Yerel Haberler
İstanbul
14 Mayıs 2026 Perşembe - 23:29 Kağıthane’de özel bireylerin etkinliğine yoğun ilgi Kağıthane Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında özel bir kahvaltı programı düzenledi. Engelliler merkezi öğrencileri ve ailelerinin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler yaşandı. Kağıthane Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında ilçedeki özel bireyler için bir program düzenledi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen programda öğrenciler tarafından tiyatro, folklor ve müzik gösterileri sahnelendi. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin de programa katılarak öğrenciler ve aileleriyle yakından ilgilendi. Etkinlikte bir konuşma yapan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekinç, Kağıthane Belediyesi bünyesinde hizmet veren Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi’nde yıl boyunca çeşitli eğitim, atölye ve sosyal etkinliklerin sürdürüldüğünü belirtti. Engelli bireylerin sosyal hayattan kopmaması adına merkezde kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Öztekin, öğrencilerin burada hem yeni beceriler kazandığını hem de sosyal çevre edinerek günlük yaşamın içerisinde daha aktif rol alabildiğini söyledi. Merkezde gerçekleştirilen resim, drama, müzik, ebru, el sanatları, mutfak ve çeşitli atölye çalışmalarının engelli bireylerin kişisel gelişimlerine katkı sunduğunu ifade eden Öztekin, ailelerin de çocuklarını güvenle emanet edebildiği sıcak ve samimi bir ortam oluşturduklarını dile getirdi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programı boyunca öğrenciler aileleriyle birlikte eğlenceli anlar yaşarken, program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 23:21 Sultangazi’de Engelliler Haftası’na özel etkinlikler Sultangazi Belediyesi’nin "Engelliler Haftası" dolayısıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında özel bireyler ve aileleri bir araya geldi. Sultangazi Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında ilçedeki özel bireyler ve ailelerine yönelik 3 gün süren etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, eşi Tuba Dursun, Belediye Başkan Yardımcısı Nurcan Öztürkmen ile çok sayıda özel birey ve aileleri katıldı. Program kapsamında Sultangazi Belediyesi Şehir Ormanı’nda özel bireyler ve aileleri için piknik düzenlendi. Gün boyunca at binme, ebru sanatı ve çeşitli eğlenceli aktivitelerle unutulmaz anlar yaşayan çocuklar, eğlenceli anlar yaşadı. Kınalar Yakıldı, Madalyalar Alındı Temsili askerlik uygulaması kapsamında vatani görevlerini yerine getirecek olan özel bireyler için piknik alanına kına getirildi. Tuba Dursun ve Nurcan Öztürkmen vatani görevi yerine getirecek çocukların ellerine kına yaktı. Aileler kına yakılırken duygusal anlar yaşadı. Kına yakma töreninin ardından Sultangazi’nin özel sporcularına madalyaları takdim edildi. Anne-Çocuk Atölyesi Sultangazi Belediyesi Sezai Karakoç Gençlik Spor ve Engelliler Merkezi’nde anne-çocuk atölyesinde özel bireyler ve aileleri, halı dokuma, çömlek yapımı, pasta hazırlama ve müzik gibi birbirinden renkli etkinliklerde bir araya geldi. Hem eğlenip hem de üretmenin mutluluğunu yaşayan çocuklar, aileleriyle birlikte unutulmaz anılar biriktirdi. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Biz her daim onları düşünerek hareket ediyor, engelli kardeşlerimizin daha iyi hizmet alabilmesi adına çalışmalarımızı titizlikle yürütüyoruz. Büyük özveriyle engelli bireylerin bakımını yerine getiren anne ve babalara da teşekkür ediyorum. Sezai Karakoç Gençlik Spor ve Engelliler Merkezimizde engelli kardeşlerimizin sosyal hayatta daha rahat edebilmeleri için bir çok imkan sunuyoruz. Engelsiz Saatler projemizle özel kardeşlerimize bakarken, ailelerimizin kendilerine vakit ayırmalarına katkıda bulunuyoruz. Bu şehirde sevgiye engel yok" diye konuştu.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün: "Bilgi artık bir savaş silahı haline geldi"
