikletinin hakimiyetini kaybederek yere düştü. Düşmenin etkisiyle savrulan motosiklet sürücüsü kısa bir süre bilinci kaybetti ve yerde hareketsiz kaldı. Yaralı sürücünün yardımına çevredeki vatandaşlar koştu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan ve belinden yaralanan sürücü olay yerinden yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza anı kamerada Öte yandan motosiklet sürücüsünün kaza yaptığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde sürücünün yolun bozuk tarafına geldiği anda kayarak düştüğü, motosikletin ve kendisinin savrulduğu, yerde hareketsiz kaldığı anda ise çevredekilerin yardıma koştuğu görülüyor.
28 Mart 2026 Cumartesi - 06:17
Ataşehir’de zincirleme kaza: Yardım için duran araçlar da kazaya karıştı, 3 yaralı
İstanbul’un Ataşehir ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Kaza, saat 05.00 sıralarında Ataşehir Çamlıca bağlantı yolu Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz bilinmeyen bir nedenle meydana gelen ilk kazanın ardından, sürücülerden bazıları yardım etmek amacıyla yavaşladı. Bu sırada arkadan gelen diğer araçların da duramaması sonucu zincirleme kaza meydana geldi. Toplam 7 aracın karıştığı kazada 3 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Hasar gören araçlar çekici yardımıyla kaldırılırken, kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 04:19
Tuzla’da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
İstanbul’un Tuzla ilçesinde bulunan Kuzey Star Tersanesi’nde demirli kuru yük gemisinde yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geminin bir bölümünü sardı.
27 Mart 2026 Cuma - 23:00
Euroleague: Fenerbahçe: 82 - Zalgiris Kaunas: 92
Fenerbahçe Beko, Euroleague 34. hafta maçında sahasında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’a 92-82 mağlup oldu. Salon: Ülker Spor ve Etkinlik Hakemler: Tomislav Hordov (Hırvatistan), Joseph Bissang (Fransa), Igor Dragojevic (Karadağ) Fenerbahçe: Baldwin 19, Horton-Tucker 18, Colson 11, De Colo 11, Silva 8, Jantunen 6, Hall 4, Metecan 3, Onuralp 2, Jantunen 2, Khem Birch Başantrenör: Sarunas Jasikevicius Zalgiris Kaunas: Sylvain Francisco 14, Arnas Butkevicius 13, Nigel Williams-Goss 13, Moses Wright 10, Azoulas Tubelis 13, Dustin Sleva 18, Laurynas Birutis 6, Dovydas Giedraitis, Ignas Brazdeikis, Edgaras Ulanovas 1, Maodo Lo 4 Başantrenör: Tomas Masiulis 1. Periyot: 25-22 Devre: 44-49 3. Periyot: 62-66
27 Mart 2026 Cuma - 22:55
Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinliği düzenlendi
Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinliği düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla tiyatro sanatının toplumsal ve kültürel hayattaki önemine dikkat çekmek için etkinlik düzenlendi. Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Aziz Sancar Kütüphanesi’nde düzenlenen programa Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, ünlü oyuncu Cem Kurtoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmalarının ardından program, Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Doğaçlama Tiyatro Ekibi’nin tiyatro gösterisi ile devam etti. Pasta kesimi sonrası program, Sanat Akademisi Müzik Grubu’nun konseri ile sona erdi. "Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak kültür sanata büyük önem vermekteyiz" Program öncesi konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, "Bugün Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutlamak için bir araya geldik. Değerli üstadım Cem Bey de bugün bizleri yalnız bırakmadı. Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak kültür sana’a büyük önem vermekteyiz. Bu manada da bugün burada hem bir tiyatro gösterimiz olacak hem de sanat etkinliklerimiz olacak. Katılımlarından dolayı Cem Bey’e çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Sanata verilen önemin artarak devam etmesini diliyorum" Programa konuk olan oyuncu Cem Kurtoğlu, "Ben misafir değilim, artık buranın yerlisiyim. Epey zamandır burada çok değerli arkadaşlarımızla zaman geçirdik. Bu akşam da onları inşallah seyredeceğiz. Gaziosmanpaşa bizim yerimiz. Bu etkinliklerin, sanata verilen önemin artarak devam etmesini diliyorum. Öyle olduğunu da görüyorum. Atatürk’ün söylediği gibi ‘Sanatsız kalmış bir toplumun damarlarından biri kopmuş demektir.’ Yüzde yüz katılıyorum. Artık o damarlar hiçbir zaman kopmayacak. Hatta güçlenerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Etkinlikte konuşan Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Doğaçlama Tiyatro Ekibi oyuncusu Nazife Akyürek, "Herkesin Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum. Bu özel günde yaptığımız bu güzel işi bir o kadar daha köklü olarak hissediyoruz. Yaşıyoruz ve devamını yaşamak istiyoruz. İnsanlara bunu örnek olarak devam ettirmek istiyoruz. Bu aslında anlatılmaz yaşanılır bir şey. O yüzden yaşamak gerekiyor. Bugün çok eğlenceli bir program olacak. İçerisinde tiyatro, müzik var. Hep beraber bir ambiyans yaşayacağız. Doğaçlama tiyatro yapacağız" diye konuştu. Tiyatro oyuncusu Murat Oğru, "Aslında tiyatroda çok az zamandır varım. 3 yıldır içerisindeyim ama girdim ve bir doğaçlama ekibim oldu. Birçok klasik tiyatro oyununda oynadım. Birçok usta ile çalışma fırsatı buldum. Benim için çok anlamlı bir gün. Bugün bir doğaçlama tiyatro performansı sergileyeceğiz. Bu tiyatro dalı hakkında hiçbir fikri olmayan insanların en azından kafasında bir şey canlanmasını sağlayacağız" şeklinde konuştu.
27 Mart 2026 Cuma - 22:41
Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinliği düzenlendi
Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinliği düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla tiyatro sanatının toplumsal ve kültürel hayattaki önemine dikkat çekmek için etkinlik düzenlendi. Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Aziz Sancar Kütüphanesi’nde düzenlenen programa Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, ünlü oyuncu Cem Kurtoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmalarının ardından program Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Doğaçlama Tiyatro Ekibi’nin tiyatro gösterisi ile devam etti. Pasta kesimi sonrası program Sanat Akademisi Müzik Grubu’nun yaptığı müzik dinletisi ile sona erdi. "Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak kültür sanata büyük önem vermekteyiz" Program öncesi konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, "Bugün Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutlamak için bir araya geldik. Değerli üstadım Cem Bey’de bugün bizleri yalnız bırakmadı. Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak kültür sanat’a büyük önem vermekteyiz. Bu manada da bugün burada hem bir tiyatro gösterimiz olacak, hem de sanat etkinliklerimiz olacak. Katılımlarından dolayı Cem Bey’e çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Sanata verilen önemin artarak devam etmesini diliyorum" Programa konuk olan oyuncu Cem Kurtoğlu, "Ben misafir değilim artık buranın yerlisiyim. Epey zamandır burada, çok değerli arkadaşlarımızla zaman geçirdik. Bu akşam da onları inşallah seyredeceğiz. Gaziosmanpaşa bizim yerimiz. Bu etkinliklerin, sanata verilen önemin artarak devam etmesini diliyorum. Öyle olduğunu da görüyorum. Atatürk’ün söylediği gibi ‘Sanatsız kalmış bir toplumun, damarlarından biri kopmuş demektir’ Yüzde yüz katılıyorum. Artık o damarlar hiçbir zaman kopmayacak. Hatta güçlenerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Etkinlikte konuşan Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Doğaçlama Tiyatro Ekibi oyuncusu Nazife Akyürek, "Herkesin Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum. Bu özel günde yaptığımız bu güzel işi bir o kadar daha köklü olarak hissediyoruz. Yaşıyoruz ve devamını yaşamak istiyoruz. İnsanlara bunu örnek olarak devam ettirmek istiyoruz. Bu aslında anlatılmaz yaşanılır bir şey o yüzden yaşamak gerekiyor. Bugün çok eğlenceli bir program olacak. İçerisinde tiyatro, müzik var. Hep beraber bir ambiyans yaşayacağız. Doğaçlama tiyatro yapacağız" diye konuştu. Tiyatro oyuncusu Murat Oğru, "Aslında tiyatroda çok az zamandır varım. 3 yıldır içerisindeyim ama girdim ve bir doğaçlama ekibim oldu. Birçok klasik tiyatro oyununda oynadım. Birçok usta ile çalışma fırsatı buldum. Benim için çok anlamlı bir gün. Bugün bir doğaçlama tiyatro performansı sergileyeceğiz. Bu tiyatro dalı hakkında hiç bir fikri olmayan insanların en azından kafasında bir şey canlanmasını sağlayacağız" şeklinde konuştu.
