SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:34

Hemoroidde ‘Ekran bağımlılığı etkisi’: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

A
A
A

 Ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin burada kalınan süreyi uzattığını söyleyen uzmanlar, hastalıklara karşı uyardı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı, artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip çok fazla vakit geçirmekte. 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroit veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40'larda. Hemoroit bir anatomik yapı, hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz. Son zamanlarda 20'li 40'lı yaşlarda oldukça pik yaptı. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla, dikkat etmeliyiz" dedi.

Halk arasında 'basur' olarak bilinen makat bölgesindeki hemoroit dokusunun sarkması, genişlemesiyle kaşıntı, kanama, ağrı gibi şikayetlerle kendini gösteren hemoroidal hastalığa karşı uzmanlar uyarıyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ahmet Sürek de yaşam şeklinin değişmesi, yoğun işlenmiş gıda tüketimi, aşırı acı ve baharatlı gıdaların tüketilmesi, tuvalette uzun süre kalınması, ıkınma, hareketsizlik gibi nedenlerle hemoroidal hastalığın daha sık görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Sürek, son dönemde özellikle genç yaş grubunda ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin hastalık üzerinde etkili olduğunu söyledi, önemli uyarılarda bulundu.

"Sıklığının artışının ana nedenlerinden biri; ekran bağımlılığı"

"Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip telefonla çok fazla vakit geçirmekteler" diyen Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Bu da tabii çeşitli sağlık problemlere yol açmakta. Uzun süre tuvalette, telefona bakarak vakit geçirmek, bağırsağımızın alt noktasında makat dediğimiz bölgede kan akımının durmasına neden oluyor. Kan damarlarında kan birikmesine neden oluyor. Bu da hemoroit, anal fissür dediğimiz makat çatlaklarına yol açabiliyor, kas disfonksiyonları (kas yapısındaki bozulmalar), ıkınmalarla prolapsuslar (dışarı çıkma, sarkmalar) meydana geliyor. Daha çok genç yaşlarda gördüklerimiz; anal fissür ve hemoroit olarak söyleyebilirim. Ekran bağımlılığı çok önemli bir konu, tuvalette çok fazla vakit geçiriyorlar hem de maalesef Z kuşağımız, gençlerimiz biraz daha artık aktivite, spor yerine herhalde bilgisayar başında vakit geçiriyor. Oyunlar oynuyorlar, devamlı oturarak vakit geçirdikleri için bu hastalıkların şu an görülme sıklığının artışının ana nedenlerinden biri aslında bu; ekran bağımlılığı. Alt bölgedeki damarlarda basınç artışı sağlayarak bu hastalıkların genç yaşlarda görülmesine olanak sağlamaktadır" şeklinde konuştu.

Hemoroidde ‘Ekran bağımlılığı etkisi’:

"Telefonumuzu yanımıza almayalım"

Sözlerini sürdüren Doç. Dr. Sürek, "Bu hastalıkların en büyük nedenlerinden biri kabızlık, tuvalete girdiğimizde çok ıkınmamız, ekran başında veya iş yerinde çok fazla oturmak, hareketsizlik, tuvalette 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroit veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Makat bölgesinde her kanama hemoroit olmayabilir. En büyük önerilerimden biri; tuvalete gidiyorsak telefonumuzu yanımıza almayalım. Hemoroit sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40'larda hemen hemen herkesin etkilendiği bir hastalık. Hemoroit zaten herkeste olan kan damarları, bağ dokusu ve düz kaslardan oluşan, büyük abdestimizin, gazımızın makat çevresini kaplayarak kaçmasını önleyen bir anatomik yapı. Yediğimize, içtiğimize, hareketlerimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz çünkü hemoroit bir anatomik yapı. Evresine göre tedavi uyguluyoruz, 4 evreye ayrılıyor. Yaşam tarzını değiştirme, bol su içme, lifli gıdalar yeme, yürüyüşlerini artırması belki bir spor fiziksel aktiviteyi artırmasını öneriyoruz, bunlarla zaten çoğu geçebiliyor. Geçmezse medikal ilaçlar verebiliyoruz. Etkili olmazsa endoskopik müdahalelerimiz oluyor, en son aşamada artık hiçbir tedaviden fayda görmüyorsa cerrahiye hastaları yönlendirebiliyoruz" dedi.

Hemoroidde ‘Ekran bağımlılığı etkisi’:

"Kabızlık uzun sürüyorsa mutlaka doktora gidip nedeni araştırılmalı"

Hastalıkların oluşmaması için yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Sürek, "Engellenmesi için şunu söyleyebilirim; hareketli bir yaşam, çok ekran başında veya işyerinde oturarak çalışıyorsak da mutlaka kısa bir yürüyüş yapmayı öneriyorum. Lifli gıdaları bol tüketmemiz gerekiyor hem bağırsak sağlığımız hem de bağırsak hareketleri, büyük abdestin formundaki yumuşaklıklarla bu hastalıklara yakalanmayı azaltmakta. Toplardamarlarda kan birikir ve bu hastalıklar meydana gelir, hemoroidin içinde kan birikirse hemoroidal hastalık meydana geliyor. Kabızlığı yenebilmemiz için aktiviteyi artırmamız, bol su içmemiz, lifli gıdalar yememiz gerekiyor. Uzun sürüyorsa mutlaka bir doktora gidip nedeninin araştırılması gerekiyor. İşlenmiş gıdalar hem kabızlık artışına hem de bağırsak floramızın bozulmasına, hastalıkların gelişmesine neden olabiliyor. Bağırsak sağlığımızı korumak için tahılları ön plana almamız gerekiyor, taze sebze, meyveleri bol tüketmemiz gerekiyor. Z kuşağı fast foodu aşırı seviyor, tüketiyor. Bu da bu hastalıkların gelişmesinde ve oluşmasında büyük etkenlerden biri" ifadelerini kullandı.

"Son zamanlarda 20'li 40'lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

"Kesinlikle sosyal medyadan hasta kendini tedavi etmemeli" diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Sürek, "İnternetten araştırıp tedavisini kendisi yapmamalı, bazen bunların altından kanserler de çıkabiliyor, özellikle 45 yaşından yüksek insanlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekiyor. İnternette yazan her şey kişi için doğru değil. Kolorektal kanseri artık 20'li 30'lu yaşlarda da görüyoruz. Geçmeyen bir kanama, kronikleşmiş bir kabızlığı varsa vatandaşlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekmekte. Belki kolonoskopi belki başka görüntülemeler yapılacak. Bu hastalıkların da yaşı biraz daha düştü, sebebi de yaşam tarzındaki değişiklik. Son zamanlarda 20'li 40'lı yaşlarda oldukça pik yaptı. 20 ile 40 yaş arasında bayağı bir hastamız özellikle genç 20, 30 yaş arasında daha da fazla hastamız bize başvuruyor. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla. Bağırsak sağlığımız çok önemli, insanın ikinci beyni derler, bütün vücudu etkiliyor, bağırsağımıza çok iyi bakmamız gerekiyor" diye konuştu.

Hasibe Karadağ - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Bebeğe şiddet uygulayan hemşire: "Çok pişmanım, bu pişmanlığım ömür boyu devam edecek" Kahramanmaraş’ta 5 günlük bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan hemşire, "Çok pişmanım, bu pişmanlığım ömür boyu devam edecek. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi’nde 26 Mayıs 2021 tarihinde tedavi altındaki 5 günlük bebeğe yönelik şiddet uygulandığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı. Olayın yargıya intikal etmesinin ardından hemşire H.D.B.’nin 5 günlük Deniz Esin Bozoklar’ı darbetme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Hemşire H.D.B. hakkında görüntülerin ortaya çıkmasının ardından tutuklama kararı verildi. Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya devam edildi. Sanık ve vekil avukatlarının hazır bulunduğu duruşma salonunda tutuklu sanık hemşire H.D.B., SEGBİS sistemi ile duruşmaya bağlandı. "Hastaya bile isteye herhangi bir zarar verme amacım olmadı" Mahkeme başkanı sanık eski hemşireye söz verdi. Hemşire H.D.B., "Hastaya bile isteye herhangi bir zarar verme amacım olmadı, amacım tedavi yapmaktı. Bir anda gelişen durum için çok pişmanım, bu pişmanlığım ömür boyu devam edecek. Tutuksuz yargılamayı talep ediyorum. Çok özür dilerim ama hastalığıyla ilgili benim herhangi bir ilgim ve bağım yoktur. Yaklaşık 4.5 aydır ben de evladımdan ayrıyım. Sizden rica ediyorum. Birden fazla adli kontrol, ev hapsi uygulayın. Tahliyemi talep ediyorum. Lütfen sayın hakimim sizden, mahkemenizden rica ediyorum, tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı Mustafa Çaprak ise, "Davada tutuklu sanığın tutukluluk halinin göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verilmesini istiyoruz" diye konuştu. Vekil avukatı Sait Bolat ise önceki beyanlarını tekrar ederek tutukluluk halinin devam etmesini talep etti. Mahkeme, sanık hemşire H.D.B.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) gelecek raporun beklenmesi nedeniyle 3 Temmuz tarihine ertelendi.
Kütahya Kütahya’da iş kazası sonrası felç kalan hastaya kişiye özel çözüm Kütahya’da multidisipliner tedavi ve rehabilitasyon çalışması kapsamında, iş kazası sonrası tetrapleji (Dört uzuv felci) gelişen bir hastanın günlük yaşam aktivitelerini yeniden kazanabilmesi amacıyla kişiye özel yardımcı aparat geliştirildi. Kütahya Şehir Hastanesi Yoncalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde sürdürülen rehabilitasyon süreci, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları, fizyoterapistler, ergoterapistler ve mühendislik destekli tasarım ekibinin ortak çalışmasıyla yürütüldü. 37 yaşındaki Mesut Kurt isimli hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen uygulama, üniversite-hastane iş birliğinin sağlık alanındaki somut örneklerinden biri olarak dikkat çekti. Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Fatıma Yaman, hastanın iş kazasının ardından boyundan aşağısında ciddi hareket kaybı oluştuğunu belirterek tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Yaman, hastanın merkeze ilk geldiğinde tamamen yatağa bağımlı durumda olduğunu ifade ederek, "Hastamız bize her iki kol ve bacakta felç durumu bulunan tetrapleji tablosuyla başvurdu. İlk aşamada yalnızca sedye üzerinde takip ediliyordu. Tedavi sürecinde öncelikle tansiyon düşüklüğü gibi sistemik problemleri kontrol altına aldık. Ardından oturma dengesi, gövde kontrolü ve temel hareket becerileri üzerine yoğunlaştık" dedi. Kişisel ihtiyaçlarını karşılıyor Rehabilitasyon sürecinin yalnızca fiziksel tedaviyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yaman, fizyoterapistlerin gövde stabilitesi ve kas kontrolü üzerinde çalışırken, ergoterapistlerin hastanın günlük yaşam aktivitelerini yeniden kazanmasına yönelik uygulamalar yaptığını söyledi. Özellikle yemek yeme, kitap tutma ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilme gibi temel becerilerin hastanın psikolojik motivasyonu açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Bu süreçte Engelsiz Yaşam Merkezi ile ortak çalışma yürütüldüğünü aktaran Yaman, hastanın ihtiyaçlarına uygun yardımcı aparat geliştirilmesiyle rehabilitasyon sürecinin önemli ölçüde desteklendiğini belirtti. Merkezin Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Emrah Afşar ise hastaya özel olarak geliştirilen aparatın tamamen bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda tasarlandığını söyledi. Afşar, 3D yazıcı teknolojisi kullanılarak geliştirilen aparatın, hastanın el ve kol hareket açıklığına uygun şekilde planlandığını belirtti. Afşar, "Hastamızı detaylı şekilde değerlendirdikten sonra öğrencilerimizle birlikte kişiye özel bir kendine yardım aparatı tasarladık. Hastanın elini ağzına götürme açılarını analiz ederek birebir uyumlu bir model oluşturduk. Aparatın hafif, kullanışlı ve hastanın mevcut hareket kapasitesine uygun olmasına özellikle dikkat ettik. Şu anda hastamız uzun süredir tek başına gerçekleştiremediği yemek yeme aktivitesini daha bağımsız şekilde yapabiliyor" diye konuştu.
Mardin Mardin Valisi Akkoyun, Kızıltepe ilçesinde incelemelerde bulundu Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Kızıltepe ilçesinde çeşitli incelemelerde bulundu. Vali Akkoyun, Kılduman Mahallesi ilkokulunu ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Vali Akkoyun, çocuklarla geleceğe dair hedefleri ve meslek tercihleri üzerine sohbet gerçekleştirdi. Ziyarette mahalle sakinleriyle de bir araya gelerek hasbihal eden, talep ve önerilerini dinleyen Vali Akkoyun, Kılduman Mahallesiyle ilgili Muhtar Zeynettin Zamur’dan bilgi aldı. Akkoyun, vatandaşların ilettiği talep ve ihtiyaçlar için anında çözümler üretip neticeye kavuşturulması noktasında ilgili kurum müdürleri ve daire başkanlarına gerekli talimatları verdi. Vali Akkoyun, ardından 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle Kılduman Mahallesinde bulunan salatalık serasında hasat programına katıldı. Üretici İsmail Zamur’a ait sera alanında gerçekleştirilen hasatta Akkoyun, üretim süreci ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Hasadın ardından çiftçilerin "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü"nü kutlayan Akkoyun, üreticilere bereketli bir sezon geçirmeleri temennisinde bulundu. Akkoyun, ardından Mardin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Muhammed Ali Günenç’in Kızıltepe ilçesinde vefat eden ninesi Hasine Güldağ’ın taziyesine katılarak aileye başsağlığında bulundu. Akkoyun, ziyaretleri kapsamında Mardin Eczacı Odası Başkanı Fatih Oral ve beraberindekilerle, 14 Mayıs Eczacılık Günü münasebetiyle Kızıltepe ilçesindeki eczacılar, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Eczacıların 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayan Akkoyun, vatandaşlarla sohbet ederek talep ve önerilerini dinledi. Akkoyun, esnafa da hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu. Vali Akkoyun, ardından Kızıltepe ilçesinde faaliyet gösteren Hububat ve Ticaret Merkezini ziyaret ederek merkez hakkında Başkan Mehmet Şerif Öter’den bilgi aldıktan sonra zahireciler ve esnaflarla bir araya gelerek sohbet etti. Ziyaretlerde Vali Akkoyun’a, Vali Yardımcısı İbrahim Engin Şenay, Kızıltepe Kaymakamı Abdullah Şahin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer ve Mardin Eczacı Odası Başkanı Fatih Oral da eşlik etti.