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:02 Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün: "Bilgi artık bir savaş silahı haline geldi" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, "Bilgi artık bir savaş silahı haline geldi" dedi. Görgün, "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM)’da "Geleceğin Güvenlik Mimarisini Şekillendirmek: Türk Savunma Sanayisinin Rolü" başlıklı bir konuşma yaptı. Görgün, bilginin artık bir savaş silahı haline geldiğini belirterek, bu nedenle savunma sanayisi ve stratejik iletişimin ayrı alanlar olmadığını, ikisinin de güvenlik mimarisinin kurucu ögeleri olduğunu söyledi. Bir cephe hattını ayakta tutan şeyin sadece askerî doktrin değil, endüstriyel kapasite olduğuna dikkati çeken Görgün, "İkmal zaman çizelgeleri, üretim hızları ve stok derinliği belirleyici olduğunu kanıtlamıştır. Ülkeler artık sadece platformlar konuşlandırmıyor, tüm endüstriyel ekosistemlerini sahaya sürüyorlar" diye konuştu. "Sahayla sanayi arasındaki kesintisiz diyalog, Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısının temel unsurlarından biri" Görgün, savunma sanayisinin, savaşın sadece bir bileşeni olmadığını belirterek, bir ulusun savaşma ve dayanma kapasitesinin ölçüsü olduğunu dile getirdi. Son yıllardaki çatışmaların savaş kavramının ne denli köklü bir dönüşüm geçirdiğini de açıkça ortaya koyduğunu anlatan Görgün, şunları kaydetti: "İnsansız sistemler, muharebe sahasının sınırlarını yeniden çizdi. Karadan denize, hava sahasından bilgi alanına kadar, küçük, hızlı ve maliyet etkin platformlar, geleneksel ağır kuvvetlerin üstünlüğüne meydan okumuş ve dünyadaki tüm büyük orduları doktrinlerini yeniden düşünmeye zorlamıştır. Bu noktada, Türkiye’nin İHA ve SİHA platformları yalnızca ihracat başarısı elde etmekle kalmamış, modern muharebe kavramının yeniden şekillendirilmesinde öncü bir rol oynamıştır." Görgün, yapay zekânın durumsal farkındalığı artırdığını, karar döngülerini hızlandırdığını ve lojistik zincirlerini optimize ettiğini belirterek, yazılımın artık donanımla eşit ağırlığa sahip stratejik bir değişken hâline geldiğini ifade etti. Günümüz savunma sanayisi mimarisinin bizzat savaş alanında şekillendiğine işaret eden Görgün, "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısının arkasındaki en temel unsurlardan biri, sahayla sanayi arasındaki yakın ve kesintisiz diyalogdur. Bu da gerçek anlamda çevik yaklaşımı ifade etmektedir. Hepimiz görüyoruz ki, hızlı uyum sağlayanlar ayakta kalır. Uyum sağlamakta yavaş kalanlar ise yalnızca rekabette geri düşmekle kalmaz, stratejik olarak savunmasız hâle gelir" dedi. "Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümü niceliksel bir genişlemenin çok ötesinde" Haluk Görgün, "Savunma sanayisinde dayanıklılık, üretim yöntemleri, tedarikçi ağları, stratejik stoklar, finansman desteği ve iş gücü gelişimi gibi alanlarda eş zamanlı olarak inşa edilen katmanlı bir kapasite gerektirir. Türkiye’nin uzun vadeli strateji olarak inşa ettiği model tam olarak budur" ifadesini kullandı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümünün niceliksel bir genişlemenin çok ötesinde niteliksel ve yapısal bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü: "20. yüzyılın son çeyreğinde yerlilik oranımız yüzde 20’nin altındaydı. Bugün ise bu oran yüzde 80’in üzerinde. Bu yalnızca rakamlardaki bir değişim değil, stratejik bağımlılıktan stratejik bağımsızlığa uzanan bir dönüşüm hikâyesi. Bugün Türkiye’nin savunma ve havacılık ekosistemi, 4 binden fazla şirketi, 100 binin üzerinde doğrudan istihdamı, 20 milyar doları aşan cirosu ve sadece 2025 yılında 185 ülkeye 10 milyar doları aşan ihracatı kapsamaktadır. Bunlar, ulusal bir yetenek mimarisinin, özgün tasarım kapasitesinin ve sürdürülebilir bir endüstriyel yetkinlik derinliğinin somut yansımalarıdır. Bu dönüşümün mümkün hâle gelmesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, yönlendirmesi ve sarsılmaz desteğinin belirleyici rolünü saygıyla ifade etmek isterim." Görgün, son raporların Türkiye’yi gelişen küresel savunma güç haritasında "yükselen çevik bir aktör" olarak nitelendirdiğini belirterek, "Bu raporlar Türkiye’yi muharebe sahasında kendini kanıtlamış sistemlere, esnek bir üretim modeline ve savunma kabiliyetini tekil bir platformdan ziyade bir ’operasyonel paket’ olarak sunabilme kapasitesine sahip bir ülke olarak tanımlamaktadır." diye konuştu. 2035 yılına gelindiğinde, savunma sanayi gücünün en çok harcama yapan tarafından değil, en hızlı üretim yapan, en derin tedarik zincirlerini kuran, savaş alanı derslerini en hızlı şekilde ürünlere dönüştüren ve ittifak ağlarını endüstriyel güce dönüştürebilenlerin belirleyeceğini anlatan Görgün, Türkiye’nin tam da bu doğrultuda ilerlediğini söyledi. "Türk savunma sanayisi, bölgesel ve küresel istikrara yapıcı bir katkı sunmaya devam edecek" Görgün, karar alma hızının, AR-GE ve geleceğe yatırımın, tedarik zinciri derinliğinin ve insan sermayesinin, hızla gelişen operasyonel ortama uyumu mümkün kılan mekanizmalar olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin savunma dönüşümünün merkezinde Millî Teknoloji Hamlesi’nin yer aldığını aktaran Görgün, "Yapay zekâ, siber güvenlik, uzay sistemleri, ileri malzemeler ve yazılım yoğun platformlar bu hamlenin odak alanlarını oluşturmaktadır. Biz sadece ekipman üretmiyoruz, geleceğin kavramlarını ve altyapısını inşa ediyoruz. Bu hamleyi ilerleten en güçlü yakıt insan kaynağımız." değerlendirmesinde bulundu. Görgün, teknolojik derinliğin yanı sıra stratejik rekabet çağını tanımlayan küresel tedarik zinciri kırılganlıklarının da farkında olduklarını belirterek, şunları söyledi: "En kritik temel faktörlerden biri, nadir toprak elementlerine olan artan bağımlılıktır. Gelişmiş savunma sistemleri için vazgeçilmez olan bu malzemeler, dünya çapında çok sınırlı sayıda ülkeden temin edilmektedir. Türkiye, bu ülkeler arasında yer aldığı için şanslıdır. Nadir toprak elementlerinden bazıları (praseodimyum, neodimyum, samaryum, terbiyum ve disprosyum) savunma sanayisi açısından özel bir öneme sahiptir. Türkiye, bu malzemelerdeki yerli kapasitesini geliştirmek için gerekli çalışmaları aktif olarak sürdürmektedir." Türkiye’nin savunma sanayisi iş birliği anlayışının platform satışlarının çok ötesine uzanan uzun vadeli bir kapasite geliştirme modeline dayandığını aktaran Görgün, bu iş birliği modelinin, karşılıklı fayda, uzun vadeli değer yaratma ve stratejik güven oluşturmayı mümkün kıldığını söyledi. Görgün, güçlü bir savunma sanayisinin barışı tehdit etmediğini, aksine barışın üzerine kurulduğu zemini güçlendirdiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye, bölgesel ve küresel barışı en öncelikli hedefi olarak görmektedir. Savunma kapasitemiz, geçmişte, bugün ve gelecekte bu barışın teminatı olarak konumlandırılmıştır. Türk savunma sanayisi bu anlayışla, ulusal güvenliğin güçlü bir sütunu olmaya, dost ve müttefik ülkeler için güvenilir bir ortak olmaya, bölgesel ve küresel istikrara yapıcı bir katkı sunmaya devam edecektir."