27 Mart 2026 Cuma - 22:07
Uluslararası Dan Kolov - Nikola Petrov Turnuvası’nın 2. gününde millilerden 11 madalya
Uluslararası Dan Kolov-Nikola Petrov Turnuvası’nın 2. gününü milli güreşçiler 1 altın, 3 gümüş ve 7 bronz madalya ile tamamladı. Bulgaristan’da düzenlenen Uluslararası Dan Kolov - Nikola Petrov Turnuvası’nda milli sporcular, ikinci gün müsabakalarında mindere çıkarak 11 madalya kazandı. Kadınlar, serbest stil ve grekoromen stil kategorilerinde mücadele eden sporcular, kürsüye çıkarak organizasyondaki başarılı performansını sürdürdü. Kadınlar 68 kg - Ayşe Erkan (Altın) 57 kg - Tuba Demir (Gümüş) 76 kg - Elmira Yasin (Gümüş) Serbest Stil 57 kg - Yusuf Demir (Bronz) 65 kg - Ahmet Duman (Bronz) 65 kg - Emrah Ormanoğlu (Bronz) 74 kg - Ömer Faruk Çayır (Gümüş) 86 kg - Osman Göçen (Bronz) Grekoromen Stil 77 kg - Yunus Emre Başar (Bronz) 87 kg - Ömer Can Doğan (Bronz) 130 kg - Fatih Bozkurt (Bronz)
27 Mart 2026 Cuma - 21:37
A Milli Futbol Takımı, Kosova maçı hazırlıklarına başladı
A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası play-off turunda Kosova ile oynayacağı final maçının hazırlıklarına TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla başladı. Dün oynanan Romanya müsabakasına ilk 11’de başlayan futbolcular fitness salonunda rejenerasyon çalışması yaparken, diğer oyuncular ise Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde Türk Hava Yolları Antrenman Sahası’nda gerçekleştirilen idmana katıldı. Tedavisi devam eden Merih Demiral bugünkü antrenmanda yer almadı. Isınma hareketleriyle başlayan idman, pas, rondo ve son vuruşlar üzerine yapılan çalışmalarla devam etti. Son bölümde ise taktik oyun oynandı. Yenilenme antrenmanını tamamlayan futbolculardan Arda Güler, Barış Alper Yılmaz, Ferdi Kadıoğlu, Kenan Yıldız ve Mert Müldür, takım arkadaşlarının idmanını izlemek üzere antrenman sahasına geldi. Ay-yıldızlıların bugünkü antrenmanını TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Temel Bozbağ ve Ural Aküzüm ile TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz da tribünden takip etti. A Milli Futbol Takımı, yarın saat 16.45’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapacağı idmanla hazırlıklarını sürdürecek.
27 Mart 2026 Cuma - 21:14
Bahçelievler’de ayağının üstünden metrobüs geçen kadın yaralandı
Şirinevler durağında bir kadın, metrobüs yoluna düştü, o sırada hareket eden metrobüsün ayağının üzerinden geçtiği kadın hastaneye kaldırıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 21:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak" dedi. Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder